De Facto Jüristokrasi, Anayasa Mahkemesinin Tamamen Kaldırılmasıyla Mümkün dür.
> > *Değerli dostum Kazım Berzeg’ten bir mektup aldım. Kazım Berzeg, Türk > liberallerinin duayenidir. Bütün ömrünü liberal düşünce, demokrasi ve > hürriyetlere vakfeden, liberalizmi teori ve pratiğiyle en iyi bilen, > uluslararası hukuk konularında uzman olan çok önemli bir isimdir.* > * > Berzeg’in mektubu şöyle:* > > *1. ‘Jüristokrasi’ denilen ‘hâkimler oligarşisi’ ve diktatörlüğü; > 1930′larda ABD’de de yaşanmış, ancak 1937′den itibaren ‘court revolution’ > (mahkeme devrimi) adıyla büyük bir değişiklik gerçekleştirilmiş ve o günden > itibaren yargı parlamentoyla uzlaşmıştır.* > > *2. Batı’da anayasaya uygunluğun yargısal denetiminin, özellikle ‘Anayasa > Mahkemesi’ kurumunun demokrasiyle bağdaşabilirliği ciddi biçimde > tartışılmaktadır.* > > *3. II. Dünya Harbi’nden sonra demokrasilerine istikrar kazandırmış > ülkelerin çoğunda ‘Anayasa Mahkemesi’ yoktur. Bir kısmında yargı denetimi > bile yoktur. İsveç gibi bazı ülkelerde yargının denetleme yetkisi olmasına > rağmen, yasamaya müdahale etmeme mülahazasıyla ‘bu yetki hiç > kullanılmamıştır’.* > > *4. Robert A. Dahl’a göre, ‘yalnızca insan haklarıyla sınırlı olarak - > anayasaya uygunluğun yargısal denetimi’ demokrasiyle bağdaşabilir.* > > *5. Yeni Anayasa’da ‘Anayasa Mahkemesi yerine, Türkiye İnsan Hakları > Mahkemesi’ kurulmasının uygun olacaktır. ‘Kuvvetler ayrılığının ve > anayasaya uygunluk denetiminin öncüsü ABD’dir (1803′ten itibaren). ABD’de > yüksek mahkeme hâkimleri, parlamentonun bir kanadı olan Senato tarafından > impeachment yoluyla görevden alınmadıkları sürece hâkimlik yapabiliyorlar. > Türk hukuk uleması bu husustaki gerçeği kamuoyundan saklıyor ve sanki > hiçkimse onları görevlerinden alamazmış gibi aktarıyor.’* > > ** * * * > > *Şimdi, bir Kazım Berzeg’in tamamiyle iştirak ettiğim tesbitlerine > bakınız; bir de Türk parlamentosunun yüzde 80 çoğunlukla yaptığı anayasa > değişikliklerindeki duruma bakınız. Sanki Anayasa Mahkemesi, yasamanın > üzerinde bir hiyerarşik merci hâline gelmiştir. Kanun yürürlüğe giriyor > ama herkesin gözü AYM’ye çevriliyor. Bu tabloya nasıl demokrasi > diyebilirsiniz?* > > *Defalarca yazdık çizdik: Anayasa Mahkemesi’ni Demokles’in kılıcı gibi > ‘yasama’nın başına diken, darbeci generallerin 1982 Anayasası’na göre bile, > anayasa değişiklikleri AYM’nin denetimine tâbi değildir. Zira daha önceki > uygulamalarda AYM, yetkisini aşarak anayasa tâdillerini imkânsız hâle > getirdiği için 1982 Anayasası, anayasa değişikliklerinde AYM’ye sadece > şeklî denetim yetkisi vermiş, bunu da iki noktada bırakarak > sınırlandırmıştır.* > > *Anayasa’nın, AYM’nin görev ve yetkileriyle ilgili 148. maddesinin 1. > fıkrasında aynen şu hüküm yer almaktadır: ‘(Anayasa Mahkemesi) Anayasa > değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.’* > * > Diğer taraftan, 148. maddenin 2. fıkrasında şekil bakımından denetleme > aynen şöyle düzenlenmiştir: ‘Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama > çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı > hususları ile sınırlıdır.’* > > *Bu açık hükmü eğip bükerek yasamanın yaptığı anayasa değişikliklerinin, > yok anayasanın değiştirilemez maddelerine, yok anayasanın ruhuna aykırı > olduğu gibi ideolojik zorlama yakıştırmalarla kendini yasamanın üzerine > koyabilmek ancak madrabazlık ve hokkabazlılka mümkündür. Bu hokkabazlık ve > madrabazlıklarla ortaya konan De Facto Jüristokrasi ise sadece Anayasa > Mahkemesinin tamamen kaldırılması ile önleneblir. Yeni sivil anayasa > değişikliği paketi, bunun için bir fırsat sunmaktadır.* > ** > ** > > Hasan Celan Güzel, Radikal > > — > PRIMUM NON NOCERE > http://ismetsoner.spaces.live.com > (Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de > sarhoşluk ânıdır, akıl başta değildir)
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın