Modern Resmin Ustaları

Modern Resmin Ustaları Modern Resmin Ustaları Modern resimde konuşulması gereken çok önemli ustalar var.Aşağıda modern resmin öncüleri bulunuyor. 1. Pablo Picasso (1881 – 1973)

Les demoiselles d’avignon (1907)
Kendi portresi (1907)
Mandolinli kız (1910)
Le rêve (1932)

Guernica (1937)
Picasso Pablo Ruiz Picasso 23 Ekim 1881 tarihinde Moloğo’da doğar. İspanya’nın önemli sanat enstitülerinde öğretmenlik yapan Jose Ruiz Blasca ile İtalyan asıllı canlı ve enerjik bir kadın olan Maria Picasso Lopez’in ilk çocuklarıdır. Kızkardeşleri Dolores ve Concepcion sırayla 1884 ve 1887 yıllarında doğacaklardır. 1891 yılında aile babanın öğretmenlik için davet edildiği Galiçya’da bulunan La Coruna’ya taşınır. Sokak oyunları ve akademik desen çalışmalarında gencin büyümesine yardımcı olan ilk deneyimleridir. 1894 Aralık küçük kız kardeş Conchita difteriye yakalanarak ölür. Bu zamansız ölüm sanatçının tüm aşk ilişkilerini özellikle yaşam ve sanat üzerine fikirlerini etkileyecektir. 1895 yılının ilk aylarında Ruiz Blasco ailesi Barselona’ya taşınır. Picasso Llotja Sanat Enstitüsüne girer. Disiplin karşısındaki saygısızlığı ve desen egzersizleri üzerindeki titizliği okul hayatının en belirgin özellikleridir. 1895 Barselona’da yaratıcı fikirlerle dolu varoluşçu ve sanatsal bir dönem başlar Picasso katılan modernistlerle ve zengin burjuva aileleriyle tanışır. Resim dilinin gelişiminde önemli bir rol oynayacak olan Carles Casogemos ile arkadaş olurlar. 1901 Casogemos’la birlikte Paris’e ilk yolculuğunu yapar. Resimlerinde Degas Van Gogh ve Toulouse Loutrec’in etkisi görülür. 12 Şubat 1901 tarihinde Carles intihar eder ve bu olay Picasso’nun yaşamında ve eserlerinde silinmez bir iz bırakır. Bu ölümü takiben sanatçının paletinde mavi renk ağırlık kazanır ve böylece mavi dönem başlar. Aynı senenin 24 Haziran’ında Galeri Volland’da ilk kişisel sergisini açar. 1904-1906 sanatçının pembe dönemi olarak da bilinen dönemin başlangıcı Picasso’nun kompozisyon tercihi daha estetikçi bir hal alır, tercih ettiği renkler gri-pembe aşı boyası ve kahverengi ağırlıklıdır. Desenlerinde cambaz ve soytarı figürlerine giderek daha sık rastlanmaya başlanır. 1911 yılına kadar beraber yaşayacağı Çernande Olivier’le tanışır. 1907-1908 Erken kübist dönem denemelerinin ağırlık kazandığı yıllar. Cezanne Gümrükçü Rausseau ve Ganguin’in sanatçının üzerindeki etkisi baskındır. Bu arada Afrika ve Okyanusya sanatını keşfeder. 1907 yılının Haziran ve Temmuz aylarında 20 yüzyılın başrol eserlerinden biri olacak Avignonlu Kızlar’ı tamamlar. 2. Henri Matisse (1869 – 1954)
Madame Matisse, “Yeşil çizgi” (La Raie Verte) (1905)
Çöl: Kırmızıdaki armoni (Kırmızı oda) (1908)
Dans (1909)

Icarus (1944) Matisse [wiki] Henri Matisse 1954) 20 yüzyılın en önemli ressamlarından biridir. Renkleri büyük bir ustalıkla kullanışıyla Picasso ve Kandinsky ile birlikte, modern sanatın en büyük sanatçılarından biri kabul edilir.
Fransa’da dünyaya gelmiştir. 1887- 1888’de Fransa Cumhuriyeti ya da kısaca Fransa, (Fransızca République Française), Belçika, Lüksemburg, Almanya, İsviçre, İtalya, Monako, Andorra ve İspanya ile komşu olan, Batı Avrupa’da bir ülkedir. Avrupa Birliği’nin kurucu üyesidir.
Paris’de bir süre hukuk eğitimi alan Matisse, ertesi yıl Saint Quentin’de bir avukatın yanında asistanlık yapmaya başlamıştır. Aynı zamanda, sabah erken saatlerde Ecole Quentin de la Tour’da çizim kurslarına devam eder. Ancak 1890 yılında geçirdiği apandisit ameliyatının ardından büyük ölçüde yatakta geçen bir dönem yaşamıştır ve Matisse için bu süreçte resim uğraşı giderek bir tutku haline dönüşmüştür.
Böylece, 1891 yılında hukuk alanındaki kariyerine son vererek tamamıyla resme yönelmiş ve Paris’e giderek Academie Julian’da William Bourgereau’nun sınıfına kaydolmuştur. Aynı zamanda kısa bir süre sonra, Ecole des Arts Decoratifs’e yazılmış, 1895 yılında sınavı kazanarak resmen Moureau’nun öğrencisi olmuştur.
Matisse bu dönemde, kendisi gibi ressam olan komşusu Emile Wery ile birlikte Fransa’nın Brötanya bölgesini ziyaret etmiştir. Daha önce Paris Fransa’nın başkenti ve Île-de-France bölgesinin merkezidir ve Seine nehri’nin üzerine kurulmuştur. Tüm dünyada anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı ile tanınmış olan Paris aynı zamanda dünya tarihinde önemli bir şehir olmakla birlikte, başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yeralmakta ve uluslarası taşımacılığın geçiş noktalarından birini oluşturmaktadır. Moda ve lüksün dünya başkentidir ve “Işık Şehir” (Ville de Lumière) diye de anılmaktadır.
Gauguin gibi öncü sanatçılara esin kaynağı olan Brötanya’dan dönüşünde Matisse, saf prizmatik renklere ilgi duymaya başlamıştır. 1897 yılında, Musee du Luxembourg’da izlenimcileri keşfetmesi de onun sanat hayatı açısından önemli bir dönüm noktasıdır.
1898 yılında, kendisine dört yıl önce bir kız çocuğu vermiş olan Amelie Parayre ile evlenen Matisse, Pissarro’nun tavsiyesi üzerine balayında Turner’ın resimlerini görmek üzere Londra’ya gitmiştir. Paris’e döndükten sonra ilkbahar ve yaz aylarını geçirmek üzere Korsika’ya gitmiş ve burada Akdeniz ışığı, renklerine yeni bir parlaklık kazandırmıştır. Akdeniz’in yüzyıllardır sanatçılara esin kaynağı olan tılsımlı ışığı, Matisse için de sanatına yön veren önemli bir kaynak olmuştur.
1900- 1904 yılları arasındaki dönemde, Akdeniz dünyanın en büyük iç denizidir. Kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya’nın yer alır. Çanakkale Boğazı ile Marmara Denizine buradan İstanbul Boğazı ile Karadeniz’e, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna, Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz’e, dolayısıyla Hind Okyanusuna bağlanır. Yüzölçümü 2.971.000 kilometrekaredir. Batıdan doğuya uzunluğu 3755 km, kuzeyden güneye genişliği 741 kilometredir. Düzgün bir derinliğe sahip olup, ortalama derinliği 1400 metredir.
Cezanne’ın Mattisse üzerinde kesin bir etkisi vardır. Matisse, bu sırada sergilere de katılmaktadır; 1903’de Salon d’Autumn’a (Sonbahar Salonu) resim verdikten sonra 1904 yılında Vollard’ın galerisinde ilk kişisel sergisini gerçekleştirmiştir. bkz. Paul Cí©zanne
Van Gogh, Picasso ve daha birçok modern sanatın öncüsü sayılan sanatçıya henüz tanınmadan sahip çıkan Vollard’ın galerisinde sergi açmak, en azından kısıtlı fakat öncü bir sanat ortamının ilgisini uyandırmış olmalıdır.
Matisse 1905 yılı yazını Derain ve bir süre Vlamick’le birlikte Akdeniz kıyısında bir balıkçı kasabası olan Collioure’da geçirmiştir. Akdeniz, hayatı boyunca Matisse için sanatına güç veren bir çekim merkezi olmuştur. Derain, Vlaminck ve Marquet ile birlikte, 1905 Paris Sonbahar Salonu’na katılmıştır. Bu sanatçı grubunun birbirine paralellik gösteren çalışmaları, şiddetli bir halk tepkisinin oluşmasına kaynaklık etmiştir ve eleştirmen Louis Vauxcelles bir yazısında onları sınırsız renk kullanmaları nedeniyle Fauves (Vahşiler) olarak isimlendirmiştir. Fovistler, resimlerinde rengi temel unsur olarak kullanıyor ve saf rengin ifade gücünden yararlanmayı amaçlıyorlardı. Eleştirilerin hedefinde Matisse ve özellikle de onun Şapkalı Kadın adlı resmi yer almıştır. Halkın ve tutucu sanat çevrelerinin tepkisini çeken bu resim, dönemin avant- garde sanatına ilgi duyan Stein’lar (Michael) tarafından satın alınmıştır.
Matisse’in en sabırlı modeli olan karısı Bayan Matisse, onun bir diğer erken tarihli baş yapıtına da konu olmuştur ve 1905 yılında tamamlanan ‘ [http://www.ibiblio.org/wm/paint/auth/matisse/green-stripe/matisse green-stripe.jpg Bayan Matisse:Yeşil Çizgi]” saf, yalın renkli düzlemlerle kurgulanmış kompozisyonuyla, sanatçının üslup eğilimini ortaya koymaktadır. Bu resimden kısa bir süre sonra ”[http://www.ibiblio org/wm/paint/auth/matisse/matisse.bonheur-vivre.jpg Yaşama Sevinci]” adlı büyük boyutlu yağlıboya çalışmayı gerçekleştirmiştir. Belirgin dış çizgilerle sınırlanmış nesne ve figürler, saf renklerle tanımlanmıştır. Matisse’in sanatının ana izleği, resimleri aracılığıyla yaşama sevincini yansıtmaktır ve bu doğrultuda renk, ışık ve resmin konusundan yararlanmayı amaçlamaktadır. Yaşama Sevinci, 1906 yılında Salon des Indepentants’da sergilenmiş ve yine tepkileri üzerine çekmiştir. Signac bile onun yanlış yönde ilerlediği görüşündedir. Buna karşılık, resmi modern zamanların baş yapıtı olarak nitelendiren Leo Stein satın almıştır. 3. Wassily Kandinsky (1866 – 1944)
Shot at 2007-07-27
Composition VII (1913)

Composition VIII (1923)

Sarı, Kırmızı, Mavi (1925)
Composition X (1925)
Kandinsky [wiki] Rus asıllı bir alman ressamdır. Anlatımcı soyutlamanın (Ekspresif Abstraksiyon) öncülerinden ve en büyük temsilcilerindendir. 4 Aralık 1986′da Moskova’da doğdu,15 Aralık 1944′te Paris yakınlarında Nuily-sur Seine’de öldü. Çocukluğu Odessa’da geçti. 1866′da gittiği Moskova’da hukuk ve iktisat eğitimi gördü.Köylülerin yargılama geleneklerini görmek için gittiği yörelerde köylü sanatı ile ilgilendi.
1985′te Moskova’da açılan Fransız izlenimcileri (Empresyonistler) sergisindeki yapıtlardan etkilenerek ressam olmaya karar verdi.Bu amaçla gittiği Münih’te önce Yusoslav ressam Anton Azabenin (1862-1907) atölyesine devam etti sonra da Akademide Franz Von Stuck’un (1863-1928) yanında çalıştı 1901′de Phalanx adlı grubu kurdu. Hollanda,Tunus ve İtalya’yı gezdi. Bir süre Paris yakınlarındaki sevres’de yaşadıktan sonra 1908′de Münih’e döndü 1909′da Alexey von Jawlensky ve Alfred Kubin’le (1977-1959) Yeni sanatçılar Birliği’ni (Neue Künstlervereinigung) kurdu. 1911′de Franz marc ile tanıştı ve Yeni Sanatçılar Birliği’nden ayrılan arkadaşları ile çağdaş alman sanatını büyük ölçüde etkileyen Der Blaue Reiter grubunu kurdu. 1914′te 1 Dünya Savaşı başlayınca Rusya’ya dönmek zorunda kaldı.
Kandinsky Sovyet Devrimi’ni izleyen ilk yıllarda çeşitli etkinliklerde bulundu.Halk eğitimi Komiserliğinin (Narkompros) Görsel Sanatçılar Bölümü’nde (İZO) ve Sanatb Kültürü Enstitüsü’nde (İnkhuk) görevler üstlendi Ancak bu kurumlarda dönemlerde egemen olan yapımcılara (Konstrüktivistler) karşı, sanatta ruhsal değerleri savunduğu için önerdiği programlar geri çevrildi.Benzer bir program da uygulamaya sokulmadı.1921′de SSCB’den ayrıldı ve Almanya’da Weimar’a yerleşti. Aynı yıl Bauhaus Okulu’nda öğretmenliğe başladı. bu okul 1933′te Nasyonal Sosyalist yönetim tarafından kapatılıncaya değim bu görevini sürdürdü. Daha sonra Fransa’ya geçerek ölümüne değin Neuily-sur-Seine’de yaşadı.Kandinsky’in ilk yapıtlarından 1900-1908 arasındakiler çeşitli doğa çalışmalarıdır.bunların bazısını doğrudan doğa karşısında gerçekleştirilmiş,bazısını ise gezdiği ülkelerden edindiği izlenimlerle sonradan yapmıştır.Üslupsal olarak hemen hemen tümü Foizm ve Dışavurumculuk (Eksresyonizm) gibi öncü sanat akımlarının etkisi altındadır 1908-1910 arasında,Bavyera’nın Murnau bölgesinden görüntüleri konu alan resimleri Kandisky’nin sanatında yeni ve özgün bir başlangıcı haber verir Bundalarda Foizmin renkçilik anlayışı ile geleneksel Kuzey Dışavurumculuğu’nun etkileyici bir birleşimin arandığı izlenir.Doğa karşısında gerçekleştrilmiş olmalarına karşın,gerçek görüntüye bağlı olmayan biçimleri ve renk uyumlarının zenginliğiyle dikkati çekerler.Kandinsky’nin bundan sonraki üslupsal gelişimi üç döneme ayrılır 1910-1914 arasındaki ilk dönemlerde yeni tane büyük boyutlu Kompozisyon ve Kırk dolayında Doğaçlama yapmıştır.Bu döneminin ilk ürünleri büyük oranda soyut bir biçimcilik anlayışıyla belirğinlik kazanır.1910′da yaptığı bir suluboya soyut resmin ilk örneği sayılır. Öte yandan Komposizyonlar ve doğaçlamalar’dan bazısı figüratif öğeler içerirse de tümü ya tam anlamıyla soyut,ya da aşırı düzeyinde soyutlanmış bir biçimcilik anlayışına dayanır. Örneğin daha çok rus masal ve efsanelerinden kaynaklanan doğaçlamalar’ın tersine Kompozisyonlar kendiliğinden bir davranışın yansıtıldığı anlık oluşumlar değildir bublar suluboya deseb yağlıboya taskaj vb gibi araştırma ve hazırlık ve araştırmalardan geçerek belli bir zaman süresinde gerçekleştirilmiş resimlerdir yine de biçimsek açıdan .Doğaçlamalar kadar taze ver canlıdırlar. Kandisky’nin bu yıllarda yayımladığı Über Das Geistige in der Kunst (”Sanatta Tinsellik Üzerine”) adlı kitabı Komposizyonlar ve Doğaçlamalarda güttüğü estetik kaygıların bir açıklaması niteliğini taşır.Bu kitaba göre resmi yaratma istemi,evrenin yaradılışına benzer “kozmik” bir olaydır.Resim sanatçının içerdiği her biçim ya da renk onun içsel gereksinimlerinin esnek karşılığıdır.Kandinsky,buradan yola çıkarak birer “senfoni” gibi düşündüğü kompozisyonlarında zengin ve dengeli bir biçimsel sonuç elde etmeyi amaçlamıştır.Kandisky’nin üslupsal gelişiminin ikinci dönemi Bauhaus’da geçirdiği yılları kapsar,Bu dönemin ürünleri “soğuk” olarak nitelendirilirse de,gerçekte akılcı bir davranışla ulaşılmış disiplinli bir biçimcilik anlayışı ortaya koyarlar.Bütünleriyle soyut bir komposizyon kuruluşu ile yabancı ve geometrik yapı egemendir,Çoğunda,;Kandisky’nin en yetkin biçim olarak benimsediği “daire” motifi yinelenmiştir.Paris dönemini olarak anılan son yapıtlarında Kandisky’nin geometrik üslubu giderek yumuşamıştır.Gene soyut bir biçimcilik anlayışının egemen olduğu bu resimlerde,Sibirya bozkırlarının halk sanatında kullanılan bezeme öğeleri ile bilinçaltından kaynaklanan biçimleri ,yarı geometrik,yarı süslemeci bitir anlayış içinde birleştirmeye yönelmiştir.alman dışavurumculuğunun düzensizlikleri ile Rus halk sanatı öğelerinin ve Fransız öncü (avangard) sanat akımından gelen bazı tutum ve biçimlerinin bir arada kullanılmasına dayanır.Bütün bunlar tanı anlamıyla yetkin bir bireşim oluştur masada,duygu ile düşüncenin ,ölçü ile sezginin,mantık ile imgenin bir anlamıyla yetkin bir biçimde bütünleştirilmesinin ürünleridir.Dışavurumculuk (Abstre Eskpresyonizm) olmak üzere soyut eğilimlerin büyük bir çoğunluğu için çıkış noktası olmuştur. 4. Piet Mondrian (1872 – 1944)
Komposizyon A: Siyah,Kırmızı,Gri,Sarı ve Mavi (1920)
Sarı,Mavi ve Kırmızı (1939-42)

Broadway Boogie Woogie (1942-43)
Mondrian [wiki] Piet Mondrian (1872-1944) 20 yüzyilin en önemli Hollandali sanatcilarindan birisidir. Sanatcinin calismalarinda icerik ve teknik olarak yenilik arayislari abstrakt resim sanatinin temel taslarindan birisini olusturmustur.
Akademik egitiminden sonra yaptigi ilk calismalar doga resimleridir ve naturalizm akiminin etkileri görülmektedir. Bu dönem yerini sirasiyle neo-empresyonizm ve kubizme birakir. 1920 yili sanatcinin hayatinda önemli bir dönüm noktasidir. Calismalarinda kendi tasarim ögelerine yer vermeye baslar: Birbirini dik acilarla kesen yatay ve dikey cizgiler, kirmizi, mavi sari gibi ana renkler ve siyah, beyaz, gri. Bu calismalariyla evrensel bir harmoni yakalamaya calistigini ifade eder.
Mondrian sanat konusundaki teorive resim calismalari, günümüzde hala daha bircok mimar, ressam ve sanaticinin eselerinde etkisini hissettirmektedir. 5. Jackson Pollock (1912 – 1956)

Numara 8 (1948)

Numara 1, 1950 (Lavender Mist)

Mavi Poles: No. 11, 1952
1912-1956), Soyut dışavurumcu ressam, 20. yüzyılın en önemli sanatçılarındadır. Damlatma tekniği (drip painting) ile boya karıştırma, fırça kullanımı gibi alışılagelmiş uygulamaları bir kenara bırakmış, yere serdiği devasa boyutlardaki tuval bezleri üzerinde hareket ederek boyayı dökme, damlatma, fırlatma suretiyle sonradan aksiyon/hareket resmi adı verilen resimler yapmıştır. Bu özelliğinden ve ‘kötü adam’ imajından ötürü Jack the Dripper lakabıyla da anılmıştır. 1951 den sonra koleksiyonerler ve galerilerden daha değişik resimler yapması için baskılar gelmeye başlamış, bu baskılar karşısında Pollock’un varolan alkol sorunu daha da büyümüş, resimleri karanlıklaşıp figüratif öğeleri de kapsamaya başlamıştır. 1956′da yaptığı araba kazası sonucu ölmüştür. Harekete ve sürece verdiği beden sanatı, süreç sanatı, performans sanatı, Fluxus, happening’ler gibi birçok çağdaş akımın temelini hazırlamıştır. 6. Andy Warhol (1928 – 1987)

No. 6 from Campbell’in çorbası 1 (1968)

No. 1 Marilyn Monroe (Marilyn) (1970) Andy Warhol (d. 6 Ağustos 1928– ö. 22 Şubat 1987) ABDli ressam, film yapımcısı ve yayıncı. Pop Art akımının en önemli temsilcilerinden kabul edilir. Seri üretimin , seri üretim nesnelerinin sıkça kullanıldığı bir sanat türünü kullanır. Sanatçı, resimlerini afiş tekniği ile çoğaltmıştır. Bu radikallik aslında bir tepkidir ve çağın toplumsal olaylarıyla bir bütünlük içindedir. Ayrıca Nico ve Velvet Underground’ı Andy Warhol keşfetmiştir. Andy Warhol’un pop-art’ı, Velvet Underground’ın bütün etkinliklerinde kendisini gösterir. Grubun vokalisti Lou Reed 80′li yılların Chuck Berry’si olarak sunulacaktı. Nico, Andy Warhol’la tanıştığında henüz bir manken ve film yıldızıydı. Warhol onu Chelsea Girls adlı süperstarları arasına soktuktan sonra, Lou Reed’e Velvet Underground’ın bazı vokal parçalarını ona söyletmesini önerdi. Nico duygu yüklü solo kariyerine başlamadan önce, grubun ilk albümüne katkıda bulunucaktı. Warholl çektiği kısa filmlerle Bağımsız Film Ödülü’nü kazandı. Ayrıca Empire’ ve ‘Sleep (uyku)’ isimli iki deneysel uzun film çekti. Bu filmlerden ‘Empire’ 8 saat sürüyordu ve yapımı, Empire State Building’in karşısına konulmuş bir kameranın 8 saat boyunca sabit bir noktada çalıştırılmasıyla gerçekleşmişti. ‘Sleep’in konsepti de buna benziyordu. Uyumakta olan birinin 6 saatlik uykusunu görüntülüyordu. Warhol, kendisiyle yapılan bir röportajda ‘Birisinin yazdığı kitabı okumaktansa, kendine iç çamaşır alışını seyretmeyi tercih ederim’ demişti. Warholl’un 1966′da yaptığı ‘Chelsea Girl’ adlı filmi, ticari salonlarda gösterilen ilk underground film olarak tarihe geçti. ‘67 yılında Warholl üniversitelerde konuşmalar yapmaya başladı. Konuşmaları o kadar başarılı olmuştu ki, bazı üniversiteler, onun yerine konuşma yapması için Warholl’a benzeyen tiyatrocularla anlaşmaya başladı.

Modern Resmin Ustaları
 
 
 

Modern       Resmin       Ustaları

Modern resimde konuşulması gereken çok önemli ustalar var.Aşağıda modern resmin öncüleri bulunuyor.

1. Pablo Picasso (1881 – 1973)

Image Hosted by ImageShack.us



Les demoiselles d’avignon (1907)

 

Image Hosted by ImageShack.us


Kendi portresi (1907)

Image Hosted by ImageShack.us


Mandolinli kız (1910)

 

Image Hosted by ImageShack.us


Le rêve (1932)

Image Hosted by ImageShack.us


 


Guernica (1937)

Image Hosted by ImageShack.us

Picasso Pablo Ruiz Picasso 23 Ekim 1881 tarihinde Moloğo’da doğar. İspanya’nın önemli sanat enstitülerinde öğretmenlik yapan Jose Ruiz Blasca ile İtalyan asıllı canlı ve enerjik bir kadın olan Maria Picasso Lopez’in ilk çocuklarıdır. Kızkardeşleri Dolores ve Concepcion sırayla 1884 ve 1887 yıllarında doğacaklardır. 1891 yılında aile babanın öğretmenlik için davet edildiği Galiçya’da bulunan La Coruna’ya taşınır. Sokak oyunları ve akademik desen çalışmalarında gencin büyümesine yardımcı olan ilk deneyimleridir. 1894 Aralık küçük kız kardeş Conchita difteriye yakalanarak ölür. Bu zamansız ölüm sanatçının tüm aşk ilişkilerini özellikle yaşam ve sanat üzerine fikirlerini etkileyecektir. 1895 yılının ilk aylarında Ruiz Blasco ailesi Barselona’ya taşınır. Picasso Llotja Sanat Enstitüsüne girer. Disiplin karşısındaki saygısızlığı ve desen egzersizleri üzerindeki titizliği okul hayatının en belirgin özellikleridir. 1895 Barselona’da yaratıcı fikirlerle dolu varoluşçu ve sanatsal bir dönem başlar Picasso katılan modernistlerle ve zengin burjuva aileleriyle tanışır. Resim dilinin gelişiminde önemli bir rol oynayacak olan Carles Casogemos ile arkadaş olurlar. 1901 Casogemos’la birlikte Paris’e ilk yolculuğunu yapar. Resimlerinde Degas Van Gogh ve Toulouse Loutrec’in etkisi görülür. 12 Şubat 1901 tarihinde Carles intihar eder ve bu olay Picasso’nun yaşamında ve eserlerinde silinmez bir iz bırakır. Bu ölümü takiben sanatçının paletinde mavi renk ağırlık kazanır ve böylece mavi dönem başlar. Aynı senenin 24 Haziran’ında Galeri Volland’da ilk kişisel sergisini açar. 1904-1906 sanatçının pembe dönemi olarak da bilinen dönemin başlangıcı Picasso’nun kompozisyon tercihi daha estetikçi bir hal alır, tercih ettiği renkler gri-pembe aşı boyası ve kahverengi ağırlıklıdır. Desenlerinde cambaz ve soytarı figürlerine giderek daha sık rastlanmaya başlanır. 1911 yılına kadar beraber yaşayacağı Çernande Olivier’le tanışır. 1907-1908 Erken kübist dönem denemelerinin ağırlık kazandığı yıllar. Cezanne Gümrükçü Rausseau ve Ganguin’in sanatçının üzerindeki etkisi baskındır. Bu arada Afrika ve Okyanusya sanatını keşfeder. 1907 yılının Haziran ve Temmuz aylarında 20.yüzyılın başrol eserlerinden biri olacak Avignonlu Kızlar’ı tamamlar.

2. Henri Matisse (1869 – 1954)


Madame Matisse, “Yeşil çizgi” (La Raie Verte) (1905)

 

Image Hosted by ImageShack.us


Çöl: Kırmızıdaki armoni (Kırmızı oda) (1908)

 

Image Hosted by ImageShack.us


Dans (1909)

Image Hosted by ImageShack.us



Icarus (1944)

Matisse [wiki]

Henri Matisse

 

1954) 20 yüzyılın en önemli ressamlarından biridir. Renkleri büyük bir ustalıkla kullanışıyla

 

Picasso ve

 

Kandinsky ile birlikte, modern sanatın en büyük sanatçılarından biri kabul edilir.

Fransa’da dünyaya gelmiştir. 1887- 1888’de

Fransa Cumhuriyeti ya da kısaca Fransa, (Fransızca République Française), Belçika, Lüksemburg, Almanya, İsviçre, İtalya, Monako, Andorra ve İspanya ile komşu olan, Batı Avrupa’da bir ülkedir. Avrupa Birliği’nin kurucu üyesidir.

Paris’de bir süre hukuk eğitimi alan Matisse, ertesi yıl Saint Quentin’de bir avukatın yanında asistanlık yapmaya başlamıştır. Aynı zamanda, sabah erken saatlerde Ecole Quentin de la Tour’da çizim kurslarına devam eder. Ancak 1890 yılında geçirdiği apandisit ameliyatının ardından büyük ölçüde yatakta geçen bir dönem yaşamıştır ve Matisse için bu süreçte resim uğraşı giderek bir tutku haline dönüşmüştür.

Böylece, 1891 yılında hukuk alanındaki kariyerine son vererek tamamıyla resme yönelmiş ve Paris’e giderek Academie Julian’da William Bourgereau’nun sınıfına kaydolmuştur. Aynı zamanda kısa bir süre sonra, Ecole des Arts Decoratifs’e yazılmış, 1895 yılında sınavı kazanarak resmen Moureau’nun öğrencisi olmuştur.

Matisse bu dönemde, kendisi gibi ressam olan komşusu Emile Wery ile birlikte Fransa’nın Brötanya bölgesini ziyaret etmiştir. Daha önce

Paris Fransa’nın başkenti ve Île-de-France bölgesinin merkezidir ve Seine nehri’nin üzerine kurulmuştur. Tüm dünyada anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı ile tanınmış olan Paris aynı zamanda dünya tarihinde önemli bir şehir olmakla birlikte, başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yeralmakta ve uluslarası taşımacılığın geçiş noktalarından birini oluşturmaktadır. Moda ve lüksün dünya başkentidir ve “Işık Şehir” (Ville de Lumière) diye de anılmaktadır.

Gauguin gibi öncü sanatçılara esin kaynağı olan Brötanya’dan dönüşünde Matisse, saf prizmatik renklere ilgi duymaya başlamıştır. 1897 yılında, Musee du Luxembourg’da izlenimcileri keşfetmesi de onun sanat hayatı açısından önemli bir dönüm noktasıdır.

1898 yılında, kendisine dört yıl önce bir kız çocuğu vermiş olan Amelie Parayre ile evlenen Matisse, Pissarro’nun tavsiyesi üzerine balayında Turner’ın resimlerini görmek üzere Londra’ya gitmiştir. Paris’e döndükten sonra ilkbahar ve yaz aylarını geçirmek üzere Korsika’ya gitmiş ve burada Akdeniz ışığı, renklerine yeni bir parlaklık kazandırmıştır. Akdeniz’in yüzyıllardır sanatçılara esin kaynağı olan tılsımlı ışığı, Matisse için de sanatına yön veren önemli bir kaynak olmuştur.

1900- 1904 yılları arasındaki dönemde,

Akdeniz dünyanın en büyük iç denizidir. Kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya’nın yer alır. Çanakkale Boğazı ile Marmara Denizine buradan İstanbul Boğazı ile Karadeniz’e, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna, Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz’e, dolayısıyla Hind Okyanusuna bağlanır. Yüzölçümü 2.971.000 kilometrekaredir. Batıdan doğuya uzunluğu 3755 km, kuzeyden güneye genişliği 741 kilometredir.. Düzgün bir derinliğe sahip olup, ortalama derinliği 1400 metredir..

Cezanne’ın Mattisse üzerinde kesin bir etkisi vardır. Matisse, bu sırada sergilere de katılmaktadır; 1903’de Salon d’Autumn’a (Sonbahar Salonu) resim verdikten sonra 1904 yılında Vollard’ın galerisinde ilk kişisel sergisini gerçekleştirmiştir.

bkz. Paul Cí©zanne

 

Van Gogh, Picasso ve daha birçok modern sanatın öncüsü sayılan sanatçıya henüz tanınmadan sahip çıkan Vollard’ın galerisinde sergi açmak, en azından kısıtlı fakat öncü bir sanat ortamının ilgisini uyandırmış olmalıdır.

Matisse 1905 yılı yazını Derain ve bir süre Vlamick’le birlikte Akdeniz kıyısında bir balıkçı kasabası olan Collioure’da geçirmiştir.

 

Akdeniz, hayatı boyunca Matisse için sanatına güç veren bir çekim merkezi olmuştur. Derain, Vlaminck ve Marquet ile birlikte, 1905 Paris Sonbahar Salonu’na katılmıştır. Bu sanatçı grubunun birbirine paralellik gösteren çalışmaları, şiddetli bir halk tepkisinin oluşmasına kaynaklık etmiştir ve eleştirmen Louis Vauxcelles bir yazısında onları sınırsız renk kullanmaları nedeniyle Fauves (Vahşiler) olarak isimlendirmiştir. Fovistler, resimlerinde rengi temel unsur olarak kullanıyor ve saf rengin ifade gücünden yararlanmayı amaçlıyorlardı. Eleştirilerin hedefinde Matisse ve özellikle de onun Şapkalı Kadın adlı resmi yer almıştır. Halkın ve tutucu sanat çevrelerinin tepkisini çeken bu resim, dönemin avant- garde sanatına ilgi duyan Stein’lar (Michael) tarafından satın alınmıştır.

Matisse’in en sabırlı modeli olan karısı Bayan Matisse, onun bir diğer erken tarihli baş yapıtına da konu olmuştur ve 1905 yılında tamamlanan ”[
http://www.ibiblio.org/wm/paint/auth/matisse/green-stripe/matisse.green-stripe.jpg Bayan Matisse:Yeşil Çizgi]” saf, yalın renkli düzlemlerle kurgulanmış kompozisyonuyla, sanatçının üslup eğilimini ortaya koymaktadır. Bu resimden kısa bir süre sonra ”[http://www.ibiblio.org/wm/paint/auth/matisse/matisse.bonheur-vivre.jpg Yaşama Sevinci]” adlı büyük boyutlu yağlıboya çalışmayı gerçekleştirmiştir. Belirgin dış çizgilerle sınırlanmış nesne ve figürler, saf renklerle tanımlanmıştır. Matisse’in sanatının ana izleği, resimleri aracılığıyla yaşama sevincini yansıtmaktır ve bu doğrultuda renk, ışık ve resmin konusundan yararlanmayı amaçlamaktadır. Yaşama Sevinci, 1906 yılında Salon des Indepentants’da sergilenmiş ve yine tepkileri üzerine çekmiştir. Signac bile onun yanlış yönde ilerlediği görüşündedir. Buna karşılık, resmi modern zamanların baş yapıtı olarak nitelendiren Leo Stein satın almıştır.

3. Wassily Kandinsky (1866 – 1944)

Image Hosted by ImageShack.us
Shot at 2007-07-27


Composition VII (1913)

 

 

Image Hosted by ImageShack.us


Composition VIII (1923)

Image Hosted by ImageShack.us


Sarı, Kırmızı, Mavi (1925)


Composition X (1925)

Image Hosted by ImageShack.us

Kandinsky [wiki] Rus asıllı bir alman ressamdır. Anlatımcı soyutlamanın (Ekspresif Abstraksiyon) öncülerinden ve en büyük temsilcilerindendir. 4 Aralık 1986′da Moskova’da doğdu,15 Aralık 1944′te Paris yakınlarında Nuily-sur Seine’de öldü. Çocukluğu Odessa’da geçti. 1866′da gittiği Moskova’da hukuk ve iktisat eğitimi gördü.Köylülerin yargılama geleneklerini görmek için gittiği yörelerde köylü sanatı ile ilgilendi.


1985′te Moskova’da açılan Fransız izlenimcileri (Empresyonistler) sergisindeki yapıtlardan etkilenerek ressam olmaya karar verdi.Bu amaçla gittiği Münih’te önce Yusoslav ressam Anton Azabenin (1862-1907) atölyesine devam etti sonra da Akademide Franz Von Stuck’un (1863-1928) yanında çalıştı. 1901′de Phalanx adlı grubu kurdu. Hollanda,Tunus ve İtalya’yı gezdi. Bir süre Paris yakınlarındaki sevres’de yaşadıktan sonra 1908′de Münih’e döndü 1909′da Alexey von Jawlensky ve Alfred Kubin’le (1977-1959) Yeni sanatçılar Birliği’ni (Neue Künstlervereinigung) kurdu. 1911′de Franz marc ile tanıştı ve Yeni Sanatçılar Birliği’nden ayrılan arkadaşları ile çağdaş alman sanatını büyük ölçüde etkileyen Der Blaue Reiter grubunu kurdu. 1914′te 1.Dünya Savaşı başlayınca Rusya’ya dönmek zorunda kaldı.

Kandinsky Sovyet Devrimi’ni izleyen ilk yıllarda çeşitli etkinliklerde bulundu.Halk eğitimi Komiserliğinin (Narkompros) Görsel Sanatçılar Bölümü’nde (İZO) ve Sanatb Kültürü Enstitüsü’nde (İnkhuk) görevler üstlendi.Ancak bu kurumlarda dönemlerde egemen olan yapımcılara (Konstrüktivistler) karşı, sanatta ruhsal değerleri savunduğu için önerdiği programlar geri çevrildi.Benzer bir program da uygulamaya sokulmadı.1921′de SSCB’den ayrıldı ve Almanya’da Weimar’a yerleşti. Aynı yıl Bauhaus Okulu’nda öğretmenliğe başladı. bu okul 1933′te Nasyonal Sosyalist yönetim tarafından kapatılıncaya değim bu görevini sürdürdü. Daha sonra Fransa’ya geçerek ölümüne değin Neuily-sur-Seine’de yaşadı.Kandinsky’in ilk yapıtlarından 1900-1908 arasındakiler çeşitli doğa çalışmalarıdır.bunların bazısını doğrudan doğa karşısında gerçekleştirilmiş,bazısını ise gezdiği ülkelerden edindiği izlenimlerle sonradan yapmıştır.Üslupsal olarak hemen hemen tümü Foizm ve Dışavurumculuk (Eksresyonizm) gibi öncü sanat akımlarının etkisi altındadır.1908-1910 arasında,Bavyera’nın Murnau bölgesinden görüntüleri konu alan resimleri Kandisky’nin sanatında yeni ve özgün bir başlangıcı haber verir.Bundalarda Foizmin renkçilik anlayışı ile geleneksel Kuzey Dışavurumculuğu’nun etkileyici bir birleşimin arandığı izlenir.Doğa karşısında gerçekleştrilmiş olmalarına karşın,gerçek görüntüye bağlı olmayan biçimleri ve renk uyumlarının zenginliğiyle dikkati çekerler..Kandinsky’nin bundan sonraki üslupsal gelişimi üç döneme ayrılır 1910-1914 arasındaki ilk dönemlerde yeni tane büyük boyutlu Kompozisyon ve Kırk dolayında Doğaçlama yapmıştır.Bu döneminin ilk ürünleri büyük oranda soyut bir biçimcilik anlayışıyla belirğinlik kazanır.1910′da yaptığı bir suluboya soyut resmin ilk örneği sayılır. Öte yandan Komposizyonlar ve doğaçlamalar’dan bazısı figüratif öğeler içerirse de tümü ya tam anlamıyla soyut,ya da aşırı düzeyinde soyutlanmış bir biçimcilik anlayışına dayanır. Örneğin daha çok rus masal ve efsanelerinden kaynaklanan doğaçlamalar’ın tersine,Kompozisyonlar kendiliğinden bir davranışın yansıtıldığı anlık oluşumlar değildir bublar suluboya deseb yağlıboya taskaj vb gibi araştırma ve hazırlık ve araştırmalardan geçerek belli bir zaman süresinde gerçekleştirilmiş resimlerdir yine de biçimsek açıdan .Doğaçlamalar kadar taze ver canlıdırlar.
Kandisky’nin bu yıllarda yayımladığı Über Das Geistige in der Kunst (”Sanatta Tinsellik Üzerine”) adlı kitabı Komposizyonlar ve Doğaçlamalarda güttüğü estetik kaygıların bir açıklaması niteliğini taşır.Bu kitaba göre resmi yaratma istemi,evrenin yaradılışına benzer “kozmik” bir olaydır.Resim sanatçının içerdiği her biçim ya da renk onun içsel gereksinimlerinin esnek karşılığıdır.Kandinsky,buradan yola çıkarak birer “senfoni” gibi düşündüğü kompozisyonlarında zengin ve dengeli bir biçimsel sonuç elde etmeyi amaçlamıştır.Kandisky’nin üslupsal gelişiminin ikinci dönemi Bauhaus’da geçirdiği yılları kapsar,Bu dönemin ürünleri “soğuk” olarak nitelendirilirse de,gerçekte akılcı bir davranışla ulaşılmış disiplinli bir biçimcilik anlayışı ortaya koyarlar.Bütünleriyle soyut bir komposizyon kuruluşu ile yabancı ve geometrik yapı egemendir,Çoğunda,;Kandisky’nin en yetkin biçim olarak benimsediği “daire” motifi yinelenmiştir.Paris dönemini olarak anılan son yapıtlarında Kandisky’nin geometrik üslubu giderek yumuşamıştır.Gene soyut bir biçimcilik anlayışının egemen olduğu bu resimlerde,Sibirya bozkırlarının halk sanatında kullanılan bezeme öğeleri ile bilinçaltından kaynaklanan biçimleri ,yarı geometrik,yarı süslemeci bitir anlayış içinde birleştirmeye yönelmiştir.alman dışavurumculuğunun düzensizlikleri ile Rus halk sanatı öğelerinin ve Fransız öncü (avangard) sanat akımından gelen bazı tutum ve biçimlerinin bir arada kullanılmasına dayanır.Bütün bunlar tanı anlamıyla yetkin bir bireşim oluştur masada,duygu ile düşüncenin ,ölçü ile sezginin,mantık ile imgenin bir anlamıyla yetkin bir biçimde bütünleştirilmesinin ürünleridir.Dışavurumculuk (Abstre Eskpresyonizm) olmak üzere soyut eğilimlerin büyük bir çoğunluğu için çıkış noktası olmuştur.

4. Piet Mondrian (1872 – 1944)

Image Hosted by ImageShack.us
 
Komposizyon A: Siyah,Kırmızı,Gri,Sarı ve Mavi (1920) 

 

Image Hosted by ImageShack.us


Sarı,Mavi ve Kırmızı (1939-42)


Image Hosted by ImageShack.us

Broadway Boogie Woogie (1942-43)

 

Image Hosted by ImageShack.us

Mondrian [wiki] Piet Mondrian (1872-1944) 20 yüzyilin en önemli Hollandali sanatcilarindan birisidir. Sanatcinin calismalarinda icerik ve teknik olarak yenilik arayislari abstrakt resim sanatinin temel taslarindan birisini olusturmustur.

Akademik egitiminden sonra yaptigi ilk calismalar doga resimleridir ve naturalizm akiminin etkileri görülmektedir. Bu dönem yerini sirasiyle neo-empresyonizm ve kubizme birakir. 1920 yili sanatcinin hayatinda önemli bir dönüm noktasidir. Calismalarinda kendi tasarim ögelerine yer vermeye baslar: Birbirini dik acilarla kesen yatay ve dikey cizgiler, kirmizi, mavi,sari gibi ana renkler ve siyah, beyaz, gri. Bu calismalariyla evrensel bir harmoni yakalamaya calistigini ifade eder..

Mondrian sanat konusundaki teorive resim calismalari, günümüzde hala daha bircok mimar, ressam ve sanaticinin eselerinde etkisini hissettirmektedir.

5. Jackson Pollock (1912 – 1956)

Image Hosted by ImageShack.us


Numara 8 (1948)

Image Hosted by ImageShack.us


Numara 1, 1950 (Lavender Mist)

Image Hosted by ImageShack.us


Mavi Poles: No. 11, 1952

Image Hosted by ImageShack.us
1912-1956), Soyut dışavurumcu ressam, 20. yüzyılın en önemli sanatçılarındadır. Damlatma tekniği (drip painting) ile boya karıştırma, fırça kullanımı gibi alışılagelmiş uygulamaları bir kenara bırakmış, yere serdiği devasa boyutlardaki tuval bezleri üzerinde hareket ederek boyayı dökme, damlatma, fırlatma suretiyle sonradan aksiyon/hareket resmi adı verilen resimler yapmıştır. Bu özelliğinden ve ‘kötü adam’ imajından ötürü Jack the Dripper lakabıyla da anılmıştır.

1951 den sonra koleksiyonerler ve galerilerden daha değişik resimler yapması için baskılar gelmeye başlamış, bu baskılar karşısında Pollock’un varolan alkol sorunu daha da büyümüş, resimleri karanlıklaşıp figüratif öğeleri de kapsamaya başlamıştır. 1956′da yaptığı araba kazası sonucu ölmüştür.

Harekete ve sürece verdiği beden sanatı, süreç sanatı, performans sanatı, Fluxus, happening’ler gibi birçok çağdaş akımın temelini hazırlamıştır.

6. Andy Warhol (1928 – 1987)

Image Hosted by ImageShack.us



No. 6 from Campbell’in çorbası 1 (1968)

Image Hosted by ImageShack.us


No. 1  Marilyn Monroe (Marilyn) (1970)

Image Hosted by ImageShack.us 

Andy Warhol (d. 6 Ağustos 1928– ö. 22 Şubat 1987) ABDli ressam, film yapımcısı ve yayıncı. Pop Art akımının en önemli temsilcilerinden kabul edilir. Seri üretimin , seri üretim nesnelerinin sıkça kullanıldığı bir sanat türünü kullanır. Sanatçı, resimlerini afiş tekniği ile çoğaltmıştır. Bu radikallik aslında bir tepkidir ve çağın toplumsal olaylarıyla bir bütünlük içindedir. Ayrıca Nico ve Velvet Underground’ı Andy Warhol keşfetmiştir. Andy Warhol’un pop-art’ı, Velvet Underground’ın bütün etkinliklerinde kendisini gösterir. Grubun vokalisti Lou Reed 80′li yılların Chuck Berry’si olarak sunulacaktı. Nico, Andy Warhol’la tanıştığında henüz bir manken ve film yıldızıydı. Warhol onu Chelsea Girls adlı süperstarları arasına soktuktan sonra, Lou Reed’e Velvet Underground’ın bazı vokal parçalarını ona söyletmesini önerdi. Nico duygu yüklü solo kariyerine başlamadan önce, grubun ilk albümüne katkıda bulunucaktı.

Warholl çektiği kısa filmlerle Bağımsız Film Ödülü’nü kazandı. Ayrıca ‘Empire’ ve ‘Sleep (uyku)’ isimli iki deneysel uzun film çekti. Bu filmlerden ‘Empire’ 8 saat sürüyordu ve yapımı, Empire State Building’in karşısına konulmuş bir kameranın 8 saat boyunca sabit bir noktada çalıştırılmasıyla gerçekleşmişti. ‘Sleep’in konsepti de buna benziyordu. Uyumakta olan birinin 6 saatlik uykusunu görüntülüyordu. Warhol, kendisiyle yapılan bir röportajda ‘Birisinin yazdığı kitabı okumaktansa, kendine iç çamaşır alışını seyretmeyi tercih ederim’ demişti.

Warholl’un 1966′da yaptığı ‘Chelsea Girl’ adlı filmi, ticari salonlarda gösterilen ilk underground film olarak tarihe geçti. ‘67 yılında Warholl üniversitelerde konuşmalar yapmaya başladı. Konuşmaları o kadar başarılı olmuştu ki, bazı üniversiteler, onun yerine konuşma yapması için Warholl’a benzeyen tiyatrocularla anlaşmaya başladı.

 

FREE Animations for your email - By IncrediMail! Click Here!

__._,_.___

Messages in this topic (1) Reply (via web post) | Start a new topic

Messages | Database


http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ
http://www.gruplar.info


Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum
Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com


Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.

750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com  adresine atabilirsiniz.


http://www.gruplar.info

Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch format to Traditional
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe


Recent Activity

Visit Your Group

Y! Messenger

Want a quick chat?

Chat over IM with

group members.

Do-It-Yourselfers

Find Y! Groups

on Lawn & garden,

homes and autos.

Need traffic?

Drive customers

With search ads

on Yahoo!

.

__,_._,___

faint_grain.jpg

imstp_pets_brown_dog_en.gif