Selüloitli prenses ve at hırsızı prens

Yoksa siz hala ninenizin anlattığı masallara sempati duyanlardan mısınız? Tanrı bilir ya, bununla övünüp kendinizi rezil bir dünyaya rağmen, manevi değerlerini koruyanlar kategorisine de koyuyorsunuzdur. Hayallerinizi yıkmak gibi olmasın ama size diyeceklerim var! Bugün kafayı masalcı nineye taktım ve ona iki çift laf etmeden de duramayacağım korkarım. Yoo korkumun sebebi onun hışmına uğrayıp, kendimi peri masallarının birinde ‘zalim büyücü’ ya da ‘kötü kraliçe’ olarak görmek değil. Kaldı ki, saflığı ve bönlüğü dillere destan prenses olmaktansa, cin fikirli ve parlak zekalı kraliçe olmayı yeğlerim. Elbette her çocuk gibi ben de, güzel ve iyi huylu prenseslerin repliklerini ezberleyerek büyüdüm. Ve tabii beyaz atından başka sermayesi olmayan prenslerin hayaliyle vuslata erdim. Amma ve lakin beyin kıvrımlarım birbiriyle temas etmeye başladıktan hemen sonra, masalcı ninenin beni aptal yerine koymasına isyan ettiğimi söylemeliyim. Yahu be kadın! Onca iyi niyetine ve sevecenliğine rağmen, tüm yaşamlarını cefa çekerek ve zulme uğrayarak geçirmiş prenseslerin sinirleri bir operasyonla alınmış mıdır? Yoksa biz dünyalılar mı fazla asabiyiz? Hem senin kraliçelerle ve büyücülerle ne alıp veremediğin var? Tavuğuna mı ‘kışt’ dediler, köpeğine mi ‘hoşt’ dediler? Zaman zaman masalcı ninenin, bu ‘İnek Şaban’ı kıskandıran ve ancak masalın sonunda talihi gülen, ‘ballı prenseslerinin’ güler yüzlerinden de işkillenirim ben. Ayrıntıları pas geçersek, iki çeşit gülüş vardır. Biri şeytan gülüşü, diğeri de melek gülüşü. Şeytan, yaşamın kötü ve acımasız oluşundan kendine pay biçip gülerken; melek de evrenin kusursuzluğuna duyduğu hayranlıktan dolayı güler… Hadi şeytanı anlarım; o hep bir pislik peşindedir ve genellikle de kendine kurban bulmakta zorlanmaz. Eh kurbanlarına pabuçlarını ters giydirmesi de eğlenmesi için yeterli bir sebeptir. Ancak meleklerin bu bönlük sınırını aşmış iyi niyetleri beni canımdan bezdirir. Üvey anne veya kötü kalpli büyücü prensesimize ‘masal işkencesi’ yaptıkça, bizimki “büyüğümdür saygıda kusur etmem, lay lay looom” diyerekten ve hatta tek tek basaraktan kırlara koşar, ota böcüğe karışıp, papatya toplar vs. İşte tam da bu sahnede, prensesin ağzına iki tane geçiresim gelir. ‘Amma abarttın Tuba, onlar masal kahramanı’ felan demeyin. Gerçek yaşantıda da var onlardan yahu. Vallahi de var, billahi de var. Ve ben onlardan birkaç tanesini tanıyorum bile. Ha, ‘tanıyorsun da neden ağızlarının payını vermiyorsun’ diye soracak olursanız, varlıklarından haberdarım, bir vesileyle tanışmışım ama mecbur kalmadıkça görüşmeme kararı almışım. Kimi zaman da, kötü kraliçelerin hikayelerini merak ederken yakalarım kendimi. Kimse ‘kötü kraliçe’ ya da ‘zalim büyücü’ olarak doğmaz elbette. Konuşmayı söker sökmez ‘ben büyüyünce kötü adam olacağım’ diyen bir çocuğa rastladınız mı? O yaşlarda, ya doktor ya da öğretmen olmanın hesabını tutarlar. Gerçi zamane çocukları televole kültürünün esrimesinde manken ya da ‘playboy’luğa özeniyorlar ama onlar bile ‘tamamen duygusal’ kaygıların güdümündeler. Şahsen, külkedisinin üvey annesine, şöyle mezesi ve alaturkası bol bir içki masasında hikayesini anlattırmayı çok isterdim. Üvey anneyi, önce bir iki kadeh şarap ve ‘talihin elinde oyuncak oldum / kader böyle imiş / buymuş alın yazım’ şarkısı eşliğinde konuşturmayı denerseniz, onun bile hüzünlü bir hikayesi olduğunu göreceksiniz. Hatta, şarabın ardından bir duble rakı verip, üstüne bir de ‘kader, kime şikayet edeyim seni / alnıma yazılmış yazısın / derinsin silemem’ şarkısını dinletince, oturup beraber ağlayabilirsiniz bile! Eminim, üvey annenin sızmadan önceki son sözleri şöyle olurdu: “Herkesin öyküsü, kendine özel gelir.. Belki farklı değildir kimsenin hikayesi diğerinden.. Gerçek ve değişmez olan tek şeyse, kimsenin kendini kötü kraliçenin yerine koymadığıdır. Herkes, güzel ve iyi huylu prenses ya da kurtarıcı prenstir hikayesinde…”
v:* {behavior:url (#default#vml);} v:* { BEHAVIOR: url (#default#vml) }

 

Yoksa siz hala ninenizin anlattığı masallara sempati duyanlardan mısınız? Tanrı bilir ya, bununla övünüp kendinizi rezil bir dünyaya rağmen, manevi değerlerini koruyanlar kategorisine de koyuyorsunuzdur.

Hayallerinizi yıkmak gibi olmasın ama size diyeceklerim var!

Bugün kafayı masalcı nineye taktım ve ona iki çift laf etmeden de duramayacağım korkarım. Yoo korkumun sebebi onun hışmına uğrayıp, kendimi peri masallarının birinde ‘zalim büyücü’ ya da ‘kötü kraliçe’ olarak görmek değil. Kaldı ki, saflığı ve bönlüğü dillere destan prenses olmaktansa, cin fikirli ve parlak zekalı kraliçe olmayı yeğlerim..

 

Elbette her çocuk gibi ben de, güzel ve iyi huylu prenseslerin repliklerini ezberleyerek büyüdüm. Ve tabii beyaz atından başka sermayesi olmayan prenslerin hayaliyle vuslata erdim. Amma ve lakin beyin kıvrımlarım birbiriyle temas etmeye başladıktan hemen sonra, masalcı ninenin beni aptal yerine koymasına isyan ettiğimi söylemeliyim.

Yahu be kadın! Onca iyi niyetine ve sevecenliğine rağmen, tüm yaşamlarını cefa çekerek ve zulme uğrayarak geçirmiş prenseslerin sinirleri bir operasyonla alınmış mıdır? Yoksa biz dünyalılar mı fazla asabiyiz?

Hem senin kraliçelerle ve büyücülerle ne alıp veremediğin var? Tavuğuna mı ‘kışt’ dediler, köpeğine mi ‘hoşt’ dediler?  

Zaman zaman masalcı ninenin, buİnek Şaban’ı kıskandıran ve ancak masalın sonunda talihi gülen, ‘ballı prenseslerinin’ güler yüzlerinden de işkillenirim ben.

 
Ayrıntıları pas geçersek, iki çeşit gülüş vardır. Biri şeytan gülüşü, diğeri de melek gülüşü. Şeytan, yaşamın kötü ve acımasız oluşundan kendine pay biçip gülerken; melek de evrenin kusursuzluğuna duyduğu hayranlıktan dolayı güler…

Hadi şeytanı anlarım; o hep bir pislik peşindedir ve genellikle de kendine kurban bulmakta zorlanmaz. Eh kurbanlarına pabuçlarını ters giydirmesi de eğlenmesi için yeterli bir sebeptir.

Ancak meleklerin bu bönlük sınırını aşmış iyi niyetleri beni canımdan bezdirir.     

Üvey anne veya kötü kalpli büyücü prensesimize ‘masal işkencesi’ yaptıkça, bizimki “büyüğümdür saygıda kusur etmem, lay lay looom” diyerekten ve hatta tek tek basaraktan kırlara koşar, ota böcüğe karışıp, papatya toplar vs. İşte tam da bu sahnede, prensesin ağzına iki tane geçiresim gelir.

Amma abarttın Tuba, onlar masal kahramanı’ felan demeyin. Gerçek yaşantıda da var onlardan yahu. Vallahi de var, billahi de var. Ve ben onlardan birkaç tanesini tanıyorum bile. Ha, ‘tanıyorsun da neden ağızlarının payını vermiyorsun’ diye soracak olursanız, varlıklarından haberdarım, bir vesileyle tanışmışım ama mecbur kalmadıkça görüşmeme kararı almışım.   

 

Kimi zaman da, kötü kraliçelerin hikayelerini merak ederken yakalarım kendimi.

Kimse ‘kötü kraliçe’ ya da ‘zalim büyücü’ olarak doğmaz elbette. Konuşmayı söker sökmez ‘ben büyüyünce kötü adam olacağım’ diyen bir çocuğa rastladınız mı? O yaşlarda, ya doktor  ya da  öğretmen olmanın hesabını tutarlar. Gerçi zamane çocukları televole kültürünün esrimesinde manken ya da ‘playboy’luğa özeniyorlar ama onlar bile ‘tamamen duygusal’ kaygıların güdümündeler.

 

Şahsen, külkedisinin üvey annesine, şöyle mezesi ve alaturkası bol bir içki masasında hikayesini anlattırmayı çok isterdim.

Üvey anneyi, önce bir iki kadeh şarap ve ‘talihin elinde oyuncak oldum / kader böyle imiş / buymuş alın yazım’ şarkısı eşliğinde konuşturmayı denerseniz, onun bile hüzünlü bir hikayesi olduğunu göreceksiniz.

Hatta, şarabın ardından bir duble rakı verip, üstüne bir de ‘kader, kime şikayet edeyim seni / alnıma yazılmış yazısın / derinsin silemem’ şarkısını dinletince, oturup beraber ağlayabilirsiniz bile!

Eminim, üvey annenin sızmadan önceki son sözleri şöyle olurdu: Herkesin öyküsü, kendine özel gelir.. Belki farklı değildir kimsenin hikayesi diğerinden..

Gerçek ve değişmez olan tek şeyse, kimsenin kendini kötü kraliçenin yerine koymadığıdır. Herkes, güzel ve iyi huylu prenses ya da kurtarıcı prenstir hikayesinde…”

 

 

 

FREE Emoticons for your email – by IncrediMail! Click Here! __._,_.___

http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ
http://www.gruplar.info


Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum
Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com


Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.

750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com  adresine atabilirsiniz.


http://www.gruplar.info




Your email settings: Individual Email|Traditional
Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully Featured
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe


__,_._,___

faint_grain.jpg

imstp_wine_glass_by_im_en.gif