Ecdadımızın düşüncelerimize genetik yansımasında farklılık

Kendisini ailesinin Osmanlı zamanında da subay ve devlet hizmetinde kişilerden olduğunu söyleyen bir hanım arkadaş, kendisine yazdığım cevapta benimde farklı durumda olmadığımı belirtmem üzerine bana

*ORTUYU BUNUN ICIN ISTIYORSUNUZ.CAHIL BIRAKTIKLARINIZ YASINIZA HURMETEN SIZE INANIYOR. AMA BU KADAR OKUYUP BILGI SAHIBI OLUP SIZE INANMAMIZI BENIM GIBILERDEN BEKLEMEYIN.
BIZLER KIBRIS ELDEN GIDIYOR,KURTCULER ULKEMIZI BOLUYOR DIYE CIRPINIRKEN SIZLER YANGINA KORUKLE GIDIP UYDURUK BIR MUSLUMANLIK, DAHA DOGRUSU HRISTIYANLIK YARATIYORSUNUZ.
INANMIYORUM YA..DEDELERINIZ SOYLEDIGINIZ GIBIYSE KEMIKLERI SIZLIYORDUR.AMABENIM SAVIM DAHA MANTIKLI GELIYOR. *

Diye cevap vermiş. Öncelikle zihinlerine ortalığı karıştırmak için üflenen bazı haberlerden oluşan, sözlerindeki gerek Kıbrıs Gerek Kürtçülük hareketleri onların öyle düşünüp birer paranoyak haline dönüşmelerini sağlayan bilimsel bir bilinçaltı kurgulama ilminin sonucu ortaya çıkardığı sanrılarıdır. Bu tehlikeleri bu programlarda
Kullanmak amaçlı oluşturanlar ile o kendi oluşturdukları tehlikeyi gösterip bu şekilde sanrıları oluşturanlar aynı odaklardır. Keşke bunu fark edebilselerdi.

Yukarıdaki alıntıladığım sözlerinize gelirsek.
İşte bu düşüncenize beyin programlaması uygulanmış mankurtlaştırılmış düşünce sistemi deniyor.
Rahmetli Dedem Yüzbaşı Abdullah Tahsin Efendi Çanakkale de şehit düşmüştür.
Bunu Övünmek için söylemedim. Siz söylediğiniz için bende söyledim.
Dedem (annemin babası) muhtemelen aynı cephede savaştıklarına göre Miralay (Albay) Mustafa Kemal Mir efendi ile de tanışmıştır.
Belki de onun emri ile şehit olmuş da olabilir. Adı bana verilen amcamda aynı cephede şehit olurken Hacıbektaş nahiyesine bağlı bir köyde yokluk ve kıtlık içinde olan ailesini ve çocuklarını 11–13 yaşlarındaki babama emanet edip bırakmıştır.
Babam yengesi ve yeğenlerine bir iki kile buğday kazanabilmek için köyünü tek edip Konya bölgesine çalışmaya gitmiştir.
Annemin annesi de dedemin şehit olmasından kısa süre sonra rahmetlik olmuştur. dört çocuğundan biri ölmüş iki kız ve bir oğlan çocuğu İstanbul da Darülşafaka (şehit çocuklarına bakan şefkat evi) tarafından okutulmuştur. Hepsi Osmanlı yıkılırken İstanbul dadırlar. Cumhuriyet kurulunca da Dayım Fevzi hava subayı arkadaşı ailemizden biri olan Selçuk hava subayı olarak Cumhuriyet döneminde mezun olmuşlardır. Annemin Amcaoğlu kendilerinden oldukça büyük Askeri doktor Dr. Naci Efendi başka cephelere tayin edilince bir birlerini kaybetmiş ve temelli öksüz kalmışlardır.
Anneannemin babası aydınlı yaşlı bir erdir. Dedeme hizmet eri olarak verilmiştir. Arnavutluk isyanından önce dedem o bölgeye tayin edilince hizmet erini de yanında götürürken, hizmet eri kendi yaşlılığını ve dedemin de bekârlığını dile getirip kızı ile evlenmesini istemiştir. Dedem hizmet erinin kızı ile evlenmiş ve anneannem hem kocasına hem de babasına bakmıştır. Annem küçücük bir kız çocuğu olarak Libya çöllerinden geri çekilme emrini ve çekilirken silahların yüklü olduğu gemilerin İtalyanlar tarafından batırılışını, Provokatörlerin Türk subayı elbisesi giyip Arnavut çocuklarına tecavüz etmeleri ile çıkan Arnavut isyanı ve Türk subaylarının isyanı çıkaranlar tarafından çoluk çocukları ile birlikte öldürülüşlerini. Padişahın İstanbul dan götürülürken Tüm okul öğrencileri ile birlikte gittiği padişahı uğurlama töreninde padişahın yaptığı son konuşmasını da dinlemiş bir TC: öğretmenidir.
Padişah özetle ağlaşan halka ve öğrencilere şunu demiştir.
Evlatlarım ağlamayın. Gerçi biz gidiyoruz ama anavatanımız kurtulmuştur. Asıl önemli olanda budur. şimdi biz buradan gittikten sonra arkamızdan çok şeyler söylenecektir. şunu asla unutmayınız ve hatırınızdan çıkarmayınız.
Osman oğullarından Sarhoş çıkmıştır deli çıkmıştır belki başka kusurları olanlarda çıkmıştır. Ama Osman oğullarından vatan haini asla çıkmamıştır ve çıkması da mümkün değildir. Bunu unutmayınız yeter.
Annem ve babam ailelerinden nerede ise herkesi ya bir cephe de ya da o savrulmalar arasında hastalıklardan kayıp etmiş hem öksüz hem de yetim kimselerdir.
Bizlerde yoksulluk içinde büyüdük. Rahmetli annemin en dikkat ettiği şey olan bize aç ölsek bile haram lokma yedirmemek çabasında oluşu ruhumuza ve beyin hücrelerimize işledi.
Bu Yüzden ben sizlerin yalan söylediğinizi hiç düşünmedim. Belki söylüyorsunuzdur ama ben söylemediğim için aklıma hiç gelmedi.
Ama sizin türünüzün bizden farklı oluşunuzu hep düşündüm.
Belki yanılıyorumdur ama iki nedene bağladım.
1) Azınlık kökenli olarak fıtri bir Müslüman ve Türk düşmanlığını bilmeden de olsa genlerinizde taşıyor olmanız ihtimali.
2) Haram lokma yedirilmiş olmanın sizlerin ruh halinizi haramzadelere has helal düşünce alerjisine sevk etmiş olması ihtimali.
Başka türlüsü aklıma gelmiyor. Her şeyin en doğrusunu ancak Allah bilir. Bizler sadece izah edemesek de fark ederiz.
Kürt değilim. Ama benim din kardeşim olan Kürtlerden zerre kadar farkım yoktur. Tasada ve kıvançta biz zaten biriz. Ve ben bir Türk olarak Kürt kökenli kardeşlerimizin İstiklal savaşından sonra olsun, şeyh Sait isyanı sırasın da olsun isteselerdi rahatça Türkiye den ayrılabilirleri ve bizi temelli Yahudi ve Masonlara terk etmeleri mümkün olduğu halde, başta Bediüzzaman Saidi Nursinin bölünmeye karşı çıkışı ve Kürt münevverlerinin (aydınları demiyorum onlarında aydınlarını bizimkiler gibi aynı tür hıyarlar olarak görüyorum) Birlikte kalma çırpınışlarının müstevlilerin ve işbirlikçilerinin tüm oyunlarını bozduğunu düşünüyor ve kendilerine minnet duyuyorum.
CHP de temsil edilen sözde aydınları ve Onların meclise taşıdığı müttefikleri DEP li yani PKK yandaşı Kürtleri de aynı kategoride büyük devlet olmaktan çok çapulcu ve talancı basit proletarya olarak görüyor. Basit çıkarları yüzünden azınlıkların emirlerinde milletimizi gütmekte çoban köpeği olarak kullanıldıklarını düşünüyorum.
Eğer bu ülke insanlarını ille de iki kategoride değerlendirmek gerekse idi haram yiyenler ve yemeyenler diye değerlendirmek gerekirdi. Çünkü haram yemeğin kokusu sarımsağa benzemez ağızdan nefesten kokmaz. Ağızdan çıkan kelimeler kokarlar. Kelimelerin kokusundan haramzadeleri ayırt etmek gayet kolaydır. Her kelime harama destek ile helal’e saldırı kokar. Gerekli gereksiz saldırı kodunda kelimelerdir. Bu durumda bugün artık ortaya çıkmış durumdadır diye düşünüyorum. İki tarafın içinde bulunan tarafını şaşırmışlar ile diğer tarafa yön vermek için sızmışlar bu genel kaidenin istisnaları olup kaideyi bozacak durumda değillerdir.
Selamlar
A.D.şimşek

Prof. Dr. Muammer Aksoy anısına…

Prof. Dr. Muammer Aksoy anısına…
Ertan Yurderi

Prof. Dr. Muammer Aksoy anısına… Ateşli bir hatip, inanmış bir laik ve kararlı bir Atatürkçü.. Muammer Aksoy un 1950′li yıllardan bu yana taşıdığı kimliği ve kişiliğini yakından tanıyanların, onu tanımlarken kullandığı üç sıfat bu. 1917 yılında Antalya’da doğan Muammer Aksoy 1937 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 1950 yılında ise Zürih Hukuk Fakültesini Hukuk Doktoru” ünvanıyla bitirdi. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde 1952 yılında doçent, 1963 yılında profesör olan Aksoy, 27 Mayıs ihtilali sonrasında 1961 Anayasasının hazırlanmasında önemli katkılarda bulundu ve Kurucu Meclis’te Anayasa’nın sözcülüğünü yaptı. Aksoy, 1960′lı yıllarda milli petrol ve maden hareketinin öncülüğünü yapmış, bu konuda devrin bakanları ile polemiklere girmişti. 1957 yılından bu yana Türk Hukuk Kurumu’nun başkanlığını sürdüren Aksoy, 1977 yılında CHP’den Milletvekili seçildi ve bu görevini 12 Eylül 1980′e kadar sürdürdü. Parlemento görevi sırasında TBMM Anayasa Komisyonu başkanlığını yapan Aksoy, ayrıca Avrupa Konseyi üyeliğinde bulundu ve 11 yıl süre ile CHP Parti Meclisi üyeliği yapan, Muammer Aksoy, Atatürkçü Düşünce Derneği Kurucu Başkanlığı’nı yaptı. Evli ve iki çocuk babası olan Aksoy, 31 Ocak 1990 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Eserleri : - Atatürk ve Sosyal Demokrasi - Atatürk ve Tam Bağımsızlık - Laikliğe Çağrı - Devrimci Öğretmen Kıyımı -Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı Seçimi / Rejim Bunalımına ve Kötü Sonuçlarına Doğru Pupa Yelken Gidiş -Sosyalist Enternasyonal ve CHP Tüm hayatı boyunca bizlere Atatürk’ü yaşamı pahasına anlatan, öğreten, uyanık ve dikkatli olmamızı sağlayan Cumhuriyetimizin temiz, yiğit aydınlarından Muammer Aksoy’u ölümünün 18. yılında saygı ve minnetle anıyor ve diyorum ki; Bugüne kadar cinayetler, suikastlere ve sabotajlara kurban gitmiş tüm bilim adamlarımızın, aydınlarımızın, gazetecilerimizin, yurtseverlerimizin katilleri KÜRESEL SERMAYE ve onların GİZLİ SERVİSLERİ’dir…
Sizleri UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ…

KANALTURKe DESTEK

Ahmet Can ahmetcan44@hotmail.com

Kanaltürk AKP iktidarı, mecliste en büyüktür. AKP iktidarı, cumhurbaşkanı, başkomutan, başbakan, bakan, danışman, genel müdür, müdür, memurkadrolarını doldurduğuna göre devlet ne kadar büyükse, o kadar büyüktür. Keyfine göre Anayasa yaptırdığına bakılırsa, devletten de büyüktür. Keyfine göre yargıç, savcı atadığına, istediği yasayı çıkarıp, var olanıkeyfine uydurduğuna ve keyfine uymayan mahkeme kararlarına da uymadığına göre, hukuktan bile büyüktür!Medyanın yarısı AKP’li olup, diğer yarısı da susta durduğuna göre, AKP iktidarı, medyadan çoook daha büyüktür… Ne var ki AKP İktidarı, büyüklüğüne bir türlü inanamıyor, sindiremiyor, taşıyamıyor, kendisini küçük görüyor ki hâlâ Kanaltürk’le uğraşıyor. Uğraştıkça da kendini küçültüyor. Kanaltürk nedir? Bir avuç gözü kara “deli gönül”ün, varlarını yoklarını ortaya koyup, inandıklarını dile getirip düşündüklerini söyledikleri, AKP’ye sert muhalefet yapılan, ama karşıt görüşlere de yer veren, birbirindendonanımlı ve yetenekli insanların, beş aydır maaş almadan, özveriyle çalıştıkları bir televizyon kanalı. Bir özelliği var: Çok seyrediliyor. Vay sen misin etine buduna bakmadan AKP’ye kafa tutmaya kalkan dendi veBüyük AKP İktidarı, küçücük Kanaltürk’ü “bitirme” planında önce Maliye’yi kullandı. Onlarca müfettiş bir yıldır ablukaya aldı kanalı. Yetmedi, reklam verenlere tek tek telefon açtırıldı, gözdağı verdirildi. Derken RTÜK sopası devreye girdi, dünya medya tarihine geçecekcezalar kesildi. Son darbeyi, üç gün boyunca reklam yasağıylaindirdiler. Neymiş efendim? Yolsuzluk ve Yoksulluk programında bir tekzip 20 saniye sonra döndürülmüş. Ama döndürülmüş, hem de gecikmeden dolayı özür dilenerek bir kez daha döndürülmüş. Hiçbir biçimde cezayı hak etmiyorKanaltürk. Hele 20 saniyelik bir gecikmeye, üç günlük reklam kesintisi, insafsız bir infaz! İnfazcı niçin RTÜK? Çünkü Tuncay Molloveisoğlu, ki bence Uğur Mumcu’dan sonra Türkiye’nin en iyi araştırmacı gazetecisidir, Yolsuzluk ve Yoksulluk programında Almanya’daki Deniz Feneri Derneği ve Kanal 7′ye yapılan baskınla tutuklanan yöneticilerini gündeme getirdi. Alman polisi,Deniz Feneri’nin “yoksullara yardım” diye topladığı 14 milyon euro’nun kayıp olduğunu ve bu paradan 7 milyon euro’nun Kanal 7′nin Almanya şubesi Euro 7′ye aktarıldığını tespit etmişti! Ama Tuncay Mollaveisoğluaraştırmayı derinleştirince: RTÜK başkanı Zahit Akman’ın Kanal 7′nin kurucuları arasında olup, bugörevinden ancak RTÜK üyesi seçildikten sonra 30 Eylül 2005′te ayrıldığı ve… Kanal 7 hisselerini Alman polisi tarafından tutuklanan Deniz Feneri Derneği Başkanı Mehmet Gürhan’a devrettiği, iddiasına da ulaştı. Hem de belgeleriyle! Belgelerle destekli bu iddia, CHP’li Milletvekili Emin Koç tarafından meclis gündemine taşındı ve Devlet Bakanı Beşir Atalay’ın önünde soru önergesi olarak duruyor. Zahid Akman’ın RTÜK’ü, işte başkanına yönelik bu yolsuzluk iddiası yüzünden infaz ediyor, Kanaltürk’ü. Ve iddianın ucu kimbilir kimleredayanıyor ki kaybolan 14 milyon euro’luk “yoksul yardım” larında, BüyükAKP İktidarı da Kanaltürk batınca rahat bir soluk alacak… mı dersiniz ? Fos büyüklük var, pos büyüklük var. AKP’ninki fos büyüklük. Yoksa bu kadar korkar mıydı, küçücük Kanaltürk’ün posundan? LÜTFEN BUNU BIR KAMPANYA HALINE GETIRELIM VEILETEBILDIGIMIZ KADAR COK KISIYE İLETELİM VE BU PSIKOLOJIK SAVASI BECERIKSIZ iKTIDARA KARÃI BİZ KAZANALIM…

_________________________________________________________________ Express yourself instantly with MSN Messenger! Download today it’s FREE! http://messenger.msn.click-url.com/go/onm00200471ave/direct/01/

Sokaga izmarit atan bile ceza odeyecek!!! (uygulanabilirse…)

*Sigarayi hayatin her alanindan uzaklastiran duzenlemeler Meclis’te yasalasti Yasagi delen 50, paketini veya izmaritini sokaga atan 20 YTL ceza odeyecek* 04/01/2008 (701 kisi okudu) http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=243476
*YURDAGUL SIMSEK (Arsivi)* *RIFAT BASARAN (Arsivi)*
*ANKARA -* Turkiye Buyuk Millet Meclisi (TBMM) dun sosyal hayati dumanaltindan kurtaracak yasa teklifini kabul etti. Bir zamanlar, sehirici ve sehirlerarasi otobuslerde bile sigaranin icildigi Turkiye’de, bir gecis surecinin ardindan yeni, ‘dumansiz’ bir donem baslayacak. Sigara izmaritini yere atanlara bile 20 YTL ceza kesilecek. Isletme sahipleri ile sigara firmalarinin lobi calismalarina karsin Meclis’te kabul edilen yasayla 18 ay sonra barlar, kahvehaneler, kafeteryalar, birahanelerde sigara yasak olacak, tiryakiler icin ozel bolumler bile olmayacak. Ancak oy kaybi riskini dikkate alan hukumet bu mekanlardaki sigara yasagini, 18 ay, yani Mart 2009′da yapilacak yerel secimlerin sonrasina birakmaya karar verdi. TBMM Genel Kurulu’nda, Tutun Mamullerinin Zararlarinin Onlenmesine Dair Yasa’da degisiklik ongoren yasa ikiye karsi 240 oyla kabul edildi. 248 milletvekilinin katildigi oylamada alti milletvekili de cekimser kaldi. Kamu hizmet binalarinda, birden cok sayida kisinin istihdam edildigi calisma alanlarinda, lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eglence hizmeti veren isletmelerde ve trenlerde sigara icenler icin ozel alanlar bile olusturmama hukmu yogun tepkileri de beraberinde getirdi.
*Yasakta tereddut* Bu konuda her partinin yoneticisi ve milletvekillerine isletme sahipleri ile sigara firmalarinin temsilcilerinin de aralarinda yer aldigi cok sayida tepki ulasti. Bir cok milletvekili de, parti yoneticilerine eglence merkezlerinde sorun yasanacagini ifade ettiler. Bunun uzerine AKP yonetiminde sabah saatlerinde gorusmeleri haftaya erteleyerek ‘yasaklara yumusak gecis formulu’ uzerinde calisma gorusu agirlik kazandi. Ancak Saglik Bakani Recep Akdag’in karsi cikmasi ve kamuyonuda ‘Sigara lobisi kazandi’ seklinde yorumlanmamasi icin gorusmeleri ertelemekten vazgecildi.
*’Tiryaki secmen’ korkusu *AKP yonetimi tepkileri ve Mart 2009′da yapilacak yerel secimlerde oy kaybi riskini dikkate alarak yasanin uygulanmasinda ‘gecis surecleri’ karari aldi. AKP’nin verdigi onergelerle yururluk tarihinde degisiklikler yapildi. Lokantalar ile kahvehane (koyler dahil), kafeterya, birahane gibi eglence hizmeti verilen isletmelerdeki yasagin, yasanin yayimi tarihinden 18 ay sonra yururluge girmesi hukme baglandi. Yasa, bu ay icinde Cumhurbaskani tarafindan onaylanirsa bu tur yerlerdeki yasaklar 2009′un ikinci yarisinda yani mart ayindaki yerel secimlerden sonra yururluge girebilecek. Yasanin diger hukumlerinin yururluk tarihi de yayimi tarihinden dort ay sonraya ertelendi.
*Gecis savunmasi* Saglik Bakani Akdag, Dunya Saglik Orgutu’nun de lokanta, kahvehane, kafe ve birahanelerdeki yasaklar icin 1.5 ila iki senelik bir gecis sureci ongordugunu vurgulayarak, “Biz surekli Dunya Saglik Orgutu’yle birlikte calistik. Bu oneriler isimizi kolaylastiracak” dedi. Akdag, yasanin diger hukumleri icin dort aylik gecis surecinin kisa oldugunu soyledi.
*Lobicilere yanit* Akdag, “Iyi niyetten suphe edilmemelidir. Mesele kanun uygulamasini dogru sekilde yapabilmektir. Bu kadar yuksek iradeyi gosteren hukumet ve Meclis, sigara lobilerinden etkilenmemistir. Bugun yaptigimiz bu kanun bu soruya cevaptir” diye konustu. *Tiryakiye sokak ve ev*
Tiryakiye sadece evlerinde ve sokakta sigara ve nargile icme olanagi taniyan yasa ile gelen bazi hukumler soyle:
- Tutun urunleri kamu hizmet binalarinin kapali alanlarinda; koridorlari dahil olmak uzere her turlu egitim, saglik, uretim, ticaret sosyal, kulturel, spor, eglence ve benzeri amacli ozel hukuk kisilerine ait olan ve birden cok sayida kisinin girebildigi binalarin kapali alanlarinda yasak olacak. - Taksiler dahil olmak uzere, karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu tasima araclarinda da sigara icilmeyecek. - Okullarin, dershanelerin, kultur ve sosyal hizmet binalarinin kapali ve acik alanlari da tiryakilere kapanacak. - Lokantalar ile kahvehane, kafetarya, birahane gibi eglence hizmeti veren isletmelerde de sigara icilmeyecek. Bu tur eglence merkezleri ile kamu binalarinda tiryakiler icin ozel alan da ayrilmayacak. - Yasli bakim evlerinde, ruh ve sinir hastaliklari hastanelerinde, cezaevlerinde ve denizyolu araclarinin guvertelerinde tiryakiler icin ozel alanlar olusturulabilecek. - Otellerde tiryakilerin ayri odalari olacak. Acik havada yapilan her turlu spor, kultur, sanat ve eglence faaliyetlerinin yapildigi yerler ile seyir alanlarinda tutun urunleri kullanilamayacak. Bu tesislerde sigara icenlere mahsus alanlar olusturulabilecek.
*Yasaklari uygulamayan isletmelere 5 bin YTL para cezasi* Yeni yasayla gelen sigara yasaklarinin uygulanmasinin guvencesi para cezalari olacak. Belediye sinirlari icinde cezalari zabita, belediye sinirlari disinda genel kolluk uygulayacak. Yasa tanimaz sigara tiryakilerine kesilecek cezalar soyle:
- Yasak yerlerde ve statlarda sigara icenlere, sigara firmalarinin isim, amblemlerini, urunlerinin marka ya da isaretlerini veya bunlari cagristiracak alametleri kiyafet ve taki ve aksesusar olarak tasiyanlara 50 YTL ceza kesilecek. - Sokaga izmarit, agizlik, sigara paketi atanlar 20 YTL ceza odeyecek.
- Yasaklarin uygulanmasi ve tedbirlerin alinmasi ile ilgili yukumluluklerini yerine getirmeyen isletmeler, once isletme iznini veren kurumlarca yazili olarak uyarilacaklar. Verilen surede yukumluluklerini yerine getirmeyenlere, 500 YTL ila 5 bin YTL arasinda idari para cezasi verilecek. - Reklam, ilan, promosyon yasaklarini ihlal edip, yetkili yerler disinda sigara satanlara 50 bin YTL’den 250 bin YTL’ye kadar idari para cezasi uygulanacak. - TV programlarinda, dizi, klip, film, reklam ve tanitim filmlerinde sigara icme goruntusu yer almayacak. Bu yasaga aykiri hareket edenlere yerel yayinsa 1000-1500 YTL, bolgesel yayinsa 5 bin-10 bin YTL, ulusal yayin ise 50 bin-100 bin YTL arasinda idari para cezasi uygulanacak. Bu cezalara RTUK karar verecek. - Okul, hastane, stadyum, sinema benzeri saglik egitim ve ogretim kultur ve spor hizmeti verilen yerlerde sigara satanlara 1000 YTL para cezasi verilecek. - 18 yasindan kucuklere sigara satanlar hakkinda TCK’nin, Saglik Icin Tehlikeli Madde Temini baslikli 194. maddesi cercevesinde 6 aydan 1 yila kadar hapis istemiyle dava acilacak. - 18 yasini doldurmamis kisileri, tutun urunu isletmelerinde, pazarlanmasinda ve satisinda istihdam edenlere, her 18 yasindan kucuk calisan icin 1000 YTL idari para cezasi verilecek. - Adet seklinde ya da paket bolunerek sigara satanlar 250 YTL idari para cezasi ile cezalandirilacak. - Tutun urunlerini ya da markalarini cagristiracak sekilde sakiz, seker, cerez, oyuncak, aksesuvar ureten ya da satanlara 1000 YTL’den 10 bin YTL’ye kadar para cezasi uygulanacak. Bu tip urunleri uretenlere de 20 bin YTL’den 100 bin YTL’ye kadar idari para cezasi verilecek. - Satis belgesiz olarak tutun urunlerinin satisinin yapildigi veya satisa hazir tutuldugu yerlerdeki tutun urunlerine el konulacak. - Yasak ve buna uymamanin cezai sonuclarini belirten uyari levhalarini asmayanlarla sigara satisinin serbest oldugu yerlerde ‘18 yasindan kucuklere satisin yasak oldugunu’ belirten levha asmayanlara 1000 YTL ceza verilecek. Cezayi mahalli mulki amir uygulayacak. - Yasagin uygulanmasi konusunda kendilerine yuklenen gorevleri yerine getirmeyen memurlar ve diger kamu gorevlileri hakkinda, gorevi ihmal ya da gorevi suiistimal sucu kapsaminda dava acilacak. Ayrica bunlar hakkinda disiplin sorusturmasi baslatilacak.
*Durdu’nun ruyasi:* Basbakan Erdogan’dan sigara konusunda sik sik uyari alan AKP’li Mahmut Durdu, Genel Kurul’da sigara paketini gostererek, “Ruyamda Basbakan benim basucumda belirdi. Bu sigaradan bana koca bir karton getirmis, ikram ediyor” sozleri, gulusmelere neden oldu. Durdu, sozlerine “Ruyamda, CHP de iktidar olmustu” esprisiyle devam etti.

*– AleV*

gülmece :)

************************************************************************************
“Bu elektronik posta ve onunla iletilen butun dosyalar gizlidir ve sadece gondericisi tarafindan almasi amaclanan yetkili gercek ya da tuzel kisinin kullanimi icindir. Eger soz konusu yetkili alici degilseniz bu elektronik postanin icerigini aciklamaniz, kopyalamaniz, yonlendirmeniz ve kullanmaniz kesinlikle yasaktir ve bu elektronik postayi derhal silmeniz gerekmektedir. TOUCHPOINT bu mesajin icerdigi bilgilerin dogrulugu veya eksiksiz oldugu konusunda herhangi bir garanti vermemektedir. Bu nedenle bu bilgilerin ne sekilde olursa olsun iceriginden, iletilmesinden, alinmasindan ve saklanmasindan sorumlu degildir. Bu mesajdaki gorusler yalnizca gonderen kisiye ait olup, her zaman TOUCHPOINT ‘in goruslerini yansitmayabilir. Bu e-posta bilinen butun bilgisayar viruslerine karsi taranmistir.”
“This e-mail and any files transmitted with it are confidential and intended solely for the use of the individual or entity to whom they are addressed.. If you are not the intended recipient you are hereby notified that any dissemination, forwarding, copying or use of any of the information is strictly prohibited, and the e-mail should immediately be deleted. TOUCHPOINT makes no warranty as to the accuracy or completeness of any information contained in this message and hereby excludes any liability of any kind for the information contained therein or for the information transmission, reception, storage or use of such in any way whatsoever.The opinions expressed in this message may belong to sender alone and may not necessarily reflect the opinions of TOUCHPOINT. This e-mail has been scanned for all known computer viruses.”
************************************************************************************

yigit-ozgur-1.jpg

155sm8.jpg

dedeet2.jpg

drtdrtlkvc5.jpg

istediinnm1.jpg

iyimisinab4.jpg

kursbo6.jpg

monologot1.jpg

mzikfestivalini7.jpg

Hi-Tech Pictures

images.php?i=9123_hitechpic001.jpg images.php?i=9124_hitechpic002.jpg images.php?i=9125_hitechpic003.jpg images.php?i=9126_hitechpic004.jpg images.php?i=9127_hitechpic005.jpg guzel.jpg

DEVE OYUNLARI /Deniz DUVARCI

DEVE OYUNLARI
“Senden harekat emri mi aldık?†diye soruyor. Doğru söylüyor. Baykal’dan harekat emri değil ama Bush’tan “otur†emri aldı. Bu emri alan ne yapacak? Ãehitlerin (kendi deyişiyle kellelerin) intikamını almak yerine, gündem değiştirmeye çalışacak. İngiltere, Romanya, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Azerbaycan, daha olmadı Yunanistan… Gezilere çıkar, beklenir ki gündem değişsin. Değişir mi? Değişmez. Halkın gündemi belli… O zaman çıkar, “yatıp kalkıp terörün konuşulduğunu, Türkiye’nin gündeminin sadece terör olmadığını†kaydeder Kasımpaşalı… Neden terör konuşulmasın ister? Bir planı vardır, o planın sakin sakin pişirilmesi gerekmektedir. Peki bu plan nedir? Teröristi en beklenmedik anda kıskıvrak yakalama, beline baltayı indirme planı mı!!! Değil, olayı tavsatma, milleti uyutma planı… Başından beri yazıyoruz: Kasımpaşalı’nın külhanbeyliği yalnızca millete söküyor. Neymiş, Bush’a demiş ki, “sen Teksaslıysan, ben de Kasımpaşalıyım.†Beh beh beehh. Vayyy bee…. Milletin gözü erkek görsün. Madem öyle neden görüşmelerinde hiç Dışişleri’nden bir katip yok. Hani bir de devletin arşivi nasiplenseydi şu diklenmelerden… (CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, Yabancı devlet adamlarıyla yaptığınız görüşmelerin çoğunluğunda, neden resmi tutanak tutturmuyorsunuz, Dışişleri Bakanlığı’nın tercümanları yerine özel tercüman kullanıyorsunuz? Bunların devlet arşivine girmesinden niçin imtina ediyorsunuz?” diye sordu. Hala cevap yok. Niye acaba? Asıl nedenin dışında mantıklı bir gerekçe bulunamıyor olmasın!) Adam gibi çıkıp Washington’da kameraların karşısında bunları söylersen bir şeyler ifade eder. Öyle döndükten sonra Egemen Bağışâ€™ın sızdırdığı senaryolara karnı tok bu milletin… Daha önce de yazmıştık: Tayyip’in yüreği yetmez, Kuzey Irak’a girip terör örgütünün belini kırmaya… Bakın girmeyeceği hangi sözlerden belli: “Türkiye, kardeşliğini muhafaza ederek, özgürlük ve refahını artırarak, adaleti tesis ederek bu sorunu çözecektir.” Bunun adına da “sağduyu†koymuş kendince… Hatta farklı anlamlardaymış gibi “sağduyu, aklıselim†diyor. Operasyonu ise “milletin değil, karanlık mihrakların iradesiyle hareket etme†olarak görüyor. “Karanlık mihrak†dediği de sanırım Genelkurmay, muhalefet partileri ve şehit anaları olsa gerek. O zaman İsrail, hani 2 askeri kaçırıldı diye Filistin’de taş üstüne taş bırakmayan o İsrail, “terörist ile masaya oturulmaz†deyip Hamas’ın canına okuyan o İsrail, aklıselimi geçtim, hiç mi sağduyu nedir, duymamış!!! Terörle mücadele nasıl yapılır öğrenmek isteyen, İsrail’e baksın, devlet nasıl olur, devletin onuru nasıl korunur, görmek isteyen İsrail’e baksın. Diplomasi trafiği adı altında Kasımpaşalı, Washington’a gidip, arada torununu öpüp koklasın. Analar hiç göremeyecekleri torunlarını geçmiş, oğullarını bir daha koklayamayacaklarmış, yüzlerini şehit oğullarının geride bıraktığı çamaşırlarına gömüp, acılarını yalnızca yüreklerinde yaşarlarmış, ne gam… Eskiden şehit cenazelerinde Hükümet üyeleri yuhalanırdı, Bakanlar şehit cenazesine gitmeyi bırak, bir dönem sokağa çıkmaya cesaret edemiyordu. Ãimdi hiç ses çıkıyor mu? Hükümet de bunu hayra yorup, başarı hanesine yazıyor. Gaflet uykusu derindir. Oysa bugün vatandaş artık çok iyi biliyor: Kuzey Irak’a girilmeyecek, çok zorda kalınırsa, göstermelik birkaç bomba atılacak, kamuoyunun gazı alınacak, o kadar. Çünkü yapılması gerekenleri yapmaya Kasımpaşalı’nın yüreği yetmez. Çünkü yıllar önce, Kasımpaşalı ABD’ye, iktidar karşılığında Kuzey Irak’a girmeme sözünü verdi. (9 maddelik gizli anlaşmanın en önemli maddelerinden biridir bu.) Ãimdi demokrasi söylemlerinin arkasına saklanıyor Burada Kasımpaşalıya(gerçi bal gibi biliyor ama yine de) bir hatırlatma yapmamız gerekiyor: “Operasyon yapsana, onurumuzu kurtarsana†deniyor, “darbe yapsana†denmiyor. Kulağın mı işitmiyor, anlamazlıktan mı geliyorsun?
Sanki demokrasiler operasyon yapamazmış gibi. Bu kadar çarpıtılır mı? Bu kadar çamura yatılır mı? Demokrasi, hukuk içinde çözecekmiş, desenize yakında teröristin önüne de koyacak referandum sandığını… “Amerikalara kadar niye gittik†diye soruyor. Valla bize kalırsa torununu görmeye gittin. Merak etme millet senin sandığından daha fazlasını biliyor, 3 hafta arayla oralara tekrar tekrar niye gittiğini!!! Ãimdi lafı gargaraya getiriyor. Bu gargaradan çıkacaklar ise Türkiye açısından risklerle dolu… Kasımpaşalı kelime oyunlarıyla kıvırıp duruyor. Kıvırmaların ardında olup bitenleri millet öğrendiğindeyse iş işten geçmiş olacak. Bu süreç içinde Kasımpaşalı’nın aykırı hiçbir (sesi geçtim) mırıltıya bile tahammülü yok. Kim olursa olsun susturmaya kararlı. Emekli paşalara yönelik düzenleme bunun tipik bir göstergesi… Neymiş linç, kitaplarında yazmazmış. Ama şehitlere “kelle†demek yazıyor. Oğullarınızı çürüğe çıkartıp, devlet torpiliyle şirketler kurdurup, uluslararası kuruluşlarda iş bulmak yazıyor. Oy uğruna başı yazmalı yaşlı kadınları makam araçlarına alıp, siyasi haneye oy kaydetmek yazıyor ama şehit analarını hatırlamak yazmıyor. Naylon güvercin uçuranlarla kolkola olan Kasımpaşalı, eli silahlı güvercinleri siyasallaştırmaya uğraşırken, sözüm ona bir de “güvercin uçurmak kolay mı” diyerek dayılanıyor … “Terörle mücadele†kelime oyunları arasında güme gidedursun, beyler hala Suudi’nin ayağına gitmenin açıklamasını yapma derdindeler. Senaryo belli. Atamızın vefatının yıldönümünde Suudi Ankara’ya gelir. Ama yine Anıtkabir’e gitmez. Teamüllerinde yokmuş mezara gitmek. (Bre utanmaz, bre kendini bilmez, sen misafirsen misafirliğini bileceksin ya da hiç gelmeyeceksin, al kanlı petro-dolarlarını, çek git istemiyorsan.) Protokol , teamüller çiğnenir, Türkiye Cumhuriyeti’nin, rejiminin, tarihinin, mimarisinin, sanatının düşmanı Suud’un ayağına, kaldığı otele gidilir, bayram çocukları gibi şen, mutlu el öpülür, bir de devletin en büyük nişanı takılır, kime mi atalarımızın eseri Ecyad kalesini yıkıp, yine atalarımızın mezarının üstünden silindirle geçen bir Vahabiye…. Aradan üç-beş gün geçer. Meğer niye yaşanmış bu rezalet? İşte Turk-sell’in son yumurtlaması:Hac için yurtdışında yaşayan vatandaşlardan 8 bin fazla kayıt yapılmış, aslında doğru yapılmış da sonradan Suudi yetkililer kontenjanı düşürünce 8 bin kişi (parası da alındığı için) açıkta kalmışmış. Bunu sorun yapmış beyler!!! Bunun için gitmişler Suud’un ayağına… Yersen… Devlet olarak açıklarsın, dersin ki “Suudiler bize 16 bin kontenjan sözü vermişlerdi, din kardeşleri olarak güvendik ama sonra kontenjanı 8 bine düşürdüler, isteyen parasını geri alsın, istemeyen gelecek sene gidecek.†Yani Allah aşkına devletimizin onuru bunun için mi ayaklar altına alındı? Aslında üçü birbirine çok yakıştı. Suudi kralı düşünmez mi bu ikisini yanına alıp, iş versin, valla gül gibi geçinip giderler. Hatta geçenlerde bir haber vardı: Arabistan’da tecavüze uğrayan kadının hapis ve kırbaç cezası, davayı basına yansıttığı için ikiye katlanmış. Bakar mısınız olaya, kadın tecavüze uğruyor, mağdurken suçlu çıkıyor, Suudi makamları olayın basına sızmasından rahatsız olmuş (bu size birine anımsattı mı!), verilen cezayı ikiye katlamış. Ohhh tam Kasımpaşalıya uygun bir yönetim tarzı… Bunun ardından emekli paşalara “sus†denmesi bir rastlantıdır değil mi sizce… N’olur rastlantı deyin… Yoksa bütün bu olup bitenlerin altında başka oyunlar mı var? Bu Vahabi oyunları, bu deve oyunları Bizans entrikalarını geçti, haberiniz olsun. Deniz DUVARCI

 
DEVE OYUNLARI 

      â€œSenden harekat emri mi aldık?†diye soruyor. Doğru söylüyor. Baykal’dan harekat emri değil ama Bush’tan “otur†emri aldı. Bu emri alan ne yapacak? Ãehitlerin (kendi deyişiyle kellelerin) intikamını almak yerine, gündem değiştirmeye çalışacak. İngiltere, Romanya, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Azerbaycan, daha olmadı Yunanistan… Gezilere çıkar, beklenir ki gündem değişsin. Değişir mi? Değişmez. Halkın gündemi belli… O zaman çıkar, “yatıp kalkıp terörün konuşulduğunu, Türkiye’nin gündeminin sadece terör olmadığını†kaydeder Kasımpaşalı… Neden terör konuşulmasın ister? Bir planı vardır, o planın sakin sakin pişirilmesi gerekmektedir. Peki bu plan nedir? Teröristi en beklenmedik anda kıskıvrak yakalama, beline baltayı indirme planı mı!!! Değil, olayı tavsatma, milleti uyutma planı… Başından beri yazıyoruz: Kasımpaşalı’nın külhanbeyliği yalnızca millete söküyor. Neymiş, Bush’a demiş ki, “sen Teksaslıysan, ben de Kasımpaşalıyım.†Beh beh beehh. Vayyy bee…. Milletin gözü erkek görsün. Madem öyle neden görüşmelerinde hiç Dışişleri’nden bir katip yok. Hani bir de devletin arşivi nasiplenseydi şu diklenmelerden…

(CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, “Yabancı devlet adamlarıyla yaptığınız görüşmelerin çoğunluğunda, neden resmi tutanak tutturmuyorsunuz,  Dışişleri Bakanlığı’nın tercümanları yerine özel tercüman kullanıyorsunuz? Bunların devlet  arşivine girmesinden niçin imtina ediyorsunuz?” diye sordu. Hala cevap yok. Niye acaba? Asıl nedenin dışında mantıklı bir gerekçe bulunamıyor olmasın!) Adam gibi çıkıp Washington’da kameraların karşısında bunları söylersen bir şeyler ifade eder. Öyle döndükten sonra Egemen Bağışâ€™ın sızdırdığı senaryolara karnı tok bu milletin…

      Daha önce de yazmıştık: Tayyip’in yüreği yetmez, Kuzey Irak’a girip terör örgütünün belini kırmaya… Bakın girmeyeceği hangi sözlerden belli: “Türkiye, kardeşliğini muhafaza ederek, özgürlük ve refahını artırarak, adaleti tesis ederek bu sorunu çözecektir.”  Bunun adına da “sağduyu†koymuş kendince… Hatta farklı anlamlardaymış gibi “sağduyu, aklıselim†diyor. Operasyonu ise “milletin değil, karanlık mihrakların iradesiyle hareket etme†olarak görüyor. “Karanlık mihrak†dediği de sanırım Genelkurmay, muhalefet partileri ve şehit anaları olsa gerek.

      O zaman İsrail, hani 2 askeri kaçırıldı diye Filistin’de taş üstüne taş bırakmayan o İsrail, “terörist ile masaya oturulmaz†deyip Hamas’ın canına okuyan o İsrail, aklıselimi geçtim, hiç mi sağduyu nedir, duymamış!!! Terörle mücadele nasıl yapılır öğrenmek isteyen, İsrail’e baksın, devlet nasıl olur, devletin onuru nasıl korunur, görmek isteyen İsrail’e baksın.

      Diplomasi trafiği adı altında Kasımpaşalı, Washington’a gidip, arada torununu öpüp koklasın. Analar hiç göremeyecekleri torunlarını geçmiş, oğullarını bir daha koklayamayacaklarmış, yüzlerini şehit oğullarının geride bıraktığı çamaşırlarına gömüp, acılarını yalnızca yüreklerinde yaşarlarmış, ne gam…

     Eskiden şehit cenazelerinde Hükümet üyeleri yuhalanırdı, Bakanlar şehit cenazesine gitmeyi bırak, bir dönem sokağa çıkmaya cesaret edemiyordu. Ãimdi hiç ses çıkıyor mu? Hükümet de bunu hayra yorup, başarı hanesine yazıyor. Gaflet uykusu derindir. Oysa bugün vatandaş artık çok iyi biliyor: Kuzey Irak’a girilmeyecek, çok zorda kalınırsa, göstermelik birkaç bomba atılacak, kamuoyunun gazı alınacak, o kadar. Çünkü yapılması gerekenleri yapmaya Kasımpaşalı’nın yüreği yetmez.

     Çünkü yıllar önce, Kasımpaşalı ABD’ye, iktidar karşılığında  Kuzey Irak’a girmeme sözünü  verdi. (9 maddelik gizli anlaşmanın en önemli maddelerinden biridir bu.) Ãimdi demokrasi söylemlerinin arkasına saklanıyor. Burada Kasımpaşalıya(gerçi bal gibi biliyor ama yine de) bir  hatırlatma yapmamız gerekiyor: “Operasyon yapsana, onurumuzu kurtarsana†deniyor, “darbe yapsana†denmiyor. Kulağın mı işitmiyor, anlamazlıktan mı geliyorsun?

     Sanki demokrasiler operasyon yapamazmış gibi. Bu kadar çarpıtılır mı? Bu kadar çamura yatılır mı? Demokrasi, hukuk içinde çözecekmiş, desenize yakında teröristin önüne de koyacak referandum sandığını…

     â€œAmerikalara kadar niye gittik†diye soruyor. Valla bize kalırsa torununu görmeye gittin. Merak etme millet senin sandığından daha fazlasını biliyor, 3 hafta arayla oralara tekrar tekrar niye gittiğini!!! 

      Ãimdi lafı gargaraya getiriyor. Bu gargaradan çıkacaklar ise Türkiye açısından risklerle dolu… Kasımpaşalı kelime oyunlarıyla kıvırıp duruyor. Kıvırmaların ardında olup bitenleri millet öğrendiğindeyse iş işten geçmiş olacak.

      Bu süreç içinde Kasımpaşalı’nın aykırı hiçbir (sesi geçtim) mırıltıya bile tahammülü yok. Kim olursa olsun susturmaya kararlı. Emekli paşalara yönelik düzenleme bunun tipik bir göstergesi…

      Neymiş linç, kitaplarında yazmazmış. Ama şehitlere “kelle†demek yazıyor. Oğullarınızı çürüğe çıkartıp, devlet torpiliyle şirketler kurdurup, uluslararası kuruluşlarda iş bulmak yazıyor. Oy uğruna başı yazmalı yaşlı kadınları makam araçlarına alıp, siyasi haneye oy kaydetmek yazıyor ama şehit analarını hatırlamak yazmıyor. Naylon güvercin uçuranlarla kolkola olan Kasımpaşalı, eli silahlı güvercinleri siyasallaştırmaya uğraşırken, sözüm ona bir de “güvercin uçurmak kolay mı” diyerek dayılanıyor â€¦

      â€œTerörle mücadele†kelime oyunları arasında güme gidedursun, beyler hala Suudi’nin ayağına gitmenin açıklamasını yapma derdindeler. Senaryo belli. Atamızın vefatının yıldönümünde Suudi Ankara’ya gelir. Ama yine Anıtkabir’e gitmez. Teamüllerinde yokmuş mezara gitmek. (Bre utanmaz, bre kendini bilmez, sen misafirsen misafirliğini bileceksin ya da hiç gelmeyeceksin, al kanlı petro-dolarlarını, çek git istemiyorsan.) Protokol , teamüller çiğnenir, Türkiye Cumhuriyeti’nin, rejiminin, tarihinin, mimarisinin, sanatının düşmanı Suud’un ayağına, kaldığı otele gidilir, bayram çocukları gibi şen, mutlu el öpülür, bir de devletin en büyük nişanı takılır, kime mi atalarımızın eseri Ecyad kalesini yıkıp, yine atalarımızın mezarının üstünden silindirle geçen bir Vahabiye…. Aradan üç-beş gün geçer. Meğer niye yaşanmış bu rezalet? İşte Turk-sell’in son yumurtlaması:Hac için yurtdışında yaşayan vatandaşlardan 8 bin fazla kayıt yapılmış, aslında doğru yapılmış da sonradan Suudi yetkililer kontenjanı düşürünce 8 bin kişi (parası da alındığı için) açıkta kalmışmış. Bunu sorun yapmış beyler!!! Bunun için gitmişler Suud’un ayağına… Yersen… 

     Devlet olarak açıklarsın, dersin ki “Suudiler bize 16 bin kontenjan sözü vermişlerdi, din kardeşleri olarak güvendik ama sonra kontenjanı 8 bine düşürdüler, isteyen parasını geri alsın, istemeyen gelecek sene gidecek.†Yani Allah aşkına devletimizin onuru bunun için mi ayaklar altına alındı?

     Aslında üçü birbirine çok yakıştı. Suudi kralı düşünmez mi bu ikisini yanına alıp, iş versin, valla gül gibi geçinip giderler. Hatta geçenlerde bir haber vardı: Arabistan’da tecavüze uğrayan kadının hapis ve kırbaç cezası, davayı basına yansıttığı için ikiye katlanmış. Bakar mısınız olaya, kadın tecavüze uğruyor, mağdurken suçlu çıkıyor, Suudi makamları olayın basına sızmasından rahatsız olmuş (bu size birine anımsattı mı!), verilen cezayı ikiye katlamış. Ohhh tam Kasımpaşalıya uygun bir yönetim tarzı… Bunun ardından emekli paşalara “sus†denmesi bir rastlantıdır değil mi sizce… N’olur rastlantı deyin…

     Yoksa bütün bu olup bitenlerin altında başka oyunlar mı var?

Bu Vahabi oyunları, bu deve oyunları Bizans entrikalarını geçti, haberiniz olsun.

Deniz DUVARCI

 
Free Animations for your email - By IncrediMail! Click Here!

__._,_.___

Messages in this topic (1) Reply (via web post) | Start a new topic

Messages | Database


http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ
http://www.gruplar.info


Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum
Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com


Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.

750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com  adresine atabilirsiniz.


http://www.gruplar.info

Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch format to Traditional
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe


Recent Activity

Visit Your Group

Y! Messenger

Instant smiles

Share photos while

you IM friends.

Ads on Yahoo!

Learn more now.

Reach customers

searching for you.

Fitness Edge

on Yahoo! Groups

Learn how to

increase endurance.

.

__,_._,___

2devesavaşı1.JPG

Memleketimden siyaset manzaraları.. HINCAL ULUÇ

Memleketimden siyaset manzaraları.. Ãimdi bir DTP İstanbul İl Kongresi düşünün.. Duvarda bir çocuk tablosu.. PKK gerillası gibi giyinmiş.. Başında yeşil, sarı, kırmızı Kürdistan bayrağı renginde poşu.. Belinde bombalar sarılı. Eliyle zafer işareti yapıyor.. 10 yaşında ya var, ya yok.. İntihar komandosu.. 10 yaşında çocuktan intihar komandosu.. Simgeye bakar mısınız?. Bu resmin etrafında toplananlar çığlık çığlığa sloganlar atıyor.. Güney Türkiye ve Kuzey Irak yok olacak. Orada Kürdistan kurulacak. Kurulana kadar savaş.. Bu ülkede neler olurdu bir düşünün.. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Filistin ve İsrail Devlet Başkanlarını Yüce Meclis çatısı altında buluşturduğu gün, İstanbul Belediyesi’ne ait Feshane de yapılan sözde vakıf toplantısında, bu sahne aynen yaşandı. Ne var ki, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan tabloları arasında sergilenen bu çocuk bir Filistin intihar komandosuydu. Çığlık çığlığa cihat slogan atanlar da İsrail’i haritadan silmeye yemin edenler.. DTP’yi kapatmak için Anayasa Mahkemesi’ne baş vuran Yargıtay Başsavcısı, bu kongreyi, ekranlarda görüp duymadı, gazeteleri görmedi mi acaba?. Ya da İstanbul’un muhterem savcıları içinde rahatsız olan tek kişi çıkmadı mı?.
Ali Babacan CHP, MHP ve Meclis’te gurubu bile olmayan DSP’ye terörle ilgili bilgi verirken, DTP’den randevu almak tenezzülünde bulunmamış. Niye?.. DTP casus mu?. Öyleyse gereğini niye yapmıyor?. Değilse, bu garip tutumunu yarın AB’de ülkemiz haklarını savunurken nasıl izah edecek?. Geçen gün de, “Kahraman” edebiyatı yapmıştı.. “Sözün bittiği yer” diyerek.. Diplomasi’nin sözü bitirmemek sanatı olduğunu, birisi bu delikanlıya öğretmeli..
2003′te AKP’nin tek başına iktidara gelmesini, 2007′de de Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını sağlayıp, Ilımlı İslama tüm kapıları açan Devlet Bahçeli, hedefine DTP’yi almış, saldır Allah saldırıyor.. Zirveye oynayan partisini barajın altına düşüren adamı yeniden başkan seçersen, onun politikası da bu kadar olur işte..
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Kürtlere nasıl kardeşim dediğimi soruyorlar. Tabii derim. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil mi? Dindaşımdır, kardeşimdir. Sade Kürt değil, Boşnak, Çerkes de kardeşimdir” diyor.. Ya dindaş olmayanlar?.. Ermeni, Rum, Süryani, Bahai, ateist, Budist falan olanlar, Recep Tayyip Bey?.. Ya onlar?..
DTP’yi kapatmak için açılan davayı atv ana haberde Korcan Karar’ın veriş şekli.. “DTP’yi kapatmak için düğmeye basıldı..” Davayı açan Yargıtay Başsavcısı.. Görecek olan da Anayasa Mahkemesi.. Bu iki kurum da düğmeye basılınca çalışan emir kullarıysa, işler hepten bitmiş demektir be Korcan.. Hepten bitmiş.. Yalnız söylemedin.. Düğmeye basan kim peki?.
DTP’nin kapatılması istendi. Niye?.. PKK bağlantısı.. DTP için söylenebilecek en kötü şey ne?.. “Bunlar aslında terörist. Bunlar aslında PKK’nın ta kendisi..” Dahası var mı?.. Peki!.. Diyelim ki öyle.. O zaman birisi şu soruya yanıt versin!.. Hayır vermesin. Kendi içinden düşünsün. Ama iyi düşünsün.. Peki o zaman bu adamlar niye Meclis’e girdiler?.. Amaçları ne?.
Siyasal Bilgiler’in en sevilen hocalarının başında geliyordu, bizim günlerimizde.. Hâlâ dersler veriyor. Bu yüzden adını vermiyorum ki, rahatsız etmesinler.. Ayaküstü memleketin halini konuştuk.. AKP ile DTP dışında etkili olan partinin kalmadığı günümüzde.. Gelecek için de ışık yok.. Bu CHP mi?. 2007 de kendisine verilen oylara bile ihanet eden MHP mi?. Adı sanı kalmayan DP ve ANAP mı?.. Hocam acı acı güldü.. “Bizi İslam Ümmetçiliği ve Kürt Milliyetçiliği arasında tercih yapma zorunda bırakıyorlar. Halimize bak!..”

Memleketimden siyaset manzaraları…

Ãimdi bir DTP İstanbul İl Kongresi düşünün.. Duvarda bir çocuk tablosu.. PKK gerillası gibi giyinmiş.. Başında yeşil, sarı, kırmızı Kürdistan bayrağı renginde poşu.. Belinde bombalar sarılı. Eliyle zafer işareti yapıyor.. 10 yaşında ya var, ya yok.. İntihar komandosu.. 10 yaşında çocuktan intihar komandosu.. Simgeye bakar mısınız?.
Bu resmin etrafında toplananlar çığlık çığlığa sloganlar atıyor.. Güney Türkiye ve Kuzey Irak yok olacak. Orada Kürdistan kurulacak. Kurulana kadar savaş..
Bu ülkede neler olurdu bir düşünün..
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Filistin ve İsrail Devlet Başkanlarını Yüce Meclis çatısı altında buluşturduğu gün, İstanbul Belediyesi’ne ait Feshane’de yapılan sözde vakıf toplantısında, bu sahne aynen yaşandı. Ne var ki, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan tabloları arasında sergilenen bu çocuk bir Filistin intihar komandosuydu. Çığlık çığlığa cihat slogan atanlar da İsrail’i haritadan silmeye yemin edenler..
DTP’yi kapatmak için Anayasa Mahkemesi’ne baş vuran Yargıtay Başsavcısı, bu kongreyi, ekranlarda görüp duymadı, gazeteleri görmedi mi acaba?.
Ya da İstanbul’un muhterem savcıları içinde rahatsız olan tek kişi çıkmadı mı?.
Ali Babacan CHP, MHP ve Meclis’te gurubu bile olmayan DSP’ye terörle ilgili bilgi verirken, DTP’den randevu almak tenezzülünde bulunmamış.
Niye?.. DTP casus mu?. Öyleyse gereğini niye yapmıyor?.
Değilse, bu garip tutumunu yarın AB’de ülkemiz haklarını savunurken nasıl izah edecek?.
Geçen gün de, “Kahraman” edebiyatı yapmıştı.. “Sözün bittiği yer” diyerek.. Diplomasi’nin sözü bitirmemek sanatı olduğunu, birisi bu delikanlıya öğretmeli..
2003′te AKP’nin tek başına iktidara gelmesini, 2007′de de Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını sağlayıp, Ilımlı İslama tüm kapıları açan Devlet Bahçeli, hedefine DTP’yi almış, saldır Allah saldırıyor..
Zirveye oynayan partisini barajın altına düşüren adamı yeniden başkan seçersen, onun politikası da bu kadar olur işte..
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Kürtlere nasıl kardeşim dediğimi soruyorlar. Tabii derim. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil mi? Dindaşımdır, kardeşimdir. Sade Kürt değil, Boşnak, Çerkes de kardeşimdir” diyor..
Ya dindaş olmayanlar?.. Ermeni, Rum, Süryani, Bahai, ateist, Budist falan olanlar, Recep Tayyip Bey?.. Ya onlar?..
DTP’yi kapatmak için açılan davayı atv ana haberde Korcan Karar’ın veriş şekli..
“DTP’yi kapatmak için düğmeye basıldı..”
Davayı açan Yargıtay Başsavcısı.. Görecek olan da Anayasa Mahkemesi.. Bu iki kurum da düğmeye basılınca çalışan emir kullarıysa, işler hepten bitmiş demektir be Korcan.. Hepten bitmiş.. Yalnız söylemedin.. Düğmeye basan kim peki?.

DTP’nin kapatılması istendi. Niye?.. PKK bağlantısı..
DTP için söylenebilecek en kötü şey ne?.. “Bunlar aslında terörist. Bunlar aslında PKK’nın ta kendisi..”
Dahası var mı?.. Peki!.. Diyelim ki öyle..
O zaman birisi şu soruya yanıt versin!.. Hayır vermesin. Kendi içinden düşünsün. Ama iyi düşünsün..
Peki o zaman bu adamlar niye Meclis’e girdiler?.. Amaçları ne?.
Siyasal Bilgiler’in en sevilen hocalarının başında geliyordu, bizim günlerimizde.. Hâlâ dersler veriyor. Bu yüzden adını vermiyorum ki, rahatsız etmesinler..
Ayaküstü memleketin halini konuştuk.. AKP ile DTP dışında etkili olan partinin kalmadığı günümüzde.. Gelecek için de ışık yok.. Bu CHP mi?. 2007′de kendisine verilen oylara bile ihanet eden MHP mi?. Adı sanı kalmayan DP ve ANAP mı?..
Hocam acı acı güldü..
“Bizi İslam Ümmetçiliği ve Kürt Milliyetçiliği arasında tercih yapma zorunda bırakıyorlar. Halimize bak!..”
Free Animations for your email - By IncrediMail! Click Here!

__._,_.___

Messages in this topic (1) Reply (via web post) | Start a new topic

Messages | Database


http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ
http://www.gruplar.info


Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum
Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com


Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.

750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com  adresine atabilirsiniz.


http://www.gruplar.info

Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch format to Traditional
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe


Recent Activity

Visit Your Group

Y! Messenger

All together now

Host a free online

conference on IM.

New web site?

Drive traffic now.

Get your business

on Yahoo! search.

Yahoo! Groups

Endurance Zone

b/c every athlete

needs an edge.

.

__,_._,___