Olaylar ve düzenler
Baz bilgiler ve kiisel analizler ile ulaabildiim siyasi kanaatlerimin sonularn yazdm yazlarma gelen itirazlar genelde belge gster eklinde olmaktadr.
sAYIN MEK,
Yazlanlar belgelere dayanmal Atatrk’n yaptklarn da gz nne alarak onun konuma tavrnn da ne olabileceini anlamaya almal.Atatrk laiklii seerek rk olmadn gstermitir.O hi kimseye hakaret ederek konumaz.O asil ve kltrl kibar bir beyefendi idi.Ben sadece buna inanrm.
refhan irtem
Sayn Refhan rtem
Belge bulmak sadece devleti elinde tutanlarn snrlarn izip bizleri iinde yaamaya mahkm ettikleri fikir, dnce ve yaam alanlarmz kuatan yar ak ceza evine dndrlm lkemizde bu durumu pekitirmekte kullanlmak zere ynlendirme amal akta braktklar belgeleri bulmaktan ibaret kalacaktr. Zaten eski belgelerimiz ve Osmanl arivlerini hurda kat olarak kilosu be kurutan Bulgaristan’a satld ise malumdur.
D kaynaklar dahi bunun dnda belgeleri titizlikle korur ve sadece kendilerinden olan szde Trklere aarlar. Aklamaya raz olduklarna da ancak ok uzman kiiler, aratrmaclar dedektif titizlii ile uzun abalar sonucu pek az eye ulaabilmilerdir.
Unutmayn hallarn dnyay alt st edip Osmanly imha ile kazandklar slam’ ve slam lkelerini mutlak olarak kerttikleri zaferin tamamlanmas iin daha bir ka asra ihtiyalar vardr. nk kendi adamlarna teslim edilmi olmalarna ramen Mslmanlarn dinlerini srdrmek azminden hibir ey kaybetmedikleri, bilakis gittike tefessh etmekte olan hal lkeleri karsnda Mslmanlarn yeni nesillerinde yeniden ve ok da deerli insanlar yetitirdikleri ve cahil halknda saysn azaltp dnyaya yeni bir gelecek tasavvuru rettikleri de bilinmektedir. Bu yzden muzaffer hal seferinin sava tamamlama azmi devaml diri tutulmak zorundadr. Bunun iinde srail’i kullanarak slam leminde terr retilmeye allmaktadr. Trkiye de gereksiz yasaklar konulup halk terre iterek bu olmaynca da kendi maskeli terrlerini uygulayp Mslmanlarn zerine atarak nihai zafere ulamak iin allmaktadr.
Ksaca Kaybeden tarafn ba ve beyni olan bizler belgelere ulaamayz. nk esir dm ve dmann ekilirken geride braktklar yerli mttefik kadrolarnn esir tuttuu bir halkz. O belgelere masonlarmz da kolayca ulaamazlar hatta Sabataist masonlar dahi kolay ulaamazlar. Ulaabilecek noktaya gelmi Farmasonlar ise ulatklarn aklamazlar. ABD raktan ekilirken Irak’ hangi kadrolara teslim edipte gidecek sanyorsunuz. Bunlar kendiliinizden dnp bulmanz gereken bir tr matematik ierikli teknik konular olarak sadece ulaabildiiniz veriler ile salkl ve tarafsz sanki dardan bakan bir aratrmac objektiflii ile dnerek sonuca ulaabilirsiniz.
Bu konuda ahit olduum bir olay nakil etmitim. Kuvvet komutanlndan emekli olan ve yllarca da MGK yelii yapm bir komutan emeklisi olarak olaanst zamann babakanlna getirilen Oramiral Blent Ulusu ABD ve bir AB bykelisi ile 12 mil konusun da yapt bir grmede Trkiye bamsz bir lkedir diye grleyince ABD byk elisi gayet sakin ekilde. Sayn babakan anlalan brokratlarnz sizi yeteri kadar bilgilendirmemiler bir dahaki toplantmza o bilgilendirmeyi alp da geliniz. Trkiye bamsz bir lke deildir demitir. Bu bilgi zel bir bilgidir.
Atatrk de son dnemlerin padiahlar gibi yapayalnz bir adamdr, nsandr ve lmldr. Onu Yunan ilahlar gibi lahlatrarak bizleri putperest hale dntrenler. Ona ar bir olaan stlk ykleyerek aslnda cenazesine bile ikence ederek bir fatiha okuyan sevenlerinden bile uzak tutmaktadrlar. Dahiler zaten yapayalnzdrlar. ster istemez yetimi adamlarn ou da savalar da harcandndan ve ikbal iin sanlr diye sava sonras lidere yakn duramadndan, yakn duranlarda eitli oyunlar ile uzaklatrldndan, geride kalanlarn evresini kuatt ve bu kuatmay kramad da mason localarn kapatmas ile ortaya kmtr. nn ile arasnda geenler bile mehuldr. Sadece 1960 l yllar da . nn ye sorulan Atatrk ile aranz neden almt sizi babakanlktan neden ald gibi bir soruya verdii cevap bile bize ok ey anlatmaktadr. *ki sofralarndan emir almaktan bkmtm*. Bu cevap o gnlerin siyasi ekimeleri ve fikir ayrlklar konusunda ok ey anlatmaktadr.
kinci Husus Atatrk bir insan olmaktan karlarak bir Yunan tanrs haline getirilince, ister istemez herkes Atatrk olmak zorunda kalmtr. MV. bile ona sadakat yemini etmedike seilse dahi MV. olamamaktadr. O halde .nn den Baykal’a, Erbakan dan Erdoan’a kadar herkes ister istemez Atatrkdr ve aslnda hepsi de Atatrk’ takdir etmektedir. Srgne gnderilen padiahn bile o benim paamdr ona sz syletmem dedii bir kiiliktir. Belki asl baarsnn da srr budur. Baarszlnn srr ise yeterli adam gibi adam bulamamasdr.
Tm devlet adamlarmz gibi oda bir abluka altnda kalmtr.
Ne ise saydm devlet erknndan, bir taraf doru sylyor ise dier tarafn yalanc olmas gerekir gibi bir dnce karlmamaldr.
Bence hepsi doru sylyorlar. nk Atatrk’n hepsinin kendilerine rnek aldklar bir yn vardr ve Atatrk ok ynl olduu iin ok deerli bir kiidir. Ancak onu gnmz CHP si ve onun brokrat kadrolar gibi tabu ve idol haline dntrp tek ynl ceberut bir diktatr halinde takdim ederek sahiplenenler. Onu milletin her ferdi ile ortak bir yn olan ok deerli bir devlet adam olmaktan karp CHP li dikta yanls ve demokrasi kartlarnn aababas gibi takdim etmektedirler. Bu ya imha ya sahiplenmek oyunu sadece onun bana gelmi bir ey deildir.
Kullanm sresi dolan tm devlet erknmzn bana gelip durmakta olan bir durumdur. Ancak bizler sadece devlet bakanl dzeyinde dikkatimizi younlatrdmz iin nice deerli devlet erknmzn imha ediliinin farkna bile varamayz. Mesela . nn’nn miad dolduunda artk daha fazla kalrsa devlete temelli hkim olup ileri yoluna koyacak korkusuna kaplanlar onu da bir kadro harekt ile diskalifiye etmekte Ecevit’i kullanrlarken . nn aynen yle demiti. Bir takm haytalar bana ve Partime sahip kmaya alyorlar. Evet, gerekten sahip ktlar. CHP ye bakn Milli ef .nn’y de sanki kendileri buruturup bir kenara atmamlar gibi bir de kendisini de sahiplenmilerdir.
zet ile lkemizde hi bir deerli devlet adamnn Osmanldan beri ister padiah olsun ister vezir. ster CB. olsun, ster Babakan,isterse Bakan yada yetkili bir brokrat hibirinin uzun sreli kalp devletin srlarn renip millet adna hareket etmesine izin verilmemektedir. Milletin sevdii herkes mstevlilerin artlar asndan tehlike tekil etmekte ve bir ekilde diskalifiye edilmektedir.
Belgelerin zerinde oturanlarda belge getir diyerek ks, ks glmektedirler. (sizi Kast etmiyorum) Belgelere ulaanlar ise hayati risk tamakta ve baz savclarmz gibi avukatlk yapmas dahi yasaklanarak oluk ocuk ala terk edilmektedir. te bu cmle dahi ok kuvvetli bir belgedir.
Atatrk’ tek bir yn ile seven herkes bir biri ile kavgay brakp dayanma iinde Atatrk’ bu ibirliki glerin elinden kurtarabilirler ise aslnda hepimizin birlikte yaayabilecei kuvvetli ve huzurlu bir Trkiye’yi de kurtarm olacaklardr.
Benim grdm kadar ile AKP gerek bir parti deildir. Azami 15 yl mr olan bir milli koalisyondur.
Tm vatanperver, milliyetiler, demokratlar, aznlklar ve dindarlarn birletii bir demokrasi koalisyonudur.
Trkiye demokrasiye kavuup zgrlklerimizi ellerine teslim ettikleri mstevlilerin artlar olan ibirlikileri gizli oluumlardan kurtardnda zaten ilevi bitecek ve dalp % 5 lere yada bnyesinde kalacak dier demokratlarnda oylarnn ortak oranna decektir. nk Erbakan’n gerek oyu % 8-10 aralndadr. Refahn AKP ye oy katks ise % 5-6 aralndadr. Bu oy dahi sahiplerine dnecektir. Demokrasi gerekletiinde herkes evli evine kyl kyne evi olmayan san deliine deyip kendi fikir alanlarndaki partilere dnecek ve demokrasinin iinde kendi yarlarn yapacaklardr diye dnyorum. Laiklii ise anavatan olan AB standartlarnn iinde mtalaa etmek gerekir. Yetkilileri de daha yeni geldikleri Trkiye ziyaretinde tarifini yapmlardr. Uyduruk anlamlar yklemek ahlaki olmad gibi kt maksatl kiilerin eseridir. nk bir kelimenin asl vatannda kullanlan anlamndan daha doru kullandmz sylemek ise ukelalk ve maskaralk olur.
Selamlar
A.D.imek
Sebatayist Derin Devlete Darbe
*SABETAYİST DEVLETE DARBE *
*Konuya girmeden önce silahlı terör örgütü Ergenekon soruşturması kapsamında
gözaltına alınmasıyla adeta yer yerinden oynayan Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk’u bir internet sitesinden aldığımız şu bilgi ışığında
bir tanıyalım: ** *
**İlhan **Selçuk, 1925′te Kuvayi Milliye içinde yer alan subay Kasım Bey’in çocuğu olarak Aydın’da doğdu. Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra avukatlık
ve gazetecilik yapan Selçuk, edebiyatçı Yaşar Kemal’in yardımıyla 1963′te Cumhuriyet Gazetesi’ne köşe yazarı olarak adım attı. İlhan Selçuk; Doğan Avcıoğlu, Cemal Reşit Eyüpoğlu, Mümtaz Soysal ve İlhami Soysal ile birlikte Yön Hareketi’ni başlattı. 9 Mart 1971 günü darbe yapmayı planlayan; ancak Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler ve Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur’un saf değiştirmesi üzerine başarılı olamayan Cemal Madanoğlu cuntası içinde o da vardı. Yıllar sonra, Cumhuriyet Gazetesi’nde birlikte çalışacağı
Hasan Cemal’e “Eğer 9 Mart cuntası başarılı olsaydı, 27 Mayıs’ın devamı olacaktı.” itirafında bulundu. Bu dönemde gözaltına alınarak Ziverbey Köşkü’nde cuntacılık iddiasıyla sorgulandı. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından gazetenin başına geçen Hasan Cemal ile 10 yıl soğuk savaş sürdürdü.
1991 sonunda Uğur Mumcu ve Ali Sirmen’in de aralarında bulunduğu çok sayıda arkadaşıyla ayrıldığı Cumhuriyet’e 4 ay sonra, Hasan Cemal’i saf dışı bırakarak geri döndü. O günden bugüne Cumhuriyet’in ‘tek adamı’ oldu. AKP’nin 2002 yılında iktidara gelmesinden itibaren hükümete yönelik sert eleştiriler yöneltti ve bir şeriat devleti kurulmak istendiğini yazdı. Bu süreçte ulusalcı cepheyi genişletmek için MHP ile diyalog kurma yollarını aradı. Ama Devlet Bahçeli’nin sağduyulu politikası onu hayal kırıklığına uğrattı. Mayıs 2006′da Cumhuriyet’e atılan bombanın failinin ‘dindarlar’ olduğunu söyledi. Bombayı atanın, Danıştay saldırısını gerçekleştiren Alparslan Aslan olduğu anlaşıldıktan sonra suskun kaldı. Ergenekon terör örgütüne yönelik operasyonların ardından, Alparslan Aslan’ın da bu örgütle ilişkisinin ortaya çıkmasına rağmen sessizliğini korudu. Bu nedenle ‘Ergenekon’un üzerini mi örtüyor?’ yorumları yaygınlaştı.* *
*Bir kripto Yahudi olan Sabetayist İlhan Selçuk, yukarıdaki bilgiden de anlaşıldığı gibi 9 Mart 1971′deki darbe girişimini başarısızlığa uğratarak 3
gün sonra 12 Mart Muhtırasını veren ekip tarafından cuntacılarla birlikte ünlü işkence merkezi Ziverbey Köşkü’nde sorgulandı. *
*İlhan Selçuk gibi, 9 Mart 1971′deki darbe girişiminde başarısızlığa uğratılan cuntacılar da aşırı solcuydu. Amaçları o zamanki CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit’i sosyalist şef olarak darbe yönetiminin başına getirip Irak ve Suriye’deki Baas türü bir rejimle Sovyetler Birliği kampına ülkeyi sokmaktı. Bu yüzden Bülent Ecevit *12 Mart Muhtırasının asıl hedefi benim* diyerek Genel Başkan İsmet İnönü’nün sessiz kalmasına tepki göstererek görevinden istifa etti. *
*12 Mart Muhtırası tıpkı 12 Eylül gibi ABD yanlısı bir imajla gerçekleştirildi. Ne var ki *Morison Süleyman* diye Amerikancılığı dillere destan Süleyman Demirel bu muhtıra ile başbakanlıktan istifa ettirildi. Onun
yerine CHP’li Prof. Nihat Erim Başbakanlığında kurulan teknokrat ağırlıklı kabinede Kemal Derviş gibi ABD’den gönderilen Atilla Karaosmanoğlu ile Sadi Koçaş Başbakan Yardımcıları olarak görev aldılar. *
*12 Mart müdahalesi ile birlikte bazı ordu mensuplarının birbirlerini CIA ve
KGB ajanlığı ile suçladığı, astların üstlerine Ziverbey Köşkü’nde işkence yaptığı bir dönem yaşandı. 27 Mayıs askeri darbesinin yerinden oynattığı taşlar bir türlü yerine oturmamış, ordu içerisinde oluşan çeşitli klikler art arda darbe girişimlerinde bulunmuşlardı. Oluşan bu toz duman arasında kimin kim olduğu bilinmez hale gelmiş, sıkça *saf* *değiştirmeler*, * ihanetler* söz konusu olmuş, at izi it izine karışmıştı. *
*Sonraları ABD’nin desteği ile İsmet İnönü’yü devirip CHP’ye Genel Başkan olan Bülent Ecevit ünlü siyonist Dışişleri Bakanı Henry Kissenger’in * talebesi* olarak ün yapmıştı. Tıpkı Ergenekon soruşturmasında gözaltına alınan İlhan Selçuk gibi gazeteci olan Bülent Ecevit de önce aşırı solcu, sosyalist, komünist çizgide güçlü bir imaja sahipken sonra *ulusalcı* olmuş *milliyetçi sol *(!) diye bir ideoloji icat etmişti. Ecevit ve Selçuk’un bir
diğer ortak yönleri Sabetayist olmalarıdır. *
*Bülent Ecevit, Başbakanlığı döneminde ordu içerisinde illegal olarak oluşturulan bir derin odağın varlığından söz edip partisince Trabzon’da düzenlenen mitingdeki konuşmasında halka durumu şikâyet etmişti. Elbette ki*Kissenger’in talebesi * unvanına sahip Ecevit’in şikâyetçi olduğu bir illegal örgüt ABD, NATO ve Batı’nın uzantısı olamazdı; ama yapılan suçlamalar bu doğrultudaydı! *
*Daha sonra tıpkı 12 Mart Muhtırası gibi bir cuma günü gerçekleştirilen 12 Eylül askeri harekâtının da ABD tarafından planlanıp gerçekleştirildiği sürekli yazıldı çizildi. Oysa dünya siyonizminin Türkiye’deki önemli bir kilit ismi olan İlhan Selçuk 12 Mart’ta olduğu gibi 12 Eylül’de de askeri yönetim tarafından gözaltına alınıp sorgulandı. Ne var ki 12 Eylül askeri darbe yönetimi bile pek üzerine gidemedi, bir gözdağı vermekle yetindi. *
*Hiç kuşkusuz ki her iki askeri müdahale de ABD’nin bilgisi, desteği ve planı dâhilinde gerçekleştirildi. Özellikle o dönem için başka türlüsü düşünülemezdi bile. Ancak gelişmelerin ortaya koyduğu asla yadsınamayacak bir diğer husus da bu planlar içerisine bir başka planın yerleştirilip gerçekleştirildiği gerçekliğidir: *Millî derin devlet! * *
**Kissenger’ın talebesi* Başbakan Ecevit *devletin içinde yuvalanmış bir kontrgerilla var* diye ortalığı velveleye verip bu *tehlikeli duruma*dikkatleri çekerek herkesi uyarmaya çalışıyordu! Başında bulunduğu CHP-MSP Koalisyon Hükümetini bozması *Kıbrıs fatihi Karaoğlan* imajını *oya tahvil etme* gerekçesine bağlanmıştı ama asıl nedenin *kontrgerilla* dediği *milli derin devleti* tasfiye edip kökünü kazımak için şartları hazırlamak olduğu söylenebilir. Ancak bu hiçbir zaman mümkün olmayacaktı. *
*Cumhuriyet Gazetesi’nin Başyazarı İlhan Selçuk’un gözaltına alınmasında olduğu gibi fakat çok daha dehşet şekilde yeri yerinden oynatan bir olay da 12 Eylül 1980 öncesinde meydana gelmişti: Ünlü bir Sabetayist ailenin mensubu olan Milliyet Gazetesi’nin Başyazarı Abdi İpekçi Ülkücü bir genç Mehmet Ali Ağca tarafından bir suikast sonucu öldürülmüştü. *
*O sırada *Güneş Motel Kabinesi* diye anılan Hükümetin Başbakanı olan Bülent
Ecevit’in Abdi İpekçi suikastına ilişkin sarf ettiği *artık önümü göremiyorum* sözü dikkat çekip oldukça manidar karşılanmış ve çok tartışılmıştı. Ecevit’in bu sözünden ülkeyi yöneten polit büro veya konseyin
ya da bugünkü popüler adıyla *derin devletin* başındaki kişinin Abdi İpekçi olduğu anlaşılmıştı. *
*Nitekim yine Sabetayist Toplumun önemli isimlerinden biri olan Hürriyet Gazetesi Yazarı Tufan Türenç yıllar sonra köşesinde bunu teyit eden bir anekdota yer vermişti. Yazdığına göre Abdi İpekçi bir keresinde Ankara’ya geldiğinde Başbakan Demirel kendisi ile görüşmek istiyor. Ancak *vakti olmadığını* söyleyerek Başbakanla Türenç’in odasındaki telefonda görüşüyor. Türenç, şahit olduğu telefon görüşmesi sırasında Demirel’in, *Ecevit’e verdiğiniz desteği bana verseniz şu ülkeyi ona katlarım *dediğini naklediyor. *
*Tabii, Demirel’in sözünü ettiği bu *destek* Türenç’in kamuflaj olarak ima ettiği gibi basın desteği değil, ilgilisi için ihsas ettiği *derin devlet*himayesidir. Zaten *solcu* Milliyet’in *solcu *Başyazarı Abdi İpekçi’nin *sağcı* Demirel’i desteklemesi söz konusu değildi; yararından çok zararı olurdu çünkü. *
*İşte Abdi İpekçi, bu konumu nedeniyledir ki suikast sonucu öldürüldüğünde ülke korkunç şekilde sarsılıp yankıları artçı sarsıntılar halinde onlarca yıl sürmüş, nice tesise ismi verilmişti… Buna karşın aynı zaman dilimi içerisinde resmi 4 koruması ile birlikte yine bir siyasi suikasta kurban giden Türkiye Cumhuriyeti eski Başbakanı Prof. Dr. Nihat Erim vakayı adiye muamelesi görüp unutulmaya terk edilmişti. Açıkçası *Yahudi töresi *12 Mart Hükümetini kuran Prof. Nihat Erim’e ihanetinin bedelini ödetmişti. *
*Sabetayist Toplum unsurlarının *hile rejimi ve köle düzeni* illegal örgütlenmesini yürüten *derin devlet* yapılanmasına ölümcül darbeler indiren
12 Mart ve 12 Eylül askeri darbe süreçlerini tu kaka edip her vesile ile yerden yere vurmaları boşuna değildir. *
*Bugün de yine Cumhuriyet Başyazarı İlhan Selçuk’un Ergenekon Soruşturması kapsamında gözaltına alınması; Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de suçlandığı bir iddianameye dayandırılan kapatma davası açılması ve AKP iktidarının bir yargı darbesiyle devrilmesi girişiminden daha çok önemsendi, daha büyük gürültü kopardı. O kadar ki dünyayı sarsan olayı gölgeleyip adeta gündemin dışına itti. *
*Diğer yandan aynı operasyonla gözaltına alınan İstanbul Üniversitesi eski rektörü Prof. Kemal Alemdaroğlu, İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek ve diğerleri İlhan Selçuk’un yanında gölgede kalıp önemsizleştiler! *
*Bundan şöyle bir sonuç çıkarmak zor değil: Demek ki 1970′li yıllarda Abdi İpekçi’nin oturduğu Sabetayist Derin Devlet koltuğunda şu anda İlhan Selçuk oturuyor! *
*Elbette ki bununla Sabetayist Derin Devletin Ergenekon olduğunu ifade etmek
istiyor değiliz. Ergenekon terör örgütü ancak Sabetayist *derin* *devletin*yönettiği illegal birimlerden sadece biri olabilir. Ergenekon’un *merak edilen 1 numaralı ismini *de böyle konumlandırıp değerlendirmek gerekir. Zaten ırkçı faşist bir sağcı çete olan Ergenekon’un aşırı solcu, sosyalist olarak bilinen İlhan Selçuk’un doğrudan yönetiminde olduğunu düşünmenin mantığı olmaz. Büyük patron, yani Kurtlar Vadisi’nin İskender Büyük’ü anlaşılıyor ki İlhan Selçuk’tur. *
* Sağcı, solcu, milliyetçi, liberal gibi görüşler, düşünceler Sabetayist Toplum unsurlarının konumları ya da rolleri gereği kullandıkları eğreti imajlar, takındıkları maskelerdir, daha fazla bir önem taşımazlar. Nitekim Abdi İpekçi ve Bülent Ecevit de bazen sosyalist, bazen milliyetçi ve ulusalcı olarak zaman ve şartlara göre lanse edilmişlerdir. *
*Siyasi nitelikli suikastlara ve faili meçhul cinayetlere uğrayan kişilerden
yalnızca bir kısmının unutulmazlar listesine konulması ve hiç dillerden düşürülmemesi Sabetayist olmaları nedeniyledir. Nitekim bir siyasi suikastla
ortadan kaldırılmasına karşın önemsenmeyip unutulmaya terk edilen 12 Mart kabinesinin CHP’li Başbakanı Prof. Nihat Erim’in Çingene asıllı olduğu biliniyor. Tıpkı Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Dışişleri Bakanı olan CHP’li Prof. Turan Güneş’in de Çingene olduğu gibi. *
*Kuruluşumuzdan beri El-Aziz Gazetesi olarak, *hile rejimi ve köle düzeni*kurucusu Sabetayist Toplum oligarşisi adına ülkeyi yöneten bir polit büro, bir gizli komite, popüler adıyla bir *derin devlet *olduğundan, onun karşısında rövanş mücadelesi veren aynı nitelikte kurulmuş bir de *millî derin devlet* varlığından hep söz ettik. Türkiye’nin, 12 Mart 1971 Muhtırası
ile kendini gösteren bu iki derin devlet arasındaki örtülü iktidar mücadelesine sahne olduğunu ısrarla ifade ettik. *
*Keza, 28 Şubat 1997 post modern darbesinin püskürtülüp tersyüz edilmesi sonucu *millî derin devletin* bu süreçte legalleşerek *millî devlet*konumuna geldiğini, sadece bu durumun henüz resmen ilan edilip meşruiyet kazanamadığını da hep ifade ettik. *
*İşte bu nedenledir ki şimdi *millî devlet,* Sabetayist Toplum oligarşisinin
*derin devlet* mensuplarına karşı devlet gücünü kullanıp çete ve mafya muamelesi yapabiliyor. Yani *millî derin devlet* resmi devlet konumuna geldiği içindir ki Sabetayist Toplum oligarşisinin *derin devletini *dağıtıp
* *illegal örgüt konuma düşürmüş, çete ve mafya muamelesi yapıyor! *
*Deli Yürek ve Kurtlar Vadisi dizileri, *millî derin devlet *ile Sabetayist * derin* *devlet* arasındaki iktidar mücadelesini dolaylı yoldan kamuoyuna yansıtarak konuya ilişkin fikir vermek için bir yöntem olarak kullanıla geliyor. Başka bir ifade ile *millî* *derin* *devlet*, Sabetayistlerin kurduğu *derin* *devleti* ve kullandığı mafya-çete örgütlerini benzeri yöntemlerle ortadan kaldırarak legal iktidarını tahkim edip nihayet devleti teke indirmeye çalışıyor. *
*Bu yürütülen kesinlikle ideolojik bir mücadele değil, bütünüyle bir iktidar
mücadelesidir. Bu, *Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde olduğu gibi Türkiye’yi Müslüman Türkler mi yönetecek, yoksa Cumhuriyet dönemindeki gibi Sabetayist Yahudiler mi yönetecek?* mücadelesidir. Gerisi teferruattır. *
*Ancak Yahudi Sabetayist Toplum adına hareket edenler paravan olarak kullandıkları *laikliği* öne çıkarıp tabulaştırmaya çalışırken; Müslüman Türk Toplumu adına hareket edenler *demokrasiye* vurgu yapıp öne çıkarmaya çalışıyorlar. Çünkü Sabetayist Toplum küçük bir azınlıktan ibaret olduğu için ancak* kurucu irade *adına bir zümre oligarşisi oluşturarak ülke yönetimini elinde tutabilir. Müslüman büyük çoğunluk ise demokrasi temelinde
iktidar olup ülke yönetimine hâkim olabilir ancak. Yani amaç ne *demokrasi*ne de *laikliktir*; iktidarı ele geçirmek veya sağlama almak için ikisi de araçtır. *
*Böyle bakılmadığı takdirde özellikle son gelişmeleri anlamak, izah etmek ve
herhangi bir ülke için normal kabul etmek mümkün değildir. Yoksa kazandığı bir seçim zaferi sonunda oylarını arttırarak ezici bir çoğunlukla geldiği ikinci dönem iktidarına ve içinden çıkardığı cumhurbaşkanına yönelik bir savcının çalakalem bir iddianame hazırlayıp bir yargı darbesi ile devirme girişiminde bulunması anlaşılır şey değildir. *
*Buna karşın Cumhuriyet Gazetesi başyazarı İlhan Selçuk’a *çete reisi*, üst düzey devlet görevlilerinde bulunmuş birtakım insanlara da *çete* demek olacak şey değildir. Nitekim İlhan Selçuk’un 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde sıkça Köşk’e çıktığı ve aralarında son derece içli-dışlı ilişkiler olduğu kamuoyunca biliniyordu. *Ergenekon’un 1 numarasının *ise bir eski genelkurmay başkanı olduğu imaları yapılıyor. Şimdi bir cumhurbaşkanına, bir genelkurmay başkanına, bir üniversite rektörüne İlhan Selçuk’un çeteleri demenin anlaşılır bir yanı var mı? *
*Öte yandan üst düzey devlet görevlilerinin içinde yer aldığı Ergenekon örgütünün İstanbul’un Anadolu girişindeki bir üçgende ve Ankara’ya girişlerden oluşan üçgende birtakım faili meçhul cinayetler işlediği iddiası
ciddi şekilde söz konusudur. Keza ortada boncuk gibi bir Susurluk olayı var,
korkunç Danıştay cinayeti var, MKE menşeli bomba ve silahların kullanıldığı ve çok miktarda yakalandığı bir dizi olay ve operasyon var… *
*Son olarak da Yargıtay Başsavcısının iktidara yönelik kapatma davası ile başlattığı yargı darbesi girişiminde dosya münderecatını Doğu Perinçek’in hazırladığına, dava açma talimatının İlhan Selçuk tarafından verildiğine dair devletin güvenlik güçlerinin elinde ciddi belgelerin olduğu iddiaları var. Zaten savcının ve güvenlik güçlerinin, ellerinde kesin kanıtlar olmadan
böyle bir baskınla bu tutuklamaları yapmaları için akıllarını peynir ekmekle
yemeleri gerekir. Hangi demokratik düzende seçimle gelip giden bir iktidarın
baskısı böyle bir şeyi yaptırabilir? *
*Bu durumda şimdi Yargıtay Başsavcısı da mı çete? Onu destekleyen Yargıtay Başkanı ve üyeleri de mi çete? Keza destek çıkan hukuk fakülteleri dekanları
da mı çete? *
*Ortada çok ağır suçlar işlenmiş olduğu doğru. Bunların organize suçlar olduğu da muhakkak. Bu organizasyonların devlet aygıtı içerisinde, yasa dışı
yöntemlerle oluşturulup yönetildiği de kesin. *
*Ancak sıradan vatandaşın zannettiği gibi ortada akıl almaz bir karışıklık yok. Çünkü ülkede yaşanan bir örtülü derin iktidar mücadelesidir. Bunu CHP lideri Baykal da olabildiğince açık ifade ediyor. Yani her şey bu iktidar mücadelesinde derinlerde konuşlanmış karşıt iki gücün varlığını gösteriyor. AKP iktidarı bu güçlerden birinin sahibi değil sadece bir aracıdır. *
*Siyasi iktidar mücadelesi bütünüyle bir savaş gibidir… Güçlü olan, galip gelen, üstünlük sağlayan iktidar olup meşruiyet kazanır; ötekiler yasa dışı örgüt, asi ve suçlu muamelesi görürler. Nasıl ki bir askeri darbe girişimi başarılı olduğunda meşruiyet kazanıp kendi yönetimini kurar, başarısızlığı halinde asi olarak suçlanıp yargılanırsa; sivil darbe girişimi de çok farklı
değildir. *
*Bu iktidar mücadelesinde gelinen noktada ağırlıklı güç, meşru yönetim ve devlet erki artık Müslüman Türk Toplumu adına siyaset yapanların eline geçmiştir, ülkeyi ve milleti de onlar temsil etme konumunda bulunuyorlar. Buna karşın sadece *kurucu irade *ve yürürlükteki anayasal/yasal mevzuat adına hareket edebilen Sabetayist Yahudi Toplumu ise bu mevzuatı yürütecek siyasi iktidar erkinden ve devlet aygıtından yoksun hale getirilmiştir. Hala
elinde mevcut bulunan güç, imkân ve vasıtalar da asla ülke yönetimini yeniden ele geçirebilecek yeterlilikte değildir. Bu durumda ancak tahribat yapıp zarar verebilir ama hiçbir şekilde asla sonuç alamaz. *
*Bunu görüp farkına varan güç odaklarının güçlü tarafa tıpkı kum saatindeki gibi akmaları kaçınılmazdır. *
*Esasen bu iktidar mücadelesinde, Sabetayist Toplum oligarşisinin uzun yıllardır sürekli güç kaybına uğrayarak sahip olduğu mutlak iktidar günlerinden gelerek bu çaresiz duruma düştüğü dikkate alınırsa direniş göstermesinin umut verici akıllıca bir yönü yoktur. *
*İlave bir handikapları da hedefine aldıkları AKP iktidarını ilk baştan beri
desteklemiş olmalarıdır. AKP iktidarı yeni işbaşına gelmiş de değil, ikinci döneminin başında ve artık oturup kökleşmiş durumadır. Önünde uzun bir iktidar süresi bulunması da büyük bir avantajıdır. *
*Göz ardı edilemeyecek bir husus da AKP’nin içinden bir Cumhurbaşkanı seçip * çıkamaz* denilen Çankaya’ya çıkarmış ve devletin baş koltuğunu ele geçirmiş olmasıdır. Önemli devlet kuruluşlarının başında bulunan Sabetayist Toplumun güvenceleri konumundaki unsurlar da bir bir yerlerinden uzaklaştırılmaktadırlar. Örneğin onların tabiriyle Merkez Bankası ve YÖK * kaleleri* *düşmüş* durumdadır*.* Diğerlerinin de art arda *düşmeye* devam edeceğinden şüphe yoktur. Hele bu agresifleşen mücadele ortamında sürecin daha da hızlandırılması kaçınılmaz olacaktır. *
*Sabetayist Toplumun DSP dışında güvenebileceği bir siyasi parti, TÜSİAD dışında kullanabileceği bir sivil toplum örgütü neredeyse kalmamış durumdadır. *
* Başta TRT olmak üzere medyanın büyük kısmı AKP iktidarı tarafından ele geçirilmiştir. Geri kalan medya organlarının hem iktidara hem de millet çoğunluğuna karşı bir mücadeleyi uzun süre sürdürebileceğini düşünmek hiç de
makul değildir. *
*Millet çoğunluğu denilince sadece AKP’nin aldığı % 46 küsur oy dikkate alınmamalıdır. Hiç kuşkusuz ki MHP’nin, DP’nin, Saadet Partisi’nin, BBP’nin oyları da bu mücadelede AKP iktidarı yanında sayılır. Lider kadrolarının parti yönetimlerini ellerinde tutmaları ve milletten oy almaları *laikçi mütegallibe kesime karşı milli iradeyi temsil eden iktidarın yanında yer almaları* halinde mümkündür. Yoksa 22 Temmuz Genel seçiminde DP ve ANAP’ın başına gelenler önümüzdeki yerel seçimde onların da başına gelebilir. *
*Sabetayist Toplumun yeterli bir dış desteği de yoktur. İsrail ve dünya siyonizmi ne kadar bastırırsa bastırsın; ne Avrupa Birliği ne de ABD bugün alternatifi dahi bulunmayan AKP iktidarını karşısına alıp Sabetayist Topluma
açıktan sahip çıkabilir, destek olabilir. Başsavcının açtığı kapatma davası da bir şekilde engellenmese bile aylar sürecektir. Bu uzun süreçte neler olabileceğini tahmin etmek bir yana *dereye su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar.* *
*Çok fazla bilinmeyen gayet önemli bir husus da ABD’de Başkan Bush liderliğindeki Beyaz Saray yönetiminin de Yahudi Lobileri ile çok ciddi ve agresif bir iktidar mücadelesi yürütüyor olmasıdır. Siyonist NEO-CON’ların tüm aleyhteki çabalarına rağmen Bush yönetimi AKP iktidarı ile bir stratejik
ittifak içerisindedirler. Yani Sabetayist Toplum için dışarıdan da gelebilecek pek bir yardım söz konusu değildir. Gelse bile bu hiçbir zaman açıktan, resmen ve yeterli düzeyde olmayacaktır. *
*Türkiye’yi ziyaret eden Başkan Yardımcısı Dick Cheney bize kalırsa ABD’deki
Yahudi Lobisi ve İsrail karşısında Türkiye ve Arap ülkelerinden destek arama
gezisine çıktı. Çünkü bu seçim yılında ölüm-kalım iktidar mücadelesi alabildiğine sürerken pek dış geziye çıkmayı sevmeyen Dick Cheney için kalkıp Irak ve Afganistan konularını dert edineceğini düşünmek çok isabetli değildir. Dick Cheney sadece Irak ve Afganistan sorunlarını bahane edip iç politikadaki mücadele için destek aramaktadır. Zaten dolaştığı ülkelerin Irak ve Afganistan konusunda pek ABD’nin derdine çare olacak halleri de yoktur. Bir tek Türkiye destek olabilir ki bunun da olmayacağı son derece net ve açık. *
*İlhan Selçuk bu durumu bildiği için ayakları yere değmiş gözüküyor. Nitekim
Uğur Dündar aracılığıyla Başbakan Erdoğan’a gönderdiği ve Star Tv ana haberde verilen mesaj bunu gösteriyor. *Başbakan’dan gerilimi azaltmasını istiyor* Sayın Selçuk… * *Ne demek; emri olur!*
*El-Aziz Gazetesi, Sayı:* *497*
DUNKU DAMAT FERIT YA BUGUNKULER?
FERTLER ÖLÜR, TÜRK MÝLLETÝ YAÞAR MÝLLÝ ÞEHÝDÝMÝZ BOÐAZLIYAN KAYMAKAMI KEMAL BEY
Kemal Bey, daraðacýnda haykýrdý: Ecnebi devletlere yaranmak için beni asýyorlar Kahrolsun böyle adalet!
Yarýn 10 Nisan 2008 Perþembe… Boðazlýyan Kaymakamý Kemal Beyin, Ermeni soykýrýmý iftirasýyla ipe gönde-rilmesinin 89. Yýldönümü. Ýngiliz, Fransýz ve Ýtalyanlara uþaklýk yapan Sadrazam Damat Ferit, Nemrut Mustafa Paþa ve Ermeniler… 10 Nisan 1919da, Perþembe günü, Beyazýt Meydanýnda yiðit bir Türk evladýný daraðacýna gönderdiler. Kemal Bey, sandalyesini tekmelemeden önce þöyle haykýrdý: Ecnebi devletlere yaranmak için beni asýyorlar. Eðer adalet buna diyorlarsa kahrolsun böyle adalet!… ….. Ve dün Unuttuk sandýlar… Asla! Unutacaðýz sanýyorlar… Asla!… Unutturacaðýz sanýyorlar… Asla! …..Ve bugün Ýktidar, 301. maddeyi deðiþtirmek için harekete geçti. Gerekçe; AB kriteri… Ecnebilere yaranacaðýz… Peki sonra!… Türkler 1 milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürdü demek serbest olacak. Demokrasi, insan haklarý ve çaðdaþlýk için… Tabii yerseniz.. Ama biz yemeyeceðiz… Türk milliyetçileri Kemal Beyi asanlarý unutmadý. Türk milletine ve Türklüðe soykýrýmý iftirasý atýlmasýna yol verenleri de asla unutmayacaktýr… Tarih bunu da kaydedecektir..
Kemal Beyin aziz naaþý, Türk münevverleri týbbiyeliler tarafýndan evinden (üstte) alýnarak, Sirkeciye kadar (altta) omuzlarda taþýndý. Cenaze, babasý Arif Bey (öndeki) tarafýndan sandalla Kadýköye geçirilerek Kuþdilindeki Mahmut Baba Mezarlýðýnda topraða verildi.
Milli Þehidimizi anýyoruz, 301. madde deðiþiklik önerisini kýnýyoruz…
MÝLLÝ ÞEHÝDÝMÝZ KEMAL BEY 89 YIL ÖNCE EMPERYALÝST BASKILARA KURBAN EDÝLDÝ
Son sözleri ile milli direniþin kývýlcýmý oldu idamý Anadoluda milli bir hareketin doðmasýna sebep olan Kemal Beyin uðradýðý haksýzlýk Türk milletinin canla baþla yürüttüðü Milli Mücadeleyi derinden etkiledi. Anadoluda kendi istiklali için çalýþan, uðraþan ve can kan veren bir halkýn ilk kurbaný oldu. Anadoluda kurtuluþ hareketi baþladý.
* Celal ÖCAL Ýþgalci Rus ordusuyla iþbirliði yaparak Türk Ordusunu arkadan vuran, masum halka katliam uygulayan Taþnak çetelerine karþý dönemin askeri yöneticileri ; Osmanlý Hükümetine, Rus ve Balkan ülkelerinin Türklere yaptýðý gibi Ermenileri Ruslarýn üzerine sürme veya cephe gerisine sevk etme tercihini sunar. Osmanlý hükümeti harp döneminde alýnabilecek barýþçý tedbirlerden biri olan geçici sevk ve iskan kanununu çýkarýr. Bir kýsým Ermenileri ülkenin güvenli bölgelerine nakleder. Bu kanunun gereðini uygulayan Türk yöneticileri mahkemeye verilir, önce suçsuz bulunur. Istanbulun iþgal edildiði Damat Ferit hükümetinin iþbaþýnda bulunduðu bir ortamda, Ýngilizlerin baskýsýyla uygulanan kurban arama siyaseti sonucunda, Türk yöneticiler hakkýnda yeniden soruþturma açýlýr. Ýtilaf devletlerinin kontrolündeki Ýstanbulda Ermenileri göç ettirmeye zorlama suçu bahane edilerek vatanseverler her yerde aranýr, sýkýþtýrýlýr. Yargýlamalar Ermeni intikam hareketine dönüþür. Daha sonra Atatürk ve silah arkadaþlarý hakkýnda da idam kararý verecek olan Nemrut Mustafa Divan-ý Harbi; Ermeni yalancý þahitlerin delaletiyle Boðazlýyan Kaymakamý Mehmet Kemal Bey, Urfa Mutasarrýfý Mehmet Nusret Bey, Diyarbakýr Valisi Mehmet Reþit Bey hakkýnda idam kararý verir.
Beyazýtta infaz Dr. Mehmet Reþit Bey soruþturma devam ederken Bekir Aða Bölüðünden kaçar, yakalanacaðýný anladýðý anda 6 Þubat 1919 günü intihar eder. Ýlk idam edilen Boðazlýyan Kaymakamý Mehmet Kemal Bey olur, oysa görevini yapmakla yöre halkýný katliamdan kurtarmýþtýr. Hüküm 10 Nisan 1919 günü Beyazýt Meydanýnda yerine getirilir. Urfa Mutasarrýfý Mehmet Nusret bey de 5 Agustos 1920 günü idam edilir. Mehmet Kemal Bey idam sehpasýnda son sözlerini söyler, etkileyici bir konuþma yapar yazýlý vasiyetini de teslim eder. Milletine hesap verir. Çocuklarýmý asil Türk milletine emanet ediyorum eminim bu kahraman millet gereðini yapacaktýr der. Meydaný bir matem manzarasý sarar. Her adýmda artan cenaze alayýnýn geçtiði sokaklarda evlerden kadýnlar hýçkýrarak gözyaþlarýyla mateme iþtirak eder. Ýnfaz normal uygulamanýn aksine sabaha karþý deðil, öðleden sonra yapýlmýþtýr. Her gün yaptýðý gibi cezaevine oðlunu ziyarete giden babasý Arif Bey Beyazýd Meydanýndan geçerken oðlunun idam edildiðini görür, çýlgýna döner. Cenaze kendisine teslim edilir.
Millet sahiplendi Bu hadise Kemal Beyi bir millet kahramaný mertebesine yükseltir. Merhumun naaþý milli bir kurban gibi, daraðacýndan Türk gençliðinin muhabbetli kollarýna düþer. Bir kýsým gazeteler Kemal Beyin idamýný geniþ bir þekilde yayýmlar. O devire göre alýþýlagelmiþin dýþýnda cenaze töreninde çelenk taþýnýr, fotoðraf çekilir, tabuta Türk bayraðý örtülür, intikam yeminleri edilir. Ýngilizlere hoþ görünmek, yaranmak maksadýyla gerçekleþtirilen idam kamu vicdanýný derinden yaralar ve çok önemli sonuçlarý da beraberinde getirir. Boðazlýyan Kaymakamý Mehmet Kemal Beyin idamý Mütareke dönemi Ýstanbulunda ortaya çýkan ilk protesto gösterisi, idam sehpasýndaki siyasi vasiyet niteliðindeki son sözleri de milli direniþin kývýlcýmý olur. Istanbulun iþgal altýnda olduðu bir ortamda düzenlenen cenaze törenine bir Türk askeri birliði eþlik eder. Milletin masum kurbanýna bir baþka kaynaða göre Türklerin büyük Þehidi Kemal Bey yazýlý çelenk taþýnýr. Tabut geçerken Kadýköy karakolunun zaptiye efradý bayraðý yarýya indirerek askeri tören yapar. Askeri Týbbiye öðrencileri, Mülkiyeliler, eski Teþkilat-ý Mahsusa ve Mim Mim grubu mensuplarý, çok kalabalýk bir halk kitlesi cenazeye katýlýr, Ýngilizler halkýn gösterdiði ilgiden telaþa düþer. Halk kendi arasýnda Þehit ailesi için yardým toplar.
Meclisten vefa Mehmet Kemal Bey gibi maðdur duruma düþen bütün Þehit aileleri için Atatürkün TBMM, Türk milletinin kadirþinaslýk ve vefa duygularýnýn ifadesi olur. TBMM 27 Haziran 1926 tarih 405 sayýlý resmi gazetede yayýmlanarak yürürlüðe giren kanunla Ermeni suikast komiteleri tarafýndan þehit edilen veya bu uðurda duçar-ý gard olan ricalin ailelerine verilecek emlak ve arazi hakkýnda kanun çýkartýlýr. Talat Paþa, Cemal Paþa, Cemal Azmi Bey, Bahaeddin Þakir, Cemal Paþanýn yaverleri Süreyya ve Nusret Bey, Sait Halim Paþanýn ailelesi olan 21 kiþiye maaþ baðlanýr. Ayný þekilde Tehcir meselesinden dolayý Nemrut Mustafanýn riyaset ettiði Divan-ý harb kararýyla idam edilen rical ve efrad-ý ailesi hakkýnda kanun çýkartýlýr. Urfa mutasarrýfý Nusret Bey, Boðazlýyan Kaymakamý Kemal Bey ve Reþit Beyin aile fertlerinden yirmi kiþiye de aylýk baðlanýr. Meclis þehit ailelerine Milli Emlakdan deðil, firari Ermenilerin emvali metrukesinden yardýmda bulunmaya özen gösterir. Kanun teklifinin 1.maddesi Ermeniler tarafýndan siyasi maksatlarla þehit edilen Türk rüesayý siyasiyesinin zevce veya çocuklarýna Ermeni emval ve emlaki metrukesinden bir mesken temlik olunur. Ýkinci madde Ýþbu meskenin kýymet ve mahiyeti, þehit edilen zevatýn en müreffeh zamanýndaki hal ve þaný nazarý dikkate alýnarak takdir olunacaðý açýklanýr. Atatürkün TBMM ilgili kanunun gerekçesini; Memleketin kurtuluþunu, geleceðini, saadetini ilerleme ve geliþmesini hayat tarzý kabul eden ve suikaste maruz kalarak þehit edilen yöneticilerin geride býraktýðý eþ ve çocuklarý milletin ve devletin emanetindedir. Büyük idealler peþinde hayatlarýný feda eden büyük insanlarýn aile ve evlatlarýnýn acýlarýný teselli etmek, onlarý mükafatlandýrmak benzerlerini gayrete getirmek ve milletin þükran hislerini göstermek, kuvvetlendirmek, onlarýn fakir fukara durumuna düþmemesi için gereðini yapmak. (1) þeklinde açýklar. TBMM bu kanunlarý çýkartýrken Ermeni komiteleri tarafýndan görevi gereði hedef olarak seçilen veya düzmece mahkemelerde yargýlanarak idam olunan tek suçlarý devlete hizmet etmek için çabalamak olan yetkililerin geriye býraktýklarýnýn yanýnda olduðunu vurgular. Suç iþleyerek firar eden Ermenilerin mallarýndan bir kýsmýný þehit ailelerine veren kararýyla Meclis þehitlerin bu cezalarý hak etmediklerini, mahkeme kararlarýnýn düzmece olduðunu ve esas suçlularýn Ermeni komiteleri olduðunu gösterir. Türkiye Cumhuriyeti Þehitlerine sahip çýkarak Ermeni çeteleri ve taraftarlarýna gözdaðý verir. Bu þekilde sözde soykýrým iddialarýnýn düzmece olduðunu ve suçlu görülerek idam edilen veya suikaste kurban edilenlerin de bir suçlarý olmadýðýný Meclis kararýyla teyid eder. TBMM 25 Aralýk1921 de eski Urfa Mutasarrýfý Nusret Beyi çýkarttýðý bir kanunla Milli Þehit ilan eder. 14 Ekim 1922 tarihinde çýkarttýðý bir kanunla Mehmet Kemal Beyi de Milli Þehit ilan etti. Eþ ve çocuklarýna vatani hizmet tertibinden ömür boyu Þeref aylýðý baðlar.
Atatürkten övgü Mehmet Kemal Beyin idamý Anadoluda milli bir hareketin doðmasýna sebebiyet verir. TBMM Kemal Beyin idamý neticesinde doðar. Anadolu da kendi istiklali için çalýþan ve uðraþan kan döken bir halkýn ilk kurbaný olur ve Anadolu da hareket baþlar. Kemal Beyin uðradýðý haksýzlýk Türk milletinin canla baþla yürüttüðü Milli mücadeleyi derinden etkiler. Kemal Beyin kýzý merhum Müþerref Gürencinin anlattýðýna göre, Atatürk, dedesini Konyada kabul eder. Atatürk - gel bakalým devletin babasý. Arif Bey - Aman Paþam devletin babasý sizsiniz. Atatürk - Sen öyle bir evlat yetiþtirdin ki oglun bu meþaleyi tutmasaydý biz ateþi yakamazdýk. Iþýk tutan senin oðlundur der. Hepimizin hatýrýný sorar ve dedeme evlatlarýný baba ver ben ilgileneyim teklifinde bulunur. Dedem - Onlar bana vediadýr Paþa Hazretleri siz iaþelerini temin edin cevabýný verir. Atatürk - Istanbula git 20000 liralýk bir mülk beðen, yalnýz Ermeni malý olsun. Þeklinde bir konuþma geçtiðini bize de nakletmiþti.
Duyarsýz siyasiler Günümüzde Emperyalizmin asýlsýz Ermeni soykýrýmý iddialarýný sahiplenen çevreler, kitaplarýnda Milli Þehit Mehmet Kemal Beyi kasap ve katil sýfatlarýyla anmaktadýr. Söz söyleme durumundaki yetkililer ise tehcirden sorumlu tutulanlar idam dahil çeþitli cezalara çarptýrýldýlar diyerek konu geçiþtirilmektedir. Fakat hiçbiri Atatürkün TBMM nin çýkarttýðý kadirþinastlýk ve vefa örneði kanunlara deðinmemektedir. Günümüz siyasetçilerinin de Milli Þehit Mehmet Kemal Bey ve arkadaþlarýný , ilgili kanunlarý sahiplenecek bilgi ve cesaretleri yoktur. Türklüðü savunuyor görüntüsü arkasýnda kaçak güreþmektedirler. Nitekim yakýn tarihte vefat eden Boðazlýyan Kaymakamý Milli Þehit Mehmet Kemal Beyin kýzý Müþerref Gürenci hanýmefendi, her iki kanun gurubundan hayatta kalan son þahsiyet þehit emaneti, en yaþlý þehit kýzý olma özelliði konumunda iken, ilgililerin ilgisizliðini yaþadý. Türk Dünyasý Kültür ve Ýnsan Haklarý Derneði Þeref üyesi olan Müþerref Gürenci Hanýmefendiyi tanýtma yönünde projeler üretti. Dernek, asýlsýz soykýrým iddialarýna karþý Türk devletinin kesin tavrýný gösterecek bir davranýþla Milli Þehidimiz Mehmet Kemal Beyin þahsýnda Müþerref Hanýma Devlet Övünç Madalyasý verilmesi konusunda M.S.B Vecdi Gönüle öneride bulunuldu. Sýradan bir cevap geldi.! Plaketi çok gördüler Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Tuncer Kýlýnç, Yiðit Alpogan, Cumhurbaþkaný Abdullah Gül ilgili kanunlar belirtilerek en yaþlý þehit kýzýný ziyaret etmelerinin Türk milleti adýna saygý ifadesi olacaðý belirtilerek, bilgilendirildi. Cevap alýnamadý.! Boðazlýyan Kaymakamý Milli Þehit Kemal Beyin idam edildiði Beyazýt Meydanýna uygun bir yere plaket konulmasý giriþimine de Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi izin vermedi.! Son söz; Ermeni soykýrýmý yaptýðýmýzý kabul etmeye yakýn çevreler ve siyasetçiler Atatürkün TBMM nin kadirþinaslýk vefa örneði kanunlarý yok kabul edecek kararlarý alamazlar. 10 Nisan 1919 Boðazlýyan Kaymakamý Milli Þehit Kemal Beyin idamýnýn 89.ncü yýldönümüdür. Merhum Mehmet Kemal Bey Emperyalizmin asýlsýz soykýrým iddialarýna karþý Türklüðün fedakarlýðýnýn, kararlýlýðýnýn ifadesi sembol þahsiyettir. Saygý ve rahmetle anýyoruz.
Faydalanýlan kaynaklar: 1- TBMM nin Ermeni Komiteleri tarafýndan Þehit edilenlerin ailelerine yaptýðý yardýmlar. Yrd.Doç.Dr.Erdal AÇIKSES Ermeni Araþtýrmalarý S.6 2002 2- Türk Dünyasý Tarih Dergisi-Milli Þehit Kaymakam Kemal Beyin kýzýyla sohbet -Celal ÖCAL 1994 Nisan 88 S.38 3- Ermeni Tehciri ve Boðazlýyan Kaymakamý Mehmet Kemal Beyin yargýlanmasý -Necdet BÝLGÝ S.IX 4- Malta Belgeleri Ýngiltere Dýþiþleri Bakanlýðý Türk Savaþ Suçlularý Dosyasý -Vartkes Yeghia
Merhumun naaþý milli bir kurban gibi, daraðacýndan Türk gençliðinin muhabbetli kollarýna düþtü. O devire göre alýþýlagelmiþin dýþýnda cenaze töreninde çelenk taþýnýr, fotoðraf çekilir, tabuta Türk bayraðý örtülür, intikam yeminleri edilir. Boðazlýyan Kaymakamý Mehmet Kemal Beyin idamý sonrasýnda düzenlenen cenaze töreni Mütareke dönemi Ýstanbulunda ortaya çýkan ilk protesto gösterisiydi.
Kýzýnýn cenazesinde vefasýzlýk Çocuklarýný Türk Milletine emanet eden Kaymakam Kemal Beyin kýzý Gürencinin cenazesine Ankaradan katýlan olmamýþtý
Milli þehidimiz Boðazlýyan Kaymakamý Kemal Bey, soykýrýmý yalanýyla suçlanýp 10 Nisan 1919da Ýstanbul Beyazýt Meydanýndaidam edilmiþti. Sandalyesini tekmelemeden önce, Çocuklarýmý asil Türk Milletine emanet ediyorum diyen Kemal Beyin emanetlerinden biri olan kýzý Müþerref Gürenci, Þubat 2008de Ýzmirde hayatýný kaybetti. Son yolculuðuna Alsancak Hocazade Camisinden uðurlanan Gürenci Hanýmefendinin cenaze törenine katýlanlarýn gözleri, Ankaradan beklenen yetkili zevatý aradý… Ama nafile, emanete sahip çýkmadýlar. Müþerref Gürencinin tabutunu, Ýzmir Valisi Cahit Kýraç ile Ýzmir Büyükþehir Belediye Baþkaný Aziz Kocaoðlu omuzladý. Milli Emanetimiz, eþi Ýhsan Gürencinin yanýna defnedilmek üzere Bornova Mezarlýðýna götürülürken, vefasýzlýða isyan eden vatandaþlar gözyaþlarýna hakim olamadý.
Türklüðe küfredenler baþtacý Kültür Bakanlýðý, Türkiyenin tanýtýmlarýný Türke soykýrýmý iftirasý atan Orhan Pamukla yaparken, Cumhurbaþkaný Abdullah Gül de Baba ve Piçin yazarý Elif Þafaký Köþkte aðýrladý
Türler, 1 milyon Ermeniyi, 30 bin kürdü katletti iftirasýný atan Pamuk, 301den yargýlanmýþtý. Þimdi Türkiyenin tanýmý Pamukla yapýlýyor.
301lik Þafak, Çankayada onur misafiri oldu Çankaya Sofralarý adý altýnda deðiþik isimlere Köþkte yemek veren Abdullah Gülün konuklarý arasýna, Baba ve Piç romanýnda Türklüðe hakaret ettiði gerekçesiyle TCKnýn 301. maddesinden yargýlanan Elif Þafak da girmiþti. Gülün bilim, kültür ve sanat alanlarýnýn önde gelen isimleriyle fikir alýþveriþinde bulunmak için baþlattýðý yemeðin ikincisinde, Þafakýn yaný sýra, Adalet Aðaoðlu, Selim Ýleri, Hilmi Yavuz, Doðan Hýzlan ve Rasim Özdenören de hazýr bulunmuþtu. Hilmi Yavuz, TCKnýn 301. maddesine de deðinen edebiyatçýlara Gülün, 301. madde Mecliste bir hafta içinde yasalaþacak sözünü verdiðini söylemiþti. Elif Þafakýn yazdýðý Baba ve Piç romanýnda þu ifadeleri kullanmýþtý: Bütün akrabalarýný 1915te kasap Türklerin ellerinde kaybetmiþ soykýrýmzede bir sülalenin torunuyum… Sýradan Türklerle ne konuþacaksýn; eðitim görmüþleri bile ya milliyetçi ya cahil… …Sen kalk gel Orta Asyadan, dal Anadolunun baðrýna, sonra bir bakmýþsýn her yerdeler. Orada yerleþik milyonlarca Ermeniye ne oldu? Asimile edildiler, eridiler, yetim býrakýldýlar, sürüldüler, mal mülklerinden oldular… Sopalarla balta saplarýyla dövülmüþler bazýlarý açlýktan ölmüþ bazýlarý da öldürülmüþ… Elif Þafak, yargýlandýðý davadan beraat etmiþti.
Pamuk, Bakan Ertuðrul Günayýn gözdesi durumunda
* Selda Öztürk KAY Avrupa Birliðinin dayatmasýyla Türklüðe hakarete ceza öngören TCKnýn 301. maddesini deðiþtirmek için ataða kalkan AKP iktidarý döneminde, soykýrým iftirasýný atan ve Türke küfür edenler el üstünde tutuldu. 40 yýllýk CHPli, yeni AKPli Kültür ve Turizm Bakaný Ertuðrul Günay, yurtdýþýnda Türkiyeyi, Türkler 1 milyon Ermeni ve 30 bin Kürtü öldürdü iftirasýný atan Orhan Pamukla tanýtýyor. Türkiyenin onur konuðu olduðu Almanyadaki Frankfurt Kitap Fuarýnýn açýlýþý küfürcü Orhan Pamuk tarafýndan yapýlacak. Soldan saða savrulan Kültür Bakaný Ertuðrul Günay, bununla da yetinmeyip, turist çekmek için Ýsveç sokaklarýný Pamuklu afiþlerle donatmýþtý.. Türkiyenin Ýsveç Büyükelçiliði Tanýtma Müþaviri Aybala Daðaþan, Ýsveçten Türkiyeye gelen turist sayýsýnýn dikkat çekici þekilde arttýðýný öne sürerek, Ýsveçlilerin Türkiyeye ilgisinin artmasýnda Orhan Pamukun Nobel Edebiyat Ödülü almasý tartýþmasýz bir faktör demiþti. Orhan Pamuk, Das Magazin adlý haftalýk Ýsviçre dergisine verdiði bir röportajda, Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden baþka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi açýklamasýnda bulunmuþtu. Türk milletine iftira atan Orhan Pamuk, bu hizmetlerinin karþýlýðýnda hem Nobelle ödüllendirildi. Türke küfür etmenin karþýlýðýnda, Nobel Edebiyat Ödülüne layýk görülen Pamuk, 1 milyon 360 bin dolarlýk ödülün de sahibi olmuþtu. Servete konan Pamuk, hayatýýnýn büyük bölümünü geçirdiði New Yorkta 1.8 milyon dolara ev satýn almýþtý.
Ýþte Türk milletine diðer hakaretler Hrant Dink 13 Þubat 2004 tarihli Ermenistanla tanýþmak baþlýklý yazýsýnda þunlarý söylemiþti: Türkten boþalacak o zehirli kanýn yerini dolduracak temiz kan, Ermeninin Ermenistan ile kuracaðý asil damarýnda mevcuttur…. Cinayete kurban giden Agos Gazetesi yazarý Dink, Türklüðe haraketten 6 ay hapse mahkum olmuþ, ancak cezasý ertelenmiþti.
Perihan Maðden Perihan Maðden hakkýnda halký askerlikten soðutmakgerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuþtu. Maðdenin Aktüeldeki yazýsýnda …Coðrafi þartlarý ve sýnýrlarý ayrý ayrý göz önüne getirilip düþünüldüðünde ülkemiz açýsýndan zorunlu askerliðin ne denli önemli olduðu açýkça ortaya çýkmaktadýr…
Aram Yayýncýlýk ABDli Yazar John Tirmanýn Savaþ Ganimetleri: Amerikan Silah Ticaretinin Ýnsani Bedeliadlý kitabýný Türkçeye çevirdikleri gerekçesiyle 21 Eylül 2006da Ýstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki davada Aram Yayýncýlýk Sahibi ve Sorumlu Yazýiþleri Müdürü Fatih Taþ, kitabýnýn çevirmenleri Lütfi Taylan Tosun ile Aysel Yýldýrým ifade vermiþti. Yayýnda Atatürkün anýsýna alenen hakaret edildiði, Türklük aþaðýlandýðý ddiasýnda bulunulmuþtu.
Arat Dink 12 Ekim 2007de Türklüðü aþaðýladýklarý gerekçesiyle yargýlanan Agos Yazý Ýþleri Müdürü ve Hrant Dinkin oðlu Arat Dink ve Ýmtiyaz Sahibi Serkis Seropyan TCK 301 uyarýnca 1er yýl hapis cezasýna çarptýrýlmýþtý. Cezalar sanýklarýn sabýkalarý olmadýðý göz önüne alýnarak ertelenmiþti. Dava, Hrant Dinkin 1915 olaylarýna iliþkin sözlerinin Agosta yer almasý üzerine açýlmýþtý.
__________________________________________________ Do You Yahoo!? Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around http://mail.yahoo.com
BU GÜNÜN GEÇMÝÞÝNDE
11..gif
BU GNN GEMNDE
9 NSAN 1588- Byk Trk mimar Mimar Sinan 92 yanda ld. 1932- lk kadn hakim Mrvvet hanm Adana’da greve balad. 1936- stanbul Telefon irketi devlete satn alnd. 1945- Trkiye’de yerli ampul retimi balad. 1950- lk Trk karikatrclerinden Cemil Cem stanbul’da ld.. 1952- ehir Tiyatrolar Mdrlne, stanbul Emniyet 3. ube mdr grevinde iken, Orhan Hanerliolu getirildi. 1958- CHP’nin yayn organ Ulus gazetesi nc kez kapatld. Kapatmaya, Ankara Milletvekili Blent Ecevit’in bir yazs yol at. 1979- Trkiye’de ilk kez bir hastann kulana kkrdak nakli yapld. 1982- Kbrs Bar Harekat srasnda Dileri Bakanl yapan Prof. Dr. Turan Gne 61 yanda ld. 1982- Antkabir Mdrl, Antkabir Komutanlna dntrlerek Genelkurmay Bakanlna baland. 1985- Tiyatronun ilk kadn oyuncularndan aziye Moral 82 yanda stanbul’da ld. 1985- Kapatlan Milliyeti Hareket Partisi Genel Bakan Alparslan Trke, 4,5 yl tutuklu kaldktan sonra tahliye edildi. 1988- air, gazeteci, yazar evket Rado ld. ”mit Dnyas” nl yaptlar arasndayd. 1991- Grcistan’da yaplan halk oylamasyla Sovyetler Birlii’nden bamszlk karar alnd. 1993- Tercman gazetesi sahibi Kemal Ilcak, beyin kanamas geirerek ld. 1998- Mekke yaknlarnda Mina’da 180 hac aday eytan talama srasnda yaanan izdihamda yaamn yitirdi.
Neco Spactic Team
_____
I am using the free version of SPAMfighter for private users. It has removed 6697 spam emails to date. Paying users do not have this message in their emails. Try SPAMfighter for free now!
HEPÝMÝZ BÝR ATATURKUZ YA ISTIKLAL YA OLUM
CIA’cinin penceresinden laiklik AKP ve Fethullah Glen Reha Muhtar Ekleme: 08.04.2008
Yalanda snr tanmayan Star’a gre Akdeniz niversitesi’ndeki provokasyonun arkasnda ‘Ergenekon’ ve i Partisi Lideri Dou Perinek varm! Ekleme: 08.04.2008
“ABD Trkiye’ye mdahale etmeli” Ekleme: 08.04.2008
Ergenekon’daki arkada… Cazim GRBZ Ekleme: 08.04.2008
Kimi kandryorlar? KURTUL ALTU Ekleme: 08.04.2008
ABD EMPERYALZMNN BR ALET OLARAK FETHULLAH GLEN RGT Adnan Akfrat Ekleme: 08.04.2008
Ergenekon Serdar Akinan Ekleme: 08.04.2008
Ovadaki bilisizler Ceyhun BALCI Ekleme: 08.04.2008
Ruhu rtlen millet Rza Zelyut Ekleme: 08.04.2008
Srtmzda kimler var? Yiit Bulut Ekleme: 08.04.2008
Haydi CHP’ye muhalefet retelim Can Atakl Ekleme: 08.04.2008
‘TRKYE’NN ZM’ HAPSEDLEMEZ! Ekleme: 08.04.2008
VATANDA VE A DERDNDE, BABAKAN BAKA LERLE URAIYOR Ekleme: 08.04.2008
HALK HPNOZTO MU OLDU? Burhan zbey Ekleme: 08.04.2008
Ahmet Hakan’a Glen sorgusu Ekleme: 08.04.2008
Hakl olan deil, alan kazanr! Mustafa Mutlu Ekleme: 08.04.2008
ULEMAYA MI SORMALI? Tamer Uysal Ekleme: 08.04.2008
Nadir Eyinnen ULUSAL GLERN BRL -7 (Ordu + Millet Denklemi) Ekleme: 08.04.2008
Batnn Bizi Ynetmesinin Ad, Demokrasi Oldu! Blent Esinolu Ekleme: 08.04.2008
Sa-Sol Yok ki… KRAN SONER Ekleme: 08.04.2008
‘Dmen sola krlmal’ Ekleme: 08.04.2008
‘Senin tiynetinde rvet varsa…’ Ekleme: 08.04.2008
Genel grev ars Ekleme: 07.04.2008
DENIZLI’DE BULUNAN DEMOKRATIK TOPLUM ORGUTLERINDEN DEVLETE ,BASINA VE KAMUOYUNA SESLENME VAR Ekleme: 07.04.2008
Yarg le Dorudan, Ordu ile Dolayl, i Partisi ile Operasyonel Ekleme: 07.04.2008
DOU PERNEK’N POLSTE VED FADE Ekleme: 07.04.2008
Mahir Kaynak’n MHP ile ilgili operasyon iddias! Arslan BULUT Ekleme: 07.04.2008
Sadece AKP deil, yerine kurulacak olan da kapatlr! Sabahattin NKBAR Ekleme: 07.04.2008
niversiteler 12 Eyll ncesine mi dnyor? Ekleme: 07.04.2008
lhan Seluk’un Sorgulanmas BRAHM YILDIZ Ekleme: 07.04.2008
‘AB Srecinin’ Bozulmasndan Kimler Korkuyor? EROL MANSALI Ekleme: 07.04.2008
‘Amele Birlii’nden ‘i Sigortalar’na YILMAZ PAL Ekleme: 07.04.2008
NE BYOGRAF AMA… Ekleme: 07.04.2008
AB: Yarg Darbesi Var… AKP: AB’ye Sarlacaz! MUSTAFA BALBAY Ekleme: 07.04.2008
SYANIMIZ VAR! Burhan zbey Ekleme: 07.04.2008
Hata Yaptnz Komutanm! Cumhur UTKU Ekleme: 06.04.2008
‘Devcikler’in grmek istemedii Daver DARENDE Ekleme: 06.04.2008
Trkiye Sosyalizmi DENZ KAVUKUOLU Ekleme: 06.04.2008
Enitem Beni Neden pt? IIL ZGENTRK Ekleme: 06.04.2008
Tarih, Ulus Bilinci1 ORHAN BURSALI Ekleme: 06.04.2008
Trkiye’yi Kim Ynetiyor? CNEYT ARCAYREK Ekleme: 06.04.2008
Irak’ta 6 milyon yetim Ekleme: 06.04.2008
Avrupa Birlii’ne gre i Partisi terrist, PKK terrist deil! Ekleme: 06.04.2008
“Ulusalc tehlike!” Mehmet Bedri Gltekin Ekleme: 06.04.2008
Cumhuriyetin eker fabrikalar Mahmut KPER - Metulurji Mhendisi Ekleme: 06.04.2008
BYK MLL EGEMENLK BULUMASI N TANDOAN’A! Ekleme: 06.04.2008
SMURGECILIGIN YENI BOYUTLARI Ali Kinali Ekleme: 06.04.2008
Ulusal harekat senaryosu Erdal SARIZEYBEK Ekleme: 06.04.2008
Bu kitab yazarak yaadklarmla bartm Glden AYDIN Ekleme: 06.04.2008
Farkl bir sorgulama! Ekleme: 06.04.2008
SAGLIK ICIN: ZEYTINYAGI Ekleme: 06.04.2008
KRT KANI ZERNDEN IKAR SALAYANLAR Ahmet Turan Gne Ekleme: 06.04.2008
1919 YAZINDA ANADOLU HALKI Burhan zbey Ekleme: 06.04.2008
Hkmetin stratejik baarszl Dr. Burak INAR Ekleme: 06.04.2008
Federasyonun n hazrl Prof. Dr. Nadim MACT Ekleme: 06.04.2008
Nazilerin ‘yakma gelenei’ Ali KLEB Ekleme: 06.04.2008
Son 5 yllk AKP dneminde yabancya toprak sat ikiye katland Ekleme: 06.04.2008
Kbrs politikasn ben anlamyorum… Yiit Bulut Ekleme: 05.04.2008
Milli rade ve Babakan Alev COKUN Ekleme: 05.04.2008
Liberal Tosuncuklar… HKMET ETNKAYA Ekleme: 05.04.2008
BOSAL S YALNIZ DELDR! Ekleme: 05.04.2008
ANITKABR BR NSANLIK ANITIDIR… Erman cal Ekleme: 05.04.2008
6 yldr not dmemiti! Necati Doru Ekleme: 05.04.2008
AKP’nin suu! Mustafa Mutlu Ekleme: 05.04.2008
Seks, kat ve kariyer… Ekleme: 05.04.2008
Kaz Dalar’nda eylem gn OZAN YAYMAN Ekleme: 05.04.2008
Cumhuriyet Kendini Savunuyor ATAOL BEHRAMOLU Ekleme: 05.04.2008
AB smrge valisi gibi davranyor Ekleme: 05.04.2008
‘Yiyin Birbirinizi’ Laf 12 Eyllclerindir ERCAN YELYURT Ekleme: 05.04.2008
TARHE KAZINAN SATIRLAR Av.A.Erdem Akyz Ekleme: 05.04.2008
Gaf Ceyhun BALCI Ekleme: 05.04.2008
Teekkrler Avrupa… Rza Zelyut Ekleme: 05.04.2008
rkntnn Yansmas… Erhan KARAESMEN Ekleme: 04.04.2008
BERNANKE’DEN EKNGEN TRAFLAR_Dr.Noyan UMRUK Ekleme: 04.04.2008
k: AKP’nin Karsna Seenek retmek! MUSTAFA BALBAY Ekleme: 04.04.2008
Gzaltlar Avrupa’ya Turnusol Yksel PAZARKAYA Ekleme: 04.04.2008
AKP Kapatlacak EMRE KONGAR Ekleme: 04.04.2008
Trk-, iiyi yalnz brakt Ekleme: 04.04.2008
Kzldere’ye ‘dayakl’ anma Ekleme: 04.04.2008
Besleme Basn (II) MT ZLEL
Bu darbedir!…
MAHIR KAYNAK TAN DARBE VE ERGENEKON!
DOLMABAHCE ICIN LAIKCILER GENELKURMAY ERDOGANA TESLIM OLDU DINI BUTUNLERDE ERDOGAN BUYUKANIT A TESLIM OLDU DEDILER!
Sorun sadece kapatma davasi mi? Mahir Kaynak a gore degil.. Eski istihbaratci esas meseleyi acikladi.
Ergenekon sorusturmasi, parti kapatma Guneydogu sorunu ve Turban krizi.. Turkiye nin gundemenin ust siralarini mesgul eden hasas konular.. Eski MIT ci Mahir Kaynak operasyondan bahsetti.
Peki bu ne anlama geliyor? Kaynak, Kurt sorununun meselenin odak noktasini olusturdugu iddiasinda. konusan Kaynak, Kurt sorunu cozulurse Turkiye uzerinde operasyonlarin yapilamayacagini soyluyor.
IKI AMACI VAR
Bunun iyi hazirlanmis bir operasyon oldugu ortada. Bu gercegi anlamak icin partinin kapatilmasinin hangi sonuclari doguracagini irdelemek gerekir. Operasyonun iki amaci var; birincisi Turkiye nin dunya uzerindeki konumunu degistirmek. kincisi, AK Parti nin Guneydogu da guclu oyu var, bu da demek oluyor ki, Erdogan Kurt sorununu cozebilir. Bunun engellenmesi icin AK Parti nin kapatilmasi gerekiyor.
KAPATMA DAVASININ USTUNDE
Bugune kadar Kurtlere karsi yurutulen politika; onlari yabanci ve surekli ayrilmayi dusunen bir tehlike goren bir zihniyet vardi. Problemler gormezlikten gelindi ve surekli itham edildi. Hic kimse Kurt ne diyor diye sormadi. Erdogan Kurt ne diyor, diye soruyor. Evet, ama davayi acanlarin bu operasyonun icinde oldugu iddiasinda degiliz.
OPERASYONUN SAHIPLERI
Operasyonu telkin edenler var. Bir kademeye kadar davayi telkin eden ve acanlar esas itibariyle Turkiye nin gidisatindan ve laikligin zaafa ugramasindan sikayetci olabilir ama daha ust kademede bu uluslararasi bir olaydir. Kurt meselesinin cozulmesi buyuk gucler tarafindan hos karsilanmaz.
TURKIYE ODAK OLDU
Bence en mumkun olan durum bu. Turkiye nin cevresine karsi hasmane tavir sergilememesi, onlari yabanci telakki etmemesi ve butun projelerini bolgesel olarak yapmasiyla mumkundur. Buna sartlar cok musait. Bu bolgede ABD geldi ve iki trilyon dolar harcadi ama basarili olamadi. Cunku bolgeye yabanciydi. Turkiye ABD nin yapmak istedigi fonksiyonun daha iyisini yapar, hem de bu agirlikta bir bedel odemezdi.
DOLMABAHCE MUTABAKATINI IKI TARAF BEGENMEDI
Tayyip Bey in siyaseti Turkiye de devlet-millet zitlasmasinin onune geciyor. Turkiye nin 70 senelik yonetimi devlet-millet zitlasmasina dayanir, buna tahterevalli siyaseti diyorum, biri devleti kurtarir kazanir, digeri millet iradesi der kazanir. Bu tur bir yonetim de belli istikametlere yonlendirilir. Tayyip Bey bunu gordu ve bu ayrilik yanlistir dedi, karsilikli yakinlasmaktan soz etti. Devletin ordusuna saygim buyuk, laiklik ilkesine tavir almayacagim, siz de halkin taleplerine sirtinizi donmeyin, halka ragmen bir yonetimin kurulamayacagini gorun dedi. Dolmabahce mutabakati sanki bunun bir simgesiydi. Laikler Genelkurmay Baskani siyasete teslim oldu dediler, obur taraf ise askere teslim oldun dediler.
ABD CUNTACILARLA UZLASIR
Kalmaz… 12 Mart ta da boyle oldu, ABD karsi gucle uzlasti. Herkes kendi payini aldi ve uzlastilar. Simdi de ABD geri cekilir ve belli bir pozisyonda pazarlikla uzlasabilirler. 9 Mart ta sol cuntacilar egemendi. 12 Mart tan sonra egemen olan iktidarlar sol cuntanin yari yariya ortak oldugu iktidarlardir. Sol cunta taraftarlari hicbir zaman tasfiye edilmedi.
CHP VE MHP NIN POZISYONU
Gecmisten bakalim, Gul Basbakan oldu hukumeti kurdu, CHP Erdogan in yasaklarini kaldirmaya onay verdi, Siirt secimleri iptal edildi. Tayyip Bey adeta zorla Meclis e sokuldu. Bunda CHP nin buyuk payi var. Ideolojik olarak sacma geliyor ama siyasi acidan bakiyorum, CHP Gul un temsil ettigi siyaseti istemiyordu. MHP milliyetci ama Gul un cumhurbaskani secilmesinde basrol oynadi. Sonra parti kapatmayi zorlastiralim ama odak olmayi saglayan kisilere siyaseti yasaklayalim dedi. Bu yaklasimin hedefinde sadece Erdogan var.
MEDYA NEDEN HUKUMETTEN UZAKLASTI
Onemli bir bolumu kuresel sermayeye yakin. Baslangictan itibaren kendilerin yakin olmadigi halde AK Parti yi desteklediler. Turkiye AB den uzaklasti ortaklik sona erdi. Ya duzeltmeye calisirsin ya da bunu en iyi yapacak kadrolari basa getirelim dersin…
OPERASYON AMACINA ULASIR MI?
Erdogan ve Gul operasyonun farkina variyorlar, nasil bir Turkiye nin hedeflendigini yargi ve egemen gucler de fark edecekler, parti kapanmayacak ve operasyon basarisizliga ugrayacak.Fark ettirilir. Kendi baslarina hareket etmezler. TSK nin farkinda olmasi o cepheyi guclendirir, operasyon yapanlar da TSK yi karsisina almak istemezler. Buyuk medyayla asker arasinda hicbir surtusme olmamistir.
Bu ulke uzerinde operasyon yapmak guc hale gelir, Turkiye nin dunya uzerinde ne kadar buyuk potansiyeli oldugunun farkina variriz.
ERDOGAN SERT REAKSIYON GOSTERMESIN
Sert reaksiyon gostermesin, kendisini kurtariyor izlenimi veren duzenlemelere girmesin, Turkiye ye durumu anlatsin, bunun irtica-laiklik kavgasi olmadigini, Turkiye nin kaderinin degisecegini soylesin ve yapacaginiz hata geleceginizi tehlikeye dusurur desin. Eger problem anlasilirsa mesele Tayip bey meselesi olmaktan cikar, Turkiye meselesi olarak gorulur. Anayasa Mahkemesi ndeki 11 uye de bu gercegi gorur.
MAHIR KAYNAK TAN DARBE VE ERGENEKON!
Hedef ErdoÄan’ın tasfiyesiyle Türkiye’nin frenlenmesidir
İzan için yol birdir. Diye bir atasözümüz vardır. Pek çoğumuz aslında aynı konunun farkına varıyor ama ideolojik çatışmaya sürüklendiğimiz için olayları sağlıklı değerlendiremiyoruz.
Bir tür paranoya ile asılsız tehlikelerden kaçalım derken kendimizi uçurumdan aşağı atacak hareketlerde bulunuyoruz.
Lütfen, hepimizin bu ülkeden başka gidecek yerimiz olmadığını artık fark edip düşmanın bizleri bir birimize düşürmek için kullandığı gereksiz kuşkulardan kurtulalım.
Demokrasinin gerçekleşmesi ve hukukun gerçek anlamı ile oluşturulması halinde kuşkularımızın yersiz olduğunu hepimiz fark edeceğiz.
Bu ülke devamlı korku tünelinde tutuldu. Türk parasını koruma kanunu kalkarsa batarız, cebinde bir dolar olan düşmandır. Telsiz kanunu kalkarsa batarız şimdi herkesin cep telefonu dünyaya açık batmıyoruz.
Bu kadar baraja para israf edilir mi. Şimdi az geliyor. Boğaz köprüsü yapacağına zap suyuna köprü yap diyenler hala öcü pazarlıyorlar ve ülke durmadan patinaj yapıyor.
Şimdi belimizi doğrultmaya çalışırken yeni bir hukuk adı verilen bir guguk tekmesi ile yere yuvarlanıyoruz.
Yapmayın hanımlar beyler yapmayın. Batacak olan gemi içinde olduğumuz kendi gemimiz.
Sözü Mahir hocaya bırakıyorum.
A.D.Şimşek
Mahir Kaynak: Hedef Erdoğan’ın tasfiyesiyle Türkiye’nin frenlenmesidir
Mahir Kaynak; “Kapatma davası iyi hazırlanmış bir operasyondur. Erdoğan Kürt sorununu çözmek istedi, 70 yıldır süren devlet-millet çatışmasını bitirmeyi hedefledi. Bunlar Türkiye’yi kendi başına bir ‘odak ülke’ haline getirecek hamlelerdi. Erdoğan’ın yasaklanmasıyla partinin rotasında ve Türkiye’nin dünyadaki yerinde önemli farklılıklar oluşur” diyor.
[image: Mahir Kaynak: Hedef Erdoğan’ın tasfiyesiyle Türkiye’nin frenlenmesidir] *MEHMET GÜNDEM* *Ya biz de kullanılıyorsak…
*
İnsan duygu, düşünce ve eylemlerinden sorumludur. Aklının çapı ve idrakinin boyutları oranında elbette yapıp ettiği şeylerin sonuçlarından da sorumludur. Her durumda sorumlu bir varlıktır insan.
Bu gün Türkiye’de bazıları daha büyük bir sorumluluk altındadır. Bulundukları konum, birikim, makam ve mevkileri onlara göstermeleri gereken bir “üstün sorumluluk” yüklüyor.
Mahir Kaynak; Türkiye’nin akıllıca planlanmış bir operasyonla karşı karşıya olduğunu, içeriden bazılarımızın da bu operasyona alet olduğunu, farkında olmadan kullanıldığını söylüyor; operasyonun hedefine işaret ediyor, laiklik hassasiyeti kullanılıyor, yakın hedef Erdoğan’ın tasfiyesi, asıl ve büyük hedef Türkiye’nin geleceği diyor.
Ne dersiniz, Türkiye’yi koruduğuna inandığımız hassasiyetlerimiz, ideolojimiz, duygu, düşünce ve eylemlerimiz Türkiye’nin geleceğini karartacak bir operasyonun çarkını çeviriyor olmasın… Biraz sonuçlara bakalım…
*AK Parti’ye kapatma davasının kabul edilmesinin ardından “Operasyon” diye bir yazı yazdınız…
*Bunun iyi hazırlanmış bir operasyon olduğu ortada. Bu gerçeği anlamak için partinin kapatılmasının hangi sonuçları doğuracağını irdelemek gerekir.
*Nasıl bir operasyon?
*Operasyonun iki amacı var; birincisi Türkiye’nin dünya üzerindeki konumunu değiştirmek. İkincisi, AK Parti’nin Güneydoğu’da güçlü oyu var, bu da demek oluyor ki, Erdoğan Kürt sorununu çözebilir. Bunun engellenmesi için AK Parti’nin kapatılması gerekiyor.
*ERDOĞAN ‘KÜRT NE DİYOR’ DİYE SORDU
**AK Parti’nin bölgede 22 Temmuz’da aldığı oy parçalanma senaryoların karşı cevap olarak değerlendirilmişti.
*Bugüne kadar Kürtlere karşı yürütülen politika; onları yabancı ve sürekli ayrılmayı düşünen bir tehlike gören bir zihniyet vardı. Problemler görmezlikten gelindi ve sürekli itham edildi. Hiç kimse Kürt ne diyor diye sormadı. Erdoğan Kürt ne diyor, diye soruyor.
*Yani “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” bahane?
*Evet, ama davayı açanların bu operasyonun içinde olduğu iddiasında değiliz.
*Kim bu operasyonun sahipleri?
*Operasyonu telkin edenler var. Bir kademeye kadar davayı telkin eden ve açanlar esas itibariyle Türkiye’nin gidişatından ve laikliğin zaafa uğramasından şikayetçi olabilir ama daha üst kademede bu uluslararası bir olaydır. Kürt meselesinin çözülmesi büyük güçler tarafından hoş karşılanmaz.
*Erdoğan AB’nin ikircikli tavrıyla sık karşılaşıyor…
*Tayyip Bey’in pozisyonu zor. Türkiye AB hedefinden vazgeçtiğinde farklı bir hedefi oluşacak. Beliren durum Türkiye’nin kendi başına odak olmasıdır.
*’ODAK ÜLKE’ İHTİMALİ VAR
**Bu mümkün mü?
*Bence en mümkün olan durum bu. Türkiye’nin çevresine karşı hasmane tavır sergilememesi, onları yabancı telakki etmemesi ve bütün projelerini bölgesel olarak yapmasıyla mümkündür. Buna şartlar çok müsait. Bu bölgede ABD geldi ve iki trilyon dolar harcadı ama başarılı olamadı. Çünkü bölgeye yabancıydı. Türkiye ABD’nin yapmak istediği fonksiyonun daha iyisini yapar, hem de bu ağırlıkta bir bedel ödemezdi.
*Dış dünya Türkiye’yi kendi haline bırakır mı?
*Bir müttefik arayacaksınız. ABD bölgede Türkiye’yi müttefik olarak görmeye razı. Onlar dünyada, biz bölgemizde büyüğüz.
*Kapatma AK Parti iktidarına son vermez diyorsunuz…
*Aynı kadroların kuracağı yeni parti, muhtemelen yeni katılmalarla, eskisinden daha güçlü biçimde iktidarını sürdürür.
*Erdoğan’sız bir AK Parti…
*Erdoğan’ın yasaklanması partinin yönünde ve Türkiye’nin dünyadaki yerinde önemli farklılıklar yaratır.
*Ne gibi?
*Tayyip Bey’in siyaseti Türkiye’de devlet-millet zıtlaşmasının önüne geçiyor. Türkiye’nin 70 senelik yönetimi devlet-millet zıtlaşmasına dayanır, buna tahterevalli siyaseti diyorum, biri devleti kurtarır kazanır, diğeri millet iradesi der kazanır. Bu tür bir yönetim de belli istikametlere yönlendirilir. Tayyip Bey bunu gördü ve bu ayrılık yanlıştır dedi, karşılıklı yakınlaşmaktan söz etti. Devletin ordusuna saygım büyük, laiklik ilkesine tavır almayacağım, siz de halkın taleplerine sırtınızı dönmeyin, halka rağmen bir yönetimin kurulamayacağını görün dedi. Dolmabahçe mutabakatı sanki bunun bir simgesiydi.
*İki taraf da eleştirdi bunu…
*Laikler “Genelkurmay Başkanı siyasete teslim oldu” dediler, öbür taraf ise “askere teslim oldun” dediler.
*LAKİLİK HASSASİYETİ KULLANILIYOR
**Operasyonu dışarıdan kurgulayanlarla içeriden katılanların hedefleri farklı ama bir noktada ittifak ediyorlar…
*Türkiye’de çatışmalar bugüne kadar hep ideolojik temelde yürütülmüştür ama sonuçları siyasi olmuştur. 1980 darbesi solcularla sağcıların çatışması şeklinde görüldü, halbuki proje Türkiye’nin ekonomik olarak batı ile bütünleşmesiydi ve Batı bu hedefine ulaştı. Bizde insanlar bu projenin aleti olduğun farkına bile varmadılar. Bu gün AK Parti’yi kapatmak isteyenleri itham etmiyorum, ülke için daha iyi olur diye inandıkları davanın savunuculuğunu yapıyorlar. Ama operasyonun sonuçları onların beklediği şeyleri getirmeyecektir.
*9 Mart 1971′deki solcu cuntanın bu süreçte de izlerini görüyor musunuz?
*O fikrin uzantısını görüyorum. Esas itibarıyla sol görünmekle beraber o dönemde sol bir hareket söz konusu değildi, yukarıdan aşağıya başlatılmış bir hareket vardı. Asıl amacı siyasiydi. Bugün de öyle. İnsanlar solcu, İslamcı oluyor bir de bakıyorsunuz aynı şeye hizmet ediyorlar. Analizleri ideolojik değil siyasi yapmak gerekir.
*ABD bir operasyonla Türkiye’nin kendinden kopmasına seyirci kalır mı?
*Kalmaz… 12 Mart’ta da böyle oldu, ABD karşı güçle uzlaştı. Herkes kendi payını aldı ve uzlaştılar. Şimdi de ABD geri çekilir ve belli bir pozisyonda pazarlıkla uzlaşabilirler. 9 Mart’ta sol cuntacılar egemendi. 12 Mart’tan sonra egemen olan iktidarlar sol cuntanın yarı yarıya ortak olduğu iktidarlardır. Sol cunta taraftarları hiçbir zaman tasfiye edilmedi.
*İNÖNÜCÜLER ATATÜRK’E KARŞI DARBE YAPTI
**Bizde darbe ve muhtıralar birbirinin devamı niteliğinde mi?
*Öyle görünüyor. İki güç var, bu 1960′ta da böyleydi. Herkes sanıyordu ki Atatürkçüler muhafazakârlara karşı darbe yaptı. Bu doğru değil, İngiltere ABD’nin Türkiye üzerindeki etkisini kırmak için 1950 darbesini tezgâhladı. Darbe Celal Bayar’ın liderlik ettiği partiye karşı yapıldı. Celal Bayar, Atatürk’ün son Başbakanı’ydı. Ya Atatürk davasına ihanet edecek adamı Başbakan yapacak kadar öngörüsüzdü ya da İnönücüler Atatürk’e karşı darbe yaptı. Bence ikincisi doğru.
*Bu süreçte CHP ve MHP’yi nereye koyuyorsunuz?
*Geçmişten bakalım, Gül Başbakan oldu hükümeti kurdu, CHP Erdoğan’ın yasaklarını kaldırmaya onay verdi, Siirt seçimleri iptal edildi. Tayyip Bey adeta zorla Meclis’e sokuldu. Bunda CHP’nin büyük payı var. İdeolojik olarak saçma geliyor ama siyasi açıdan bakıyorum, CHP Gül’ün temsil ettiği siyaseti istemiyordu. MHP milliyetçi ama Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesinde başrol oynadı. Sonra parti kapatmayı zorlaştıralım ama odak olmayı sağlayan kişilere siyaseti yasaklayalım dedi. Bu yaklaşımın hedefinde sadece Erdoğan var.
*Operasyon ne zaman başladı?
*MHP’nin türban konusunu gündeme getirdiği tarihte.
*Devlet içinde nasıl bir çatlak var; bizim adamlarımız, onların adamları gibi mi gözüküyor…
*Her oyuncu kendi ideolojisini ön plana çıkarmak üzere kendi yandaşlarını topluyor. Bur operasyonda ilgi çekici olan ideolojik olarak birbirinin tam zıddı olan unsurlar siyasi olarak aynı istikamette olabiliyorlar.
*Operasyona AK Parti içinden katılan var mı?
*İçeriden de destek bulur ama bunlar operasyonu desteklemek için değil, çıkarları örtüşenler, yeni ümitler besleyen o tarafta yer alabilirler.
*AK Parti kapatılırsa kamuoyu duruma nasıl bakar?
*Siyasete müdahale olarak algılar. Son tahlilde halk mağdurların yanında yer alır.
*HEDEF LİDERLİĞİ ELE GEÇİRMEK
**Operasyonun mantığı nedir?*
Örgütün ideolojisiyle uğraşma, yönetimini ele geçir ve aynı ideolojiyi hedeflerine uygun yorumlayarak kendi siyasi hedeflerine ulaş.
*Herkes bir adım geri atsın, uzlaşalım çağrıları buna mı işaret ediyor…
*Çağrıyı yapanların bir kısmı operasyonun farkında bir kısmı değil.
*Medya nereye yakın?
*Önemli bir bölümü küresel sermayeye yakın. Başlangıçtan itibaren kendilerin yakın olmadığı halde AK Parti’yi desteklediler.
*Son altı ayda ne oldu da uzaklaştılar?
*Türkiye AB’den uzaklaştı ortaklık sona erdi.
*Fakat medya AB’yi hükümetin daha çok gündemde tutması yönünde çaba harcamadan hızla bir çatışmaya girdi…
*Ya düzeltmeye çalışırsın ya da bunu en iyi yapacak kadroları başa getirelim dersin…
*Kapatma davasına kadar kimsenin aklından geçmezdi bu süreçte AK Parti’nin alternatifinin olabileceği…
*Turgut Özal’ı götürürsün, Mesut Yılmaz’ı getirirsin tam ters istikamete gider parti. Türkiye’nin hastalığı, siyaseti ideoloji zannetmesi, hangi taraftansın dediğinde size ideolojisini söylüyor. Farklı ideolojiler aynı siyasi hedefe yönelebilirler.
*Sağ-sol zaten göreceli…
*Siyasal birliktelik önemli, siyasi hedefi görmek lazım. Hayatım ülkeme yönelik tüm operasyonların gerçekleştiğini görmekle geçti. Darbeler Türkiye’nin dünya üzerindeki konumuyla ilgiliydi. Bütün darbeleri bu çerçevede düşünmek lazım.
*Analizleri ideolojik değil siyasi yapın herşey netleşir*
*Siz ne zaman operas-yonları böyle okumaya başladınız?
*1971′de muhtıra verildiğinde istihbarat görevi yaparken bunun Avrupa’nın operasyonu olduğunu gördüm. Solcuların sözleri bana komik geliyordu, tam bağımsızlık istiyorlar ama Türkiye o tarihte tam bağımsızdı, çünkü dış ticareti sınırlıydı. Sovyetler’den yardım alan bir ülke ve solun bağımsızlık için mücadele ettiğini Türkiye yedi. Hiç kimse olayı siyasi açıdan analiz etmiyor, hep ideolojik bakıyor. Operasyon başarılı olursa Türkiye’de marjinal bir kesim hariç kimse doğacak siyasi sonuçtan memnun olmayacak.
*Şimdiki durum ne?
*Kafalar karışık. Türkiye’nin yönü konusunda da belirsizlik var. Birileri sabahtan akşama milli egemenlik diyor, halk seçerse en iyisini seçer diyor. Halk seçer de halka kim seçtirir bunu soran yok?
*Halka kim seçtiriyor?
*Medya. Ayrıca operasyonlar yapılır. 2001′de kriz yarattılar iktidar gitti. Şimdi de yaparlar iktidarın tozu bile kalmaz.
*Darbe dönemlerinde ‘nöbet cetveli’ hazırlayan komutanları biliyoruz. Bugün durum nasıl?
*Türkiye’ye yönelik operasyonları kapatma davası etrafında yürütüyorlar. Darbeci eğilimler kontrol altına alındı, bir şekilde siz kenarda durun dendi.
*Laiklik tehlike altında iddiasına rağmen asker bu sessizliği kabullendi mi?
*Öyle…
*O da sonuca mı bakıyor?
*Hayır, darbe yapmanın maliyeti yüksek bunu dışarının desteği olmadan yürütmek mümkün değil. Destek almazlarsa darbe yapma ihtimali sıfır.
*Operasyonu Avrupa yapıyor dediniz. Kastınız?
*Avrupa’nın içinde en çok operasyon yapan ülken İngiltere’dir. Çünkü küresel sermayenin yönetim merkezi Londra’ya taşındı. Bu operasyonlar Londra üzerinden yapılıyor.
*Operasyonlar başarısız olacak*
*Bu operasyon siyasi olarak okunabilirse engellenebilir mi?
*Evet, Türkiye’ye operasyonun mahiyetini anlatmak lazım. Laikliği koruduklarını zannedebilirler ama sonuç onları da memnun etmeyecek.
*Yani kullanıldıklarını görmeliler…
*50 yıllık tarih bunu gösteriyor. Bir sürü adam “bizi kullandılar” diyor. Yaratacağınız sonuçları görün, Türkiye’nin geleceği neredeyse hep beraber orada uzlaşın diyorum.
*Kanaatiniz nedir?
*Erdoğan ve Gül operasyonun farkına varıyorlar, nasıl bir Türkiye’nin hedeflendiğini yargı ve egemen güçler de fark edecekler, parti kapanmayacak ve operasyon başarısızlığa uğrayacak.
*Kim egemen güçler?
*Türk Silahlı Kuvvetleri…
*Medya ve patronlar farkeder mi?
*Fark ettirilir. Kendi başlarına hareket etmezler. TSK’nın farkında olması o cepheyi güçlendirir, operasyon yapanlar da TSK’yı karşısına almak istemezler. Büyük medyayla asker arasında hiçbir sürtüşme olmamıştır.
*Erdoğan kalır, Kürt sorunu çözülür, devlet-millet çatışması sona ererse.
*Bu ülke üzerinde operasyon yapmak güç hale gelir, Türkiye’nin dünya üzerinde ne kadar büyük potansiyeli olduğunun farkına varırız.
*Tayyip Bey ne yapmalı?
*Sert reaksiyon göstermesin, kendisini kurtarıyor izlenimi veren düzenlemelere girmesin, Türkiye’ye durumu anlatsın, bunun irtica-laiklik kavgası olmadığını, Türkiye’nin kaderinin değişeceğini söylesin ve yapacağınız hata geleceğinizi tehlikeye düşürür desin. Eğer problem anlaşılırsa mesele Tayip bey meselesi olmaktan çıkar, Türkiye meselesi olarak görülür. Anayasa Mahkemesi’ndeki 11 üye de bu gerçeği görür.
07.04.2008
ÃNLÃLERiN MEZAR TASLARINA YAZILAN VASiYETLERi
*ZEKERiYA BEYAZ: Benim icin kurban olarak kestiginiz tavuklarin derilerini ADD’ye
bagislayin, magazin programlarini bos birakmayin.*
*AYSEL GÜREL: Suanda Zebaniler ile sevisiyorum, iki saat sonra gelin.*
*SEZEN AKSU: Dagdaki tanrinin cocuklarini sizlere emanet ediyorum.*
*ALATURKASTAR MEHTAP: Gece aleminden ciktim, buradada gece alemine düstüm, her *
*yeerrrrrr karanliiiiikkkk. isitme cihazini unutmusum. Azer *
*Bülbül abime selam. Buradaki jüride Armagan Caglayan yok, *
*Dualarinizi SMS ile gönderin, adami hasta etmeyin lannn!!!!*
*DENiZ BAYKAL: Mustafa Sarigül’ü CHP Genel Baskani yaparsaniz ahirettede iki elim *
*yakanizdadir.*
*AHMET NECDET SEZER: Mezarliklar kamunun girdigi kamusal alanlardir; Semra beni *
*sinir etme, basörtünü cikar, kemiklerim sizliyor, dua etme, *
*celenk koy.*
*DOGU PERiNCEK: Aslinda ben seriatciydim, ahiretteki duruma uyum sagladigimi *
*zannetmeyin.*
*NECMETTiN ERBAKAN: Tayyip patates dinindendir.*
*R.TAYYiP ERDOGAN: Ani gelen ecel sebebiyle, ölecegimi Amerika’ya haber veremedim, *
*kusura bakmasinlar.*
*M.YASAR BÜYÜKANIT: Ahiretten her an geri cekilirsem gene tantana *
*yapmayin.*
*APO: (Türkü) Hapishane önünde incir agaci,*
*Abaza Gardiyan’im buldu bana ilaci,*
*Mezarimi kazin bayira düze,*
*Benden selam söylen derin devlete.*
Halk kapatmaya karþý
http://yenisafak.com.tr/politika/?t=05.04.2008&c=2&i=109566 Halk kapatmaya kar
Genar aratrma irketinin anketine gre, AK Parti hakknda alan kapatma davasn halkn yzde 66’s desteklemiyor. Aratrmaya katlanlarn yzde 96.4′ parti kapatlsa da siyasi grlerinde herhangi bir deiikliin olmayacan syledi.
[image: Halk kapatmaya kar]
Genar aratrma irketi tarafndan yaplan aratrma, AK Parti hakknda alan kapatma davasna, halkn byk bir blmnn kar olduunu ortaya kard. Ankete katlanlarn yzde 66’s kapatma davasna kar karken, kapatlmay destekleyenlerin oran yzde 34. Aratrmaya katlanlarn yzde 94′ AK Parti iktidar dneminde hayat tarzlarna herhangi bir mdahalenin olmadn syledi. Katlmclarn yzde 96.4′ partinin kapatlmas durumunda siyasi tercihinde bir deiiklik yapmayacan belirtti. Barts yasann kaldrlmasna ilikin bir soruya ise katlmclarn yzde 69′u yasann kaldrlmas ynnde gr bildirdi. CHP’ye oy verenlerin yzde 15′i de yasan kaldrlmasn destekliyor. Ankete katlanlarn yzde 71′i CHP’nin barts yasan kaldran Anayasa deiikliini mahkemeye gtrmesini doru bulmuyor. Katlmclarn yzde 59′u Cumhurbakan Abdullah Gl’ baarl bulurken, Gl’n Cumhurbakanlna yeniden aday olmas durumunda ise yzde 56.4 oy verme ynnde gr bildirdi. Aratrmada bugn bir seim olmas durumunda partilerin oy oranlar ile ilgili bilgilere de yer verildi. Buna gre yaplacak ilk yerel seimler’de AK Parti’nin alaca oy oran yzde 51.5′e olas bir genel seimde ise yzde 49′a ykseldi.
*Anket nasl yapld?*
Anket Genar Aratrma irketi tarafndan Mart aynn son haftasnda Trkiye-Toplum-Siyaset Aratrmas siyaset sosyolou M. Tevfik Gksu ve siyaset bilimci Mustafa en ynetiminde Trkiye genelinde stanbul, Ankara, zmir, Adana, Bursa, Konya, Samsun, Gaziantep, Erzurum, Kayseri, Tekirda, Trabzon, Malatya, Diyarbakr’n iiinde olduu 14 ilde 2 bin 159 kii ile yz yze grlerek yapld.
Aratrmada, partilerin kapatlmasyla bir sonucun elde edilip edilemeyeceine dair arpc bir soru yer ald. Ankette yer alan veriler kapatma davasyla bir siyasi partiyi kapatarak netice elde etmenin mmkn olmadn ortaya koydu. Semenlerin ezici bir ounluu partilerinin kapatlmas durumunda siyasi grlerinde deiiklik yapmayacaklarn syledi. “Kapatlma davas siyasi tercihinizde bir deiiklik yapt m?” eklindeki soruya katlmclar yzde 96.4′ hayr cevab verdi.
AK Parti hkmeti dneminde yaam tarzlarna mdahale edilip edilmediiyle ilgili soruya ankete katlanlarn yzde 93.9′u hibir mdahaleyle karlamadklarn yzde 6.1 ise mdahale ile karlatklar cevabn verdi. Yaam tarzna mdahale edildiini syleyenler, “Ekonomik sorun yaadm, i olanaklar azald, sosyal yaant kstland, toplum muhafazakrlat, evremden kapanmam istediler, fikir baznda bask artt, trban takmayanlara farkl baklmaya baland” gibi soyut konular ileri srd.
Aratrmaya gre halkn byk bir ounluu kapatma davasn desteklemiyor. Ankette yer alan “Yargtay Cumhuriyet Basavcs’nn AK Parti hakknda at kapatma davasn destekliyor musunuz?” eklindeki soruya katlmclarn yzde 66’s ‘desteklemiyorum’ cevab verdi. ‘Destekliyorum’ diyenlerin onaran ise 34′te kald. Kapatlma davasna CHP’li semenin yzde 87’si, MHP’li semenin yzd 46’s, ve GP’li semenin ise 72’si destek veriryor.
Ankete katlanlara Cumhurbakan Abdullah Gl ile ilgili sorular da yneltildi. Buna gre halkn yzde 59.4′ Cumhurbakan Abdullah Gl’ baarl bulduunu belirtirken, % 40.6’s ise baarsz bulduunu kaydetti. Bugn bir Cumhurbakanl seimi yaplmas ve bu seimde Abdullah Gl’n aday olmas durumunda ise katlmclarn %56.3′ Abdullah Gl’e oy vereceini, % 43.7’si ise vermeyeceini syledi.
*CHP, MHP’den oy kopartt*
‘Bugn bir genel seim olsa hangi partiye oy verirsiniz’ sorusuna ankete katlanlarn yzde 48.8′i AK Parti cevabn verdi. CHP’ye oy verenlerin oran yzde 21.3 olurken, MHP’ye oy verenlerin oran ise yzde 13.7, DTP’ye oy verenlerin oran ise yzde 4.9′da kald. ‘Bu gn yerel seim olsa hangi partiye oy verirsiniz’ sorusuna ise ankete katlanlarn yzde 51.5′ AK Parti’ye oy vereceini syledi. Katlmclarn yzde 23.5′i CHP’ye, yzde 11.4′ MHP’ye yzde 4.9′u da DTP’ye oy vereceini ifade etti.
*BARTS SERBEST OLSUN*
niversitelerde barts yasann kaldrlp kaldrlmamas konusu da halka soruldu. Ankete katlanlarn yzde 68.5′i bartsnn serbest olmasn istediini sylerken, yzde 31.5′i ise yasan devam etmesi gerektiini belirtti. Bu arada anket “niversitelerde barts yasak olmal” diyenlerin ounun CHP’li semen olduunu ortaya koydu. Dier yandan CHP’ye oy vereceim diyen semenin yzde 15′i de niversitelerde bartsnn serbest olmas gerektiini kaydetti. Bu arada “niversitelerde barts serbest olmamaldr” diyenlerin yzde 15′i ise yasan CHP tarafndan kaldrlm olmas durumunda bartsnn niversitelerde serbest olmasn destekleyeceklerini syledi.
Ayrca ankete katlanlarn yzde 71.1′i niversitelerde barts serbestlii amacyla yaplan anayasa deiikliinin iptali iin CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne gitmesini desteklemediini belirtti.
05.04.2008
