(PoSTaM) Dünyanın en mutlu ülkesi
Merkezi Londra’da bulunan New Economics Foundation adlı bir düşünce kuruluşu tarafından 178 ülke arasında yapılan araştırma paranın her zaman mutluluk getirmediğini bir kez daha ortaya koydu.Mutlu Ülkeler listesinin ilk sırasında Pasifik Okyanusu’nda yer alan ve pekçok kişinin adını bile duymadığı yanardağ adası Vanuatu yer alıyor. Araştırmanın yazarlarından Nick Marks, böyle bir liste yapmaktaki amaçlarının, özellikle tüketim düzeyi ile mutluluk arasında bir doğru orantı bulunmadığını göstermek olduğunu söyledi..
Marks “görünen o ki, listedeki hiç bir ülkede herşey yüzde yüz yolunda değil. Ama yine de çevreyi harabetmeden nasıl uzun ve mutlu ömürler sürülebileceği konusunda ipuçları ortaya çıkıyor” diyor.
Liste başı olan küçük ada devleti Vanuatu Pasifik okyanusunun güneyinde ve nüfusu sadece 209 bin. Ekonomisi ise temel olarak küçük ölçekli tarım ve turizme dayalı.
Güney Amerika ulusları, mutluluk listesinin ilk on sırasında ağırlıkta. Vanuatu ve Küba’nın başlarda yer aldığı listede, bu ülkeleri Orta Amerika ülkeleri Colombia, Costa Rica, Panama, Honduras ve Guatemala izliyor.
Aşağıdaki dünya haritasında mutluluk sıralaması açık sarıdan koyu kırmızıya değişen renklerle gösterilmiş
Afrika ve Doğu Avrupa ülkeleri ise listenin dibindeki on sırayı paylaşıyor. Dünyanın en büyük ekonomilerine sahip olmak, bazı ülkelere mutluluk getirmemiş anlaşılan. Çünkü Almanya listede 81, Japonya 95, İngiltere 108, Fransa 129, ABD ise 150. sırada yer alıyor.
Liste başı Vanuatu ise Gayri Safi Milli Hasıla bakımından karşılaştırılan 233 ekonomi içinde 207. sırada yer alıyor.
Türkiye ise bu listede 98. sırada. Yani ilk yüzün içinde ve ortalarda…
Kırgızistan, Nikaragua, Mısır, Suriye, İran ve Kıbrıs gibi ülkeler mutluluk sıralamasında Türkiye’nin önünde yer alırken, İngiltere, ABD, Kanada, Rusya gibi sanayileşmiş ülkeler, özellikle sanayilerinin çevreye olumsuz etkisi sonucu Türkiye’nin gerisinde yer alıyorlar.
Listenin en kötüleri arasında Rusya (172.), Ukrayna (174.), Zimbabve sonuncu sırada yer alıyor.
NEF direktörü Andrew Simms, ülkelerin sıralamasının şaşırtıcı olduğunu kabul ettiği açıklamasında, “Ancak Mutlu Gezegen endeksi, ülkelerin vatandaşlarına, çevreye saygıyla hoş bir yaşam sunmadaki başarı ya da başarısızlığını ölçüyor” dedi.
MUTLULUÃUN BEDELİ Araştırmaya katkıda bulunan Friends of the Earth (Yeryüzünün Dostları) adlı çevre örgütünün Ekonomi Koordinatörü Simon Bullock, “böylece, mutluluğun faturasının yeryüzüne ödetilmesinin şart olmadığı anlaşılmış oldu diye konuştu.
Araştırmayı yapan New Economics Foundation (NEF) bazı öneriler de getiriyor. Bunların başında, “Daha mutlu bir gezegen manifestosu” adlı bir bildirgenin uluslararası düzeyde benimsenmesi var.
Manifestonun bazı maddeleri şöyle Yoksulluk ve açlığın ortadan kaldırılması. Bireylerin ve ücretsiz emeğin katkılarının tanınması. Ekonomik politikaların doğal çevrenin koyduğu sınırlara saygıyla belirlenmesi.
Listede, ülkeler, doğal kaynakların tüketimi, ortalama ömür ve insanların mutluluğu gibi veriler karşılaştırılarak sıralanıyor.
VANUATU
Vanuatu Cumhuriyeti veya kısaca Vanuatu, Güney Batı Pasifikte 83 adadan oluşan adalar topluluğu. 30 Temmuz 1980′de bağımsızlığına kavuşan Vanuatu, Avusturalya’nın 1.750 km doğusunda, Yeni Kaledonyanın 500 km kuzeydoğusunda, Fiji’nin batısında ve Solomon adalarının güneyinde yer alıyor. Nüfusu 199 bin 414. En büyük şehri Port Vila. Koloniler dönemindeki adı ise Yeni Hibridlerdi (New Hebrides)..
Naci Kaptan
KULE CAMBAZI Köşe değil, tamamı Atatürk!… SUNAY AKIN Ne güzel sözdür o öyle!.. “Beni görmek” diyordu, “bedenimi görmek değildir” … Onun düşüncelerini, dünya görüşünü anlayabilmek, o yolda yürümek ve uygarlık denilen satranç oyununda yeni hamleler üretmek, Atatürk ‘ü sevmek ve de yaşatmak demektir… İstanbul Oyuncak Müzesi’ni gezen bir ziyaretçimiz çok beğendiğini belirterek şunları yazmış müze defterine: “Ama bir eksik gördüm! Hem de çok büyük bir eksik… Ulu önderimiz Atatürk ‘ün hiçbir katta bir köşesini, resmini, askerlerini göremedim ve mutlulukla girdiğim müzenizden üzülerek ayrılıyorum Umarım bu büyük eksikliği en kısa sürede giderirsiniz.” Değerli ziyaretçimizin gözünden kaçmış olacak, müzenin girişinde bulunan ilk camekân Atatürk köşesidir. Bu köşede, Anadolu’nun değişik yörelerinde çocukların yaptığı bez bebekler sergilenmektedir… Her yörenin kendine özgü kıyafetleri, renkleri bir arada, iç içedir bu köşede… İşte, Anadolu’nun aşure tadındaki kardeşliğinin, beraberliğinin sunulduğu bu yer, Anadolu’da aydınlanmanın, bilimin ateşini yakan, kulluğa, köleliğe karşı direnişi başlatan “Atatürk” ün köşesidir. Bu bölümde eski bir bayrak ve onun içinde Atatürk resmi de vardır. Kaldı ki, tüm bunlar olmasa da müzenin kendisi Atatürk’tür!.. Sadece Oyuncak Müzesi değil, bu ülkede açılan her müze çatısından arşivine kadar tepeden tırnağa Mustafa Kemal ‘i anlatır, varlığını ona borçludur!.. Ziyaretçi şikâyetleri… Kule Canbazı’nda, müzenin ziyaretçi defterinde yazılanları sizlerle paylaştım zaman zaman… “Hiç mi olumsuz şeyler yazılmıyor?” diye aklınızdan geçiriyor olabilirsiniz. Bu sefer, çok ender olarak yazılan birkaç şikâyeti sunuyorum bilginize…Örneğin, Halil Türkkan İlköğretim Okulu’ndan bir öğretmenimiz sadece şunu yazmış deftere: “Daha geniş bir mekânda görüşmek dileğiyle” … Geçiyoruz bir başka şikâyete: Goncagül Kartal adlı ziyaretçimiz diyor ki: “Burası çok güzel ve çok kaliteli bir yer. Çok beğendim ama biraz uzak. Avrupa yakasında olsa çok güzel olurdu” … Yerden göğe kadar haklı Goncagül!.. Haklı, çünkü müzemiz İstanbul’un Göztepe semtinde ve kendisi taaa Beylikdüzü’nden gelmiş!.. Müze onun semtine yakın bir yerde olsaydı, bu sefer defterde Göztepe’den gelen birinin aynı şikâyetini okuyor olacaktık!.. Oysa, müzenin en büyük şansı Kadıköy’de olmasıdır. Çünkü, burada, Selami Öztürk gibi müzelerin topluma, bir arada yaşama kültürüne, aydınlanmaya kattığı zenginliği çok iyi bilen, her konuda destek olan bir belediye başkanımız vardır. Son olarak, Marmara Üniv. Okulöncesi Öğretmenliği’nde okuyan beş değerli ziyaretçimize kulak verelim: “Müzeyi çok sevdik. Bakış açımızı değiştirdi. Türkiye’den oyuncakların çok az olduğunu gördük, bu bizi üzdü.” Müzenin giriş katında yaklaşık 70 m2′lik alanda sadece Türk oyuncakları sergileniyor. Her malzemeden yapılan oyuncak örnekleri “Türk Malı” imzasıyla ışıklar altındadır. Müzenin bir bölümü tamamen Eyüp oyuncaklarına ayrılmıştır. Müzeyi kurmak için yola çıktığımda aradığım ilk oyuncaklar bizimkiler olmuştur. Çünkü, Türkiye’deki bir müzede öncelik elbette Türk oyuncaklarının olmalıdır… Ama, ne yazık ki, dünyadaki oyuncak müzelerinde Türk üreticilerin yaptıkları oyuncaklar sergilenmiyor. Çünkü, oyuncak sanayimizin ürettiği oyuncakların tamamına yakını taklit ve bu yüzden müze değeri taşımıyorlar!..
| ||||||
KULE CAMBAZIKöşe değil, tamamı Atatürk!…SUNAY AKIN Ne güzel sözdür o öyle!.. “Beni görmek” diyordu, “bedenimi görmek değildir” … Onun düşüncelerini, dünya görüşünü anlayabilmek, o yolda yürümek ve uygarlık denilen satranç oyununda yeni hamleler üretmek, Atatürk ‘ü sevmek ve de yaşatmak demektir… İstanbul Oyuncak Müzesi’ni gezen bir ziyaretçimiz çok beğendiğini belirterek şunları yazmış müze defterine: “Ama bir eksik gördüm! Hem de çok büyük bir eksik… Ulu önderimiz Atatürk ‘ün hiçbir katta bir köşesini, resmini, askerlerini göremedim ve mutlulukla girdiğim müzenizden üzülerek ayrılıyorum. Umarım bu büyük eksikliği en kısa sürede giderirsiniz.” Değerli ziyaretçimizin gözünden kaçmış olacak, müzenin girişinde bulunan ilk camekân Atatürk köşesidir. Bu köşede, Anadolu’nun değişik yörelerinde çocukların yaptığı bez bebekler sergilenmektedir… Her yörenin kendine özgü kıyafetleri, renkleri bir arada, iç içedir bu köşede… İşte, Anadolu’nun aşure tadındaki kardeşliğinin, beraberliğinin sunulduğu bu yer, Anadolu’da aydınlanmanın, bilimin ateşini yakan, kulluğa, köleliğe karşı direnişi başlatan “Atatürk” ün köşesidir. Bu bölümde eski bir bayrak ve onun içinde Atatürk resmi de vardır. Kaldı ki, tüm bunlar olmasa da müzenin kendisi Atatürk’tür!.. Sadece Oyuncak Müzesi değil, bu ülkede açılan her müze çatısından arşivine kadar tepeden tırnağa Mustafa Kemal ‘i anlatır, varlığını ona borçludur!.. Ziyaretçi şikâyetleri… Kule Canbazı’nda, müzenin ziyaretçi defterinde yazılanları sizlerle paylaştım zaman zaman… “Hiç mi olumsuz şeyler yazılmıyor?” diye aklınızdan geçiriyor olabilirsiniz. Bu sefer, çok ender olarak yazılan birkaç şikâyeti sunuyorum bilginize…Örneğin, Halil Türkkan İlköğretim Okulu’ndan bir öğretmenimiz sadece şunu yazmış deftere: “Daha geniş bir mekânda görüşmek dileğiyle” … Geçiyoruz bir başka şikâyete: Goncagül Kartal adlı ziyaretçimiz diyor ki: “Burası çok güzel ve çok kaliteli bir yer. Çok beğendim ama biraz uzak. Avrupa yakasında olsa çok güzel olurdu” … Yerden göğe kadar haklı Goncagül!.. Haklı, çünkü müzemiz İstanbul’un Göztepe semtinde ve kendisi taaa Beylikdüzü’nden gelmiş!… Müze onun semtine yakın bir yerde olsaydı, bu sefer defterde Göztepe’den gelen birinin aynı şikâyetini okuyor olacaktık!.. Oysa, müzenin en büyük şansı Kadıköy’de olmasıdır. Çünkü, burada, Selami Öztürk gibi müzelerin topluma, bir arada yaşama kültürüne, aydınlanmaya kattığı zenginliği çok iyi bilen, her konuda destek olan bir belediye başkanımız vardır. Son olarak, Marmara Üniv. Okulöncesi Öğretmenliği’nde okuyan beş değerli ziyaretçimize kulak verelim: “Müzeyi çok sevdik. Bakış açımızı değiştirdi. Türkiye’den oyuncakların çok az olduğunu gördük, bu bizi üzdü.” Müzenin giriş katında yaklaşık 70 m2′lik alanda sadece Türk oyuncakları sergileniyor. Her malzemeden yapılan oyuncak örnekleri “Türk Malı” imzasıyla ışıklar altındadır. Müzenin bir bölümü tamamen Eyüp oyuncaklarına ayrılmıştır. Müzeyi kurmak için yola çıktığımda aradığım ilk oyuncaklar bizimkiler olmuştur. Çünkü, Türkiye’deki bir müzede öncelik elbette Türk oyuncaklarının olmalıdır… Ama, ne yazık ki, dünyadaki oyuncak müzelerinde Türk üreticilerin yaptıkları oyuncaklar sergilenmiyor. Çünkü, oyuncak sanayimizin ürettiği oyuncakların tamamına yakını taklit ve bu yüzden müze değeri taşımıyorlar!.. | ||||||
|
__._,_.___
http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ
http://www.gruplar.info
Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum
Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com
Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com adresine atabilirsiniz.
http://www.gruplar.info
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch format to Traditional
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe
__,_._,___
Eski Sevgili Yeni Neyimiz Olur
Eski Sevgili Yeni Neyimiz Olur
Eks’ ten nekst olur mu? Meali: Eskiden yeni olur mu? Hangi eski ve yeni? Çıkılan çocuk, sevgili, aşık, koca… Dillere düşen bir söz ve sık sık duyuyorsunuz. ‘Eks sevgili’ tanımını duymuş ve alışmıştık! Ãimdi ‘Nekst sevgili’ ve bu ikisi arasında vuku bulan bir eylem var ki, sormayın gitsin. Ne olduğunu açıklayalım ve bu durumu anlama çalışmalarına, başlayalım bir an önce! Bir zaman teşrik-i mesai yaptığınız karşı cinsle, bir şekilde yollarınız ayrıldı ve iki dost olarak hayatınıza devam etmeye başladınız. Farklı rüzgarlara kapılıp hayatınızı sürdürmeye çalışırken; bu koşuşturma içinde dinlenmek, rahatlamak, sakinleşmek gibi bir düşünceniz oluştu. Fazla hız başınızı döndürdü ve aldığınız antin kuntin çerezler artık kesmemeye başladı sizi. İşte tam bu noktada, hani zurnanın dediği anda; aklınıza müthiş bir fikir şeyediyor. “Eskim, eskim, eskimom nerede” diyerek, karıştırıveriyorsunuz listeyi. Sizi bilen, tanıyan, huyunuzdan suyunuzdan anlayan, nabzınıza göre şerbet vereceğinden emin olduğunuz; en önemlisi yeniden kalbe girmek için emek harcamayacağınız, bir geçmiş zaman kişisi hatırınıza geliveriyor! Ne de güzel, bir eskiye özlem girdabında dönüveriyorsunuz! Kıymetini bilemedim. Senin gibisini bulamadım. Değerini anlayamadım. Aptallık yaptım. Salağım. Başımı duvarlara vurdum. Beni affet. Affet. Affet . Lütfn bir şans daha! Bu kıvamlı terennümlere, iki acındırıcı bakış (erkek için)ve iki damla gözyaşı (kadın için) ekledikten kelli; yeniden yola düzülme ve birlikte sağa sola selam çakma işlemine dalış yapıverirsiniz! Geçmiş, geçmişte kalmıştır. Eski sorunlar, yer ile yeksan olmuş; akça pakça düzelmiş yumaklar olarak yeniden dolaşmak için, emrinize amade hale gelmiştir.
Bu durum sonunda:
a) Daha uzun bir ilişki yaşanır! b) Sonu evliliğe gider!! c) Mutlu mesut bir hayat sürülür, iki çocukla mutluğa mutluluk katılır!!! d) Çevredeki herkes, bu beraberliğe imrenerek bakar!!!! e) Bir yastıkta kocanır, kocanmakla kalmaz; ikinci, üçüncü baharlara rezervasyon yapılır!!!!! f) Hepsi!!!!!! Ne diyelim, iyi oyunlar herkese (İ.Uçkan’ a selam!)
Ayda
____________________________________________________________________
__._,_.___
http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ
http://www.gruplar.info
Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum
Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com
Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com adresine atabilirsiniz.
http://www.gruplar.info
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch format to Traditional
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe
__,_._,___
KIRMIZI POSTA FERRARİ’SİNİ SATAN BİLGE
*FERRARİ’SİNİ SATAN BİLGE*
* *
*ROBIN S. SHARMA*
* *
*Yaşamın büyük zevklerini kovalamak için bu kadar çok*
*zaman harcamayı bıraktığım anda ay ışığında gökte dans*
*eden yıldızları izlemek veya güzel bir yaz sabahı*
*güneş ışınlarıyla yıkanmak gibi küçük hazlardan*
*mutluluk duymaya başladım.*
* *
*”Yaşamımı büyük, “havalı bir matkap” gibi*
*çalışarak geçirmekten yorulmuştum. Görevimin*
*başkalarına yardım etmek ve bir şekilde bu dünyayı*
*daha iyi bir yer yapmaya katkıda bulunmak olduğunu*
*kavradım. Ãimdi vermek için yaşıyorum”.*
* *
*”Her olayın bir amacı ve her yenilginin*
*verdiği bir ders vardır. Kişisel gelişim için kişisel,*
*mesleki, hatta manevi anlamda olsun bir başarısızlık*
*yaşamanın gerekliliğini kavradım. Geçmişinden asla*
*pişmanlık duyma. Bunun yerine onu bir öğretmen olarak*
*kabul et.”*
* *
*”Yaşamın, sonuçta tamamen seçimlerden*
*ibaret olduğunu düşündüm. Birinin kaderi yaptığı*
*seçimlerle belirleniyor ve ben yaptığım seçimin doğru*
*olduğunu hissettim. Biliyordum ki yaşamım bir daha*
*asla aynı olmayacak ve harika, hatta mucizevi şeyler*
*yaşayacağım. Bu olağanüstü bir uyanış.”*
clubM :) 24 KASIM ÖÃRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN
Öfke Ve Üzüntüden Uzak,
Keyfinizin Bol OlduğuHuzurlu Bir Güne Başladığınızı Umuyor
SEVGİLİ ÖÃRETMENLERİMİZ
24 KASIM ÖÃRETMENLER GÜNÜNÜZÜ
KUTLAR SİZLERE
SAÃILIK MUTLULUK GETİRMESİNİ DİLİYORUMJ SAYGILARIMLA
____________________________________________________________________________ Hayalindeki kişiyi gökte ararken nette bul! Mynet Arkadaşım´a abone olmak için hemen tıkla!
Kendinize Guvenmenin 14 Yolu
24 Sayfada 461 Makale kayitli. Tum makaleler http://www.biymed.com/haberci/default.asp KARIYERINIZ ICIN GERILLA TAKTIKLERI Is arayanlarin cogunlugunun yaptigi gibi zamaninizin buyuk bolumunu is ilanlarini okumaya ve CV nizi yenilemeye harciyor, ama yine de istediginiz sonucu elde edemiyorsaniz, farkli yontemler denemeye ne dersiniz? Herkes Mersine giderken, siz cesaretinizi toparlayip bir de tersini deneseniz ne kaybedersiniz? Yani biraz gerilla taktigi uygulayarak, siradan uygulamalarin disina cikip sansinizi artirabilirsiniz. Devami »
Kisiler Arasi Iletisim Testi Bu test size kisiler arasi iliskilerinizde iletisimi ne derece ve nasil kullandiginiz hakkinda objektif bir degerlendirme olanagi saglayacaktir. Sorularda soz konusu olan, aileniz ve akrabalariniz disindaki kisilerle iletisiminizdir. Devami »
1 dk da IQ nuzu test edin.. Asagidaki sorulari tam 1 dakika icinde yanitlamaya calisin.bir kagit kalem alin ve cevaplarinizi not edin , ve her soruya bir defa bakmaya calisin oldukca ilginc ve guzel bir zeka testi… Devami »
BIR HAYALIMIZ VAR!!! Bir hayalimiz var, bu hayal ne cok para kazanmak , ne cok unlu olmak Bir hayalimiz var mutluluk uzerine,
Yasamda hedef oldugunu sandigimiz, ona ulasmak icin yasami kacirdigimizi hatirlayarak yasamin kendisine dair bir hayalimiz var…
Devami »
OFISTEKI ILK ZAMANLAR Cogu insanin aklindan ‘Sadece is bulayim, gerisi onemli degil’ diye gectigi bilinen bir gercek. Oysa yeni bir ise baslamak, yeni bir donem demek. Ve her yenilige alismanin da bir sureci var. Iste bu sureci biraz daha kolay atlatmak isteyenler icin derledigimiz birkac ipucu. Devami »
YASAMI DENGELEMENIN 10 YOLU Is yasami sorumluluklari ve stresi de beraberinde getiriyor. Her an yapmak zorunda oldugunuz isler, hazirlanmaniz gereken toplantilarla zamaninizin cogunu is yerinde gecirmeye baslayabilirsiniz. Tam bu noktada ‘Is yuzunden ozel hayatim kalmadi’ cumlesi gelir. Ozel hayatin etkilenmesi de aile yasaminin birebir etkilenmesi demek elbette. Aile yasamimizda her seyin iyi gitmesi is yasamimizi da etkiledigi icin, is ve ozel yasam arasindaki bu ince siniri nasil cizebiliriz? Devami »
Herkes Universite Okumak Durumunda mi? Ozellikle ebeveyn olnalar icin onem tasiyan ve cocukalrinin egitim hayatina bakislarini sorgulama amaci ile yazdim.. Devami »
Mulakat Stresiyle Nasil Basa Cikarsiniz? Bircok is arayan, stresi mulakatla es anlamli goruyor. Is arayanlar, mulakati atlatana kadar stresli oluyor. Is gorusmesi icin ne giyeceklerinden, sorulara ne yanit vereceklerine kadar tum ayrintilar onlar icin bir stres unsuru. Ancak is arayanlari en yogun sekilde etkileyen stres turu, mulakat sirasindaki stres. Cunku bu tur stres mulakatin kotu gecmesine sebep olabiliyor.. Peki, gorusme sirasinda sakinliginizi nasil koruyabilirsiniz? Birkac basit teknikle bu sorunla basa cikmak aslinda cok kolay. Devami »
Bir fuar, nasil fuar olmaktan cikar? Kimileri icin fuar demek gosteri (sov) demek. Kimileri icin alici ve saticilarin bir araya geldigi kuru kuruya bir pazar yeri; Kimileri icin sektorel bir zorunluluk, kimileri icinse hafta sonu gezisi icin makul bir secenek; Devami »
Zorluklar Insani Guclu Yapar Yasananlar bazen insana buyuk dersler verir, tabi ders cikarmasini bilene…. Bazi anlar hayatinizda oyle olaylarla karsi karsiya gelirsiniz ki bir an neye ugradiginizi sasirir kalakalirsiniz yerinizde. “Aman !!” derim boyle durumlarda ama o anki ruh haliniz eger onu yapmaniz konusunda komut vermisse beyne gerisini dusunmeden hareket edebilirsiniz.. Ve baslarsiniz sonrasinda durumu duzeltmek, kurtarmak icin “asla yapmam/yapamam!” dediginiz seyleri yapmaya..
Devami »
MUTLU INSANLARA DONUSEBILMEK.. Mutlsuz insanlarin mutlu insanlara donusebilmesi… Devami »
MUTLULUK TIYOSU Mutluluk uzerine tiyolar… Devami »
Kendinize Guvenmenin 14 Yolu Eger ozguveninizi yitirdiginizi dusunuyor ve nedenini sorguluyorsaniz, ya da kendinize guveninizi nasil pekistireceginizi merak ediyorsaniz bu tavsiyeleri uygulayin. Devami »
Bu 10 ipucunu dinle en iyi konusmaci ol Forbes dergisi cesitli sirket ve kuruluslarin sozculerinin kursu konusmalarinda seyircileri nasil tavladiklarini yazdi. Iste 10 konusma gurusundan cesitli taktikler: Devami »
MESLEK SECME KRITERLERI - KENDINI TANIMA-2 Meslek seciminin onemli bir surec oldugundan soz etmistik ve meslek secme kriterlerinin bilesenleri uzerinde durmaya baslamistik.Bu bilesenlerden kendini tanima boyutuna YETENEK, BECERI ve DEGERLERIMIZ ile devam ediyoruz. Devami »
PROJE YONETICISININ PROJEDEKI ROLU Proje, gunluk yasantimizda da is yasantimizda da defalarca duydugumuz ve pek cok kez bir uyesi olarak icinde bulundugumuz bir calismadir. Bir dugun toreni organizasyonunun bastan sona planlanmasi da bir projedir, Istanbul Bogazi’na yeni bir kopru yapilmasi da, aya ilk insanin gonderilmesi de. Devami »
REKABETTE HIZ Gunumuz rekabet sartlarinda , Hiz cok buyuk onem kazanmistir. Devami »
MESLEK SECME KRITERLERI - KENDINI TANIMA-1 Meslek secimi son derece onemli bir surec oldugundan ,meslek secme kriterlernin bilesenleri uzerinde ayrinti ile durmak bu yolda atilacak dogru bir adim olacaktir. Bu bilesenlerden ilki ve belki de en onemlisi kendini tanimadir. Devami »
Yeni Mezunlara: ISE GIRMEK ICIN 7 ALTIN KURAL Yeni mezunlar icin: Ise girmek istiyorsaniz uymaniz gereken YEDI ALTIN KURAL Devami »
KALITE NEDIR ? Kalite kavramini kisaca tanimlayalim… Devami »
24 Sayfada 461 Makale kayitli. Tum makaleler http://www.biymed.com/haberci/default.asp
____________________________________________________________________________________ Get easy, one-click access to your favorites. Make Yahoo! your homepage. http://www.yahoo.com/r/hs
BOÃ DUVAR…”tekrar” ama yine de anımsamalı…
*BOÃ DUVAR***
* ***
*Bu yaziyi okumaniz sadece 30 saniyenizi alacak, ve sonunda hayata ve iliskilere bakis aciniz degisecek.!!! ***
*ileri derecede hasta iki adam***
*ayni hastane odasindaydilar.***
*Adamlardan birinin her ogleden sonra 1** ***
*saatligine oturmasina izin veriliyordu,** ***
*cigerlerindeki suyun***
*suzulmesi icin. Bu hastanin yatagi** *
*odadaki tek pencerenin tam***
*yanindaydi. Diger hasta ise hep sirtustu yatmak zorundaydi. ***
*Bu iki hasta saatlerce***
*birbiriyle konusur, eslerini,***
*ailelerini, evlerini, islerini, askerlik anilarini, tatilde gittikleri yerleri anlatirlardi birbirlerine. ***
*Pencerenin yanindaki hasta,***
*her ogleden sonra oturmasina izin** *
*verdikleri saati diger hastaya pencereden gorebildiklerini anlatarak geciriyordu. ***
*diger hasta hep bir sonraki gunu iple cekmeye basladi, disaridaki renkli ve hareketli dunyayi dinlemek icin. ***
*Pencere, icinde cok guzel bir gol olan** ***
*parka bakiyordu. Ordekler ve***
*kugular golde yuzerken cocuklar model bot’larini suda yuzduruyorlardi. ***
*Genc asiklar, gokkusaginin tum renklerindeki ciceklerin arasinda kol kola dolasiyorlardi. Ulu agaclar etrafi susluyor, uzaktan sehrin silueti gorunebiliyordu. ***
*Pencere kenarindaki adam bunlari***
*muhtesem bir detayla anlatirken,***
*odanin diger ucunda yatan adam gozlerini kapar ve bu muhtesem manzarayi hayalinde canlandirirdi. ***
*Sicak bir ogleden sonra,***
*pencerenin yanindaki adam gecmekte olan bir senlik alayini tarif etti. Diger adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandirabiliyordu, pencere kenarindaki adamin tasviriyle. ***
*Gunler ve haftalar gecti.***
*Bir sabah banyo yaptirmak icin su getiren gunduzcu hemsire pencere kenarinda yatan hastanin cansiz bedeniniyle karsilasti: ***
*uykusunda, huzur icinde olmustu.***
*Huzunlendi, hastane gorevlilerini cesedi disari tasimalari icin cagirdi. ** *
*Uygun zaman gectigine kanaat getirir getirmez, diger hasta pencerenin Kenarindaki yataga tasinmasinin mumkun olup olamayacagini sordu. Hemsire Memnuniyetle istegini yerine getirdi, hastanin rahat oldugundan emin Olduktan sonra onu yalniz birakti. ***
*Yavasca, duydugu aciya aldirmadan,** *
*bir dirsegine yaslanarak disaridaki** *
*dunyaya bakmak uzere yatagindan dogruldu adam. ***
*Sonunda, disariyi kendi***
*gozleriyle gorme zevkini yasayabilecekti.** ***
*Pencereden disari bakabilmek***
*icin yavasca donmeye zorladi kendisini.** ***
*Pencere, bos bir duvara bakiyordu.** *
*Adam hemsireye, vefat eden oda arkadasinin pencerenin disinda gorunen Harika seylerden bahsetmesine sebep olan seyin ne olabilecegini sordu. ***
*Hemsirenin cevabi, olen adamin kor oldugu ve pencerenin onundeki duvari gormedigiydi. ***
*”Sanirim seni cesaretlendirmek istedi” dedi. ***
* ***
*Epilog: Diger insanlari mutlu etmek** *
*ok buyuk mutluluk getirir,***
*Kendi durumunuz ne olursa olsun.***
*Paylasilan dertler yarisi kadar uzuntu verir, paylasilan mutluluklar ise İki kati artar. ***
*Kendinizi zengin hissetmek istiyorsaniz,** ***
* ***
*sahip oldugunuz ve***
*paranin satin alamayacagi her seyi paylasin. ***
* ***
*Bu gun bize bir hediyedir.***
*Bu yazinin kaynagi bilinmiyor,***
*fakat okuyan herkese mutluluk getirecektir.** ***
* ***
Bir Taksi Yolculugu…
Kinaye grubunun Değerli Üyeleri;
Aceleyle değil rahat bir zamanda okursanız, hayatı anlamlı kılan bir öykünün tadına varmış olursunuz.
Sevgi ve saygıyla.
Bahattin Akbağ
Bir Taksi Yolculuğu… Yirmi yıl önce geçimimi taksicilik yaparak kazanıyordum. Bir keresinde, saat sabaha karşı 02.30′da bir yolcu aldım; adrese vardığımda, giriş katındaki bir pencerede görülen tek ışığın dışında bütün bina kapkaranlıktı. Bu şartlar altında, çoğu taksi şoförü bir iki sefer korna çalar, bir dakika bekler, sonra çeker giderdi. Fakat ben, taşıma aracı olarak yalnızca taksiye bağlı pek çok fakir insanla karşılaşmıştım. Eğer etrafta tehlike kokusu yoksa, her zaman kapıya giderdim. Bu yolcu belki de benim yardımıma ihtiyaç duyacak biridir, diye düşünürdüm kendi kendime. Onun için kapıya gittim ve çaldım, “Bir dakika”, diye yanıt verdi zayıf, yaşlıca bir ses. Yerde birşeyin sürükleyerek çekildiğini duyabiliyordum. Uzun bir aradan sonra, kapı açıldı. Önümde 80′li yaşlarında, ufak tefek bir hanım duruyordu. Sanki 1940′ların filmlerinden çıkmışçasına, emprime bir elbise giymişti ve başına da ön tarafına tül tutturulmuş yuvarlak bir şapka takmıştı. Yanında küçük, plastikten bir valiz vardı. Daire sanki içinde yıllardır hiç yaşanmamış gibi bir görünüme sahipti. Bütün eşyalar çarşaflarla örtülüydü. Duvarlarda saat, süs eşyası ya da tezgahın üzerinde kap-kaçak yoktu. Köşede,içi fotoğraf ve cam bardaklarla doldurulmuş bir karton kutu duruyordu.
“Çantamı arabaya kadar taşır mıydınız?” dedi. Valizi arabaya götürdüm, sonra kadına yardım etmek üzere döndüm. Koluma girdi ve yavaşça arabaya yürüdük. Nezaketimden ötürü teşekkür edip duruyordu. “Bir şey değil”, dedim ona. “Ben yalnızca anneme nasıl davranılmasını istiyorsam yolcularıma o şekilde davranmaya gayret ediyorum.” “Ah, ne kadar iyi bir çocuksun sen,” dedi. Arabaya bindiğimizde, bana adresi verdi, sonra, “Ãehrin içinden gitmemiz mümkün mü?” diye sordu.
“Orası kestirme değil,” diye cevap verdim hemen. “Benim için fark etmez,” dedi. “Acelem yok. Güçsüzler yurduna gidiyorum.” Dikiz aynasından baktım. Gözleri parlıyordu. “Ailemden kimse kalmadı,” diye sözünü sürdürdü. “Doktor çok fazla zamanım kalmadığını söylüyor.” Yavaşça uzanıp taksimetreyi kapattım. “Hangi yoldan gitmemi arzu edersiniz?” diye sordum. Ondan sonraki iki saat boyunca şehirde dolaştık. Bana bir zamanlar, asansör işletmeni olarak çalıştığı binayı gösterdi. Yeni evlendiklerinde kocasıyla birlikte oturdukları mahallede gezindik. Arabayı, genç kızlığında dansa gittiği bir zamanlar balo salonu olan mobilya ambarının önünde durdurmamı istedi. Arada bir belirli bir binanın veya bir köşenin önünden geçerken yavaşlamamı rica edip, gözlerini karanlığa içine dikerek, hiç bir şey söylemeden öylece oturup baktı. Güneşin ilk ışıkları ufukta belirmeye başlamıştı ki, birden “Yoruldum. Gidelim artık,” dedi. Sessizlik içinde bana vermiş olduğu adrese gittik. Sütunlu girişi olan alçak bir binaydı, hastaların iyileşmek için gittiği sağlık evlerine benziyordu. Araba durur durmaz, iki hademe çıkarak yanımıza geldi. Merak ve dikkatle kadının her hareketini izliyorlardı. Onu bekliyor olmalıydılar. Bagajı açarak küçük valizini kapıya götürdüm. Kadın tekerlikli iskemleye oturtulmuştu bile. “Borcum ne kadar?” diye sordu, çantasına uzanarak.
“Borcunuz yok,” dedim. “Geçiminizi sağlamanız gerek,” diye cevap verdi. “Başka yolcular var,” dedim. Neredeyse hiç düşünmeden eğildim ve onu kucakladım. Bana sımsıkı sarıldı. “Yaşlı bir kadına küçük bir mutluluk yaşattınız,” dedi. “Teşekkür ederim.” Elini sıktım, sonra loş sabah ışıklarının içine yürüdüm. Arkamda bir kapı kapandı. Bir hayatın kapanış sesiydi bu. O vardiyamda artık hiç müşteri almadım. Amaçsızca, düşüncelerimde kaybolmuş dolaştım. Günün geri kalan kısmında hemen hiç konuşamadım. Ya o kadıncağız öfkeli bir şoföre ya da vardiyasını bitirmek için acele eden bir şoföre rast gelseydi? Ya ben yolculuğu reddetseydim veya bir kere korna çalıp sonra da çekip gitseydim? Ãöyle bir yeniden gözden geçirdiğimde, aklıma hayatımda bundan daha önemli yaptığım bir şey gelmedi. Hayatımızın önemli anların etrafında geliştiğini düşünmeye şartlanmışızdır. Fakat önemli anlar bizi genellikle habersiz yakalar
Futbolcularda halkda Norvec galibiyetiyle mutlu oldu. Sira Bosna macinda!
*Turkiye cok mutlu [image: Türkiye çok mutlu]* **
Norvec’ten donen milli futbolcular, carsamba gunku Bosna Hersek maci icin hemen kamp yerine gitti. Oyuncular, Bosna maci icin temkinli konustu. FOTOGRAF: ZEKERIYA GULUN / AA
Futbolcular da halk da Norvec galibiyetiyle mutlu oldu. Sira Bosna macinda *OSLO/ISTANBUL* - Ullevaal Stadi’ndaki Norvec-Turkiye Euro 2008 eleme maci oncesi ibre Vikingler’den yanaydi. 4-1′lik Yunanistan zaferinden sonra yalnizca Macaristan’i yenebilen Ay-Yildizlilar’in guclu rakibi karsisinda alacagi olasi bir yenilgi sonraki ihtimaller hesaplaniyor, gruba cok iyi baslayan bir takimin nasil olup da elde ettigi buyuk avantaji harcadigi konusuluyordu. Her seyi yumurta kapiya dayaninca yapmak Turk milletinin en buyuk karakteristik ozelliklerinden olsa gerek, Milli Takim da son zamanlardaki en iyi futbolunu iste bu macta oynadi ve 2-1′lik galibiyetle Avusturya-Isvicre vizesi alma yolunda buyuk avantaj elde etti.
Teknik direktor *Fatih Terim* de mac sonrasi yaptigi aciklamada, “*Herhalde zoru seviyoruz. Sansimiz varsa sonuna kadar kovalarim demistim. Allah mahcup etmedi. Oyuncularim da soyunma odasinda, “Opusmeyi kesip fazla havalara girmeyelim. Daha Bosna-Hersek maci var’ diyorlardi birbirlerine. Eski gunlerimize donuyoruz insallah *” dedi.
Futbol Federasyonu Baskani Haluk Ulusoy da mac sonunda, millilerin zor zamanlardaki buyuk zaferlerine isaret ediyordu: “Artik benim kaderim bu. Daha once de boyle buyuk turnuvalara son maclarda destan yazarak gittik. Yine aynisi tekrarlaniyor. 1-0 yenik durumdayken bile en kucuk bir suphem ve endisem olmadi. Mac biter bitmez basta cumhurbaskanimiz olmak uzere devlet buyuklerimizin arayip bizleri tebrik etmesi, ulkenin bu zor donemde boyle bir mutluluk yasamasi gurur kaynagimiz.”
*Oyuncular temkinli konusuyor*
Macin ardindan ozel ucakla Istanbul’a donen Milli Takim kampa girdi. Inonu Stadi’nda dun aksam bir calisma yapan Ay-Yildizlilarda sakatlanan Ibrahim Kas’in yerine kadroya alinan Sabri de kampa dahil oldu. Futbolcular, sevincli olmakla birlikte Bosna Hersek maci oncesi temkinli. Hamit Altintop, “Norvec’i yendikten sonra daha da dikkatli olmaliyiz. Bosna Hersek deplasmanda Norvec’i yenmisti. Daha biten bir sey yok. Akillarda olmayan bir puan kaybi bizi bitirir” derken, Semih Senturk, “Motivasyonumuzu bozmadan hatta daha da artirarak, sahada kazanmak icin olacagiz. Bu maci kazanip karnaval yasayacagiz” diye konustu. (Spor Servisi)
*Kaynak: *http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=239257
Spor yazarlari Norvec galibiyeti icin ne dedi?
*Ahmet Cakir (Zaman) *Tactan gelen topun asirilmasiyla savunmamiz topluca oyundan dusmus olmasi, 32 yasindaki Hagen’in belki de futbol hayatinin ilk ve son rovesata golunu atmis olmasi artik bizi biktiran ayrintilardi. Fakat hayret, bu golle dagilip gitmedik. Tersine her gecen dakika biraz daha toparlandik.
*Turgay Demir (Fotomac)* Su maci Fatih Terim’in aldigi buyuk riske ragmen kazandik, bunun altini cizmek gerek. Fenerbahce’de harikalar yaratan Gokhan Gonul dururken, Besiktas’ta buldugu sanslari dahi kullanamayan Ibrahim Kas’la baslamak tek kelimeyle macera aramakti.
*Attila Gokce (Milliyet) *Macin son yarim saati tam anlamiyla sinir, ruh ve taktik savasina dondu… Ve o savasi bizim ‘bayrak cocuklar’ kazandi… Takiminda surekli oynamayanlarin, bir arada oynamayanlarin bulusup ulusal takim kimligi kazandigi bir macti bu… Tukenen umitleri yesertmenin misyonuyla oradaydilar… Beklenenin uzerinde bir dayanisma ve direnme kararliligiyla mucadele ettiler…
*Mircea Lucescu (Vatan) *Maci seyrettikten sonra sunu rahatlikla soyleyebilirim: Eger 2008′e Turkiye degil de Norvec gitseydi, futbol adina buyuk haksizlik olurdu. Cunku Turkiye finallere gitmek icin sadece bir puana ihtiyaci olan ev sahibi Norvec’i tek kelimeyle ezdi gecti. Yunanistan’dan sonra Norvec’i de deplasmanda yenip 2008 vizesini alan Turkiye’yi simdiden kutlarim… Ilk tebrik etmek istedigim kisi Fatih Terim. Uzerinde gercekten buyuk baski vardi.
*Erman Toroglu (Hurriyet) *Senin elinde kendi takiminda son zamanlarda mukemmel oynayan Gokhan Gonul var. Onu da birakin kendi takiminda bile daha henuz oynamayan Ibrahim Kas’la basladin. Ama Allah herhalde yukaridan dedi ki: “Ya Fatih kardesim sen bir turlu akillanmayacaksin. Bari son defa sana bir kiyak yapayim.” Ibrahim Kas sakatlandi, Gokhan girdi. Ondan sonra takim normale dondu.
*Omer Urundul (Sabah) *Muthis bir hirs, kazanma arzusu, basarili futbol ve oyun disiplini ile yenik duruma dusmemize ragmen Oslo’da zoru basardik. Tum takim cok iyi mucadele etti. Son haftalarin adindan cok soz ettiren genc yetenegi Gokhan, kendine olan guvenini bu macta da oyuna girdikten sonra olumlu bicimde sergiledi ve takima buyuk katki sagladi.
*Kaynak:* http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=239254
*– AleV *
“annevehayat” MUS’ta bir anaokulu icin yardim talebi!!
Burcu ogretmen, Mus’ta gorevli anaokulunda calisiyor. Genc idealist, Ataturkcu bir ogretmen Burcu, ama fiziksel sartlarin yetersizligini sizlerde fotolardan goreceksiniz.
Mus’ta ki bu yavrularımıza, evlerimizde biriken oynanmayan oyuncaklar, lego , puzzle, artık okunmayan kitaplar, yarın kalmıs boyama kitaplari, boyalar(kullanılmış), oyun hamurları, kagit ( onumuz yilbasi bir suru yerden ajanda vs geliyor, bos eski tarihli ajandalar olabilir ), yapbozlar, yollayalım.
Biz simdiden saga sola tum tanidiklara haber verelim, biriktirmeye baslayalim, yaklasik 1 ay sure belirleyelim, tek kargo yapar yollariz J
Simdiden cok tesekkur ediyorum sizlere… Eminim yine mutluluk gözyaşları akıtacağız, koliler yerine ulaştığında bravo bize diyeceğiz J
ELIF TUNABOYLU
[Non-text portions of this message have been removed]

