Hayatınız boyunca kaç kadını tanıdınız?
Hayatınız boyunca kaç kadını tanıdınız?
Ya da soruyu şöyle soralım, kaç kadını GERÇEKten tanıdınız?
Bir kadına bakarken aklınızdan geçenler neler?
Her kadın kendi içinde bir yaşamdır..
Yaşamın iniş çıkışları onların da içindedir..
Eğer bir kadına baktığınızda aklınızdan göğüsleri, bacakları ya da kalçaları geçiyorsa asla bir kadını tanıyamayacaksınız demektir..
Bir kadın duygularıyla vardır..
Güzellik gelip geçici olsa da içindekiler kalıcıdır..
Bir kadını tanıma serüveni hayatın en sürükleyici anıdır..
Kadın herkese sunmaz gerçek yüzünü..
Erkek egemen toplumun açmazları kadını da oyunculuğa iter..
Küçük yalanlar, büyük yalanları doğurur..
Büyük yalanlar dev itiraflara yolculuktur..
İster 15 olsun ister 25 isterse 35,
Her kadın bir hikayedir..
Kadının anlamı içindeki hikayelerdir..
Herşeyi bulabilirsiniz orda..
Aşkları..
Hayalleri..
Hayal kırıklıklarını..
Hoyrat seksleri..
Bırakıp gitmeleri..
Sevmeleri..
Çocuklukları..
Zekayı..
Yalanları..
Herşeyi..
Hikayelerin sonu mutlu ya da mutsuz olsun yıllar sonra bile orada kalacaktır..
* Erkeğin hayatı kadınları tanıdıkça yükselir..
Kadınları tanıdıkça hayata bakışı değişir erkeğin..
Komplekslerinden arınır erkek, kadınlara değer vermeyi öğrenir..
Değer verdikçe kendi değerinin yükseldiği hisseder..
Değer verilen erkek sürprizlere hazırlıklı olmalıdır..
Herşey vardır bir kadının yüreğinde..
Erkek, düşüncelerinin tek düzeliği içinde anlayışsız olur..
Onlar için yaşam sadece içinde yaşananlardır..
Kadınların yaşamı uzun bir süreçtir..
Bu yüzden farklıdırlar..
Kadınlar oyun oynamayı da severler..
Mesajlarının ardında küçük gizemler yerleştirilmiştir..
Üşüdüm diyen kadın gerçekten üşümüştür belki..
Ama istediği bir palto ya da mont değildir, erkeğin sevgisiyle ısınmak ister..
Hikayeler devam eder..
Hayattaki en güzel yolculuklarsa bir kadını tanıma evresindekilerdir..
Hayatın sırrı bir kadının küçük yüreğinde saklanmıştır..
Her erkek kadınların kendisinde bıraktığı izleri yaşamak zorundadır..
Kadını tanıdıkça izleri artar..
İzler arttıkça sürüklenen yerlerin derinliği de yükselir..
İzlerin kendisini sürüklediği yerler ne kadar derin olursa olsun, adım atmaktan çekinmemelidir..
Orda hayatın özü vardır çünkü..
Hayatın her evresi kadının iç dünyasında saklıdır..
Kadın, çocuktur.
Kadın, annedir,
Kadın, sevgilidir,
Kadın, gizemdir..
Kadın, hayattır..
Kadın herşeydir..
Şimdi tekrar sorun kendinize..
Kaç kadını tanıyorsunuz?
ABD EL KAIDE ILE GORUSME MASASINDA !
ABD EL KAIDE ILE GORUSME MASASINDA !
BASKAN BUSH TALABANI ARACILIGI ILE AHMEDINEJAT A ILETTIGI MESAJINDA HUSAMETTIN BIN LADIN E SELAM GONDERDI VE HI HI HA HA HA !COK ACIL OLARAK YETKILI BIR TEMSILCISI ILE BASKANLIGI SONA ERMEDEN BU KAVGAYI BITIRMEKTE COK KARARLI OLDUGUNU BILDIRDI ! HA HA HA HI !ABD LI GENERALLER ARKA ARKAYA VERDIKLERI SOYLESILERDE TURKIYE CUMHURIYETI HUKUMETI NIN PKK ILE GORUSMESI GEREKTIGINI VURGULADILAR HA HA HAAAA !GERCI ISIN BASINDA IRAK IN KUZEYINDE COK DAHA BUYUK ISLER YAPACAGIMIZA INANDIRILMISTIK !COK ZOR COGRAFI ARAZI SARTLARININ YANINDA HAREKAT GUNLERINDE KISIN EN ZORLU IKLIM KOSULLARINDA IRAN IN KESTIGI RUSYA NIN KESMEDIGI DOGAL GAZ ILE SICAK ODALARIMIZDA DUNYADAN PEK HABERIMIZ YOKTUDURUMDAN HABERI OLMAYAN BAZILARI, BAZI KOSELER BAZI PARTI BASKANLARI HUKUMETI KUSATMAYA ALMAK ISTERKEN KAFALARINI YANLIS YERLERE VURDULARFAKAT BU YANLISLIKLAR BENCE DEMOKRASIMIZ ICIN COK YARARLI OLDUISTERSE TRANSEKSUEL DIVA YA OLSUN ISTERSE PARTI BASKANLARI NA YANLIS YAPTILAR DESEM DE BU YANLISLIKLARINDAN DOLAYI LINC EDILMELERINE SIDDETLE KARSI CIKTIGIMI CIKACAGIMI BILDIRMEK ISTERIM.TEKRAR EDIYORUM BU AYKIRI CIKISLAR BAZI KISA AKILLARA KISA AKILLILARA COK IYI GUZEL ORNEKLER OLUSTURMUSTURSON SOYLEYECEGIMIZ SOZ ABD LI GENERALLERIN PKK ILE GORUSMEMIZI ONERMELERINI KABUL ETMEMIZ ASLA SOZ KONUSU OLMAYACAKTIRFAKAT KENDI BASKANLARI BUSH HUSAMETTIN BIN LADIN IN TEMSILCISI BEYAZ SARAY DAN AYRILMADAN GORUSMESININ COK HAYIRLI SONUCLARA VESILE OLCAGI KESINDIRBUNUN ICIN AHMEDINEJAT A NE KADAR TESEKKUR ETSE AZDIRSAYGILARIMLAZEKI KENTEL
ABD EL KAIDE ILE GORUSME MASASINDA !
KIRMIZI POSTA ölümsüz açk
Ölümsüz aşk ister misiniz? [image: Ölümsüz aşk ister misiniz?]*Çok mutlu bir beraberliğiniz var ve onu sonsuza dek yaşatmak istiyorsanız bazı yanlışlardan uzak durmalısınız. Bu alışkanlıklarınızı değiştirmeli ve ölümsüz aşka yelken açmalısınız.*
*Kendinize önem gösterin * Dağınık olduğunuz zamanlar kadar farklı giyindiğiniz zamanlarda olsun. Dantel gecelikle olduğunuz kadar eşofmanlarla da seksi olmayı ve kalmayı bilin.
*Annecilik oynamayın *Erkeğe gereğinden fazla ilgi göstermeyin. Annesi gibi davranmayın. Yaptığınız her şeyi birlikte yapmaya çalışın. Sorumluluk alması gerektiğinde sizi hayal kırıklığına uğratmaz. Zaten sorumlu bir erkek sizi bunca yükün altında bırakmaz.
*Kıskançlık kıskacına düşmeyin *Kıskançlık hissi onun sevgisini hak etmediğinize dair derin bir korkunun dışavurumudur. Başka bir kadına ilgi gösteriyorsa bağırıp çağırmayın (çok aleni) ya da ortalığı birbirine katmayın (çok çaresizce). Kulağına baştan çıkarıcı sözler fısıldayın, ona acımasızca kur yapın. Böylece ilgisinin size kaymasını sağlayarak kendinizden şüphe duymanıza yol açan yıkıcı hislerden kurtulacaksınız.
*Sıkıcı sorulardan kaçının *Kadınların sorduğu bazı sorular anlamsız ve feci şekilde sinir bozucudur. Erkek arkadaşınızın size bağlı kalmasını istiyorsanız “Beni ne kadar seviyorsun?”, “Sence ben şişman mıyım?”, “O gömleği bu pantolonla giymeyeceksin değil mi?” , “Yemeğe çıkıp sonra da sinemaya gitmek yerine video kiralayıp pizza ısmarlasak olmaz mı?” gibi sorular sormaktan kaçının.
KIRMIZI POSTA Erkeklerin Gözünden Kadınlar
*Erkeklerin gözünden kadınlar*
[image: Erkeklerin gözünden kadınlar] *Erkeklerin deyimiyle kadın gibi olmayan kadınların, erkeklerle amansız bir mücadeleye girdiği yeni bir dünya anlayışı hüküm sürüyor. Peki gerçek kadının tanımı nedir? İşte erkeklerin yorumu…*
*Gerçek bir kadın minibüsçüler gibi küfretmez* *Erkeklerin söylediği: *Gerçek bir kadın kesinlikle ağır küfürler ederek konuşmaz. En angarya işi yaparken ya da en zorlandığı anlarda bile. Bu tür kaba kelimeleri zihninin bir köşesinde tutar ve içinden söyler. Ancak erkek ara sıra da olsa adi kelimeler duymak isteyebilir. Özellikle seks yaparken. O yüzden gerçek bir kadının küfürlü konuşmayıp bu sözcükleri dilinin ucunda tutması gerekir. *Kadınların düşündüğü:* Tüm kötü kelimeleri etrafımdaki şaşkınlar için harcamak! Eğer bunları duymak bir erkeği rahatsız ediyorsa bunu anlayabilirim ama sadece onun istediği zamanlarda küfürlü konuşacak ve onun amaçlarına hizmet edeceksem buna katılmıyorum. Çok ikiyüzlü bir tavır. Kelime haznemin çeşitliliği ve renkliliğini sonuna kadar savunmayı tercih ediyorum.
*Gerçek bir kadın kalabalık arasında takılmaz* *Erkeklerin söylediği: *Gerçek bir kadın yalnızdır. Erkek onu bir partide gördüğü zaman kimseyi tanımadığını hemen anlar. Büfenin yanında tek başına durmaktadır ve ona ulaşmak hiç de zor değildir çünkü etrafında aşılması gereken arkadaşlarından oluşan bir duvar yoktur. Ancak yalnızlığının özünde asosyal olması değil herkesle çok yakın ilişki kurmaktan hoşlanmıyor olması ve seçiciliği yatar. Kaldı ki yanına gelen erkekle sohbet etmesi ne kadar sosyal olduğunun göstergesidir. Kendine güven veren erkeklerle ilişki kurabilir ancak. *Kadınların düşündüğü: *Burada güvendeyim. Kalabalığın arasına karışıp yılışık adamlarla muhattap olmaktan çok daha iyidir. En azından bu şekilde gerçekten beğendiğim bir adamla kontakt kurabilir ve onun bana yaklaşması için fırsat yaratabilirim. Ara sıra insanın buna da ihtiyacı oluyor. Ama arkadaş grubum olmadan dışarıya çıkmayı çok da tercih etmem.
*Gerçek bir kadın topuklu ayakkabı giyer* *Erkeklerin söylediği: *Gerçek bir kadın ne basket ayakkabısı (eğer Madonna değilse), ne çizme, ne balerin ayakkabısı, ne terlik, ne Birkenstock, ne de bot giyer. Hayır gerçek bir kadın sadece topuklu ayakkabı giyer. Tıpkı eskiden büyükannelerimizin zamanında olduğu gibi. Bacakların sonsuz görünmesini sağlıyor ve yürürken çıkan tıkırtı kulağa çok hoş ve kadınsı geliyor. *Kadınların düşündüğü:* Kendimi spor ayakkabıların ya da düz sandaletlerin içinde rahat hissettiğim kadar hiçbir ayakkabıda hissetmiyorum. Tabii bunların da en orijinal olan modellerini seçmeye çalışıyorum. Tabii ki yüksek topuklu, sivri burunlu ayakkabılar da satın alıyorum (hem de en pahalısından) ve giyiniyorum. Ancak her gün yüksek topuklarla yürümeye çalışmanın ne kadar zor olduğunu da unutmamak gerek. Koşuşturma da cabası. Ayaklarımın isyanını duyar gibiyim. Rahat etmek istiyoruz!
*Gerçek bir kadının saçları uzun olur* *Erkeklerin söylediği: *Gerçek bir kadının saçlarının içinde kaybolup orada yaşanabilmeli. Gerçek bir kadın aşk yaparken yeleleri boynuna dolanmalı ve sağa sola yayılmalı. Bu kesinlikle çok seksi! Eğer bir kadın saçlarını kesiyorsa bu kesinlikle düzene girmek içindir. Yoksa onları uzun bırakır. Bir erkeğin onları parmaklarıyla okşayıp şekil vermesi en doğal hakkıdır. Kadınların bazen topuz yapması da çok etkileyici olabiliyor. Özellikle mutfakta çalışırken aceleyle topladığı saçları çok seksi bir görüntü yaratabiliyor. Bunların hepsi çok kadınsı! *Kadınların düşündüğü:* Son alışverişimizde birkaç etek ya da elbise satın almışsak saçımızı çok kısa kestirmeyiz. Farklı modelleri ve çeşitli boylardaki kesimler güzel ama enseye traş gerektiren çok kısa modelleri biz de çok tercih etmiyoruz. Boynumuzu ortaya çıkaran modelleri seviyoruz. Ama bunun için sadece at kuyruğu ya da topuz yapmak gerekmiyor. Kısa saç da boyun ve dekolte kısmım oldukça seksi gösterebiliyor. Bu yüzden erkeklere kısa saç ve feminenliğin paralel olabileceğini anlatmak lazım.
*Gerçek bir kadın çivi çakmayı bilmez* *Erkeklerin söylediği:* Gerçek bir kadın buzdolabının kapısını kapatmak, otomobil park etmek ve bilgisayarda “elma V” yapmak için bile bir erkeğe ihtiyaç duyar. Kadınlar zeki ve duyarlıdır ancak el becerisi gerektiren işlerde değil. Çünkü onlar tamirci değiller. Gerçek bir kadın erkeği duvarda matkapla delik açarken tayyörü ile yerde oturup onu seyreder. Çünkü matkabı kullanmaya kalkarsa mutlaka kırar ya da kendini yaralar. Ve erkeği tamiratı bitince tebrik etmek için alkışlar. *Kadınların düşündüğü: *Her şeyi bildiğimiz gibi yaparsak erkeklerin onuru kırılabilir. Çünkü onlar kendilerini güçlü hissetmeyi sever ve bu tür minik işleri büyüterek üstün olduklarını kanıtlamak isterler. Yani egolarını okşamak gerek. Yamuk bile olsa duvara bir tabloyu asmayı becerdiklerinde mutluluktan bayılmamız gerekiyor. Eğer eleştirir ya da kendimiz daha iyisini yaparsak onların gözünde antipatik olabiliriz. Hangi erkek tıkanan lavaboyu açabilen ya da bozulan lambayı tamir eden bir kadından hoşlanır ki. Bizim görevimiz çekici çivi yerine parmağına vurduğu zaman pansuman yapmak ya da ağrıyan yerlerine masaj yapmak! Beceriksizliğiyle alay etmeyi aklınıza bile getirmeyin.
*Gerçek bir kadın ev işlerinden anlar* *Erkeklerin söylediği*: Bu gerçek bir kadının doğasında vardır. Ev için en ekonomik alışverişi yapmayı bilir. Eve arkadaşlarımla geldiğimde yarım saat içinde sekiz kişilik yemeği parmağının ucuyla hazırlayabilir. Öte yandan bulaşık makinesini çalıştırabilir, çamaşırları asıp kuruyanları tek başına ütüleyebilir. Tüm bunların organizasyonunu yaparken hiç de zorlanmaz. Erkek çorabını arayıp da bulamadığı zaman yine o bulur. Neden biliyor musunuz çünkü o gerçek bir kadındır ve kayıp çorabın nerede olduğunu bilir. *Kadınların düşündüğü: *Ne kadar istesek de “aradığın şeyi bulmak için benim gibi bakmayı bil” demeyiz. Her konuda yardımcı olur sadece çorap değil aradıkları her şeyi buluruz. Bir çorabın tekiyle mutlu olabilmeleri bizi eğlendirir çünkü. Oysa bizim ev işlerinden anlamak istediğimiz etrafı çiçeklerle süslemek, buzdolabının üzerine notlar bırakmak, omuzlara kondurulan bir öpücük ya da bir tabak yemekle romantizm gibi şeyler olsa da gerçek hayatta olaylar böyle seyretmez.
*Gerçek bir kadın sadıktır* *Erkeklerin söylediği:* Gerçek bir kadın, gerçek bir erkek gibi değildir. Gerçek bir erkek tek başına gezen yalnız bir kurda benzer. Özetle değişiklikten pek hoşlanmaz. Ara ara kendini dışarı atar ve yuvasına geri geldiği zaman hiçbir şeyin önemi yoktur. Gerçek bir kadın tıpkı dişi kurt gibidir ve minikleri korumak için yuvada kalır, erkeğini bekler. Eğer şehvet ve heyecan arıyorsa Madam Bovary gibi kendi seçimini yapmak zorunda kalacaktır. *Kadınların düşündüğü: *Dişi aslan rolünü oynamamamız gerektiğini biliyoruz ama erkeklerin bizi dişi kurt olarak gördüklerini bilmiyorduk. Sadakat her iki taraf için de geçerli olmalı bu konuyu burada kapatmalı.
*Hürriyet…*
REAL AGE sitesinden birebir alıntıdır.
Aşağıdaki siteden alınmıştır
http://www.realage.com.tr/tr/fotohaber/RealAge-den-Zeytinyagi-Sirlari%3B29.html
*İsterseniz Roma’da olun, isterseniz evde olun, fakat nerede olursanız olun siz de eski Romalıların yaptığını yapın: Zeytinyağı mutlaka yiyeceklerinizin vazgeçilmezi olsun! Akdeniz mutfağını seven biriyseniz zaten zeytinyağının leziz tadı dışındaki faydalarını da biliyorsunuzdur. İnanılmaz bir antioksidan deposu olan zeytinyağı aynı zamanda ciltte oluşan iltahapları içten serinletir, hücrelerinizi tehditkar moleküllerden korur. İşte zeytinyağının son zamanlarda ortaya çıkarılan diğer faydaları…*
*Kalbinize Yardım Eder: Kalbinizi korumak için zeytinyağı tüketmekten daha yararlısı zor bulunur. HDL kolesterolu yükseltirken aynı zamanda LDL kolesterolü düşürür. Bununla beraber kanda bulunan zararlı trigliseridlerin azalmasına yardımcı olur. Kardiyovasküler hastalıkların tümüne karşı en iyi dostunuzdur.*
*Kilo Vermenize Yardımcı Olur: Hem güzel bir tad, hem de daha az şişkinlik hissi…Bir zeytinyağı için sanırız en iyi slogan bu olabilir. Yağların tartarsak, hepsinin hemen hemen aynı kaloriyi içerdiğini söyleyebiliriz. Fakat unutmamanız gereken, zeytinyağının diğer yararları ve yerken damağınızda bıraktığı rahatsız etmeyen mükemmel tadıdır. Bununla beraber yapılan bir araştırmada, sadece zeytinyağı tüketen bir grup hasta ile, diğer yağları tüketen grup arasında yapılan gözlemde, zeytinyağı grubunun daha hızlı ve daha fazla kilo verdiği saptanmıştır.*
*Kanser Riskinizi Azaltır: Zeytinyağının kanseri önleyici gücü artık neredeyse meşhur bir destandır. Peki hangi maddeler ile bu ünü hak ediyor ? En basiti polifenollerdir. Bu güçlü bitkisel antioksidanlar, vücudu hücre hasarından korur. Bunun yanında zeytinyağında bulunan tekli doymamış yağlar (monosatüre) kanser karşıtı etkilere sahiptir. Yani zeytinyağının kansere çift yumruk attığı çok açıktır. Kanıta mı ihtiyacınız var ? Akdeniz kıyılarında yaşayanların meme kanseri, yumurtalık kanseri ve prostat kanseri istatistiklerinde, kuzeydeki komşularına göre ne kadar az bir yüzdeye sahip olduğu araştırmalar ışığında ortaya çıkmıştır.*
*Kan Basıncını Düşürür: Hazır kalpten konuşurken, son zamanlarda kan basıncınızı ölçtürdünüz mü? Eğer 115/76 seviyesinden daha yüksekse, bunu düşürmeniz gerekir. Bu noktada zeytinyağını devreye sokabilirsiniz. Neredeyse bunun için günlük kullanacağınız ilaçlar kadar faydalıdır. Bunun için kaliteli zeytinyağı tüketmeniz daha sağlıklıdır, bizim kaliteli kıstasımız ise ‘’sızma zeytinyağı” olmasıdır. Daha fazla antioksidan ve vitamin bulundurur.*
*Baş Ağrısına İyi Gelir: Eğer başınız sıklıkla ağrıyor ve çareyi ilaçlarda arıyorsanız, salata ve yemeklerinize biraz sızma zeytinyağı katmanıza fayda vardır. Ağrı kesicilerin bazılarında ibupofen maddesi bulunur. Bu maddenin bileşkenleri arasında ise, zeytinyağında bolca bulunan oleocanthal vardır. Ağrıyı keser, aynı zamanda midenizde oluşabilecek riskleri de barındırmaz. Günlük oleocanthal belki tamamen ağrılarınızın dinmesine yetmez, ancak yardım eder. Aynı zamanda kalp krizi, kanser, artrit sorunları ve olası Alzheimer riskinizi düşürür. Güzel bir alternatif değil mi?*
Aşkınızın IQ’su kaç?
[image: Aşkınızın IQ’su kaç?]*Sevgiliniz ilişkinize tüm üzüntü ve mutluluklarını dahil ediyor mu? Yoksa ilişkinizi sadece yüzeysel mi görüyor? Yanıtlar testimizde…*
*1- Sevgilinize bir sağlık veya aile sorununuzu anlattığınızda, o.*.. a) …bütün dikkatiyle sizi dinler çözüm bulmanıza yardım eder. b) …daha sonra konuşmaya söz verip, bunu asla yapmaz. c) …sizi neşelendirmeye çalışıp, konuyu değiştirir.
*2**- Bayram ziyaretleri ve düğünler gibi özel günlerde erkeğiniz size eşlik eder mi? *a) Bazen. Ama bayram ziyaretlerinden bahsettiğiniz anda hâlâ burun kıvırır.
b) Evet. Girmeniz gereken her yerde size mutlulukla eşlik eder. c) Hayır. Onu davet ettiğiniz için teşekkür eder ancak gitmemek için bir bahane bulur.
*3- Yatakta arzularınızı öğrenmeye ne kadar meraklı? * a) Genellikle “Nasıldı?” gibi meraklı sorular sorar. b) Pek soru sormaz. İşini sessizce yapmayı tercih eder. c) Birçok soru sorar. Sıcak noktalarınızı tanımaya son derece meraklıdır.
*4- Onu tanıdıktan sonra özel hayatıyla ilgili size adım adım açılmaya başladı mı? *a) Hayır. Geçmişiyle ilgili sorular sorduğunuzda canı sıkılır, konuyu kapatmaya çalışır. b) Evet, pek çok sırrını art arda anlatır. c) Bazı özel şeylerini anlatsa da, eski sevgililer gibi bazı konular onun için hâlâ bir tabu.
*5- Sevgiliniz utandığı yanlarını sizinle paylaşır mı? *a) Her insan gibi onun da zayıf noktaları var ama asla anlatmaz. b) Bazen anlatır ama yalnızca eğer siz de olaylara şahit olduysanız. c) Her zaman. Çirkin çocukluk fotoğraflarından mutlulukla hatırlamadığı bazı üniversite anılarına kadar, her şeyi size çekinmeden anlatır.
*6- Birliktelikten sonra ilk söylediği cümle hangisi? *a) “Seni çok seviyorum.” b) “Seninle beraberken kendimi çok iyi hissediyorum.” c) “Sen en seksi TV yıldızından daha seksisin.”
*7- Kendinizi hangi Hollywood çiftine benzetiyorsunuz? *a) ‘Six Feet Under’ filmindeki Brenda ve Nate’e. Ateşli bir beraberliğiniz var ancak birbirinizden sakladığınız bir sürü de şey var. b) ‘Friends’ filmindeki Monica ve Chandler’a… Birbirinizden sakladığınız en ufak bir sır yok. c) ‘Dawson’s Creek’ filmindeki Joey ve Dawson’a. Birbirinize yakınsınız ama aranızda hâlâ aşmanız gereken ufak tefek bariyerler var.
*8- Sevgilinize iki arkadaşınızın nişanlandığını anlatıyorsunuz. Nasıl davranır? *a) Gülümseyerek düğünlerini sabırsızlıkla beklediğini söyler. b) Sandalyesinde kıpırdamaya ve parmaklarını çıtırdatmaya başlar. c) “İyi” der, konuyu değiştirir.
*9- Yakın arkadaşınızla paylaşmadığınız sırları birbirinizle paylaşıyor musunuz? *a) Her zaman. b) Bazen. c) Asla.
*10- Sevgiliniz sizinle bir ‘gelecek planı’ sözünden ne anlar? *a) Hafta sonu özel bir plan. b) Evlilik, çocuklar, beraber yaşam. c) 2006′nın yılbaşı programı.
*Puanlama *1. a-2 b-0 c-1 2. a-1 b-2 c-0 3. a-1 b-0 c-2 4. a-0 b-2 c-1 5. a-0 b-1 c-2 6. a-2 b-1 c-0 7. a-0 b-2 c-1 8. a-2 b-0 c-1 9. a-2 b-1 c-0 10. a-0 b-2 c-1
*15 puan ve üstü *Bir samimiyet prensiyle birliktesiniz. Size kendini maskesiz göstermekten kaçınmıyor. Geçmişle ilgili karanlık anlarını da, sizinle birlikte gelecek planlarını da, her şeyi sizinle açık açık tartışabilir. Sevgiliniz sizinle ilgili her şeyi öğrenmeye aç. Yüzeysel bir beraberlik aramıyor, ailenizin özel günleri ve ihtiyacınız olduğu her an yanınızda olmak istiyor.
*7-14 puan arası *Erkeğiniz size yakınlaşmak istediğini gösterdi, ama hâlâ açmaya hazır olmadığı konular var. Yalnız olduğunuz ve dikkatini dağıtan hiçbir şeyin olmadığı bir zaman seçin. Örneğin, şakacı bir tonla, onun ne kadar ateşli olduğunu bildiğinizi ancak en çılgın üç anısını merak ettiğinizi söyleyin. Sonra konuyu daha da ilerletip, fantezilerini sorgulayın. Yapmanız gereken şey, ona zarf atıp, konuşmasını sağlamaktır.
*6 puan ve altı *Sevgiliniz size son derece seksi gelse de, bu gizemli adam sizi kendine fazla yanaştırmıyor ne yazık ki. Kendi sırlarınızı, olumlu ve olumsuz özel anlarınızı anlatın. Bunu sizden görürse, aynı şeyi yaptığında onu yargılamayacağınızdan emin olacak ve rahatlayacaktır. Tüm bu çabaların sonunda hâlâ kapalı bir kutu gibi davranıyorsa ne mi yapılmalı? Psikologlara göre, eğer bir erkek size 6 ay-1 sene içinde açılmıyorsa, bunu asla yapmayacak demektir.
*– ஠ŧŦęĔś§ à® dİşİ kArTaL nArKoZ eTkİsİ
!… İnEgEzEg uB nAlU mIrAkAy …!
“AğUsToS bÖcEğİ”*
Kadınların 7 Günahı (imiş)..
** ** **
*KADINLARIN 7 GÜNAHI*
*Kadınları kıskacı altına alan, azı karar çoğu zarar 7 günahın ne olduğunu öğrenmek ister misiniz?*
**
** ** **
*TEMBELLİK*
*Gün içinde hiç bitmeyen stres ve yaşadığımız gerginlikler… Bunlar bir zaman sonra bizim sürekli her şeyden şikayet etmemize neden oluyor. Gün içinde sürekli oradan oraya koşturan bedenimiz, akşam olduğunda da aynı tempoda devam edemiyor. Bir yerden sonra iflas ediyor. Hangimiz çok yoğun tempolu bir iş gününden sonra akşam 1 saat egzersiz yapıyoruz mesela? Akşamımızı faydalı uğraşlarla geçirmek yerine ne yapıyoruz? Televizyon kumandasını elimize alıp saatlerce o dizi senin, bu film benim tembel tembel oturup akşamımızı öldürüyoruz.* ** ** ** **
*MERAK*
*Sevgilimize, arkadaşımıza sorduğumuz soruların hiçbir zaman ardı arkası kesilmez. Her zaman onlarla ilgili daha çok şey öğrenmek ve bizimle ilgili ne düşündüklerini bilmek isteriz. Hangimiz en yakın arkadaşımızın veya sevgilimizin günlüğünü karıştırmadık ki? Veya onun e-posta kutusuna girip maillerini okumadık ki? Eğer bunları yapmasaydık bize hazırlanan sürpriz doğum günü partilerini veya arkadaşlarımızın bizim hakkımızdaki gerçek düşüncelerini nasıl bilebilirdik ki zaten? * ** ** ** **
*AÇGÖZLÜLÜK*
*Her zaman daha çok ve daha leziz yemekler isteriz. Söz konusu olan eğer tatlıysa asla hayır diyemeyiz. Bir dilim çikolatalı pasta tüm cazibesiyle karşımızda dururken ve bize “beni yersen daha enerji dolu ve çekici olacaksın” diye haykırırken bizim onu reddetmemiz mümkün mü? İstediğimiz kadar tok olalım… Virgina Woolf’un ne dediğini hatırlayalım: ‘İnsan yemek yememişse, iyi de düşünemez, sevişemez, uyuyamaz’ * ** ** * * ** ** **
*GURUR*
*Tabii ki hepimiz değerliyiz. Dolayısıyla da gururluyuz! Bir parça gurur egomuzu tatmin etmek için de her zaman ideal, aşırıya kaçmamak kaydıyla tabii ki! Unutmayın, kendinizi ne kadar çok severseniz, dış dünyaya da aynı ölçüde kendinizi sunarsınız. Başkalarını sevmeden önce kendinizi sevmelisiniz. Ki başkaları da sizi sevsin… * ** ** ** **
*DEDİKODU*
*Dedikodu yapmak kendimizi çok iyi hissetmemize neden olur. Her zaman konuşacak bir şeyler bulmamızı sağlar. Başkalarını çekiştirmek bizi mutlu eder. “Ben dedikodu yapmayı sevmem” diyen insanların bile aslında dedikodu yaptığını ve büyük bir haz aldığını da görürüz. Dedikoduyu kiminle yaptığınıza dikkat etmelisiniz. Unutmayın yerin kulağı var! Size tavsiyemiz asla samimi olan iki kişiden biriyle diğerini çekiştirmemeniz. Bir gün sonra her ikisi de size düşman olabilir.* ** ** * * ** ** **
*ALIşVERİş*
*Canınız çok sıkıldığında, keyfiniz kaçtığında ne yaparsınız? Genellikle alışveriş değil mi? 1 alana 1 bedava ayakkabı kampanyalarından hangimiz hiç giymeyeceğimiz bir ayakkabıyı almadık ki? Veya yüzde 50 indirim kampanyalarına kanarak yüzde 50 tasarruf ettiğimizi düşünerek neler neler almadık ki! Yeni kıyafet satın almanın bizi daha mutlu yaptığı tartışmasız bir gerçek! Hatta terapiye gitmenize bile gerek yok. Dertlerinizden kurtulmanız için alışverişe çıkmanız yeterli! Alışverişe çıktığınızda sadece indirimde diye ürünler almayın. İşinize yarar mı yaramaz mı diye düşünün. Sonra kararınızı verin! Yüzde 50 indirimde diye normalde hiç giymeyeceğiniz bir gömleği almaya gerek var mı? Bizce yok!* ** ** * * ** * * ** ** **
*KISKANÇLIK*
*Kıskançlık her insanın doğasında var. Az veya çok… Mesela sevgiliniz hem yakışıklı, hem seksi, hem de eğlenceliyse onu kıskanmamamız mümkün olur mu? Tabii ki hayır! Onu boğmayacak şekilde hafif kıskançlığa evet. Ancak onun sizden nefret etmesine neden olacak davranışlara da hayır! Öncelikle kıskanç olduğunuzu kabul edin. O duygularla yaşarken, kıskançlığınızı reddetmeniz size hiçbir şey katmayacaktır. Sevgilinize şöyle bir cümle kurabilirsiniz mesela. “Sevgilim benim kıskanç olduğumu sen de biliyorsun. şule’nin senin çevrende dolaşarak sana kur yapmasından rahatsız oluyorum.” Tüm geceyi mide ağrılarıyla geçirmektense sevgilinizle açık açık konuşmanın faydalı olacağını düşünüyoruz.*
*– ஠ŧŦęĔś§ à® dİşİ kArTaL nArKoZ eTkİsİ
!… İnEgEzEg uB nAlU mIrAkAy …!
“AğUsToS bÖcEğİ”*
sebepleri cok basite indirgemisler sanki…? yoksa gerçekten boylemi ki????
*Erkekler kadınları, kadınlar erkekleri neden terk eder hiç düşündünüz mü? İşte cevabı..*
*Erkek kısa sürede kadını terk eder çünkü: *Onu değiştirmeye çalıştınız. Saç kesimini değiştirmek ve en sevdiği fakat sizin hiç hoşlanmadığınız o gömleği attırmak için elinizden geleni yaptınız. Arkadaşlarıyla ilişkilerine karıştınız. Bu durumda onun düşündüğü şu oluyor; ben ona yetmiyorum, bu durumda benimle yetinecek birini bulurum.
Seksle ilgilenmiyorsunuz. Eğer aylar boyunca başınız ağrıyormuş gibi davranırsanız, hayatının geri kalanının nasıl olacağını sezer ve paniğe kapılır. Bu da kadınların terk edilme nedenlerinden biridir. *Erkeklerin uzun bir süre sonra kadınları terk etme nedenleri: *Eğri oturup doğru konuşmanın zamanı geldi. Eğer uzun süredir birlikteyseniz ve artık arkadaşlarınız ne zaman evleneceğinizi sorup duruyorsa, bu onu evlilik hakkında düşünmeye iter. Evlilik hakkında hayalleri olanlar sadece kadınlar değildir. Erkekler de evliliklerinin nasıl olması gerektiği ile ilgili birçok hayale sahiptir. Siz çok fedakar ve düzenli olabilirsiniz.
Fakat bir gün sevgiliniz yeni bir kadınla tanışır; bu kadın ona sorular soruyor ve konuştuğunda onu dinliyordur. Üstelik çok güzel ve seksidir. O zaman sevgiliniz evliliğin sadece evde oturup DVD izlemekten ibaret olmadığını anlar ve siz de terk edilirsiniz.
*Kadın kısa sürede terk eder çünkü: *O olduğunu sandığınız erkek değildir. Kadınlar genellikle çok iyimser olurlar. Aşık olduklarında sevdikleri kişinin sadece iyi yanlarını görürler. Fakat bir gün bir ışık yanar ve onun sandıkları gibi mükemmel erkek olmadığını anlarlar. Bir diğer neden de size iyi davranmıyordur. Ona bir kaç kez şans veririsiniz, büyük ihtimalle de hak ettiğinden fazla. Ama sonunda dayanamayıp terk edersiniz. *Kadınların uzun bir süre sonra erkekleri terk etme nedenleri: *Uzun süren bir ilişkinin içindeyken sevgilinizi aslında bir kardeş gibi sevdiğinizi fark ediyorsunuz. Ona ilgi gösteriyorsunuz, hastalandığında üzülüyorsunuz. Duygusal olarak onu çok seviyorsunuz ama fiziksel olarak aranızda bir şey yok. Bu durumda kadınlar hayatlarının geri kalanını bu şekilde geçirmek istemedikleri için erkekleri terk eder.
izmir
Tütün üreticisi ‘BAT’acak Ekleme: 03.03.2008
TEKEL’in satışı davalık oldu Ekleme: 03.03.2008
Diplomatik rezalet Ekleme: 03.03.2008
KEMAL GÜRÜZ: ÖZCAN’IN YÖK BAŞKANLIĞI ANAYASAL ŞARTLARA UYGUN DEĞİL Ekleme: 03.03.2008
BÜYÜKANIT, ABD TALİMATLARI İLE OPERAYON SÖYLENTİLERİNE REST ÇEKTİ Ekleme: 03.03.2008
İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’dan Irak’a Sürpriz Teklif Ekleme: 03.03.2008
AKP’li Başkan ‘çüş’ dedi, muhalefet ayağa kalktı Ekleme: 03.03.2008
İMRALI TARİHE KARIŞIYOR / Erdal SARIZEYBEK - İÇ GÜVENLİK VE TERÖR Ekleme: 03.03.2008
ABD GÜDÜMLÜ DİNİ-POLİTİK STRATEJİDE TARİHİ DURAK: FENER / Prof. Dr. Nadim MACİT - TUSAM Danışmanı Ekleme: 03.03.2008
“Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi hukuka aykırı” Ekleme: 03.03.2008
Eğitim- Sen Şube kongresinde İstiklal Marşı arbedesi Ekleme: 03.03.2008
Danıştay’dan Petkim özelleştirmesine vize Ekleme: 03.03.2008
SOROS VE CEMAAT PROFESÖRLERİNE KARŞI ULUSALCI PROFESÖRLER-Nurten AKYAZILILAR Ekleme: 03.03.2008
CIA Türkiye’yi nasıl kandırdı Ekleme: 03.03.2008
RADYO DİNLE Ekleme: 31.01.2008
BAŞI DEĞİL NİYETİ ÖRTMEK…/ ÜNER BEKÖZ yazdı Ekleme: 21.01.2008
Kanla yapılan bayrağa yöntembilimci yorumu: “değersizleştirmeye tepki” Yusuf Yavuz’un - özel haberi Ekleme: 17.01.2008
Şapkadan türban çıkarmak: Türk modernleşmesinde Altan ailesi Ekleme: 10.12.2007
AHİR ZAMAN AZİZLERİ KİLİSESİ/ Mustafa Yıldırım yazdı… Ekleme: 05.11.2007
Sivil toplumdan uyarı Ekleme: 26.09.2007
Adım adım İslam devleti Ekleme: 26.09.2007
Mahalleler -MÜMTAZ SOYSAL Ekleme: 26.09.2007
DEVLET BAHÇELİ BİR TÜRK MİLLİYETCİSİ DEĞİLDİR . DEVLET BAHÇELİ BİR ABD-AB İŞBİRLİKÇİSİDİR . Ekleme: 26.09.2007
‘Hassas Kesim’in Son Uyarısı -HİKMET BİLA Ekleme: 26.09.2007
ABD İslamcılığı… (1) -HİKMET ÇETİNKAYA Ekleme: 26.09.2007
Türkiye’yi dinsizliğe taşıyorlar Ekleme: 26.09.2007
MEB’den türban savunması Ekleme: 26.09.2007
İşte mahalle baskısı -Rıza Zelyut Ekleme: 26.09.2007
Yusuf Küpeli, “Vatan satsa bir kişi, anında biter işi” Ekleme: 26.09.2007
-“KADINI ÇOK ACI VERMEDEN DÖVÜN”- Ekleme: 26.09.2007
Türk halkı kobay olarak kullanılıyor! Yusuf Yavuz Ekleme: 20.07.2007
Nereden Başlamalı? Mustafa Yıldırım yazdı… Ekleme: 04.06.2007
Şam’a seks turu! New York Times gazetesi, Irak’a müdahalenin ardında bu ülkeden kaçan Iraklı kadınların nasıl fuhuş ağına düştüklerini ayrıntılı bir şekilde yazdı. Ekleme: 30.05.2007
Hazine arazileri ve ormanlarda turizm yağmasına yargı freni Ekleme: 11.05.2007
AKP İZMİR’İ GAVUR ETTİ LİMANI SİYONİSTLER ALDI Ekleme: 04.05.2007
Sahte Sol un kucakladigi Kulturler arasi savas Teorisi! (1997 den guncel olan bir yazi) Ekleme: 01.05.2007
Haydi 1 Mayıs’a… Nurettin Kurtuluş Ekleme: 29.04.2007
Ne Şeriatçı Darbe, Ne Askeri Darbe ÇÖZÜM SOL, ÇÖZÜM HALK DEMOKRASİSİ Ekleme: 29.04.2007
Erguvaniler- Türkiye’de iktidar doğanlar…/ Yusuf Yavuz Ekleme: 27.04.2007
Emperyalizim ve işbirlikcileri her gün yeni mevziler kazanıyor . Sivil toplum örgütlerineden , medya , parlemento ve cumhurbaşkanılığına kadar işbirlikci egemenlik giderek dahada percinleniyor . Ekleme: 26.04.2007
Devrimcilerin Olaylara Yaklaşımı Nasıl Olmalı? Malatya Vahşeti ve düşünceler. Ekleme: 24.04.2007
Arastanın derin sessizliği/ Yusuf Yavuz Ekleme: 19.04.2007
Avrupa dibin kara! Ekleme: 19.04.2007
Ülkemizin en büyük sorunlarından birisi de istihdam ve işsizliktir. Bu yasal düzenleme yeni yatırımların yapılmasına engel olacak, belki mevcut yatırımları tehlikeye soka bilecektir. Ekleme: 04.04.2007
Utah’tan bir haber geldi! Ekleme: 03.04.2007
Turizm ülkeye, aklımız bize yeter mi? Ekleme: 03.04.2007
Zarf’tan ödersin abla! / Yusuf Yavuz Ekleme: 28.03.2007
Davraz Dağı’nı Fransızlara satıyorlar! / Yusuf Yavuz Ekleme: 28.03.2007
Sömürge Ekonomisi ve Türkiye - Cenk Karahan Ekleme: 26.03.2007
EMPERYALİZMİN İSLAMI - Mehmet Talay Ekleme: 26.03.2007
RAKİBİ NEDEN YOK? -/-İbrahim baytak Ekleme: 26.03.2007
Bir yazı, bir çeviri: İçsavaşı Batı ısmarladı + Filistin’e bak, kendi geleceğini görmeye çalış –Yusuf Küpeli Ekleme: 26.03.2007
Kemal Akbulut’u Tanımak Gerekirdi. Yavuz Yıldırımtürk Ekleme: 26.03.2007
‘Derin Devlet’ İttifakın örgütü değil mi? Mustafa Yıldırım yazdı Ekleme: 26.03.2007
“Soykırım”ın Öteki Gerçeği -Muzaffer İlhan Erdost Ekleme: 26.03.2007
ANTI EMPERYALIST HALK CEPHESI PROGRAMININ HEDEFLERI NELER OLMALIDIR -Erdoğan Ahmet Ekleme: 26.03.2007
TÜRKİYE’DE MİLLİ İRADEYİ KİMLER TEMSİL EDİYOR ?–Alparslan Çelebi Ekleme: 26.03.2007
Birlik Faaliyetleri ve Anti Emperyalist Halk Cephesi/Mehmet Akça Ekleme: 26.03.2007
TOPLUMSAL UZLAŞMAYA ÇAĞRI Ekleme: 25.03.2007
Sahte Milliyetçiler–UĞUR MUMCU Ekleme: 15.03.2007
TÜRKİYE’DE MİLLİ İRADEYİ KİMLER TEMSİL EDİYOR ?–Alparslan Çelebi Ekleme: 15.03.2007
TÜRK SOLUNUN TOPARLANMASI VE DİRİLİŞİ İÇİN,DEVRİMCİ BİR HALK ÖNDERİ, FATSA’LI GÜRCÜ TERZİ FİKRİ MODELİ Ekleme: 15.03.2007
TOPLUMSAL UZLAŞMAYA ÇAĞRI Ekleme: 15.03.2007
Halkın Cephesi İçin İleri Ekleme: 15.03.2007
Felluce veya Halepçe…Orhan Karaca Ekleme: 15.03.2007
buyurun cuma namazına -Ceyhun BALCI Ekleme: 15.03.2007
Yeşil Kuşak Çocukları Veya ”Bizim Çocuklar” Ekleme: 15.03.2007
İzmir Limanı’na 4 dev talip Ekleme: 11.03.2007
Cumhuriyetçiler görev başına! Kızılay bizleri bekliyor! Ekleme: 03.03.2007
Kanaltürk’e sahip çıkın, özgürlükleri savunun! Ekleme: 03.03.2007
TÜRKİYE HALK BANKASI’NIN ÖZELLEŞTİRİLME YABANCILAŞTIRMA SÜRECİ:——Hüseyin ÖLMEZ
Ekleme: 17.02.2007
İZMİR İKK’DAN İLLER BANKASI BASIN AÇIKLAMASI Ekleme: 17.02.2007
Türk Telekom’un yaptığı tarife değişiklerinin ardından tüketicinin cebinden çıkacak para miktarı 965 milyon dolar. Oger bu parayla özelleştirme taksitlerini rahatlıkla ödeyebiliyor. Ekleme: 17.02.2007
Amerika Birleşik Devletleri’nde ilk defa bir subay Irak’a gitmeyi reddettiği için yargılanıyor. Ekleme: 17.02.2007
“HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM!” Ekleme: 17.02.2007
Gerçek Ulusallık, Onların Büyük Korkusu EROL MANİSALI Ekleme: 17.02.2007
Petrolde ’sömürge’ dönemi başladı Ekleme: 17.02.2007
Emperyalistler ve İşbirlikcileri Ekleme: 17.02.2007
İLLER BANKASI ANONİM ŞİRKETİ HAKKINDA KANUN TASARISI MECLİS GÜNDEMİNDEN DÜŞÜRÜLMELİDİR! Ekleme: 13.02.2007
‘Türkiye’de yasayla, Irak’ta savaşla yağma’
____________________________________________________________________________ Hayalindeki kişiyi gökte ararken nette bul! Mynet Arkadaşım´a abone olmak için hemen tıkla!
clubM :) Gizli Bagimliliklar (!)
Cogu insan sinsice kendisini gizleyen bazi bagimliliklarin farkinda degildir. Bu tur bagimliliklar aldigimiz nefes kadar gorunmezdir.
“Iyi kalpli sersemler, varini yogunu iltifat almak icin harcar.” Shakespeare Herkes acidan kacmak icin kullanilan yaygin bagimliliklari bilir: yiyecek, alkol, yasal ve yasal olmayan uyusturucular, kumar, TV, alisveris, is, seks vb. Ama cogu insan sinsice kendisini gizleyen bazi bagimliliklarin farkinda degildir. Bu tur bagimliliklar aldigimiz nefes kadar gorunmezdir. Zararlari ise bilinen yaygin bagimliliklar kadar yipraticidir. Iste ya da evde, baskalarinin kendileri icin yapabilecekleri seyleri, kendinizin daha iyi yapacagini bildiginiz ya da onlari memnun etmek icin ustlenip asiri derecede calisiyor musunuz? Size yapilan yardim tekliflerini reddedip, sonra da ekstra islerin icinde boguluyor musunuz? “Iyi insan” oldugunuz icin, insanlarin taleplerini yerine getirmekten kendinize zaman ayiramiyor musunuz? Insanlar size ‘’kontrolcu’’ oldugunuzu soyleyip tepki gosterdiginde kiziyor musunuz? Yaptiginiz onca is ve “iyilik” ten sonra sizin degerinizi bilmedikleri icin kendinizi kurban gibi hissediyor musunuz? Iyice kizdiginizda suratinizi asip, insanlarin size nasil haksizlik yaptiklarindan durmadan sIkayet ederek, onlari sizi kontrol etmeye calismakla sucluyor musunuz? Kontrol bagimliligi… Onay bagimliligi… Ofke bagimliligi… Kendi mutsuzlugumuzun sorumlulugunu baskalarina vermek icin ofkeyi ya da gozyaslarini kullanmak, bu da yetmezse sIkca hastalanarak ilgiyi uzerimizde toplamaya calismak da aslinda kontrol bagimliligidir. Icimizdeki degersizlik duygusunun acisindan kacmak icin ihtiyac duydugumuz sevgiyi/onayi almak ugruna baskalarinin bize karsi hissettikleri duygulari kontrol etmeye calismak cok yorucudur. Baskalarinin bizimle ilgili ne dusundugunu fazlaca onemsemek; kendimizi sevmek yerine, onlarin bize duydugu sevgiyle kendimizi sevebilecegimizi sanmaktir. Bu bakis acisiyla, yeni seyleri ogrenmek ve deneyimlemek yerine surekli ne soyleyecegimizi ve nasil davranacagimizi planlamak icin caba harcariz. Sikca kendimizi savunmak ve izahat verir durumda buluruz. Tum bagimliliklar, duygularimizi kontrol etme ihtiyacindan kaynaklanir. Kontrol tutkusu ya da ogrenmek ve gelisim. Sevgi/onay dilenciligi ya da kendini sevmek. Bagimlilik ya da ozgurluk. Baskalarinin sorumlulugu ya da oz sorumluluk. Secimlerimiz tum davranislarimizi sekillendiriyor. Kontrol ve onay bagimliligi agir bir tutsakliktir. Kendi yarattigimiz hapishanenin kapisi acikken bile ozgurluge dogru kosamamaktir. “Iyi insan” olarak bilinmek ugruna yapilan fedakarliklar bize de “iyilik” yaptigimiz kisiye de zarar verir. Baskasinin kendisinin yapabilecegi bir seyi onun adina ustlenmek, o kisinin kendisini gelistirmesini ve oz sorumluluk almasini engellemektir. Bu iyilik degil, iyi niyetle kotuluk yapmaktir. Sevgi adina, duskunluk adina, koruma kollama adina cocugunuzun, esinizin, sevgilinizin, arkadasinizin kendisinin yapabilecegi seyi siz yaptiginizda onlarin size duydugu saygida azalma olur. Hic kimse somurdugu ve kullandigi birisine saygi duyamaz. Sayginin olmadigi yerde ne kadar sevgi olabilir ki? Baskasini sevebilmek icin once kendinizi sevmelisiniz. Hic kimseyi kendinizden daha fazla sevemezseniz. Cocugunuzu, esinizi, sevgilinizi kendinizden fazla sevdiginizi soyluyorsaniz, bu sevgi degil bagimliliktir. Her bagimlilikta duskunluk vardir. Ickiye duskunluk ile cocuga duskunluk arasinda fark yoktur. Ikisi de kisinin mutsuz ve doyumsuz oldugunun gostergesidir. Duskunlugun aslinda zavallilik anlamina geldigini bir dusunun… Bir iyilik yapin kendinize. Kendinize, sadece kendiniz icin zaman ayirin. Iste bu, kendine sevgi vermenin, degerlilik duygunuzu gelistirmenin yollarindan biridir. Dunyadaki tum insanlar kadar siz de kendi sevginizi ve ilginizi hak ediyorsunuz. NIL GUN
____________________________________________________________________________ Mynet Eksenim’e hemen üye ol, konserlere ücretsiz davetiye kazan!
