DEEKSHA - MELEK BAÐLANTILARI, MANYETÝK TEHLÝKE - ÝLHAN KOÞALAY, RESÝM SERGÝSÝ - NURETTÝN Þ AHÝN
03 MAYIS 2008 -ELEKTROMANYETÝK ALANLAR VE ÝNSAN SAÐLIÐI - ÝLHAN KOÞALAY
CUMARTESÝ SAAT: 11:00 - 14:00
Elektromanyetik alanlarý daha iyi tanýmak, nelerden kaynaklandýðýný anlamak ve korunma tedbirlerini öðrenmek amacýyla size “ELEKTROMANYETÝK ALANLAR VE ÝNSAN SAÐLIÐI” seminerimize katýlmanýzý þiddetle tavsiye ediyoruz.. Seminerde iþlenecek konu baþlýklarý aþaðýda sýralanmýþtýr.
DEVAMI ÝÇÝN TIKLAYINIZ >>>
03 MAYIS 2008 - MELEK BAÐLANTILARI SAAT 12:00 - DEEKSHA MEDÝTASYON SAAT: 19:00 AKTARAN: TUBA KÜÇÜKAKSU
AYDINLANMA SÜRECÝNÝZÝ BAÞLATIN. Birlik bilincini uyandýrmak için uygulanan program ile; bazýlarý 1 deeksha ile özgürleþirken, bazýlarý daha uzun bir sürece adým atmýþlardýr. Ama birlik bilincinin uyanmasý kaçýnýlmazdýr!.. Bu süreçte etkili olanlar ise kiþinin; fiziksel ve enerji bedenlerinin durumu yanýsýra kalýplarý, engelleri, inançlarý ve blokajlarýdýr.
DEVAMI ÝÇÝN TIKLAYINIZ >>>
05 MAYIS 2008 PAZARTESÝ RESÝM SERGÝ AÇILIÞ KOKTEYLÝ
RESSAM NURETTÝN ÞAHÝN, NEVA Sanat Galerisinde Kiþisel Sergisinde sanatsever ve resim koleksiyoncularý ile buluþuyor. Akademisyen bilgisi ve sanatçý kiþiliði ile tanýnmýþ ressamlar arasýnda olan Nurettin Þahin’in resim sergisine sizleri bekliyoruz.
ADRES ve KROKÝ ÝÇÝN TIKLAYINIZ >>>
Dr. Atilla Kosalay Mutlaka Onlem Alýn, Yoksa… + (Deeksha, Pranik Þifa, EMF-RECONNECTÝVE HEALING)
ELEKTROMANYETÝK ALANLAR VE ÝNSAN SAÐLIÐI” 03 Mayýs 2008
Elektromanyetik alanlarý daha iyi tanýmak, nelerden kaynaklandýðýný anlamak ve korunma tedbirlerini öðrenmek amacýyla size “ELEKTROMANYETÝK ALANLAR VE ÝNSAN SAÐLIÐI” seminerimize katýlmanýzý þiddetle tavsiye ediyoruz.. Seminerde iþlenecek konu baþlýklarý aþaðýda sýralanmýþtýr. ELEKTROMANYETÝK ALANLAR VE ÝNSAN
Yaþamýmýzý kolaylaþtýran teknolojik ürünlerin, bizden karþýlýðýný almadýðýný düþünüyorsanýz yanýlýyorsunuz.
Seminer 03 MAYIS 2008 Cumartesi
SAAT: 14:00-17:00 saatleri arasýnda gerçekleþecektir.
Ýnsan yapýsal olarak mikro volt düzeyinde elektromanyetik sinyallerle çalýþan bir elektronik sistemdir. Böyle bir sistemin içinde yaþadýðý elektromanyetik ortamdan etkilenmediðini söylemek elbette doðru deðildir.
Elektromanyetik alanlara ( radyasyon) karþý hassas bedenlerde; boðazda kuruluk hissi, nedeni tespit edilememiþ aðrýlar, görme bozukluklarý, alerjiler, uykusuzluk, seslere karþý aþýrý hassasiyet, kýsmi iþitme zorluklarý, yorgunluk ortaya çýkabilmektedir. Bu kýsa süreli etkilerin sonrasýnda ise ne gibi rahatsýzlýklarýn çýkabileceðini net olarak söylemek þu an için mümkün görünmese de, bugüne deðin yapýlmýþ çalýþmalar durumun hiçte iç açýcý olmadýðýný söylemektedir.
Elektrik enerjisi ileten ya da enerjiyle çalýþan her türlü araç ve gereç, çalýþma durumunda çevresinde bir elektromanyetik alan oluþturmaktadýr. Gözümüzle göremediðimiz bu alanlarý ölçmek ve deðerlendirmek artýk mümkün hale gelmiþtir. Uluslar arasý kuruluþlarýn tespit ettiði seviyeler göz önüne alýnarak bazý tedbirlerin alýnmasý kolaylaþmýþtýr. Elektromanyetik radyasyon yayan sistem ve aletlerin bir kýsmýný þöyle sýralayabiliriz;
Çeþitli elektrikli ev aletleri
Enerji iletim hatlarý (havai ve yer altý) ve trafo istasyonlarý
Elektrikli trenler
TV, bilgisayar ekranlarý
Ýndüksiyon fýrýnlarý ve indüksiyon kaynak makineleri
Radyo, TV ve telsiz verici istasyonlarýnýn antenleri
Radar sistemleri
Uydu iletiþim sistemleri
Tedavide kullanýlan týbbi elektriksel cihazlar
Mikrodalga fýrýnlarý
GSM haberleþme sistemi (Baz istasyonu anteni ve cep telefonu anteni)
ELEKTROMANYETÝK ALANLAR VE ÝNSAN SAÐLIÐI
-Elektromanyetik (EM) alan ve dalga ne demektir? Nasýl meydana gelir?
-Ýnsan bedeninde bulunan doðal elektromanyetik alan kaynaklarý
-Çevremizdeki elektrik ve elektronik cihazlarýn yaymýþ olduðu elektromanyetik dalgalar
-Çevremizdeki EM alanlarýn insan bedeni ile etkileþimi
-Elektromanyetik alanlardan nasýl korunabiliriz?
-Zararlý olmayan EM alan olabilir mi?
-Bazý EM alan çeþitleri terapi amaçlý kullanýlabilir mi? ( Biyoenerji ve EM alanlar)
-Yüksek gerilim iletim hatlarý, baz istasyonlarý, TV vericileri vb. sistemlerin yaydýðý EM alanlar ve tedbirler
DEEKSHA & MELEK BAÐLANTILARI 03 MAYIS CUMARTESÝ 11:00 - 19:00
AKTARAN: TUBA KÜÇÜKAKSU
KAYIT OLUNUZ
312 285 84 24
www.nevagelisim.com
SAFFET GÜLER: EMF BALANCING - TEKRAR BAÐLANTI (RECONNECTION) - LIGHTARIAN REÝKÝ 09-10-11 MAYIS 2008
SAFFET GÜLER ÝLE EMF Elektromanyetik Alan Dengeleme Tekniði ®
- TEKRAR BAÐLANTI (THE RECONNECTÝON)®- EMF - LÝGHTARÝAN REIKI -
PRANA HEALING - PRANA ÞÝFASI UYGULAMASI - UYGULAYAN: ALAN HORNE 09-10-11 MAYIS 2008 Prana Þifasý, dokunmadan yapýlan basit, güçlü ve etkili bir enerjiyle tedavi yöntemidir.Bu metod, bedenin iyileþme konusunda içsel bir yeteneðe sahip ve kendi kendini onaran bir yaþam birimi olduðu gerçeðine dayanmaktadýr. Prana Þifasý, sorunlu bölgedeki yaþam enerjisi (prana) seviyesini yükselterek doðal iyileþme sürecini hýzlandýrmayý amaçlar.
MAYIS AYI NEVA DA ÇOK ÞÝFALI
www.nevagelisim.com - 312 285 84 24
Seminer katýlým ücreti : 30 YTL
(¯`·._Hepsiburada_.·´¯) ERMENÝSTAN’DA NÝYE BÝR TANE BÝLE TÜRK YOK?
[Hüseyin Adýgüzel/Türk Solu]
Ermeni soykýrýmý deðil Türk soykýrýmý (1)Ermenistan’da niyetek bir tane bile Türk yok?Ermenilerin tarihi Ermeniler, beþinci-altýncý yüzyýldan itibaren tarihi kaynaklarda yer almýþ, Ýran, Suriye ve Anadolu’nun doðu bölgesinde daðýnýk olarak yaþayan bir halktýr (Atamoðlan Memmedli, Ermenilerin Gerçek Tarihi, s. 9, Bakü, 2005). Tarihleri tamamen efsanelere dayalýdýr. Ermeni tarihçisi Karakaþyan; ‘Ermenilerin geçmiþi hakkýnda tarih ya da salname sayýlabilecek bilgiler yoktur’ der (Karakaþyan, Ýstoriya Vostaçnogo Voprosa, Londra, 1905) Vatan olduðunu iddia ettikleri topraklar hiçbir dönemde onlarýn hakimiyetleri altýnda olmamýþtýr. Ermeni tarihçisi Kapançyan’a göre; ‘Ermenilerin ilk vataný Hayasa olmuþtur. Hayasa, bugünkü Fýrat, Çoruh ve Aras Nehirlerinin akýþ istikametindeki topraklarý kapsamaktadýr. Batýdan doðuya doðru uzunluðu 150-170 km.den çok deðildi’ (Kapançyan, G. Hayasa, Kolibel Ermeniya, s. 64, Erivan, 1948). Fakat Heredot, Evdoks gibi tarihçiler Ermenilerin bu topraklara dýþarýdan geldiklerini yazarlar. Ý. M. Dyakonov; ‘Tarihen açýktýr ki, Ermeniler Küçük Asya topraklarýna dýþarýdan, baþka bir yerden gelmiþlerdi. ÝÖ yedinci, altýncý yüzyýlda eski Ermeni halký Fýrat yaylasýna yerleþmiþtir’ der (Ý. M. Dyakonov, Ermenistan Tarihi, s. 209, Moskova, 1968) Kaynaklar ve belgeler Ermenilerin vatan saydýklarý Fýrat, Çoruh ve Aras Vadisi’ne, týpký Kimmerler gibi, Ýskitler gibi, Hurriler gibi, Saklar gibi sonradan gelip yerleþtiðini yazmaktadýr. Ermeniler tarih boyunca bir iki küçük krallýktan baþka bir devlet kuramamýþlardýr ve genelde bu küçük krallýklar, zamanýnýn güçlü devletlerine baðýmlý olarak yaþamýþlardýr. Kimi zaman Bizans, kimi zaman Selçuklu, kimi zaman Emevi, kimi zaman Abbasiler bu alanlarýn hakimi olmuþlar ve Ermeniler onlara baðýmlý olarak yaþamýþlardý (Atamoðlan Memmedli, Ermenilerin Gerçek Tarihi, s. 13, Bakü, 2005). ‘Ermeniler, en güzel ve hoþ yýllarýný Osmanlý Ýmparatorluðu içinde yaþamýþlardýr. O kadar ki, isyanlarýn baþladýðý dönemlerde bile, Osmanlý paþasý, Osmanlý milletvekili, Osmanlý bakaný Ermeniler vardý’ (Prof. Dr. Cemil Hesenli, Rus-Ermeni-Türkiye Ýliþkileri: 1915-1921, Bakü, 2002). Ermeniler için yapýlmýþ en güzel ve gerçekçi tespitlerden biri budur. Çünkü Ermeniler Osmanlý topraklarý içerisinde en fazla ilgi gören, kayýrýlan, korunan bir halk olmuþlar ve Osmanlýlar Ermenilere o kadar güvenmiþler ki, onlara ‘Tebay-ý Sadýka’ (sadýk teba) adýný vermiþlerdi. Bu durum, askerlik yapmayan Ermenilerin hýzla artmasýna, ticaret ve küçük sanayi diyebileceðimiz sanayinin ellerine geçmesine neden olmuþ, ellerindeki para ile de çok geniþ topraklar alarak zenginleþmiþlerdir. Doðu Anadolu’nun birçok yerindeki büyük Ermeni çiftliklerinin çalýþanlarýn çoðu Türklerdi. Yani tabi bir milletin fertleri gerçekte efendi konumundaydýlar.
Ermenilerin katlettiði Türk köylüleri… Ermeni sorununun ortaya çýkýþý Ermeni sorunu, bizim bazý araþtýrmacý ve tarihçilerimizin iddia ettiði gibi 1876/1877 Osmanlý Rus Savaþý’ndan sonra ortaya çýkmýþ bir sorun deðildir. Eðer Ermeni sorununu, sadece Anadolu Türklerinin bir sorunu olarak görürsek bu iddiaya hak verebiliriz. Fakat sorun sadece Anadolu Türkleri ile deðil, dünya Türklüðü ile, hiç olmazsa Azerbaycan Türkleri ile yakýndan ilgili olduðu için, baþlangýç tarihinin daha gerilere götürülmesi gerektiði düþüncesindeyim. Bu, hem Anadolu Türklerini 1915 saplantýsýndan kurtaracak hem de sorunun tüm Türkleri, bilhassa Anadolu Türkleri ile Azerbaycan Türklerini ilgilendirdiðini ve birlikte bu sorunun üstüne gidilmesi gerektiðini ortaya koyacaktýr. Ermenilerin soykýrým iddialarýna baþladýklarý 1948 yýlýndan beri, Anadolu Türkleri 1915 yýlýna saplanýp kalmýþlar, 1915 yýlýnda bir soykýrým olmadýðýný, sadece tehcir (yer deðiþtirme) yapýldýðýný iddia etmekten, yani kendilerini savunmaktan baþka bir þey yapmamýþlardýr. Bunun yeterli olmadýðý, yirmi beþten fazla ülke parlamentosunun soykýrým iddialarýný kabul etmesinden açýkça görülmektedir. Bu durumda bir politika deðiþikliði þart gibi görünmektedir. Savunmadan vazgeçip hücuma geçilmeli, esas soykýrým yapanlarýn Ermeniler olduðu kanýtlanmalýdýr. Bunun için, sorunun baþlangýcýný biraz daha geriye götürmek, o tarihten bu yana Azerbaycan Türklerine ve Anadolu Türklerine yapýlan zulüm ve iþkenceler, toplu katliamlar, sürgünler ve soykýrýmlar ortaya çýkarýlmalýdýr. 1915 sorun deðil, soykýrým deðil, iki halkýn uzun yýllardan beri sürdürdükleri mücadelesinin dönüm noktasý, hesaplaþma tarihidir. Bu tarihte Anadolu Türkleri Ermenilerle hesaplaþmýþlar ve iliþkilerin boyutunu tam anlamýyla gerçekçi bir þekilde ortaya koymuþlardýr. Bunun adýna ne derseniz deyiniz, burada bir hesaplaþma söz konusudur. Bu olay, Ermeni katillerinin masum halký, silahsýz sivil halký katletmesinin önüne geçilmesidir ve burada yaptýklarýnýn hesaplarýný vermeleri söz konusudur. Duruma böyle baktýðýnýz zaman 1915′in öncesinde bir þeyler olduðu sonucuna varýrsýnýz. Yani Osmanlý, ortalýkta hiçbir neden yokken Ermeni halkýný tehcir etmemiþtir. 1915′in öncesi vardýr. 1915′ten önce Anadolu’nun içinde bir þeyler olmuþtur. Azerbaycan’da bir þeyler olmuþtur. Bütün bu olanlar 1915′in nedenleridir. Bir de olayýn sonrasý, yani 1915′in sonrasý vardýr ki, bu da tamamen Azerbaycan Türklerine yöneliktir ki, yapýlan katliamlar, 21. yüzyýlda insanlýðýn ulaþtýðý boyutu göstermesi açýsýndan da ilginçtir! Bize göre Ermeni sorunu, Ýran ve Azerbaycan arasýnda imzalanan Türkmençay Anlaþmasý (1828) ile ortaya çýkmýþ bir sorundur. Çünkü o tarihte Ruslar, Türk topraklarýnda daha kolay yayýlma ve yerleþme düþüncesi ile Ermenileri kýþkýrtmýþ, onlara vatan ve devlet vaat etmiþlerdir. Bu düþünce ile bir iki yýl içerisinde Türkiye’den ve Ýran’dan getirilen iki yüz bine yakýn Ermeni Azerbaycan topraklarýna yerleþtirilmiþtir. O tarihlerde Ýran’ýn Rusya elçisi olan Griboyadev; ‘1829-1830 tarihleri arasýnda Erivan bölgesine Ýran’dan kýrk bin, Türkiye’den seksen dört bin Ermeni getirilerek yerleþtirildi’ diyor (Gribodayev, Rusya Anýlarý, s. 73, Tahran, 1901- Tahran, 1972) Bunlar, bölgeye yerleþtirilen Ermenilerin sadece bir kýsmýdýr. Erivan bölgesi dýþarýdan getirilen Ermenilerle doldurulurken, Ruslar, yerli halk olan Azerbaycan Türklerini de sürgüne gönderiyorlar, onlarýn topraklarýný Ermenilere veriyorlardý. ‘Erivan guberniyasý (bölgesi) 15. yüzyýlýn baþlarýndan 1828 yýlýna kadar Türk hanlar tarafýndan yönetilmiþtir ve tamamen bir Türk topraðýdýr. Halkýn büyük çoðunluðunu Ermeni göçlerine kadar Türkler oluþturuyordu’ (Hovhannes Þahhatuyan, Ecmiadzin Vilayetinin ve Ararat Baþ Kazasýnýn Tarihi, c. 2, s. 765/766, Erivan, 1921).
1926 yýlýnda Ermenistan’da 500.000 olan Türk nüfusun bugün en az 1.500.000 olmasý gerekirdi. Halbuki Ermenistan’da hiç Türk yaþamamaktadýr. Peki bu 1.500.000 Türk’e ne oldu? Türk soykýrýmý Birinci Dünya Savaþý devam ederken 1917 yýlýnda Ermeniler Güney Kafkasya’daki Türk topraklarýna saldýrý baþlattýlar. Yüzlerce Azerbaycan köyünü yakýp yýktýlar. Taþnak saldýrganlarýndan bir birliðin komutaný olan A. Emiryan; ‘Sadece Erivan guberniyasýnda Taþnaklar tarafýndan iki yüz Azerbaycan köyü yakýlýp yýkýlmýþtýr’ diye yazýyor (Favst Bhozand, no. 3 sýra 18). Bu bölgedeki katliamlarý kendi gözleri ile görmüþ ve gören subaylarýndan bilgi almýþ olan Amiral Bristol, günlüðüne þunlarý yazmýþ: ‘Ben, General Dro ile birlikte çalýþmýþ kendi subaylarýmýn verdiði bilgilere dayanarak… korumasýz köyler önceden bombalanýr, sonra zaptedilir, kaçamamýþ köy sakinleri vahþice öldürülür, köy yaðmalanýr, bütün mal ve para götürülür, sonra ise yakýlýrdý. Bütün bunlar Müslümansýz (Türksüz) bir Ermenistan için sistemli olarak yapýlýrdý’ (Nalbandyan, V. S. Ermenistan Literatürü, s. 23, Erivan, 1976). Birinci Dünya Savaþý’nýn sona erdiði günlerde, Kafkasya’daki tüm Türk topraklarýný ele geçirmeye kararlý olan Ermeniler, savaþtan kaçan Rus askerlerinin de desteði ile 31 Mart 1918 günü Bakü’ye girdiler. On iki bin Azerbaycan Türkünü iki gün içinde katlettiler. Azerbaycan Türklerine ait gazete binalarýný, kültür kurumlarýný yakýp yýktýlar. Camileri ve kutsal mekanlarý top ateþine tuttular. Arþiv belgelerine göre sadece Bakü’de on iki bin; Haçmaz, Kuba, Hacýqabul ve Saylan’da sekiz bin kiþiyi, silahsýz ve savunmasýz yirmi bin Azerbaycan Türkünü katlettiler. 28 Nisan 1920 tarihinde ise bu sefer Bolþevik olarak Bakü’ye giren Ermeniler, Pankaratov komutasýnda bir-iki gün içinde þehir halkýnýn yarýsýndan fazlasýný, on altý bin Azerbaycan Türkünü acýmasýzca öldürdüler. O tarihlerde Kafkasya’da görevli olan Ýngiliz generali Bristol anýlarýnda bu katliamlar hakkýnda þunlarý yazýyor: ‘11 Nisan 1920 tarih ve 00214/738 sayýlý raporla Dýþiþleri Bakanlýðýna durumu bildirdim. Ermeniler; Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye’de Türkleri vahþice katlediyorlar. Bu tam anlamý ile bir soykýrýmdýr. Bunun durdurulmasý ancak Majestelerinin Hükümetinin uyarýsý ile olabilir.’ Erivan Bölgesi Ýngiliz Komutaný Albay A. Rawlinson, ‘Advantures in the Near East 1918-1920 (Yakýn Doðu Maceramýz)’ isimli kitabýnýn 227. sayfasýnda; ‘Kýsa zaman içinde Ermeni çetelerinin Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye topraklarýnda yaptýklarý vahþi katliamlar hakkýnda insaný dehþete düþüren bilgiler aldým. Dehþete düþtüm ve insanlýðýmdan utandým’ diyor. 9 Haziran 1849 tarihinde ilan edilen Çar Nikolay fermaný ile oluþturulan Erivan özerk bölgesinin Ermeni nüfusunun arttýrýlmasý gerekiyordu. Bölgenin Ermenileþtirilmeye baþlanmasý ile birlikte, oraya yerleþecek Ermeni bulmak ve Anadolu Türkleri ile Azerbaycan Türklerini korkutarak yerlerinden kaçýrmak için terör eylemleri yapýlmasý gündeme geldi. 1887 yýlýnda Avetis Nazarbekyan Hýnçak (Zil) örgütünü, 1890 yýlýnda ise bir grup Rusya Ermenisi Ermeni Devrimci Federasyonu (Taþnaksutyun) gizli terör örgütünü kurdular. Bu iki gizli terör örgütü, bilhassa Rusya’nýn açýk desteðini alarak, ‘Türksüz Büyük Ermenistan’ ülküsünü hayata geçirebilmek için, ‘tarihi vatan’ dedikleri topraklarda (Güney Kafkasya-Fýrat-Çoruh-Aras Vadisi ve Akdeniz Bölgesi) organize ettikleri terörist saldýrýlarla, binlerce masum Türk-Ermeni insanýn ölmesine neden oldular. Tam bir cinnet içerisinde, canice saldýrýlarla kendi insanlarýný da katlettiler. Bir Ermeni tarihçisi olan Arakel Babakhaniyan; ‘Hýnçak ve Taþnak liderleri, yetiþtirdikleri teröristlere, hem Ermenilerin hem Osmanlý ve Azerbaycan Türklerinin arasýnda, þehirlerde ve köylerde kendileri için tehlikeli olabileceðine inandýklarý insanlarý öldürme emri vermiþlerdi. Bu teröristler Türklerin kanlarýný dökmekte hiç tereddüt etmediler. Onlar kendilerine yardým etmeyen varlýklý, varlýksýz Ermenileri de öldürdüler. Yani bu katiller sürüsü, þeytani emellerine ortak olmak istemeyen ve onlara yardým etmeyi reddeden kendi insanlarýný da acýmasýzca öldürdüler… Bu arada Hýnçak komitesinin özel bir ölüm kolu da kuruldu ve Türkiye Ermenilerinin kaderi bir avuç Rusya Ermenisinin ellerine teslim edilmiþ oldu. Bu olay Ermeni tarihinin dönüm noktasýdýr. Çok uzun yýllar sürecek kanlý olaylar bundan sonra baþlayacak ve Ermeni Kilisesi de bir araç gibi olaylardan yararlanacaktýr’ diye yazýyor (Leon Arekel Babakhaniyan, Türk-Ermeni Devrim Ýdeolojisi, c. 2, s. 642, Paris, 1934-1945). Bu iki gizli örgütün militanlarý kiliselerde eðitiliyor, barýndýrýlýyor ve kiliselerin yönlendirmesi ile cinayet iþliyorlardý. Bunlarýn mensuplarýnýn Ermenileri kýþkýrtmasý sonucu bilhassa Doðu Anadolu’daki Türk köylerine saldýrýlar düzenleniyor, savunmasýz, masum sivil halk katlediliyordu. ***Hýnçak ve Taþnaksutyun terör örgütlerinin iþledikleri cinayetlerin büyük çoðunluðu hayasýz ve edepsiz, güya bilim adamý Ermeniler tarafýndan Türklerin üzerine atýlýyor, Kilisenin ve Katalikosun emri ile güya tarih yazan, belge düzenleyen bu sahtekarlar Avrupa’yý ayaklandýrmayý, Avrupa hükümetlerini etkilemeyi baþarýyorlardý. Bu yapýlanmada baþrolü her zaman Ermeni Kilisesi oynuyor ve Kilisenin istediði her þey yapýlýyordu. Terör örgütlerinin silahlý militanlarý daha çok kiliselerde barýndýrýlýyor, yetiþtiriliyor ve korunuyordu. *** Ermenistan nüfusu nasýl deðiþti? 1829 Türkmençay Anlaþmasý’ndan sonra Ruslarýn kurulmasýný vaat ettikleri Ermeni devletinin hiç topraðý yoktu. Üzerine konmaya çalýþtýklarý topraklar tarihi Türk topraklarý idi ve o tarihlerde üzerinde yüz binlerce Azerbaycan Türkü yaþýyordu. 1849 tarihinde Çar fermaný ile kurulan Özerk Erivan Ermeni Bölgesi’nde elli yýl sonra, yani 1897 tarihinde kendilerinin yaptýklarý bir çalýþma ile nüfus tespiti yapýldý: ‘Toplam nüfus 829.550 ve bu nüfusun 313.178′i Azerbaycan Türküdür’ (Hovhannes Þahhatuyan, Ecmizadin Vilayetinin ve Ararat Baþ Kazasýnýn Tarihi, c. 2, s. 765-766, Erivan, 1921). Erivan bölgesinde yüz on yýl önce 313.178 kiþi olan Azerbaycan Türklerinin bugün bir milyondan fazla olmasý gerekir. Ama ne acýdýr ki, býrakýn o bölgeyi, Ermenistan’ýn bütününde tek bir Azerbaycan Türkü yoktur. Peki orada 1897 yýlýnda yaþayan bu insanlara ne oldu? Buhar olup uçtular mý? Yoksa sürgüne ve soykýrýma mý uðradýlar? Buhar olup uçmayacaklarýna göre, bunlarýn soykýrýma uðradýklarý ve yok edildikleri gayet açýktýr. Ermeni tarihçi Korkodyan; ‘1920 tarihinde Sovyet Ermenistaný Devleti’nde Taþnaklarýn soykýrýmýndan dolayý ancak on bin civarýnda Azerbaycan Türkü kalmýþtý’ diyor (Korkodyan, Ermenistan’ýn Nüfusu: 1831-1931, Erivan, 1937). Yani yirmi üç yýl içerisinde, Erivan bölgesinde 313.178 olan Azerbaycan Türkü sayýsý 10 bine iniyordu. Üç yüz bin kiþi, kelimenin tam anlamý ile katlima, soykýrýma ve etnik temizliðe tabi tutulmuþtu. Yine ayný dönemin tarihçilerinden biri olan A. A. Lalayan, ‘Ýstoriçeskie Zapinski’ isimli eserinde; ‘Bu dönemde, Ermeniler tarafýndan Azerbaycanlýlarýn katledilmesi, etnik temizliðe tabi tutulmasý önceden planlanmýþ Kilise-devlet politikasýydý. Bu politika sadece Azerbaycan topraklarý ile sýnýrlý kalmamýþtýr. Bu yüzden Ermenistan’da Taþnak hükümetinin otuz aylýk (Mayýs 1918-Kasým 1920) iktidarý döneminde, Ermenistan arazisinde yaþayan Azerbaycan Türklerinin yüzde altmýþýnýn katledilmesine kimsenin þaþýrmamasý gerekir’ diye yazýyor. Nüfusunun yüzde yüzü Ermeni olan bir ülke… 1926 yýlýnda yayýnlanan Büyük Sovyet Ansiklopedisi’nin Ermenistan maddesinde Ermenistan’ýn nüfusu 1.510.000 olarak verilmiþtir. ‘Etnik durum’ baþlýklý baþka bir maddede ise bu nüfusu meydana getiren milliyetler sýralanmýþtýr. ‘795.000 Ermeni, 575.000 Azerbaycan Türkü ve 140.000 diðer milliyetler…’ Bugün Ermenistan’ýn nüfusu resmi belgelere göre iki buçuk milyondur ve bunun içerisinde maalesef diðer etnisitelerden tek bir fert bile yoktur. Burada da yukarýda sorduðumuz soruyu yineleyelim. Doksan yýl içerisinde, 575.000 Azerbaycan Türküne ve 140.000 olan diðer etniklere ne oldu? Bu insanlar kayboldu mu? Yoksa soykýrýma mý uðradýlar? Kaybolmalarý mümkün olmadýðýna göre soykýrýma uðradýlar ve zorla sürgüne gönderildiler. Yani etnik temizlik yapýldý. Bu yüzden bugün dünyada Ermenistan kadar homojen bir ülke yoktur. Nüfusunun yüzde yüzü Ermeni olan bir ülke… Kafkasya’nýn o karmaþýk etnik yapýsý içerisinde bu iþ nasýl baþarýldý? Etnik temizlik ve Türk soykýrýmý yapýlarak!… SSCB Politbürosu 23 Aralýk 1947 tarih ve 00902 sayýlý bir karar aldý. Bu karar gereði, Ermenistan denilen yapay ülkede yaþayan Azerbaycan Türkleri yerlerinden, yurtlarýndan zorla göç ettirildi. Gitmek istemeyen, direnmeye çalýþan 476 Azerbaycan köyü yerle bir edildi, binlerce insan öldürüldü, binlerce insan zorla topraklarýndan sürüldü. O günlerin gazetelerine akseden birkaç haberi verelim: ‘Yollarda kalanlar, yollarýn kenarýna yorgunluktan çöküp kalanlar bir daha yerlerinden hiç kalkamadýlar. Büyük göç ölüm kervaný haline gelmiþti. Yüz elli bin kiþiden ancak kýrkbir bini gidecekleri çöllere ulaþabildiler’ (Rabonçski gazetesi, 23 Aralýk 1952, Bakü). ‘1948 yýlýndan 1952 yýlýna kadar yurtlarýndan zorla çýkarýlan Azerbaycan Türklerinin yüz binden fazlasý yollarda öldü ya da öldürüldü’ (Komünist gazetesi, 21 Þubat 1953, Erivan). Bazý ansiklopedik bilgileri karþýlaþtýrarak, Ermenilerin yaptýðý Türk soykýrýmýnýn belgelerine ulaþmak çok kolaydýr. Mesela Büyük Sovyet Ansiklopedisi’nin 1960 yýlý baskýsýnda SSCB’de yapýlan nüfus sayýmýnýn sonuçlarý yer alýr. Buna göre o zaman Ermenistan’ýn toplam nüfusu 1.501.600′dir. Bu toplam nüfusun 1.301.000′i Ermeni, 107.700′ü Azerbaycan Türkü, geriye kalaný diðer milliyetler olarak verilir. Yine ayný ansiklopedinin 1995 yýlý baskýsýnda Ermenistan’da 155.000 Azerbaycan Türkünün yaþadýðý yazýlýdýr. Ermenilerin nüfusu ise 2.101.752 olarak gösterilir. Aradan geçen otuz beþ yýl içerisinde Türk nüfus 48.000 kiþi artarak 155.000 olurken, Ermeni nüfus 855.000 kiþi artmýþ, 2.100.000′e ulaþmýþtýr. Ýki halkýn nüfus oranlarýný onda bir olarak ele alýrsanýz, Türk nüfusun en az 85.000 kiþi artmasý gerekir ki, Türklerde nüfus artýþ oraný dünya ortalamasýnýn üzerindedir. Burada tam tersi bir oran söz konusudur. Bu normal olmayan durumun nedeni ya Türklere soykýrým yapýlmasý ya da Ermenistan’ýn dýþarýdan gelen göçlerle doldurulmasýdýr. Her iki hal de soykýrýmý gözler önüne seren sonuçlar çýkarýr. Çünkü Ermeni göçleri, zaten dar olan ülkede toprak sýkýntýsý yaratýyordu. Gelen Ermenilere verilecek toprak yoktu. Bu yüzden Azerbaycan Türklerinin topraklarýna saldýrýlar yapýlýyordu ve bu da etnik temizliði ve soykýrýmý ortaya çýkarýyordu. 2001 yýlýnda Ermenistan’da yayýnlanan Ansiklopedia Hýrist Armenia isimli Ermeni ansiklopedisinde Ermenistan nüfusu 2.969.555 olarak verilmiþ. Ayný askiklopediye göre Ermenistan’da yaþayan Azerbaycan Türklerinin sayýsý 5.568′dir. 1995 yýlýnda 155.000 olan Azerbaycan Türkleri, aradan geçen altý yýl içinde 150.000 azalarak 5.500′e düþmüþtür. Savaþ olmadý, deprem olmadý, sel olmadý, yangýn çýkmadý. Ne oldu da altý yýl içinde 150.000 kiþi yok oldu? 2001 yýlýnda orada yaþayan 5.500 Azerbaycan Türkü de artýk yok! Bunun adý Türk soykýrýmý deðilse nedir? Ermeniler, Sovyetler Birliði’nin çatýrdamaya, sallanmaya baþladýðý yýllarda, yine Ermenistan’da konuþlanmýþ Rus birliklerinden destek alarak Karabað’a saldýrý baþlattýlar. Bu saldýrýnýn amacý Ermenistan ile Karabað arasýnda bulunan Azerbaycan topraklarýný ele geçirmek ve Ermenistan ile Karabað’ý birbirine baðlamaktý. 1992 yýlýnýn Þubat ayýnda Ermeni ordusu Hocalý baskýnýný ve katliamýný gerçekleþtirdi. Tüm dünyanýn ‘ demokrasi ve insan haklarý’ çýðlýklarý attýðý bir dönemde yapýlan bu saldýrýda çocuk ve kadýnlar dahil 653 Azerbaycan Türkü vahþice katledildi. Hem de tüm dünyaya insanlýk dersi vermeye kalkanlarýn gözleri önünde. Hocalý katliamý 20. yüzyýlýn son çeyreðinde iþlenmiþ en büyük insanlýk suçu olarak tarih mahkemesinin önünde durmaktadýr. Miloseviç’leri yargýlayýp ölüme mahkum edenlerin bu insanlýk suçunu görmezden gelmeleri, onlarýn insanlýk için deðil, sadece çýkarlarý için hareket ettiklerinin en canlý kanýtýdýr. Bu hesap kesinlikle sorulacak ve Ter Petrosyan’larýn, Koçeryan’larýn döktükleri Türk kanlarý, yaptýrdýklarý Türk soykýrýmý, tarihin þaþmaz adaletinin önüne konulacaktýr. _________________________________________________________________ Invite your mail contacts to join your friends list with Windows Live Spaces. It’s easy! http://spaces.live.com/spacesapi.aspx?wx_action=create&wx_url=/friends.aspx&mkt=en-us
Sanat Müziði Parçalarý
Alýntý..
http://rapidshare.com/files/105613832/Muenir_Nurettin_Selcuk_-Biraz_kuel_biraz_duman.mp3
http://rapidshare.com/files/105613264/Muzeyyen_Senar__Nilufer_-_Dalgalandim_da_Duruldum.mp3
http://rapidshare.com/files/105611838/Muzeyyen_Senar_-_Haydar_Haydar.mp3
http://rapidshare.com/files/105612427/Muzeyyen_Senar_-_Kimseye_Etmem_Sikayet.mp3
http://rapidshare.com/files/105611085/Melihat_Guelses_-_Incesaz_Iki-Eylul_Sarkilari_-01_-_Cok_Asigin_Var_Diyorlar.mp3
http://rapidshare.com/files/105610393/Incesaz_-_Uskup_Sevda_Sarkisi.mp3
http://rapidshare.com/files/105609578/incesaz_-_Mazi_Kalbimde_Bir_Yaradir.mp3
http://rapidshare.com/files/105609080/Incesaz_-_eylul_sarkilari_-_guney_-_Melihat_Guelses.mp3
http://rapidshare.com/files/105608446/_nce_saz_-_Son_osmanl__-_Dilek_Turkan.mp3
http://rapidshare.com/files/105607898/Ince_saz_-_Kalbim_Seni_Ozler.mp3
http://rapidshare.com/files/105614117/Muezeyyen_Senar-_Sezen_Aksu_-_Hicaz_-_Guelsen-i_Huesnuene.mp3
http://rapidshare.com/files/105614937/oezdemir_Erdo_an_-_Doenuelmez_Ak_am_n_Ufkunday_m.mp3
SEZEN AKSU - 1979 - ÝLK GÜN GÝBÝ / YALANCI
http://rapidshare.com/files/110414519/1979_-_Sezen_Aksu_-_ILK_GUN_GIBI_-_YALANCI.rar ÝLK GÜN GÝBÝ YALANCI
SEZEN AKSU - 1979 - ALLAHAÞKINA / SENSÝZ ÝÇÝME SÝNMÝYOR
http://rapidshare.com/files/110413271/1979_-_Sezen_Aksu_-_ALLAHASKINA_-_SENSIZ_ICIME_SINMIYOR.rar ALLAHAISMARLADIK SENSÝZ ÝÇÝME SIÐMIYOR
SEZEN AKSU - 1978 - GÖLGE ETME / AÞK
http://rapidshare.com/files/110412270/1978_-_Sezen_Aksu_-_GOLGE_ETME_-_ASK.rar GÖLGE ETME AÞK
SEZEN AKSU - 1977 - KAYBOLAN YILLAR / NEYE YARAR
http://rapidshare.com/files/110411501/1977_-_Sezen_Aksu_-_KAYBOLAN_YILLAR_-_NEYE_YARAR.rar KAYBOLAN YILLAR NEYE YARAR
KESİNLİKLE SIKILMADAN OKUUU!!!!!!!!!!!!!
KESİNLİKLE SIKILMADAN OKUUU!!!!!!!!!!!!!
Elleri bir aÄŸaca arkadan baÄŸlanan hamile bir kadının başına dikilmiÅŸ olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars’ta AÄŸrı’da Van’da Erzurum’da da ataları oynamıştı.Onlardan duymuÅŸlardı. Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doÄŸumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı…Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeÄŸinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diÄŸeri elindeki demir parayı havaya attı
:-Akçik, manç?.. (Kızmı, oğlan mı?)
-Akçik… (Kız)
Bu cevap üzerine ‘oÄŸlan’ diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuÄŸu çıkarttı.Kan b! ürülügözleri bebeÄŸin kasıklarına kilitlendi.
-Tun ÅŸahetsar,ınger… (Sen kazandın, yoldaÅŸ)
-Yes ÅŸahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigiÅŸdana… (Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?)
-Mayrigı bedge gişdatsine. (Annesi besleyecek elbette)
Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:
-Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver)
Aynı dakikalarda Hocalı’nın baÅŸka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direÄŸi yapmışlar, top arayışına girmiÅŸlerdi.Başı tıraÅŸlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:
-Asixn ma/,çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek… (Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın…)
Aynı anda çocuÄŸun gövdesi bir tarafa,başı da orta yere düşmüştü…
Ermeniler zafer naraları! atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.
Bu iki olay Hocalı’da bundan çok deÄŸil yalnızca 14 yıl önce yaÅŸandı. Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat ÅŸahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır.
Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir. Ajanslar,katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu.
Türkiye’de büyük bir dehÅŸet uyandıran katliama iliÅŸkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuÅŸtu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi.
26 Åžubat’ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi’nde konuÅŸlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366′ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı’ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar.
26 Şubat! gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi.
Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaÅŸlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler. ermenilerin iÅŸgal ettikleri Hocalı’da dehÅŸet verici olaylar yaÅŸandı.
Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler,
Sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar.
Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler.
Genç kızların önce saçlarını,sonra da kafa derilerini yüzdüler.
Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler.
Kesik kafaları sepetlere doldurdular.
Peki neydi bu düşmanlık?
Ermenistan’daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye’nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan’ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki AÄŸrı Dağı’nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı’nda ‘Topraklarımız iÅŸgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün,öldürün’ denmekteyken, baÅŸkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım.
DaÄŸlık KarabaÄŸ Bölgesi’nde bulunan Hocalı’ya, eski Sovyet İttifakı Silahlı kuvvetleri’ne ait 366.Alay’ın desteÄŸi ile Ermeni Sılahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk’ünün hayatını kaybettiÄŸi resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduÄŸu bilinmektedir.
56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur.
Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış,geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır.
Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı.!
Fakat katliam sonrası Hocalı’ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı’da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet’nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu:
‘Pek çok savaÅŸ hikâyesi dinledim. FaÅŸistlerin zulmünü iÅŸittim,ama Hocalı’daki gibi bir vahÅŸete umarım kimse tanık olmaz’ Peki 26 Åžubat 1992 günü yaÅŸanan bu katliamın emrini kim vermiÅŸti; Ermenistan Devlet BaÅŸkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden baÅŸkası deÄŸildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden TaÅŸnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996′da Ermenistan BaÅŸbakanı oldu.
KarabaÄŸ’da barış istediÄŸi için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boÅŸalan Devlet BaÅŸkanlığı koltuÄŸuna,’Hocalı Katlia! mı’ baÅŸ sorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu.
Ermeniler Türk hamile kadınlarına tecavüz edip karnını hamile olduğu halde taş ile doldurup öldürmüşler ve küçük Türk kızlarına tecavüz edip öldürmüşlerdi.
Ülkemizde sadece 1 ermeni öldürüldü diye yürüyüş yaptılar ve o kadar araştırdılar ama hiç bir insan kalkıp ta bu masum insanlara işkence edilip öldürüldükleri için yürüyüş yapmadı…………..
Yazıklar olsun ……
Destanlasan Türküler Serisi 1-2-3-4
http://rapidshare.com/files/107524776/v.l.k.s.c.s.m.part1.rar
http://rapidshare.com/files/107527229/v.l.k.s.c.s.m.part2.rar
http://rapidshare.com/files/107527737/v.l.k.s.c.s.m.part3.rar
Destanlasan Turkuler 1
01 - Bir Firtina Tuttu Bizi 02 - Hekimoglu 03 - Asiye 04 - Elif Dedim 05 - Kirklar Daginin Duzu 06 - Cokertme 07 - Hasan Dagi 08 - Hastane Onunde Incir Agaci 09 - Gonlum Ataslara Yandi Gidiyor 10 - Izmirin Kavaklari
Destanlasan Turkuler 2
01 - Ekrem Duzgunoglu - Halil Ibrahim 02 - Erol Koker - Acem Kizi 03 - Aysun Gultekin - Eledim Eledim 04 - Celal Bakar - El Vurup Yaremi 05 - Erol Koker - Canakkale Icinde 06 - Nimet Bulbul - Arda Boylarinda 07 - Zara - Telgrafin Tellerine 08 - Ekrem Duzgunoglu - Calin Davullari 09 - Neslinay Cinar - Al Fadimem 10 - Erol Koker - Bugun Ayin Isigi 11 - Erol Koker - Basindaki Yazmayi 12 - Orhan Hakalmaz - Dersini Almisda Ediyor Ezber 13 - Ibrahim Erkal - Tutam Yar Elinden
Destanlasan Turkuler 3
01 - Ekrem Duzgunoglu & Gaye Aksu - Tanridan Dilerim 02 - Turan Ulus - Fincanin Etrafi 03 - Ugur Lok - Ahu Gozlerini Sevdigim Dilber 04 - Zara - Degmen Benim Gamli Yasli Gonlume 05 - Orhan Hakalmaz - Iki Keklik 06 - Ibrahim Erkal - Sari Gelin 07 - Ekrem Duzgunoglu - Camligin Dibinde Tuter Tutun 08 - Siyahal - Ne Feryat Edersin Divane Bulbul 09 - Murat Yildiz - Zeytin Yapragi Yesil 10 - Muslum Gurses - Altin Hizma 11 - Ismail Turut - Vona (Ordu`nun Isiklari) 12 - Ekrem Duzgunoglu - Beyaz Giyme Toz Olur 13 - Koro - Yuksek Yuksek Tepelere
Destanlasan Turkuler 4
01 - Ekrem Duzgunoglu - Gesi Baglari 02 - Zara & Ekrem Duzgunoglu - Sabahin Seherinde 03 - Ibrahim Erkal & Gaye Aksu - Bulbulum Altin Kafeste 04 - Iskender Ulus & Turan Ulus - Aglama Yar Aglama 05 - Zara - Keklik Gibi 06 - Koro - Sendeki Kaslar 07 - Ekrem Duzgunoglu - Yesil Ayna 08 - Orhan Hakalmaz - Cekemedim Akca Kizin Gocunu 09 - Elvan Erbasi - Kirmizi Gul Demet Demet 10 - Orhan Hakalmaz - Baga Gel Bostana Gel 11 - Olcay Koker - Yesil Ordek Gibi 12 - Elvan Erbasi - Daglar Dagladi Beni

