Yine temel..:))))
Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca,evdeki tüm saatleri toplayıp Saatci Temel’e gider. - Ula Temel, saatler geri alunacakmiş.Bizde evdeki saatleri senden satın aldığımız için sana getirdik.Bunları geri alacaksun.Temel kendinden emin bir şekilde: - Oyle yağma yok.Bende duydum ama 1 saat geri alınacakmış.1 tanesini alırım ama diğerlerini almam.
*******************************************************************************************
Bu e-posta ve muhtemel eklerinde verilen bilgiler kişiye özel ve gizli olup, yalnızca mesajda belirlenen alıcı ile ilgilidir.Size yanlışlıkla ulaşmışsa lütfen göndericiye bilgi veriniz, mesajı siliniz ve içeriğini başka bir kişiye açıklamayınız, herhangi bir ortama kopyalamayınız. Bu mesaj aksi sözleşme ile belirtilmedikçe herhangi bir finansal işlem teklifi, alımı, satımı veya herhangi bir havalenin teyidi gibi bankacılık işlemi yapılması amacını taşımamaktadır.Verilen tüm bilgilerin doğruluğu ve bütünlüğünün garantisi verilmemekte olup, önceden bildirilmeksizin değiştirilebilecektir.Bu mesajın içeriği Bankamızın resmi görüşlerini yansıtmayabileceğinden Akbank T.A.Ã. hiçbir hukuki sorumluluğu kabul etmez.
Ak Emeklilik A.Ã. ile Aviva Hayat Emeklilik A.Ã. birleşerek 01.11.2007 tarihinden itibaren AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ã.olarak ticari faaliyetlerini sürdürecektir.Bu e-posta’nın içerdiği bilgiler (ekleri dahil olmak üzere) gizlidir. Onayımız olmaksızın üçüncü kişilere açıklanamaz. Bu mesajın gönderilmek istendiği kişi değilseniz, lütfen mesajı sisteminizden derhal siliniz. AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ã. bu mesajın içerdiği bilgilerin doğruluğu veya eksiksiz olduğu konusunda bir garanti vermemektedir. Bu nedenle bilgilerin ne şekilde olursa olsun içeriğinden, iletilmesinden, alınmasından, saklanmasından sorumlu değildir. Bu mesajın bilinen virüslere karşı kontrolleri AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ã. tarafından yapılmıştır. Ancak Internet iletişiminde güvenlik ve hatasız gönderim garanti edilemeyeceğinden, mesajın yerine ulaşmaması, geç ulaşması, içeriğinin bozulması ya da mesajın virüs taşıması gibi problemler oluşabilir. AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ã. bu tip sorunlardan sorumlu tutulmaz. Bu mesajın içeriği yazarına ait olup, AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ã.’nin görüşlerini içermeyebilir.
The information contained in this e-mail (including any attachments) is confidential. It must not be disclosed to any person without our authority. If you are not the intended recipient, please delete it from your system immediately. AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ã. makes no warranty as to the accuracy or completeness of any information contained in this message and hereby excludes any liability of any kind for the information contained therein or for the information transmission, reception, storage or use of such in any way whatsoever. This message is scanned for known viruses by AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ã. But Internet communications cannot be guaranteed to be secure or error-free as information could be intercepted, corrupted, lost, arrive late or contain viruses. The AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ã. therefore does not accept liability for any errors or omissions in the context of this message which arise as a result of Internet transmission. Any opinions expressed in this message are those of the author and may not necessarily reflect the opinions of AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ã.
KIRAC - FUNDA ARAR GOLGELER PROGRAMINDAN FERDI TAYFUR SARKILARI
*Kirac Funda Arar Golegeler Ferdi Tayfur Full Link **http://rapidshare.com/files/47345416/Glgeler_F_Tyfr.zip*
*Kirac Funda Arar Ferdi Tayfur Sarkilari Tek Mp3 Linkler Emmioglu **http://rapidshare.com/files/47354976/Emmiogluu.rar* *Yakti Beni **http://rapidshare.com/files/47355946/YaktiBni.rar * *Sende Mi Leyla **http://rapidshare.com/files/47355578/SennDeMiLeyla.rar* *Neyleyim Sen Yoksan Eger **http://rapidshare.com/files/47355778/TemmzAksmlari.rar* *Merak Etme Sen **http://rapidshare.com/files/47355353/MrakEtmeSen.rar* *Ben De Ozledim **http://rapidshare.com/files/47354536/BenDeozledim.rar* *Birak Su Gurbeti **http://rapidshare.com/files/47354663/BirakSuGurbeti.rar * *Cesme **http://rapidshare.com/files/47354834/Csme.rar* *Huzurum Kalmadi **http://rapidshare.com/files/47355208/HzurumKalmadi.rar* *Bari Sen **http://rapidshare.com/files/47354375/BriSen.rar* *Yuregimde Yare Var **http://rapidshare.com/files/47356299/YrgimDeYreVar.rar * *Yildizlar Da Kayar **http://rapidshare.com/files/47356097…lardaKayar.rar*
Türkçe yabancı 1 ton Mp3 :)
Kurt’ler&Turk’ler, cok uzun degil…
_____
“Akleden kalbin” genç sesi…
Böylesine kahredici ve ölüm kokan günlerde, daha fazla kahrolmamak için, yaşamak ve de yaşatmak için, hayata sımsıkı sarılıp, cellatların ve ölüm tacirlerinin heveslerini kursaklarında bırakmak için birilerinden insanlık mesajları vermesini beklersiniz, değil mi? Öldüren alçaklarla birlikte alçaklaşmamak için, o alçaklar dışındaki insanların birbirilerine tutunması için, yeni alçaklar yaratmamak için insanın değerinin, hayatın değerinin yüceltilmesini beklersiniz değil mi?
Bunu hemen yakınımızdaki insanlardan bekleyebiliriz; kendimizden bekleriz… En azından bir tarafımızla, hemen yenileceğini bilsek de küçücük bir tarafımızla buna çabalarız… Ama korku ve nefret damarlarımıza girdiğinde ve onları kolay kolay silkinip atmamızı engelleyen bir anafora sürüklendiğimiz zaman, kendimiz ve bizim gibi faniler bu iyileşmeyi, bu umut sınavını çok fazla beceremeyebiliriz. Çünkü anafor çok güçlüdür; bizi de alıp önüne sürüklemesi çok kolaydır. Yani biz fanilerin çok gücü olmayabilir bu kadar güçlü olmak için…
Ama bazı kurumlar var ki, süreklilik adına, gelenek adına, insanlar adına, insanların ortak hayatta kalma arzusu adına, bir arada yaşama kapasitesi adına varolurlar; en azından bu iddiayla varolurlar. İşte onlardan korkularıyla ve nefretleriyle güçsüzleşen insanlara, içlerindeki korkuyu ve nefreti yenmeleri için güç vermelerini bekleriz; içimizde kalan o küçücük direnişimizle bekleriz ve bu, biz fanilerin hakkıdır…
Ama gene acıyla kavrulan bu günlerde, insanlar adına, toplum olma adına, iman ve inanç adına konuşan kurumların bazı temsilcileri biz fanilerden bile zayıf olduklarını, korku ve nefret kuyusunda debelendiklerini gösterdiler.
Diyarbakır’da insanları insanlığıyla fetheden bir valinin yerine gelen, devleti temsil eden başka bir vali, şehit düşen 15 askerden biri olan Diyarbakırlı askerin acılı abisinin “Artık kan akmasın” feryadını nasıl da anlamadığını ve sadece nefret dilinin içinde dolaştığını gösterdi: “Bunu terör örgütüne söyleyeceksin! Anlaşıldı mı!! Anlaşıldı mı!!”
Niğde’deki şehit asker cenazesinin namazını kıldıran İl Müftüsü ise “Bu Ermeni p..lerinin dersini uluıs olarak, millet olarak vermeyi bizlere nasip et yarabbi” diye dua etti. Bu duasını Allah’a yolladı… Allah’ın hiçbir kavmine küfredilmemesini, aşağılanmamasını istediği halde yaptı bu “dua”yı… Bunu bildiği halde kendini kin ve nefretin zehirli sularına bıraktı…
Bu öyle bir kin ki, içine yuvarlananları körleştiriyor; Beytüşşebap ve Ãırnak’ta masum insanları şehit eden alçaklardan daha az alçak olmayanları göremez hale getiriyor. Bu memleketin en iyi evlatlarından biri Ermeni olduğu için öldürülürken, Hrant Dink’in katilleri ve açıkça ırkçılık yapanlar devletin içindeki karanlık dehlizlere sığınarak kurtulmayı ve kahraman olmayı beklerken, Agos gazetesi ve yazarları 301. maddeden bugün (11 Ekim) yargılanmaya devam ederken bir din adamı Ermeniliği küfür olarak kullanmaya devam ediyor…
Ancak bu “devlet temsilcileri”, “din temsilcileri”, bu “yaşlılar” hayatın yüceltilmesi için gereken asgari arzu ve gücü “kinleri” yüzünden ıskalarken, biz sıradan insanların arasından çıktı gene en güçlü hayat arzusu… Hem de en gençlerimizden…
“Genç siviller”den geldi aşağıdaki iki bildiri… Birincisi “Genç Türk siviller”den, diğeri “Genç Kürt siviller”den… Ancak onlar bu memleketin sadece Türk’ünün ve Kürt’ünün değil; Ermenisi’nin, Laz’ının, Çerkez’inin, Arnavut’unun, Alevi’sinin, Sünni’sinin ve tüm diğerlerinin kalplerinde hâlâ direnen, içiçe geçmiş ortak hayat arzusunu anlatıyorlar… Okuyun ve böyle zamanlarda, her şeye rağmen nasıl “insan” kalınabileceğine dair “akleden kalbin” sesini dinleyin…
Ramazan Bayramı’nız kutlu olsun, mübarek olsun… Kin ve nefretin ülkemizde ve dünyamızda içinde oturacak kalp bulamaması için vesile olsun…
Genç Türk Siviller Rahatsız! Önce Beytuşebap’da 12 vatandaşımızı, sonra Gabar’da 13 askerimizi kaybettik.
Bayramı karşılamaya hazırlanan yuvalar yangın yerine döndü. Ãimdi evlerden Türkçe ve Kürtçe ağıtlar yükseliyor.
Tam da Meclis’te tarihi tokalaşmalar yaşanmıştı, sivil siyaset Kürt sorununda belirleyici aktör olmaya başlarken,
Tam da biz, Kürtler 80 yıldır Türkleşiyor, biraz da biz Kürtleşelim demeyi planlarken,
Tam da sivil bir anayasamız olsun, bu anayasa farklılıklarımızın zenginliklerimiz olduğunu garanti altına alsın derken,
301 kalksın, vesayet rejimi sona ersin diye temenni ederken,
Kuzey Irak’a askeri operasyon yapmanın, ülkeyi topyekun Ortadoğu cehennemine sürüklemenin ilk adımı olacağına dair endişelerimizi ifade ederken
Tüm bu seslerimizi bastırmak için silahlar konuştu yeniden.
Vicdanları sağır eden silah sesleri, intikam çığlıkları ve sorumsuz hamasi sözler arasında tarihe karşı sorumluluğumuzu yerine getirerek bir kez daha haykırıyoruz
“Durun Kalabalıklar, Bu cadde çıkmaz sokak”
Biz bu caddelerden çok geçtik. Buradan çıkış yok. Milletvekilleri enselerinden tutularak meclisten atıldı, Kuzey Irak’a onlarca operasyon yapıldı, çok insan öldü, çok acılar çekildi.
Birbirimizden nefret ettikçe karanlık bir şiddet sarmalı içine hapsolduk. Milliyetçiliklere sarıldıkça Ortadoğu’daki kirli savaşların oyuncağı olduk.
Bu coğrafyaya çok acılar çektiren şiddetin ve milliyetçiliğin dili bizi birbirimizden koparıyor.
Tehlikenin farkında mısınız?
Bugün Kürt Sorunu’nu çözümü doğrultusunda hiçbirimizin önüne bir gelecek ufku sunmayan mevcut tüm siyasetler ve söylemler iflas etmiştir.
Kral Çıplak!
Bugün barıştan, kardeşlikten, demokrasiden yana cesur ve samimi yeni bir söz söylemek gerekir. En az bizim kadar bu iflasın farkında olan sorumluluk sahipleri tarihi sorumluluklarının gereğini yerine getirmelidir.
Ãimdi sözün bittiği değil başladığı yerdeyiz.
En başta sivil siyasetin aktörleri AKP ve DTP bu kez cesaretle ve samimiyetle başımıza örülen, içimizi yakan şiddet sarmalına karşı çıkmalıdırlar.
Çünkü bu coğrafyada hem de bugünlerde kimsenin sorumsuzca hareket etmeye hakkı yok.
Yoksa bu ateş hepimizi yakar.
Bugün hem Beytuşebap’da ölen 12 vatandaşımızın hem de Gabar’da şehit düşen gencecik askerlerin ardından ağlıyoruz.
DTP’nin Gabar’da şehit edilen askerlerle ilgili duyarlı açıklaması bu yolda atılmış bir ümit verici bir adımdır. Benzer bir adımı bugünlerde Kürt sorunu üzerinden statükoya ‘çiçekler’ attığı görülen AKP’den bekliyoruz.
Bu konuda atılacak en somut adım son 20 yılda bölgede devlet görevlilerin tüm hukuk dışı uygulamalarını araştırılacağı bir komisyon kurulmasıdır. Beytüşşebap’ daki katliamın gerçek sorumluları bir an önce bulunmalıdır.
Herkesin benim senin demeden katiline, teröristine, hukuk dışına çıkan devlet görevlisine katil, terörist deme vakti geldi.
Önce sen demeden, sorumluluğu birbirimize atmadan, birbirimizi sıkıştırmadan cesaretle ve samimiyetle.
Artık karanlık hesaplarda harcanacak bir canımız bile yok.
Burası çok renkli, çok kültürlü, çok dilli bir ülke, bu sahip olduğumuz en büyük hazinemiz!
İstikbalde dahi bizi bu hazinemizden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici herkes bilsin ki; şiddetten siyasi medet umanlara, ekilen düşmanlık tohumlarına aramızdaki muhabbeti kurban etmeye hiç niyetimiz yok!
Zaten bu dünyada Türkler ile Kürtler de birlikte yaşayamayacaksa, artık batsın bu dünya!
Bundan cesaretle ‘benim hala umudum var’ diyerek bu metne imza atan biz genç siviller, İstiklal Marşı’nın ümide çağıran girişi ile tüm Türkiye’ye sesleniyoruz:
Korkma!
Bu sorunlar çözülecek, bu coğrafyada birlikte yaşamanın hepimizi mutlu edecek bir yolunu mutlaka bulacağız. Güzel günler göreceğiz, güneşli günler!
Korkma!
Bir daha böyle bayramlar yaşamayacağız. Anneler bayramlarda bir daha ağıtlar yakmayacak. Hesabı sorulmamış hiçbir cinayet, hiçbir hukuksuzluk kalmayacak, kimse hukukun üstünde olmayacak kimse hukuksuzluğun altında ezilmeyecek.
Demokrasi, barış, refah, huzur hepimizin hakkıdır!
Muhtaç olduğumuz kudret de damarlarımızda birbirine karışmış kanda saklıdır.
Ne mutlu cesaretle bunu söyleyebilenlere!
Genç Kürt Siviller Rahatsız! Havva Ana’nın dünkü çocuk sayıldığı bu topraklarda doğduk.. Üç gün aç kaldık üç gün meme vermediler bize. Hasta düşmeyelim diye. 90′lı yıllarda çocuk olduk, gözümüzün önünde yaşananlar ağır geldi bize.
Biz kim miyiz?
Biz bu coğrafyanın Kürt gençleriyiz. Ãiddetle tek ilgimiz onun mağdurları olmamız. Türk gençlerden tek farkımız onlardan ayrı olarak sadece okuma- yazmayı değil Türkçe konuşmayı da ilkokulda öğrenmemiz. Yoksa ne kadar yoksulluğu varsa bu memleketin biz de çektik. Biz de Sezen Aksu’ya, Neşet Ertaş’a ağladık. Farkımız Ãivan Perwer’e, Aynur Doğan’a da ağlamamız.
Biz buraların Kürt gençleriyiz. Köylerimiz yakıldı. Küsmedik. Göç ettik, en kötü yerlerde yaşadık, en kötü işleri yaptık. İsyan etmedik. Akrabalarımız faili meçhul cinayetlere kurban gitti, intikam peşinde koşmadık. Üzerimize bombalar atıldı, hukuktan başka bir şey istemedik.
Biz buraların Genç Kürt Sivilleriyiz. Siz acının sadece bir tarafını biliyorsunuz. Biz her tarafını.
Bir taraftan en büyük asker bizim asker tezahüratları ile havaya atılan gençlerin tabutları dönerken evlerine, bir taraftan da evinden çıkalı yıllar olan, bir gece yarısı sessiz sedasız gömülen gencecik insanların hayatları tükenirken bu bayram arefesinde, bizim geleceğimiz için gencecik insanları öldürme emri verenlere bizim de söyleyecek bir çift lafımız var.
Bu tavırlarınız hangi akla, hangi mantığa, hangi vicdana ve de en önemlisi hangi ahlaka sığıyor.
Bu ülkede yaşayan ve barış isteyenlerin elini yine yeniden zayıflatmaktan başka hiçbir anlamı olmayan bu hareketinizi bizim özgürlüğümüz için mi yaptığınızı düşünüyorsunuz. Kürtlerin geleceği için karanlık ilişkilere mi dalıyorsunuz?
Siyasetin havası esecekken bu ülkede, mecliste iken temsilcilerimiz, üstlerinde hükümetten, askerden, derin devletten, ya sev ya terk et diyenlerden baskı olsa da biz arkalarında duruyorduk kendi fikirlerimizle, kalemlerimizle; konuşarak, dokunarak, değerek.
En son Beytüşşebap’ta neler olduğunu bu ülkede aklıselim insanlar tam da öğrenecekken ve buna karşı bir duruş gösterecekken, silahtan başka çözüm istemeyenlerin, güçlerini kandan, gencecik askerlerin kanından alanların eline çok güzel fırsat geçti sayenizde. Kararttığınız sadece 13 hayat değil ayrıca bu ülkede açığa çıkmayı bekleyen derin devletin ve savaş güçlerinin çıkış yolunu da kararttınız.
Kürtçe ve Türkçe ağıtlar yakan analarımızın göz pınarlarını kuruttunuz bu bayram arefesinde.
Mağdur insanlar zalimleşmeye başladığında o zaman yeni mağdurlar yaratacaktır değil mi? Siz de biz Kürtlerden zalimleşmemizi mi istiyorsunuz? Bu mu bu ülkedeki derin güçlerle ortak paydanız.
Ne Beytüşşebap’taki karanlık katliamı unutacağız ne Ãırnak’taki o askerleri. Aynı Ãemdinli’yi ve terörist diye adlandırılan Diyarbakır çocuklarını unutmadığımız gibi. Biz zalimleşmeyeceğiz. Ne mutlu Türküm demeyenlerin de mutlu olabileceği bir Türkiye için bizlerden beklenen sağduyuyu göstereceğiz.
Tercihimizi yaptık. İlle de beraber yaşayacağız! İlle de bir arada yaşayacağız! Çünkü biz biliyoruz ki bu hayat ne Kürtlük ile geçer ne de Türklük ile.
Sözün bittiği yerde değil başladığı yerdeyiz. İnsanların yaşadığı yerde söz bitmez çünkü.
Ölmek değil, yaşamak istiyoruz.
Susmak değil konuşmak istiyoruz.
Birileri bu ülkede, adaleti, vicdanı ve insanlığı ayaklar altına alarak çevremizi kirletebilirler ama biz Genç Kürt Siviller kendi kapımızın önünü her zaman temiz tutacağız.
Zaten bu ülkede Kürtler ile Türkler birlikte yaşayamayacaksa batsın bu dünya!
11 Ekim 2007, Perşembe
Hackney Council may exercise its right to intercept any communication with any employee or agent of the Council using its telephony or data networks. By using these networks you give your consent to Hackney Council monitoring and recording your communication.
If you have received this e-mail in error please delete it immediately and contact the sender.
For further information about Hackney Council policies please contact Hackney Service Centre on: 020 8356 3000
**********************************************************************
London Borough of Hackney may exercise its right to intercept any communication on its networks - for more information see
http://www.hackney.gov.uk/email_disclaimer.html
**********************************************************************
This message and the files attached to it may contain information that is legally privileged, confidential or exempt from disclosure. If you are not the intended recipient, please note that any dissemination, distribution, or copying of this communication is strictly prohibited. This e-mail has been scanned for all known computer viruses.Aksay Denizcilik ve Ticaret A.S. does not accept any legal responsibility for the contents of this message.Aksay welcomes your Customer Feedback via our website www.aksay.org Bu mesaj ve onunla iletilen tum ekler hukuken korunmus, gizli veya ifsa edilmemesi gereken bilgiler icerebilir. Sayet mesajin gonderildigi kisi degilseniz, bu iletiyi cogaltmak ve dagitmak yasaktir.Bu e-posta bilinen butun bilgisayar viruslerine karsi taranmistir.Aksay Denizcilik ve Ticaret A.S. bu mesajin icerigi ile ilgili olarak hicbir hukuksal sorumlulugu kabul etmez.
Ceza - 4 Adet Albümü
Ceza - Rapstar
1. Ceza - Alaturka Cesmesi (3:36) 2. Ceza - Anneme (1:10) 3. Ceza - Ara Tekrar (1:21) 4. Ceza - Araba (1:35) 5. Ceza - Araturka Fasli (0:49) 6. Ceza - Ben Aglamazken (Remix) (4:39) 7. Ceza - Ben Ağlamazken (4:02) 8. Ceza - Buna Dur Dedi General (2:23) 9. Ceza - Panaroma Harem (3:17) 10. Ceza - Fatalrhyme V.I.P (2:42) 11. Ceza - Insturmantal (3:53) 12. Ceza - Hasat Zamani (3:59) 13. Ceza - Holocaust (3:27) 14. Ceza - Intro (1:40) 15. Ceza - Panorama Harem (Remix) (4:00) 16. Ceza - Rapstar (3:20) 17. Ceza - Sabah Basti Geceyi (Savas Cocuklari Part 2) (2:34) 18. Ceza - Ceza Feat Dr. Fuchs Rudeboy Vs Bad Boy (3:37) 19. Ceza Feat Fjarde Varlden - Tamam (3:50) 20. Ceza Feat Fuat - Bu Rap Muharebe (3:06) 21. Ceza Feat Sagopa Kajmer - Neyim Var Ki (3:26) 22. Ceza Feat Sahiyan & Ayben - Sinekler Ve Beatler (2:34)
http://rapidshare.com/files/66779194/rp.str.zip
Ceza - Yerli Plaka
1. Ceza - Acı Biber (3:49) 2. Ceza - Efkar Perdesi (4:15) 3. Ceza - Fark Var (4:15) 4. Ceza - Gece Gündüz Karışmaz (4:57) 5. Ceza - Hiza Ve Nizam Yok (4:31) 6. Ceza - Kemerini Bağla (3:32) 7. Ceza - Ne Benim (3:42) 8. Ceza - Sen Oyna Dilber (Remix) (3:11) 9. Ceza - Yerli Plaka (4:34) 10. Ceza - Önce Kendine Bak (4:55) 11. Ceza Feat Alaturka Mavzer & Mihenk Taşı & Emre - Pusulam Yok (5:35) 12. Ceza Feat Ayben - Ãaşkın Oğlan (4:02) 13. Ceza Feat Eko Fresh & Killa Hakan & Summer Cem - Hadi Bize Bağlan (4:40) 14. Ceza Feat Sahtiyan & Yener - Gene Elde Mendil (6:16) 15. Ceza Feat Samy Deluxe Afrob & Sahtiyan - Orıentjazz (4:49) 16. Ceza Feat Sezen Aksu - Gelsin Hayat Bildiği Gibi (4:55) 17. Ceza Feat Tech N9ne - Dark Places (4:56)
http://rapidshare.com/files/66784151/y.rl.prk.zip
Ceza - Med-Cezir
1. Ceza - Med Cezir (4:47) 2. Ceza - Tek Bir İhtimal Var (3:59) 3. Ceza - Sokak Sanatı (3:52) 4. Meclis - i Ala (3:39) 5. Ceza - Buz Dağları (4:04) 6. Ceza - Anladınmı Derdimi Bu… (3:16) 7. Ceza - Savaş Çocukları (3:15) 8. Ceza - Kalbim, Rapim, Nefretim, Cezam (3:06) 9. Ceza - Komedyenler İş Başında (3:37) 10. Ceza - Ceza Sahası (3:35) 11. Ceza - Kalbim Reosta (4:02) 12. Ceza - Dejavu (2:21) 13. Ceza - Açık Arttırma (2:25)
http://rapidshare.com/files/66773429/m.dczr.cz.zip
Ceza - Feyz Al
1. Ceza - 01 Feyz Al (4:38) 2. Ceza - 02 Sen Oyna Dilber feat Killa Hakan (3:34) 3. Ceza - 03 It Dalaşı (4:21) 4. Ceza - 04 Feyz Al (Radio Edit (4:38) 5. Ceza - 05 Feyz Al (Enstrümantal) (4:36)
http://rapidshare.com/files/66768943/fyz.al.zip
Sarı Sıcak-13 full albüm
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -1-
1- Arkadaş 2- Beklenen Ãarkı 3- Dido 4- Gülpembe 5 - Dök Zülfünü 6- Hasret & Deniz ve Mehtap 7- Haydar Haydar 8- Lale Devri 9- İmkansız Aşk 10- Islak ıslak 11- İstanbul İstanbul Olalı 12- Sarı Laleler 13- Yarabbim 14- Yastayım 15- Yedikule 16- Klarnet solo & Beyoğlunda Gezersin 17-Leyla (Vizontele Soundtrack) 18-Yandım Allah (Türkü) 19-Sanat Müziği Potpori
http://rapidshare.com/files/64892912/SSS_1.zip
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -2-
1- Ada sahillerinde - Hüsnü Ãenlendirici 2 - Aman Doktor 3 - Aşığınım 4 - Ayrılmam 5 - Beni yak kendini yak 6 - Çökertme 7 - Eski fotoğraflar 8 - Hüsnü Ãenlendirici - Harmandalı 9 - Hüsnü Ãenlendirici - Potpori 10 - İzmir’in Kavakları 11 - Kalbim Egede kaldı 12 - Karlı Kayın Ormanında 13 - Korkumdan ağladım 14 - Meleklerin duası 15 - Rüzgar - Ferhat Göçer&Nilgün Belgün 16 - Rüzgar - Hüsnü Ãenlendirici 17 - Telgrafın Tellerine 18 - Yeni türkü Olmasa Mektubun 19 - Yeni türkü Telli Telli 20 - Yeni türkü Yedikule
http://rapidshare.com/files/64894816/SSS_2.zip
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -3-
Sari Sicak 3 - Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - Aman Doktor ( Neveser Gerginok ) Sari Sicak 3 - Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - Anladımki Sari Sicak 3 - Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - Ben Varım Sari Sicak 3 - Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - Bir Istanbul Masalı Sari Sicak 3 - Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - Bulbulum Altin Kafeste Sari Sicak 3 - Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - Dido Sari Sicak 3 - Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - Ihlamurlar Altında Sari Sicak 3 - Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - Sen Imkansızsın Sari Sicak 3 - Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - Ãemsiyemin Ucu Kare Sari Sicak 3 - Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - Üstüme Basip Geçme ( Gökhan Kırdar )
http://rapidshare.com/files/64895951/SSS_3.zip
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -4-
Sari Sicak 4 - Lale Devri (Ferhat Göçer & Hüsnü Klarnet) Sari Sicak 4 - Kördüğüm (Funda Arar & Kirac) Sari Sicak 4 - Camdan Kalp (Funda Arar & Hüsnü Klarnet) Sari Sicak 4 - Aliye - Vakit Tamam (Kıraç) Sari Sicak 4 - Halil Ibrahim (Ferhat Göçer & Hüsnü Klarnet) Sari Sicak 4 - Zerda (Kıraç & Hüsnü Klarnet) Sari Sicak 4 - Ikinci Bahar (Funda Arar & Ferhat Göçer) Sari Sicak 4 - Bir Istanbul Masalı (Kıraç) Sari Sicak 4 - Arapsaçı (Funda Arar) Sari Sicak 4 - Cemberimde Gül Oya (Funda & Hüsnü & Ferhat) Sari Sicak 4 - Aliye - Mutlu Olmak Istiyorsan (Kıraç) Sari Sicak 4 - Yalnızlığım (Funda Arar & Ferhat Göçer) Sari Sicak 4 - Kan ve Gül (Kıraç & Ferhat Göçer) Sari Sicak 4 - Benim İçin Üzülme (Funda Arar) Sari Sicak 4 - Hırsız Polis - Kelepçeliyim (Funda Arar) Sari Sicak 4 - Beyaz Gelincik (Kıraç & Funda Arar) Sari Sicak 4 - Tanrıdan Diledim (Funda Arar & Ferhat Göçer) Sari Sicak 4 - Acem Kızı(Kıraç) & Fesubhanallah(Hepberaber) Sari Sicak 4 - Urfanın Etrafı (Ferhat Göçer & Hüsnü Klarnet)
http://rapidshare.com/files/64897527/SSS_4.zip
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -5-
Sari Sicak 5 - Hüsnü Klarnet - Geri Dön Sari Sicak 5 - Ferhat Göçer - Yemin Ettim Sari Sicak 5 - Deniz Seki - Zülüf Dökülmüş Yüze Sari Sicak 5 - Yavuz Bingöl - Kırmızıgül Sari Sicak 5 - Deniz & Ferhat - Bile Bile (Sezen Aksu şarkısı) Sari Sicak 5 - Yavuz Bingöl - Turnalar Sari Sicak 5 - 5 ‘i Bir(yerde) - Sen Gelme z Oldun Sari Sicak 5 - Ferhat Göçer - Kadınım Sari Sicak 5 - Deniz Seki - Doyamadım Sari Sicak 5 - Yavuz Bingöl - Karatren Sari Sicak 5 - Hüsnü Klarnet - Çabuk Olalım Aşkım Sari Sicak 5 - Deniz & Ferhat - Neden Saçların Beyazlamış Sari Sicak 5 - Yavuz Bingöl - Beyaz Giyme Toz Olur Sari Sicak 5 - Yavuz Bingöl - Barış (şiir) Sari Sicak 5 - Yavuz Bingöl - El Gibi (Sezen Aksu şarkısı) Sari Sicak 5 - Deniz Seki - Böyle Gelmiş Sari Sicak 5 - Deniz Seki - At Kadehi Elinden Sari Sicak 5 - Ferhat Göçer - Muhabbet Bağı Sari Sicak 5 - Yavuz Bingöl - Üğrünü Üğrünü Gelir (Bedir) Sari Sicak 5 - Ferhat Göçer - Karaağaç Sari Sicak 5 - Deniz Seki - Bu Ãehre Sonbahar Geldi Sari Sicak 5 - Ferhat Göçer - Aşkın Kanunu Sari Sicak 5 - Ferhat Göçer - Unutmamalı
http://rapidshare.com/files/64901670/SSS_5.rar
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -6-
1. Sarı Sıcak 6 - Ferhat Göçer - Sarı Laleler (2:30) 2. Sarı Sıcak 6 - Bengü & Volkan Konak - Belalım (4:30) 3. Sarı Sıcak 6 - Volkan Konak - Cerrahpaşa (5:52) 4. Sarı Sıcak 6 - Bengü & Ferhat - Küçüğüm (3:12) 5. Sarı Sıcak 6 - Hüsnü Klarnet - Özledim (3:49) 6. Sarı Sıcak 6 - Ferhat Göçer - Asla Vazgeçemem (4:08) 7. Sarı Sıcak 6 - Volkan Konak - Kendim Ettim (Eyvah) (5:20) 8. Sarı Sıcak 6 - Volkan & Ferhat - Dido (3:40) 9. Sarı Sıcak 6 - Yalnızım - Bengü (6:20) 10. Sarı Sıcak 6 - Volkan Konak - Aynalar (4:26) 11. Sarı Sıcak 6 - Ferhat Göçer - Değmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme (4:35) 12. Sarı Sıcak 6 - Bengü - Sorma (3:11) 13. Sarı Sıcak 6 - Ferhat Göçer - Eledim Eledim (3:34) 14. Sarı Sıcak 6 - Bengü - Ayrılmam (3:28) 15. Sarı Sıcak 6 - Volkan Konak - Dertliyim Kederliyim (4:29) 16. Sarı Sıcak 6 - Bengü - Korkumdan Ağladım (5:15) 17. Sarı Sıcak 6 - Hüsnü Klarnet - Hasretinle Yandı Gönlüm (5:36) 18. Sarı Sıcak 6 - Volkan Konak - Feriğim (4:20) 19. Sarı Sıcak 6 - Ferhat Göçer - Ya Evde Yoksan (3:24) 20. Sarı Sıcak 6 - Volkan Konak - Eğilmez Başın Gibi (4:35) 21. Sarı Sıcak 6 - Koro - Ne Ağlarsın & Yüksek Yüksek (4:26) 22. Sarı Sıcak 6 - Bengü & Volkan & Ferhat - Divane Aşık Gibi - Ben Seni Sevdiğimi (6:57)
http://rapidshare.com/files/64903996/SSS_6.zip
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -7-
Sarı Sıcak 7 - Akşam Oldu Hüzünlendim (Ferhat & İzel & Gülay) Sarı Sıcak 7 - Hüsnü Klarnet Taksim Sarı Sıcak 7 - Geceler Yarim Oldu (Gülay) Sarı Sıcak 7 - Ayaz Geceler (İzel) Sarı Sıcak 7 - Hasret (Ferhat) “bir Tanju Okan şarkısı” Sarı Sıcak 7 - Mapushaneler & Evvelim Sen Ahirim Sensin (Gülay) Sarı Sıcak 7 - Haram Geceler (İzel) Sarı Sıcak 7 - Sensiz Olmuyor (Ferhat) Sarı Sıcak 7 - Ayrılık (Hüsnü Klarnet) Sarı Sıcak 7 - Takvimlerden Haberin Yokmu (İzel & Gülay & Ferhat) Sarı Sıcak 7 - Akşam Olur Karanlığa Kalırsın (Gülay & Ferhat) Sarı Sıcak 7 - Kızımız Olacaktı (İzel) Yastayım (Ferhat) Sarı Sıcak 7 - Geceler (Ferhat) Sarı Sıcak 7 - Gündüzüm Seninle Gecem Seninle (Gülay & Ferhat) Sarı Sıcak 7 - Bu Akşam Ölürüm & Çöpçüler (Gülay & İzel & Ferhat) Sarı Sıcak 7 - Seviyorum Seni (Ferhat) Sarı Sıcak 7 - Sen Gelmez Oldun (Gülay) Sarı Sıcak 7 - Denizleri Aşta Gel (İzel) Sarı Sıcak 7 - Her Gece (İzel & Ferhat) Sarı Sıcak 7 - Geceler Kara (İzel) Sarı Sıcak 7 - Masal (Gülay) Sarı Sıcak 7 - Çalsın Sazlar (Ferhat) Sarı Sıcak 7 - Gözüm (Hüsnü Klarnet) Sarı Sıcak 7 - Dön Bebeğim (Ferhat) Sarı Sıcak 7 - Uykusuz Her Gece(İzel & Gülay) Sarı Sıcak 7 - Haberin Var Mı (Ferhat)
http://rapidshare.com/files/64910041/SSS_7.part1.rar http://rapidshare.com/files/64913086/SSS_7.part2.rar
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -8-
Sarı Sıcak 8 - Unutamadım (Hüsnü Klarnet & Ferhat & Zara & Işın) Sarı Sıcak 8 - Tanrı İstemezse (Işın) Sarı Sıcak 8 - Yarim Senden Ayrılalı (Zara) Sarı Sıcak 8 - Mutlu ol Yeter (Zara & Herkes) Sarı Sıcak 8 - Kışlalar Doldu Bugün(Zara) Sarı Sıcak 8 - Fincanın Etrafı Yeşil(Ferhat & Zara) Sarı Sıcak 8 - Yas (Işın & Ferhat)
Sarı Sıcak 8 - Anılar (Hüsnü Klarnet & Ferhat)
Sarı Sıcak 8 - Bir Teselli Ver (Zara & Işın & Ferhat) Sarı Sıcak 8 - Tutunamadım (Işın) Sarı Sıcak 8 - Alışmak Sevmekten Daha Zor (Ferhat) Sarı Sıcak 8 - Hasretinle Yandı Gönlüm (Ferhat & Işın & Zara) Sarı Sıcak 8 - Tükeneceğiz (Işın & Zara) Sarı Sıcak 8 - Mapushane İçinde (Zara) Sarı Sıcak 8 - Yıkılmışım Ben (Ferhat) Sarı Sıcak 8 - Ãad Olup Gülmedim & Kesik Çayır(Zara) Koca Dünya(Ferhat) Sarı Sıcak 8 - Kaç Yıl Geçti (Işın & Ferhat) Sarı Sıcak 8 - Gülümse Kaderine (Ferhat & Işın) Sarı Sıcak 8 - Lambalı Radyo (Işın) Sarı Sıcak 8 - Bir Aşk Hikayesi (Zara & Ferhat) Sarı Sıcak 8 - Günün Birinde (Zara & Ferhat)
Sarı Sıcak 8 - Ne Ağlarsın Benim Zülfü siyahım (Işın & Ferhat & Zara)
http://rapidshare.com/files/64918082/SSS_8.zip
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -9-
Sarı Sıcak 9 - Dön Diyemedim (Ferhat)
Sarı Sıcak 9 - Yarım Kalan Aşk (Ümit & Yeşim & Ferhat)
Sarı Sıcak 9 - Deli Mavi (Yeşim & Ümit)
Sarı Sıcak 9 - Nikah Masası (Ümit & Yeşim & Ferhat)
Sarı Sıcak 9 - Son Mektup (Ferhat & Yeşim & Ümit)
Sarı Sıcak 9 - Sitem (Ferhat & Yeşim)
Sarı Sıcak 9 - Gülpembe (Ferhat & Ümit)
Sarı Sıcak 9 - Yalan(ölümden başkası ve seni sevmediğim.) (Ferhat)
Sarı Sıcak 9 - Keskinbıçak (Yeşim & Ümit)
Sarı Sıcak 9 - Makber (Ümit)
Sarı Sıcak 9 - Bazen (Yeşim)
Sarı Sıcak 9 - Ben Bugece Ölmezsem (Ümit)
Sarı Sıcak 9 - Fırat (Ferhat)
Sarı Sıcak 9 - Tanrıdan Diledim Bukadar Dilek (Ümit Ferhat & Yeşim)
Sarı Sıcak 9 - Senin Olmaya Geldim (Ümit & Yeşim & Ferhat)
Sarı Sıcak 9 - Veda Busesi (Ümit & Yeşim & Ferhat)
Sarı Sıcak 9 - Sorma Neden(Ferhat)
http://rapidshare.com/files/64921549/SSS_9.zip
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -10-
Sarı Sıcak 10 - Merhaba (Zülfü Livaneli)
Sarı Sıcak 10 - Ãiir(Kuvayi Milliye/Destan) & Ankaranın Taşına Bak (Zülfü Livaneli)
Sarı Sıcak 10 - Mehmetcik Memet (Zülfü Livaneli)
Sarı Sıcak 10 - Sevda Değil (Zülfü Livaneli & Ferhat)
Sarı Sıcak 10 - Ey Özgürlük (Zülfü Livaneli & Sevingül Bahadır & Ferhat)
Sarı Sıcak 10 - Güneş Topla Benim İçin (Zülfü Livaneli)
Sarı Sıcak 10 - Belalım (Hüsnü Klarnet & Zeki Müren & Sezen Aksu)
Sarı Sıcak 10 - Karlı Kayın Ormanında (Zülfü Livaneli)
Sarı Sıcak 10 - Odam Kireçtir Benim (Hüsnü Klarnet)
Sarı Sıcak 10 - Leylim Ley (Zülfü Livaneli & Ferhat)
Sarı Sıcak 10 - Nefesim Nefesine (Zülfü Livaneli & & Sevingül Bahadır)
Sarı Sıcak 10 - Ötme Bülbül (Zülfü & Hüsnü & Ferhat & Sevingül)
Sarı Sıcak 10 - Hiroşima (Sevingül Bahadır)
Sarı Sıcak 10 - Yiğidim Aslanım (Zülfü Livaneli & Hüsnü Klarnet)
Sarı Sıcak 10 - Kardeşin Duymaz (Zülfü Livaneli)
Sarı Sıcak 10 - Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz (Ferhat)
Sarı Sıcak 10 - Sevdalı Başım (Zülfü Livaneli)
Sarı Sıcak 10 - Gün Olur (Zülfü Livaneli)
Sarı Sıcak 10 - Bilmem Ãu Feleğin Bende Nesi Var (Zülfü Livaneli)
Sarı Sıcak 10 - Dağlara Küstüm & Karatoprak (Zülfü & Hüsnü & Ferhat)
http://rapidshare.com/files/64927267/SSS_10.zip
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -11-
Sarı Sıcak 11 - Hababam Sınıfı (Hüsnü Klarnet) Sarı Sıcak 11 - Kalamış (Ferhat Göçer) Sarı Sıcak 11 - Etek Sarı (Niran Ünsal & Ferhat) Sarı Sıcak 11 - Esmerim Biçim Biçim (Niran Ünsal & Ferhat) Sarı Sıcak 11 - Senede Bir Gün (Hepberaber) Sarı Sıcak 11 - Oyun Bitti (Belkıs Özener) Sarı Sıcak 11 - Firuze (Niran Ünsal) Sarı Sıcak 11 - Al Yazmalım (Hüsnü Klarnet) Sarı Sıcak 11 - Sarı Gelin (Ferhat) Sarı Sıcak 11 - Fırtınalar - Sen Gidince - ÇilliBom - Fesuphanallah (Niran & Belkıs & Ferhat) Sarı Sıcak 11 - Organize işler bunlar (Ferhat & Niran) Sarı Sıcak 11 - Altın Hızma (Niran Ünsal & Ferhat) Sarı Sıcak 11 - Buruk Acı (Belkıs Özener) Sarı Sıcak 11 - Gül Ali (Hüsnü Klarnet) Sarı Sıcak 11 - İntizar (Niran Ünsal) Sarı Sıcak 11 - Gökyüzünde Yanlız Gezen Yıldızlar (Ferhat)
Sarı Sıcak 11 - Mavi Boncuk (Hepsi) Sarı Sıcak 11 - Bahçevan (Ferhat) Sarı Sıcak 11 - Leyla (Ferhat & Hüsnü)
http://rapidshare.com/files/64939791/SSS_11.zip
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -12-
Sarı Sıcak 12 - Leyla (Ferhat
*Sarı Sıcak 12 - Sevdim Sevilmedim (Nükhet Duru)*
*Sarı Sıcak 12 - Çeşm-i Siyahım (Ferhat)*
*Sarı Sıcak 12 - Bende Özledim Bende (Nükhet Duru)*
*Sarı Sıcak 12 - Babam ve Oğlum & Yiğidim Aslanım (Hüsnü Klarnet)*
*Sarı Sıcak 12 - Eledim Eledim (Nükhet Duru & Ferhat)*
*Sarı Sıcak 12 - Beni Benimle Bırak (Nükhet Duru)*
*Sarı Sıcak 12 - Melankoli (Nükhet Duru)*
*Sarı Sıcak 12 - Gözlerin (Ferhat)*
*Sarı Sıcak 12 - Tanrım (Nükhet Duru)*
*Sarı Sıcak 12 - Kahpe Bizans (Hüsnü Klarnet)*
*Sarı Sıcak 12 - Resimdeki Gözyaşları(Ferhat)*
*Sarı Sıcak 12 - Sevda (Nükhet Duru)*
*Sarı Sıcak 12 - Ayrılık Ateşten Bir Ok (Nükhet Duru & Ferhat)*
*Sarı Sıcak 12 - Hasretinle Yandı Gönlüm (Hüsnü Klarnet)*
*Sarı Sıcak 12 - Sen Ağlama (Nükhet Duru & Hüsnü)*
*Sarı Sıcak 12 - Fırat (Ferhat & Hüsnü)*
*Sarı Sıcak 12 - Ben Gene Sana Vurgunum (Nükhet Duru & Ferhat)*
*Sarı Sıcak 12 - Arkadaş (Nükhet & Ferhat & Hüsnü)*
http://rapidshare.com/files/64943217/SSS_12.zip
Ferhat Göçer & Hüsnü Ãenlendirici - [Bir Ses Bir Nefes 2006] Sarı Sıcak Ãarkıları -13-
Sarı Sıcak 13 - Çarşambayı Sel Aldı (Hüsnü & Ferhat)
Sarı Sıcak 13 - Aynalar (Ferhat)
Sarı Sıcak 13 - Hey Yıllar Yenilmedim Size (Demet Sağıroğlu)
Sarı Sıcak 13 - Doymadım Doyamadım (Hüsnü Klarnet)
Sarı Sıcak 13 - Pişman Olacaksın (Demet Sağıroğlu)
Sarı Sıcak 13 - Paramparça (Demet Sağıroğlu & Ferhat)
Sarı Sıcak 13 - Seninle Başım Dertte (Demet Sağıroğlu & Ferhat)
Sarı Sıcak 13 - Aşkı Kıyamet (Ferhat)
Sarı Sıcak 13 - Çabuk Olalım Aşkım (Hüsnü Klarnet)
Sarı Sıcak 13 - Esmer Günler (Demet Sağıroğlu)
Sarı Sıcak 13 - Arnavut Kaldırımı (Demet Sağıroğlu)
Sarı Sıcak 13 - Kahpe Felek (Ferhat)
Sarı Sıcak 13 - Yarim Istanbulu Meskenmi Tuttun (Demet Sağıroğlu)
Sarı Sıcak 13 - Elegüne Karşı Yapayanlız (Demet Sağıroğlu & Ferhat)
Sarı Sıcak 13 - Bak Yeşil Yeşil & Gezdiğim Dikenli Aşk Yollarından (Hüsnü Klarnet)
Sarı Sıcak 13 - Herşeyi Yak (Demet Sağıroğlu & Ferhat)
Sarı Sıcak 13 - Klarnet Taksim (Hüsnü klarnet)
Sarı Sıcak 13 - Yorgunum Beni Bekleme Kaptan (Ferhat)
Sarı Sıcak 13 - Artık Sevmeyeceğim (Demet Sağıroğlu)
Sarı Sıcak 13 - Gönlüm Hoşidi (Ferhat)
Sarı Sıcak 13 - Gönül (Demet Sağıroğlu)
Sarı Sıcak 13 - Karatren (Demet & Ferhat & Hüsnü)
Sarı Sıcak 13 - Gesi Bağları (Ferhat & Hüsnü)
http://rapidshare.com/files/64945180/SSS_13.zip
**
Türkiye’nin Eurovision Parçaları ve Müzik Ziyafeti
*Fikret Kızılok - Mustafa Kemal, Devrimcinin Güncesi*
**
*Anacığım Artık Hazır Ol Baba Ocağı Beyaz Entari Cennetin Anahtarı Emperyalistler Hesap Vakti Karmakarışık La Vie Est Breve Tek Yolumuz Devrim Ve Savaştık Yine Yakalandık Yola Çıkarken İhtalal Ama Nasıl İstanbul *
* * http://rapidshare.com/files/66181009/fikret.kizilok..devrimcinin.guncesi.rar *
Eurovision (1975-2007)
Türkiye’nin Tüm Parçaları
TÜRKİYE 1975-1981 1975-SEMİHA YANKI/SENİNLE BİR DAKİKA 1978-GRUP NAZAR/SEVİNCE 1979-MARİA RİTA EPİK/SEVİYORUM(yarışmada yer alamayan şarkımız) 1980-AJDA PEKKAN/PETROL 1981-MODERN FOLK ÜÇLÜSÜ&AYÃEGÜL ALDİNÇ/DÖNME DOLAP
http://rapidshare.com/files/62507077/1975-1981.rar
TÜRKİYE 1982-1986 1982-NECO/HANİ 1983-ÇETİN ALP/OPERA 1984-BEÃ YIL ÖNCE ON YIL SONRA/HALAY 1985-MFÖ/DİDAY DİDAY DAY 1986-KLİPS VE ONLAR/HALLEY
http://rapidshare.com/files/62507258/1982-1986.rar
TÜRKİYE 1987-1991 1987-SEYYAL TANER&GRUP LOKOMOTİF/ÃARKIM SEVGİ ÜSTÜNE 1988-MFÖ/SUFİ 1989-GRUP PAN/BANA BANA 1990-KAYAHAN/GÖZLERİNİN HAPSİNDEYİM 1991-İZEL REYHAN CAN/İKİ DAKİKA 1987-1988-1989-1990-1991 TÜRKİYE
http://rapidshare.com/files/62507597/1987-1991.rar
TÜRKİYE 1992-1997 1992-AYLİN VATANKOÃ/YAZ BİTTİ 1993-BURAK AYDOS/ESMER YARİM 1995-ARZU ECE/SEV 1996-ÃEBNEM PAKER/BEÃİNCİ MEVSİM 1997-ÃEBNEM PAKER/DİNLE
http://rapidshare.com/files/62507657/1992-1997.rar
TÜRKİYE 1998-2002 1998-TÜZMEN/UNUTAMAZSIN 1999-TUBA ÖNAL/DÖN ARTIK 2000-PINAR AYHAN&GRUP S.O.S/YORGUNUM ANLA 2001-SEDAT YÜCE/SEVGİLİYE SON 2002-GRUP SAFİR/LEYLAKLAR SOLDU KALBİNDE
http://rapidshare.com/files/62507839/1998-2002.rar
TÜRKİYE 2003-2007 2003-SERTAB ERENER/EWERYWAY THAT I CAN 2004-ATHENA/FOR REAL 2005-GÜLSEREN/RİMİ RİMİ LEY 2006-SİBEL TÜZÜN/SÜPERSTAR 2007-KENAN DOÃULU/SHAKE IT UP ÃEKERİM * ** http://rapidshare.com/files/62509044/2003-2007.rar
Diğer Albümler
Sevdigim Sarkilar Turkuler http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/21 Bu Kalp Seni Unutur Mu http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/955 Yeşilçam Ãarkıları 1-2-3 http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/984 Grup Kızılırmak ve İlkay Akkaya Albümleri http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/1052 Gülay Albümleri http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/1096 Albüm Deposu 6 http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/1093 Albüm Deposu 5 http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/1068 Yansımalar http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/1067 Che Guavera Bolivya Günlüğü E Kitap http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/1066 Nil Karaibrahimgil Albümleri http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/1065 Sadık Gürbüz Albümleri http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/1064 Kayahan Albümleri http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/1061 Ali Asker Albümleri http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/1060 Sezen Aksu Albümleri http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/1032 Okan Murat Öztürk - Aşk Adamı Söyletir http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/1031 Ahmet Kaya http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/986 Aynur Dogan http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/985 Kardes Turkuler http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/987 Albüm Deposu 3 http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/917 Ãiir Abümleri http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/916 Nükhet Duru Albümleri http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/841 Özlem Özdil http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/840 Hüseyin Turan http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/838 Murat Kekilli Albumleri http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/835 Albüm Deposu 2 http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/837 Cengiz Özkan Albümleri http://groups.yahoo.com/group/arsivlik/message/834
Sezen Aksu-Söyle Kimsin
Nişanlısını genç yaşta kaybeden Giresun’un yitik şairi
MEVLANA FOTOÃÂRAFLARIMIN SERGÃÂLENDÃÂÃÂàGÃÂRESUN “CAN AKENGÃÂN” SANAT GALERÃÂSÃÂNDEN GÖRÜNTÜLER. http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=6503&ItemIndex=16 FOTOÃÂRAFLARLA GÃÂRESUN TIKLAYINIZ…
CAN AKIN - GÃÂRESUN CITY Views: 3,237 http://www.youtube.com/watch?v=dxbnP8WsL7s
CAN AKIN - MEVLANA Views: 11,198 Can AKENGiN : Giresun’un yitik şairi
Karadeniz bölgesinin kıyı kesiminde Arda’da dizilen kentlerin kültür kaynakları, birbirine benzer. Samsun belki biraz Anadolu’nun iç kesimlerine dönmüştür yüzünü, ama özellikle Ordu, Giresun ve Trabzon’un kültür tarihine şöyle bir bakıldığında, şaşırtıcı yakınlıklar ve etkilenmeler görülebilir. Cumhuriyet öncesine uzanan tiyatro çalışmaları, çeşitli adlarla etkinlik gösteren kültürel amaçlı dernekler ve spor kulüplerinin en az spor kadar yakın durdukları sanatsal uğraşlar, bu yakınlıkların birkaç örneğidir. Giresun, Trabzon ve Ordu arasında, bu kültür harmanına etkin olarak katılan bir kettir. ÃÂstanbul Darülbedayi kurucularından aktör Raşit Rıza’ nın anılarına göre, ülkemizin ilk şehir tiyatrosu bu kentte kurulmuştur. Raşit Rıza, anılarında, 1908′lerde eşi Suzan Hanımla birlikte bu kentte sahneye çıktığından söz eder. Bilgi Yurdu da Giresun’da Cumhuriyet öncesinde kurulan ve uzun yıllar nice kuşağı; kültürle, sanatla yoğuran bir dernektir. Sonradan Giresunspor adını alacak olan Akın Spor Kulübü de çeşitli sanatsal çalışmalara destek olur. Tüm bu birikimler, Cumhuriyetin atılım yıllarında Halkevi ile ışıltılı bir müzikten resme değin değişik alanlarda katılır bu aydınlanmaya. Bunların bir bölümü bir çıkış yolu bularak, coşkun ırmaklar gibi ulusal alana akarlar; kimisi yerel başarı ile yetinir. Bu ikinciler erken sönen yıldızlardır, bir kuyruklu yıldız belki. Bir an parlayan, çok az kişice görülebilen ve sonsuzlukta yitip giden. Bu sayfalarda böyle nice kuyruklu yıldızın boşlukta çakılı kalan solgun ışığını yakalamaya çalıştık. Bu ayki konuğumuz yine böyle bir kuyruklu yıldız: Giresunlu şair -yazar Can Akengin.
Yaşam öyküsü :
Can Akengin, 1892 yılında Giresun’un Sultan Selim Mahallesinde doğar. Babası Bayazıtoğullarından Mahmut Kaptan, annesi Hürmüz Hanım’dır. Çocukluğunda çevresinde Hacı Ömer ya da Ömer Avni adıyla bilinen -ki gerçek adı budur-Akengin, ÃÂlkokulu kapukahve ÃÂptidaisinde okur. Ortaöğrenimini Kale Camii civarında kurulu bulunan Rüştiye de tamamlar. Liseye ise, çevre il ve ilçelerin diğer gençleri gibi Trabzon Lisesi’nde başlar. Ancak bir yıl sonra ÃÂstanbul’a gider. Bu kentte Osmanlı’nın son yıllarına tanık olur. Lise öğreniminin ardından o zaman ki adıyla Darülfünun Edebiyat Fakültesi’ne girer. Ancak, 1. Dünya Savaşı’nın ateş topu, nice genç gibi onun da kucağına düşer; okulunu bitiremez. Akrabalarının yerleşmiş olduğu Bursa’ya gider. Yıllarca bu kentte kalacaktır. Çeşitli işlerde çalışır. Bu sırada bütün yaşamını belirleyecek bir duyguyla tanışır: Aşk! Pek çok şiirler yazar, edebiyatın büyülü dünyasını aşkla yaşamaya başlar.¦¦¦ Bursa yıllarında sürekli yazan Akengin’in edebiyatla tanışması daha önceki yıllarına rastlar. 1910′larda “Giresun”, ardından da “Karadeniz” adlı gazetede A. Melih ve Can Akengin adıyla yazılar ve şiirler; “Projektör” imzasıyla gülmece ve eleştiri yazıları yazar. ÃÂlginçtir, bu şiir ve yazılarının bazıları latin harfleriyledir! Bunun nedeni konusunda herhangi bir kayıt yok. Ancak onun ÃÂs tanbul’daki yıllarında, Enver Paşanın bu tür bir çaba içinde olduğu biliniyor. Ola ki, genç şair de bu düşüncenin doğruluğuna inanmış ve denemelerde bulunmuştur. Bu dönemdeki takma adlarından olan Can Akengin, giderek Ömer Avni’nin önüne geçer ve yaşamı boyunca kullanacağı adı olur. Can Akengin yıllar sonra, 1919′da döner Giresun’a. Mütareke günleridir. Bir yandan Karadeniz sularını yaralayan işgalci donanmaları, öte yandan yüzlerce yıllık kardeşliği hançerleyen Rum çetecileri. ÃƒÂşte bu ortamda, Karadeniz bölgesinin her kentinde olduğu gibi Giresun’da da isyanı ateşleyen bir gazete vardır: Işık. Akgengin, şiir, anı, gülmece türünde çeşitli ürünlerle katkıda bulunur gazeteye. Bu çaba dört yıl kadar sürer. 1923, Karadeniz’in bir başka kentinden, Samsun’dan dört yıl önce çakan ilk kıvılcımın, çağdaşlık ateşiyle büyüdüğü yıllardır. Özgür bir yurt vardır artık, kentinden kentine rahatlıkla gidilebilen. Can Akengin de yıllar önce aşık olduğu kıza kavuşmak için, uçarı bir yürekle, Bursa yoluna düşer. Sevdiğiyle evlenecektir. Nişanlanırlar. Ama, kısa bir süre sonra ölür nişanlısı!
“Gökte dönen ak yumaktan Sağlanan gümüş kılaptan ÃƒÂşliyordu enginlere Rüyamsı bir sedef dere Ey bu yatkın, tenha suda Yüzen gölge! kan uykuda Dinlenirken bütün şehir, Uyuşmuşken dağ, taş.. sen, bir Birbu”Can”ı uyanık bil Yelkeni yok, ama mendil Açmış hicran denizinde Ağlar yiten yar izinde Sevinçliyse yolcuların Menziline yetiş, “yar”ın
Nişanlısını yitirmek, Can Akengin’in geleceğe ilişkin bütün düşlerini yıkar. Yaşama küskün bir yürekle döner Giresun’a. Ancak, onun yıkılan düşlerine, yaşama küsmüşlüğüne inat, Giresun, genç Cumhuriyetin yarattığı coşkuyla soluk alıp vermektedir. Akengin de bu küçük kentin önde gelen kültür adamlarındandır. Geri durmak olası mı? Kentin kültür / sanat yaşamının lokomotifi olan Bilgi Yurdu Derneği başkanı olur. Kendini yoğun bir çalışma temposu içinde avutur bir süre. Derneğin özellikle tiyatro etkinliklerinde öne çıkar. Yönetmenlikten dekorculuğa değin her alanda çalışır. Sanatseverlerin yeteneğine yönelen sevgisi giderek komşu kentlere de yayılır. Giresun gazetesinde 1926 yılında yazdığı “Giresun’da Eski Tiyatrolar” adlı anı, onun tiyatro sevgisinin bir göstergesidir:
GÃÂRESUN’DA ESKàTÃÂYATROLAR
Sahne; parterden fışkıran tavandan yanan bir ışık tufanı içinde canlanan peyzajı, can yakan aşüf-tesiyle göz alır, gönül avlarken biz; -Selahattin, Þükrü, ben- yalnız üçüncü mevki ile alakadar olurduk. Onların çoğunu köy bıçkınları teşkil ederdi. Ve, tahta peykelere öyle dik, tuhaf bir dizilişleri… Birbirlerini dürte dirsekliye, eğilip fısıldaştıkları öyle acayip bir ‘gizli işleri vardı ki, bayılırdık. Dilberliği çeşit çeşit boyaların marifeti… Dolgunluğu yığın yığın göğüs vatkalarıyla arşın arşın baldır bantlarının malı olan sahne sürtüklerine dikilen o yağlı bakışların, keskinliği, aç gözlülüğü, hart hart ısırganlığı ne idi, ne idi Yarabbi! (…) Bugün,şimdi bu anda, araya bir çok yılların girmesine rağmen, gözlerimi yummadan onları görebiliyorum ve sinsi, zalim senelerin benden uzaklaştırdığı o saygısız, engin şetaretimle, işte bakınız yine gülüyorum. (…) ÃƒÂşte işte biz, tiyatroyu böyle biliyorduk. Ve bunun için, siz muharrirler bu fikirleri tashih etmelisiniz. (…) Efendiler, tiyatro bizim bildiğimiz nesne değildir. Aktör ve aktristler bizim tanıdığımız serseri heriflere, sürtük karılara katiyyen benzemezler. Frenk illerinde mektep gibi, mabet gibi tiyatro da muhteremdir. Tiyatro binaları belediye binalarından daha muhteşem, belediyelerin tiyatro tahsisatı, bir çok hükümetlerin bütçesinden daha üstündür. Prensler, krallar aktörlerin dostluklarıyla iftihar ederler. Onları sofralarında sağlarına alırlar, resimlerini salonlarının göze çarpacak yerine asarlar, kartvizitlerini albümlerinin ÃÂlk sahifelerine iliştirirler.” Bir süre sonra Bilgi Yurdu Derneği’nin etkinlikleri tavsamaya başlar. Ancak bu birikimden bir sanat dergisi doğar: ÃÂZLER. Derginin öncülerinden biri de Can Akengin’dir. Derginin çıkışını bir yazısında şöyle anlatıyor: “(…) Biz Cebelihırayı (Çankaya) tercüme edenlerden… Vatana ve yaradana yarayıcı olmak için ant içenlerdeniz. Bulutlara basıp yükselen ak saçlı yaylalarımızın üstündeki şu derin berraklığa bak! Yüce Türk çini karlarının bulduğu ve en loş dehlizlerde bile, için için yanan Türk mavisine bak… işte bu ilahi renk dünyayı kamaştıran bir kudretle Çankaya’da ikizleşip çafcınca asırlardan beri yollarını kayıp eden Türk gençliği mefkureyi gördüler. Mefkureyi gören ona gönül bağlayan gençlerden üç arkadaş, Cemil, Hüseyin, NurÃÂahmet ve ben, mecmuamızı ana vatana layık bir şekle koymak, onun dertlerini, onun iyilik ve güzellik izlerini kucaklayıp dağıtmak için yola çıktık. (…) ÃÂzler için ÃÂç Anadolu’ya gidiyorduk: Þebin Karahisar, Alucra, Su Þehri, Zara, Hafik, Sivas, Yenihan, Tokat, Turhal, Amasya, Merzifon, Havza, Kavak ve … nihayet Samsun’dan yığın yığın hicranlarla döndük. Þimdi üç arkadaş bu güzel ve çok faydalı seyahatimizi başladığı yerde Işık yurdunda düğümlerken övünüyor, seviniyoruz. Çünkü, güzide arkadaşlarımız, vakitleri ve samimi alakaları ve masamızı dolduran olgun, özlü yazılarıyla yüzümüzü güldürdüler. Daha geniş, daha şümullü bir programla Anadolu’nun biricik mecmuası olmaya azmeden ÃÂZLER, hepsine hürmet, her birerlerine teşekkürler sunar.” ÃÂzler dergisine dört elle sarılan Can Akengin, romantizm, çılgınlık ve karamsarlığı birarada harmanlayan yüreğinin çağrısına uyarak bir süre sonra Giresun’u terkeder. Ancak yolu gurbete değildir bu kez. Ya da yüreğinin gurbetine düşer yolu. köylere çekilir. Giresun Halkevi tarafından sanatçının anısına yayımlanan “Can Akengin - Þiirler- Nesirler” adlı kitapta, onun kenti terkedişi şu tümcelerle anlatılır:”Çok hassas bir mizacı olduğundan, karışık meseleleri ve ihtirasları olan şehir insanlarından uzak bir yaşantıyı seçmiş, genellikle Giresun’un iç kazaları olan Þebinkarahisar ve Alucra’da, kâh han odalarında, kâh bir değirmenin bendine bakan çile odasında, çoğunlukla yalnız, bazen ‘dağlılar’ dediği ve içten adamlar olarak ayırdığı köylülerle hemhal olarak ömrünü sürdürmeyi tercih etmiştir.”
“GURBET ÃÂÇÃÂNDE
Vardıkça eşi yok beldeye gönlüm Unutur, aldırmaz adam tipiyim Koparken dostlardan… hep neye gönlüm Sen yetim gibisin? ben hor gibiyim? Kuş olup gövdemi göklere salsam Fındıktanfilizlenen sonlama olsam Köyünde dolaşsam, kentinde kalsam Bu gurbet ÃÂçinde ben kor gibiyim.
AÞlNA DAÃÂLAR
Gelen dağlar, sırt sırta… Geçen dağlar kolkola Dediler: Ey tedirgin! Yine mi düştün yola? Yetti, dedim, o Baküs sofrasındaki mola Daha bin kez kahırlar, kıranlar aşılacak, Bağrımın bir andı var: başla savaşılacak. Dağlar gibi sırt sırta… dağlar gibi kol kola
Can Akengin, yaşamını bundan sonra genellikle köylerde, derbeder bir biçimde sürdürür. Zaman zaman Giresun’a ziyarete gelen sanatçı; spor kulüplerinde, Halkevi’nde toplanan gençlerle söyleşir, şiirlerini okur ve ardından bir efsane gibi yine dağlara döner. 31 Ağustos 1942′de tedavi için götürüldüğü ÃÂstanbul’da yaşama veda eder. Giresun’da Yeni Mezarlıkta gömülür. Dostları, mezar taşına yalnızca iki dizesini kazıyarak, yaşamının anlamını özetlerler: “Asıl gücüme giden Ayrılmaktır sevgiden”
Sanatı :
Can Akengin’in ölümünden birkaç yıl sonra Giresun’a gelen şair Behçet Necatigil, arkada şlarından onun şiirlerini dinler. Onunla ilgili yayımlanacak kitabın düzenlenmesine yardımcı olur. Aynı günler Giresun Halkevi’nin yayın organı olan AKSU’da (cilt 5, sayı 52, Ağustos 1948) bir yazı yayımlar. ÃÂki bölümden oluşan “Can Akengin ve Eseri Hakkında Düşünceler” başlıklı yazının ikinci bölümünde, Akengin’in sanatçı kişiliğini irdeler: “Sanatkarın kendisini şiirlerinde malüm şekiller içinde yeni bir ruh sokmuş ve nesirlerinde bir realite içinde yıllarca kaynaştıktan sonra ruhta kendiliğinden doğacak köşeleri göstermiş gördüm. Kuvvetli bir etofun zinde bir yaşama sevgisinin beslediği bu ruh; şiirlerinde ‘hecenin beş şairi’ grubun muak-kipliğine (devamı) ceyyit bir ses sokmakla tebarüz ediyor. (…) Aşkın, yalnızlığın, tabiatın ve her şeyden önce elden kaçmış günlerin telkiniyle mustarip, fakat kuvvetlidir. (…) Can, kafiye ve vezin düşkünlüğünden kurtulsaydı bugünkü şiirimizin tabii deyişine yaklaşacaktı diyebilirim. Can, bir bakıma devrinin tesirine esir kalmış, ruhunun hürriyetine serbest ifadeyi reva görmemiştir. Þiirlerinde ve bazı nesirlerinde kendini kamufle etmeyi bir tenezzül saydığını gördüm. ÃÂnsanlığın bütün çehresini, bazen çirkinlikleriyle göstermekten çekinmiyordu. Belki bu lekeli tarafları bile haliyle veriştir ki; okuyucuya, yanlış anlaşılmayacağını bilerek kendini tamamen teslim etmiştir ki, Can’ı bütün bütün sevmemizi sağlıyor. Nesirleri içinde Servetifünuncuların, hele Halit Ziya ve Mehmet Rauf edasıyla yazılmış bir hayli yazı mevcut. (…) Ahmet Rasim’deki münakkahiyet ve enstantaneciliği kendi intibaklarına kuvvetle tatbik etmiş olan Çan’ın hususi nesri, kendini asıl böyle yerli yazılarda belli ediyor.” Behçet NecatigiÃÂl’in de belirttiği gibi, Can Akengin hemen bütün şiirlerinde hece Ölçüsüne ve uyağa sıkı sıkıya bağlı kalır. “Bir Çotanak”, “Paryanın Türküsü”, “Çakıl Toplayan Deli” gibi birkaç şiirinde ölçüden uzaklaşmayı yeğler, ama uyaklı söyleyişten ayrılmaz:
ÇAKIL TOPLAYAN DELÃÂ
ller tutarsız gönlümü hayalinle sara, yamaya Kıyıdan Taş toplayarak gidiyorum kıyıdan Batlama’ya Vapursuz limanda dönen martı hıçkırıkları Nemli kumsalda saman mırıkları Mercan kırıkları Yamaçlarda, tepelerde dağlarda Ürperdi, tiftiklendi Tutuşan batının kızıl havı Ve göklerin suya vuran tavı Can Akengin’in şiirlerine tema olarak seçtiği konuların başında genellikle kadınlar gelir. Kadın sevgilidir; ama çevresinde “hicran” halesiyle gezerler. Aşk kadar ayrılığı da büyütürler güzellikleriyle. Þairin kadınlara bakışında ortaya çıkan acı ve mutsuzluk, hiç kuşkusuz yitirdiği nişanlısının unutula mayışından kaynaklanmaktadır. Þairin sık sık kullandığı bir tema da doğadır. Özellikle deniz, dağlar ve akşam saatleri! Doğanın derin bir gözlemcilikle betimlenerek şiire sokulması, başarılı dizelerin de kaynağıdır:
KÖYDE BÃÂR AKÞAM Sönüyorken uzaklarda kıpkırmızı bir güneş Dönüyordu tarlalardan erkek, kadın birer eş Irmaklardan gümüş gibi şakırdayan bu sular Akıyordu birleşerek değirmene öteden Can Akengin şiirlerinde eleştiriye de sıkça yer verir. Bu eleştiriler genellikle toplumsal konulara ve yanlış insanlara yöneliktir. Yergi alanında gözle görülür bir başarıya ulaşan şairin dizeleri birden o romantizmini, yumuşaklığını yitirir, öfkeyle dolar:
AYNADAKÃÂNE Halkçı mı otlakçı mı? ben de bilmem necisin Tos vurana tas veren adamların çeçisin* Ne dümendeki dayı, ne de bir hamlecisin Ey dosta dünden çömez, düşküne imecesin
BÃÂR ANTRAK Devran ne düzenli oyun Belli belirsizdir eki Saydığına, deme “soyun” Tiksindirir içindeki Ağa çalar, ırgat oynar Sahne kızgın saç üstüdür Isa denlü yüreğin var Ey Can, yerin haç üstüdür
Hakkında yazılanlar
Can Akengin’in 1942′de ölümünden sonra Giresunlu dostları, saptayabildikleri şiirlerini ve gazete yazılarını bir araya getirerek bir kitap yayımlarlar. Çeşitli yıllarda da Giresun Halkevi’nin AKSU adlı yayın organında dostları ve tanıştığı sanatçılar onun hakkında çeşitli anılar ve yazılar yayımlarlar: “Can, hissin zincirlerini en sağlam bir şekilde kavramakla birlikte aynı zamanda lisanın züppelik taraflarına kaçanlardan da değildir. O, Türkçeyi en uygun şekilde telaffuz eden, kullanan ve ona layık olduğu yeri veren bir şairdir. On beş yıl önceki Can’dan dinlediklerimizi bugünkü cereyanlar önünde ilk safa sıralananlar arasında görmekle bugünkü Can’ın evvelki Can’la hiç de farklı olmadığını mükemmel bir surette seçebiliyoruz.” Enver Ko-nanç. “E. Cem (Eflatun Cem Güney) aynı zamanda Giresun’umuzun en sevdiği bir şair siması olan rahmetli Can Akengin’le de tanışmış, bana söylediğine göre, Can’ın neşretmekte olduğu bir dergide bundan 20 - 25 sene kadar önce şiirler yayımlamıştır. Gezgin ruhlu Can, bir gezisinde Sivas’a uğradığı zaman orada, E. Cem Bey’in folklorla uğraştığını “Canımız ÃÂçin: Yazan: Behçet Kemal Çağlar Aylar varki yazı masamın bir ucunda turuncu bir kitap du-ruyor. Üstünde çok sevdiğim bir şair arkadaşın resmi. Bana hem bir sanat değerini, hem bir arkadaşlık vefasını hatırlatıyor. Saim. Bozbağ’ın Ölen şair arkadaşı Can. Ahenginin şiirlerinden meydana getirdiği kitap . . (*) Yıllarca ev-vel, bir güzel yaz günü, Yeşil Giresun’a kavuşmuştum. Bir iki gün içinde Giresun tabiatı ve Giresun dostluğu beni bağrına bası vermişti. Hakkı Mahir, Nuri Çimşid, Saim Bozbağ. .. Hemen kaynaşı vermiştik. bir akşam Giresun’un Kalesinden eş-sîz akşamını seyre çıkarken Saim Hozbağ, bana ilk defa Can’dan bahsetmiş ondan bazı mısralar okumuş, hayatını anlatmıştı: Aşıklığı şairliğinden, şairliği aşıklığından üstün, görülüyordu. Hem şair ve aşık olmağa, hem uslu, mazlum şehirde pineklemek onun kârı değildi. O, ruhunun cihadını tamamlamak için dağlara düşmüştü. Aiucradatti bir kulübede konaklıyor, değirmen arklarında yıkanıyor, arada bir Giresun’a gelip göğnünden kopan mısraları dostlarının hafızasına emanet edip gidiyordu. Bîr gün kendisini de tanıdım. ÃÂri, güzel bir yüzü, koyu, biraz kıvırcık saçları, cefa ile çizgilenmiş geniş bir alnı vardı. Susup gülerken de konuşuyor, bakıp konuşurken de susuyordu. Anasından sair doğmuş insanlardandı. Başkasının güzel bulduğu şiirlerini öy- duyuyor ve çıkarmakta olduğu bir dergi için yazı hususunda yardımda bulunmasını istiyor. O da bunun üzerine ona birkaç şiir vermiş imiş. Ve ondan sonra bir daha da Can Bey’le görüşmek nasip olmamış. Eflatun Bey, bu hatırayı naklederken Can için: ‘Ateşli, halkiyatla uğraşan bir gençti.’ demişti. Ve Çan’ın şiirlerinden kendisine okuduğum zaman da: ‘Bu ve bunun gibi Anadolu’nun gerçek değerlerini ortaya çıkaracak münekkitler bizde yetişinceye kadar hazineler çok kimselere saklı kalacaktır.’ diye yerin-mişti.” M. Mustafa Çaldağ. “Giresun’a gelmeden önce Can Akengin’i bilmiyordum, bu benim kabahatim. Giresun’da ölümünden altı yıl sonra, şahsiyetinin her cephesiyle onu yaşayan bir insan gibi tanıdım. Bu tanımadan çok memnunum.” Behçet Necatigil. “… Muhitte efsaneleşen hayalı, bazılarının belki hoşuna gitmiyor ve hor görülüyordu- Bunlar, şairi anlayamayan ve maddi düşünen kimseler olabilir. Halbuki maddi bakımdan bir Can zaten yaşamıyordu. O, maddesiyle bir hiç, fakat ruhiyle büyük bir sanatkardı. Ve denilebilir ki, tamamen manevi bir alemde yaşıyordu. Onun kalbine erişip de hayranı olmamak bence mümkün değidir. (…) O, dünyada hırs ve cahtan tecerrüd eden, aşk, his ve sanat gibi en ince maddelerden kurulmuş tahtı üstünde senelerce hüküm sürmüş bir kudretti. Þimdi ise çok özlediği ebedi hayatı yaşamaktadır.” Muzaffer Akgün (Lüleburgaz Yargıcı). “Giresun tarihine ‘Ref’i'den sonra karışan Akengin Can, bize milli şiirin mahalli ifadelerle çerçevelediği orijinal örneklerini sundu. Milli vezin daha bizde hakim değilken o yazıyor ve kalem tecrübelerini yapıyordu. Fakat o zaman muhafazakar bir zümre onun yazılarını ‘Bir handei istihza’ ile karşılıyorlardı. Çünkü onlar, Can’ın görüş ve duyuşuna ulaşamamışlardı.”
Rahmi Korkut Öğütçü. “… Bir akşam Giresun’un kalesinden eşsiz akşamını seyre çıkarken, Saim Bozbağ, bana ilk defa Can’dan bahsetmiş, ondan bazı mısralar okumuş, hayatını anlatmıştı. Aşıklığı şairliğinden, şairliği aşıklığından üstün görülüyordu. Hem şair ve aşık olmaya, hem uslu, mazlum şehirde pineklemek onun kârı değildi. O, ruhunun cihadını tamamlamak için dağlara düşmüştü. Alucra’daki bir kulübede konaklıyor, değirmen arklarında yıkanıyor, arada bir Giresun’a gelip göğnünden kopan mısraları dostlarının hafızasına emanet edip gidiyordu. Bir gün kendisini de tanıdım. ÃÂri, güzel bir yüzü, koyu, biraz kıvırcık saçları, cefa ile çizgilenmiş geniş bir alnı vardı. Susup gülerken de konuşuyor, bakıp konuşurken de susuyordu. Anasından şair doğmuş insanlardandı. (…) Kendi tabiriyle (tışının dört ucunu sele vermiş) bir kalenderdi. Genç yaşında kaybettiği sevgilisine yanıyor, dağların karlarına yanan başını dayıyor, eski volkanların kraterlerinde biriken göllerde serinliyordu. (…) Sanatkarı tek kelimeyle tarif etmeye kalksak ‘tedirgin’den daha iyi kelime bulamayız. Can bir tedirgindi. Gönlünün havasına uymakla kalmamış, göğnü ile sözbirliği edip başıyla savaş açmıştı. Bu savaşta öldü. ‘Þehidi bade’ olan eski şairler vardır; bu, ondan ziyade ‘şehidi aşktır. Kendini kalenderliğe fazla bırakmasa, sanatına coşkunluk kadar ölçü de koymağa vakit bulabilseydi, bir büyük şair olacaktır. Ne yapsam, onun için soğuk kanlı bir tenkit yazmama, ukalaca hükümler vermeme imkan yok. Onu Giresun’la birlikte, Giresun dostları arasında her zaman sevecek ve anacağım.” Behçet Kemal Çağlar. Þiirlerinden ve düzyazılarından örnekler EY DOST Ruh: Özde nur, gözde menşur, kadehte şuur Dimyat Çin’de… Yeter rinde evindeki bulgur Kanıp gerçek bezme gelmek dilersen ey dost, Aynayı kır, takvimi yırt, saati durdur. BÃÂR YOLCUDAN Dama attım hırs pabucunu Sele verdim dışın ben dört ucunu Gönlümle girinip gurbet hurcunu Dağlılar içinde iç’imi yaptım Kalsam da bu yolda kemikle deri Hiç vahlamam… çünkü bir derbederim Yoğura yoğura küçük feneri Güneşten güçlünün biçimi yaptım BÃÂR YOLCUYA Yürü… yürü yoruldukça dayan için için vınlayan telgraf direklerine Onların fincan fincan eklerine Uydursan da adımlarını Yine bulamazsın yarını, Kal iyisi mi En kesimi: Kal bu handa Yâr değil, yurt değil, salt mezar var Yarından bu yana ASIL GÜCÜME GÃÂDEN Sağlıyorsa ne gam Dermanım yumak gibi. Ben ölümden hiç korkmam: Ölüm yumak gibi Değerlidir, tatlıdır. Ölüler sıhhatlidir Asıl gücüme giden Ayrılmaktır sevgiden Demem bir can için, hık Tanrım, ona el sürme! Burda hiç uzlaşmadık Orda olsun küstürme Çözmeyelim bu suçu Sana varıyor ucu Diledin dünya çattın Yoklan bizi yarattın Bunlar… belki de iyi Fakat niçin sevgiyi Senden büyük yarattın? Sağlıyorsa ne gam, Dermanım yumak gibi Ben ölümden hiç korkmam, Ölüm uyumak gibi. Değerlidir, tatlıdır, Kadavra sıhhatlidir Asıl gücüme giden Ayrılmaktır sevgiden GÃÂRESUN TERENNÜM EDÃÂYOR Kızgın ufuklar soğumuştu. Yıldızlar; güneşin (eskin iğneli ziyasiyle kamaşan, görünmeyen gözerini şurda, burda, tek tük açıyorlardı. ‘Kaldırımda’ çabuk çabuk giden güvezi yazma, mendili şişkin bir adamdan başka kimse yoktu. Her fırtınada örnek değiştiren kumsal, zarif, seyrek oymalarını çevire çize, sandalsız, tenha, yorgun uzanıyor; ‘Ali Bey Konağı’ harabesinde dirsek verip ‘Pa-şadede’de şöyle, bir fatihalık meksediyor. Sonra hafif, rüyamsı bir dönemeçle ‘Çıtlakkale’ içlerine doğru serilip eriyordu. Deniz bir göl hamuru donukluğu ile renksiz ve hareketsizdi. ‘Batlama’ koyunda kabara genişleye ‘Boztekke’ sırtlarını yığıp yaptıktan sonra ‘Þehitlik’ yamaçlarının ulu ağaçlarıyla sorguçlanarak ‘Dikmen’ otağını kurduktan sonra dünyanın hiçbir yerine nasip olmayan güzellikler, kavranılmaz inceliklerle ‘Ayvası!1 burnunda tükenen emsalsiz dekordan, şiir, mana sil-linmiş; acem sitampleri gibi gölgesiz, ölgün susuyordu. (…) Masallarda methini işittiğimiz iri, şahane mücevherler gibi, sihirli mavimtrak kıvılcımlarla ışıldayan akşam yıldızı kadar yalnız, bu ak benekli suskun tepelere o derece yakındı ki: Korkmuyor mu? Üşümüyor mu? diye, elimde olmayarak düşündüm. Baktım ki, hicran… Benim, bunca senedir hâlâ bir isim bulup da veremediğim irsi, şifasız hicranım yine damla damla sızmağa, sızıldamağa başlıyor, hemen döndüm. Limanda vapur vardı. ÃÂskele kaynaşıyor, karıncalanıyor, çarşı, kovanlar gibi uğul-duyordu… Pencereleri şen elektrik ışıklariyle perdeli, yüksek kargir hanlardan uc veren hakal katarları bu ılık akşam posarığında yassı, tıklım tıklım çuvallariyle, hiç görülmemiş bir halata benziyordu. (…) Tavşan kulaklı, tıknaz çaparlar da kendilerine bu fındık çuvallarından nisbetsiz güverteler kurarak birer birer, bodur bodur açılıyordu. Bir ışık-buhar sağnağı halinde takırdayan dev cüsseli frenk vapuruna rampa olup boca etmek için… Hamalların, yüke, yorgunluğa kafa tutan sırnaşık yarenliklerine hayran olarak… Mavunacıların en çetin hamlelere bile bana mısın demeyen kalaşlı, yakamozlu şakalarına imrenerek, bilmem ne kadar dolaştım. (…) Evet, Giresun’un şu göz alan, gönül avlayan güzelliklerini sezmek için, sezip de anlatamamak, kelimelerin kifayetsizliğinden, yavanlığından üzülmek, tıkanmak için uzun seneler ondan ayrı düşmek, hasretini çekmek lâzımdı. Yad ellerde kızgın, düşman çemberle kuşatılmış seneler… Hayata, haysiyete saldıran rnedetsiz, çaresiz istila seneleri geçirdiniz mi? Vapur ilanlarında ‘Giresun’ ismi geçtikçe sevgiliden bahsedilmiş gibi sarardığınız demler oldu mu? Söyleyiniz, söyleyiniz… Sayısına parmaklarınızın yetişemediği kadar çok, gurbet yıllarını, tahammül dağlayan sıla hummalanyla yana içlene geçirdiğinizi hatırlayabiliyor musunuz? ÃƒÂşte ey okuyucu, benim şu anda neler hissettiğimi, nasıl heyecanlarla kendimden geçtiğimi anlamak için bütün bu ateşler, bütün bu acılarla kıvranmış olmak, yıpranmış olmak lazımdır.” (1926) CAN AKIN
MEVLANA “TOREN” FOTOGRAFLARIMI SERGILEMEK ISTIYORUM.. YARDIMCI OLURMUSUNUZ..? TIKLAYINIZ… http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=6277&ItemIndex=2 MESAJLAR “KONUSMA ENGELLILER GRUBU” TARAFINDAN GONDERILMEKTEDIR..” OZEL MESAJLARINIZI LUTFEN CAN AKIN mr_canakin@hotmail.com ADRESINE GONDERINIZ…
__________________________________________________ Do You Yahoo!? Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around http://mail.yahoo.com
