(PoSTaM) ÇAY

ay kimler buldu?
Binlerce yl nce in”in ilk imparatorlarndan Shen Yung ay bitkisinin tesadfen scak suya dmesine ahit olur. Bunun bysne kaplr ve srekli ay ier. Avrupa ayla 1600″l yllarda tanr.
Gnde ne kadar ay iiyoruz?
Lipton rn Mdr Zeynep Dike”in verdii bilgiye gre Trkiye”de ay, sudan sonra en ok tketilen ikinci iecek. Nfusun yzde 96″s her gn ay iiyor. Trkiye”deki pazarn yzde 83,8″ini demleme aylar oluturuyor.
Peki gnde ka bardak ay imek ideal?
Orta demde 10 bardak ay iebilirsiniz. Ama daha fazlas kabzlk yapar.
ayn beyaz olur mu?
Schiller Chiemsee Genel Mdr Alp Gven hafif ve yumuak iimli beyaz ayn in”in Minjiang Nehri”nin verimli sularyla beslenen Fujian Dalar”nn durgun ikliminde yetitiini sylyor. Kafein miktar dk bir ay, meyvemsi tad var. Nadir olduu iin fiyat pahal. yle syleyelim; pek ok eyin ok ucuza satld in”de beyaz ayn kilosu 150 dolar. Trkiye”de Schiller Chiemsee ve Lipton”da bulabilirsiniz. Bu ayn kanserden koruduu, damar sertliine iyi geldii belirtiliyor.
Bitki ya da meyve ay ak satn alnabilir mi?
Yeditepe niversitesi Eczaclk Fakltesi retim yesi Prof. Dr. Erdem Yeilada “Akta satlan bitkilere gvenilmez” diyerek yle devam ediyor? “Kesinlikle satn almayn. Gerek bitki olmayabilir, zehirleyebilir. Ya etkisiz ya da zararldr. rnein akta satn ald papatya ayndan zehirlenen var. Bitki salkl koullarda m yetitirildi? Yol kenarndan toplanm olabilir. Egzozdan kan kurun olabilir, nasl kurutuldu bu da nemli.”
ay yarar nedir, kimler imeli?
Siyah ay kafein nedeniyle enerji salar, antioksidandr vcudun yalanmasn nler. Ayrca ekersiz iilmesi kaydyla di rmesini engeller. Enerji nedeniyle kalp tansiyon ve mide hastalarna imesi nerilmez.
Yeil ayn antioksidan etkisi siyah aya gre daha yksek. Ayrca ya yakc etkisi var. En nemli zellii ise antikanser etkisi. in”de yaplan aratrmaya gre yeil ay ienler arasnda meme ve pankreas kanserinde yzde 50″ye var daha azalma tespit edilmi. Uzmanlar hamilelerin yeil ay imesini uygun grmyor.
Peki hangi bitki ay neye yararl?
Erdem Yeilada “Bitki ayyla tedavi olmaz, baz eylere yardmc olur” diyerek bitkilerin zelliklerini yle sralyor:
Ihlamur: Souk algnln geiremezsin ama iltihap giderici zellii var ve ikayetleri azaltr.
Ekinezya: Etkili bileenleri suda zlmez. ay olarak kullanlmaz.
Papatya: Sakinletiriyor.
Yasemin: Etkisi yok, keyif ay.
Zencefil: ltihap giderici. Safra sktrr, hazm kolaylatrr. Safra ta olanlarda ve safra kesesi olmayanlarda ar yapar. Hamileler gnde en fazla bir bardak iebilir.
Tarn ay: eker drc etkiye sahip.
Meyve aylar: Aromal keyif ay.
Nane ay: Tbbi nane sindirimi kolaylatrr.
Rezene: Sindirimi kolaylatrr, gaz giderir.
Form aylar gerekten zayflatyor mu?
Bu sorunun yantn yine Prof. Dr. Erdem Yeilada veriyor: “Form aylarna gvenmem. Vcuttaki svy attrmaya yarar. Kadnlar tonlarca krem alyor antiaging iin sonra zayflama ayyla vcuttaki suyu atyor. Dibi delik bir havuzu doldurmaya almak gibi bir ey. Kimse imemeli. 7-8 gnden fazla barsak yumuatc kullanlmaz nk kolon kanserine davetiye karabilir. Bu aylar da byle bir tehlikeye sahip.”
ay st ilave ederek mi imeli yoksa limonla m?
Prof. Dr. Erdem Yeilada kesinlikle uyaryor: “Stle ay iilmez.” Neden? “Stl ay hazm en zor besinlerden biridir. Stte protein, aydaki iindeki maddelerle birletiinde protein kompleksi meydana getiriyor” diyor. Yeilada ay limonla imenin zarar olmadn sylyor.
Earl Grey sadece ay ad m?
Bergamot aromal ay tr olarak tandmz Earl Grey aslnda ngiltere babakan. 1830-34 yllar arasnda ngiltere”de Babakanlk yapan Earl Grey”in bu ay diplomatik bir hediye olarak ald rivayet edilir. Nasl bir diplomatik hediye diye sorarsanz; Grey”in adamlar bir inli”nin olunu boulmaktan kurtarnca onlara inliler tarafndan ay hediye edildi. Earl Grey bu ay o kadar beendi ki ay tccar Twinings irketinden buna benzer bir ay hazrlamasn istedi. Bylece Earl Grey ortaya kt.

(PoSTaM) ÇAY

ay kimler buldu?
Binlerce yl nce in”in ilk imparatorlarndan Shen Yung ay bitkisinin tesadfen scak suya dmesine ahit olur. Bunun bysne kaplr ve srekli ay ier. Avrupa ayla 1600″l yllarda tanr.
Gnde ne kadar ay iiyoruz?
Lipton rn Mdr Zeynep Dike”in verdii bilgiye gre Trkiye”de ay, sudan sonra en ok tketilen ikinci iecek. Nfusun yzde 96″s her gn ay iiyor. Trkiye”deki pazarn yzde 83,8″ini demleme aylar oluturuyor.
Peki gnde ka bardak ay imek ideal?
Orta demde 10 bardak ay iebilirsiniz. Ama daha fazlas kabzlk yapar.
ayn beyaz olur mu?
Schiller Chiemsee Genel Mdr Alp Gven hafif ve yumuak iimli beyaz ayn in”in Minjiang Nehri”nin verimli sularyla beslenen Fujian Dalar”nn durgun ikliminde yetitiini sylyor. Kafein miktar dk bir ay, meyvemsi tad var. Nadir olduu iin fiyat pahal. yle syleyelim; pek ok eyin ok ucuza satld in”de beyaz ayn kilosu 150 dolar. Trkiye”de Schiller Chiemsee ve Lipton”da bulabilirsiniz. Bu ayn kanserden koruduu, damar sertliine iyi geldii belirtiliyor.
Bitki ya da meyve ay ak satn alnabilir mi?
Yeditepe niversitesi Eczaclk Fakltesi retim yesi Prof. Dr. Erdem Yeilada “Akta satlan bitkilere gvenilmez” diyerek yle devam ediyor? “Kesinlikle satn almayn. Gerek bitki olmayabilir, zehirleyebilir. Ya etkisiz ya da zararldr. rnein akta satn ald papatya ayndan zehirlenen var. Bitki salkl koullarda m yetitirildi? Yol kenarndan toplanm olabilir. Egzozdan kan kurun olabilir, nasl kurutuldu bu da nemli.”
ay yarar nedir, kimler imeli?
Siyah ay kafein nedeniyle enerji salar, antioksidandr vcudun yalanmasn nler. Ayrca ekersiz iilmesi kaydyla di rmesini engeller. Enerji nedeniyle kalp tansiyon ve mide hastalarna imesi nerilmez.
Yeil ayn antioksidan etkisi siyah aya gre daha yksek. Ayrca ya yakc etkisi var. En nemli zellii ise antikanser etkisi. in”de yaplan aratrmaya gre yeil ay ienler arasnda meme ve pankreas kanserinde yzde 50″ye var daha azalma tespit edilmi. Uzmanlar hamilelerin yeil ay imesini uygun grmyor.
Peki hangi bitki ay neye yararl?
Erdem Yeilada “Bitki ayyla tedavi olmaz, baz eylere yardmc olur” diyerek bitkilerin zelliklerini yle sralyor:
Ihlamur: Souk algnln geiremezsin ama iltihap giderici zellii var ve ikayetleri azaltr.
Ekinezya: Etkili bileenleri suda zlmez. ay olarak kullanlmaz.
Papatya: Sakinletiriyor.
Yasemin: Etkisi yok, keyif ay.
Zencefil: ltihap giderici. Safra sktrr, hazm kolaylatrr. Safra ta olanlarda ve safra kesesi olmayanlarda ar yapar. Hamileler gnde en fazla bir bardak iebilir.
Tarn ay: eker drc etkiye sahip.
Meyve aylar: Aromal keyif ay.
Nane ay: Tbbi nane sindirimi kolaylatrr.
Rezene: Sindirimi kolaylatrr, gaz giderir.
Form aylar gerekten zayflatyor mu?
Bu sorunun yantn yine Prof. Dr. Erdem Yeilada veriyor: “Form aylarna gvenmem. Vcuttaki svy attrmaya yarar. Kadnlar tonlarca krem alyor antiaging iin sonra zayflama ayyla vcuttaki suyu atyor. Dibi delik bir havuzu doldurmaya almak gibi bir ey. Kimse imemeli. 7-8 gnden fazla barsak yumuatc kullanlmaz nk kolon kanserine davetiye karabilir. Bu aylar da byle bir tehlikeye sahip.”
ay st ilave ederek mi imeli yoksa limonla m?
Prof. Dr. Erdem Yeilada kesinlikle uyaryor: “Stle ay iilmez.” Neden? “Stl ay hazm en zor besinlerden biridir. Stte protein, aydaki iindeki maddelerle birletiinde protein kompleksi meydana getiriyor” diyor. Yeilada ay limonla imenin zarar olmadn sylyor.
Earl Grey sadece ay ad m?
Bergamot aromal ay tr olarak tandmz Earl Grey aslnda ngiltere babakan. 1830-34 yllar arasnda ngiltere”de Babakanlk yapan Earl Grey”in bu ay diplomatik bir hediye olarak ald rivayet edilir. Nasl bir diplomatik hediye diye sorarsanz; Grey”in adamlar bir inli”nin olunu boulmaktan kurtarnca onlara inliler tarafndan ay hediye edildi. Earl Grey bu ay o kadar beendi ki ay tccar Twinings irketinden buna benzer bir ay hazrlamasn istedi. Bylece Earl Grey ortaya kt.

……gizlibahce grubu…… Kozmetik Hurafeleri

BU YALANLARI BILIN KI BEDEL ODEMEYIN ! Bu yalanlara DIKKAT!Guzellesmek icin kulaktan dolma bilgilerle her yolu deneyen kadinlar, bunun bedelini bakin nasil oduyor? Estetik ve Plasitk Cerrahi Uzmani Op. Dr. Tugrul Turan, kozmetik hurafelerini anlatti: ASIT ICEREN KREMLER GOGUSLERI BUYUTMEZ!Meme buyutmeleri icin basvurulacak tek yol; silikon meme protezleridir. Meme buyutme haplarinin ve kremlerinin, buyutme veya diklestirme icin etkili oldugu soylenemez. Silikon disindaki yag enjeksiyonlarinin etkinligi ise her zaman gecicidir. HEMOROID KREMI GOZ TORBALARINI YOK ETMEZ!Gozalti kremleri, sarkmis ve kirismis gozkapaklarinda yararsizdir. Yaslanmayla birlikte goz kapaklarindaki cilt genisler, gevser ve yuzeyi artar. Bu fazlalasmis cildi ortadan kaldiramayan hicbir krem ve alet faydali degildir. Gozaltinda olusan torbalar; yag keseleridir. En iyi kremlerle dolu bir havuzda yuzulse dahi, bu torbalar azalmaz. Gozalti torbalarindan kalici olarak kurtulmanin tek yolu; ameliyattir. BOTOKS KIRISIKLARI ONLEMEDE KALICI BIR ETKI SAGLAMAZ!Botoks, yuzdeki mimik kaslarini 6 ay gecici felce ugratir ve yer etmemis cizgileri dinlendirmek icin essiz bir yontemdir. Ancak etkisi kalici degildir. Bu yontemin donem donem tekrar edilmesi gerekir. Sarkmis ve yerlesIk cizgileri olan yuzlerde ise, botoks hicbir yarar saglamaz. Sanilanin aksine botoks ile burnun ucunu veya memeleri kaldirmak da kesinlikle mumkun degildir. LIFTING KREMLERI YUZU VE CILDI GENCLESTIRMEZ!Sarkmis, genislemis ve gevsemis bir yuz derisini yok edemeyen hicbir krem, alet veya yontem; yuzun derisini tatmin edici duzeyde genclestiremez. Ayrica sarkmalari ve cizgileri de yok edemez. Deri fazlalasmistir ve bu deri ciltte bulundugu surece, en iyi kremler yillarca kullanilsa bile fayda etmez. Yuz germe ameliyatinin alternatifi yoktur. HICBIR ANTIAGING URUNU YASLANMAYI ENGELLEYEMEZ!Hep genc kalmak icin tercih edilen antiaging urunleri beklenen etkiyi vermez. Cunku cilt zamanla elastikiyetini kaybeder. Bu etki en belirgin olarak yuzde gozlenir. Cildin yaslanmasini ancak vucut icinden alinacak onlemlerle ve kismen botoksla erteleyebilirsiniz. Cildin yuzeyine surulecek ya da hemen altina ignelerle verilecek bir krem ya da ilac, yaslanmayi onlemez. Sadece cilde gecici bir dirilik kazandirir. CATLAKLARI GECIRMENIN YOLU BUGUNE KADAR BULUNAMADI!Catlaklari ve yanik ya da yara izlerini yok eden bir yontem yoktur. Size bunlari yok edecegini soyleyen kisilerden uzak durun. Catlaklar, deri altindaki yara izleridir. Bunlar; sporla ya da baska bir yontemle gecmeyen izlerdir. BOLGESEL ZAYIFLAMADA EN ETKILI YONTEM LIPOSUCTION’DIR!Bolgesel zayiflama icin tek gercek yol liposuction’dir. Diger ilac, igne ve aletlerin tamami yararsizdir. Bu yontemlerin hicbiri, liposuction ile karsilastirilamaz. Hepsi liposuction’in yaninda onemsiz kalir. Bolgesel zayiflamada hicbir yontem liposuction’a alternatif olamaz! BITKISEL URUNLER SAGLIGI TEHDIT EDER!’Bitkisel urun’ ve ‘dogal urun’ kavramlari artik insan sagligini tehdit eder bir konuma geldi. Bu urunler tehlikeli de olabilirler. Sanilanin aksine isirgan otu saclari gurlestirmez veya karinca yagi yumurtasiyla epilasyon yapilmaz. Ya da Aloe Vera icildiginde, cilt guzellesmez. Bitkisel urunlerle zayiflamaya calismak da, son derece tehlikelidir. VUCUDA EK VITAMIN DESTEGI GEREKSIZDIR!Insan vucudunun gunluk gereksinimleri olan protein, yag, karbonhidrat ve vitaminleri butun doktor ve diyetisyenler bilir. Hicbir bilirkisinin elinde farkli bir mucize diyet ya da saglikli yasam recetesi yoktur. Pazarlanan mucize receteler yararsizdir. Dengeli beslenen biri, zaten yeterince vitamin alir. Ek vitamin destegi gereksizdir, alinirsa da vucuttan atilir. HAVUC YIYEREK BRONZLASILMAZ!Havuca turuncu rengini icindeki karoten maddesi verir. Deriyi ise melanin bronzlastirir. Kanda asiri derecede karoten olmasi; insani bronz degil, sari yapar. Havuc, yanarak bronzlasmis deriyi bronz tutamaz. Kalici bronzluk icin hicbir yarari yoktur. SABAH _________________________________________________________________ Kendinizi ifade edin: giri sayfanz Live.com ile istediiniz biimde tasarlayn. http://www.live.com/getstarted

önemli-mini saÄlık haberleri…!!!

*D Vitamini Eksikliği Depresyona Neden Olabilir* ** Hollanda’da yapılan bir araştırma sonucunda bilim adamları, D Vitaminin depresyon ile ilişkili olduğunu ortaya çıkarıyor.
Amsterdam’daki Vrije üniversitesi uzmanlarının 65 ila 95 yaşlarındaki 1282 kişi arasında yürüttüğü çalışma, depresyona uğrayan veya psikiyatrik sorunları olan kimselerde D vitamini eksikliği bulunduğunu gösterdi.
Çalışma ışığında, depresyondaki kimselerde D vitamini oranının, diğer insanlardan yüzde 14 düşük olduğu belirlendi.
Araştırma, D vitamini eksikliğinin “paratiroid” hormon seviyesinin artmasına da yol açtığını gösterdi. “Paratiroid” bezlerinin fazla çalışmasının depresyonla bağlantılı olduğu zaten biliniyor.
Bu buluş, depresyon tedavisi bakımından önemli sayılıyor.
Zira kandaki D vitamini eksikliği ve tiroid fazlası, perhiz ve kalsiyum takviyesi yaparak veya güneşe fazlaca çıkarak giderilebilecek
*Klavyeniz, Klozetiniz Kadar Pis Olabilir*
Masum bir görünüme sahip bilgisayar klavyelerinizi sık sık temizlemeyen bir kullanıcı iseniz, o klavyenin üzerindeki bakterilerden emin olamazsınız. Milyonlarca bakteri barındırabilen klavyeler yüzünden ishal ve kusma gibi rahatsızlıklarla sık sık karşılaşabiliyor olabilirsiniz.
İngiliz The Guardian gazetesinin haberine göre, yapılan bir araştırma sonucunda, kullandığımız herhangi bir klavyede bulunan bakterilerin arasında koli basili ve enfeksiyonlara yol açan Staphylococcus aureus bakterilerinin de bulunduğunu gösterdiğini bildirdi.
Çeşitli ortamlardan alınan 33 adet klavyenin incelenmesi sonucunda ortaya çıkan araştırma sonuçlarında, klavye üzerindeki bakteriler, Londra’da sıradan bir ofis binasının klozeti üzerindekiler ile karşılaştırıldı. Çıkan sonuca göre, konumuz bakteriler olduğunda, klavyeniz ile klozetiniz arasında hiçbir fark yok…
Mikrobiyoloji uzmanı James Francis, konuyla ilgili yaptığı açıklamada ”Bu sonuçlar, bize büyük risk altında olduğumuzu gösteriyor. Araştırma sırasında kullandığımız klavyelerden bir tanesi herhangi seçilmiş ve bir ofisten aldık ve sonuçlar üzerinde çıkan bakterilerin, kabul edilen sınırın 150 kat üzerinde olduğunu ortaya çıkardı.” Şeklinde konuştu.
İngiliz Which dergisinin konuyla ilgili yaptırdığı bir ankette çıkan sonuçlar ise gerçekten ürkütücü…4000 kişi üzerinde yapılan bir ankette, katılanlardan klavyesini ayda bir temizleyenlerin %22, monitorünü temizleyenlerin %27 ve geri kalanların bilgisayar farelerini ve klavyelerini hiçbir zaman temizlemedikleri ortaya çıktı.
Aynı zamanda kulaklıkların da sık sık temizlenmesi gerektiğini ortaya koyan araştırmacılar, kullanıcıların kişisel temizliğe dikkat etmemesinin, el yıkamamasının da bakteriyel kirliliğe neden olduğunu bildirdi.
Anket sonucuna göre, her 10 kişiden birinin “asla” klavyesini temizlemediğini gösterdiğine bakılırsa, bu konuya hepimizin daha fazla önem vermesi gerekiyor.
Klavyelerin, küçük el süpürgeleri ile sık sık temizlenmesi ve monitorlerin de kuru bezlerle sık sık temizlenmesi öneriliyor.
*Baş Dönmenizin Nedeni İç Kulak Kristalleri Olabilir*
Kulak, burun ve boğaz uzmanı Doç. Dr. Erkan Tarhan, tüm baş dönmelerinin yüzde 30′una iç kulak kristallerinin yerinden oynamasının neden olduğunu bildirdi.
Doç. Dr. Tarhan, yaptığı yazılı açıklamada, halk arasında ”iç kulak kristallerinin yerinden oynaması” olarak bilinen ”Benign Pozisyonel Paroksismal Vertigo”nun, başın pozisyonuyla aniden başlayan, kısa süren ve ”tüm dünyanın başa yıkıldığı” hissi veren bir baş dönmesi olduğunu kaydetti.
Bir denge organı olan iç kulağın içinde gözle görülemeyecek kadar küçük kum tanesi gibi kristaller bulunduğunu, bunların darbe, uzun süreli yolculuklar, geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyonları gibi birçok nedenle yerinden oynayarak denge sistemini uyardığını belirten Doç. Dr. Tarhan, ”İç kulak kristallerinin oynaması tüm baş dönmelerinin yüzde 30′unu oluşturmaktadır ve tüm baş dönmeleri içinde en sık görülenidir. Bütün yaş gruplarını etkileyen bir hastalık olmakla birlikte, maalesef ülkemizde hala yeterince tanınamamakta ve hastalara gereksiz tedaviler yapılmaktadır” dedi.
Doç. Dr. Tarhan, ani başlayan ve saniyeler süren şiddetli baş dönmesine, hızlı göz hareketleri, bulantı, kusma, çarpıntı, terleme gibi yakınmaların da eşlik edebileceğini ifade ederek, şunları kaydetti:
”Hastalarımız atakları şöyle tarif ederler, (Yatakta sağdan sola dönüyordum, ayakkabımı bağlamak için eğilmiştim, perde asıyordum, markette bir rafa uzanmıştım ki aniden tüm dünya, etraf dönmeye başladı. Bu dönme o kadar şiddetliydi ki etrafımdaki hiçbir şeyi tanıyamaz hale geldim. Baş dönmesine bulantı ve kusma eşlik etti. Bu atağın tek güzel tarafı ise kısa sürmesi oldu).”
Doğru tanı ve tedavi için şikayetler ortaya çıkar çıkmaz bir uzmana başvurulması önerisinde bulunan Doç. Dr. Tarhan, tedavide belli bazı hareketlerle kristallerin yerine yerleştirildiğini ifade etti.
*Hata Öncesi Beyin Dinlenmeye Geçiyor*
Monoton işlerde, beynin hata yapmadan yaklaşık 30 saniye önce dinlenmeye geçtiği ve hiçbir şey yapamadığı ortaya çıktı.
Norveç Bergen Üniversitesi’nden Tom Eichele, “Beyin biraz molaya ihtiyacı olduğunu size mesajla yolluyor ve siz o anda hiçbir şey yapamıyorsunuz” dedi. Araştırmanın başındaki Eichele, beynin bilgiyi alamadığı ya da verimli çalışamadığı o anda, kanın beynin dinlenme modunda daha aktif olan kısmına hücum ettiğini söyledi.
Eichele, bu durumun hata yapılmadan 30 saniye kadar önce başladığını ifade etti. Eichele, bu keşifle dikkat gerektiren görevlerde konsantrasyonu ve dikkati artırmak için bir uyarı sistemi geliştirmenin de mümkün olabileceğini söyledi.
Eichele, “Örneğin hava trafik kontrol görevlilileri için bir alet geliştirilebilir. Bu alet beyindeki sinyali ölçebilir ve kullanıcıyı, beyninin o anda aldığı kararların iyi olmayacağı konusunda bilgilendirebilir” diye konuştu.
Aletin prototipinin geliştirilmekte olduğu ve 10-15 yıla kadar piyasaya sürülebileceği kaydedildi.
Araştırma, Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi’nin (PNAS) dergisinde yayımlandı.

KiÅisel Diyetler Hakkında Gerçekler

*Diyet Çılgınlığı* Diyet çılgınlığının ulaştığı en son noktayı bilmek oldukça güçtür. En son ortaya çıkan eğilim karbonhidratları saymaktır, şüphe yok ki en azından bir arkadaşınızdan, ailenizden veya iş arkadaşlarınızın birinden Atkins diyeti, South Beach veya Zone diyeti ile ilgili deneyimlerini duymuşsunuzdur. Karbonhidratları saymaya başlamadan önce en çok rağbet gören diyet Dr. Dean Ornish, Nathan Pritikin ve sağlık haberleri kraliçesi Susan Powter tarafından tanıtılan düşük yağlı bir hayat tarzı diyetiydi. Bu popüler programların en can alıcı noktası yiyeceklerini en büyük duyarlılıkla seçen kişileri dahi biraz meraklandırıyor olmasıdır. Ve eğer inatçı kilolarınızdan kurtulmanın yollarını arıyorsanız bu programlar bir merak olmanın da ötesine geçebilir; sanki dualarınıza verilmiş bir yanıt gibidirler. Ne yazık ki bu abartılı diyetleri deneyen sürüyle insan olmasına rağmen çok az kişi bu diyetlerin sağladığı kiloyu uzun dönemde koruyabilmiştir, geriye kalan büyük bir topluluk hala fazla kiloludur. Abartılı diyetler kalori alımı ve tüketilmesi ile ilgili dengenin yaşam boyu korunmasına ilişkin temel prensipleri insanlara anlatmak ve benimsetmek yerine, sıklıkla anlamsızca yemek için bahaneler yaratmakta ve bu da aynı zamanda insanların beslenme ve yaşam biçimlerinde kalıcı ve sağlıklı değişiklikler yapmalarını engellemektedir
*Kandırılmayı Nasıl Engelleyebilirsiniz?* Üzerinde çok düşünülmüş bu diyet planlarından alınabilecek birtakım gizli ve değerli dersler olmasına rağmen bunlardan beslenmeye yönelik pratik öneriler bulup çıkartabilmek için bir dizi yanlış bilgilendirme ve gereğinden fazla basitleştirme hatasını elimine etmeniz gerekir. Söz konusu olan bu abartılı diyetlerse karmaşayı önlemenin 2 basit yöntemi vardır.
*1.Sizi yanlış yönlendirebilecek “fazlaca teknik, türetilmiş” terimlere dikkat edin.*
Son moda diyetlerle ilgili “süslü” teknik terimler bir kez ortaya çıktıktan sonra pazarlamacılar belirli anahtar sözcüklere odaklanır ve ürünlerinin işlevlerini kilosunu bu son moda diyetlerle korumaya çalışan kişilerin ilgisini çekecek biçimde, bu teknik sözcüklerle tanımlamaya başlarlar. Sonra da gıda endüstrisi bu sözcük ve iddiaları kullanarak kendi ürünlerinin bu diyet planı için en uygun seçenekler olduğunu anlatmaya başlar. Ne yazık ki bu “süslü” teknik terimler genellikle yanlış yolu gösterirler, yalnızca üreticilerin “merak” duygusunu kullanarak tüketicileri etkilemesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda besinlerin tanıtıcı etiketlerinde üreticilerin çıkarlarına uygun belirgin olmayan ifadelerin yer alabilmesine de olanak tanırlar. Örneğin düşük karbonhidratlı diyet modasına uygun olarak en son ortaya çıkan “net karbonhidratlar” tanımını ele alalım. Raflarca yer alan düzinelerce ürün “net karbonhidratlar” veya “düşük etkili karbonhidratlar” içerdiklerini iddia etmektedirler. Bu terimlerin her ikisi de beslenme ve diyet endüstrisi tarafından türetilmişlerdir. Amerika Birleşik Devletlerinde Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından değerlendirilmemişler, onaylanmamışlar ve resmen kabul edilmemişlerdir.
Resmi otoriteler tarafından resmen kabul edilmiş bir etiketleme sistemi yokken bir terimin sağlığınıza yararlı bir anlam ifade edip etmediğini anlamak mümkün değildir.
Ayrıca bu “net karbonhidrat” terimi toplam karbonhidrat içeriği hakkında doğru bir tahmin yapma olanağı vermemektedir. FDA toplam karbonhidrat içeriğini besinin toplam ağırlığından protein, yağ, su ve uçucu maddelerin miktarını çıkartarak hesaplamaktadır. Bu miktar besinin tanıtıcı etiketinde “toplam karbonhidrat” olarak yer almaktadır.
Diyet besin üreticileri “net karbonhidrat” ları toplam karbonhidratlardan lif, gliserin ve şeker alkollerini, yani tümü karbonhidrat formunda olan maddeleri çıkartarak hesaplamaktadırlar. Bu, ürünlerinde daha düşük miktarda karbonhidrat bulunduğu ve ürünün kan şekeri düzeyini yükselttiği halde yükseltmediği izlenimi vermektedir.
Ne yazık ki bu türden bir etiketleme uygulaması yüzlerce başka besine de yayılmıştır ve sizi gerçekte almakta olduğunuzdan daha az kalori veya karbonhidrat aldığınız yönünde bir yanlış inanışa sürükleyebilirler.
İşlenmiş karbonhidratları-ek şeker ve fruktoz içeren içecekler, kurabiye, kek, ekmek, ve makarna gibi rafine undan üretilmiş besinler- kesmek, tartışmasız olarak sağlıklı bir öneridir. Bununla birlikte tüketicileri, gerçekte saklanmış karbonhidratların içerdikleri halde, “akıllı karbonhidratlar” iddiasını taşıyan, işlenmiş ve paketlenmiş ürünler almaya yönlendirmek kesinlikle sağlıklı bir öneri değildir.
Tüketicileri yanlış yönlendiren; “hızlı”, “çabuk”, “ince” , “hafif”, “doğal”, “yağ ikame eden”, “yemek ikame eden”, “kırıp geçiren”, “devrim niteliğinde” gibi türetilmiş terimler dikkatle değerlendirilmelidir..
*2.Soruları silip süpüren genellemeler.*
Bir diyet popülerlik kazandıkça spesifik konular çoğunlukla “sizi şişmanlatan karbonhidratlar” veya “yağ ne olursa olsun kötüdür” gibi genel ifadelerin arasında kaynayıp gitmektedir. Sonuç olarak bu diyetler beslenmenin tek bir yüzünün abartılmış bir haline dönüşmektedir. Ilımlı hale getirme ve dengeleme göz ardı edilmekte ve bu diyetleri izleyenler uzun dönemde kilo vermede başarısız olmaktadır.
Örneğin yağsız beslenme çılgınlığının yaşandığı dönemde insanlar yağ içermeyen veya düşük yağlı ürünlere yönelmişler, karbonhidrat içeriği yüksek olan bu ürünler de besleyici özelliği düşük, rafine karbonhidratların gerekenden fazla miktarda tüketilmesine neden olmuşlardır. Şimdiki popüler diyetler tam bir
dönüş sergilemişlerdir, verilmekte olan en son mesaj karbonhidratları yağ ve kolesterol yerine protein içeriği yüksek olan besinlerle ikame etmektir. Besin grupları bu denli kutuplara ayrıldığında, dengeli bir diyetin nasıl olması gerektiği konusundaki görüş açısını kaybetmek kolaylaşmaktadır.
Genel bir kural olarak bir besin grubunu tamamen devre dışı bırakmak veya besin çeşitliliğini sınırlandırmak kötü bir fikirdir ve potansiyel olarak sağlığa zararlıdır.
Vücudunuz işlevlerini sürdürebilmek için sebze, meyve, tam tahıl, süt ürünleri, yağsız protein ve doymamış yağlar içinde bulunan besinlerin bir denge içinde tüketilmesine ihtiyaç duyar. Diyetinizin toplam yağ veya karbonhidrat içeriğini ciddi miktarda kısıtlamak, bu içeriğin kaynağı doğru olduğu ve optimal kalori alımı ve harcaması arasındaki dengeyi koruyabildiğiniz sürece gereksizdir,
Yağlardan korkmayın; yalnızca tükettiğiniz yağın büyük bir kısmının kalp ve arterlerinizi gereksiz biçimde yaşlanmaktan korumaya yardımcı olan doymamış yağlar olduğuna emin olun. Zeytin ve kanola yağları, fındık ve yağlı balıklardan elde edilen yağlar, hidrojene edilmiş (sentetik olarak hidrojen eklenmiş) bitkisel yağlardan veya tereyağı ya da domuz yağı gibi doymuş yağlardan daha iyidir.
Karbonhidratları da aldığınızdan emin olmalısınız- onlar bir insanın diyetindeki majör enerji kaynaklarıdır. Bununla birlikte özellikle rafine edilmemiş tam tahılları-tam buğday ekmeği, tam tahıl makarnası- taze meyve ve sebzeleri majör karbonhidrat kaynağı olarak seçmeniz doğru olacaktır Kilo Verme ve 5 İpucu *Her öğünde biraz protein alın
*Rafine tahılları ve şekeri kısıtlayın
*Porsiyonlarınızı sıkı denetleyin, aşırıya kaçmayın.
*Her gün farklı bir gıda grubundaki farklı besinlerin tadına bakmaya çalışın
*Taze besinleri paketlenmiş olanlara tercih edin.
İncelenmesi gerekmeyen diğer genellemeler: greyfurt veya lahana gibi bazı besinler kilo vermek için bir yanıt niteliğindedir ve belli besinleri ne zaman -ve hangi sırayla- aldığınız bilgisi kilo vermenize yardımcı olabilir.
*Yaşam Stilinize Yakından Bakın*
*Temel olan şeylere odaklanın*
Tüm medyada ve ticari alanda kendine yer bulmuşsa en son piyasaya çıkmış yeni diyetlerin abartılı çekiciliğine kanmak oldukça kolaydır. Bununla beraber vücut ağırlığınız genel sağlık düzeyinizin önemli bir bileşenidir, bu nedenle sağlığınızla ilgili böylesine önemli bir bileşeni en son trendlere göre değiştirmeye çalışmak doğru olmayabilir.
Sağlıklı bir diyet mevsimlere göre değişen bir beslenme rejimi değildir, bir yaşam biçimidir. Eğer bir diyet planı kafanızı karıştırıyorsa veya uygulaması zor ise uzun vadeli kilo kontrolü hedefiniz için bir yanıt niteliği taşımıyor olabilir.
Kulağa fazlasıyla kolaymış gibi gelebilir, ancak kilo vermek ve ulaştığı kilo hedefini korumak isteyen kişiler için en etkili öneri dengeli bir diyet, egzersiz ve alınan kalorinin izlenmesidir. Aşağıda sağlıklı ve yaşam boyu süren değişiklikleri gerçekleştirebilmek adına gerekli pratik önerileri ve stratejileri anlatan kaynaklardan bazıları mevcuttur.

Süt Hakkındaki Gerçekler…!!!

*Kilo Vermeyi Hızlandırıcı mıdır?* Son araştırmalar kilo verme çabaları sırasında sütün yararlarını oldukça çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır. Günlük diyete her gün 3 porsiyon kadar süt eklemek ortalama bir kişinin kilo vermesine yardımcı olur mu?
A:Evet B:Hayır
Hayır. Bazı çalışmalar olası bir rolden söz etse dahi kilo vermek basit bir biçimde süt içmekle bağdaştırılamaz. Ulusal Süt Konseyi tarafından finanse edilerek en yaygın biçimde duyurulması sağlanan çalışmalarda kalori alımını kısıtlayan ve günde 3 ila 4 porsiyon süt ürünü içeren bir diyet uygulayan obez kişiler, daha az süt ürünü tüketen obez kişilere oranla daha fazla artmış ölçüde kilo vermektedir.
Bununla birlikte bu çalışmalarda çalışmaya dahil edilen kişi sayısı oldukça azdır ve bu sayı kilo verme konusundaki iddiaları bütün bir toplum için doğru kabul edebilmek yönünden oldukça yetersizdir. Süt ürünleri ile kilo verme arasındaki bağlantıyı açıklayan daha geniş kapsamlı randomize çalışmalar, diyete kalori alımını kısıtlamaksızın süt ürünleri eklemenin vücut ağırlığı üzerinde herhangi bir etkisi olmayacağını hatta artırabileceğini ortaya koymaktadır.
Süt ürünleri her ne kadar düzenli kilo verme programınızı çözemiyor olabilse de süt içmek rutin egzersizlerinizden daha iyi sonuç almanıza yardımcı olabilir. Süt komple bir protein sağlar, bu tüm amino asitleri veya proteinlerin yapı taşlarını sağladığı anlamına gelir. Besin yoluyla alınan proteinler kas dokusunun oluşmasına ve onarımına yardımcı olur, koşu, bisiklet ve diğer aerobik egzersizler gibi dayanıklılık gerektiren egzersizlerde bir enerji kaynağı işlevi görürler. *Kemikleri Güçlendirir mi?* Her gün düzenli olarak süt içmek yetişkinleri osteoporoza karşı korumanın tek yolu mudur?
A:Evet B:Hayır
Evet, kaslarınızı güçlendirmek iyidir, ama ya kemikleri güçlendirmek? Sütte bulunan kalsiyumun kemik kütlesinde kayba neden olan ve kemik dokusunu kötüleştiren bir rahatsızlık olan osteoporozu önlemede anahtar rol üstlendiği uzun süredir anlatılmaktadır. *Kansere Karşı Savaşır mı?* Süt içmenin bir kişinin kalınbarsak kanserine yakalanma riskini azaltmaya yardımcı olduğunu gösteren çalışmalar mevcut mudur?
- Evet - Hayır
Hayır. Her ne kadar vücudunuz kemiklerinizi geliştirebilmek ve sağlıklı tutabilmek için kalsiyuma ihtiyaç duymasa da – özellikle gençken-bu kemiklerinizin sağlamlığını korumaya yardımcı olan birkaç alışkanlıktan sadece biridir. Bol miktarda D vitamini almak, sigara içmemek, düzenli fiziksel aktivitede bulunmak, özellikle de vücut ağırlığına dayalı egzersizler yapmak gibi diğer önemli alışkanlıklar daha da önemli bir rol oynayabilirler.

Sütünü iç!. Bazılarımız bu emri büyümekte olduğumuz sıra defalarca duyduk ve pek çoğumuz da asla sorgulamadık. Bir noktada hepimiz öğrendik- ebeveynlerimizden, öğretmenlerimizden veya TV ve gaze-dergilerdeki reklamlardan-ki inek sütü sadece kalsiyum değil aynı zamanda aynı zamanda sağlığa yararlı pek çok besinin kaynağıdır. Süt vücuda gerçekten faydalıdır, değil mi? Giderek artan sayıda tüketici hakları savunucusu ve bilim adamı bunun doğru olmayabileceğini düşünmektedir. Uzun vadedeki süt tüketiminin akılcı olup olmadığını sorgulamaktadırlar ve bazı kişiler de sütün insanları ciddi sağlık risklerine soktuğuna inanmaktadırlar. Bu tepkinin temelinde yatan şey nedir? Eleştirilerin altında yatan bir gerçek mi var yoksa bir bardak suda fırtına mı koparılıyor? Lütfen okumaya devam edin…
*Sütün Değişen Yüzü* Süt konusunda ortaya çıkan bu ihtilafın temeli ticari bir ürün olarak gelişen sütün yıllar içinde değişiminden kaynaklanmaktadır. Süt genel olarak su, yağ, protein, laktoz, mineraller, vitaminler ve enzimlerden oluşmaktadır. Bununla birlikte sütün tam bileşimi ineğin neler yiyerek beslendiğine, emzirme dönemlerine ve sütün işlenme yöntemine bağlı olarak değişiklikler gösterir. Günümüzde ticari bir mal olarak sütün üretim teknikleri, nihai ürünü önemli bir şekilde değiştirmekte onu doğal halinden alarak tamamen başka bir ürün haline getirmektedir.
Örneğin ticari sütlerin birçoğu sağlığa zararı olabilecek bakteri ve patojenlerin ortadan kaldırılması için pastörizasyon işlemine tabi tutulur. Bununla birlikte bazı kişiler çiğ, pastörize edilmemiş sütün daha iyi bir tada sahip olduğunu ve pastörize edilmiş olandan çok daha besleyici olduğunu iddia etmektedirler.
*Çayıra Yayılmak* Pastörizasyon işlemi sütün doğal besleyici değerini değiştirir mi?
A: Evet B: Hayır
Evet. Pastörizasyon potansiyel olarak tehlikeli listeria, E.Coli, salmonella gibi tehlikeli bakterileri öldürmesine rağmen aynı zamanda zararsız ve faydalı olan lactobacillus acidophilus gibi bakterileri de öldürür, gıdaların emilimi ve sindirimine yardımcı enzimleri ortadan kaldırır. Bazı çalışmalar pastörizasyonun aynı zamanda sütün içerdiği B1, B6, B12 ve C vitaminlerinin miktarını azalttığını da ortaya koymaktadır.
Bununla birlikte besinlerdeki bu azalma o kadar da önemli değildir ve pişmemiş süt tüketmekten kaynaklanan riskler sağlanacak faydayı gölgede bırakmaktadır.
Amerikan Ulusal Halk Radyosu kanalından pastörize edilmemiş çiğ süt tüketmenin riskleri hakkında ileri sürülen savları dinlemek için tıklayınız.
Büyükbaş bir hayvanın yediği yemin ürettiği süt üzerinde önemli bir etkisi vardır. Büyükbaş bir hayvanın besini büyük ölçüde taze çimenden oluşur, ancak ticari çiftliklerdeki hayvan sürüleri hazır yem ile beslenirler. Hazır yemler büyük ölçüde mısır ve soyadan oluşurlar, bununla birlikte aynı zamanda kan, balık ürünleri, kemik unu, tavuk artıkları ve başka birtakım hayvansal yan ürünler de içerebilirler
*Tahılın Etkisi Nedir?* Tahılla beslenen ineklerin sütü çayırda beslenenlerinkine göre daha mı az sağlıklıdır?
A:Evet B:Hayır
Evet. Sütte bulunan tüm uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA’lar) hemen hemen büyükbaş hayvanın aldığı besinlerin bir sonucudur, hayvanlar çimenlerde ve yeşilliklerde otladıkları zaman bu sütlerinin yağ kompozisyonunu geliştirir, omega-6 ve omega 3 oranlarını dengeler. Bu oranın insan sağlığı için ideal olduğu düşünülür, çünkü iyi kolesterolü yükseltir, trigliseridleri düşürür ve enflamasyonu azaltır. Araştırmalar göstermektedir ki doğal ortamında otlayarak yetişen bir büyükbaş hayvandaki linoleik asit konjugatları (CLA-kansere karşı savaşan bir tür yağ) beş kat daha yüksektir.
Bir büyükbaş hayvanın besinini hazır yem ile değiştirmenin sonucunda sütünde bulunan esansiyel yağ asitlerinin miktarı da önemli ölçüde değişir. Ticari çiftliklerde yetiştirilen, kan ve kemik unu içeren yemlerle beslenen büyükbaş hayvanlardaki yağ asidi bileşimi yararsızdır, varsa bile CLA miktarı oldukça düşüktür.
Açık havada yetişmiş büyükbaş hayvanlardan elde edilen süt ürünlerini bulmak hiç de kolay değildir. Bazı organik süt üreticilerinin hayvanları çayırda beslenirler, ancak tümü böyle değildir. Ne var ki organik süt ve süt ürünü alan tüketiciler rekor sayıdadır.
*Organik Süte Karşı Geleneksel Süt* Amerikan süt ve süt ürünleri endüstrisi süt üretimini ve etkinliği artırmak adına yeni teknoloji ve yönetim biçimlerini uygulamak konusunda oldukça hızlı davranır. Amerika’da son 50 yıldır sığır sayısı azalıyor olmasına rağmen ortalama sürü büyüklüğü ve inek başına süt üretimi giderek artmaktadır.
Amerikalı pek çok süt üreticisi sığırlarının süt verimini artırmak adına sürülerine rekombinan büyükbaş hayvan somatotropini veya Posilac adıyla da bilinen rekombinan büyükbaş hayvan büyüme hormonu (rBGH) vermektedirler. Tüm sütlerin doğal bileşiminde sığırların üreme bezleri tarafından salgılanan belli düzeyde büyükbaş hayvan büyüme hormonu bulunur. Bununla birlikte Amerika sığırların süt verimini artırmak üzere rBGH enjeksiyonuna onay veren tek ülkedir.
Geleneksel olarak süt ürünleri üretimi yapılan çiftliklerde tahmini olarak tüm büyükbaş hayvan sürülerinin üçte birine rBGH enjeksiyonu yapılmaktadır, ancak Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) bu enjeksiyonların yapıldığı ineklerin sütünden yapılan ürünlerin etiketlerinde bu durumun belirtilmesi zorunluluğunu getirmemektedir. FDA yapılmakta olan rBGH enjeksiyonlarının insanlar üzerinde bir etkisi olmadığını savunmaktadır ve 1993 yılında bunun ” insanlar tarafından tüketilmeye uygun güvenilirlik düzeyinde olduğunu” ilan etmiştir.
*Hormon Fırtınası* Araştırmalar rBGH uygulanan büyükbaş hayvanlardaki hormonlarla kanser arasında bir ilişki olduğunu göstermekte midir?
A:Evet B:Hayır
Evet. Hormon tedavisi konusundaki eleştiriler arasında rBGH enjeksiyonu uygulanan büyükbaş hayvanların sütünde yükselen insüline benzer büyüme faktörü -1 (IGF-1) nedeniyle insanları kanser riskine soktukları tartışmaları da mevcuttur. IGF-1 hem insanlarda hem de büyükbaş hayvanlarda doğal olarak bulunan bir enzimdir, ancak rBGH enjekte edilen büyükbaş hayvanlarda IGF-1 düzeyleri normal düzeyin 10 kat üzerinde olabilir.
Her ne kadar kandaki yüksek IGF-1 düzeyleri ile hızlı hücre bölünmesi ve kanseröz tümör oluşumu ile bağlantılı görünse de, araştırmalar sütteki artan IGF-1 düzeyleri ile kanser arasında bir bağlantı olduğunu göstermemektedir. rBGH enjeksiyonu uygulanan büyükbaş hayvanların süt ürünlerinin alınmasının kandaki IGF-1 düzeylerini nasıl etkilediği tam olarak açıklanamamaktadır. Fareler üzerinde yapılan bazı çalışmalar IGF-1′in kan akımına sindirim sistemi yoluyla emilerek karıştığını ortaya koymaktadır, ancak diğer hayvan çalışmalarında kan dolaşımına katılan IGF-1 düzeyinin çok çok az olduğu gösterilmektedir.
Ve yine, bazı araştırmalar IGF-1′in herhangi bir probleme yol açmak için kan akımına karışması gerekmediğini ortaya koymaktadır; incebarsakların iç yüzeyinde yüzeyi kaplayan sayısız IGF-1 reseptörü mevcuttur. Bazı araştırmacılar fazladan IGF-1′in mevcut kanserlerin gelişimini kolaylaştırdığını öne sürmektedir. Kolon (kalınbarsak ) kanseri sıklığının yüksek olduğu bir çok ülkede barsakların fazladan IGF-1′e maruz kalması kaygı verici olabilir.
Organik tarım yapan bir çok çiftçi ürünlerini geleneksel sütten ayırmak için “rBGH enjeksiyonu uygulanmamaktadır” şeklinde etiketlemektedir. Bu uygulama geleneksel süt üretimi yapan pek çok çiftçiyi kızdırmakta, bir çok tartışmalara yol açmaktadır. rBGH enjeksiyonu uygulaması yapan bir çok çiftçi organik tarım yapan çiftçilerin organik sütün diğer sütlere göre daha güvenli, daha nitelikli olduğu algılamasını pazarladıklarına inanmaktadır.
ABD’deki süt üretim teknikleri süt hakkında bazı yeni düşüncelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ancak sütün yararlarını her fırsatta ortaya koyan araştırmalar medyada yer bulmaya devam etmektedir. Bel çevresi sürekli genişleyen bir ülkede süt ürünlerinin potansiyel bir nimet gibi kilo vermeyi kolaylaştırdığı iddialarına ne demek gerekir?.
*Dökülen Sütün Ardından Ağlamayın* Genel bir değerlendirmeyle modern sütün sağlıkla ilgili spesifik bir alanda bir düzelme sağladığına dair iddiaları doğrulayacak kanıtlar mevcut değildir. Süt içmenin pozitif etkileri genel olarak yükselmiş miktarlardaki kalsiyum ve D vitamini alımı ile açıklanmaktadır, bu besinler diğer kaynaklarda da yeterli miktarlarda bulunabilmektedir. Buna ek olarak modern süt üretimi tekniklerinin potansiyel sağlık riskleri daha ileri düzeyde araştırmaları gerektirmektedir.
*Modern yöntemlerle üretilmiş sütler kalsiyum, D vitamini ve protein kaynağı olmakla birlikte;* ** •Geleneksel yöntemle üretilen sütler kadar besleyici DEĞİLDİR. •Osteoporoza karşı bir tedavi DEĞİLDİR. • Kilo vermek için bir çözüm DEĞİLDİR. • Pek çok kişinin diyeti için vazgeçilmez DEĞİLDİR. • Kalınbarsak kanserinden korunmanın güvenilir bir yolu DEĞİLDİR.
Eğer mönünüzde süte de yer vermek istiyorsanız organik sütler şu anda yapılmakta olan süt işleme uygulamalarıyla ticari sütlerden daha sağlıklı bir seçim olabilir. Ancak süt ürünlerinden tamamen vazgeçmek niyetindeyseniz, kalsiyum, D vitamini ve proteinlerin elde edilebileceği diğer kaynakları da içine alan dengeli çeşitlendirilmiş bir diyet uyguladığınız sürece sütün mutlaka gerekli olmadığı inancıyla rahatlayabilirsiniz. *R*A

Bilgisayar Kullanıcılarının Dikkatine !!!

*LÜTFEN SONUNA KADAR OKUYUN 5 DAKİKANIZI ALMAZ…. *
*(bilmeyenlere…)*
* *
*Bilgisayar Kullanıcılarının Dikkatine !!!*
* Aşağıdaki yazı alıntıdır ve Internet ortamında çok meşhur olan matematiksel mailleri (yani 10 kişi, 2 kişi hesabı yapan mailleri) ve bunların zararlarını anlatmaktadır. *
* *
* Duyurulur. *
* *
*Sıklıkla bazı zincir e-postalar geliyor. *
*Bunlardan birisi şu: *
* *
*’Bir hasta çocuk var. Bu e-postayı ne kadar çok ‘ilet-forward’ ederseniz, bir kuruluş bu çocuğun tedavisi için o kadar para verecek.’ *
* *
*Bu tamamen palavra ve adres avcılığıdır! *
*Lütfen buna ve benzerlerine alet olmamak için, aşağıdaki yazıyı okuyunuz.*
* *
*SPAM nedir? *
* *
*SPAM’ cılara alet olmamak için, ne yapmak lazım? *
*Neden sizce arkadaşlarınız size ‘E-posta adresimi herkese gösterme!’ diye uyarıda bulunuyor? *
*Sizin e-posta adresiniz, kimin işine yarar diye düşündünüz mü? *
*Eğer arkadaşınız sizden böyle bir şey talep ediyorsa, sebebi; ‘SPAM E-POSTALAR’ a kurban olmak istememesidir. *
* *
*Öncelikle SPAM nedir? *
* *
*Bunun için aşağıdaki yazıya bir göz atalım… *
*Sürekli aldığımız; *
*’Bu mesajı bilmem kaç kişiye yollarsanız, X kuruluşu mesaj başına Y dolar verecek!’ *
*Veya *
*”Size gelen bu mesajı, en az 15 kişiye göndermezseniz, başınız dertten kurtulmayacak!”, *
*’Bu bir tantradır, on beş gün içinde şu kadar kişiye gönder!’, *
*’Bu sitede Atatürk’e hakaret edilmektedir, 20.000 kişi birikince kapatılacaktır!’ *
*Türünden e-postaların, gerçekle hiçbir ilgisi yoktur ve SPAM olarak adlandırılır! *
*SPAM kapsamındaki diğer tip e-postalar; *
*ürün satış ilanları, *
*zincir mektuplar, *
*ne idüğü belirsiz virüs uyarıları, *
*dünya bilmem kimler birliği olarak zavallı Afgan kadınlarına veya bilmem kim kuruluşunun dünyayı zehirlediğine vs. yönelik imza kampanyaları, *
*bilmem ne adresinden alınacak program ile surf yaparken para kazanacağımızı anlatan e-postalar, *
*Microsoft’un yeni programlarına koyduğu bir kodla, bütün e-postaları izlemesi, *
*sinemada iğne ile AIDS kapanlar veya böbrekleri çalınanlarla ilgili hikayeler, *
*zavallı hasta bir çocuğun (hep aynı senaryo kullanılır) gönderdiği e-postanın her atılışında bilmem kaç kuruş para kazanacağı *
*ile ilgili e-postalardır. *
*Bu tür e-postaların hiçbirinin, gerçekle ilgisi yoktur ve tek amaçları; bu tür e-postalar ‘forward’ edildikçe, üzerinde toplanan e-posta adreslerinin toplanmasıdır. *
*Dikkat edilirse; imza kampanyalarında bile e-posta adresinizi eklemeniz istenmektedir. *
*Bu zincir mektuplarla toplanan adresler, daha sonra pazarlanmakta, ‘ 250.000 Türk’ün e-posta şifresi’ gibisinden CD’ler ile satılmaktadır. *
*Daha sonra, bu posta adreslerine abuk sabuk (genelde illegal) ürün ilanları gelmektedir. *
*Bu tür ilanların sonundaki *
* *
*’Çıkmak için bilmemkim@bilmemnere.com adresine ‘Remove’ başlıklı bir e-posta göndermeniz yeter.’ *
*yazısı KESİNLİKLE ciddiye alınmamalıdır! *
*Genelde bu tür ‘remove’ cevapları kaale alınmamakta, hatta e-posta adresinin doğruluğunu kontrol etmekte kullanılmaktadır. *
* *
*Kullanıcının isteği dışında gönderilen bu tür e-postaların hepsine SPAM adı verilir ve gerek e-posta adreslerinin gereksiz şişmesine, gerekse internet trafiğinin (şu anda bir problem teşkil etmese de yakın gelecekte) artmasına yol açarak, gereksiz bir yük oluşturmaktadırlar. Ayrıca bir başka nokta daha var. *
* *
*Sizin e-postalarınızın bununla ne ilgisi var? *
* *
*Siz burada belirtilen tür e-postaları zaten hiç atmıyorsunuz. *
*Sizin attıklarınız; zararsız/komik yazılar, karikatürler ve üstelik SADECE KENDİ ARKADAŞ ÇEVRENİZDEN BİR KAÇ KİŞİYE ATIYORSUNUZ. Aslında sizin kontrolsüz attıklarınızla, yukarıda belirtilen SPAM e-postaların hiçbir farkı yok. *
*Sizin yolladığınız e-posta da, o arkadaştan bu arkadaşa gezinerek, en sonunda ‘To’ kısmında 100 kadar arkadaşın adını içererek, bu adresleri toplayan birinin eline geçebilir. Sonuç? ‘Bu kişiler, benim e-posta adresimi nereden buluyor?’ dediğiniz olmuştur. *
* *
*Bundan kurtulmanın bir yolu yok mu? VAR. Aslında bu durumdan kurtulmanın, çok kolay, çok kısa ve çok da zahmetsiz bir yolu var! *
*Birden çok kişiye e-posta atıyorsanız; E-POSTA ATTIĞINIZ KİŞİLERiN ADRESİNİ, ‘Bcc (Gizli kopya)’ KISMINA YAZMAK. *
*’Bcc (Gizli kopya)’ nedir? *
*’Bcc (Gizli kopya)’; ‘Blind Carbon Copy’ [benzer şekilde ‘Cc (Gizli olmayan kopya): Carbon Copy’] demektir. *
*’Bcc’nin ‘Cc’den ve ‘To (kime)’dan farkı: *
*’Bcc’ye yazılan adreslerin, KİMSE TARAFINDAN GÖRÜLEMEMESİDİR. *
* *
*Yani; birden fazla kişiye yolladığımız e-postalarda, ARKADAŞLARINIZIN ADRESLERİNİ ‘Bcc’YE YAZMAK, BU SORUN İÇİN ÇÖZÜMDÜR. BUNUNLA BİRLİKTE ‘forward’ ettiğiniz e-postaların başındaki ‘—Original Message—’ kısmını da silerseniz; hem yollanan e-postaların içeriği onlarca gereksiz satırdan kurtulacak ve böylece okunması kolaylaşacak, hem de e-posta adresi hırsızlarının işi zorlaşacaktır. *
*Görüldüğü gibi, kolay olan bu çözümün tek zor yanı; onu akıl etmek. *
*Gerçekten böyle bir ‘SPAM E-POSTA TİCARETİ’nden habersiz arkadaşlarınızın, böyle bir şey düşünmesine pek imkan yok. *
* *
*Öyleyse; bu bilgiyi onlarla paylaşarak; hem onları, hem de kendi e-posta adreslerimizi kurtarmalıyız (Tabi ki ‘Bcc’ ile göndererek!). *
* *
*Unutmayınız; siz de internet zincirinin bir halkasısınız ve bu zincirin daha kaliteli olması için üzerinize düşen görevi yapınız. *
* *
*Unutmayınız; bu e-postayı da arkadaşlarınızla paylaşırken, lütfen ‘Bcc’ olarak gönderin. *
* *
* *
*Bilgi sistemleri*

Beslenmeniz KırıÅıklıklara Neden Olabilir mi?

*Beslenme ve Kırışıklıklar * *Kırışıklıklar yaşlanmanın vazgeçilmez bir parçası olabilir, fakat bu onlarla hiçbir savaşa giremeyeceğimiz anlamına gelmiyor.* ** *Cildinizi güneşin ultraviyole radyasyon ışınlarından korumak yapabileceğiniz en güçlü adımdır. Bazı kimseler de değişik teknikler kullanırlar ; bunlar peeling, Botox, cilt bakım kozmetikleri ve estetik cerrahi olabilir.* ** *Cildinizi Koruyun* *• * *Güneş ışıklarına çok fazla maruz kalmayın.* *• * *Cildinizi her gün düzenli olarak temizleyin ve nemlendiriciler kullanın.* *• * *Güneş yağı sürün, şapka ve güneş gözlüğü takın.*
** **
**
*Kırışıklıklar Artık Daha Az Görünecek * *Yapılan çalışmalar ışığında biliyoruz ki, yedikleriniz ve içtikleriniz cildinizin sağlığı üzerinde büyük etki yapıyor.* ** *Vücudun en dış katmanı ve en büyük organı olan cildimiz çevresel faktörlerden de çok etkileniyor. Beslenme stiliniz, cildinizdeki bütün kırışıklıkları silmeyecek cilt yaşlanmasına dur demeyecek ancak görünüşünüzde büyük farklılıklar yaratıp çok daha iyi hissetmenize neden olacak.* ** *Doğru bir beslenme sayesinde olmak istediğiniz yaşta hissedeceksiniz.*
*En Güçlü Silahınız: Yiyecekler * *Araştırmacılar beslenme düzeninizin cilt yaşlanmasına etkileri üzerinde çalışmalara devam etmektedir. Son zamanlarda yapılan bir araştırma neticesinde, sebze, özellikle fasulye türü bitkiler, zeytinyağı, fındık ve besin değerli açısından zengin ekmekler tüketenlerin; kırmızı et, tereyağ ve şekerli yiyecekler tüketenlere oranla çok daha az kırışıklıklara sahip olduğunu belirledi. * * Uzmanlar A, C ve E vitaminleri ve zinc, selenyum gibi minerallerin cilt hücreleri tarafından üretilen potansiyel zarar verici serbest radikallerin sayısının artmasına engel olduğu hakkında ciddi şüphe duymaktalar. Bu antioksidan vitaminlerin cildin yaşlanmasına neden olan UV ışınlarına karşı koruduğu da bazı çalışmalar ışığında ortaya koymuştur.* * * *Başka bir çalışmada ise, karotenoid pigmentlerinden tüketen açık tenli kişilerin UV ışınlarına karşı ciltte oluşabilecek tahriş ve zararlara karşı daha çok koruma sağladıkları bilinmektedir ve böylece sağlıklı bir cilt rengini muhafaza edebilirler.*
*Karotenoid açısından zengin yiyecekler yemek istiyorsanız size birkaç seçenek sunabiliriz. Karotenoidin bolca bulunduğu yiyecekler kayısı, havuç, tatlı patates, ıspanak, kantalup kavunu ve parlak yeşil, portakal rengine ve sarısı renge sahip diğer meyve ve sebzelerdir.* *Multivitamin katkıları cildinize yaşlanmaya karşı korunma konusunda yardımcı olurlar.
Ek olarak günde 4-5 adet meyve veya sebze tüketmek, botanik antioksidanlar tüketmek ile aynı anlama geldiğinden cildinizi ultraviyole radyasyona karşı korumak ile aynı anlama gelmektedir.*
*Cildiniz ve Vücudunuz İçin Bazı Yararlı Yiyecekler* *Yiyecekler* *Vitamin İçerikleri* *Sebzeler Ispanak, yaprak marul, havuç, tatlı patates * *Vitamin A (karotenoid)* *Domates, dolmalık biber* *Vitamin C* *Meyveler Papaya, mango, kantalop kavunu * *Vitamin A (carotenoids)* *Portakal, üzüm* *Vitamin C* *Diğer Yiyecekler Yüksek besin değerli ekmekler * *Vitamins B, D, zinc, selenium* *Fındık, ayçiçeği çekirdeği* *Vitamin E, çinko* *Somon, ton balığı* *Vitamins D, E, kalsiyum, omega-3 yağları, selenyum, protein* *Sebze yağı* *Vitamins D, E* *Düşük yağlı süt* *Vitamin A (retinol), kalsiyum, çinko, selenyum* *Yumurta* *Vitaminler A (retinol), E, B, çinko* *Baklagiller* *Vitamin B, çinko* ** *Gençlik Suyundan İçin * *Suya hasret kalan bir bitkinin yetişmesini düşünün. Gittikçe kuruyup güçsüzleşecektir. Bitkiyi sulamak onu geri getirebilir fakat hasar görmüş yaprakları görülecektir. Su, insanlarda aynı mantıkla işlev görmektedir. * ** *Su içerek cildinizi dış etkenlere karşı nemlendirmiş olursunuz, esnekliğini korumuş kurumasını ve zarar görmesini engellemiş olursunuz. Harcadığınız enerji ve susuzluğunuza göre düzen yapıp yeterli su içmelisiniz. * ** *Alkollü içecekler, kafeinli içecekler arasındaki kahve, çay ve birçok gazlı içeceği su olarak saymamalısınız. Çünkü onların idrar söktürücü özellikleri vardır ve aldığınız tüm suyu kısa sürede vücuttan atıp tüketmeye neden olabilirler.* ** *Egzersiz yapmak ve düşük nemli ortamlarda uzun süre bulunmak da vücudunuzun su dengesini bozabilir. Bu faktörlerin her birini dikkate alıp onlara göre ekstra su içmelisiniz.*
*Birçok cilt hastalığına karşı tam ve kesin tedavi yöntemi olduğunu kesinlikle söyleyemesek de sağlıklı ve besleyici yiyecek-içecekler ile cildinize çok büyük bir koruma sağlarsınız. *
*– ๏รlє๓ ツ *

ÝLETÝLER

11..gif
From: “meral .” Date: Wed May 7, 2008 1:05 am Subject: NANILMAZ BR OLAY TM HERKESN OKUMASI LAZIM. DKKATL OLALIM
NANILMAZ BR OLAY TM HERKESN OKUMASI LAZIM. DKKATL OLALIM) 10-15 gn ncebaz TV kanallarnn anahaber bltenlerine kan feci bir olay size aktarmak istedim.Olay bana yakn ve annemin oturduu semt olan -engelky’de oldu. Kardan karya gemek isteyen yal bir teyze yoldan geenlerden yardm ister,kimsenin oral olmad teyzeye 23 yanda bir kzmz yardm eder,kardankarya geirirken kz aniden baylr,masum grnl yal teyze bir taksi evirir kz taksiye atar ve taksiciye: -kzm yolda yrrken fenalat,hemen eve gtrmem lazm der.Taksiyi ATA2 sitelerine yakn bir yerde durdurur,taksiciden yardm alarak kz arabadan indirir komularndan yardm alacan syleyerek taksiciye gitmesini syler.Taksici oradan uzaklatktan ksa bir sre sonra arabann iinde telefon almaya balar kendi telefonunun almadn anlayan taksici ksa bir aramadan sonra arka koltuun altna dm olan telefonu bulur,srarla alan telefonu aar telefonda bir erkek vardr: -Bu telefon kzma ait,eve gelmesi gerekiyordu ama hala gelmedi siz kimsiniz diye sorar,telefonu aan taksici kendini tantr ve kznz annesiyle falanca adrese braktm der baba hayr annesi yanmda bulunduun yeri syle beni kzm braktn adrese gtreceksin der ve polise haber verir,polisler baba ve taksici kz arar ama ne o adreste yle bir teyze vardr nede kz ortadadr. Ertesi gn kz engelky’de MAX alveri merkezinin nndeki bir p konteynernn iinde l bulunur,tm organlar alnmtr,otopsi raporuna gre kza ine yaplm ve baylmas salanm,aile feryat figan tm engelky ayaa kalkm durumda. Allah byle bir yalnn belasn versin kime gveneceiz.Yardm etme gdlerimizi de kreltiyorlar,gerekten yardma ihtiyac olanada yardm edemeyeceiz bunlar gibi soysuzlar yznden.Allah ailesine sabr versin.Ltfen daha dikkatli olalm,gn getike byle olaylar oalmakta ve biz neyin nerden geleceini bilmez halde ans eseri yayoruz . SLMEYN… VE MMKN OLDUUNCA FORWARD EDN..

From: “HALDUN KESKIN” Date: Tue May 6, 2008 2:37 pm Subject: haberiniz olsun
Haberiniz olsun:
Kalp sal,eker hastal, Damar hastalklar,Tansiyon, Cilt gzellii, salkl bir yalanma..Bunlar sizin iin nemliyse, margarin yerine naturel szma zeytinya tketin..
ANNELER GN ZEL HEDYEL PAKETLER N keskinlergenpa@gmail.com
From: “FUNDA AM” Date: Tue May 6, 2008 3:35 pm Subject: Re: [BaSKeNT] iLETiLER
BUGUNUN GECMISINDE yazilarinizi merakla takip ediyordum fakat goremiyorum artik?
06.05.2008 tarihinde NECMi yazm

From: gokhan tatli
Date: Tue May 6, 2008 9:37 pm Subject: dostluk-arkadalk..

DOSTA DOSTLUKLAR ADINA!!!!!!!!!!!!!!!….
Arkada evinize geldiinde misafir gibi davranr
Dost geldiinde buzdolabn ap istediini alr
Arkada senin aladn grmez
Dostunun omuzu ise senin gz yalarnla slanr
Arkada davetine katlnca bir paket hediye ile gelir Dost sana yardm etmek iin erken gelir; toparlanman iin ge gider
Arkada, onu o yattktan sonra ararsan rahatsz olur
Dost neden bu kadar geciktiini sorar, derdini anlatmak iin
Arkada bir kavgadan sonra her eyin bittiini dnr
Dost ise tekrar arar
Arkada senin daima onun arkanda olman ister
Dost ise her zaman senin arkandadr
Arkada zaaflarnz renir ve onlar kullanabilir
Dost zevklerinizi renir ve onlara hitap eder
Arkada zayflklarnz bilirse banza kakar
Dost zayflklarnz bilirse rtmeye alr
Arkada sizi ikinci grmek ister
Dost ikinciniz olmaktan eref duyar
Arkada skntnz olmadnda yannzdadr
Dost skntnz olduunda size koar
Arkadalarnza siz huzur vermeye alrsnz
Dostlarnz size huzur vermeye alr
Arkada bu mesaj okur ve siler
Dost okur ve Dostlarna yollar……………………
From: Bora Durmu Date: Wed May 7, 2008 10:25 am Subject: Putin’den mthi bir imza
Putin’den mthi bir imza
Yarn grevini devrediyor. Ama giderayak yle bir imza att ki herkes ‘Putin Putinliini yapt’ dedi.
Rusya’da “demir yumruk” diye anlan Devlet Bakan Vladimir Putin grevi devretmeden 1 gn nce tarihi bir imza att.
Rus liderin att bu imzayla bundan sonra Rusya’daki stratejik alanlara yabanc yatrmclarn girmesi yasaklanyor.
te yabanclara kapanan Rus stratejik alanlar:
-ENERJ VE STRATEJK SAYILAN DOAL GAZ KAYNAKLARINDA YABANCILARIN ARATIRMA YAPMASI YASAKLANDI.
Rusya dnyann en byk doalgaz rezervlerini ve gei yollarn elinde tutuyor. ABD, ngiliz, Alman ve Fransz firmalarn gz bu rezervlerdeydi.
-TELEKOMNKASYON (Ulusal telefon ve her trl haberleme) ZERNDE YABANCILARIN HAK SAHB OLMASI YASAKLANDI. YABANCILAR TELEKOMNAKASYON YATIRIMLARINA GREMEYECEK
-HAVACILIK UZAY VE SAVUNMA BATA OLMAK ZERE AYRICA STRATEJK OLARAK BELRLENEN TOPLAM 42 SEKTRE YABANCILARIN GRMES YATIRIM YAPMASI YASAKLANDI.
Yeni yasa, nisan aynda Rus Parlamentosu tarafndan onaylanmt. Federasyon Konseyi’nden de onay alan yasa son olarak Putin’in nne geldi. O da grevden ayrlmadan bir gn once yabanc yatrmclar iin ok anlamna gelecek son imzay att.
HABERIN LINKI
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/8870683.asp?gid=229&sz=76978
From: Bora Durmu Date: Wed May 7, 2008 10:26 am Subject: GNN SZ
Gerek mutluluk, gecenin karanlnda gnei pencerene izebilmektir.
Alexandre Dumas
From: Bora Durmu Date: Wed May 7, 2008 10:31 am Subject: ANKARA BEYPAZARINDA
MERHABA. BU HABER ANADOLU AJANSI GET: TRKYEDE BR LK. ANKARALILAR N OK DEK BR HAFTASONU GERME OLANAGI. HER CUMARTES SABAH 10,00 DA OTOBSLE BEYPAZARINDA KAMP YAPMAYA GDYORUZ. 1 GECE KARAVANDA KAMP YAPIYORUZ. ULAIM, KONAKLAMA, PAZAR KAHVALTISI, 5 AYI VE KRAMLAR, BEYPAZARI GEZS DAHL.
KBAI 30,00 YTL OCUK 20,00 YTL ULAIM 10,00 YTL AYRINTILI BLG www.guneykaravan.com http://www.karavankamping.com/ ENDER GNEY 0532 481 21 30 0312 353 70 66
..

BARI.gif
Neco Spactic Team

_____
I am using the free version of SPAMfighter for private users. It has removed 7419 spam emails to date. Paying users do not have this message in their emails. Try SPAMfighter for free now!

image001.jpg

image002.gif

image003.gif

image004.png

Cek bakiyim elini enerjimden

Zihin kontrolü ve bilimum komplo teorileri ile ilgili mailler alırız arada bir. Bilderberg’lerden bahsedilir, Altın Şafak Tarikatı’ndan, Tapınak Şövalyeleri’nden, gizli örgütlerden, derin devletten ve dünya dışı komisyonlardan. O kadar uzaklara gitmeye gerek yok aslında; sevgili kocacığınız hemen yanınızda; ya sürekli krizden bahseden iş arkadaşlarınıza ne demeli, kuzeninize ve yakın kelimesinin bile uzak kaldığı Size? Siz, zihinleri kontrol etmeye çalışarak, enerji çalıyorsunuz. Karşınızdakini kimi zaman sorgulayarak, kimi zaman korkutarak, sizinle yeteri kadar ilgilenmediğini düşündürüp, kendisini suçlu hissettirterek ilgisini çekmeye çalışıyorsunuz bilinçli veya bilinçsiz olarak. Bazı zamanlarda da mesafeli duruyorsunuz, gizemli, hafif uzak ki bu da bir taktik. Hırsız da gün gelir kurban olur, tüm bu oyunlar aynen size de oynanıyor tabi. Kendinizi çeşitli dramların tam ortasında buluveriyorsunuz sürekli. Hepsi neden biliyor musunuz, enerji için. Düşüncelerimiz ve duygularımız aracılığıyla çaldırabileceğimiz enerji uğruna tüm bu komplolar.   Bizim neyimiz var, bir düşünsenize… Mal, mülk, para hepsi geçici değil mi, konfor güzel ama daimi mutluluk ta vermez. Bir huzur almaya gelmişiz şu dünyadan, onu da çeşitli vesveselerle kaybedip duruyoruz. Korkuyoruz, sürekli. Aldatılmaktan korkuyoruz, aç ve açıkta kalmaktan, yalnızlıktan ve daha bir sürü şeylerden. Endişe ve korku gibi durumlarda sempatik sinir sistemimiz aktive olur, kan basıncımız artar, kalp hızlanır, sindirim yavaşlar; stres ortaya çıkar. Enerjimizi kaybetmeye başlarız, tek varlığımız olan enerjimizi. Şayet eğer bu korku biri tarafından oluşturuluyorsa, başımıza kötü bir şey gelmemesi için, onun istediği şekilde davranır, ona ilgi gösterir ve  onu kendi enerjimizle besleriz. Kafalarından “enerji mi,  nasıl olur, ne saçma”  gibi düşünceler geçirenler Internet’ten Quantum fiziğini araştırabilirler. Bizler çekirdek çıtlatıp, dizi izlerken quantum fiziği ile sub-atomik düzeyde maddenin enerji olduğu ve enerji sistemlerinin kaynaştığı kanıtlandı. Yani birbiriyle bağlantı halinde olmayan tek bir zerre bile yok şu yeryüzünde.Bilim, fizik, metafizik bir yana, şahsi deneyimlerimizden yola çıkarsak; sizler de korktuğunuzda içinizde bir daralma, oysa ki mutlu ve huzurlu şeyler düşündüğünüz veya yaşadığınızda da bir genişlik ve ferahlama  hissetmişsinizdir muhakkak. İşte enerji ile dolduğunuzda bu ferahlama, enerji kaybettiğinizde ise daralma halleriniz size yol gösterebilir. Daha hassaslaşmış olanlarımız koku bile alabilirler güzel anlarda, gül kokuları mesela.   Sizin de başınıza benzer olaylar gelmiştir belki de. Örneğin evinizi yeni yaptırmışsınızdır, bir sürü para harcamış, ustalarla kapışmış, fayansından parkesine herbirşeyini özenle seçmişsinizdir.Temizlik te tamamlanmış ve sıra keyif almaya gelmişken, misafirleriniz gelir. Önce kazıklandığınızdan şüphelenmenizi sağlarlar. Onların tanıdığı birileri varmış, çok ta indirim yaparlarmış, keşke ona gitseymişsiniz. “Hıyar, bana bunu niye bir ay önce söylemedin, bilmiyor muydun evimi yaptırdığımı.” Keşke iş bulmadan işten ayrılmasaymışım, kriz de varmış. Kedi tüğü insanı öldürür biliyor muymuşum, çok dikkatli olmalıymışım. Doğru dürüst bekar adam da kalmamış. Dolar bozdurmuş muyum “hayallah, inanılmaz değerlencekmiş  oysa ki. Hepsini bozdurmamış mıyım, e şu son yükseldiğinde değerlendirseymişim keşke, diğer yatırım alanları daha fazla getiriyormuş şu sıralar.”  Bu gibi diyaloglardan sizler de nasibleriniz almışsınızdır belki. Ne yapmalı böyle durumlarda, çığlık atıp kaçmalı mı, evire çevire dövmeli mi, enerji çalma hakkında nutuk mu atmalı, 9 Kehanet isimli bir kitap var konuyu çok güzel özetleyen, evde stoklayıp her gelene çıkışta mı vermeli?  Ben eskiden kızıp, karşımdakini kırmamak için hiç bir şey söylemeyip, sonrasında sinirden kendi kendimi yerdim. Zaman zaman ani patlamalarım da olmadı değil. İşin kötüsü yabancılar değil, en yakınlar  bile şu dört yönteme başvururlar, kötü niyetten değil, alışkanlıklardan, ebeveynlerinden kaptıkları davranış kalıplarından: Sorgulama, korkutma, mesafeli durma ve acındırma. Bu dört yöntem ile düşünceleriniz çelinir, duygularınıza dokunulur ve enerjiniz çalınır. Eğer birinin yüzüne vurursanız ne yaptığını, size asla hak vermez, kesinlikle sizin için iyi olduğunu düşündüğü için öyle söylediğini veya yaptığını söyler. Ne yani söylemesemiymiş kriz olduğunu. “Bu şaheser, paha biçilmez ve kimselerin bilmediği bilgiyi benimle paylaştığın için ne kadar minnettar olduğumu bilemezsin. Bunu söylemen hayatımı öylesine etkiledi ki, ne kadar süre iş bulamayacağım hakkında daha çok kafa yorabilirim şimdi. Oysa haftada en az üç yerden arıyorlar beni, yine de söylediğin gibi şirketler krizde adam almaz, adam çıkarır, benim de bu durumda iş bulmam zor. Pardon  doktoran ekonomi üzerineydi, değil mi?” Neyi ne için söylediğimize dikkat ederek, farkına varmaya başlayabiliriz karşımızdakinin enerjisini hangi yöntemle çalmaya çalıştığımızın. Kötü niyetten, yürekten veya kişilikten değil bu yaptıklarımız, yaşam için öylesine muhtacız ki enerjiye ve aslında birbirimizinkine yönelmek yerine evrenin enerjisiyle her an bağlantıda olsak birkaç ömür yetecek kadar enerjimiz olurdu. Ancak daha kolay geliyor herhalde dikkatimizi çevredeki kurbanlara yöneltmek. İki yol  var, ya tüm korkularımızla yüzleşip üstesinden geleceğiz; ya da zihnimize sadece bizi güçlendiren düşünceleri alacağız. Kulak tıkayacağız  her türlü vesveseye, gerekirsek uzak duracağız enerji vampirlerinden. Bir de her bir sözümüze, davranışımıza çok dikkat edeceğiz. Çünkü ister kabul edelim, ister etmeyelim maalesef çoğumuzda bu davranış kalıpları var. Farkına varmak çok önemli, ancak dikkat ederek, doğru şekilde tanımlayarak dışına çıkabiliyoruz çemberin. Ve yol göstericilerimiz duygularımız olacak, içimizdeki o güzel ferahlama hissi ya da daralma. Arzu Pınar http://birdenbire.blogspot.com
____________________________________________________________________________________ Be a better friend, newshound, and know-it-all with Yahoo! Mobile. Try it now. http://mobile.yahoo.com/;_ylt=Ahu06i62sR8HDtDypao8Wcj9tAcJ