Vurun kahpeye! / YILMAZ OZDIL
*Vurun kahpeye!*
*Dinci iktidarindaki turizm ulkesinin “kultur baskenti”ni gordunuz degil mi? *
Avustralyali kiz, eczaneye sigindi.
Litvanyali kiz, pastaneye.
Alman kiz, taksicilere.
Polise siginan olmadi…
Cunku polis, *”PKK saldirmasin” *diye, kizlara saldiranlari koruyordu o sirada!
*
Gecen sene…
Bir Rus kizi, otobus duraginin ustune tirmanmisti; ahtapot gibi uzanan, yilisik, arsiz ellerden kurtulmak icin… Ayakkabisi cikmisti. Corabini cekiyorlardi asagidan… Kulotunu cep telefonuna kaydediyorlardi, o ciglik cigliga yardim isterken.
Bir onceki sene…
atv Haber’deydim. Hirvat kiz, bizim kameramanlara siginmisti. Kazagi duruyordu ama, sutyeni yirtilmisti, sutyeni.
Erkek arkadasini yumruklamislardi. Soyleyemedik tabii, *”bicaklanmadigina sukredin” *diye… *”Turkiye’yi unutmak istiyorum” *demisti bize.
*
Izledik televizyonlarda…
Utaniyoruz.
Televizyonlarda izlemedigimiz icin *”utanmadigimiz” *haberler vereyim size.
3′uncu sayfalardan.
*
*Tecavuz ederken yakalandi; tecavuz henuz gerceklesmedigi icin “yarim kaldi” indirimi aldi.*
Tecavuz edip, kameraya alan kisi, “eski sevgilisi” oldugu icin, indirim aldi.
*”Tecavuzde bagirmiyorsa, riza gostermis sayilir” indirimi yapildi.*
Uvey kizina tecavuz eden baba, “kizin ruh sagligi bozulmadigi icin” indirim aldi.
*Ormanda saldiran, ama astim krizi gecirdigi icin tecavuzu basaramayan sapik, “orasi issiz bir yer, isteseydi yapabilirdi” indirimi aldi.*
Tecavuz edip, hamile birakti; “zaten bakire degildi” indirimi aldi.
*Tanimadigi birine saati soran esini oldurdu, “cilve yapti” indirimi aldi.*
“Kot giyiyordu” indirimi aldi.
*”Piercing takiyordu” indirimi aldi.*
“Tayt giymisti” indirimi aldi.
*Cantasinda dogum kontrol hapi buldu, oldurdu, “tahrik” indirimi aldi.*
Kadin programinda “babam bana tecavuz etti” diyen kizini oldurdu, “babasini kamuoyunda rezil etti” indirimi verildi.
*Mahkemeye takim elbiseyle gelen tecavuzcuye “iyi hal” indirimi yapildi.*
*
Ya yilbasi rezaleti?
Salyalariyla siritarak kizlara saldiranlar, 57’ser lira odeyip, cikti. Aramizdalar…
Otobuste. Vapurda. Tenhada.
*
Kadin olmak zor bu ulkede.
*”Basi aciksa”* daha zor.
Potansiyel namussuzsun!
*”Ortun, kurtul”* psikolojisi, giderek daha fazla hákim oluyor atmosfere…
Kadina yonelik suclarda ceza indirimi yapilmasi, ses cikarilmamasi, goz yumulmasi, hatta birakilmasi, ondan.
*
Taksim’e donersek…
Bakiyorum o guruha…
Teror orgutu *”bomba koymasin” *diye o kadar caba harcamasa miydik acaba?
Olu sayisi cok olurdu ama…
*”Kaybimiz” *pek olmazdi galiba.
*YILMAZ OZDIL*
Naci Kaptan
KEDERLİ KIZ ARİANE…
Ariane, kıyılarında dalgaların kudurduğu, Naksos adasında yaşıyordu… Aşktan nasibini alamamış kederli kız Ariane, sevgilisi Theseus tarafından terkedilmişti. Bu acıyla ağlayıp sızlıyor, Theseus’a beddualar ediyordu. Bazen kıyıda kumlar üzerine uzanıyor, kumları gözyaşları ile ıslatıyordu. Bazen de denize hakim yüksek bir kayaya çıkıyor ve Theseus’u götüren mavi geminin uzaklarda kayboluşunu tahayyül ederek, ayrılık gününü içi yanarak anıyor ve bağırıyordu: -”Theseus! Duygusuz, taş gibi bir yüreğin var! Seni hangi dişi aslan dünyaya getirdi? Senin yanında ne kadar mesuttum. Her şeye boyun eğen bir köle gibi sana hizmet etmedim mi? Senin yorgun ayaklarını yıkayan ben değil miydim? Yatağının üzerine erguvan renkli örtüyü kim yayıyordu? Beni bu ıssız adada bırakıp gideceğine, babamın evine götürseydin. Bundan sonra ben ne yapabilirim? Benim kederimi kim dağıtacak, bana kim ümit ve teselli getirecek? Kıyılarında azgın dalgaların gürültüler çıkararak parçalandığı bu adada ben nasıl yaşayabilirim? Derin ve korkunç deniz beni babamdan ve tanıdıklarımdan ayırıyor. Hayatımın ilk baharında, bu kayalık, ıssız adada terkedilmiş bir halde ölecek miyim?” Bir gün, gönlünde sayısız kederlerin dolup taştığı güzel saçlı bakire, bitkin bir halde kıyıya uzanmış ve kendinden geçmişti. İşte tam bu sırada rüzgarda uçuşan sarı saçları ile esrarengiz bir delikanlı, Naksos adasına çıktı. Karaya ayağını basar basmaz, bu ıssız adanın güzel kızı genç Ariane’i uykunun kolları arasında gördü. Esrarengiz delikanlı, sonsuzluğun ve yalnızlığın kralı idi. Uzay’ın uzanıp giden boş sesizliğine hükmediyordu. Bütün bunlara rağmen yaşamdan mesut olmasını biliyordu. Genç kralın gönüllerden kederi kovan, muztariplere neşe ve teselli getiren bir tabiatı vardı. Güzel Ariane’e baktığında kalbi heyecanla çarptı, iri gözleri ile onun uyuyuşunu, bu güzel manzarayı doya doya seyretti… Zavallı Ariane bir kayanın oyuğuna uzanmıştı. Uzun saçlı başını sol kolunun üstüne koymuş, sağ kolu da ilahi çehresinin parlak ve tatlı güzelliğini çerçeveliyordu. Uyandığında genç kral ona yaklaştı: -”Güzel peri kızı”, dedi. “Sen şanlı bir kralın sevgilisi olmayı hak etmeden evvel Theseus’un ümitsiz aşığı idin. İlkbaharın neşesiyle canlanmadan önce kış soğuğu ile uzun zaman uyumuştun. ” Böyle söylerken Kral,elindeki tacı, hoşuna giden bu güzel kızın dalgalanan saçları üzerine koydu. Fakat bu parlak taç, Ariane’in alnına dokunur dokunmaz; uzadı, göklere kadar yükseldi.
Üzerinde bulunan kıymetli taşların, cevherlerin her biri, gökyüzünde birer yıldız oldu. Kralın Kraliçesini bulmasının ve birleşmelerinin hatırasını ebedi olarak saklamak için bu yıldızlar tacı, gökyüzünde çakılı kaldı. Artık Genç Kral’ın sonsuzluğu ve uzayın karanlığı yıldızlarla cümbüşlenmişti
Ariane’in iffeti, yalnızlığı ve kalbinin hüznü ona günün birinde sonsuz mutluluğu getirmişti. Bunun için binlerce yıldır yıldızlar onlara bakmasını bilen mutlu insanlara göz kırparlar……
| ||||||
| KEDERLİ KIZ ARİANE… Ariane, kıyılarında dalgaların kudurduğu, Naksos adasında yaşıyordu… Aşktan nasibini alamamış kederli kız Ariane, sevgilisi Theseus tarafından terkedilmişti. Bu acıyla ağlayıp sızlıyor, Theseus’a beddualar ediyordu. Bazen kıyıda kumlar üzerine uzanıyor, kumları gözyaşları ile ıslatıyordu. Bazen de denize hakim yüksek bir kayaya çıkıyor ve Theseus’u götüren mavi geminin uzaklarda kayboluşunu tahayyül ederek, ayrılık gününü içi yanarak anıyor ve bağırıyordu: -”Theseus! Duygusuz, taş gibi bir yüreğin var! Seni hangi dişi aslan dünyaya getirdi? Senin yanında ne kadar mesuttum. Her şeye boyun eğen bir köle gibi sana hizmet etmedim mi? Senin yorgun ayaklarını yıkayan ben değil miydim? Yatağının üzerine erguvan renkli örtüyü kim yayıyordu? Beni bu ıssız adada bırakıp gideceğine, babamın evine götürseydin. Bundan sonra ben ne yapabilirim? Benim kederimi kim dağıtacak, bana kim ümit ve teselli getirecek? Kıyılarında azgın dalgaların gürültüler çıkararak parçalandığı bu adada ben nasıl yaşayabilirim? Derin ve korkunç deniz beni babamdan ve tanıdıklarımdan ayırıyor. Hayatımın ilk baharında, bu kayalık, ıssız adada terkedilmiş bir halde ölecek miyim?” Bir gün, gönlünde sayısız kederlerin dolup taştığı güzel saçlı bakire, bitkin bir halde kıyıya uzanmış ve kendinden geçmişti. İşte tam bu sırada rüzgarda uçuşan sarı saçları ile esrarengiz bir delikanlı, Naksos adasına çıktı. Karaya ayağını basar basmaz, bu ıssız adanın güzel kızı genç Ariane’i uykunun kolları arasında gördü. Esrarengiz delikanlı, sonsuzluğun ve yalnızlığın kralı idi. Uzay’ın uzanıp giden boş sesizliğine hükmediyordu. Bütün bunlara rağmen yaşamdan mesut olmasını biliyordu. Genç kralın gönüllerden kederi kovan, muztariplere neşe ve teselli getiren bir tabiatı vardı. Güzel Ariane’e baktığında kalbi heyecanla çarptı, iri gözleri ile onun uyuyuşunu, bu güzel manzarayı doya doya seyretti… Zavallı Ariane bir kayanın oyuğuna uzanmıştı. Uzun saçlı başını sol kolunun üstüne koymuş, sağ kolu da ilahi çehresinin parlak ve tatlı güzelliğini çerçeveliyordu. Uyandığında genç kral ona yaklaştı: -”Güzel peri kızı”, dedi. “Sen şanlı bir kralın sevgilisi olmayı hak etmeden evvel Theseus’un ümitsiz aşığı idin. İlkbaharın neşesiyle canlanmadan önce kış soğuğu ile uzun zaman uyumuştun. ” Böyle söylerken Kral,elindeki tacı, hoşuna giden bu güzel kızın dalgalanan saçları üzerine koydu. Fakat bu parlak taç, Ariane’in alnına dokunur dokunmaz; uzadı, göklere kadar yükseldi. Üzerinde bulunan kıymetli taşların, cevherlerin her biri, gökyüzünde birer yıldız oldu. Kralın Kraliçesini bulmasının ve birleşmelerinin hatırasını ebedi olarak saklamak için bu yıldızlar tacı, gökyüzünde çakılı kaldı. Artık Genç Kral’ın sonsuzluğu ve uzayın karanlığı yıldızlarla cümbüşlenmişti. Ariane’in iffeti, yalnızlığı ve kalbinin hüznü ona günün birinde sonsuz mutluluğu getirmişti. Bunun için binlerce yıldır yıldızlar onlara bakmasını bilen mutlu insanlara göz kırparlar…… | ||||||
|
__._,_.___
http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ
http://www.gruplar.info
Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum
Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com
Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com adresine atabilirsiniz.
http://www.gruplar.info
Earn your degree in as few as 2 years - Advance your career with an AS, BS, MS degree - College-Finder.net.
Fed Lowers Rates Again - Think you pay you much for your mortgage? No SSN Required - Estimate New Payment.
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch format to Traditional
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe
__,_._,___
Moskova 9 (Bakire kızlar manastırı )
Bakire kızlar manastırı hala kullanımda olan tarihi bir manastır. Kominizm gibi inanacın olmadığı bir ülkede bu kadar çok kilise ve manastır görmek garip .. Nazım’ın Mezarının bulunduğu mezarlıkla yan yana olan bakire kızlar manatırına hala yeni evlenecek kızlar gelinlikleri ile gelip dua ediyorlar.
