[zamanyolcusu] Zamanýn sonu/Serdar Turgut
“KIYAMET” kelimesinden ne anlasildigi da onemli bana gore…
sevgiler gp
26.05.2008 tarihinde Ferda Y yazmış: > > Zamanın sonu Tarih: 00.00.00 *serdar.turgut@ aksam.com. tr* > > Bir süre önce ‘Zero: The Biography of a Dangerous Idea’ adlı bir kitap > okumuÅŸtum. > > Bu sıfır rakamının geliÅŸiminin, kitap baÅŸlığındaki anlatımla biyografisi > üzerine yapılmış bir çalışmaydı. > > Hem çok öğretici hem de eÄŸlendirici bir kitaptı bu. > > Kehanetlerdeki tarih yaklaÅŸtığından Mayaların takvimini yeniden > incelemekteyim. Bu sıfır meselesine bu yüzden taktım tekrar. > > Mayaların hazırladıkları takvimde 00.00.00 diye bir tarih de var. Bunun > görünümü dahi korkunç, böyle bir tarih son demek tabii ki. > > Yani bir ÅŸeyin sonu gelecek ama neyin sonunun olduÄŸu henüz tam net deÄŸil. > Mayaların takvimi hayli döngüseldi. > > Bu, takvimin bir bölümünün sonunun gelip ertesi gün yeni bir takvimin > baÅŸlaması olarak da kabul edilebilir. Hakikaten de o takvim ertesi gün > 00.00.01 olarak yeniden baÅŸlıyor. > > Bu iyimser bir yorum tabii ki. Sıfırın biyografisi kitabında belirtildiÄŸi > gibi, sıfır sayısı hayli tehlikeli bir fikir de aynı zamanda… BoÅŸluk > anlamına, son anlamına da geliyor 0. Kötümser yorumlara göre, Mayaların > 00.00.00 gününe denk gelen günde dünyanın sonunun geleceÄŸini, bir tür > kıyametin yaÅŸanacağını söyleyenler de var. > > Bu grupta deliler de bulunuyor. Dünyanın sonu kavramından kendilerine > hobiler yaratmış tuhaf insanlar da var. Bu hobiyle yaÅŸayanlar, evlerinde > kendilerine sığınak filan inÅŸa ediyorlar veya son geldiÄŸinde dünyada > olunabilecek en güvenli bölgeler arayışında filanlar. Bu gruptaki insanların > da hayli delirmiÅŸ olduklarını söylemek bence mümkün. > > Bu son gruba, popüler kültür son derece sevimli bir ad takmış. Bunlara > ‘Doomsday Enthusiasts’ deniliyor. Bunların dünyada en çok tanınanı > Avustralyalı Robert Bast adlı bir kiÅŸi. Onun da bir internet sitesi var. > > Bu tür sitelere kendinizi sıkı tutarak girin yoksa siz de kafayı > yiyebilirsiniz, benden uyarması. > > Bu tür insanların başına son olarak bana son derece komik gelen bir olay > geldi. Dedim ya; sürekli olarak güvenli bir bölge arayışındalar, son olarak > kendilerine Afrika’da Boina adlı bir bölge buldular ve oraya yerleÅŸmeye > baÅŸladılar. > > Sıkı durun, sonra ne oldu biliyor musunuz? Onların güvenli olarak > yerleÅŸtiÄŸi bölgeyi merkez olarak alan müthiÅŸ bir deprem oldu ve Afrika > kıtasında büyük bir çatlak oluÅŸtu. Bilim insanları o çatlağın gittikçe > geniÅŸlediÄŸini, Afrika’nın bu çatlak yüzünden ikiye ayrılacağını ve o bölgede > yeni bir okyanus oluÅŸması ihtimalinin büyük olduÄŸunu söylüyorlar. > > Bu örnek de gösteriyor ki; eÄŸer kıyamet gerçekten gelecekse bundan kaçış > diye bir ÅŸey, güvenli bir bölge diye bir ÅŸey de yok. > > ‘Dünyanın başına ne bela geliyorsa bu mutlaka gökyüzünden gelir’ diyor > bilim insanları. (Belki de bu bilindiÄŸi için tüm inançlarda insanlar > baÅŸlarını gökyüzüne doÄŸru çevirip dua ediyorlardır) . > > Bütün bunlar palavra olabilir mi? Tabii ki ama dünyanın her tarafında çok > ama çok önemli bilim insanları gökyüzünü sürekli inceliyor, matematiksel > analizler yapıyor ve çoÄŸu da pek kötümser sonuçlara varıyor. > > Bu bilim insanları arasında Ruslar gerçekten önemli bir yer tutuyor. > > Özetle ne diyor bu bilim insanları? Gerçek ÅŸu ki; dediklerini özetlemeye > çalışmam da pek anlamlı deÄŸil. Çünkü bazen makalelerinin sadece baÅŸlığını > bile anlayıp çözemiyorum. O kadar karmaşık bir bilim bu. Yine de gayret > edeyim, güneÅŸte bazı tuhaflıklar yaÅŸanıyor, patlamalar oluyor ve dünyamızı > proton bombardımanına tutuyor bu patlamalar. > > Bunun ötesinde dünyamız, evrende son derece problematik magnetik > fırtınaların yaÅŸanmakta olduÄŸu bir bölgeye yaklaÅŸmak üzere. GüneÅŸe > yaklaÅŸtığımız anda bu magnetik alanda olmamız durumunda artık korumasız olan > (çünkü magnetik zırhımız yırtılmış durumda) dünyamızda bir dizi tuhaf ve > vahim geliÅŸme yaÅŸanacak. Bunun tarihleri de belli üstelik. > > İşin ilginci, bilim insanlarının tüm bu geliÅŸmelerin kritik noktaya varış > günü olarak verdikleri 21 Aralık 2012 tarihi, Mayaların 00.00.00 olarak > verdikleri güne de denk geliyor. > > Bu konu bir ucuyla evrende dünyanın konumu ve diÄŸer gezegenlerle iliÅŸkisine > ve onlara göre konumuna baÄŸlı olduÄŸundan gazetemizin yazarı astroloji uzmanı > OÄŸuzhan Ceyhan ile konuÅŸtum. Bana ilerideki bir tarihin, örneÄŸin 21 Aralık > 2012 gününe ait gökyüzü okumasını çıkarmasını rica ettim. > > Bu kısa süre içinde elime geçerse sonuçları da sizlerle paylaÅŸacağım. O > tarih yaklaşırken neler bekleyebileceÄŸ imizi de hafta içinde tartışmaya > çalışacağım. > > >
(¯`·._Hepsiburada_.·´¯) Hocaefendi’yi anlamak…
| Mehmet Yılmaz - m.yilmaz@aksiyon.com.tr - Sayı: 701 - 12.05.2008
2 yorum
Hocaefendi’yi anlamak…
Biliyor olmalısınız. Eski adıyla Burma’da, yeni ismiyle Myanmar’da bir insanlık dramı yaÅŸanıyor son bir haftadır. Saatte 200 km hızla esen Nergis kasırgası 55 milyon nüfusa sahip ülkede büyük bir felakete yol açtı.
100 bin insanın hayatını kaybettiği, 1 milyon kişinin evsiz kaldığı söyleniyor.
***
DeÄŸerli yakut madenlerine ve geniÅŸ doÄŸalgaz rezervlerine sahip; ama fakirliÄŸin diz boyu olduÄŸu bir ülke Myanmar. 1948′de İngiltere’den bağımsızlığını kazanan, 1962′de askerî darbeye maruz kalan ülkede büyük bir Müslüman kitle de yaşıyor.
Resmî rakamlara göre Müslümanlar ülke nüfusunun yüzde 4′üne tekabül ediyor. Ancak bu oranın çok daha fazla olduÄŸu (yüzde 15) sanılıyor.
Oranlar arasında bu kadar fark olmasının temel sebeplerinden biri Müslümanlara ‘vatandaÅŸlık’ statüsü verilmemesi. İkincisi de 1962-1992 yılları arasında baskılardan bunalan Müslümanların Myanmar’ı terk etmesi.
Bu dönemde yaklaşık 1,5 milyon Müslüman’ın ülkelerinden ayrıldığı dile getiriliyor.
***
Myanmar’daki felaketin boyutları ülkemizde çok fazla gündeme gelmedi. Şüphesiz bunda bölgeden saÄŸlıklı haber alınamaması etkili oldu.
Bana göre asıl sebep ise bu ülke ile teÅŸrik-i mesaimizin çok fazla olmamasıydı. Bu da zaten Türkiye ile Myanmar arasındaki iliÅŸkileri etkilemiÅŸ durumda. BaÅŸkent Rangun’da büyükelçiliÄŸimiz bulunmuyor maalesef.
Ama…
Türkiye’yi temsil eden insanlar var Myanmar’da.
Onlar baÅŸkentteki Türk okulunda görev yapıyorlar. Varlıklarını, bir televizyon kanalına yaÅŸananları anlatan Türkiye’nin fahri konsolosu vasıtasıyla öğrenince bir tuhaf oldum. “Çok şükür hepsi hayatta.” dedi fahri konsolos: “Türklerin açtığı bir okulda görev yapan öğretmenler bunlar. Aileleri de çocukları da hayatta.”
İçim cız etti duyduklarımla… Donup kaldım ekranın karşısında…
MeÄŸer ismini cismini bilmediÄŸimiz bir ülkede de varmış o sevgi okullarından. Bu nasıl bir fedakârlık diye düşündüm. Sonra, “Allah’ım biz bu isimsiz kahramanları hep felaket anlarında mı hatırlayacağız?” demekten kendimi alamadım.
Birkaç yıl önce tsunami felaketiyle büyük yıkım yaÅŸayan Endonezya’da, Tayland’da, Sri Lanka’da da karşımıza çıkmıştı o adanmış ruhlar. Yiyeceklerini, giysilerini paylaÅŸmıştı birlikte yaÅŸadıkları insanlarla… Onların acılarına ortak olmuÅŸlardı.
Geçenlerde o kahramanlara Afrika’nın sancılı ülkelerinde de rastladık. Çad’da, Kenya’da isyancılar ülkelerini talan ederken onlar “talebelerimiz” diyerek kargaÅŸa içindeki bu ülkeleri terk etmemiÅŸlerdi. Tıpkı yıllar önce banker skandalıyla sarsılan Arnavutluk’u kendi kaderiyle baÅŸ baÅŸa bırakmadıkları gibi.
***
Kim ne derse desin Anadolu insanı bir destan yazıyor, bağrından çıkardığı bu öğretmenlerle. Varsın kendi ülkelerinde anlaşılmasınlar. Onların başarılarını dünya âlem ayakta alkışlıyor artık.
En son New York Times gazetesi bahsetti onlardan. Pakistan’daki Türk okullarının baÅŸarılarını manÅŸetten duyurdu okurlarına. Ne bir eksik ne bir fazla.
Türkiye’deki kem gözler ise bu haberi ‘ılımlı İslam’ spotları altında nazara vererek tıynetlerini ortaya koydular. Sanki ortada bu ülke insanının deÄŸil de baÅŸkalarının baÅŸarısı varmışçasına…
Aynı hazımsızlık, Foreign Policy dergisi “yaÅŸayan en büyük 100 entelektüel” listesine Fethullah Gülen Hocaefendi’yi alınca da çıktı ortaya.
Fethullah Gülen Hareketi ile Türk okullarının baÅŸarılarından bahseden bir rapor, bu yılın baÅŸlarında Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu toplantıları sırasında açıklandığında da…
The Economist dergisi Hocaefendi ve hareket hakkında kapsamlı bir haber yayımladığında da…
***
Bütün bunlar benden olmayana karşı tipik bir “yok etme” refleksi aslında…
Yazık…
Halbuki, bu toplumun içinden çıkan çok önemli bir değer Hocaefendi. Keşke onunla aynı zaman diliminde yaşamanın ne demek olduğunu anlayabilmiş olsaydık.
Keşke eserleriyle ortaya koyduğu fikirleri hakkıyla kavrayabilseydik. Hiç olmaz ise ehl-i namus yabancıların idrak ufkuna ulaşabilseydik.
Keşke ortaya koyduğu vizyonu hayata geçirme adına aheste davranmasaydık.
Keşke…
İyi haftalar.
http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=30277
haytla ropartaj
Hayatla röportaj yaptığımı gördüm rüyamda. ‘Benimle röportaj mı yapmak istiyorsun?’ diye sordu Hayat. ‘Zamanın var mı?’ diye sordum. Gülümsedi. ‘Benim zamanım Sonsuzluk’ dedi Hayat. ‘Ne sorular var yüreğinde?’ ‘İnsanlarla ilgili en çok neye şaşıyorsun?’ diye sordum. Hayat yanıt verdi. ‘Çocukluktan sıkılıp büyümek için acele ediyorlar, sonra yine çocuk olmanın özlemini duyuyorlar. Para kazanmak için sağlıklarını kaybediyorlar, sonra sağlıklarını kazanmak için paralarını kaybediyorlar. Gelecekle ilgili endişelenmekten şimdiyi unutuyorlar. Sonra da ne şimdiyi ne geleceği yaşayabiliyorlar. Deneyim iyi bir öğretmendir diyorlar ama deneyimin faturasını ödemek istemiyorlar. Hayatlarını kazanmak için eğitim alıyorlar ama yaşam ustası olmayı bilmiyorlar. Bu nedenle de, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyorlar, hiç yaşamamış gibi ölüyorlar.’ Hayat elimi tuttu. Bir süre sessiz kaldık.Derin bir nefes aldım. Ona, insanların neleri öğrenmelerini istediğini sordum. Hayat yanıtladı. ‘Hiç kimseyi seni sevmeye zorlayamayacağını, yapabileceğin tek şeyin seni sevmelerine izin vermelerini isterdim. Affetmenin affederek öğrenilebileceğini öğrenmelerini isterdim. Başkalarıyla kendilerini kıyaslamamayı öğrenmelerini isterdim. İki insanın aynı şeye bakıp farklı şeyleri görebileceğini öğrenmelerini isterdim.’ ‘Zengin insanın en çok şeye sahip olan değil, en az şeye ihtiyaç duyan insan olduğunu öğrenmelerini isterdim. Bir sevecen yüreği derinden yaralamanın bir anda olduğunu; ama iyileştirmenin çok uzun sürdüğünü öğrenmelerini isterdim. Seni seven insanların duygularınmı nasıl ifade edebileceklerini bilmedikleri için seni sevmediklerini sanmak yerine onların sevgisini hissetmeyi öğrenmelerini isterdim.’ Hayat derin bir nefes verdi. Hayatın nefesi kelimelere dönüştü. ‘Söylediklerimi yüreğine kaydet’ dedi. Söylediği cümleyi yüreğime kaydettim. ‘Başkalarını affetmek yeterli değil, kendini de affetmeyi öğren’. Yüreğim kuş gibi hafiflemişti. ‘Son bir soru daha, Hayat’ dedim. ‘Benden ne istiyorsun?’ Bütün odayı beyaz bir ışık kapladı… ve Hayat yanıtladı. ‘Senin kendin olmanı istiyorum, yoksa başkası olurdun. Sana bugün ihtiyacım olduğunu bil, yoksa bugün benimle olmazdın. Kendi eşsizliğini ve biricikliğini bil; çünkü ben kendimi tekrar etmeyecek kadar yaratıcı ve zenginim. ve gerçekten TEK değerli olanım. Değerimi bil.’ Hayat’ın içimde dışımda her yerde aktığını hissettim. Kendimizi sevdiğimiz kadar Hayat ‘ı sevebilirdik ancak. Ne daha az ne daha fazla. alıntı
……gizlibahce grubu…… Tanisma
|
Merhaba Ýstanbul’dan Güliz…
From: didi To: gizlibahce@yahoogroups.com Sent: Thursday, May 08, 2008 12:11 PM Subject: Re: ……gizlibahce grubu…… Tanisma
Bu gruba hic yazmamistim, ilk ben cevap veriyim o zaman:D Oncelikle, her gun keyifle gonderdiklerinizi okuyorum, hepside birbirinden guzel paylasimlar, arkadaslar tesekkur ederim.
Ben 40 yasindayim, agir abla falan diilim, Ankaradayim, 12 yasinda benden tatli olmasin bi kisim var, aslen arkeologum ve fakat benim meslegimde cocukla kariyer bir arada gitmiyo :((( bu yuzden evde pc de tasarimlar yapiyorum, resim yapiyorum.
nasil bitirilir bilemedim, yarismaci arkadaslara basarilar dilerim…
From: Sanal COBAN To: gizlibahce@yahoogroups.com Sent: Thursday, May 08, 2008 12:04 PM Subject: ……gizlibahce grubu…… Tanisma
Arkadaslar merhaba,
Forumda kaynasmayi ve dolayisiyla paylasimi arttirmak icin herkes kendisini grupta tanitmasini oneriyorum.
Be a better friend, newshound, and know-it-all with Yahoo! Mobile. Try it now.
I am using the free version of SPAMfighter for private users. GizliBahce
Your email settings: Individual Email|Traditional
Change settings via the Web (Yahoo! ID required) Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully Featured Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe
……gizlibahce grubu…… TanismaMerhaba, Ankara’da bir Alýþveriþ Merkezinde Ýþletme Müdürlüðünde çalýþýyorum. Ýki senedir buradayým. Benden önceki arkadaþýmýn üyeliði sayesinde sizleri ve grubu tanýdým. Hergün gelen mailleri takip etmek ve sevdiklerimi saklamak hoþuma gidiyor. Bu yoðun tempoda yüzümü gülümseten sizlere teþekkür ederim. Kadýnlar yaþlarýný söylemekten hoþlanmaz ama 30 yaþýndayým:-)..kedileri çok sevdiðim için onlarla ilgili gelen mailleri özellikle biriktiriyorum:-)…hepinize mutlu bir gün geçirmenizi diliyorum… _____ Selamlar… 33 yaþýnda ve muhtemelen bilgisayar baþýnda yaþlanmaya mahkum bi yazýlýmcýyým.. ……gizlibahce grubu…… Tanisma*Sanýrým grupta benden yaþlý olmayacak, en azýndan grup bir yerde toplanýrsa grup baþkaný seçmeye gerek olmayacak ve en yaþlý üye sýfatýyla ben gruba baþkanlýk edeceðim.Adýmýn cemal olduðunu söylememe gerek yoktu ama 56 doðum tarihim deðil plaka numaram(Siirt). 47 yaþýndayým ve Batmanda kalýyorum. 90-94-98 doðumlu üç çocuðum var. * ……gizlibahce grubu…… TanismaBu gruba hic yazmamistim, ilk ben cevap veriyim o zaman:D Oncelikle, her gun keyifle gonderdiklerinizi okuyorum, hepside birbirinden guzel paylasimlar, arkadaslar tesekkur ederim. Sevgili gurubum… Tesekkur ve Dikkat +18 fikram var :))))Basta Bulent bey olmak uzere, gorev yapan ve bu guruba dahil olan herkese sonsuz sevgi ve saygilarimi sunuyorum. BU TOPRAKLAR YA KEMALİZMLE NEFES ALACAK YADA SONSUZA DEK YOK OLACAK!!!DENİZ GEZMİŞ’İN SON MEKTUBU aptallýk ve bilgisizlik yýrtýðý yama tutmaz !!!* |
