Eller eteklerin altýna varýnca…
Eller eteklerin altına varınca… Geçtiğimiz günlerde Eminönü-Kadıköy vapurunda; çarşaflı genç bir kadının çocuğu, haşarılık yaparken, karşısında oturan etekli bir kadına dokunmaya peşisıra çocukluğundan mütevvellit bulduğu müsemayla eteğin altını yoklamaya başlamış… Ardından, eteğinin altına hücüm boruları çalınan orta yaşlı kadın, kara çarşaflı hemcinsine “Hanım şu çocuğuna biraz sahip çık, bak ne yapıyor” demiş… Bunun üzerine çarşaflı kadında ayağa kalkıp, “Kadın kadın çocuk diye kızıyorsun değil mi, büyük biri okşasa çok hoşuna giderdi ama…” diye nidalanmış… Sonra Allah ne verdiyse, saç saça baş başa… Ve bu olay da bize, ala bir taşlama yazısı konusu teşkil etmiş… Vatandaş vatandaş; iktidardakiler senden diye sesini çıkarmıyosun değil mi yanlış olduğunu bildiğin politikalara… Ama ötekiler olsa ve vursa bu kadar başına, hemen basardın Beyazıt Meydanı’nda mitingi… Kardeş kardeş; menfaatlerin sana hizipçiliği emrediyor diye toplumsal barışı dinamitliyorsun her seferinde değil mi?!. Ama çıkarlarının daimliği garanti olsa, dökmezdin çoluk çocuğu ellerinde taşlarla sokaklara bir iki çikolataya Diyarbakır’da, Mardin’de, Tunceli’de, Şırnak’ta!.. Efendi efendi; derin devlette, devlet içi mafya örgütlenmelerinde tanıdıkların var, her işin rahatlıkla görülüyor istediğinde, ondan çekimser, sessiz, manşetsiz kalıyorsun belgeli ilişkilere değil mi?!. Şimdikiler de kankan olaydı, gözüne gelir miydi hiç, bir kaç okkalı, hak, ak manşet, özgürlükler gazetesinde… İhvan ihvan; cemaat bağları insanı kurtarıyor çok dertlerinden bilirim, zaten sen de o yüzden ses çıkarmıyorsun mürşidine eminim?!. Yoksa evinde başka, cemaatte başka nasıl olur samimi müslüman!.. Ulusalcı ulusalcı; kimin ne halt ettiğini bilirsin de işine gelmez söylemek. .. Çünkü mübahtır, savaşta yalan söylemek… Laik laik; gerçek müminlere müfterilik yaparsın da, iki cümlelik laiklik tanımınla… An olsun demezsin, en hafif tabiriyle ‘ulan ayıp oluyor be’!.. diye… İslamcı islamcı; başkalarının ağzıyla laikliği tanımlamaktan vazgeçmezsin, cehaletin çıkmasın diye ortaya belki… Belki konjonktür memnuniyetinin sarhoşluğu dilinin kemiksizliği… Ve bir tefekküre dalmazsın namaz vakti öncesi, ‘ey yoldaş dinsiz değilsin sen zinhar, ne büyük günah hakkında böyle düşünmem!..’ diye… Sermaye sermaye; hay kurban olayım senin zurnanın son deliği sesine hayranlığına… Öyle sotedesin ki, canın istedi mi bir anda tüm eserin kaderini değiştirirsin… Yazar yazar; dönersin ahır kapı feneri gibi… Sallanırsın rüzgar gülleri gibi… En omurgalı olması gereken sensin oysa ki… Seni seni mutlak bil sen seni, yazıya dökmeden sözcüklerden evveli… Sonu mu var sanki, bizde bu anlatımların… Yazdıkça, geliyor insanın aklına uyarlamaların çeşnisi… Belki de en masumuymuş Eminönü-Kadıköy vapurundaki… “Kadın kadın çocuk diye kızıyorsun değil mi, büyük biri okşasa çok hoşuna giderdi ama…”
____________________________________________________________________
v:* {behavior:url (#default#vml);} v:* { BEHAVIOR: url (#default#vml) }
| Eller eteklerin altına varınca… Geçtiğimiz günlerde Eminönü-Kadıköy vapurunda; çarşaflı genç bir kadının çocuğu, haşarılık yaparken, karşısında oturan etekli bir kadına dokunmaya peşisıra çocukluğundan mütevvellit bulduğu müsemayla eteğin altını yoklamaya başlamış… Ardından, eteğinin altına hücüm boruları çalınan orta yaşlı kadın, kara çarşaflı hemcinsine “Hanım şu çocuğuna biraz sahip çık, bak ne yapıyor” demiş…. Bunun üzerine çarşaflı kadında ayağa kalkıp, “Kadın kadın çocuk diye kızıyorsun değil mi, büyük biri okşasa çok hoşuna giderdi ama…” diye nidalanmış…. Sonra Allah ne verdiyse, saç saça baş başa… Ve bu olay da bize, ala bir taşlama yazısı konusu teşkil etmiş… Vatandaş vatandaş; iktidardakiler senden diye sesini çıkarmıyosun değil mi yanlış olduğunu bildiğin politikalara… Ama ötekiler olsa ve vursa bu kadar başına, hemen basardın Beyazıt Meydanı’nda mitingi… Kardeş kardeş; menfaatlerin sana hizipçiliği emrediyor diye toplumsal barışı dinamitliyorsun her seferinde değil mi?!. Ama çıkarlarının daimliği garanti olsa, dökmezdin çoluk çocuğu ellerinde taşlarla sokaklara bir iki çikolataya Diyarbakır’da, Mardin’de, Tunceli’de, Şırnak’ta!.. Efendi efendi; derin devlette, devlet içi mafya örgütlenmelerinde tanıdıkların var, her işin rahatlıkla görülüyor istediğinde, ondan çekimser, sessiz, manşetsiz kalıyorsun belgeli ilişkilere değil mi?!. Şimdikiler de kankan olaydı, gözüne gelir miydi hiç, bir kaç okkalı, hak, ak manşet, özgürlükler gazetesinde… İhvan ihvan; cemaat bağları insanı kurtarıyor çok dertlerinden bilirim, zaten sen de o yüzden ses çıkarmıyorsun mürşidine eminim?!. Yoksa evinde başka, cemaatte başka nasıl olur samimi müslüman!.. Ulusalcı ulusalcı; kimin ne halt ettiğini bilirsin de işine gelmez söylemek… Çünkü mübahtır, savaşta yalan söylemek… Laik laik; gerçek müminlere müfterilik yaparsın da, iki cümlelik laiklik tanımınla… An olsun demezsin, en hafif tabiriyle ‘ulan ayıp oluyor be’!.. diye… İslamcı islamcı; başkalarının ağzıyla laikliği tanımlamaktan vazgeçmezsin, cehaletin çıkmasın diye ortaya belki… Belki konjonktür memnuniyetinin sarhoşluğu dilinin kemiksizliği… Ve bir tefekküre dalmazsın namaz vakti öncesi, ‘ey yoldaş dinsiz değilsin sen zinhar, ne büyük günah hakkında böyle düşünmem!..’ diye… Sermaye sermaye; hay kurban olayım senin zurnanın son deliği sesine hayranlığına… Öyle sotedesin ki, canın istedi mi bir anda tüm eserin kaderini değiştirirsin… Yazar yazar; dönersin ahır kapı feneri gibi… Sallanırsın rüzgar gülleri gibi… En omurgalı olması gereken sensin oysa ki… Seni seni mutlak bil sen seni, yazıya dökmeden sözcüklerden evveli… Sonu mu var sanki, bizde bu anlatımların…. Yazdıkça, geliyor insanın aklına uyarlamaların çeşnisi… Belki de en masumuymuş Eminönü-Kadıköy vapurundaki… “Kadın kadın çocuk diye kızıyorsun değil mi, büyük biri okşasa çok hoşuna giderdi ama…”
____________________________________________________________________
|
| |

__._,_.___
http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ
http://www.gruplar.info
Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum
Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com
Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com adresine atabilirsiniz.
http://www.gruplar.info
__,_._,___
Bu Yazıyı Paylaşın
Taksim sahnesi!
Kültür Bakanımıza ithaf olunur.
v:* {behavior:url (#default#vml);} v:* { BEHAVIOR: url (#default#vml) }
| Kültür Bakanımıza ithaf olunur. |
| |

__._,_.___
http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ
http://www.gruplar.info
Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum
Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com
Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com adresine atabilirsiniz.
http://www.gruplar.info
__,_._,___
Bu Yazıyı Paylaşın
Arada Fiþinizi Çekin, Hayata Baðlanýn
Arada Fişinizi Çekin, Hayata Bağlanın Sabah gözünüzü açar açmaz mesaj ve mail kontrollerine başlıyor musunuz? Gün içinde bu kontrollerin sayısını hatırlamaz bir halde misiniz? Saatleriniz bir ekranın önünde geçerken, dış dünyada olan bitenden bihaber misiniz? Ve tüm bunları yapamaz hale gelip, engelle karşılaştığınızda; derin bir sıkıntı yaşayıp, ruhsal rahatsızlık içine giriyor musunuz? Evet’ leriniz çoksa iflah olmaz bir teknoloji müptelasısınız ve bu durumun bir an önce çözüme kavuşması gerekir. Rüyasında bile internette sörf yapan ve teknoloji bağımlılığının önlenemez yükselişinin farkına varan Amerikalılar, arada bir ‘fişi çekip’ gerçek hayata bağlanmak için, bir hareket başlatmış. Dünyanın tüm bağımlılarını, bazı süreler fiş çekmeye davet ediyorlar.
Sharon Sarmiento rüyalarında blog yazdığını ve hayali mesajların sesini duyduğunu fark ettiğinde, fişi çekmenin zamanı geldiğini anladı. Ariel Meadow Stallings içinse internette gezerken geçirdiği saatlerin, sarhoş olup ne yaptığını hatırlamadığı saatlerden farkı yoktu.
33 yaşındaki yazar, blogcu ve Microsoft’ta yarı zamanlı pazarlama müdürü Stallings ‘Fişi Çekilmiş 52 gece’ adlı blogla, herkesi haftada bir gün teknolojiden uzak durmaya çağırıyor. “Teknolojiyi seviyorum ama e-maillerimi kontrol etmek üzere bilgisayarın başına oturup aradan altı saat geçtikten sonra, kendimi hala Youtube’da video izlerken bulduğumda bir sorun olduğunu anladım.” Stallings bunun üzerine, her çarşamba akşamı bilgisayarını, cep telefonunu ve televizyonunu kapamaya başlamış. Daha sonra ironik de olsa, yine blogu aracılığıyla dünyanın her yerinden; araba kullanırken mesaj atmayı alışkanlık haline getiren, banyoya laptoplarıyla giren, yemekte e-maillerini kontrol eden teknoloji bağımlılarını bulmuş.
Başlarda bunun sadece kendisi ve çevresindeki teknoloji düşkünlerinin problemi olduğunu sanan Stallings, bu sayede İtalya’dan Polonya’ya her yerde rastlanan evrensel bir problemle karşı karşıya olduğunu anlamış.
Connecticut’ta bir internet davranışları merkezi işleten Dr. Dave Greenfield 1999′da ‘Sanal Bağımlılık’ kitabında kompülsif internet kullanımından bahsettiğinde insanlar bunun bir şaka olduğunu sanmış. Greenfield, Amerikan nüfusunun yüzde bir ile on arasında bir kısmının teknolojiyi yaşamlarını, ilişkilerini, sağlıklarını olumsuz etkileyecek şekilde kullandığını söylüyor
Ancak Greenfield’e göre; alkol, uyuşturucu, kumar veya teknoloji olsun, bağımlılığın her türlüsü için ‘fiş çekme’ hareketinde olduğu gibi, inisiyatifi ele alma olasılığı çok düşük. “Kanunlarla veya işleriyle başları derde girmediği sürece, bağımlıların aileleri ve sevdiklerinin zoru olmadan yardım arayışına girmesi çok zor” diyen Greenfield, kültürlerin yeni teknoloji kullanımıyla ilgili kolektif inkarlarını yok etmenin, uzun zaman istediği görüşünde.
Bir blogu olan Sarmiento, iki ay önce fişi çekmeye başlamasıyla; yeniden resim yapmaya, gönüllü projelerde çalışmaya başlamış. Şimdilerde tüm hafta fişi çektiği bile oluyor. Artık daha kaliteli bir yaşama sahip olduğunu söyleyen Sarmiento “Rüyalarımda bloguma yazı yazar, internette sörf yapardım Bahçemdeyken bilgisayardan gelen hayali mesajların sesini duymaya başladığımda, internet başında çok zaman geçirdiğimi anladım” diyor.
‘Fişi çekmeye’ başladıktan sonra dans derslerine, arkadaşlarıyla el işi günlerine, mektup yazmaya başlayan Stallings de “İnternette geçen saatlerin sonunda, size kalan bir kambur ve ağrıyan bir popo” diyor. Quebec’te de bilgisayarcı Denis Bystrov ve Ashutosh Rajekar mayısta dünya çapında bir kapama günü’ organize etmeye hazırlanıyor. Peki bu müptelalık hali, bizim için nasıl bir durum gösteriyor?Hayatımızın tüm anlamlı ve sosyal işlerini bir kenara bırakıp, saatlerimizi teknolojik oyuncaklarla geçirmenin telaşında mıyız? Mutlu muyuz? Herhalde bizim içinde geçerli olması gereken bir durum bu. Çekin arada fişleriniz ve hayata bağlanın. Haber: Radikal
____________________________________________________________________
v:* {behavior:url (#default#vml);} v:* { BEHAVIOR: url (#default#vml) }
| Sabah gözünüzü açar açmaz mesaj ve mail kontrollerine başlıyor musunuz? Gün içinde bu kontrollerin sayısını hatırlamaz bir halde misiniz? Saatleriniz bir ekranın önünde geçerken, dış dünyada olan bitenden bihaber misiniz? Ve tüm bunları yapamaz hale gelip, engelle karşılaştığınızda; derin bir sıkıntı yaşayıp, ruhsal rahatsızlık içine giriyor musunuz? Evet’ leriniz çoksa iflah olmaz bir teknoloji müptelasısınız ve bu durumun bir an önce çözüme kavuşması gerekir. Rüyasında bile internette sörf yapan ve teknoloji bağımlılığının önlenemez yükselişinin farkına varan Amerikalılar, arada bir ‘fişi çekip’ gerçek hayata bağlanmak için, bir hareket başlatmış. Dünyanın tüm bağımlılarını, bazı süreler fiş çekmeye davet ediyorlar. Sharon Sarmiento rüyalarında blog yazdığını ve hayali mesajların sesini duyduğunu fark ettiğinde, fişi çekmenin zamanı geldiğini anladı. Ariel Meadow Stallings içinse internette gezerken geçirdiği saatlerin, sarhoş olup ne yaptığını hatırlamadığı saatlerden farkı yoktu. 33 yaşındaki yazar, blogcu ve Microsoft’ta yarı zamanlı pazarlama müdürü Stallings ‘Fişi Çekilmiş 52 gece’ adlı blogla, herkesi haftada bir gün teknolojiden uzak durmaya çağırıyor. “Teknolojiyi seviyorum ama e-maillerimi kontrol etmek üzere bilgisayarın başına oturup aradan altı saat geçtikten sonra, kendimi hala Youtube’da video izlerken bulduğumda bir sorun olduğunu anladım.” Stallings bunun üzerine, her çarşamba akşamı bilgisayarını, cep telefonunu ve televizyonunu kapamaya başlamış. Daha sonra ironik de olsa, yine blogu aracılığıyla dünyanın her yerinden; araba kullanırken mesaj atmayı alışkanlık haline getiren, banyoya laptoplarıyla giren, yemekte e-maillerini kontrol eden teknoloji bağımlılarını bulmuş.
Başlarda bunun sadece kendisi ve çevresindeki teknoloji düşkünlerinin problemi olduğunu sanan Stallings, bu sayede İtalya’dan Polonya’ya her yerde rastlanan evrensel bir problemle karşı karşıya olduğunu anlamış. Connecticut’ta bir internet davranışları merkezi işleten Dr. Dave Greenfield, 1999′da ‘Sanal Bağımlılık’ kitabında kompülsif internet kullanımından bahsettiğinde insanlar bunun bir şaka olduğunu sanmış. Greenfield, Amerikan nüfusunun yüzde bir ile on arasında bir kısmının teknolojiyi yaşamlarını, ilişkilerini, sağlıklarını olumsuz etkileyecek şekilde kullandığını söylüyor. Ancak Greenfield’e göre; alkol, uyuşturucu, kumar veya teknoloji olsun, bağımlılığın her türlüsü için ‘fiş çekme’ hareketinde olduğu gibi, inisiyatifi ele alma olasılığı çok düşük. “Kanunlarla veya işleriyle başları derde girmediği sürece, bağımlıların aileleri ve sevdiklerinin zoru olmadan yardım arayışına girmesi çok zor” diyen Greenfield, kültürlerin yeni teknoloji kullanımıyla ilgili kolektif inkarlarını yok etmenin, uzun zaman istediği görüşünde. Bir blogu olan Sarmiento, iki ay önce fişi çekmeye başlamasıyla; yeniden resim yapmaya, gönüllü projelerde çalışmaya başlamış. Şimdilerde tüm hafta fişi çektiği bile oluyor. Artık daha kaliteli bir yaşama sahip olduğunu söyleyen Sarmiento “Rüyalarımda bloguma yazı yazar, internette sörf yapardım. Bahçemdeyken bilgisayardan gelen hayali mesajların sesini duymaya başladığımda, internet başında çok zaman geçirdiğimi anladım” diyor. ‘Fişi çekmeye’ başladıktan sonra dans derslerine, arkadaşlarıyla el işi günlerine, mektup yazmaya başlayan Stallings de “İnternette geçen saatlerin sonunda, size kalan bir kambur ve ağrıyan bir popo” diyor. Quebec’te de bilgisayarcı Denis Bystrov ve Ashutosh Rajekar mayısta dünya çapında bir ‘kapama günü’ organize etmeye hazırlanıyor. Peki bu müptelalık hali, bizim için nasıl bir durum gösteriyor?Hayatımızın tüm anlamlı ve sosyal işlerini bir kenara bırakıp, saatlerimizi teknolojik oyuncaklarla geçirmenin telaşında mıyız? Mutlu muyuz? Herhalde bizim içinde geçerli olması gereken bir durum bu. Çekin arada fişleriniz ve hayata bağlanın. Haber: Radikal
____________________________________________________________________
|
| |

__._,_.___
http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ
http://www.gruplar.info
Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum
Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com
Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com adresine atabilirsiniz.
http://www.gruplar.info
__,_._,___
Bu Yazıyı Paylaşın
Aðýz Burun Kýrmak Yok, Kaba Etler Serbest!
Ağız Burun Kırmak Yok, Kaba Etler Serbest! Bu görüş ülkemizin güzide ve möhim bir türkücüsüne aittir –sadece- diyenler ellerini kaldırsınlar. Bildiniz!
Yine kadın üzerine, darbeli açıklamalardan biri. Az acısız, az kansız ve mümkünse masrafsız olacak! “Kadın dövülür de sevilir de, ama otuz dokuz yerinden bıçaklanmaz. Döveceksin dediysek de, ağzını burnunu kırmayacaksın. Kadın, susmasını bilecek ağır başlılığını koruyacak. Kadın erkeğin meleğidir, keleği değildir Evinin gülüdür, ekmeğinin katığıdır. Ama sürekli cır cır, dır dır ederse olmaz adamda dayanma sınırı var.
Nedense feministler, kadın dernekleri otuz dokuz yerinden kocası tarafından bıçaklanan kadına sahip çıkmazken; benim adımı dayakçıya çıkarttılar beni canavar yaptılar. İlişki kurduğum insanlarla, birkaç kez kavgam olmuştur. Biri yirmi beş yıl önceydi, diğeri de yedi yıl önce. Sabıkam varmış gibi, sürekli bu iki olayı söyleyip duruyorlardır. Cennet anahtarı; hem kadının, hem de ananın ayağı altındadır. Kadın kötü bir şey yaptıysa, bırak gitsin…”(Akşam/ İbrahim Tatlıses röportajından) Açıklamanın gerçekleşme ve uygulama kısmında, ne kadar dilden çıkanlara bağlı olduğunu düşünüyorsunuz? Samimi bir itiraf mı? Erkek düşüncesini dobraca açıklama mı? Ülkemiz er kişi zihniyetinin ucundan azıcık mı?! Bu topraklar üzerinde kadın olmanın güçlüğü üzerine sayıp dökmenin ve kadınların nasıl zorbalıklara maruz kaldığını tekrarlamanın bir anlamı yok. Dün doksan dörtlük nineye tecavüze kalkışan (en taze tecavüz haberimiz!) ve en ufak bir fırsatta cinsel eylem, olmadı şiddet eylemi gerçekleştirme maharetine mazhar adamlarla dolu bir ülkede yaşadığımız malum.
Bu zihniyetin kökeninin nerelere dayandığı ve nasıl kaynaklarla beslendiği, her zaman açık oturumların artık kafa ütüleyen konularından olmak dışında bir anlam teşkil etmemektedir. Değişim, uygulama, yaptırım adına kafa patlatıp, adım atmaya niyetli kurum olmadıkça ve yetkili sayısı çoğalmadıkça demagoji en sevdiğimiz sözlü iletişim malzemesi olmaya devam edecektir. Koruma ve kollama kalkanının erkek zümresi üzerinde nasıl işlerliği olduğu saklanacak bir şey değil. Yapan, eden, çözen tayfa, aynı cins mensubu olduğu için, “Bugün Ona’ ysa, yarında bana da olur” ileri görüşlülüğünden hareketle(!) kayırıcı bir faaliyette bulunmanın rahatlığındadır erkekler.
Kadın üzerine yapılan açıklamalar, gururlu söylemler hep ulvi bir nitelikle bütünleştirilir. Eş, ana, kutsal, değerli, kanatsız melek, Allah’ ın lutfu, öpülür, sevilir, okşanır, korunur kollanır. Bu kadar basit, kelimlerin arkasına sığdırıvermek kadını. Tabii bu sıfatları taşımanın da, belli bir yaptırımı olmalı. Susmalı, ağır başlı olmalı, gül olmalı, dır dır etmemeli, adamın sabrını zorlamamalı, dayanma sınırını aşmamalı. Aşarsa ne olur? Ağız burun yerinde kalmak şartıyla, kaba etlerde gereken ne ise yapılabilir!
Yine örnek bir insan ve geleceğin ülke yeni yetmelerine damardan mesaj. Sev, öp, okşa ama; ufak bir ihlalde gereken ne ise, yap. Artık adı; “Severim de, döverim de” mi olur, “Kadın benim kime ne” mi olur, olur babam olur.
Satan memnun, alan memnun ülkesinin terennümlerinden biri daha. Havanda su dövmeye devam…
v:* {behavior:url (#default#vml);} v:* { BEHAVIOR: url (#default#vml) }
| Ağız Burun Kırmak Yok, Kaba Etler Serbest! Bu görüş ülkemizin güzide ve möhim bir türkücüsüne aittir –sadece- diyenler ellerini kaldırsınlar. Bildiniz! Yine kadın üzerine, darbeli açıklamalardan biri. Az acısız, az kansız ve mümkünse masrafsız olacak! “Kadın dövülür de sevilir de, ama otuz dokuz yerinden bıçaklanmaz.. Döveceksin dediysek de, ağzını burnunu kırmayacaksın. Kadın, susmasını bilecek ağır başlılığını koruyacak. Kadın erkeğin meleğidir, keleği değildir. Evinin gülüdür, ekmeğinin katığıdır. Ama sürekli cır cır, dır dır ederse olmaz adamda dayanma sınırı var. Nedense feministler, kadın dernekleri otuz dokuz yerinden kocası tarafından bıçaklanan kadına sahip çıkmazken; benim adımı dayakçıya çıkarttılar beni canavar yaptılar. İlişki kurduğum insanlarla, birkaç kez kavgam olmuştur. Biri yirmi beş yıl önceydi, diğeri de yedi yıl önce. Sabıkam varmış gibi, sürekli bu iki olayı söyleyip duruyorlardır. Cennet anahtarı; hem kadının, hem de ananın ayağı altındadır. Kadın kötü bir şey yaptıysa, bırak gitsin…”(Akşam/ İbrahim Tatlıses röportajından) Açıklamanın gerçekleşme ve uygulama kısmında, ne kadar dilden çıkanlara bağlı olduğunu düşünüyorsunuz? Samimi bir itiraf mı? Erkek düşüncesini dobraca açıklama mı? Ülkemiz er kişi zihniyetinin ucundan azıcık mı?! Bu topraklar üzerinde kadın olmanın güçlüğü üzerine sayıp dökmenin ve kadınların nasıl zorbalıklara maruz kaldığını tekrarlamanın bir anlamı yok. Dün doksan dörtlük nineye tecavüze kalkışan (en taze tecavüz haberimiz!) ve en ufak bir fırsatta cinsel eylem, olmadı şiddet eylemi gerçekleştirme maharetine mazhar adamlarla dolu bir ülkede yaşadığımız malum. Bu zihniyetin kökeninin nerelere dayandığı ve nasıl kaynaklarla beslendiği, her zaman açık oturumların artık kafa ütüleyen konularından olmak dışında bir anlam teşkil etmemektedir. Değişim, uygulama, yaptırım adına kafa patlatıp, adım atmaya niyetli kurum olmadıkça ve yetkili sayısı çoğalmadıkça; demagoji en sevdiğimiz sözlü iletişim malzemesi olmaya devam edecektir. Koruma ve kollama kalkanının erkek zümresi üzerinde nasıl işlerliği olduğu saklanacak bir şey değil. Yapan, eden, çözen tayfa, aynı cins mensubu olduğu için, “Bugün Ona’ ysa, yarında bana da olur” ileri görüşlülüğünden hareketle(!) kayırıcı bir faaliyette bulunmanın rahatlığındadır erkekler. Kadın üzerine yapılan açıklamalar, gururlu söylemler hep ulvi bir nitelikle bütünleştirilir. Eş, ana, kutsal, değerli, kanatsız melek, Allah’ ın lutfu, öpülür, sevilir, okşanır, korunur kollanır. Bu kadar basit, kelimlerin arkasına sığdırıvermek kadını. Tabii bu sıfatları taşımanın da, belli bir yaptırımı olmalı. Susmalı, ağır başlı olmalı, gül olmalı, dır dır etmemeli, adamın sabrını zorlamamalı, dayanma sınırını aşmamalı. Aşarsa ne olur? Ağız burun yerinde kalmak şartıyla, kaba etlerde gereken ne ise yapılabilir! Yine örnek bir insan ve geleceğin ülke yeni yetmelerine damardan mesaj. Sev, öp, okşa ama; ufak bir ihlalde gereken ne ise, yap. Artık adı; “Severim de, döverim de” mi olur, “Kadın benim kime ne” mi olur, olur babam olur. Satan memnun, alan memnun ülkesinin terennümlerinden biri daha. Havanda su dövmeye devam…
|
| |

__._,_.___
http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ
http://www.gruplar.info
Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum
Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com
Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir.
Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir.
750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com adresine atabilirsiniz.
http://www.gruplar.info
__,_._,___
Bu Yazıyı Paylaşın
‘Google’ yazarken dikkat!
‘Google’ yazarken dikkat! Arama yapmak için sık sık ziyaret ettiğimiz Google’ın adresini yanlış yazmak tüm verilerinizi riske atıyor
Dünyanın en çok tıklanan siteleri arasında yer alan Google’ın adresini yanlış yazmak başınızı ağrıtabilir. F-Prot ve F-Secure güvenlik firmaları tarafından yayınlanan duyuruda, “Googkle.com” adresi kullanıcılar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. k ve l harflerinin yan yana olmasından dolayı kullanıcılar kolaylıkla “googkle” yazabiliyor ve bunun sonucunda da sistemlerine tehlikeli bir truva atı bulaşıyor.
Güvenlik firmaları, kullanıcıları kesinlikle “googkle.com” sitesine girmemelerini konusunda uyarıyor.
chip
v:* {behavior:url (#default#vml);} v:* { BEHAVIOR: url (#default#vml) }
| ‘Google’ yazarken dikkat! | Arama yapmak için sık sık ziyaret ettiğimiz Google’ın adresini yanlış yazmak, tüm verilerinizi riske atıyor
Dünyanın en çok tıklanan siteleri arasında yer alan Google’ın adresini yanlış yazmak başınızı ağrıtabilir. F-Prot ve F-Secure güvenlik firmaları tarafından yayınlanan duyuruda, “Googkle.com” adresi kullanıcılar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. k ve l harflerinin yan yana olmasından dolayı kullanıcılar kolaylıkla “googkle” yazabiliyor ve bunun sonucunda da sistemlerine tehlikeli bir truva atı bulaşıyor.
Güvenlik firmaları, kullanıcıları kesinlikle “googkle.com” sitesine girmemelerini konusunda uyarıyor.
chip
__._,_.___
http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ http://www.gruplar.info Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir. Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir. Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir. Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir. Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir. 750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com adresine atabilirsiniz. http://www.gruplar.info
__,_._,___
Bu Yazıyı Paylaşın
Laz konuþuyor…XXX belki…
Laz kendi kendine konuşuyor :
- yarabbim her seyin dogrusunu bilirsun, ama 3 seye aklim ermiy
1- Neden bu kadar çesitli içki yarattun bizi kararsiz birakaysun?
2- Neden kadini ay gibi yaratmadun, gece gelecek ,gündüz kaybolacaktu?
3- En önemlisi bütün vucudumuzda 200 küsur kemik koydunda neden en lüzümlü yere bir tane bile koymadun.?
v:* {behavior:url (#default#vml);} v:* { BEHAVIOR: url (#default#vml) }
| Laz kendi kendine konuşuyor : - yarabbim her seyin dogrusunu bilirsun, ama 3 seye aklim ermiy
1- Neden bu kadar çesitli içki yarattun bizi kararsiz birakaysun?
2- Neden kadini ay gibi yaratmadun, gece gelecek ,gündüz kaybolacaktu?
3- En önemlisi bütün vucudumuzda 200 küsur kemik koydunda neden en lüzümlü yere bir tane bile koymadun.?
| | | __._,_.___
http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ http://www.gruplar.info Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir. Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir. Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir. Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir. Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir. 750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com adresine atabilirsiniz. http://www.gruplar.info
__,_._,___
Bu Yazıyı Paylaşın
Köy nerede; ÝNEK YUTTU
20 Nisan 2008 Pazar 06:59 Ekonomi
Bir çocuk tekerlemesi değil, Türkiye koşullarında GERÇEK oldu: Köy nerede; İNEK YUTTU Bir köyü ineklerin nasıl yuttuğunun hikayesidir: Akşam gazetesinden DENİZ GÜÇER yazıyor:
Mersin’de inek yüzünden bütün köyden olan köylülerin Aziz Nesin’lik hikayesi 1996 yılında ‘Her vatandaşa 2 inek’ sözüyle başladı. Hollanda’dan getirilen ve günde 30 litre süt verecek inekleri taksitle almak isteyen köylü sıraya girdi. Köye önce Avrupai bir ahır yapıldı. Aylarca geciken hayvanlar geldiklerinde davul zurna ile karşılandı. Ancak mutluluk kısa sürdü. ‘Sağlıklı’ raporu olan hayvanlar tek tek ölmeye başladı. İneklerin bir bölümünün yaşlı, bazılarının şap ve brucella hastalığı taşıdığı tespit edildi. Tarım Bakanlığı devreye girince inekler Adana’da kesildi. Hayvanları kamyon tutup götürmek de yine köylüye düştü.
AİHM’E Mİ GİTSEYDİK
Makus talih köylünün peşini bırakmadı. Köy, 1998-2003 yılları arasında karantinaya alındı. Hayvan beslemek yasaklandı. 2003 yılından itibaren yavaş yavaş borçlarını ödemeye başlayan köylüye kötü haber bu kez Ziraat Bankası’ndan geldi. Banka, 2001 yılının üzerinden 7 yıl geçtikten sonra, alacağını talep etti. Gırtlağa kadar borçlu ahali borcu ödeyemeyince haciz işlemleri başlatıldı. Banka iki kefil istediği için neredeyse köyün tamamı haczedildi. Ev ve arsalar hacizle gitti. 400 haneli köyün dörtte üçü aynı akıbete uğradı. Duruma tepki gösteren köylüler “Banka ihtar bile çekmedi, ‘O dönem devleti mahkemeye vermeniz gerekiyordu’ gerekçesini sundu. Biz vatanseverlik yaptık, kötü mü ettik. AİHM’mi gitseydik” dedi. CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, şimdi talihsiz köyün öyküsünü TBMM gündemine taşımaya hazırlanıyor.
v:* {behavior:url (#default#vml);} v:* { BEHAVIOR: url (#default#vml) }
| |  | |
| 20 Nisan 2008 Pazar 06:59 | Ekonomi | Bir çocuk tekerlemesi değil, Türkiye koşullarında GERÇEK oldu: Köy nerede; İNEK YUTTU Bir köyü ineklerin nasıl yuttuğunun hikayesidir: Akşam gazetesinden DENİZ GÜÇER yazıyor:
Mersin’de inek yüzünden bütün köyden olan köylülerin Aziz Nesin’lik hikayesi 1996 yılında ‘Her vatandaşa 2 inek’ sözüyle başladı. Hollanda’dan getirilen ve günde 30 litre süt verecek inekleri taksitle almak isteyen köylü sıraya girdi. Köye önce Avrupai bir ahır yapıldı. Aylarca geciken hayvanlar geldiklerinde davul zurna ile karşılandı. Ancak mutluluk kısa sürdü. ‘Sağlıklı’ raporu olan hayvanlar tek tek ölmeye başladı. İneklerin bir bölümünün yaşlı, bazılarının şap ve brucella hastalığı taşıdığı tespit edildi. Tarım Bakanlığı devreye girince inekler Adana’da kesildi. Hayvanları kamyon tutup götürmek de yine köylüye düştü.
AİHM’E Mİ GİTSEYDİK
Makus talih köylünün peşini bırakmadı. Köy, 1998-2003 yılları arasında karantinaya alındı. Hayvan beslemek yasaklandı. 2003 yılından itibaren yavaş yavaş borçlarını ödemeye başlayan köylüye kötü haber bu kez Ziraat Bankası’ndan geldi. Banka, 2001 yılının üzerinden 7 yıl geçtikten sonra, alacağını talep etti. Gırtlağa kadar borçlu ahali borcu ödeyemeyince haciz işlemleri başlatıldı. Banka iki kefil istediği için neredeyse köyün tamamı haczedildi. Ev ve arsalar hacizle gitti. 400 haneli köyün dörtte üçü aynı akıbete uğradı. Duruma tepki gösteren köylüler “Banka ihtar bile çekmedi, ‘O dönem devleti mahkemeye vermeniz gerekiyordu’ gerekçesini sundu. Biz vatanseverlik yaptık, kötü mü ettik. AİHM’mi gitseydik” dedi. CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, şimdi talihsiz köyün öyküsünü TBMM gündemine taşımaya hazırlanıyor. | | | | __._,_.___
http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ http://www.gruplar.info Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir. Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir. Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir. Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir. Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir. 750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com adresine atabilirsiniz. http://www.gruplar.info
__,_._,___
Bu Yazıyı Paylaşın
ÇÝRKÝN ÖRDEK YAVRUSU..
ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU.. Kural 1: Asla kendinden şüphe etme… Sen ne hissediyorsan o her zaman doğrudur. Dünyadaki bütün insanlar toplansa ve sana söylese bile senin hissettiklerin senin için doğrudur. Onlar farklı hissedebilir, farklı düşünebilir ama bu senin hissettiklerinin yanlış olduğunu göstermez, sadece onlardan farklı olduğunu gösterir. Kural 2: Asla farklı olduğun için utanma. Eğer çevrende senin gibi düşünen, seni anlayan insanlar yoksa , o zaman çirkin ördek yavrusu hikayesini hatırla… Muhtemelen sen yanlış yerde, yanlış insanlarla birlikte olduğun için seni anlamıyorlardır. O halde hedefin ait olduğun yeri bulmak olmalıdır. Asla muhteşem bir kuğu olduğun gerçeğini unutma ve ördek olmak için uğraşma. Kural 3: Geçmişte yaptıkların için pişmanlık duyma ve özür dileme…. Yaşadıklarının senin için önemli bir ders olduğunu kendine hatırlat. Bu tecrübe ile aldığın bilgiyi özenle incele, olayda yaptığın hataları ve yeniden ayni durumda olsan nasıl davranacağını iyice düşün ve gelecek olaylar için kendini hazırla. Kırılan vazo tamir edilemez ama gelecekte başka vazoların kırılması önlenebilir. Kural 4: Mümkün olduğunca kimsenin senin adına karar vermesine izin verme ama başkalarının hakli olabileceğini de unutma. Bu hayat senin ve istediğin gibi yasamaya hakkin var, fakat başkalarını dinle ve onların bakış açısını anlamaya çalış. Kural 5: Ailen dışındaki insanlarla ilişkilerinde asla kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atma ve kendini hayallerle kandırma. Her zaman ama her zaman önce sen gelmelisin. Asla başka insanlar üzülmesin diye kendini üzmeyi tercih etme. Sen kaldırabiliyorsan, onlarda kaldırabilir. Karşındaki insan senin mutluluğunu düşünmüyorsa ve senin üzülmene yol açıyorsa, o zaman o insan sana değer vermiyor demektir. Bu kişileri değiştireceğini ya da sana zamanla önem vereceğini düşünme. Sana karşılıksız sevgi veren ve senin için her şeyi göze alabilecek tek insanlar ailendir. Kural 6: Asla kaybetmekten korkarak, sırf inanmak istediğin için karşındaki insanin sevgi sözcüklerine inanma. Sevgi insanin kalbindedir, gözlerindedir, davranışlarındadır, ses tonundadır sana verdiği önemde ve değerdedir, senin için yaptığı fedakarlıklardadır. İnsanlar çok kısa zamanda sevgi sözcüklerini umarsızca dağıtmaya başlarlar. Bunları dinle ama gerçek sevgiyi karşındakinin davranışlarına bakarak bul. İnanmak istediğin için değil gerçek olduğu için karşındaki insanin sözlerine inan… Kural 7: Her zaman ama her zaman, mutlaka kalbini dinle. Hayatta senin için neyin doğru olduğunu bir tek içindeki ses söyleyebilir. Dolayısıyla içindeki sesle konuşmayı öğren. Her gün kendinle kalmak için zaman ayır ve kalbini dinle. Başka şekilde hissetmek için ikna etmeye değil, gerçekten ne hissettiğini bulabilmek için dinlemeye çalış. Bazen içindeki ses sana çok zor geleni yapmanı söyleyebilir ya da duymak istemediklerini söyleyebilir Korkma… ve içindeki sesi dinlemeye devam et… Kural 8: Her zaman ama her zaman, mutlaka kendine iyi davran. Kendini sev, şefkatle yaklaş. Yanlış yaptığında acımasızca kendini eleştirip üzme… Aksine başını okşa, kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini söyle. Üzgün olduğunda, kırıldığında, acı çektiğinde, mutsuz hissettiğinde kendine özen göster, tıpkı hasta bakar gibi kendine bakim uygula. Yapmaktan hoşlandığın aktivitelerle meşgul ol ve bu durumdan çıkarak kimsenin seni incitmesine, üzmesine izin vermeyeceğini göster. Kural 9: Hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu asla unutma ve bedel ödemekten istemediğin için kendini boşlukta bırakma. Örneğin bir insani incitmişsen, ödeyeceğin bedel o insanin güvenini yitirmektir. Eğer seni sevmeyen biriyle birlikteysen, yalnız kalmaktan korkup ilişkide kalma, çünkü kalmanın bedeli sevgisiz bir hapiste yaşamaktır. Eğer farklı olmaktan korkuyorsan ve başka insanları taklit edip onlar gibi olmaya çalışıyorsan, ödeyeceğin bedel kendine olan saygını yitirmek olacaktır. Diğer taraftan bazen kendin gibi olmanın bedelinin de yalnız kalmak olduğunu unutma. O halde yasamda her zaman bir bedel ödeyeceğini hatırla. Bir adim atmadan önce mutlaka ödeyeceğin bedeli bil ve kazanacaklarına değip değmediğine bakarak kararlarını ver. Kural 10: İnsanlara karşı nazik ve sevecen ol, ne olursa olsun asla bir başka insani kırmak için konuşma, bilinçli olarak üzmeye çalışma ve kendi acını hafifletmek için bir başkasını yaralama. Kural 11: Hayatta en büyük dostun sen olabileceğin gibi hayattaki en büyük düşmanın gene sen olabilirsin. Seçimini yap ve kendin için dostu mu yoksa düşman mı olacağına karar ver. Yasamdaki tüm acıları atlatabilirsin, her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin, istersen kötü alışkanlıklarını bırakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin. İstersen kendine yeni bir hayat kurabilirsin. Eğer kendinin dostu olabilirsen. Kural 12: Asla tecrübe kazanmaktan kaçma ne kadar zor olursa olsun, yeniden ayağa kalk ve yola devam et. Hayati öğrenmek için o tecrübelere ihtiyacın var. Kalbin ask acısı ile yaralanmış ise, sonsuza kadar kendini aşka kapatma. Ruhun insanların acımasızlığı ile incinmiş ise, hayata küsüp kendini karanlık bir dünyada yasamaya zorlama. Bedenin çok büyük acılar çekmişse, kendini uyuşturup bırakma. Unutma bilge insan hayatı yaşayandır. Cesur insan korkusuzca devam edebilendir. Kahraman insan tüm acılarına rağmen yenilmeyendir…
v:* {behavior:url (#default#vml);} v:* { BEHAVIOR: url (#default#vml) }
| ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU.. Kural 1: Asla kendinden şüphe etme… Sen ne hissediyorsan o her zaman doğrudur. Dünyadaki bütün insanlar toplansa ve sana söylese bile senin hissettiklerin senin için doğrudur. Onlar farklı hissedebilir, farklı düşünebilir ama bu senin hissettiklerinin yanlış olduğunu göstermez, sadece onlardan farklı olduğunu gösterir. Kural 2: Asla farklı olduğun için utanma. Eğer çevrende senin gibi düşünen, seni anlayan insanlar yoksa , o zaman çirkin ördek yavrusu hikayesini hatırla… Muhtemelen sen yanlış yerde, yanlış insanlarla birlikte olduğun için seni anlamıyorlardır. O halde hedefin ait olduğun yeri bulmak olmalıdır. Asla muhteşem bir kuğu olduğun gerçeğini unutma ve ördek olmak için uğraşma. Kural 3: Geçmişte yaptıkların için pişmanlık duyma ve özür dileme….. Yaşadıklarının senin için önemli bir ders olduğunu kendine hatırlat. Bu tecrübe ile aldığın bilgiyi özenle incele, olayda yaptığın hataları ve yeniden ayni durumda olsan nasıl davranacağını iyice düşün ve gelecek olaylar için kendini hazırla. Kırılan vazo tamir edilemez ama gelecekte başka vazoların kırılması önlenebilir. Kural 4: Mümkün olduğunca kimsenin senin adına karar vermesine izin verme ama başkalarının hakli olabileceğini de unutma. Bu hayat senin ve istediğin gibi yasamaya hakkin var, fakat başkalarını dinle ve onların bakış açısını anlamaya çalış. Kural 5: Ailen dışındaki insanlarla ilişkilerinde asla kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atma ve kendini hayallerle kandırma. Her zaman ama her zaman önce sen gelmelisin. Asla başka insanlar üzülmesin diye kendini üzmeyi tercih etme. Sen kaldırabiliyorsan, onlarda kaldırabilir. Karşındaki insan senin mutluluğunu düşünmüyorsa ve senin üzülmene yol açıyorsa, o zaman o insan sana değer vermiyor demektir. Bu kişileri değiştireceğini ya da sana zamanla önem vereceğini düşünme. Sana karşılıksız sevgi veren ve senin için her şeyi göze alabilecek tek insanlar ailendir. Kural 6: Asla kaybetmekten korkarak, sırf inanmak istediğin için karşındaki insanin sevgi sözcüklerine inanma. Sevgi insanin kalbindedir, gözlerindedir, davranışlarındadır, ses tonundadır, sana verdiği önemde ve değerdedir, senin için yaptığı fedakarlıklardadır. İnsanlar çok kısa zamanda sevgi sözcüklerini umarsızca dağıtmaya başlarlar. Bunları dinle ama gerçek sevgiyi karşındakinin davranışlarına bakarak bul. İnanmak istediğin için değil gerçek olduğu için karşındaki insanin sözlerine inan… Kural 7: Her zaman ama her zaman, mutlaka kalbini dinle. Hayatta senin için neyin doğru olduğunu bir tek içindeki ses söyleyebilir. Dolayısıyla içindeki sesle konuşmayı öğren. Her gün kendinle kalmak için zaman ayır ve kalbini dinle. Başka şekilde hissetmek için ikna etmeye değil, gerçekten ne hissettiğini bulabilmek için dinlemeye çalış. Bazen içindeki ses sana çok zor geleni yapmanı söyleyebilir ya da duymak istemediklerini söyleyebilir Korkma… ve içindeki sesi dinlemeye devam et… Kural 8: Her zaman ama her zaman, mutlaka kendine iyi davran. Kendini sev, şefkatle yaklaş. Yanlış yaptığında acımasızca kendini eleştirip üzme… Aksine başını okşa, kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini söyle. Üzgün olduğunda, kırıldığında, acı çektiğinde, mutsuz hissettiğinde kendine özen göster, tıpkı hasta bakar gibi kendine bakim uygula. Yapmaktan hoşlandığın aktivitelerle meşgul ol ve bu durumdan çıkarak kimsenin seni incitmesine, üzmesine izin vermeyeceğini göster. Kural 9: Hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu asla unutma ve bedel ödemekten istemediğin için kendini boşlukta bırakma. Örneğin bir insani incitmişsen, ödeyeceğin bedel o insanin güvenini yitirmektir. Eğer seni sevmeyen biriyle birlikteysen, yalnız kalmaktan korkup ilişkide kalma, çünkü kalmanın bedeli sevgisiz bir hapiste yaşamaktır. Eğer farklı olmaktan korkuyorsan ve başka insanları taklit edip onlar gibi olmaya çalışıyorsan, ödeyeceğin bedel kendine olan saygını yitirmek olacaktır. Diğer taraftan bazen kendin gibi olmanın bedelinin de yalnız kalmak olduğunu unutma. O halde yasamda her zaman bir bedel ödeyeceğini hatırla. Bir adim atmadan önce mutlaka ödeyeceğin bedeli bil ve kazanacaklarına değip değmediğine bakarak kararlarını ver. Kural 10: İnsanlara karşı nazik ve sevecen ol, ne olursa olsun asla bir başka insani kırmak için konuşma, bilinçli olarak üzmeye çalışma ve kendi acını hafifletmek için bir başkasını yaralama. Kural 11: Hayatta en büyük dostun sen olabileceğin gibi hayattaki en büyük düşmanın gene sen olabilirsin. Seçimini yap ve kendin için dostu mu yoksa düşman mı olacağına karar ver. Yasamdaki tüm acıları atlatabilirsin, her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin, istersen kötü alışkanlıklarını bırakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin. İstersen kendine yeni bir hayat kurabilirsin. Eğer kendinin dostu olabilirsen. Kural 12: Asla tecrübe kazanmaktan kaçma ne kadar zor olursa olsun, yeniden ayağa kalk ve yola devam et. Hayati öğrenmek için o tecrübelere ihtiyacın var. Kalbin ask acısı ile yaralanmış ise, sonsuza kadar kendini aşka kapatma. Ruhun insanların acımasızlığı ile incinmiş ise, hayata küsüp kendini karanlık bir dünyada yasamaya zorlama. Bedenin çok büyük acılar çekmişse, kendini uyuşturup bırakma. Unutma bilge insan hayatı yaşayandır. Cesur insan korkusuzca devam edebilendir. Kahraman insan tüm acılarına rağmen yenilmeyendir… | | | __._,_.___
http://WwW.CeLeBiYiZ.BiZ http://www.gruplar.info Grup Web adresi: http://groups.yahoo.com/group/guzelgrubum Grup Mail adresi: GuZelGruBum@YahooGroups.Com Uyelik icin : guzelgrubum-Subscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir. Uyelikten Ayrilma: guzelgrubum-Unsubscribe@YahooGroups.Com bos bir mail atip geri gelen comfirm maili yanitla gonder (reply send) yapmaniz yeterlidir. Gunde tek mail (sadece duzyazi): guzelgrubum-Digest@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir. Tatile gidecegi mail gelmesin :): guzelgrubum-Nomail@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir. Mailler Normal gelsin : guzelgrubum-Normal@YahooGroups.Com bos bir mail atmaniz yeterlidir. 750 kb asan maillerinizi chelebi06@yahoo.com adresine atabilirsiniz. http://www.gruplar.info
__,_._,___
Bu Yazıyı Paylaşın
Zuma Pack [6 Zuma Oyunu]
Deluxe, Star Wars, Tumblebugs, Atlantis, Luxor, Cameleon
Unearth the ancient secrets of Zuma! Survive the hidden jungle temples… Shoot magical balls to clear a deadly chain… Avoid dangerous traps… Do it all before the chain reaches the golden skull. Be quick, or you’ll be history in this action-packed challenge.
http://rapidshare.com/files/108386561/Zuma_Atlantis.rar
http://rapidshare.com/files/108387005/Zuma_Cameleon.rar
http://rapidshare.com/files/108387229/Zuma_Deluxe.rar
http://rapidshare.com/files/108385143/Zuma_Luxor_Amun_Rising.rar
http://rapidshare.com/files/108385646/Zuma_Star_Wars.rar
http://rapidshare.com/files/108385938/Zuma_Tumblebugs.rar
Şifre: www.celebiyiz.biz
Bu Yazıyı Paylaşın
(Oyun) Sheep’s Quest ve Chess 3D v2.7
Sheep’s Quest
Koyunlar geri döndü! Çeşitli hayvanların, sizin kılavuzluğunuzda, açgözlü düşmanları aşıp, güvenle eve ulaşabilmelerini sağlamanız için, yeni bulmacalarla bezenmiş bu oyunu çok seveceksiniz!
http://rapidshare.com/files/108388965/Sheep_s_Quest.rar
Şifre: www.celebiyiz.biz
The farm on which the world’s fluffiest sheep live is falling apart! Will you help them rebuild their home? All you have to do is guide the animals through seven challenging game worlds in an effort to collect enough coins to pay for the renovations. By placing arrows on the ground, you can also steer the adorable creatures away from enemies and obstacles and maneuver them onto jump pads that will toss them over raging waters! An assortment of bonuses is on hand to help you beat all of the levels in this stimulating puzzle game. Best of all, you can spend the money your sheep gather on upgrades for their farm. In addition to easy point-and-click controls, Sheep’s Quest features colorful graphics, delightful audio and professionally animated cinematics. Are you ready? The journey is about to begin!
Bu Yazıyı Paylaşın
Page 4 of 43« First...«23456»...Last »

| |