KADIN
HAYATINIZ SEÇTİĞİNİZ KADINDIR
Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman Generale :
-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der. ‘Kadınlar hayatta en çok ne ister?’ budur bilmek istediğim…….
Bu sorunun yanıtını getir ; kurtar kelleni der.
General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve
Kafdağındaki bir cadının bunu bildiğini öğrenir….
Günlerce gecelerce at koşturur , cadıyı bulur ve sorar:
-Kadınlar hayatta en çok ne ister?
Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki yenilir yutulur cinsten değil…..
-Evlen benimle!!!!….. O zaman öğrenirsin ancak istediğini…
Bu ölümcül teklifi kabul eder General ve doğru yanıtı alır almaz koşar Harun Reşit’e ve :
-Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!.
Harun Reşit Generalin hayatını bağışlar ancak cadıyada evlenmek için söz vermiştir. Neyse evlenirler.
İlk gece General bir bakar ki , o korkunç cadı dünyalar güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada…..
Konuşur cadı : - Benim kaderim böyle…. Günün sadece yarısı güzel olabilirim , diğer yarısı çirkinim der.
Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım, yoksa gündüzleri dışardayken mi?…..
General düşünür ve : - Sen bilirsin kararı kendin ver der.İşte o an korkunç cadı sonsuza dek güzel bir kadın olarak kalır….
Peki bu öyküden çıkarılacak 3 ders nedir???
1.Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler. 2.Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir. 3.İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında bir cadıdır.
Hayatınız seçtiğiniz kadındır…….
Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz,
Bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz,
Zeki bir kadına rastlarsanız zekanız gelişir.
Hayat kat kattır.
Babil’in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür.
Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası ,
manzarası ve hayatıdır…..
Hayatınız seçtiğiniz kadındır……
Bugun Bir Melek Gordum Dusumde
BUGÜN B©R MELEK GÖRDÜM DܪÜMDE Gerçe»in kâbus olup çöktü»ü anda Saniyeler ac¹tan kalp at¹º¹yd¹ Ümidin yerini korku alm¹ºt¹ Tam ona ihtiyac¹m olan zamand¹ Bugün bir melek gördüm düºümde Üzülme diyordu, bak yan¹mdayd¹ Ayn¹ duruº, ayn¹ bak¹º, ayn¹ sevecen Kendimi bir defa cennette sand¹m Açt¹m gözlerimi gece de»ildi Açt¹m bir daha tam karº¹mdayd¹ K¹rpt¹m gözlerimi gözüne de»di K¹rpt¹m bir daha hala ordayd¹ Geldim üç tane mektubu vard¹ Hiçbiri rüyada aç¹lmam¹ºt¹ Bir melek görünce a»lan¹r m¹ym¹º? Gözlerim hiç bu kadar ¹slanmam¹ºt¹. Di»er Yaz¹lar: 1. Guguk Kuºu ve Ötle»en: http://yetkinaksungur.blogcu.com/16939731/ 2. Ürküttün Kurba»ay¹ Sevindirdin Derviºi: http://yetkinaksungur.blogcu.com/16741171/ 3.. Öykü: Bir Kaybolma Öyküsü: http://yetkinaksungur.blogcu.com/16633741/ 4. Al¹nt¹: Azrbaycan’dan Bir Fethullah Gülen De»erlendirmesi: http://yetkinaksungur.blogcu.com/16309481/ 5. ªiir: Band¹rma Vapuru: http://yetkinaksungur.blogcu.com/16278101/ 6. Osman Nevres Nam¹ Di»er Hasan Tahsin: http://yetkinaksungur.blogcu.com/16008061/ 7. Olli Rehn “Laik Faºistler” ve Anneler Günü: http://yetkinaksungur.blogcu.com/15763611/ 8. 1 May¹s: Gericili»in Takiyyeyi B¹rakt¹»¹ Gün: http://yetkinaksungur.blogcu.com/15013071/ 9. Gericiler Yeniyi Sevmez, TDK, Yeni Kelimeler: http://yetkinaksungur.blogcu.com/15562261/ 10. H¹drellez: http://yetkinaksungur.blogcu.com/15306361/ 11. ªiir: Emek: http://yetkinaksungur.blogcu.com/14865471/ Ve Di»er Yaz¹lar: http://yetkinaksungur.blogcu.com
ODTU Bu Hafta Bulteni (26 Mayýs-01 Haziran 2008)
ODTÜ Bu Hafta Bülteni
26 Mayıs-01 Haziran 2008 Sayı: 911
ODTÜ GÜNÜ
Üniversitemizin kuruluşunun 52. yıldönümü 30 Mayıs 2008 Cuma günü yapılacak olan ODTÜ GÜNÜ töreniyle kutlanacaktır.
ODTÜ GÜNÜ töreninin saat 11.00′de Kültür ve Kongre Merkezi A Salonu’nda başlayacak olan birinci bölümünde Üniversitemiz Senatosu’nun kararıyla belirlenmiş olan ODTÜ Üstün Hizmet, Senato Özel Ödülü ve ODTÜ Takdir Ödülleri takdim edilecektir.
Törenin saat 14.00′de KKM Kemal Kurdaş Salonu’nda başlayacak olan ikinci bölümünde ise Turan Baskan Ödülleri ile Üniversitemize 20 yıl hizmet vererek emekli olan akademik ve idari personelimize hizmet plaketleri ve Üniversitemizde 20, 25, 30, 35, 40 hizmet yılını dolduran mensuplarımıza hizmet belgeleri sunulacaktır.
ODTÜ Günü törenine tüm akademik ve idari personelimiz ile aileleri, öğrencilerimiz ve mezunlarımız davetlidir. devamı >>>
haberler
BİLİMSEL TOPLANTILAR
27 Mayıs 2008/Salı Uygulamalı Matematik Enstitüsü’nce, “New Bayesian Methods for Factor Models and their Applications in Finance and Macroeconomics” konulu seminer düzenlenmiştir. Prof. Dr. Necati Tekatlı (Institut d’Anàlisi Econòmica, Bellaterra, Barcelona), tarafından verilecek seminer IAM S-209 No’lu salonda saat 15.30′da başlayacaktır.
28 Mayıs 2008/Çarşamba Çevre Mühendisliği Bölümü’nce, “Biotechnological Developments in Environmental Engineering’ konulu seminer düzenlenmiştir. Zöhre Kurt tarafından verilecek seminer CZ-14 No’lu Amfi’de saat 15.40′da başlayacaktır.
28 Mayıs 2008/Çarşamba Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü’nce, “Computational Aeroacoustics and Its Application to Predict Fan Noise Radiation from Turbofan Engines with Acoustic Treatment” konulu seminer düzenlenmiştir. Prof.Dr.Yusuf Özyörük (ODTÜ Havacılık ve Uzay Müh. Böl.) tarafından verilecek seminer Havacılık ve Uzay Müh.Böl.Seminer Odası’nda saat 13.40′da başlayacaktır.
29 Mayıs 2008/Perşembe Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü’nce, “Aerodynamic Modeling and System Identification from Flight Data: Recent Applications at DLR” konulu seminer düzenlenmiştir. Dr. Ravindra Jategaonkar (Senior Scientist, Institute of Flight Systems, DLR-German Aerospace Center, Braunschweig, Almanya) tarafından verilecek seminer Havacılık ve Uzay Müh.Böl. Seminer Salonu’nda saat 14.00′de başlayacaktır.
29 Mayıs 2008 /Perşembe Makina Mühendisliği Bölümünce, “Characterization to Patterning: Engineering at Small Scales” konulu seminer düzenlenmiştir. Dr.Pınar Mengüç (University of Kentucky) tarafından verilecek seminer Makina Mühendisliği Bölümü E-200 No’lu salonda saat 13.30′da başlayacaktır.
KÜLTÜREL ETKİNLİKLER
KÜLTÜR VE KONGRE MERKEZİ MAYIS AYI ETKİNLİKLERİ
13-26 Mayıs 2008 ODTÜ Mimari Projeler Sergisi 2000-2008 Büyük Fuaye
31 Mayıs 2008/Cumartesi Bahar Konseri Ted Ankara Koleji Vakfı Nefesli Çalgılar Orkestrası ve Korosu Kemal Kurdaş Salonu / Saat: 20.00
31 Mayıs 2008 Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası- Hector Ulises Passarella Konseri ODTÜ Stadyumu / Saat:20.00 2007-2008 Öğretim Yılı Kapanış Konseri
NOT: Etkinlikler için biletler KKM bilet satış ofisinden temin edilebilir. Tel.: 2104162
ODTÜ’DE SİNEMA
Film : PERSEPOLİS Tarih : 23-29 MAYIS 2008 Saat : 19.30 Yer : Üçlü Amfi Bilgi İçin Tel : 3271
Bozkırı Yeşertenler ve Zor Yıllar Belgeselleri gösterimde
Yapımcılığı GİSAM’ın, yönetmenliğini Önder Özdem ve Berrin Balay Tuncer’in üstlendiği Bozkırı Yeşertenler ve Zor Yıllar belgeselleri mezunlar günü nedeniyle; 27 Haziran 2008 saat 19.00′da Mimarlık Amfisi 28 Haziran 2008 tarihinde saat 20.00′de KKM B Salonu’ nda gösterime sunulacaktır..
Tüm mensuplarımız, mezunlarımız davetlidir.
SERGİ
Bu yıl yedincisi gerçekleştirilecek olan ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü öğrencilerinin mezuniyet projeleri, 2-4 Haziran 2008 tarihleri arasında ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecektir.
Sergi, tüm tasarım severlere açık ve ücretsizdir.
sportif etkinlikler
ÜNİVERSİTELERARSI OKÇULUK TÜRKİYE BİRİNCİLİĞİ Üniversite Sporları Federasyonu tarafından 6-7 Mayıs 2008 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen Üniversitelerarası Okçuluk Türkiye Birinciliği’nde Üniversitemiz Bayan Takımı 2. lik, Erkek Takımı 3. lük derecelerini elde etmişlerdir.
ÜNİVERSİTELERARASI BİLARDO TÜRKİYE BİRİNCİLİĞİ Üniversite Sporları Federasyonu tarafından 12 - 15 Mayıs 2008 tarihlerinde Malatya İnönü Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Üniversitelerarası Bilardo Türkiye Birinciliği’nde Üniversitemiz Bayan Takımı 2.lik, Erkek Takım 3. lük elde etmişlerdir.
EŞLİ DANSLAR TOPLULUĞU YILSONU GÖSTERİSİ ODTÜ Eşli Danslar Topluluğu, her yıl geleneksel olarak gerçekleştirdiği yılsonu şovunun yirmincisini bu yıl 2-3 Haziran 2008 tarihlerinde saat 20.00′de Kültür ve Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu’nda dans severler ile buluşturuyor. Üniversitemizin tüm öğrencileri ve personeli bu keyifli dans gecesine davetlidir.
Ve perde bir kez daha açılıyor… Bugüne kadar ki tüm gösterilerimizde sizlere farklı bir hikaye anlattık hep. Kimi yıl bir ayrılık öyküsü oldu bu, kimi kez iyi ile kötünün savaşı. Bazen de bir günlüğün sararmış sayfaları arasında gezinip bir dansçının adımlarıyla dünya seyahatine çıktık birlikte. Bu yılkı öykümüzse çok daha içten, daha tanıdık aslında.
“20″ bizi sizlere anlatıyor dostlar; bir dansçının EDT ile ilk tanıştığı günden, sahnede sizlerin alkışlarıyla buluşuncaya kadar yaşadıkları bukle bukle dökülüyor önünüze… Seçmelerdeki o ilk heyecan, topluluk odasındaki ilk dans adımları, antrenmanlardan da yorucu ısınma çalışmaları, içindeyken hiç bitmeyecekmiş gibi gelen; bittiğindeyse hevesle bir sonraki beklenen antrenmanlar, partiler, yarışmalar, geziler ve gösteriler… Kısaca 20 yıldır takip spotları altında ve görkemli koreografiler ile sizlerle buluştuğumuz birkaç saatin dışında; perdenin arkasında yaşanmış, negatif film şeritlerinde saklı kalmış heyecanlar, hüzünler, kavgalar ve aşklar gün yüzüne çıkıyor bu kez. Sevgili dans dostları, 20. buluşmamız için takvimlerinize not düşebilirsiniz… 2-3 Haziran günleri, saat tam 20.00′de… İlk günkü heyecanımız ile sizi bekliyor olacağız….
TENİSTE İKİ OYUNCUMUZ MİLLİ TAKIMDA ODTÜ Spor Kulübü Tenis Branşı 14 yaş oyuncularından Durukan Durmuş ve Gökhan İder İstanbul’da yapılanYaş Milli Takım Belirleme Turnuvası sonunda 14 Yaş Milli Takımına seçilmişlerdir.
TSSF-Türkiye Serbest Dalış Dinamik Apnea Şampiyonası ODTÜ Su Altı Sporları Takımları (SAS) ve Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu (TSSF) işbirliği ile 17-18 Mayıs 2008 tarihlerinde ODTÜ Kapalı Yüzme havuzunda gerçekleştirilen TSSF-Türkiye Serbest Dalış Dinamik Apnea Şampiyonasında; Takımlarımız Bayanlarda Türkiye 1.si, Erkeklerde ise Türkiye 2.si olmuştur. Bireysel sıralamada ise ODTÜ Spor Kulübü SAS Sporcusu Devrim Cenk Ulusoy Türkiye 1.si olmuştur. ODTÜ Geleneksel yarışmasında ise ODTÜ SAS Sporcusu Görme Engelli Deniz Aydemir 3. olmuştur.
sosyal tesisler müdürlüğü
KONUT HABERLERİ
BEYPAZARI (Günübirlik) Havuç ve Güveç Festivali 7 Haziran 2008 Ücret: 45.- YTL Ücrete Dahil Hizmetler: 0403 otobüslerle ulaşım, yöresel öğle yemeği, , çevre gezileri, rehberlik. Gezilecek Yerler: Hıdırlık, Kültür Evi (Müze), Arasta, Gümüşçüler Çarşısı ve gümüş alışverişi, Kilim Atölyesi, Beypazarı Maden Suyu İşletmesinde soda ikramı, İnözü Vadisi (Müze girişleri ücrete dahil değildir). NOT:Geziler minimum 20 kişi olduğunda midibüsle, 30 kişi olduğunda otobüsle ulaşım sağlanacaktır.
KAPADOKYA 15-16 Temmuz 2008 (1 Gece - 2 Gün) Burcukaya Otel **** Ücret: 115.- YTL. Ücrete Dahil Hizmetler: 0403 otobüslerle ulaşım, yol ikramları, 4 yıldızlı otelde YP konaklama (1 açık büfe sabah kahvaltısı ve 1 açık büfe akşam yemeği), Çevre gezileri, Rehberlik, Gezilecek Yerler: Ihlara Vadisi, Ürgüp, Kaymaklı Yeraltı Şehri, Uçhisar Kalesi, Güvercinlik Vadisi, Paşabağ, Avanos Çanak Çömlek Gösterimi, Onyx Atelyesi, Şarap Fabrikası-şarap ikramı (müze girişleri ücrete dahil değildir).
KİRALIK DAİRELER *Çayyolu Enguru Sitesi, 5+1, 3 katlı villa. Tel: 0533 847 50 47 *Çiğdem Mahallesi, Dünya 1 Sitesi’nde B2′de, 3+1, merkezi sistem, yakıt ücreti uygun, katta, bakımlı. Tel: 286 92 29 / 0537 964 64 65 *Tandoğan Meydanı, bahçe içi, metro karşısı, net 190 m2, masrafsız ev veya işyeri. Tel: 229 01 92 *100. Yıl Ormancılar Sitesi’nde (Çağdaş Market arkası), 3+1, 6. kat, merkezi ısıtma, manzaralı, 750,00 YTL. Tel: 210 45 81 / 0532 450 40 82 *Eryaman 2.Etap İçtaş Blk. 4 katlılarda, 2+1 Merkezi sistem. Tel: 210 2807 / 0 539 3034455 *Çiğdem Mahallesi ODTÜ’ye yakın, 4+1, 3.kat, manzaralı Tel.: 0505 273 06 75-2104060 *Batıkent Mesa, 3+1,dublex, kombili, Tel.:2103535-0536 2966114 *Eryaman, CarrefourSa karşısı, 3+1, kombili, yapılı daire Tel.: 0536 7254658 *Aşağı Eğlence’de Adese arkası, 3+1, kombili, möbleli. Tel.: 0532 5048922-2842226
SATILIK İLANLAR *Emek 8. Cadde’de, 3+1, katta. Tel: 239 31 17 / 0555 676 47 95 *Cebeci’de, acil bahçe katı, full yapılı, 2+1, 80 m2, krediye uygun.Tel: 0505 526 31 27 *Yenimahalle Yakacık’ta, çevre düzenlemeleri yapılan, bitim aşamasında, 135 m2 bahçeli, 320 m2 tribleks, 76.000 YTL. Tel: 210 61 42 / 0533 493 99 91 *Ortadoğu Çamlık Sitesi, 246 Numaralı Ev Tel: 286 45 45 / 0532 559 03 54 *Devremülk Antalya-kemer Naturland Taş Ev,1+1 Ekim 42.hafta Tel.: 2102140-4960282 *Yaşamkent, Şekerkent Sitesi, 3+1, 150 m2, yeni, 240.000.00 YTL Tel.: 0555 490 54 06
Tüm geziler ve konut haberleri için Tel: 210 3610-3611
çakkýdý gifler
Amanda hadi kalk kaynaşalım kızÇakkıdı çakkıdı oynaşalım kızAzıcık alttan azıcık üstten Hoppidi hoppidi hoplatalım kız Herkesi Öpesim Var BİR TANEMBir sabah bakacaksın ki bir tanem,Ben yokum.Dünyayı sana bırakıyorum.Söz aldım saatlerden,Sana koşacaklar.Söz aldım gecelerden,Seni uyutacaklar.Şarkılardan söz aldım,Hatırlatacaklar.Ve gözlerindeki yağmurlar pencerende,Beni anlatacaklar sana bir bir, ilerde.Belki bir gün buğday misali düştüğüm yerde,Belki de bir dikenin dibindeyimdir, çaresiz,Kim bilir nerelerde?Bir sabah bakacaksın ki bir tanem,Ben yokum.Dünyayı sana bırakıyorum. _________________________________________________________________ Kendinizi ifade edin: giriş sayfanızı Live.com ile istediğiniz biçimde tasarlayın. http://www.live.com/getstarted
ÖRGÜ VE BÝLGÝSAYAR :::)))))
BİR TANEMBir sabah bakacaksın ki bir tanem,Ben yokum.Dünyayı sana bırakıyorum.Söz aldım saatlerden,Sana koşacaklar.Söz aldım gecelerden,Seni uyutacaklar.Şarkılardan söz aldım,Hatırlatacaklar.Ve gözlerindeki yağmurlar pencerende,Beni anlatacaklar sana bir bir, ilerde.Belki bir gün buğday misali düştüğüm yerde,Belki de bir dikenin dibindeyimdir, çaresiz,Kim bilir nerelerde?Bir sabah bakacaksın ki bir tanem,Ben yokum.Dünyayı sana bırakıyorum. _________________________________________________________________ Kendinizi ifade edin: giriş sayfanızı Live.com ile istediğiniz biçimde tasarlayın. http://www.live.com/getstarted
……gizlibahce grubu…… Kaldýramadým Yokluðunu
Yokluðun içimde ateþten bir gömlek. Her gün yenisiyle deðiþtiriyorum. Her gün bir öncekinden daha çok yanýyor caným. her gün bir öncekinden daha çok ölüyor ruhum. Senin sevginle hayat bulurken diðer yandan yokluðunla biraz daha yok oluyorum. Yokluðun içimde fýrtýna önceki bir sessizlik. Her zamankinden daha çok durgunum, her zamankinden daha çok yaralý. Rüzgarda yolunu þaþýrmýþ bir kelebek misali salýnýyor cansýz bedenim sensizliðin girdabýnda.. Sana deli gibi aþýkken kollarýmýn hep boþluðu sarmasý acý veriyor. Sözler dokunuþlarýn yerini almýyor. Bu yüzden ne söylesem hep yarým ne yazsam hep eksik kalýyor. Seni sensiz yaþamaya alýþtým demiþtim ya.. Yalan söyledim sana. Kendimle birlikte kandýrdým seni de.. Bir avuntuydu imkansýzlýðýna karþý.. Bir teselliydi çaresizliðimize nispet.. Hani sensiz yaþayamam ben ölürüm demiþtim ya sevgili.. Ãimdilerde nefessiz kalýþým bu yüzden.. Ben sensizim yokluðunda.. ben nefes alamýyorum.. ben ölüyorum sevgili.. ben ölüyorum.. yokluðun ölümün diðer adý.. Bugünlerde garip bir hal var üzerimde.. Alýþtým sandýðým yokluðun yüreðimi eziyor. Ãarkýmýzý dinleyemiyorum artýk.. Ãmkansýzlýðýn ruhumu yakýyor. Ãarkýmýzdan akan her ezgiyle, gözümden akamayan kristal gözyaþlarým kalbimi acýtýyor.. ben güçlü deðilim. Kalbim kalbine emanet yar.. Hani derler ya, “gitmek mi zor kalmak mý”… ben bu sorunun cevabýný veriyorum þimdilerde gece gözlüm. Benim için en zoruydu aþkýný sensiz yaþamak, seninle sensizliðinde kalmak. Herþeyi ardýnda býrakýp da gitmek.. ruhunu emanet aldýðýn yere teslim etmek.. Adýný kurutulmuþ bir gül gibi yüreðimde saklýyorum bu sevgiyi senden uzakta sensiz yaþýyorum ne sesin var ne kokun hangi günahýn bedeli senin yokluðun!” alýntý…
Türkiye’nin Ýlk Yerli Otomobili DEVRÝM Belgeseli
Kurtuluş Savaşı zamanında o zamandaki adı Eskişehir cer atelyesinde yapılması çok tehlikeli olan top mermilerini tornalayarak çaplarını küçültüp kullanılmasını sağlayarak Milli Mücadeleye çok büyük katkı sağlayan; Kıbrıs Savaşında A.B.D nin kullanmamamız için aldığı füze rampalarını o zamandaki ismi ile E.L.M.S. ( Eskişehir Lokomotif Motor Sanayi) de yeniden inşa edilerek orjinalden daha hassas isabet ederek galibiyetimize katkı sağlayan şu anda sadece Eskişehirlilerin ve demiryolcuların bildiği kendi halinde unutulmuş Türkiyenin en eski fabrikalarından 112 yıllık TÜLOMSAŞ ( Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi ) ta 1961 yılında Türkiye’de otomobil imal edilemez denirken o zamandaki ihtilal hükümetinin emriyle 4,5 ayda üretilen Türkiye’nin ilk yerli otomobili DEVRİM’in hazin öyküsünü aşağıdaki linklere yükledim. Eğer Devrim projesi devam etseydi acaba Türkiye dünya otomobil pazarında şimdi ne durumda olurdu?… Şu anda ki yerli otomobil fabrikalarından kaç tanesi olabilirdi acaba? Tartışma yaratacak bir konu olarak görüyorum…
http://rapidshare.com/files/117285457/devrim_oto_belgesel.part1.rar http://rapidshare.com/files/117291778/devrim_oto_belgesel.part2.rar http://rapidshare.com/files/117298111/devrim_oto_belgesel.part3.rar http://rapidshare.com/files/117298223/devrim_oto_belgesel.part4.rar
Tarih 16 Haziran 1961. Türkiye sıkıntılı bir dönemin ardından yeniden yapılanmaya çalışıyor. İhtilal sonrası dönemde bir söylenti ortalıkta dolaşıyor, “Türkler araba yapamaz”. Dönemin iktidarı, 16 Haziran günü Devlet Demiryolları Fabrikaları ve Cer Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden 20 tanesini toplantıya çağırıyor. Amaç ise, “Türkler araba yapamaz” kanısını ortadan kaldırmak. Ve ilk Türk yapımı Devrim arabasının öyküsü burada başlıyor.
Türklerin, dünyaya bir meydan okuma hikayesidir Devrim arabasının serüveni… Dönemin iktidarı, 29 Ekim kutlamalarına yetişmesi için bir araba siparişi veriyor Eskişehir’e. Aracın adı Devrim. İmkansızı başarmanın nasıl olduğunu gösteriyor Devrim arabası. Çünkü arabanın yapımı için verilen süre çok kısıtlı ve bir kanı var ortada dolaşan: “Türkler araba yapamaz”.. Tüm ülkede üniversiteden, basına; bir avuç sanayiciden politikacıya, sesi duyulabilen kimse ne otomobil ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, film gösterili konferanslarda bu görüş vurgulanıyor.
Ancak inanılmaz bir şey gerçekleşiyor. Ve araba, 28 Ekim 1961 sabahı Türkiye’de yapılan bir otomobil, kaportası pürüzsüz olmasa da, kendi tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye’de yapılan kendi motorunun gücüyle Büyük Millet Meclisi Binası önüne götürülerek Devlet Başkanı Cemal Gürsel Paşa’ya sunulabiliyor.
29 Ekim 1961 günü ise Devrim, Cumhuriyet kutlamalarına katılıyor. Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel gelmeden tüm hazırlıkları tamamlanan Devrim’in bir tek benzini unutuluyor. Cumhurbaşkanı Gürsel, benzini konulmayan arabanın ön koltuğuna oturuyor.. Araç meclisin bahçesinde tur atarken; herkes pek keyifleniyor. Ne de olsa bu kendini kanıtlama savaşı ve bu savaş yine kazanılıyor. Cemal Gürsel, bu arabayı Atatürk’ün de görmesini istiyor ve Devrim’i Anıtkabir’e götürülmesi için talimat veriyor. Ancak benzini unutulan araba henüz 100 metre ilerlemişken duruyor. Devrim’in kıymetli yolcusu, şaşkın bakışlarla süzüyor “devrimin itici gücünü”… Şoför “Benzin bitti” diye boynunu bükünce , Cemal Gürsel durumu şöyle özetliyor: “Batı kafasıyla otomobil yaparız, Doğu kafasıyla ikmali unuturuz.”
DEVRİM NASIL YAPILDI
Projeyle başka bir kuruluşun değil de TCDD’nin görevlendirilmiş olmasının nedeni, o tarihlerde TCDD’nin onarım amacıyla kurulmuş fakat geniş ölçüde yedek parça imal eden Ankara, Eskişehir, Sivas ve Adapazarı’ndaki fabrikaları ile önemli bir teknik potansiyeli ve yetişmiş işçisinden mühendisine kadar güçlü bir teknik kadrosunun bulunmasıydı. Yüksek Mühendis Emin Bozoğlu, yönetim grubunun başı olarak 20 mühendisin olağanüstü bir tempoyla fakat gönül rahatlığı içinde çalışmasını sağlayıp eş yöneltmek suretiyle birinci derecede rol oynamıştı. Devrim için ayrılan ödenek 1.400.000 TL, yapılışı için verilen süre ise 4.5 aydı.
Zamana karşı yapılan yarışın kazanılmasında ikinci etken, görev alan mühendislerin, proje süresince hafta sonları da dahil her gün, en az 12′şer saat, gerektiğinde bazı geceleri, sökülmüş bir otomobil sedirinin üzerinde birkaç saat kestirerek, işbaşında kalmayı yüksünmeyecek ölçüde davaya gönül vermiş olmalarıydı. Çalışmalar için, Eskişehir Demiryolu Fabrikalarında dökümhane olarak yapılıp kullanılmayan bir bina seçildi. Elden geldiğince çeşitli tipte otomobil yapısını yakından inceleyerek fikir edindikten sonra yapılacak tipin boyutları, motor, şanzıman vb. öteki grup ve parçaların nasıl tasarlanıp imal edileceği üzerinde durulması sonucuna varıldı.
Önce otomobilin ana hatları belirlendi. Dört ila beş kişilik, toplam 1000-1100 kg. ağırlığında orta boy denilebilecek bir tip üzerinde uzlaşıldı. Motor 4 zamanlı ve 4 silindirli olarak, 50-60 BG. vermeliydi.
Karoser için hazırlanan 1/10 ölçekli maketlerden seçilen 1/1 ölçekli alçı modeli yapıldı. Karoserin damı, kaput ve benzeri sacları, sonra bu modelden alınan kalıplarla yapılmış beton bloklara çekilmek ve çekiçle düzeltilmek suretiyle tek tek imal edildi. Karar verilen yandan supaplı bir 4 silindirli motorun, gövde ve başlığı Sivas Demiryolu Fabrikalarında dökülüp, Ankara Fabrikasında işlendi. Piston, segman ve kolları Eskişehir’de yapıldı. Motor Ankara Fabrikasında monte edildi. Frenlemede 40 BG.’den fazla güç alınamayan bu motora alternatif olarak Ankara Fabrikası aynı gövde ve krank milinden yola çıkarak başka bir tip geliştirdi.
B Tipi adı verilen üstten supaplı bir üçüncü motor da bu kez tanınmış bir 6 silindirli otomobil motorundan esinlenerek, fakat krank ve eksantrik milleri yeni baştan çizilip, hesaplanmak suretiyle Eskişehir’de imal edildi. Bu motor frenleme de 60 BG.’ye ulaşmış ve daha sonra Diesel’e çevrilerek istasyon aydınlatılmasında kullanılmak üzere yapılan elektrojen gruplarına uygulanmıştır. Süspansiyon grubu ön takımları için “Mc Phearson” sistemi önerilmişti. Bu gün çok yaygın kullanılan bu sistem, o tarihte bulduğumuz kadarıyla bir tek firma tarafından uygulanıyordu. Benimsendi ve Eskişehir’de yeniden imal edildi.
Eylül sonuna doğru, ön ve arka camları, piyasada bulunabilenlere uydurmak zorunluluğuyla modele göre biraz değiştirilmiş iki gövde çatılmış ve biri A diğeri B tipinden iki ayrı motor hazırlanmış bulunuyordu. Şanzumanlar, Ankara Fabrikasınca tümü yerli olarak yapılmıştı.
Montaja geçildiğinde karşılaşılan en büyük sorunlardan biri de gövde-motor uyumunu sağlamak, debriyaj, gaz ve fren kumanda mekanizmalarını yerleştirmek ve direksiyonun en uygun konumunu bulmaktı. Ayarlı direksiyon önerisi kabul edilmedi. İki yıl sonra Cadillac bunu bir yenilik olarak getiriyordu. Nihayet Ekim ortalarında Devrim otomobillerinden ilki tecrübeye hazır duruma gelebildi. Elektrik donanımı, diferansiyel dişlileri, kardan istavrozları ve motor yatakları ile cam ve lastikleri dışında tüm parçalar yerli idi.
Tüm olanların yanında Devrim arabasının en büyük önemi, önemi Türk mühendisinin bir şeyler yapabileceğini, başarabileceğini göstermiş olmasıdır. Belki de Devrim yol ortasında benzini olmadığı için durmasaydı ve üretimi devam ettirilseydi, şu anda Türkiye dünyanın en büyük makine sanayilerinden birini kurmuş olabilirdi.
DEVRİM’İN KÜNYESİ
İmal Tarihi:1961 Ağırlık: 1250 kg. Uzunluk: 4500 mm. Genişlik: 1800 mm. Yükseklik: 1550 mm. İmal Yeri: Eskişehir Demiryolu Fabrikası İmal Süresi: 4,5 ay Üretim Sayısı: 4 Adet Binek Otomobili 10 Adet Motor: 4 adet A4L tipi 3 adet A4T tipi 3 adet B3T tipi 7 Adet Şanzuman: 3 adet A tipi 4 adet B tipi Silindir Sayısı: 4 Silindir Çapı: 81 mm. Silindir Hacmi: 20 70 cm Strok: 100 mm. Kompresyon: 6,8 : 1 Güç: 50 Hp Devir: 3600 d/d Karakteristik: Dört zamanlı
Fikra
Biri nisanli, biri evli, biri de sevgililisi ile birlikte yasayan 3 kadin konusurken erkeklerine fantezi yasatmaya karar verir, 3u de ayni seyi giyecek ve ne oldugunu birbirine anlatacaktir, kiyafet siyah deri bustiyer, jartiyer ve siyah maske olarak secilmistir, 2 gun sonra bulustuklarinda once nisanli olan kadin anlatir:
Deri bustiyeri giydim, jartiyeri taktim, maskeyi de takip nisanlima kapiyi oyle actim, beni gorunce ’sen benim hayatimin kadiniisn ‘ dedi ve butun gece sevistik
Sevgili olan da ‘ben de giyindim, maskeyi de takip, ustume bir pardesu gecirdim, onun ofisine gittim, iceri girip kapiyi kapatip pardesuyu actigimda hicbirsey demeden beni masaya yatirdi ve butun gece sevistik’
Evli olana donerler, o da anlatir ‘Ben de cocuklari anneme yolladim, isiklari kistim, jartiyer ve deri bustiyeri giyip maskeyi taktim, kocama kapiyi oyle actigimda bana ‘Selam Batman, bu aksam yemekte ne var?’ dedi
__________ Information from ESET NOD32 Antivirus, version of virus signature database 2888 (20080220) __________
The message was checked by ESET NOD32 Antivirus.
http://www.eset.com
Bugün Sizi Neler Bekliyor?
Bugün Sizi Neler Bekliyor?* * Bugün Ay, detaycı ve analitik özelliklerini göstereceği Başak burcunda ilerlemeyi sürdürüyor. Gün içinde Ay’ın birçok dinamik açısı var. Bugün bakım ve diyet konularına daha çok yer verebiliriz. Sabah saatlerinde Ay, Venüs ile kontak halinde olduğundan imajını değiştirmek isteyenler için iyi şartlar sunuyor. Öğleden sonra ise Ay-Uranüs karşıtlığı daha beklenmedik olayları karşımıza çıkartabilir. Ay, akşamüstü boşluğa giriyor. Bu nedenle gece bir şeye fazla odaklanmaya çalışmak fayda etmeyecektir. *Burçların bugünkü yorum ve enerji grafikleri için simgelere tıklayın…*
[CIATURK] Yüksek yargýnýn itibarý
Sayın M. Nevruz Sınacı Tercih sizindir. İltifatınıza teşekkür ederim. Bu bilgiler aslında herkesin zaten bildiği ve unutulmaya terk edilmiş bilgilerdir. Bunlara CHP nin, Cumhuriyet adı altında savunduğu Cumhuriyetin halkımızın anladığı veya Dünyadaki herkesin anladığı Cumhuriyet kelimesi ile bir ilişkisinin olmadığını, Baykal’ın ağzından çıkmış şu sözler ile de anlatabiliriz. Van da yargılanan bir Rektör için Mahkemelerin bağımsızlığına saygıdan eser görülmeyen ve hukuka resmen karşı çıkarak, üstelik mahkemeye de karşı çıkarak Rektörün yargılanması Cumhuriyetin yargılanmasıdır. Sözleri ile hangi cumhuriyeti ve o cumhuriyete verdikleri anlamın nasıl bir şey olduğunu ortaya koymakla kalmamış, O Cumhuriyetin asli anlamı ile ilgisi bulunmayan sözde cumhuriyet olan Cumhursuz Cumhuriyete yüklediği niteliklerinde çarpıtılmış asıl anlamından başka bir takım özel yorumlar uydurduklarını da açığa çıkarmıştır. Çünkü AB nin biz den ne kadar önce keşfedip uyguladığı Demokrasi Laiklik ve Hukuk kavramlarını, kendi anlamak istediği çarpıtılmış şekli ile AB ye de öğretip dikte etmeye kalkışıyor. Onların o kelimeler o anlama gelmiyor dediklerinde ise akıl hastalarına taş çıkaracak bir üslupla size ne ben istediğim anlamı yüklerim diye bu benim iç işlerim diyebilmektedir. AB yetkililerinin iyi madem iç işlerin o zaman bu kelimeleri yanlış kullanıyorsunuz. İç işlerinizde uyguladığınız sistemin bizdeki adı faşizmdir dediklerinde ise bize nasıl faşist dersin diye küplere binmektedir. Bu derece saçmalık karşısında AB yetkililerinin sosyal demokratları CHP den utanıyoruz deyince de Kahraman Türklük perdesi ile dayılanması da ayrı bir konu. Burada Baykal dan bahis edişimiz kişisel değildir. Milletimizin başına dert olan bu zihniyetin sözcüsü olmasından dolayıdır. CB.lığı seçimi sırasında 27 nisan bildirisi ilede ortaya çıkan durumun sözcülüğünü yaparak AYM sine 367 kararını hukuka rağmen almazsanız iç savaş çıkarırız anlamında tehditleri ilede Cumhuriyet ve onun nitelikleri ile tamamen kopmuş bir zihniyeti temsil ettiklerini ve ülkemizin gizli bir azınlık diktası şeklinde sürdürülmesini isteyen bir zihniyetin mensubu olduğunu ortaya koymuş oluyor. Bir Rektörün vatandaşlarımız için % 95 ilede gelseler onlara devleti teslim etmeyiz deyişini % 95 den Yüzde 97 ye yükselten 367 nin mucidi eski başsavcı Kanadoğlu nun % 97 ile de gelseler deyişi ile aslında ülkemizdeki % 3 lük bir azınlık işgalini dile getirmekten çekinmeyen bu zihniyetin artık açığa çıktığını anlatmaya çalışıyorum. Milletimizin AB ye girmek için aslında pek de hevesli olmadıkları ama bu azgın azınlık da denilen % 3 lük kesimin diktasın dan kurtulabilmek ve Gerçek bir Cumhuriyet de gerçekten Demokratik laik bir hukuk devletinde yaşamaya kavuşmanın da şu sıralarda AB dışında bir çıkışını bulamadıkları için AB ye girmeye çabaladıklarını da artık hepimiz zaten biliyoruz. AB ye girmek için çabalayıp durduğumuz bu ülkelerin yetkililerine, Baykal’ın Cumhuriyet olarak kabul ve takdim ettiği azınlık vatandaşlarımız dan yargılanan o rektörün ve ya mensubu olduğu cemaatin ya da localarının yüklediği anlamları kabul ettirmesinin imkansızlığını ise bilmeyen kimse yoktur. Bunun açılamasının Baykal’ın temsil ettiği zihniyet tarafından nasıl bir izah ile yapılabileceğini de merak ediyorum. Çünkü Cumhuriyeti koruyorum diyerek Cumhuru=Halkı tamamen yok ederek Atatürk’ün arkasına sığınıp onun Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Sözünü açıkça inkâr ederek bir de Atatürk’e sahip çıkar gibi görüntü vermeye çalışması ile gerçek kökleri ile ne kendisinin nede partisinin hiç bir irtibatı kalmadığını da ortaya koyduğunu kendisinin itiraf etmiş olduğunu düşünüyorum. Yazılarıma verdiğiniz değer açısından teşekkür eder Saygılar sunarım A.D.Şimşek
13 Mayıs 2008 Salı 13:24 tarihinde Mustafa Nevruz Sınacı yazmış:
> SAYIN “AHMET DOĞAN ŞİMŞEK” > SEVGİLİ VE DEĞERLİ ÜSTAT, > AŞAĞIDAKİ MAKALENİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. EĞER MÜSAADENİZ OLURSA > DERCETTİĞİNİZ BİLGİLERİN BİR KISMINI YARINDAN İTİBAREN BAZI MAKALELERİMDE > “KAYNAK GÖSTERMEK SURETİYLE” KULLANACAĞIM. > SELAM, SEVGİ VE BAŞARI DİLEKLERİMLE. > MNS > > —– Original Message —– > *From:* ahmet dogan simsek > *To:* tarih-toplum-siyaset@yahoogroups.com ; > Diyarbakirlilar-Grubu@yahoogroups.com ; Netpano@yahoogroups.com ; > desifre@yahoogroups.com ; sanalsiyaset@yahoogroups.com ; > inanc@yahoogroups.com ; SiyasetMeydani@yahoogroups.com ; > LifeMaster@yahoogroups.com ; AdaletveKalkinma@yahoogroups.com ; > Yukselen-Turkiye@yahoogroups.com ; Sansursuz-Siyaset@yahoogroups.com ; > liberal-izmirliler@googlegroups.com ; noreply@googlegroups.com ; > sivil-anayasa@yahoogroups.com ; adaletvekalkinmapartisi@yahoogroups.com ; > malcolm_x@googlegroups.com ; haberonline@googlegroups.com ; > karadenizliyunuslar@googlegroups.com ; dusunceplatformu@googlegroups.com ; > derin_devlet@yahoogroups.com ; islamvebilim@googlegroups.com ; > BURAKCANLI@googlegroups.com ; gizlibelge@yahoogroups.com ; > yorumcumm@googlegroups.com ; islamfazileti@googlegroups.com ; > CIATURK@yahoogroups.com ; komikvideo@googlegroups.com ; > objektif_gurup@yahoogroups.com ; yarenlermeclisi@yahoogroups.com ; > mirdad@googlegroups.com ; dtdilekagaci@googlegroups.com ; > tdtkb@googlegroups.com ; milliyetci@mynetgrup.com ; > kelebeklervadisinde@googlegroups.com ; mnecdettaskin@hotmail.com ; > mucahitler@googlegroups.com ; e7.saadetgeliyor@gmail.com ; > pax-ottomana@googlegroups.com ; masal-diyari@googlegroups.com ; > ikincicumhuriyet@googlegroups.com ; bozoktv@yahoogroups.com ; > kirmizigunluk@googlegroups.com ; KelimelerSozler@googlegroups.com ; > islamtoplumu@googlegroups.com ; islamin-dogusu@googlegroups.com ; > sende-yaz@googlegroups.com ; turancatli@googlegroups.com ; > geceninmavisi@googlegroups.com ; demokratz-biz@googlegroups.com ; > cihan-turk-olsun@googlegroups.com ; dunyaturkbirligi@googlegroups.com ; > E-POSTA@yahoogroups.com ; irfanmektebi@googlegroups.com ; > beterim@googlegroups.com > *Sent:* Tuesday, March 18, 2008 10:36 AM > *Subject:* [CIATURK] Yüksek yargının itibarı > > > > Yassı ada da kurulan Mahkemede idam edilmesine karar verilmeden çok önce > yargıç Başbakan menderesin savunmasını uzatması üzerine kısa kes dedi. > > Menderes savunma yapmayayım mı diye cevap verdi. Hakim Salim Başol. > Savunma yapmana gerek yok sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor diye cevap > verdi. > > Bu gün 11 kişilik AYM. 7 üyesi ile kapatabiliyor Partileri. > > Bu 11 üyeden 9 tanesini eski CB. A.N.Sezer atamış. > > Yani şu anda bir anayasa mahkemesi diye bir mahkeme yok. > > Ahmet Necdet Sezerin tek başına kurduğu kişiye özel mahkemesi var. > > Dolayısı ile bu mahkemeden tarafsız ve adil bir sonuç beklemek abesle > iştigal olur. > > Ayrıca Mahkemeler Türk milleti adına karar verir. Bu mahkeme CHP adına > karar vermek üzere kurulmuş İhtilal yolu ile meclisi kapatarak ABD ile > işbirliği halinde devletin düzenini değiştirmiş aslında idamla yargılanması > gerekirken Anayasa yapmış, ihtilalci asilerin CHP düzenini ve kendi > saltanatlarını korumak amaçlı kafalarına göre kuruluş yasasını > belirledikleri bir mahkemedir. > > Danıştay olayında yalancı şahitlik yapan Hakim Tansu Çölaşan gibi > kendileri yalancı şahitlikten yargılanması gereken kişinin bile devletin > kalbi ve beyni olan TBMM ne meydan okuyan konuşması da durumun bir hukuk > meselesi olmadığının açık delilidir. > > Artık Türkiye de yüksek yargının güvenilmez olduğunu, yeniden > yapılandırılmadan vereceği siyasi kararların aslında CHP nin diğer partileri > seçim yolu ile aşamadığı için kapatma yolu ile aşmasına çalışan CHP > mahkemeleri olduğunu da saklanamayacak kadar aleni bir olaydır. İhtilal > yolunun dünyaca kabul görmemesi yüzünden bu dava aslında örtülü bir ihtilal > ve isyan hareketi olarak algılanmaktadır. > > 28 Şubat ordunun itibarını nasıl düşürdü ise bu davada Yargının itibarını > düşürmek üzeredir. Umarız AYM si bu davayı ret ederek yargının itibarının > korunmasını sağlar. Aksi halde ne içeride nede dışarıda hiç kimse Türkiye > bir hukuk devletidir diyemeyecektir. Yada dediği takdirde inandırıcı > olamadığı gibi istihza ile karşılanacaktır. > > A.D.Şimşek > > > > > > > –~–~———~–~—-~————~——-~–~—-~ > CiHAN TÜRK OLSUN GURUBU > Yüreği ALLAH ve VATAN aşkıyla yanan, > TÜRK”LÜĞÜ onur sayan > Yüce TÜRK Milletine aittir; > Vatan haini serefsizler, bölücü hainler, sag sol sapmalar, itler köpekler > bu gruba giremez. > — > Saraylarda süremem, > Dağlarda sürdüğümü. > Bin CiHAN”a değişmem, > Şu öksüz TÜRK”LÜĞÜMÜ. > — > Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. H.Muhammed > Vazifeyi ihmale sürükleyen merhamet vatana ihanettir. M.K.Atatürk > Yaşam: Ölümü hak etmektir. > NE MUTLU TÜRK”ÜM DiYENE > ——————————————————————————————— > > GURUP ANASAYFA:http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr > GRUBA E-POSTA GÖNDERMEK iCiN: cihan-turk-olsun@googlegroups.com > HER TÜRLÜ iSTEK, ÖNERi ŞİKAYET, ÜYELiK, ÜYELiK iPTALi VE İHBARLARINIZ iÇiN > iRTiBATA GEÇiNiZ>>> bostanciozkan@gmail.com > ——————————————————————————————— > > -~———-~—-~—-~—-~——~—-~——~–~— > >
