BİLGİNİN ENTROPİSİ

**
*BİLGİNİN ENTROPİSİ*
******* akilcagi@gmail.com *
**

Okuyamayanlar icin: http://www.magazina.biz/site/index.php?option=com_content&task=view&id=423&Itemid=1

Tersinemez düzensizlik artışı da diyebileceğimiz entropiyi aynı zamanda bilgi arenasında da görüyoruz. Çeşitli alanlarda logaritmik olarak artmaya başlayan bilgi miktarı hem mantıksal olarak hem de bilgibilimsel (epistemolojik) olarak kendi merkezkaç kuvvetlerini oluşturmakta. İşte bu aşamada bilginin miktarından çok bilginin metodolojisinin önem kazanması gerektiği bir çağa giriyoruz.

*Kontrolsüz güç, güç değildir…*

Bilgi metodolojisinin oluşturulma zorunluluğu yüzeysel bir bakışla bazı bilgi türlerine sansür uygulanması gerektiği çağrışımlarını yapabilir. Amacım bu değil, burada bilgi anarşisinin sistematik bilgiyi yok etmesi yüzünden alınabilecek önlemleri tartışmaya açmak istiyorum.

Evet, bilgiyi somut biçimde tanımlayabilmek neredeyse olanaksız gibi duruyor. Yani “bilginin bilgisi” üzerine konuÅŸmak “bilinmeyen” üzerine konuÅŸabilmekten bile daha zor. İlk kez Hegel Bilginin Bilgisini sonsuz bir döngü olarak tanımlıyor.

Şimdi Bilgi Kirliliğinin değişik boyutlarına bakalım. Elbette Bilgi Kirliliği de bilgi entropisinin bir türüdür. Ancak bu Bilgi Kirliliği tersinemez düzensizlik artışı dediğimiz entropinin bilgi bağlamında olumsuz bir boyutudur.

*Önce biraz Manzarayı Umumiye…*

Kaynaklarından koparılmış bilgi miktarının toplumsal yaşamda hakim olmaya başlamasıyla birlikte, belli bir bilgi birikimine ulaşmış kişilerde komplo teorilerine inanma eğilimi artarken daha cahil olanlar ise cinlerden, falcılara büyücülere değin inanıp yaşamları üzerinde özdenetimlerini terk ederler. Hocaların, falcıların, astrologların, yaygara kültürünün, yoz şarkıcıların, ar damarı çatlamışların, ağaların, töresi batasıcaların, şıhların, futbol ve televole uyuşturucularının,.. İnanç ve metafizik tacirlerinin, bilim ve akıl dışılığın, evrenselliğin yerine yerelliğin, çağdaş evrensel ulusçuluk yerine mikro ümmetçi milliyetçiliğin, hemşericiliğin, ondan bin beteri tarikatçılığın, gelir dağılımı adaleti yerine vahşi kapitalizmin, ilericilik yerine lümpenlik ve fırsatçılığın yükseldiği bir toplum var karşımızda.

Üniversite mezunlarının bu boyutta işsiz olduğu başka bir toplum var mıdır bilemiyorum ancak yetişmiş insanların onca açığa rağmen var olan işsizlikleri bir yana yetişmiş insanların kendi eğitim gördükleri alanların dışında atıl kapasitede çalışmak zorunda kalmaları da bu toplumun bilgi toplumundan uzaklaşmasının en temel göstergelerinden biridir.

Kaynağı belirli-belirsiz paralarla ya da kredilerle, leasinglerle büyük paralar karşılığı alınan makineler atıl kapasite de kullanılmakta çünkü makineleri kullanabilecek nitelikte personel sıkıntısı had safhada. Bu da fire ve arıza oranlarını artırmakta ve de maliyetlerin yükselmesine neden olarak firmaların rekabet gücünü düşürmektedir. Kaynağı belirli-belirsiz kavramını özellikle kullandım çünkü bu tür makine alımı hatta fabrika alımlarının kara para aklanmasında kullanıldığını oldukça sık biçimde görmeye başladık. İşletmecilik deneyimine sahip olmayan bu insanların sermayeyi ele geçirmeleriyle birlikte yaptıkları yatırımlarda makinelerin her şeyi halledebileceğini düşünmeleri de bu yüzdendir. Çünkü sermayeleri bir bilgi toplumunun değil yağmacılığın ürünüdür. İnsana değer vermeyen bu zihniyettekiler, işletmelerinde profesyonel yetişmiş kadroları da kolay kolay barındırmamakta ya da zorunluluktan işe aldıklarını da çok düşük ücretlerle çalıştırmak istemektedirler. Elbette bu işletmelerin üretim kalitesi ve verimliliği de ona göre olmaktadır.

“Nereden Buldun Yasası” iÅŸletilse neredeyse hiç birinin ayakta duramayacağı bir sermaye sınıfı var karşımızda. Bilgi toplumunun ürünü olmayıp, vahÅŸi kapitalizmin fırsatlarıyla palazlanmış bir sanayici sınıfı, çoÄŸu hala aile ÅŸirketi olup kurumsallaÅŸmayı bile becerememiÅŸ, sırtını devlet teÅŸviklerine yaslaya gelmiÅŸ bir üretici nasıl uluslararası arenaya çıkıp rekabet edebilir ki? İhracatın içinde ithal mal miktarının yüzde 75lere ulaÅŸması bilim ve teknoloji üreten topluma ne kadar uzak düşmekte olduÄŸumuzun açık bir kanıtıdır. Tek bildikleri elektrik, doÄŸalgaz ucuzlatılsın, SSK primleri ve vergi yükü azaltılsın demek. AR-GE (AraÅŸtırma GeliÅŸtirme) yatırımı olmayan, yeni ürünler geliÅŸtirmeyen bu iÅŸletmelerin her gün daha da artan rekabete dayanmaları mümkün deÄŸildir. Dünyanın bütün geliÅŸmiÅŸ ülkelerinde sanayiciler üniversitelerle iÅŸbirliÄŸi içinde projeleri sahiplenir ve desteklerler. Burs verirler, yardım ederler hatta ortak olurlar projelere. Bizde bu oran yok denecek miktarlara doÄŸru geri gitmektedir. Üniversiteler yetersiz finans yüzünden AR-GE projelerini deneysel aÅŸamaya taşımakta zorlanırken bunun bedeli olarak da sanayici özgün üretim çeÅŸitliliÄŸine yönelememektedir. En büyük iÅŸletmelerin bile UzakdoÄŸu’dan ithal ettikleri malzemeleri burada montajlayarak iç ve dış pazara satmaya yöneliÅŸleri de iÅŸte bu nedenledir. Teknoloji her ÅŸeyden önce insana ve bilgiye yatırım ister, önce net biçimde bu anlaşılmalı. ÖrneÄŸin, Nano teknolojiye ya da biyo-teknolojiye AR-GE yatırımı yapmış kaç iÅŸletme var acaba ülkemizde? Aslında halen yurt dışında çok önemli araÅŸtırma laboratuarlarında çalışmakta olan Türk Bilim Adamlarından ulusuna borcunu ödemek isteyenler var. Ortam saÄŸlanırsa tüm deneyimleriyle hatta ekipleriyle birlikte gelmek istiyorlar. Artık parasal konuları aÅŸmışlar, sadece bilim yatırımı istiyorlar. Devlet Sanayici iÅŸbirliÄŸi ile bu bilim insanları neden hala ülkemize davet edilmez? Günü kurtarmaya çalışmaktan geleceÄŸi görmeye vakit yok mu?

Örneğin hizmet içi eğitim olgusunun çok büyük işletmeler dışında işlediğini pek göremiyoruz bu da firmaların teknolojik gelişimlere uyum sağlayarak yenilenme ve onları kullanabilme yeteneklerini azaltmaktadır.

Piyasanın arz talep dengesi! tarafından rasgele diyebileceÄŸimiz bir serbestlikte belirlendiÄŸi toplumsal yaÅŸam düzeni berbat bir verimlilikte çalışan bir fabrikaya benzer. Lazım olacak diye alınmış ancak ürettiÄŸi ürünün modası geçince çok az kullanılmış hatta hiç kullanılamadan bir köşeye atılmış makineler gibi yetiÅŸmiÅŸ insanlardan oluÅŸan bir insan hurdalığı var karşımızda. Sözü geçmiÅŸken birçok sektörde Avrupa’dan gelen ikinci el makinelerin hurdalığına dönüştüğümüzü de anımsatmakta yarar var. Kimi sektörlerde ihtiyacın 3-4 katı yetiÅŸmiÅŸ insan iÅŸ aramakta iken bazı sektörlerde ise personel bulmakta zorlanılmaktadır. Çünkü piyasa koÅŸulları, insan yetiÅŸtirme düzeninden çok daha hızlı deÄŸiÅŸebilmektedir. Buna bağıl olarak da üretim alanlarında oluÅŸan son derece hızlı çeÅŸitlenmelere uygun istihdam gerçekleÅŸememektedir. Bu da bilginin entropisinin deÄŸiÅŸik bir boyuta geçtiÄŸinin bir baÅŸka göstergesidir. Bu boyut ne diyecek olursanız piyasa terminolojisi ile konuÅŸacak olursak; artık talep arzı deÄŸil, arzın talebi yaratması boyutuna geçilmiÅŸtir. Bu ekonomik alanda geçerli olduÄŸu kadar, ekonomik alanla son derece iliÅŸkili bir alan olan bilgi alanı içinde geçerlidir. Bilginin entropisi ona ilk dokunan eli çoktan terk etmiÅŸ, daÄŸdan aÅŸağı çığ gibi büyüyerek inen koca bir kartopuna dönüşmüştür bile. Artık önünde durmak mümkün deÄŸildir. Bu saÄŸanaktan, bu selden herhangi bir bireyin kaçabilmesi mümkün deÄŸildir. Himalayaların tepesindeki Budist Rahipler bile bu bilgi istilasından nasiplerini alırlar.

Bildiğiniz üzere, yetişmiş insanların işsizliği ya da asıl alanları dışında çalışma zorunluluğu toplumsal başarımı önemli bir biçimde etkilemektedir. Mutsuzluk dağılan ailelerden başlayarak toplumsal sarsıntılar biçimde kendini gösterir. Sistemin mutlu bireyler üretemediği apaçıktır. Bunlar hep yönetilemeyen entropinin sonuçları aslında. Yönetilmeyen bilgi entropisi toplumsal başarımı azaltır ve mutsuz ve başarısız bireylerden oluşan toplumlar üretir. Mutsuz bir bireyin ürettiği işin kalitesi ile mutlu olanın ürettiği arasında bir fark olacağı da açıktır.

Öte yandan bu mutsuz bireylerden oluÅŸan toplumun kaosunu din ve inanç eksikliÄŸine yormak isteyen din bezirganlarına da bir fırsat yaratılmış oluyor. Bunun en çarpıcı örneÄŸini BaÅŸbakan verdi. Kahvehanedeki piÅŸti masası düzeyinde bir söylemle “biz Batı’nın bilimini deÄŸil, ahlaksızlığını aldık” diyordu. Zaten hedef kitlesi en baÅŸta piÅŸti masalarının müdavimleri. Adam, “yürüyüşüne hastayım” deyip oy atıyor, “O da Fenerli” deyip oy atıyor, cebinde çay parası bile yok belki ama ekonomi iyiye gidiyor diyor. Bu arada TİSK’in açıklamasıyla iÅŸsizlik artışında Dünya ikincisi olduÄŸumuzu öğreniyoruz. Yetmez! Seneye altın madalya bekliyoruz. ÇaÄŸdaÅŸlaÅŸmanın ne olduÄŸuna bu kadar uzak düşen yöneticileriyle ve bu yöneticilerin ÅŸekillendirdiÄŸi yönetilenlerle bilgiye dayalı bir toplum modeli üretebilmenin olanaksızlığı ortadadır. Kendi bürokratının Fransa’da konser dinlerken protokol sırasında ayakkabısını çıkarıp beyaz çoraplarıyla sandalye tepesine baÄŸdaÅŸ kurmasını da sanırım “kültür ihracı” olarak algılıyorlar. KeÅŸke cebindeki tespihi çıkarıp tespih çekip zikir etseydi bir yandan da manzara tam olsaydı. Yabancıların manzarayı görmemek için bakışlarını nasıl kaçırdıkları geliyor gözümün önüne. “Ahlaksız olan kim acaba?” diye içimden geçiriyorum bir yandan.

“Cebinde çay parası bile yok ama ekonomi iyiye gidiyor, diyor” demiÅŸtik. Bu konu üzerinde uzun süredir düşünüyorum. Aklıma hep “öğretilmiÅŸ çaresizlik” olgusu geliyor.

*Öğretilmiş Çaresizlik*
**
“Böyle gelmiÅŸ böyle gider” ya da “sen mi deÄŸiÅŸtireceksen Dünyayı?”, “bizden adam olmaz” anlatımlarında görülebileceÄŸi gibi öğretilmiÅŸ çaresizlik toplum içinde oldukça yaygındır. Etkin deÄŸil edilgin bireyi teÅŸvik eden bir toplum modelidir bu aynı zamanda. Adam sendecilik, bana necilik. Tatlıya tuzluya dokunmayan, orta yolcu bir insan tipolojisi. ÖğretilmiÅŸ çaresizlik kısaca bu. Bunun nedenleri üzerine konu çok dağılmasın diye burada girmek istemiyorum.

*Kaynaklarından koparılmış bilgi…*
**
İnsanlık tarihinde kopma ya da sıçrama diyebileceğimiz bir dönem neredeyse hiç yoktur. Ortaya konmuş her bilginin bir geçmişi ve her tür teknolojik yükseliş ya da buluşun onu önceleyen bir birikimi vardır. Mikro Evren keşfedilemeden Nano Teknoloji gerçekleşemeyeceği gibi, hayvan ve bitkiler evcilleştirilmeden de kolay kolay yerleşik yaşam ve uygarlık da olamazdı.
**
Dinsel bilgilerde en yaygın biçimde görülen kaynaklarından koparılmış bilgidir. Dinler kendi kaynağını oluşturan tarihle, geleneksel ve mitolojik verilerle salt kendi tanrısallıklarını desteklemek ve aniden ortaya çıkmışlık imajı vererek bir tür ilahi mucizevilik kazandırmak amacıyla bağlarını koparmak isterler. Tarihsel ve mitolojik bilgilerden yoksun kitleler arasında da bu imaj hızla yayılır. Çağımızda kitlelerin içinde tüm bu bilgilere sahip yetkin kişilerin olması yeni kitlesel dinlerin ortaya çıkmayışının başta gelen nedenlerinden biridir. Zaten dinler tarihine dikkat edilirse dinler, toplumların en cahil, vahşi ve ilkel dönemlerinde birer tepki akımı olarak ortaya çıkmaktadırlar. Öte yandan toplumların kültür tarihlerine hakim olanlar dinsel bilgilerin kesintili biçimde yani aniden ortaya çıkmadığını ve kültürel, tarihsel özellikle de mitolojik bir devamlılık arz ettiklerini bilirler. Özellikle dinsel ritüeller tümüyle devamlılık içindedir. Secde etmek, el açıp yakarmak, kurban kesmek ve oruç tutmak gibi, tüm bu ritüellerin en ilkel animist dinlerde bile karşılıkları vardır.

Dincilerin antropoloji düşmanlığının kaynağıda budur. Çünkü dinlerin en ilkel! (Acaba hangisi İlkel? Bu konuda *Medeniyetin Dişleri*adlı yazıma da bakabilirsiniz.) hallerinden günümüze nasıl evrim geçirdiklerini, özellikle vahiy safsatasının iç yüzünü bilimsel biçimde anlatırlar.
**
Kaynağın kendisinin kaynak olarak yetersizliğine bakılmaksızın herhangi bir kaynağı, özellikle de yazılıysa kaynak olarak gösterme eğilimi yine olumsuz bir tür bilgi çoğalmasıdır. Her alıntı kaynak mıdır? Kaynak olabilmenin ölçütü nedir? Bu cevap verilmesi gereken bir konu halinde karşımızda bir metodoloji sorunu olarak karşımızda durmaktadır.

J.C. Maxwell entropi ile bilgi (information) arasında bir iliÅŸki olduÄŸunu gösterir. Ludwig Boltzman, Clausius’un ortaya koyduÄŸu entropi yasasını formüle ederek Evren’in entropisinin artarak daha da kaotik hale gelmesini formüle etmiÅŸtir. Leo Szilard (1898-1964) *k* Boltzman sabiti olmak üzere bir birim bilgi ile entropi arasında *kln2 *ÅŸeklinde bir iliÅŸki kurmuÅŸtur. Bilginin de daha da kaotik hale geleceÄŸini öngörebiliriz. * *
**
Bilgi miktarı kadar, bilgi otoyolunun taşıma kapasitesi de önemlidir. Maalesef bilginin artış hızı ile bilgi otoyolunun taşıma sığası birbirlerine koÅŸut biçimde artmazlar. Bilgi, çoktan bireysel, toplumsal hatta, insanlık ölçeÄŸini aÅŸmış, neredeyse insanlarda *geçici* olarak konaklamış ve artık kendini elektronik devrelere kopyalayan ve orada tekrar üreyen bir canlı türüne dönüşmüştür. DNA’nın yapısının çözümlenmesi için milyonlarca ev bilgisayarını internet üzerinde tek bir paralel süper bilgisayar biçiminde çalıştıran SETI projesi buna prototip bir örnektir. Yakın gelecekte, yapay zeka ve bulanık mantığın (fuzzy logic) geliÅŸtirilmesiyle yazılım yazabilen yazılımlar geliÅŸtirilebilecektir. İnsanlık bu çağın kapısını açmak üzeredir.

***

Camide namaz sırasında arka sırada biri düşüp devriliyor, gürültüyü duydukları halde cemaat namaza devam ediyor. Namaz bittikten sonra düşenle ilgileniyorlar. Tabii iÅŸ iÅŸten geçmiÅŸ adam çoktan kalpten gitmiÅŸ. Bu durumu salt cahillikle geçiÅŸtirebilir misiniz? Bu olayın ardında yatan ne tür bir bilgidir? Hele olaya karşı “kaderi böyleymiÅŸ, vakti saati gelmiÅŸ, Allah taksiratını affetsin” diyenleri hangi açıdan ele alacaksınız? Hatta “ne mutlu ki namaz kılarken öldü Allah’ın sevgili kuluymuÅŸ” diyenleri?

**
*Kime, ne kadar ve hangi tür metafizik?*
**
Bu soruyu özellikle soruyorum çünkü son dönemde içsel yolculuklara çıkıp ta geri dönemeyen içsel girdaplarında kaybolup giden nice insan görüyorum. Üstelik bunlar kültürel olarak donanımlı insanlar.
**
*Bilimsel bilgi mutlak bir doğrusallık iddiasında değildir. Öte yanda ise İlahi Bilgi mutlak ve evrensel bir doğrusallık iddiası taşır.*
**
**
**
Aslında “Düşünüyorum, öyleyse varım” diyen Descartes a göre “*bir bilginin köklerine ya da temellerine inildiÄŸinde her hangi bir yerde bir yanlış varsa o yanlışın üzerine inÅŸa edilmiÅŸ tüm bilgilerde yanlıştır”.* Ancak Descartes ahlak ilkelerini bu deÄŸerlendirmeden muaf tutar.
**
Bilim baÅŸlangıçta din ile son derece iç içeydi ve insanlar hala modern bilimden kapsamlı ve bütüncül bir Evren görüşü beklentisi içindedirler ki bu son derece de doÄŸaldır. Ancak artan bilgi miktarının bir tümevarım karakteristiÄŸi taşımadığını tam tersine dallanma hatta dağılma karakteristikli olduÄŸunu görmek pek de zor deÄŸildir. Metafizik ise sürekli bir tümevarım peÅŸinde. Bu konuda öyle tutkulu ki son derece güvenilmez bilgilerle bile bir Evren Görüşü oluÅŸturma çabasını tüm metafizikçilerde görebiliyoruz. Bu anlaşılabilir bir durumdur, çünkü öyle ya da böyle herhangi bir Evren Görüşü sunmayı becerememiÅŸ her türlü metafizik düşünüş gebelikteki düşüğe benzer. O kadar çaba, uÄŸraÅŸ, didinme ama sonuçta yine de ölü doÄŸum. O yüzden metafizikçiler içinde “Sakat DoÄŸum” bile önemlidir çünkü ortaya sakat olsun olmasın yaÅŸatılan bir tez sunulabilmiÅŸtir. Hatta öyle ki düşünsel akraba evliliklerin doÄŸurduÄŸu sakat çocuklar metafizik bebeklerimizin çoÄŸunluÄŸunu oluÅŸturur.

*Gerçeklik, Hakikat sorunsalı bağlamında Basitlik ve Farkındalık…*
**

*”Zeka basiti anlayabilmektir. Ve her ÅŸey basittir. Aydınlanma basittir. Zihni-ruhu-yasamı anlamak basittir. Buda’yı, Isa’yi, Muhammedi,* *Krisna’yi anlamak basittir. Enerjileri anlamak basittir. Bunun için çaba bile* *harcamak gerekmez. “*

Deniliyor özetle. Bu sav bilgiyi yadsır. Daha çok aklı ve düşünmeyi reddeden, Kalp Gözleri, çakralar gibi kavramlara atıf yapan bir söylem. KulaÄŸa da hoÅŸ geliyor. Oysa bu anlatılanlar ilkel bir kültür içinde herhangi bir bilgiye ihtiyaç duymadan doÄŸayla barışık-iç içe yaÅŸayan bir kabilenin üyeleri için geçerli olabilir ya da Tibet Rahipleri için. Ancak bilgi olmadan evrenin iÅŸleyiÅŸini anlayamazsınız. Fizik ve matematik bilmeden hem de üst düzeyde, nükleer fiziÄŸi, atom altı parçacıkları, kuantum fiziÄŸini yani Mikro Uzayın dilini anlayamazsınız. Bu bilgilerde üst düzeye gelmeden gravitasyonu, karadeliklerin doÄŸasını, uzay solucanlarını, Evrenin tamamını kaplayan Kara Madde denen ÅŸeye iliÅŸkin çalışmalara katılamazsınız herhangi bir fikirde yürütemezsiniz. Anlatılanları dahi anlayamazsınız. Moleküler biyoloji ve genetik bilmeden canlılığın yapıtaÅŸlarını, DNA’yı, evrimi ya da canlılığın dilini anlamanız mümkün deÄŸildir. Ağırlık ve kütle arasındaki temel bilgiyi bilmeden fotonu ve enerjiyi hangi bilgi düzleminde indirgeyerek “basitleÅŸtirebilirsiniz”?

Tüm bunları “basite” indirgeyip herkesin anlayabileceÄŸi bir vahyi bilgi haline getiremezsiniz. İstediÄŸi kadar zeki olsun, bir kiÅŸi kendi bilgi piramidinin bulunduÄŸu katında olabilecek/gerçekleÅŸebilecek nitelikte bir gerçekliÄŸe sahiptir. Bu yüzden de tek bir gerçeklik yoktur. Yunus Emre’nin gerçekliÄŸi ile Hawkings’in gerçekliÄŸi bambaÅŸkadır ve kıyaslanması anlamsızdır. Tıpkı Kaptan Cousteau’nun gerçekliÄŸinin Aşık Veysel’in gerçekliÄŸi ile hiç bir ilgisi olmaması gibi. Tibet rahiplerinin arasından CERN’e katılabilecek bir insan çıkması beklentisi gibi bir ÅŸeydir bu. Hadi duanın da hakkını da yemeyelim, orada iyilik mantraları ile çalışanların ruhlarını dinginleÅŸtirebilme ihtimalini yadsımayalım. Çok bunalanlara biraz reiki, günah çıkarma, dua falan filan… Biraz “ommm”lamanın kimseye zararı yok.

BasitliÄŸe devam edelim. ÖrneÄŸin Ahmet İnam’ın “basitliÄŸi” ile Ciguli’nin “basitliÄŸi” de aynı ÅŸeyler deÄŸildir. Buradan kastettiÄŸim basitlik elbette bayağılık deÄŸil, hakikat düzeyindeki yalın bir bilgiden söz ediyorum. Bilmeyenler için açıklayayım, Ahmet İnam deÄŸerli bir felsefe profesörü, Ciguli ise bir Balkan Çingenesi müzisyendir.

Bu durum biraz paralel evrenlere benziyor. EÅŸzamanlı ama bambaÅŸka yaÅŸamlar ve gerçeklikler…

Öte yandan anlamak çoÄŸu zaman “telkinle kabullenme” ile karıştırılıyor. KiÅŸi kendine sunulan bir gerçekliÄŸi ya da yanılsamayı bir biçimde içselleÅŸtirdiÄŸinde bir de bakıyorsunuz derin ve içten bir yüzleÅŸme sendromu yaşıyor, kendini sürekli bir telkin bombardımanına maruz bırakıyor hatta salt bu nedenle depresifleÅŸiyor. Bunu YeniçaÄŸ akımlarında, özellikle de kiÅŸilik geliÅŸtirme terapilerinde, kuantum zırvalıklarında (hele kuantum fiziÄŸi ile karıştırmaları yok mu kendini 5. kattan aÅŸağı atasın gelir dinlerken), tekno-dinlerde fazlasıyla bulabilirsiniz. Binlerce yıllık tarikatların insanı “hiçleÅŸtirme” çabalarının çaÄŸdaÅŸ sürümleri çoÄŸu. Mevcut dinlerin kapatamadığı ruhsal boÅŸluÄŸu bu retro-inançlarla kapatmaya çalışmak çoÄŸu zaman dinin küflü sandıklarından çıkarıldıktan sonra çaÄŸdaÅŸ argümanlarla tefsir edilerek yeniden piyasaya sunulmasından öte gitmiyor.

Özetle bir “mutlak basit” ÅŸimdiye deÄŸin ortaya konabilmiÅŸ deÄŸildir. Ortaya konan tüm basitlikler, kendilerine bir mutlaklık payesi verilsin verilmesin tümü görecelilik çerçevelerinin içinden görebildiklerimizdir.

İnsanlık her mekan ve zamana, kişiye ya da maddeye uygulanabilen ve de 1(Bir) ya da herhangi bir mutlak değere eşitlenebilen bir yaşam, evren, sonsuzluk, öncesizlik fonksiyonunu yazabilmiş değildir. İşte bilgi denen şey bu fonksiyonun yazılımında gereklidir. Bu güne kadar belki bu fonksiyonun bazı parametrelerini ya da değişmezlerini saptayabilmiş olabiliriz ancak fonksiyonun tamamını oluşturmadan yanılıp yanılmadığımızı anlamamızda son derece zordur. Bu da bambaşka bir açmaz.

İşte başka bir anlatımla tekamül denen şey bu fonksiyonun yazılımıdır. Bundan başka her tür iddia, yani inançların tümü, kanıtsız olduğu için henüz varsayım aşamasındadır. Hipotez bile değillerdir. Çünkü içlerinde çok fazla desteksiz atış vardır. Ruhlarınızı ya da düşüncelerinizi sürekli tedirgin bir sorgulayış sürecinden kurtarabilmek için bir şeylere inanıp, bulanık mantık yoluyla ya da sezgi diyelim bir şeyleri içselleştirerek rahatlama yolunu seçmek insanca bir eylem olup psikolojik sağlığımızı savunma mekanizmalarımızdan birisidir. Başka bir deyişle inanma ihtiyacı denilen şey bir yerde budur. Çünkü ötesi zaten inanç olmayıp, bilmektir. Bilemediğimiz şeye inanırız. Yani somutlaştıramadığımıza. Öte yandan, inanç kuşkuyu doğasında bir virüs gibi taşır. O kuşku virüsü bazen canlanır, inanca hasar verir, yok edebilir de.

Aslında herkes bal gibi de ortada mutlak bir kanıtın olmadığını ve hakikat denkleminin (varsa/olmayabilir de, gerçi olmaması da denklemi sıfıra eÅŸitler) son derece güdük bir aÅŸamada olduÄŸunun farkında. Ama insanca bir oyuna devam etmekte sakınca görmüyoruz, hele bu oyun binlerce kiÅŸi tarafından bir sürü psikolojisinin baskısı altında gerçekleÅŸiyorsa. Telkinin boyutunu bir düşünün… Tribünler ve amigolar… Takımlar, taraftarlar ve dinler…

Devam edecek…

Tuncay Temiz

clip_image001.jpg

Buzul Arkaplan.jpg

Dogal dogum cok onemli…

Ben de Marmaris’te Gundemdeki dogumun basin toplantisina gittim. Dogumu gerceklestiren Dr. Hakan Coker ve Laurence’la 7 aylik hamileliginden beri tanisiyoruz. Laurence gebelik surecini cok bilincli yasayan bir anneydi. Dr.Hakan Bey’le Marmaris’te tum gebeleri ve hatta dogumdan sonra anneleri bilinclendirme calismalari var. Hakan Bey’in ayrica Istanbul, Izmir, Ankara ve Kıibris calismalari. Bu Istanbul’da bukundugum sirada sevgili Asude Oflaz’in da ayni konuda calismalari oldugunu ogrenince cok sevindim. Bu konu cok onemli.
Turkiye’yi izledigimde en buyuk sorun egitim bana gore. Bunu da en kestirme cozecek yol annelerin ve babalarin bilinclenmesi.
Ben de aldigim saglik egitimi sonucunda bu ekibin calismalarina katildim. Liseyi okudugum hemsirelikte ogrendigim dogumun dogal sureci, yaptirdigim dogumlardaki pratigim ve gerekse kendi iki dogumumda tum teorik ve pratik bilginin verdigi deneyimi biliyorum. Gel gor ki bu cok dogal olayin ticaretinin cok dusundurucu oldugunu dusunuyorum.
Bize ogretilen dogum surecinde bir sorun varsa sezeryan yapilmaliydi. tercih diye birsey yoktu.
Sevgili anneler, babalar, gelecegin anne- babalari, gecmisin deneme tahtasinda sagligini kaybetmis, dogal isleyisin duzenine parmak sokulmus nineler - dedeler, saglik dunyasinin hizmetlilerine egitim veren ogretmenler ve bu dunyanin karar mercileri, yatirimcilari… sesimi duyuyor musunuz?
Gelecegin cocuklarini dogurmak simdi daha cok onemli, bu konu gercekten cok onemli, fikirleriniz, katilimlariniz, deneyim paylasimlariniz gercekten cok onemli.
Gerek Laurence ve sevgili esi Ahmet’e, dunyada cok dogal gerceklesen bu olayi gundeme tasimak icin deneyimlerini paylastiklari icin cok tesekkur ediyoruz. Sevgili Dr. Hakan Bey’e ise bu calismalarinda yalniz kalmayacaklarinin sozunu veriyoruz…
elimizden ne gelirse artik. sevgiler icimdeki Oz, icindeki oz’u selamlar Guler Pinarbasi O536 214 0838 http://groups.yahoo.com/group/ucuncugozumuz
***
DUN TARIHLI PEKCOK GAZETEDE YER ALAN SUDA DOGUM HABERI BIZIM ICIN COK GERCEK CUNKU BIZ BU EGITIMI ALDIK. EGITIMI VEREN SAYIN OP.DR. HAKAN COKER VE BU SEMINERI TEKRAR YAPACAGIZ… ARAMIZDA OLMANIZI DILERIZ…
Laurence Suda kendisi dogum yapti,esi yanindaydi, ilk bebek, normal dogum, lamaze yontemi ve doktor Hakan Coker
39 yasindaki Laurence Arslan merkezimizin kurulusundan bugune bizlere gonullu olarak destek veriyordu.
1 yil once Istanbul Tup Bebek Merkezinde tup bebek yontemiyle hamile kaldi.
Hamileligi boyunca bebekle inanilmaz bir iletisim kurdu.Bizlere hamilelik doneminde ideal bir gebenin neler yapmasi gerektigi konusunda ornek oldu.
Aldigi egitimler sayesinde kendi dogumu ile ilgili planlari saglikli bir bicimde yapacak duruma geldi.
Dogumunu evde ve dogum havuzunda yapmayi planladi.Ozel dogum havuzu aylar oncesinden getirildi.Hatta dogumda bulunacak ekip 15 gun onceden toplanip prova yapti.
Dogumunun mudahalesiz ve kendiliginden baslamasi planlandi.Ve oyle de oldu.
Dogum saat 15:30 da basladi.Gerisini Laurence’dan dinleyelim:
“Esim havuz ve diger hazirliklari yaparken ben balkonda oturdum.Mutluluk icinde sakin bir sekilde kendimi ve bebegimi izliyordum. Dogum yavas ve cok guzel bir sekilde devam ediyordu.Evde olmak ayri bir huzur veriyordu.Kendimi daha fazla guvende hissediyordum.
6 kisiydik, Dr. Hakan, Ebe Seher, cekimler icin Gulsah, esim Gunay, Selim ve ben….
Ilk dogum olmsina ragmen cok hizli ilerliyordu.Saat 23:00 gibi 9 cm acikliga ulasmistik. Bu zamana kadar her kasilmada kendime donuyordum. Esimin destegi ile zihin ve nefes calismalari uyguluyordum. Her kasilmada esimle sariliyordum ve sanki dans ediyorduk. O kadar mutluluyduk ki aralarda hep guluyorduk.Hersey rahat ve harikaydi.
Kasilmalarin iyice hissedildigi bu anlarda, saat 24:00 te havuza girdim, su 37 derecedeydi. Suya girer girmez buyuk bir rahatlama yasadim.Doguma kadar suda kaldim.Bu asamada esimin buyuk destegi vardi.Dogum ekibimiz sessiz bir saygiyla bizi sadece izliyordu.
Ve saat 01:30…Dogum ani inanilmazdi, sanki dunya durmustu. Onu bekliyordum ancak bu anin bu kadar guzel olabilecegini hayal etmemistim.Dogar dogmaz o sicakligiyla kollarimdaydi. Esim, ben ve bebegimiz o anda kenetlenmis “BIR” olmustuk.
Refleks bir aglamadan sonra gogsume yatinca kendini birakiverdi, kopmyi degil bulusmayi yasadik.
Butun dogum sirasinda hic aci hissetmedim, ama isteseydim sanirim hissederdim. Dogum sirasinda ince bir cizgi uzerine yuruyoruz.Kasilmalari agri veya sadece baski olarak hissetme tercihi bize ait. Ben her kasilmayi bebegin basinin baskisi olarak algiladim ve agri cekmedim.Kendimi cok hazirladim ve agrisiz bir dogum olacagina cok inandim.
Genelde gebeler ve hatta doktorlar dogumda mutlaka aci cekmemiz gerektigine inaniyorlar ve korkuyorlar, korkutuyorlar.Ben tam aksi bir tecrube yasadim.Dogumu harika ve acisiz dogal bir olay olarak hissettim.
Dogum tecrubesinden sonra kurslarda verdigimiz pozitif bilgilerin gercekten ne kadar ise yaradigini kendim bizzat tecrube etme sansina sahip oldum.Artik egitimlerimizi cok daha guvenle verebilecegimize inaniyorum.
Simdi bebegimize bakiyor da, cok huzurlu, sakin ve mutlu gozukuyor. Daha birkac gunluk olmasina ragmen bizimle surekli iletisim halinde, isteklerini nasil iletecegini biliyor.Biz de onun dilini ogreniyoruz.Hayata cok guzel bir baslangic yaptigina inaniyorum.
Dogal dogum annelerimizin oldugu kadar bebeklerimizin de ihtiyaci. Tum gebelerimizi dogal dogumu yasamaya davet ediyorum. ”
Biz de Laurence’i kendine ve bebegine guveninden dolayi kutluyoruz.
Sizlere bize ve dogal dogum yolundaki calismalarimiza verdiginiz destekten dolayi tesekkur ediyoruz.
DE YAPABILIRSINIZ…SEMINERIMIZE GELIN…
GURUDWARA BIREYSEL FARKINDALIK ATOLYELERI

LAMAZE DOGAL DOGUM SEMINERI
*AMETIST HAMILE EGITIMI Op. Dr. HAKAN COKER
*JALE DURAL HAMILELER KULUBU
*NAZMI GUR GURUDWARA ISTANBUL ISBIRLIGIYLE

YER: GURUDWARA ASHRAM
Aydin sok. Izmir Apt. No:2 D:2
Suadiye ISTANBUL
TEL: 0 216 445 54 94 / 0 532 618 39 90
7-8 HAZIRAN 2008 Cumartesi- Pazar ISTANBUL

Saat: 09.00-18.00

KATILIM icin son kayit tarihi, 30 mayis
Lamaze egitimi bir teknikten cok bir felsefedir. Tum bebeklerin dunyaya gelirken sakin, huzurlu ve ona saygili bir ortam hazirlanmasi gerektigi gerceginin isiginda gevsemis, korkusuz, stresten uzak bir dogum planlamaniza yardimci olur. Eger gebelerimiz bedensel ve zihinsel olarak doguma hazirlanip, bedenlerine ve zihinlerine olan guveni yeniden saglayabilirlerse dogumun coskusunu ve dogum anindaki o ilk askin buyusunu yakalayabilirler. Dogumlari daha kisa surer, konforlu hatta zorlanmadan dogum yapabilirler. Dogumda bebekleri ile kurduklari ilk ask dolu bag onlarin gelecekteki gelisimlerini de pozitif yonde etkileyecektir. Saglikli,bilincli ve cosku dolu yasayacaklari dogum tecrubesi hem gebelerimizi hem de bebeklerimizi olumlu etkileyecektir. Dilegimiz tum ciftlerin 8 haftalik programlarla doguma hazirlanmalari. Ancak gerek calisma hayatinin engelleri, gerekse ulkemizde bu tur sertifikali kurslarin olmamasi nedeni ile sizler icin 2 gunluk program hazirladik. Bu dersler ve sonrasinda verecegimiz destek sayesinde sizi tatmin edecek, saglikli bir dogum planlama ve bu doguma hazirlanma sansiniz olacaktir.
- Ders 1 Lamaze yontemi nedir?/ Rahim dogumda nasil calisir?/Korku dogumu nasil etkiler?/Dogumda korkunun hikayesi/Dogumda agri olmali mi?/Beden zihnin robotudur-Zihin egzersizleri - Ders 2 Dogumun evreleri / Nefes ve Gevseme egzersizlerine giris / Derin gevseme - Ders 3 Dogum ani ve bebegin dogumu / Bedeniniz sizinle birlikte sizin icin calisiyor / Dogumda etkili hormonlar / Nefes calismalari 1 - Ders 4 Bebekler herseyi hissediyor / Bebege saygili dogum nasil olmalidir? / Bebeginizle bag kurma / Nefes calismalari 2 - Ders 5 Dogumda mudahaleler ve bunlardan nasil kacinabiliriz ? / Dogum Kocunun gorevleri / Gevseme ve imgeleme - Ders 6 Sezaryen nedenleri /Dogumda anestezi yontemleri / Nefes calismalari 3 - Ders 7 Dogum planlama / Saglikli Dogum pozisyonlari / Dogum Yasatma 1 - Ders 8 Dogum sirasinda kullanilan rahatlatici tekniklerin ozetlenmesi / Dogum yasatma 2
Derslerde degisIk dogum sekilleri ile ilgili bircok video gosterimi olacaktir.
Profesyonel saglik calisanlari icin boyle bir organizasyon kendi egitimleri icin de katki olacaktir.
*KURS HAKKINDA AYRINTILAR*
TARIH : 7-8 HAZIRAN 2008- Cumartesi-Pazar
SAAT : 09.00-18.00
MEKAN : GURUDWARA ISTANBUL
Aydin sok. Izmir Apt. No:2 D:2 Suadiye ISTANBUL
TEL: 0 216 445 54 94 / 0 532 618 39 90

UCRET : 250YTL aralardaki ikramlar,kurs materyalleri dahildir.

Oglen yemegi harictir. Oglen yemegi ve dinlenme icin 1,5 saatlik ara verilecektir.

*Hesap no:*
ISBANKASI-Marmaris sube kodu 3640- hesap no 405809
Hakan Coker hesabina ,

katilimci olmak isteyen ciftler son kayit tarihi olan 30 mayisa kadar havale yapabilirler.

SORULARINIZ ICIN,
coker@isbank.net.tr
jaledural@gmail.com
jaledural@hamilelerkulubu.com
nazmigur@nazmigur.com
www.dogaldogum.com
www.hamilelerkulubu.com
www.nazmigur.com

Op.Dr.Hakan Coker LCCE(Lamaze Certified Childbirth Educator)—HypnoBirthing(R) Practitioner Ametist Hamile Egitimi-Marmaris info@dogaldogum.com www.dogaldogum.com Dogal Doguma Destek ve Hazirlik Grubu health.groups.yahoo.com/group/dogaldogum2008/ 252 4135513/5422151473

Sevgilerimle,
jale dural
www.TurkceKarakter.com Bozuk gorunen Turkce harfleri okunur hale getiren site.

GURUDWARA LAMAZE DOGAL DOGUM SEMINERI.doc

laurence dogum.jpg

Bu Formülleri Yazýp Saklayýn!!!

Bu Formülleri Yazýp Saklayýn!!!
Profesör Doktor Ýbrahim Saraçoðlu mucizevi etkileri olan sihirli formüller verdi. Canlý yayýnda tariflerini açýklayan Saraçoðlu gençleþtirici kremden, sperm artýrýcý formüle, sigara içerken etkilerini yok eden karýþýmdan zayýflama formülüne kadar bir çok derde deva olacak doðal bitkileri anlattý. Bunlarý yazýn ve bir kenarda saklayýn. Ýþte o formüller;
GENÇLEÞTÝRÝCÝ FORMÜL; Bu mucizevi karýþým sizi genç ve zinde tutuyor. Karýþýmý tüketmeye baþladýktan 2 gün sonra etkisini görmeye baþlýyorsunuz. Vücuttaki toksinlerin atýlmasýný saðlayan karýþým, karaciðer yaðlanmasýna karþý da mükemmel bir koruma saðlýyor.
GENÇLEÞTÝRÝCÝ FORMÜL (MALZEMELER) -15-16 sap maydanoz -2 yemek kaþýðý taze limon suyu -Yarým bardak su
GENÇLEÞTÝRÝCÝ FORMÜL (HAZIRLANIÞI): Maydanoz, limon ve suyu karýþtýrýp blenderdan geçirin. Hazýrladýðýnýz bu karýþýmý sabah aç karnýna kahvaltýdan 15-20 dakika önce için. 15 gün boyunca her sabah düzenli olarak tüketin. Ýkinci günden itibaren kendinizi daha dinç ve zinde hissedeceksiniz.
SPERM ARTICI FORMÜL Bu formül sperm sayýsýnda düþme olan erkekler için… Hazýrlanýþý: 7-8 tane keçiboynuzunu kýrýp yarým litre sýcak suya atarak 7-8 dakika kaynatýn. Elde edilen suyu 3 ay boyunca düzenli olarak tüketin
MS FORMÜLÜ MS hastalarý ve MS’e karþý önleyici olan bitki Anadolu buðdayýdýr. Yarým litre suya bir avuç buðday atýlýr ve 6-7 dakika haþlanýr. Daha sonra ýlýmaya býrakýp yarýsýný sabah kahvaltýsýndan sonra diðer yarýsýný da öðlen aç karnýna içeceksiniz
Alzheimer için FORMÜL Formülün temel maddesi havuç… Taze olarak sýkýp, gece yatmadan önce içmeniz öneriliyor. Alzheimer’in birinci evresinde ise o da ortadan kalkar. Alzheimer bir iki yýlda deðil en erken 15 yýl önce baþlar ve ortaya çýktýktan sonra da geç kalmýþ olursunuz. Bunu önlemek istiyorsanýz zaman zaman bu havuç suyunu içmelisiniz…
UNUTKANLIÐA MUCÝZE FORMÜL Bir ay taze sýkýlmýþ havuç suyu uygulayacaksýnýz. Bunu gündüz de içebilirsiniz. Sonra bakýn nasýl zehir gibi bir hafýzaya sahip oluyorsunuz…
SÜPER ENERJÝ FORMÜLÜ Kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanýz ve özellikle zihin yorgunluðunuz varsa Profesör Saraçoðlu, hiçbir yerden okuyup öðrenemeyeceðiniz çok özel bir formülün tarifini veriyor
Süper enerji formülü (MALZEMELER) -Bildiðimiz siyah çay (Ancak çok demli olmayacak, açýk olacak, poþet çay olmayacak) -10-12 sap kuru karanfil
Süper enerji formülü (HAZIRLANIÞI) Demlenmiþ siyah çayýn içine kuru karanfilleri atýn. 2-3 dakika bekleyin ve karýþtýrýp için. Ýçtikten 10 dakika sonra saçýnýzýn kökünde bile dahi kýpýrdanmayý hissedeceksiniz. Yorgunluðunuzun buharlanýp gittiðini belirgin þekilde farkedeceksiniz. Dinçleþtiren ve üzerinizdeki aðýrlýðý alan bir formül
Demleme çayýn faydalarý Yeri gelmiþken Profesörün verdiði bir önemli bilgiyi de aktaralým. Poþet çay yerine demleme çay kullanýlmasýný öneriyor. Þöyle anlatýyor; 4-5 dakika demlenmiþ çay sindirim sistemini uyarýr. Eðer bunu 8-10 dakika demlerseniz keyif veren ve rahatlatan bir etki verir. Ancak günde 4 bardaktan fazla çay kalp krizini tetikler. Çok fazla içilmesi de doðru deðil.
Sigara içenlere özel formül Ýnsanýn kendi kendine vereceði en büyük ceza sigara içmesidir. Ancak, sigarayý býrakamýyor ve nikotin ihtiyacýndan kurtulamýyorsanýz, en azýndan zararlarýndan kurtulabilirsiniz. Ýþte Profesör’ün bugüne kadar saklý tuttuðu özel formül bunun için. Bu formül ile sigaranýn vücudunuza verdiði tüm zararlarý elbette ortadan kaldýrmak mümkün deðil. Ancak önemli bir bölümünü en asgari düzeye indirebiliyorsunuz
Sigara içenlere özel formül -Formülün temeli TERE OTU… Ayda 5 kez bunu yapacaksýnýz. 5 gün üst üste yaptýktan sonra diðer aya kadar bir daha tüketmeyeceksiniz. Yapmanýz gereken þu; 5 gün boyunca her gün bir bað tere otu yemek. Ancak salataya katmadan, saf olarak tüketeceksiniz. Öðlene kadar yarýsýný, öðleden sonra diðer yarýsýný yiyeceksiniz
Sigara içenlere özel formül Bu kürü uygularken idrara çýkýldýðýnda yanma hissedilebilir. Bu zararlý bir þey deðil. Bu ot ayný zamanda idrar yollarýný da temizliyor. Formülü uygulamaya baþladýktan sonra 2 veya 3. günde balgam çýkartmaya baþlýyorsunuz. (Ayda 5 kez uygulanýp býrakýlacak, unutmayýn)
Dereotu mucizesi
Profesör Saraçoðlu, “Ben bunu bulduðumda heyecanýmdan günlerce uyku uyuyamadým” diyor… Ne mi o? Tiroidin hýzlý ya da az çalýþmasý durumunda dereotu çok etkilidir. 3 ay boyunca bir yemek kaþýðý dereotu sabah, öðle ve akþam öðünlerinden 15 dakika önce tüketilecek. Bu konuda 5 ay sonra ilaçlarýný býrakan hastalarýn oraný yüzde 90’dýr.
Dereotu zayýflama mucizesi Sofraya oturmadan 15 dakika önce bir yemek kaþýðý dereotu yerseniz sofradan daha erken kalkarsýnýz. 10 dakika sonra tokluk hissi artacaktýr. Daha az yemek yersiniz. Diyet yapanlarýn özellikle yemesi gerekir. Açlýk duygusuna fren yaptýran dereotudur. Hatta yemek arasýnda da yiyebilirsiniz. Ýþtahýnýzýn yavaþ yavaþ kalktýðýný görürsünüz. Göreceksiniz ki iþtahýnýz daha erken kapanacak ve doygunluk duygunuz daha erken gelecektir.
Prof. Dr. Ýbrahim Saraçoðlu hakkýnda: 1949 doðumlu olan Prof. Dr. Ýbrahim Adnan Saraçoðlu, üniversitede aldýðý kimya eðitiminden sonra, Avusturya Graz Teknik Üniversitesi’nde doktorasýný yaptý. 1987’de doçent, 1994 yýlýnda da profesör olan Ýbrahim Saraçoðlu, Karl Franz ve Viyana Teknik üniversitelerinde öðretim görevlisi olarak çalýþtý. Saraçoðlu’nun ‘Bitkilerdeki Saðlýk Mucizesi’, “Bitkisel Saðlýk Rehberi ” isimli kitaplarý bulunmaktadýr. (Bilgi: televizyongazetesi)

C8967394.jpg

C2350394.jpg

C7143262.jpg

C9972022.jpg

C7877419.jpg

C3289894.jpg

C2051314.jpg

C4027921.jpg

C6625390.jpg

C6613540.jpg

C2128011.jpg

C3804225.jpg

C0797353.jpg

C1720453.jpg

C1688261.jpg

C7999123.jpg

C9639234.jpg

C0075478.jpg

Muhte$em goruntuler

====================
http://www.CanimGrubum.com HaYaT KiSa, DoLu DoLu Ya$a… http://groups.yahoo.com/group/canimgrubum
====================
*** CaNiM GRuBuM: Yuzunuzu gulduren, gunluk stresten uzakla$tiran, gune guzel ba$lamanizi ve guzel devam etmesini saglayan, en yeni karikaturler, komik video, ilginc ve komik fotograflar, evde ve i$yerinde oynayacaginiz minik oyunlar, gunun puzzle, ilginc linkler vs. kisacasi yeni ve kaliteli maillerin yayinlandigi EGLeNCe Grubudur… ***
BiZe KaTiLMaK iCiN: canimgrubum-subscribe@yahoogroups.com adresine ici bo$ ve konusuz bir mail gonderin ve yahoogroups’tan gelen konfirme mailini hic bir degi$iklik yapmadan reply yapiniz. YaHoo iD’si olanlar http://groups.yahoo.com/group/canimgrubum/join linkine tiklayarak uye olabilirler…
*** LuTFeN, Mail gonderirken asagidaki KuRaLLaRa dikkat edelim… * Daha once yayinlanmi$ mailler yayinlanmaz. * A$iri dini / siyasi / politik veya tarti$ma cikaracak icerikteki mailler yayinlanmaz. * Futbol takimlariyla ilgili ati$ma / tarti$ma / ki$kirtma yayinlanmaz. * >>>> i$aretlerinden okunmayacak halde olan mailler icerigi ne olursa olsun yayinlanmaz. * Erotizm icerikli Sanatsal foto / karikatur / fikra icin konu kismina +18 veya X yaziniz ki, bu tur maillerden ho$lanmayan acmadan silebilsin. * 10-20 vs. ki$iye gonderirsen dilegiin gercekle$ir gibi sacma mailler yayinlanmaz…
*** Grupla ilgili soru veya sorunlariniz icin deepnot@gmail.com adresine yazabilirsiniz.
*** Bizden ayrilmak icin: canimgrubum-unsubscribe@yahoogroups.com adresine mail gonderip, gelen maili reply yapiniz.
============ http://www.limk.com Bo$ Zaman Gecirgeci

SPONSORED LINKS Spanish language and culture Language learn turkish Learn turkish language Turkish Turkish language Learning turkish language

clip_image001.jpg

clip_image006.jpg

clip_image007.jpg

clip_image008.jpg

clip_image009.jpg

clip_image010.jpg

HABABAM GÜLE GÜLE - 1981

Tür : Komedi / Dram Yönetmen : Ertem Eðilmez Senaryo : Yavuz Turgul , Rýfat Ilgaz (Kitap) Görüntü Yönetmeni : Ertunç Þenkay Yapým : 1981, Türkiye , 78 dk.
Oyuncular Ýlyas Salman , Adile Naþit (Hafize Ana) , Mehmet Ali Erbil , Ayþen Gruda , Þevket Altuð , Yaprak Özdemiroðlu , Savaþ Dinçel , Fulya Özcan , Hüseyin Kutman , Osman Cavcý , Özden Özgürdal
http://rapidshare.com/files/110846860/1981_-_HABABAM_GULE_GULE.part1.rar http://rapidshare.com/files/110861510/1981_-_HABABAM_GULE_GULE.part2.rar http://rapidshare.com/files/110876878/1981_-_HABABAM_GULE_GULE.part3.rar http://rapidshare.com/files/110892293/1981_-_HABABAM_GULE_GULE.part4.rar http://rapidshare.com/files/110904893/1981_-_HABABAM_GULE_GULE.part5.rar http://rapidshare.com/files/110918127/1981_-_HABABAM_GULE_GULE.part6.rar http://rapidshare.com/files/110927896/1981_-_HABABAM_GULE_GULE.part7.rar
ilgi alanlariniza gore gruplar icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/diger-gruplarmz Rapidden Nasil Dosya indiririm? http://groups.google.com/group/turkgrup/web/rapid Film/dizi indirdikten sonra nasil acacaksiniz http://groups.google.com/group/turkgrup/web/filmindirme Gruplarda daha once yayinlanan Programlar icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/programlar Gruplarda daha once yayinlanan 2008 vizyon Filmler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/2008 Gruplarda daha once yayinlanan 2007 vizyon Filmler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/filmler Gruplarda daha once yayinlanan Turkce Albumler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/turkce Gruplarda daha once yayinlanan Yabancý Albumler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/mp3ler Gruplarda daha once yayinlanan Hereos Sezon2 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/heroess2 Gruplarda daha once yayinlanan Hereos Sezon1 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/heroes-s1 Gruplarda daha once yayinlanan Prison Break Sezon3 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/prison-break-3s Gruplarda daha once yayinlanan Lost Sezon1,2,3 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/lost Gruplarda daha once yayinlanan Belgeseller icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/jazzgirl Grup uyelerimizin E-oykuleri icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/oyku Grup uyelerimizin E-kitaplari icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/e-kitaplar Gruplarda daha once yayinlanan Oyunlar icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/oyun
E posta adresinizi yazýp kayýt ol týklayarak uye olabilirsiniz Mail adresinize gelecek olan linki onaylamayý unutmayýn!!! E-posta: Yardimci Programlar Filmleri media player da izlemek icin codec http://rapidshare.com/files/90497468/K-Lite357Codec.rar Mp4 izlemek icin program http://rapidshare.com/files/61521679/vlc-0.8.6-rc1-win32.rar Mp4 film izleme anlatýmý http://groups.google.com/group/turkgrup/web/mp4

gulegule.JPG

*Ýsmi Kurban’dý. Bayram günü doðmuþ olmalý yada oðlan olsun, kurban olsun adýna konmuþ bu isim.*
*Okulun köþede sýmýþqa ( günebakan ) satardý. Ýþaret parmaðýnýn yarýsý kadar siyah çekirdeklerdi, sadece onda bulunurdu. Sim siyah, kavrulmuþ. Yedikçe yiyesi gelirdi insanýn ve o, en iyisi olsun diye kendi ektirirdi günebakanlarý. *
*Her gün için bir çanta sýmýþqa doldurup götürürdü ve çoðu zaman öðlen oldu mu biterdi iþi. Fazlaya tamahý yoktu, kanaatkardý. Ýþi bitince Zöhrep teyzenin istediklerini çantasýna doldurup evine dönerdi. Hoþ ihtiyacý da yoktu sýmýþqa satmaya ama alýþkanlýktý iþte. Her sabah tanýdýklarý görmek, ayaküstü birkaç sohbet etmek için bir bahaneydi belki de…*
*Bizler eski kitaplarýn yapraklarýný kývýrýp külah yapardýk ona, içine sýmýþka koysun diye. Bir gün külahý açýp okumuþ ve bize bir daha kitaplarý yýrtmayý yasak etmiþti. Dahasý saman kaðýtlar alýrdý toplar halinde kitaplara dokunmayalým diye…*
*Birkaç tane ineði, koyunu vardý,bir haylide babadan kalma tarlasý. Mahallemizde hiç yoksul insan olmadýðýndan sabahlarý birkaç litre sütü baþka mahalledeki yoksul evlere verir öyle giderdi tezgahýnýn baþýna. Her gün bir eve bir kap dolusu yumurta verirlerdi ve sokaðýmýzdaki her evin bir çocuðunun tavuðu varmýþ onlarýn tavuklarýnýn içinde.*
*Zöhrep teyze varlýklý bir ailenin kýzýymýþ ama “aþk” sahidenmiþ o zamanlar, iç-tenmiþ. Güvenmek yetermiþ ve güvenilen her kim ise çabasý bu üzre imiþ… Ýnsan zamanýymýþ. Aþk ve güven samanlýðý seyran edermiþ…. *
*Kayýnpederinin “Bu adam sýmýþqa mý satýp seni geçindirecek?” Sözüne inat nafaa memuru olmayýp okulun köþeyi mesken tutacak kadar da inatçý imiþ Kurban amca…. *
*Havanýn açýk olduðu her gün akþama doðru ahýrýn damýnda semaver yakýp çay yaparlardý. Güvercinlere yem atarlardý ve o saatlerde güvercinler sadece onlarýn damýna konardý. Konuþurdular onlarla, oynaþýrdýlar. *
*Çocuklarý okuyup þehirden gitmiþlerdi, avuntularý bizlerdik, birde Zöhrep teyzenin kedileri.*
* Hiçbir kaygýlarý yoktu. Ölümlük bir kaþ kuruþ para biriktirmiþ, Zöhrep teyze kurban amcayý, Kurban amca Zöhrep teyzeyi mahalleliye emanet etmiþti, gözleri arkada kalmayacakmýþ… *
*Kimin baþý aðrýsa, kimin bir sýkýntýsý olsa o kiþinin yanýndaydýlar. Biri sokaðýmýzýn babasý, diðeri annesiydi. *
*****
*Ehlikeyifti kurban amca. Çayýný alýr, gazetesini açar, birde sigara yakardý. Zöhrep teyze gramofonu kurardý. Yaz mevsimiyse eðer kýsýr dut aðacýnýn altýndaki divana uzanýrdý. Kýþ mevsimi ise keyfine göre dizayn ettirdiði, Zöhrep teyzenin rengarenk çiçekleri ile dolu geniþçe camekanýn içinde keyf ederdi. *
*Bahçesinde çilekler yetiþtirirdi / halen burnumda kokusu/ *
*Birkaç haftada bir mutlaka mangalda sucuk yapardý ve komþu evlere lavaþlarýn içinde gönderirdi. *
*Bazen daða giderdiler büyüklerimizle, tomurcuk kar getirirdiler. Hanýmlar çeþitli meyve reçellerini sulandýrýp dökerdiler üzerine.*
*Faytonlar dizilirdi, içlerine doluþup pikniðe giderdik. Telsizdeki büyük ýhlamur aðaçlarýnýn ortasýna bir battaniye gerer, Zöhrep teyzeyi oraya yatýrýr sallardý çocuklar gibi…. Etler piþirilirdi, bolca balýk tutulurdu, erkekler bir köþeye çekilip rakýlarý açardý. Kurban amca keyiflenirdi. Gramofonlarda dinlediðimiz þarkýlardan birini seçer ve baþlardý söylemeye… / Sazlar çalýnýr çamlýcanýn bahçelerinde, Bülbül sesi var þarkýlarýn naðmelerinde, Bir taze emel var bu kýzýn handelerinde/ Sonra gelirdi eþinin yanýna kulaðýna bizi utandýracak bir þey söylerdi sadece ikisinin ve biz çocuklarýn duyabileceði ses tonuyla. Zöhrep teyzenin fýndýðýmsý burnuna dokunurdu parmaðýnýn ucuyla / acaba o anda sarýlma isteðinin bastýrýlmasý için miydi bilmem./*
*Ve her piknikte “Rakýname” okurdu…*
*Tiyatrolarýn, sinemalarýn müdavimiydiler…*
*Özenirdik….*
*Bir çoðumuz plastik ufak bidonlara sýmýþqa doldurup sokak baþlarýnda “Beþ bardaðý Yirmi beþe” Diye baðýrdýysak ta asla o olamadýk. Keramet sýmýþqa da deðilmiþ….*
* *
*****
*Bir gün yaðmura yakalanmýþ, eve varýrým diye sýðýnmamýþ bir yere. Sonra hastane, sonra tahliller, filmler…. Amcam Erzurum’a Üniversiteye götürmüþ, yapacak bir þey yokmuþ…. Önce sokaðýmýz, sonra mahallemiz, ardýndan onu tezgahýnda göremeyenler doluþtu evine. Helallik alacak ne kadar insan vardý? *
*Gün geçtikçe daha da aðýrlaþmýþ, konuþamaz olmuþ. Adettendir “Canýn ne ister?” diye sormak. Her kes soruyor, o gözleriyle hiçbir þey der gibi bakýyordu….*
*Yemeden içmeden kesilmiþ. Her kes hazýrlýklý, tedirgin…*
*Zöhrep teyze “Canýn ne ister, sana ne yapayým” Diye sormuþ…*
*”Üzüm” demiþ zor bela çýkarabildiði sesle…*
*Kýþ, zemheri… Haber salýnmýþ Ege’de oturan akrabalara son isteði diye. Bulunup yollanmýþ.*
*Hanýmý üzüm koparýp yediriyormuþ.”Nereden?” diye sormuþ “Manisa’dan yolladýlar, sen istedin ya”…Gülmüþ… “Hep söylemek isterdim de söyleyemezdim. O gün sen ne istediðimi sorduðunda “üzüm gözlüm” hiç bir þey istemem diyecektim”*
*3 yýl yaþadý ehlikeyif amca. Doktorlarýn inadýna mýydý yoksa üzüm gözlüsünün hatýrýna mý bilinmez… *
*Önce üzüm gözlüsü gitti, ardýndan o…*
*Kazmanýn yere saplanmadýðý soðuklardý… Üzüm gözlüsünün eliyle yoðurduðu tezeklerin ateþinde yumuþattýk topraðýný…*
*Bir ay içinde ard arda düþüp gitti sokaðýmýzýn *

*Ýsmi Kurban’dý. Bayram günü doðmuþ olmalý yada oðlan olsun, kurban olsun adýna konmuþ bu isim.*
*Okulun köþede sýmýþqa ( günebakan ) satardý. Ýþaret parmaðýnýn yarýsý kadar siyah çekirdeklerdi, sadece onda bulunurdu. Sim siyah, kavrulmuþ. Yedikçe yiyesi gelirdi insanýn ve o, en iyisi olsun diye kendi ektirirdi günebakanlarý. *
*Her gün için bir çanta sýmýþqa doldurup götürürdü ve çoðu zaman öðlen oldu mu biterdi iþi. Fazlaya tamahý yoktu, kanaatkardý. Ýþi bitince Zöhrep teyzenin istediklerini çantasýna doldurup evine dönerdi. Hoþ ihtiyacý da yoktu sýmýþqa satmaya ama alýþkanlýktý iþte. Her sabah tanýdýklarý görmek, ayaküstü birkaç sohbet etmek için bir bahaneydi belki de…*
*Bizler eski kitaplarýn yapraklarýný kývýrýp külah yapardýk ona, içine sýmýþka koysun diye. Bir gün külahý açýp okumuþ ve bize bir daha kitaplarý yýrtmayý yasak etmiþti. Dahasý saman kaðýtlar alýrdý toplar halinde kitaplara dokunmayalým diye…*
*Birkaç tane ineði, koyunu vardý,bir haylide babadan kalma tarlasý. Mahallemizde hiç yoksul insan olmadýðýndan sabahlarý birkaç litre sütü baþka mahalledeki yoksul evlere verir öyle giderdi tezgahýnýn baþýna. Her gün bir eve bir kap dolusu yumurta verirlerdi ve sokaðýmýzdaki her evin bir çocuðunun tavuðu varmýþ onlarýn tavuklarýnýn içinde.*
*Zöhrep teyze varlýklý bir ailenin kýzýymýþ ama “aþk” sahidenmiþ o zamanlar, iç-tenmiþ. Güvenmek yetermiþ ve güvenilen her kim ise çabasý bu üzre imiþ… Ýnsan zamanýymýþ. Aþk ve güven samanlýðý seyran edermiþ…. *
*Kayýnpederinin “Bu adam sýmýþqa mý satýp seni geçindirecek?” Sözüne inat nafaa memuru olmayýp okulun köþeyi mesken tutacak kadar da inatçý imiþ Kurban amca…. *
*Havanýn açýk olduðu her gün akþama doðru ahýrýn damýnda semaver yakýp çay yaparlardý. Güvercinlere yem atarlardý ve o saatlerde güvercinler sadece onlarýn damýna konardý. Konuþurdular onlarla, oynaþýrdýlar. *
*Çocuklarý okuyup þehirden gitmiþlerdi, avuntularý bizlerdik, birde Zöhrep teyzenin kedileri.*
* Hiçbir kaygýlarý yoktu. Ölümlük bir kaþ kuruþ para biriktirmiþ, Zöhrep teyze kurban amcayý, Kurban amca Zöhrep teyzeyi mahalleliye emanet etmiþti, gözleri arkada kalmayacakmýþ… *
*Kimin baþý aðrýsa, kimin bir sýkýntýsý olsa o kiþinin yanýndaydýlar. Biri sokaðýmýzýn babasý, diðeri annesiydi. *
*****
*Ehlikeyifti kurban amca. Çayýný alýr, gazetesini açar, birde sigara yakardý. Zöhrep teyze gramofonu kurardý. Yaz mevsimiyse eðer kýsýr dut aðacýnýn altýndaki divana uzanýrdý. Kýþ mevsimi ise keyfine göre dizayn ettirdiði, Zöhrep teyzenin rengarenk çiçekleri ile dolu geniþçe camekanýn içinde keyf ederdi. *
*Bahçesinde çilekler yetiþtirirdi / halen burnumda kokusu/ *
*Birkaç haftada bir mutlaka mangalda sucuk yapardý ve komþu evlere lavaþlarýn içinde gönderirdi. *
*Bazen daða giderdiler büyüklerimizle, tomurcuk kar getirirdiler. Hanýmlar çeþitli meyve reçellerini sulandýrýp dökerdiler üzerine.*
*Faytonlar dizilirdi, içlerine doluþup pikniðe giderdik. Telsizdeki büyük ýhlamur aðaçlarýnýn ortasýna bir battaniye gerer, Zöhrep teyzeyi oraya yatýrýr sallardý çocuklar gibi…. Etler piþirilirdi, bolca balýk tutulurdu, erkekler bir köþeye çekilip rakýlarý açardý. Kurban amca keyiflenirdi. Gramofonlarda dinlediðimiz þarkýlardan birini seçer ve baþlardý söylemeye… / Sazlar çalýnýr çamlýcanýn bahçelerinde, Bülbül sesi var þarkýlarýn naðmelerinde, Bir taze emel var bu kýzýn handelerinde/ Sonra gelirdi eþinin yanýna kulaðýna bizi utandýracak bir þey söylerdi sadece ikisinin ve biz çocuklarýn duyabileceði ses tonuyla. Zöhrep teyzenin fýndýðýmsý burnuna dokunurdu parmaðýnýn ucuyla / acaba o anda sarýlma isteðinin bastýrýlmasý için miydi bilmem./*
*Ve her piknikte “Rakýname” okurdu…*
*Tiyatrolarýn, sinemalarýn müdavimiydiler…*
*Özenirdik….*
*Bir çoðumuz plastik ufak bidonlara sýmýþqa doldurup sokak baþlarýnda “Beþ bardaðý Yirmi beþe” Diye baðýrdýysak ta asla o olamadýk. Keramet sýmýþqa da deðilmiþ….*
* *
*****
*Bir gün yaðmura yakalanmýþ, eve varýrým diye sýðýnmamýþ bir yere. Sonra hastane, sonra tahliller, filmler…. Amcam Erzurum’a Üniversiteye götürmüþ, yapacak bir þey yokmuþ…. Önce sokaðýmýz, sonra mahallemiz, ardýndan onu tezgahýnda göremeyenler doluþtu evine. Helallik alacak ne kadar insan vardý? *
*Gün geçtikçe daha da aðýrlaþmýþ, konuþamaz olmuþ. Adettendir “Canýn ne ister?” diye sormak. Her kes soruyor, o gözleriyle hiçbir þey der gibi bakýyordu….*
*Yemeden içmeden kesilmiþ. Her kes hazýrlýklý, tedirgin…*
*Zöhrep teyze “Canýn ne ister, sana ne yapayým” Diye sormuþ…*
*”Üzüm” demiþ zor bela çýkarabildiði sesle…*
*Kýþ, zemheri… Haber salýnmýþ Ege’de oturan akrabalara son isteði diye. Bulunup yollanmýþ.*
*Hanýmý üzüm koparýp yediriyormuþ.”Nereden?” diye sormuþ “Manisa’dan yolladýlar, sen istedin ya”…Gülmüþ… “Hep söylemek isterdim de söyleyemezdim. O gün sen ne istediðimi sorduðunda “üzüm gözlüm” hiç bir þey istemem diyecektim”*
*3 yýl yaþadý ehlikeyif amca. Doktorlarýn inadýna mýydý yoksa üzüm gözlüsünün hatýrýna mý bilinmez… *
*Önce üzüm gözlüsü gitti, ardýndan o…*
*Kazmanýn yere saplanmadýðý soðuklardý… Üzüm gözlüsünün eliyle yoðurduðu tezeklerin ateþinde yumuþattýk topraðýný…*
*Bir ay içinde ard arda düþüp gitti sokaðýmýzýn Sakýz hanýmý ile Mahur beyi…*

Z.Z.Y.Tanýtým.png

HABABAM UYANIYOR - 1976

http://rapidshare.com/files/110669664/1976_-_HABABAM_UYANIYOR.part1.rar http://rapidshare.com/files/110678251/1976_-_HABABAM_UYANIYOR.part2.rar http://rapidshare.com/files/110686094/1976_-_HABABAM_UYANIYOR.part3.rar http://rapidshare.com/files/110694643/1976_-_HABABAM_UYANIYOR.part4.rar http://rapidshare.com/files/110704872/1976_-_HABABAM_UYANIYOR.part5.rar http://rapidshare.com/files/110712205/1976_-_HABABAM_UYANIYOR.part6.rar http://rapidshare.com/files/110718693/1976_-_HABABAM_UYANIYOR.part7.rar Tür : Komedi / Dram Yönetmen : Ertem Eðilmez Yapýmcý :Ertem Eðilmez Senaryo : Sadýk Þendil , Rýfat Ilgaz (Kitap) Müzik : Melih Kibar Yapým : 1976, Türkiye , 78 dk. Oyuncular Kemal Sunal - Ýnek Þaban Halit Akçatepe - Güdük Necmi Adile Naþit - Hafize Ana Münir Özkul - Kel Mahmut Ahmet Sezerel - Ahmet Þener Þen - Body Ekrem Aciz Cem Gürdap - Tulum Hayri Muharrem Gürses - Okul müdürü Okula Ahmet adýnda yeni bir öðrenci gelir. Ahmet’in babasý, Mahmut Hoca’nýn eski bir arkadaþýdýr ve Ahmet, babasýnýn vefatýndan sonra eðitimini sürdürebilmek için Mahmut Hoca’dan yardým ister. Ahmet, Hababam Sýnýfý’na verilir ama adý torpilliye çýkar. Hababam’ýn aksine çok çalýþkan bir öðrenci olan Ahmet, sýnýfa uyum saðlamakta zorlanýr. Zamanla arkadaþlarýna alýþsa da, Ahmet’in vazgeçemeyeceði doðrularý vardýr.
ilgi alanlariniza gore gruplar icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/diger-gruplarmz Rapidden Nasil Dosya indiririm? http://groups.google.com/group/turkgrup/web/rapid Film/dizi indirdikten sonra nasil acacaksiniz http://groups.google.com/group/turkgrup/web/filmindirme Gruplarda daha once yayinlanan Programlar icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/programlar Gruplarda daha once yayinlanan 2008 vizyon Filmler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/2008 Gruplarda daha once yayinlanan 2007 vizyon Filmler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/filmler Gruplarda daha once yayinlanan Turkce Albumler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/turkce Gruplarda daha once yayinlanan Yabancý Albumler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/mp3ler Gruplarda daha once yayinlanan Hereos Sezon2 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/heroess2 Gruplarda daha once yayinlanan Hereos Sezon1 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/heroes-s1 Gruplarda daha once yayinlanan Prison Break Sezon3 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/prison-break-3s Gruplarda daha once yayinlanan Lost Sezon1,2,3 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/lost Gruplarda daha once yayinlanan Belgeseller icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/jazzgirl Grup uyelerimizin E-oykuleri icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/oyku Grup uyelerimizin E-kitaplari icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/e-kitaplar Gruplarda daha once yayinlanan Oyunlar icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/oyun
E posta adresinizi yazýp kayýt ol týklayarak uye olabilirsiniz Mail adresinize gelecek olan linki onaylamayý unutmayýn!!! E-posta: Yardimci Programlar Filmleri media player da izlemek icin codec http://rapidshare.com/files/90497468/K-Lite357Codec.rar Mp4 izlemek icin program http://rapidshare.com/files/61521679/vlc-0.8.6-rc1-win32.rar Mp4 film izleme anlatýmý http://groups.google.com/group/turkgrup/web/mp4

huyaniyor.jpg

HABABAM DOKUZ DOÐURUYOR - 1978

http://rapidshare.com/files/110725914/1978_-_HABABAM_DOKUZ_DOGURUYOR.part1.rar http://rapidshare.com/files/110734622/1978_-_HABABAM_DOKUZ_DOGURUYOR.part2.rar http://rapidshare.com/files/110744227/1978_-_HABABAM_DOKUZ_DOGURUYOR.part3.rar http://rapidshare.com/files/110756182/1978_-_HABABAM_DOKUZ_DOGURUYOR.part4.rar http://rapidshare.com/files/110794483/1978_-_HABABAM_DOKUZ_DOGURUYOR.part5.rar http://rapidshare.com/files/110809015/1978_-_HABABAM_DOKUZ_DOGURUYOR.part6.rar http://rapidshare.com/files/110824339/1978_-_HABABAM_DOKUZ_DOGURUYOR.part7.rar Tür : Komedi / Dram Yönetmen : Kartal Tibet Senaryo : Sadýk Þendil , Rýfat Ilgaz (Kitap) Görüntü Yönetmeni : Ertunç Þenkay Müzik : Melih Kibar Yapým : 1978, Türkiye , 85 dk.
Oyuncular Münir Özkul (Kel Mahmut) , Þener Þen (Badi Ekrem) , Adile Naþit (Hafize Ana) , Þevket Altuð (Kalem Þakir) , Ahmet Arýman (Hayta Ýsmail) , Ýlyas Salman , Muharrem Gürses (Okul Müdürü) , Aciz Cem Gürdap (Tulum Hayri) , Perran Kutman , Sevda Aktolga
ilgi alanlariniza gore gruplar icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/diger-gruplarmz Rapidden Nasil Dosya indiririm? http://groups.google.com/group/turkgrup/web/rapid Film/dizi indirdikten sonra nasil acacaksiniz http://groups.google.com/group/turkgrup/web/filmindirme Gruplarda daha once yayinlanan Programlar icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/programlar Gruplarda daha once yayinlanan 2008 vizyon Filmler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/2008 Gruplarda daha once yayinlanan 2007 vizyon Filmler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/filmler Gruplarda daha once yayinlanan Turkce Albumler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/turkce Gruplarda daha once yayinlanan Yabancý Albumler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/mp3ler Gruplarda daha once yayinlanan Hereos Sezon2 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/heroess2 Gruplarda daha once yayinlanan Hereos Sezon1 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/heroes-s1 Gruplarda daha once yayinlanan Prison Break Sezon3 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/prison-break-3s Gruplarda daha once yayinlanan Lost Sezon1,2,3 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/lost Gruplarda daha once yayinlanan Belgeseller icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/jazzgirl Grup uyelerimizin E-oykuleri icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/oyku Grup uyelerimizin E-kitaplari icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/e-kitaplar Gruplarda daha once yayinlanan Oyunlar icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/oyun
E posta adresinizi yazýp kayýt ol týklayarak uye olabilirsiniz Mail adresinize gelecek olan linki onaylamayý unutmayýn!!! E-posta: Yardimci Programlar Filmleri media player da izlemek icin codec http://rapidshare.com/files/90497468/K-Lite357Codec.rar Mp4 izlemek icin program http://rapidshare.com/files/61521679/vlc-0.8.6-rc1-win32.rar Mp4 film izleme anlatýmý http://groups.google.com/group/turkgrup/web/mp4

haba9.jpg

Grup ici iletisim

From: “Chetnix” Date: Tue Apr 29, 2008 4:24 pm Subject: Grupiçi Ýletiþim Cevaplar
From: ilyas bal Subject: airport mania

Tarif edildi»i gibi yapmama ragmen airport mania oyunun 4. bolumden sonrasi oynamiyor. devamini nasil oynanaca»ini cozebilen oldumu. Mümkünse bu konuda yardiminizi istiyorum. Simdiden tesekkurler…..

http://rapidshare.com/files/111266144/Airport_Mania_-_First_Flight.rar

Þifre: www.celebiyiz.biz

Oyunu kurmanýz yeterli, Crack yapmadan/Seri no girmeden oynayabilirsiniz.

zubeyde-hanim-baris-odulu.jpg

Habitación de Fermat, La(Kapan) — CMYLMZ (netload)

Yönetmen:Luis Piedrahita Yapým : 2007 Ülke : Ýspanya Tür : Mystery Süre : 88 dakika IMDB Puan : 6.6/10 Language: Spanish (Turkce altyazýlý) File size: 298 mb Mp4
Oyuncular Lluís Homar, Hilbert Alejo Sauras, Galois Elena Ballesteros, Oliva Santi Millán, Pascal Federico Luppi, Fermat Helena Carrión, Bibliotecaria Núria Badia, Recepcionist Víctor Benjumea, Chico Gasolinera Ariadna Cabrol, Girl Cesc Cornet, Boy

Dört matematikçi, gizemli bir ev sahibi tarafýndan hafta sonunu geçirmek ve büyük bir bulmacayý çözmek üzere davet edilir. Hiçbiri birbirini tanýmamaktadýr. Bildikleri tek þey ise, hepsini oraya davet eden kiþinin FERMAT adýný kullandýðýdýr.
Her birine detaylý bir þekilde nerede ve nasýl buluþacaklarý, davet yerine nasýl gelecekleri ve orada kendi isimleri yerine hangi takma isimleri kullanacaklarýna dair bütün bilgiler verilmiþtir. Kendilerine verilen isimler tarihteki ünlü matematikçilerin isimlerinden oluþmaktadýr: Pascal, Hilbert, Galois….gibi.
Þehir dýþýnda, izole edilmiþ bir evde her türlü konforla hazýrlanan küçük bir odada bu problemi çözeceklerdir. Odaya en son ev sahibi Fermat gelir. Fakat kýsa bir sure sonra gizemli bir telefon çaðrýsýndan sonra hemen ayrýlýr. Ardýndan odanýn kapýsý kilitlenir.
Ve ilk problem SMS olarak gelir. Çözmek için bir dakikalarý vardýr. Görünüþte basit bir mantýk problemidir bu. Fakat dakikalar geçer problem bir türlü çözülemez. Ve aniden duvarlar hareket etmeye ve oda daralmaya baþlar. Tek çýkýþ yolu, verilen problemleri oda tamamen kapanmadan zamanýnda ve doðru olarak çözmektir.
Four mathematicians who do not know each other are invited by a mysterious host on the pretext of resolving a great enigma. The room in which they find themselves turns out to be a shrinking room that will crush them if they do not discover in time what connects them all and why someone might wish to murder them.

http://netload.in/datei2d3fcff4ba9baf48d432de740d472a68/LaHabitacionDeFermat.rar.htm
Haybeden Gerçek üstü aþk (language: Turkish) Türk filmi
http://netload.in/dateifc8ff1af245a70966289fe3ada6c0b01/Haybeden.rar.htm
CMYLMZ 2008
http://netload.in/datei2d85a83b607ebeeafe117054360b816d/HadiCanim.part1.rar..htm http://netload.in/datei205434d6b7975b6fbff2aada228e79d9/HadiCanim.part2.rar..htm http://netload.in/datei3c90fa5c54ae9510f1f5537121a9a844/HadiCanim.part3.rar..htm http://netload.in/datei4e242f2ac159cbb083b874538d1f6f63/HadiCanim.part4.rar..htm http://netload.in/datei11628482d61ca3b1c32879e621ad07f2/HadiCanim.part5.rar..htm

Rec - Kayýt Language: Spanish (Turkce altyazýlý)
http://rapidshare.com/files/106222289/REC.part1.rar http://rapidshare.com/files/106226038/REC.part2.rar http://rapidshare.com/files/106200001/REC.part3.rar http://rapidshare.com/files/106205512/REC.part4.rar http://rapidshare.com/files/106209988/REC.part5.rar http://rapidshare.com/files/106214435/REC.part6.rar http://rapidshare.com/files/106218298/REC.part7.rar

Goya’nýn Hayaletleri - Goya’s Ghosts Language: English (Turkce altyazýlý)
http://rapidshare.com/files/110139236/GOYA.part01.rar http://rapidshare.com/files/110152454/GOYA.part02.rar http://rapidshare.com/files/110164637/GOYA.part03.rar http://rapidshare.com/files/110365676/GOYA.part04.rar http://rapidshare.com/files/110393124/GOYA.part05.rar http://rapidshare.com/files/110082126/GOYA.part06.rar http://rapidshare.com/files/110398021/GOYA.part07.rar http://rapidshare.com/files/110096277/GOYA.part08.rar http://rapidshare.com/files/109798410/GOYA.part09.rar http://rapidshare.com/files/109277191/GOYA.part10.rar http://rapidshare.com/files/109294192/GOYA.part11.rar http://rapidshare.com/files/109311822/GOYA.part12.rar http://rapidshare.com/files/110110812/GOYA.part13.rar http://rapidshare.com/files/110124570/GOYA.part14.rar

The Bourne Ultimatum (2007) Language: English (Turkce altyazýlý)
http://rapidshare.com/files/109025622/BourneUltimatum.part1.rar http://rapidshare.com/files/109046120/BourneUltimatum.part2.rar http://rapidshare.com/files/109565620/BourneUltimatum.part3.rar http://rapidshare.com/files/109582055/BourneUltimatum.part4.rar http://rapidshare.com/files/109598091/BourneUltimatum.part5.rar http://rapidshare.com/files/109613419/BourneUltimatum.part6.rar http://rapidshare.com/files/109778637/BourneUltimatum.part7.rar
ilgi alanlariniza gore gruplar icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/diger-gruplarmz Rapidden Nasil Dosya indiririm? http://groups.google.com/group/turkgrup/web/rapid Film/dizi indirdikten sonra nasil acacaksiniz http://groups.google.com/group/turkgrup/web/filmindirme Gruplarda daha once yayinlanan Programlar icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/programlar Gruplarda daha once yayinlanan 2008 vizyon Filmler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/2008 Gruplarda daha once yayinlanan 2007 vizyon Filmler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/filmler Gruplarda daha once yayinlanan Turkce Albumler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/turkce Gruplarda daha once yayinlanan Yabancý Albumler icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/mp3ler Gruplarda daha once yayinlanan Hereos Sezon2 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/heroess2 Gruplarda daha once yayinlanan Hereos Sezon1 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/heroes-s1 Gruplarda daha once yayinlanan Prison Break Sezon3 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/prison-break-3s Gruplarda daha once yayinlanan Lost Sezon1,2,3 icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/lost Gruplarda daha once yayinlanan Belgeseller icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/jazzgirl Grup uyelerimizin E-oykuleri icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/oyku Grup uyelerimizin E-kitaplari icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/e-kitaplar Gruplarda daha once yayinlanan Oyunlar icin http://groups.google.com/group/turkgrup/web/oyun
E posta adresinizi yazýp kayýt ol týklayarak uye olabilirsiniz Mail adresinize gelecek olan linki onaylamayý unutmayýn!!! E-posta: Yardimci Programlar Filmleri media player da izlemek icin codec http://rapidshare.com/files/90497468/K-Lite357Codec.rar Mp4 izlemek icin program http://rapidshare.com/files/61521679/vlc-0.8.6-rc1-win32.rar Mp4 film izleme anlatýmý http://groups.google.com/group/turkgrup/web/mp4

FERMAT.jpg