MADENLER DEVLET - MÝLLET ELELE ÝÞLETÝLECEK
MADENLER DEVLET - MÝLLET ELELE ÝÞLETÝLECEK
BTP Genel Baþkaný Prof. Dr. Baþ, Milli Devlette ülkenin yeraltý kaynaklarýnýn devletmillet ortaklýðý ile kurulacak þirketler tarafýndan çýkartýlarak iþletileceðini vurguladý.
Baðýmsýz Türkiye Partisi(BTP) Genel Baþkaný Prof. Dr. Haydar Baþ, Milli Devlet tezinde madenler ve diðer yeraltý zenginliklerinin millete ait olduðunu kaydederek, Bu kaynaklar, devletmillet ortaklýðý ile kurulacak þirketler tarafýndan çýkartýlarak iþletilecektir dedi.
Yabancý maden þirketlerinin ellerindeki ruhsatlarýn ederinden fazlasý verilerek geri alýnacaðýnýn altýný çizen Prof. Dr. Baþ, Gerekli paranýn bulunmasý ise, Milli Ekonomi anlayýþýndaki devletin gelir kaynaklarý dikkate alýndýðýnda hiç de zor olmayacaktýr. Böylece vatan topraklarýnýn tamamý, yine millete ait hale gelecektir.
Hammadde satýlmayacak
Madenlerin yerli sanayinin geliþmesinde kullanýlacak hammadde olarak ihracýna müsaade edilmeyeceðinin altýný çizen Prof. Dr. Baþ, madenlerin þlendikten sonra çok daha fazla bir karla satýlmasýnýn temin edileceðini vurguladý. Prof. Dr. Baþ, Kendi topraklarýnda dilenci olmak yerine mutluluk içerisinde refah bir yaþam sürmek elimizde. Yeter ki ayaðýmýzýn altýndaki 3 katrilyon dolar deðerindeki servete sahip çýkalým. Bu zenginlik, sadece bize deðil bütün insanlýða ikram etsek dahi bitmeyecek büyüklüktedir.
Ülkeler sömürülüyor
Prof. Dr. Haydar Baþ, þunlarý kaydetti: Dünyanýn en fakir ülkesi Sierra Leone, dünyanýn elmas madenleri bakýmýndan en zengin ülkelerinden biridir. Elmas madenleri global aktör De Beer tarafýndan sömürülen bu ülke insaný, yýllýk yaklaþýk 417 dolar gelirle yaþamak zorundadýr.
Eðer devletler, yer altý kaynaklarýný yabancýlara çýkarttýrýyor ve iþlenmeden hammadde olarak satýlýyorsa; bu durum, millete ait yeraltý kaynaklarýnýn yabancýlara aktarýlmasý demektir. Çünkü birçok ülke, ihraç ettiði yeraltý kaynaklarýný iþlendikten sonra 100 kat, hatta 1000 kat daha fazla para vererek tekrar geri almaktadýr.
Ülkelerin servetleri talan ediliyor
Madenlerin iþletim hakkýnýn yabancý firmalara devredilmesi ile bu madenlerin devlet tarafýndan iþlenmeden hammadde olarak dýþarýya satýlmasý arasýnda pek bir fark bulunmadýðýnýn altýný çizen Prof. Dr. Baþ, þu görüþleri dile getirdi: Global maden firmalarý, bir ülkede çýkardýklarý madeni, asla o ülke topraklarýnda kurduklarý tesislerde iþlemezler. Geliþmiþ kabul edilen ülkelerde kurulan tesislere gönderirler. Sömürülen ülke topraklarýndan çýkartýlan madenler, ihraç edilen ülkedeki yine o maden firmasýna ait þirkete dünya fiyatlarýnýn çok altýna ihraç edilir. Bu iþlemde transfer fiyatý denilen fiyat uygulanýr. Böylece talan edilen ülkede kurulan þirket nerede ise zarar ediyor gösterilir. Yine bu madenler, ham cevher olarak ülke dýþýna çýkarýlýrken; sanki bu madenin deðersiz olduðu ve ticari yönünün fazla olmadýðý imajý oluþturulmaya çalýþýlýr. Ham cevherin içindeki saf maden oranlarý düþük gösterilir. Bu baðýmlýlýðýn neticesinde kendi sanayilerinde kullanýlmak üzere dünyanýn madence zengin ama gelir olarak fakir býrakýlmýþ ülkeleri, global maden firmalarý tarafýndan talan edilerek; kaynaklar, geliþmiþ kabul edilen ülkelere aktarýlmaktadý r.
[12.05.2008] http://www.btp. org.tr/index. php?sayfa= icsayfa&sirano=1457
HÂLÂ ANLAMIYORUM…
HÂLÂ ANLAMIYORUM Bir vakitler Anlamıyorum diye bir yazı kaleme almıştım. Baktım, üzerinden hayli zaman geçmiş, lakin ben anlama hususunda bir arpa boyu yol katedememişim. Hatta bırakın katetmeyi, daha birçok konuda anlamadığım şeyler kafama doluşmuş da haberim yokmuş. Aslında insan ve toplum gün geçtikçe daha da anlaşılmaz daha da müşevveş hâle geliyor ve bu yüzden üzerinde düşünüldükçe kafaların daha da karışması sebepsiz değil. Efendim, benim evveliyetle şikayet ettiğim husus şu oldu bu aralar: İnsanlar, adalet ve eşitlik gibi faziletlerini hızla yitiriyorlar. Huzur ve mutluluk istiyor, bunun için kuralların ihdas edilmesini tabî karşılıyorlar fakat bu kuralları çiğnemekte bir beis görmüyor ve daha fenası, bunlar için yapılan denetimlerden de kendilerinin muaf tutulmasını arzu ediyorlar. Nakliyatla uğraşan en yakın akrabalarımdan birisi, şu an bulunduğum ildeki sıkı trafik denetimlerinden şikayetçiymiş. Bana diyor ki; Söyle de denetlemesinler. (Arkadaş beni Emniyet Genel Müdürü ile karıştırıyor herhalde.) Şimdi düşünüyorum, böyle bir şeyden şikayetçiyse kaideleri ihlâl eden bazı eksik yahut yanlışların mevcut olduğu ortada. Bir başka yakınım da yine şehrin dışında büyükçe bir mahallede yapılan trafik denetimleriinden dert yanıyor, hem de hakeretâmiz ifadelerle. Neymiş efendim, daha mahallede denetim mi olurmuş, adama sabahleyin daha gözünü açmadan emniyet kemerini takmadı diye ceza mı yazılırmış, işte o ilin polisi çok acımasızmış da mış mış mış… Bir başka gün, düzenli olarak gittiğim spor salonunda pazuları beyinlerinden büyük olan birkaç genç yine trafik polislerden yakınıyor, hem de küfürleri cümlelerin başına itinayla koyarak. Onlara kulak kabartıyorum, polis ceza yazmış, yalnız yine haklı gerekçelerle… Bu örnekleri niye verdim? Eminim siz de etrafınızda bu veya benzeri tutarsız yakınmaları sıkça duyuyorsunuzdur, hatırlatayım diye. Bu nasıl bir mantıktır ki, devletin koyduğu kurallara uymayanlar değil de, onlara uymayanlara ceza verenler bu kadar sitemi, saygısızlığı ve dahası küfrü hakedebiliyor. Devlet sana emniyet kemerini tak demişse kendi keyfi için dememiştir herhalde. Zaten devlet öyle Latif Doğanla Küstüm Şov izleyip keyiflenecek somut bir varlık da değil, onu da söyleyeyim unutmadan. Bir Emniyet raporuna göre; 2002 yılında ülkemizde meydana gelen 80.570 ölümlü-yaralanmalı trafik kazası değerlendirildiğinde; sürücülerin emniyet kemeri takılı olan kazalardaki ölüm oranı %3,3 iken, takılı olmayan kazalardaki ölüm oranının %12,2 olduğu tespit edilmiştir. Başka bir değişle ölümlü-yaralanmalı kazalardaki ölüm oranı emniyet kemeri takılmadığı takdirde 4 kat artmaktadır. Emniyet Kemeri Takanların 100 km/s hızına kadar olan kazalarda kurtulma şansı vardır. Emniyet Kemeri takmadan yolculuk edenlerin 20 km/sden itibaren kaza anında ölme riski vardır. Dünyanın hemen her medeni ülkesinde devlet, vatandaşını trafikteki olası risklerden muhafaz etmek için böyle kurallar koyar, bu devlet olmanın en doğal icabıdır. Ama bizdeki kadar kurallar çiğnenmek içindir kör mantığıyla hareket edip, devletle -deyim yerindeyse- inatlaşıp Yok arkadaş, ben kemer takmayacağım, ölmek istiyorum. diyen trafik canavarlarının bu kadar bol olduğu kaç ülke vardır acaba? Ölüm değil de trafik polisi korkusuyla kemer takan ve Trafik var, kemerini tak! diyen insanlardan bu mümtaz ülke dışında hangi ülkelerde bulunur, merak ediyorum doğrusu. Devlet istediği kadar kural koysun, Cumhurbaşkanı bile trafik için reklam yıldızı olsun… Boşverin canım siz bu akılla devam edin. Sizi her yanınızda doksan dokuz melek koruyor nasıl olsa, size bir şey olmaz… Bürokraside çalışıyorsanız, hele bir de ileride mühim makamlar işgal etme potansiyeliniz varsa, etrafınızda daha şimdiden çoluk çocuğuna, doğmuşuna doğacağına, dostuna akrabasına yer yapmaya çalışan âkil zatlardan olmaması neredeyse imkansızdır. Bu insanlar yıllarca devleti bir istihdam kapısı olarak gördükleri ama hiç de kendinlerine yardımcı olacak bir ele sahip olmadıkları için bu eli kaçırmak istemezler. Ve senden Ben bir gün olur da böyle insan seçecek bir noktaya geldiğimde tanıdığı, eşimi, dostumu değil de işe ehil olanı, hak edeni tercih etmek isterim. dediğinizde belli etmezler ama hayalkırıklığına uğrarlar. İsterler ki, başkaları olunca adalet olsun ama söz konusu kendileri ya da türevleriyse kayırmacılık (elin adamı buna nepotizm demiş) normal karşılansın. Netice itibariyle devlet hepimizin devleti, yani hepimiz aynı gemide gidiyoruz, unutmayalım. Her millet layık olduğu devlete sahiptir. diyen Joseph de Maistre ne kadar da haklı! Geçenlerde ülkemizde hem elim hem de utanç verici bir hadise yaşandı. Sanat dünyasında Pippa Bacca ismiyle tanınan 33 yaşındaki Milanolu sanatçı Giuseppina Pasqualino di Marineo, Gebze yakınlarında ölü bulundu. Üstelik daha yüz kızartıcısı, öldürülmeden önce katili M.K. tarafından tecavüz edildiği de anlaşıldı. Medya günlerce bu konuyu işledi. Hemen herkes olayın bilinen yönleri üzerinde durdu. İşte, ne zaman, nasıl, niçin, kimlerle ülkemize geldiği, nasıl öldürüldüğü vs. Ama neredeyse hiç kimse ülkemizde tecavüz vakalarının neden bu kadar arttığı üzerinde durmadı. Son yıllarda ülkemiz çok özür diliyorum- minicik bebelere bile tecavüz edilen bir memleket haline gelmişken, ülkemize barış mesajı vermek için gelmiş bir kızcağızın tecavüz edilip katlediği, hemen her gün ülkenin farklı yanından bu tür haberlerin alındığı bir dönemde biz yine cevizin kabuğunda kaldık, yine kabuğu kırıp cevizin içine giremedik. Ne oluyor bu ülkenin insanına Allah aşkına? diye soramadık gene. Nasıl bir çelişki içinde olduğumuzu düşünebiliyor musunuz? Kızlarımıza namus uğruna yapmadığımızı bırakmadık; onları eve hapsettik, okuma haklarını ellerinden aldık, yaşamlarını kabusa döndürdük ama erkek adam dediğimiz oğullarımıza hiç toz kondurmadık. Düşünün lütfen, bu ülkede kızlarımız gece dışarı çıkamıyor, gündüz tenha yerlerde dolaşamıyor, trafikte sürekli tacize uğruyor, kalabalık mekanlarda bile avını arayan ayıların, gözü dönmüş sapıkların, kurbanı olabiliyorlar ama nedense bunlar toplum olarak hep görmezden geliniyor. Düşünün bir kere, Baccaya tecavüz edip öldüren M.K. gibi daha kaç tane potansiyel katil ve mütecaviz bu sokaklarda saatli bomba gibi dolaşıyor. Ve daha -Allah korusun- kaç tane kızımız Baccanınki gibi akıbetle karşılaşma riskiyle hayatını sürdürüyor bu toplumda? Ama ilginçtir ki biz hep kızlarımızın namus bekçiliğini iyi yaptığımızda meseleyi basit yoldan çözebileceğimizi zannına kapıldık ya da oğlumuza-kızımıza uyguladığımız çifte standartımız bizi böyle düşünmeye zorladı. Bir ömür kendi kendimizi kandırdık yani. Bu ülkede örnekleri çoğaltmak o kadar kolay ki, size daha pek çok benzer olayı misal olarak arz edebilirim. Tamam, biz gerçekten fakir bir ülkeyiz, belki yasalarımız da ekonomik gücümüzü aşan, toplumsal karakterimizi zorlayan kurallarla dolu, kabul ediyorum. Ancak bunlar ne adalet ne eşitlik ne de mantıktan ve akılcılıktan ödün vermemizi şart kılmıyor. Yoksa kılıyor mu? Bu memleket artık mantıksız ve dengesiz insanların yuvası olmamalı. Tam da bu noktada kendini çevreye, trafiğe, etiğe ya da en azından birarada yaşama mefkuresine karşı duyarlı hisseden insanlar artık bıkmadan, usanmadan, yorulmadan kendini bir misyoner saymalı ve o yönde çalışmalı. Yaşlısı-genci, kadını-erkeği, yetkilisi-yetkisizinden korkmadan, çekinmeden doğruyu haykırabilmeli, yanlışlar söz konusu olduğunda uyarabilmeli, eleştirebilmeli… İnsanımız yapıcı eleştiriyi ve daha da mühimi özeleştiriyi öğrenmezse ve daha kötüsü belli başlı konularda şuur sahibi olan insanlar da bazı fedakarlıkların altına girmekten kaçınırsa, siz daha çok böyle saçma sapan yazılar okursunuz ve dahi çocuklarınız, torunlarınız da okur korkarım. O yüzden gücümüzün yettiğince elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyelim. Emin olun bu, meydanlarda kuru milliyetçilik, vatanseverlik nâraları atmaktan çok daha fazla saygı ve takdiri hak eden bir fedakarlıktır. Daha yaşanabilir bir ülke için… alidoğan / 3 Mayıs 2008
ÝLETÝLER
11..gif
From: “meral .” Date: Wed May 7, 2008 1:05 am Subject: NANILMAZ BR OLAY TM HERKESN OKUMASI LAZIM. DKKATL OLALIM
NANILMAZ BR OLAY TM HERKESN OKUMASI LAZIM. DKKATL OLALIM) 10-15 gn ncebaz TV kanallarnn anahaber bltenlerine kan feci bir olay size aktarmak istedim.Olay bana yakn ve annemin oturduu semt olan -engelky’de oldu. Kardan karya gemek isteyen yal bir teyze yoldan geenlerden yardm ister,kimsenin oral olmad teyzeye 23 yanda bir kzmz yardm eder,kardankarya geirirken kz aniden baylr,masum grnl yal teyze bir taksi evirir kz taksiye atar ve taksiciye: -kzm yolda yrrken fenalat,hemen eve gtrmem lazm der.Taksiyi ATA2 sitelerine yakn bir yerde durdurur,taksiciden yardm alarak kz arabadan indirir komularndan yardm alacan syleyerek taksiciye gitmesini syler.Taksici oradan uzaklatktan ksa bir sre sonra arabann iinde telefon almaya balar kendi telefonunun almadn anlayan taksici ksa bir aramadan sonra arka koltuun altna dm olan telefonu bulur,srarla alan telefonu aar telefonda bir erkek vardr: -Bu telefon kzma ait,eve gelmesi gerekiyordu ama hala gelmedi siz kimsiniz diye sorar,telefonu aan taksici kendini tantr ve kznz annesiyle falanca adrese braktm der baba hayr annesi yanmda bulunduun yeri syle beni kzm braktn adrese gtreceksin der ve polise haber verir,polisler baba ve taksici kz arar ama ne o adreste yle bir teyze vardr nede kz ortadadr. Ertesi gn kz engelky’de MAX alveri merkezinin nndeki bir p konteynernn iinde l bulunur,tm organlar alnmtr,otopsi raporuna gre kza ine yaplm ve baylmas salanm,aile feryat figan tm engelky ayaa kalkm durumda. Allah byle bir yalnn belasn versin kime gveneceiz.Yardm etme gdlerimizi de kreltiyorlar,gerekten yardma ihtiyac olanada yardm edemeyeceiz bunlar gibi soysuzlar yznden.Allah ailesine sabr versin.Ltfen daha dikkatli olalm,gn getike byle olaylar oalmakta ve biz neyin nerden geleceini bilmez halde ans eseri yayoruz . SLMEYN… VE MMKN OLDUUNCA FORWARD EDN..
From: “HALDUN KESKIN” Date: Tue May 6, 2008 2:37 pm Subject: haberiniz olsun
Haberiniz olsun:
Kalp sal,eker hastal, Damar hastalklar,Tansiyon, Cilt gzellii, salkl bir yalanma..Bunlar sizin iin nemliyse, margarin yerine naturel szma zeytinya tketin..
ANNELER GN ZEL HEDYEL PAKETLER N keskinlergenpa@gmail.com
From: “FUNDA AM” Date: Tue May 6, 2008 3:35 pm Subject: Re: [BaSKeNT] iLETiLER
BUGUNUN GECMISINDE yazilarinizi merakla takip ediyordum fakat goremiyorum artik?
06.05.2008 tarihinde NECMi yazm
From: gokhan tatli
Date: Tue May 6, 2008 9:37 pm Subject: dostluk-arkadalk..
DOSTA DOSTLUKLAR ADINA!!!!!!!!!!!!!!!….
Arkada evinize geldiinde misafir gibi davranr
Dost geldiinde buzdolabn ap istediini alr
Arkada senin aladn grmez
Dostunun omuzu ise senin gz yalarnla slanr
Arkada davetine katlnca bir paket hediye ile gelir Dost sana yardm etmek iin erken gelir; toparlanman iin ge gider
Arkada, onu o yattktan sonra ararsan rahatsz olur
Dost neden bu kadar geciktiini sorar, derdini anlatmak iin
Arkada bir kavgadan sonra her eyin bittiini dnr
Dost ise tekrar arar
Arkada senin daima onun arkanda olman ister
Dost ise her zaman senin arkandadr
Arkada zaaflarnz renir ve onlar kullanabilir
Dost zevklerinizi renir ve onlara hitap eder
Arkada zayflklarnz bilirse banza kakar
Dost zayflklarnz bilirse rtmeye alr
Arkada sizi ikinci grmek ister
Dost ikinciniz olmaktan eref duyar
Arkada skntnz olmadnda yannzdadr
Dost skntnz olduunda size koar
Arkadalarnza siz huzur vermeye alrsnz
Dostlarnz size huzur vermeye alr
Arkada bu mesaj okur ve siler
Dost okur ve Dostlarna yollar……………………
From: Bora Durmu Date: Wed May 7, 2008 10:25 am Subject: Putin’den mthi bir imza
Putin’den mthi bir imza
Yarn grevini devrediyor. Ama giderayak yle bir imza att ki herkes ‘Putin Putinliini yapt’ dedi.
Rusya’da “demir yumruk” diye anlan Devlet Bakan Vladimir Putin grevi devretmeden 1 gn nce tarihi bir imza att.
Rus liderin att bu imzayla bundan sonra Rusya’daki stratejik alanlara yabanc yatrmclarn girmesi yasaklanyor.
te yabanclara kapanan Rus stratejik alanlar:
-ENERJ VE STRATEJK SAYILAN DOAL GAZ KAYNAKLARINDA YABANCILARIN ARATIRMA YAPMASI YASAKLANDI.
Rusya dnyann en byk doalgaz rezervlerini ve gei yollarn elinde tutuyor. ABD, ngiliz, Alman ve Fransz firmalarn gz bu rezervlerdeydi.
-TELEKOMNKASYON (Ulusal telefon ve her trl haberleme) ZERNDE YABANCILARIN HAK SAHB OLMASI YASAKLANDI. YABANCILAR TELEKOMNAKASYON YATIRIMLARINA GREMEYECEK
-HAVACILIK UZAY VE SAVUNMA BATA OLMAK ZERE AYRICA STRATEJK OLARAK BELRLENEN TOPLAM 42 SEKTRE YABANCILARIN GRMES YATIRIM YAPMASI YASAKLANDI.
Yeni yasa, nisan aynda Rus Parlamentosu tarafndan onaylanmt. Federasyon Konseyi’nden de onay alan yasa son olarak Putin’in nne geldi. O da grevden ayrlmadan bir gn once yabanc yatrmclar iin ok anlamna gelecek son imzay att.
HABERIN LINKI
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/8870683.asp?gid=229&sz=76978
From: Bora Durmu Date: Wed May 7, 2008 10:26 am Subject: GNN SZ
Gerek mutluluk, gecenin karanlnda gnei pencerene izebilmektir.
Alexandre Dumas
From: Bora Durmu Date: Wed May 7, 2008 10:31 am Subject: ANKARA BEYPAZARINDA
MERHABA. BU HABER ANADOLU AJANSI GET: TRKYEDE BR LK. ANKARALILAR N OK DEK BR HAFTASONU GERME OLANAGI. HER CUMARTES SABAH 10,00 DA OTOBSLE BEYPAZARINDA KAMP YAPMAYA GDYORUZ. 1 GECE KARAVANDA KAMP YAPIYORUZ. ULAIM, KONAKLAMA, PAZAR KAHVALTISI, 5 AYI VE KRAMLAR, BEYPAZARI GEZS DAHL.
KBAI 30,00 YTL OCUK 20,00 YTL ULAIM 10,00 YTL AYRINTILI BLG www.guneykaravan.com http://www.karavankamping.com/ ENDER GNEY 0532 481 21 30 0312 353 70 66
..
BARI.gif
Neco Spactic Team
_____
I am using the free version of SPAMfighter for private users. It has removed 7419 spam emails to date. Paying users do not have this message in their emails. Try SPAMfighter for free now!
Cek bakiyim elini enerjimden
Zihin kontrolü ve bilimum komplo teorileri ile ilgili mailler alırız arada bir. Bilderberg’lerden bahsedilir, Altın Şafak Tarikatı’ndan, Tapınak Şövalyeleri’nden, gizli örgütlerden, derin devletten ve dünya dışı komisyonlardan. O kadar uzaklara gitmeye gerek yok aslında; sevgili kocacığınız hemen yanınızda; ya sürekli krizden bahseden iş arkadaşlarınıza ne demeli, kuzeninize ve yakın kelimesinin bile uzak kaldığı Size? Siz, zihinleri kontrol etmeye çalışarak, enerji çalıyorsunuz. Karşınızdakini kimi zaman sorgulayarak, kimi zaman korkutarak, sizinle yeteri kadar ilgilenmediğini düşündürüp, kendisini suçlu hissettirterek ilgisini çekmeye çalışıyorsunuz bilinçli veya bilinçsiz olarak. Bazı zamanlarda da mesafeli duruyorsunuz, gizemli, hafif uzak ki bu da bir taktik. Hırsız da gün gelir kurban olur, tüm bu oyunlar aynen size de oynanıyor tabi. Kendinizi çeşitli dramların tam ortasında buluveriyorsunuz sürekli. Hepsi neden biliyor musunuz, enerji için. Düşüncelerimiz ve duygularımız aracılığıyla çaldırabileceğimiz enerji uğruna tüm bu komplolar. Bizim neyimiz var, bir düşünsenize… Mal, mülk, para hepsi geçici değil mi, konfor güzel ama daimi mutluluk ta vermez. Bir huzur almaya gelmişiz şu dünyadan, onu da çeşitli vesveselerle kaybedip duruyoruz. Korkuyoruz, sürekli. Aldatılmaktan korkuyoruz, aç ve açıkta kalmaktan, yalnızlıktan ve daha bir sürü şeylerden. Endişe ve korku gibi durumlarda sempatik sinir sistemimiz aktive olur, kan basıncımız artar, kalp hızlanır, sindirim yavaşlar; stres ortaya çıkar. Enerjimizi kaybetmeye başlarız, tek varlığımız olan enerjimizi. Şayet eğer bu korku biri tarafından oluşturuluyorsa, başımıza kötü bir şey gelmemesi için, onun istediği şekilde davranır, ona ilgi gösterir ve onu kendi enerjimizle besleriz. Kafalarından “enerji mi, nasıl olur, ne saçma” gibi düşünceler geçirenler Internet’ten Quantum fiziğini araştırabilirler. Bizler çekirdek çıtlatıp, dizi izlerken quantum fiziği ile sub-atomik düzeyde maddenin enerji olduğu ve enerji sistemlerinin kaynaştığı kanıtlandı. Yani birbiriyle bağlantı halinde olmayan tek bir zerre bile yok şu yeryüzünde.Bilim, fizik, metafizik bir yana, şahsi deneyimlerimizden yola çıkarsak; sizler de korktuğunuzda içinizde bir daralma, oysa ki mutlu ve huzurlu şeyler düşündüğünüz veya yaşadığınızda da bir genişlik ve ferahlama hissetmişsinizdir muhakkak. İşte enerji ile dolduğunuzda bu ferahlama, enerji kaybettiğinizde ise daralma halleriniz size yol gösterebilir. Daha hassaslaşmış olanlarımız koku bile alabilirler güzel anlarda, gül kokuları mesela. Sizin de başınıza benzer olaylar gelmiştir belki de. Örneğin evinizi yeni yaptırmışsınızdır, bir sürü para harcamış, ustalarla kapışmış, fayansından parkesine herbirşeyini özenle seçmişsinizdir.Temizlik te tamamlanmış ve sıra keyif almaya gelmişken, misafirleriniz gelir. Önce kazıklandığınızdan şüphelenmenizi sağlarlar. Onların tanıdığı birileri varmış, çok ta indirim yaparlarmış, keşke ona gitseymişsiniz. “Hıyar, bana bunu niye bir ay önce söylemedin, bilmiyor muydun evimi yaptırdığımı.” Keşke iş bulmadan işten ayrılmasaymışım, kriz de varmış. Kedi tüğü insanı öldürür biliyor muymuşum, çok dikkatli olmalıymışım. Doğru dürüst bekar adam da kalmamış. Dolar bozdurmuş muyum “hayallah, inanılmaz değerlencekmiş oysa ki. Hepsini bozdurmamış mıyım, e şu son yükseldiğinde değerlendirseymişim keşke, diğer yatırım alanları daha fazla getiriyormuş şu sıralar.” Bu gibi diyaloglardan sizler de nasibleriniz almışsınızdır belki. Ne yapmalı böyle durumlarda, çığlık atıp kaçmalı mı, evire çevire dövmeli mi, enerji çalma hakkında nutuk mu atmalı, 9 Kehanet isimli bir kitap var konuyu çok güzel özetleyen, evde stoklayıp her gelene çıkışta mı vermeli? Ben eskiden kızıp, karşımdakini kırmamak için hiç bir şey söylemeyip, sonrasında sinirden kendi kendimi yerdim. Zaman zaman ani patlamalarım da olmadı değil. İşin kötüsü yabancılar değil, en yakınlar bile şu dört yönteme başvururlar, kötü niyetten değil, alışkanlıklardan, ebeveynlerinden kaptıkları davranış kalıplarından: Sorgulama, korkutma, mesafeli durma ve acındırma. Bu dört yöntem ile düşünceleriniz çelinir, duygularınıza dokunulur ve enerjiniz çalınır. Eğer birinin yüzüne vurursanız ne yaptığını, size asla hak vermez, kesinlikle sizin için iyi olduğunu düşündüğü için öyle söylediğini veya yaptığını söyler. Ne yani söylemesemiymiş kriz olduğunu. “Bu şaheser, paha biçilmez ve kimselerin bilmediği bilgiyi benimle paylaştığın için ne kadar minnettar olduğumu bilemezsin. Bunu söylemen hayatımı öylesine etkiledi ki, ne kadar süre iş bulamayacağım hakkında daha çok kafa yorabilirim şimdi. Oysa haftada en az üç yerden arıyorlar beni, yine de söylediğin gibi şirketler krizde adam almaz, adam çıkarır, benim de bu durumda iş bulmam zor. Pardon doktoran ekonomi üzerineydi, değil mi?” Neyi ne için söylediğimize dikkat ederek, farkına varmaya başlayabiliriz karşımızdakinin enerjisini hangi yöntemle çalmaya çalıştığımızın. Kötü niyetten, yürekten veya kişilikten değil bu yaptıklarımız, yaşam için öylesine muhtacız ki enerjiye ve aslında birbirimizinkine yönelmek yerine evrenin enerjisiyle her an bağlantıda olsak birkaç ömür yetecek kadar enerjimiz olurdu. Ancak daha kolay geliyor herhalde dikkatimizi çevredeki kurbanlara yöneltmek. İki yol var, ya tüm korkularımızla yüzleşip üstesinden geleceğiz; ya da zihnimize sadece bizi güçlendiren düşünceleri alacağız. Kulak tıkayacağız her türlü vesveseye, gerekirsek uzak duracağız enerji vampirlerinden. Bir de her bir sözümüze, davranışımıza çok dikkat edeceğiz. Çünkü ister kabul edelim, ister etmeyelim maalesef çoğumuzda bu davranış kalıpları var. Farkına varmak çok önemli, ancak dikkat ederek, doğru şekilde tanımlayarak dışına çıkabiliyoruz çemberin. Ve yol göstericilerimiz duygularımız olacak, içimizdeki o güzel ferahlama hissi ya da daralma. Arzu Pınar http://birdenbire.blogspot.com
____________________________________________________________________________________ Be a better friend, newshound, and know-it-all with Yahoo! Mobile. Try it now. http://mobile.yahoo.com/;_ylt=Ahu06i62sR8HDtDypao8Wcj9tAcJ
[1-kma-1] Cek bakiyim elini enerjimden
cok guzel yazmissin sevgili Arzu,
senin yolun, karman, kaderin ve hatta yapmak istedigin cok farkliyken, karsidakinin senin adina dogrusunu yapmasina zorlamasi enerji aliyor… birbirimize dostluk, arkadaslik adina bu davranislardan kacinmaliyiz.. eline saglik.
sevgiler
http://birdenbire.blogspot.com
07.05.2008 tarihinde arzu demirel yazmış: > > Zihin kontrolü ve bilimum komplo teorileri ile ilgili mailler alırız > arada bir. Bilderberg’lerden bahsedilir, Altın Şafak Tarikatı’ndan, Tapınak > Şövalyeleri’nden, gizli örgütlerden, derin devletten ve dünya dışı > komisyonlardan. O kadar uzaklara gitmeye gerek yok aslında; sevgili > kocacığınız hemen yanınızda; ya sürekli krizden bahseden iş arkadaşlarınıza > ne demeli, kuzeninize ve yakın kelimesinin bile uzak kaldığı Size? Siz, > zihinleri kontrol etmeye çalışarak, enerji çalıyorsunuz. Karşınızdakini kimi > zaman sorgulayarak, kimi zaman korkutarak, sizinle yeteri kadar > ilgilenmediğini düşündürüp, kendisini suçlu hissettirterek ilgisini çekmeye > çalışıyorsunuz bilinçli veya bilinçsiz olarak. Bazı zamanlarda da mesafeli > duruyorsunuz, gizemli, hafif uzak ki bu da bir taktik. Hırsız da gün gelir > kurban olur, tüm bu oyunlar aynen size de oynanıyor tabi. Kendinizi çeşitli > dramların tam ortasında > buluveriyorsunuz sürekli. Hepsi neden biliyor musunuz, enerji için. > Düşüncelerimiz ve duygularımız aracılığıyla çaldırabileceğimiz enerji uğruna > tüm bu komplolar. > > Bizim neyimiz var, bir düşünsenize… Mal, mülk, para hepsi geçici değil mi, > konfor güzel ama daimi mutluluk ta vermez. Bir huzur almaya gelmişiz şu > dünyadan, onu da çeşitli vesveselerle kaybedip duruyoruz. Korkuyoruz, > sürekli. Aldatılmaktan korkuyoruz, aç ve açıkta kalmaktan, yalnızlıktan ve > daha bir sürü şeylerden. Endişe ve korku gibi durumlarda sempatik sinir > sistemimiz aktive olur, kan basıncımız artar, kalp hızlanır, sindirim > yavaşlar; stres ortaya çıkar. Enerjimizi kaybetmeye başlarız, tek varlığımız > olan enerjimizi. Şayet eğer bu korku biri tarafından oluşturuluyorsa, > başımıza kötü bir şey gelmemesi için, onun istediği şekilde davranır, ona > ilgi gösterir ve onu kendi enerjimizle besleriz. Kafalarından “enerji mi, > nasıl olur, ne saçma” gibi düşünceler geçirenler Internet’ten Quantum > fiziğini araştırabilirler. Bizler çekirdek çıtlatıp, dizi izlerken quantum > fiziği ile > sub-atomik düzeyde maddenin enerji olduğu ve enerji sistemlerinin > kaynaştığı kanıtlandı. Yani birbiriyle bağlantı halinde olmayan tek bir > zerre bile yok şu yeryüzünde.Bilim, fizik, metafizik bir yana, şahsi > deneyimlerimizden yola çıkarsak; sizler de korktuğunuzda içinizde bir > daralma, oysa ki mutlu ve huzurlu şeyler düşündüğünüz veya yaşadığınızda da > bir genişlik ve ferahlama hissetmişsinizdir muhakkak. İşte enerji ile > dolduğunuzda bu ferahlama, enerji kaybettiğinizde ise daralma halleriniz > size yol gösterebilir. Daha hassaslaşmış olanlarımız koku bile alabilirler > güzel anlarda, gül kokuları mesela. > > Sizin de başınıza benzer olaylar gelmiştir belki de. Örneğin evinizi yeni > yaptırmışsınızdır, bir sürü para harcamış, ustalarla kapışmış, fayansından > parkesine herbirşeyini özenle seçmişsinizdir.Temizlik te tamamlanmış ve sıra > keyif almaya gelmişken, misafirleriniz gelir. Önce kazıklandığınızdan > şüphelenmenizi sağlarlar. Onların tanıdığı birileri varmış, çok ta indirim > yaparlarmış, keşke ona gitseymişsiniz. “Hıyar, bana bunu niye bir ay önce > söylemedin, bilmiyor muydun evimi yaptırdığımı.” Keşke iş bulmadan işten > ayrılmasaymışım, kriz de varmış. Kedi tüğü insanı öldürür biliyor muymuşum, > çok dikkatli olmalıymışım. Doğru dürüst bekar adam da kalmamış. Dolar > bozdurmuş muyum “hayallah, inanılmaz değerlencekmiş oysa ki. Hepsini > bozdurmamış mıyım, e şu son yükseldiğinde değerlendirseymişim keşke, diğer > yatırım alanları daha fazla getiriyormuş şu > sıralar.” Bu gibi diyaloglardan sizler de nasibleriniz almışsınızdır > belki. Ne yapmalı böyle durumlarda, çığlık atıp kaçmalı mı, evire çevire > dövmeli mi, enerji çalma hakkında nutuk mu atmalı, 9 Kehanet isimli bir > kitap var konuyu çok güzel özetleyen, evde stoklayıp her gelene çıkışta mı > vermeli? Ben eskiden kızıp, karşımdakini kırmamak için hiç bir şey > söylemeyip, sonrasında sinirden kendi kendimi yerdim. Zaman zaman ani > patlamalarım da olmadı değil. İşin kötüsü yabancılar değil, en yakınlar > bile şu dört yönteme başvururlar, kötü niyetten değil, alışkanlıklardan, > ebeveynlerinden kaptıkları davranış kalıplarından: Sorgulama, korkutma, > mesafeli durma ve acındırma. Bu dört yöntem ile düşünceleriniz çelinir, > duygularınıza dokunulur ve enerjiniz çalınır. Eğer birinin yüzüne vurursanız > ne yaptığını, size asla hak vermez, kesinlikle sizin için iyi olduğunu > düşündüğü için öyle söylediğini veya yaptığını söyler. Ne yani > söylemesemiymiş kriz olduğunu. “Bu şaheser, paha biçilmez ve kimselerin > bilmediği bilgiyi benimle paylaştığın için ne kadar minnettar olduğumu > bilemezsin. Bunu söylemen hayatımı öylesine etkiledi ki, ne kadar süre iş > bulamayacağım hakkında daha çok kafa yorabilirim şimdi. Oysa haftada en az > üç yerden arıyorlar beni, yine de söylediğin gibi şirketler krizde adam > almaz, adam çıkarır, benim de bu durumda iş bulmam zor. Pardon doktoran > ekonomi üzerineydi, değil mi?” > Neyi ne için söylediğimize dikkat ederek, farkına varmaya başlayabiliriz > karşımızdakinin enerjisini hangi yöntemle çalmaya çalıştığımızın. Kötü > niyetten, yürekten veya kişilikten değil bu yaptıklarımız, yaşam için > öylesine muhtacız ki enerjiye ve aslında birbirimizinkine yönelmek yerine > evrenin enerjisiyle her an bağlantıda olsak birkaç ömür yetecek kadar > enerjimiz olurdu. Ancak daha kolay geliyor herhalde dikkatimizi çevredeki > kurbanlara yöneltmek. İki yol var, ya tüm korkularımızla yüzleşip > üstesinden geleceğiz; ya da zihnimize sadece bizi güçlendiren düşünceleri > alacağız. Kulak tıkayacağız her türlü vesveseye, gerekirsek uzak duracağız > enerji vampirlerinden. Bir de her bir sözümüze, davranışımıza çok dikkat > edeceğiz. Çünkü ister kabul edelim, ister etmeyelim maalesef çoğumuzda bu > davranış kalıpları var. Farkına varmak çok önemli, ancak dikkat ederek, > doğru şekilde > tanımlayarak dışına çıkabiliyoruz çemberin. Ve yol göstericilerimiz > duygularımız olacak, içimizdeki o güzel ferahlama hissi ya da daralma. > Arzu Pınar > http://birdenbire.blogspot.com > > __________________________________________________________ > Be a better friend, newshound, and > know-it-all with Yahoo! Mobile. Try it now. > http://mobile.yahoo.com/;_ylt=Ahu06i62sR8HDtDypao8Wcj9tAcJ > >
Ra-Ka Ruhsal Bilgileri
2008 yl bandan itibaren alnmaya balanan Ra-Ka Ruhsal Bilgileri, deifre edilerek www.insankaynak.org sitesinde yeni dnem bilgileri olarak yaynlanmaya balanmtr. Bilgilerin aklamalarn da ieren Ruhsal Bilgi Szl de sitede yer almaktadr.
Yeni dnem bilgilerini sizlerle paylamaktan mutluluk duyacaz.
TEBLLER
RA-KA KAYIT PROGRAMI
25.02.2008 Tarihli RA-KA Teblilerinin 2. Blm Yaynlanmtr.
Canlarm “dua okumaynz, krediniz” dedim. kr, hak ettiinizde varolan yreinizle gerekletirdiinizdir. Ama dua, hep kendine kendi yreine talepte bulunanlarndr. Dalarm, kr muhakkak z grevdir. Sizden dilerim ki kredin. Sadece kr… Dua yok yarm. Yok! dua okumayn. okursanz Yaratan’n tabiatnda yreiniz olmaz. nk siz o tabiattan dileyen olursunuz. Ama siz o tabiattansnz…Dua okumaynz..
Allah der ki, “Umut, kutsal bir gzdr.” Muhakkak o gz, sizin yreinizdedir. Size…, ah deerlilerim, size bir kez daha unu anlatmak isterim ki Levhi Mahfuz’u yazan yreinizdir. Ve sizin yreiniz, o can tertibi, en byk krslerin gl kaytlarndan da gl olarak yazd. Size, unu anlatmak isterim ki yazlar okunur. Okuyanlar, younluklaryla dillerler ve dava Allah davasdr.
akl talarn dahi younluklarnda glendirebilen o ycelik, Sistem Devreleri’ndeki o younluklarn her bir koyuluunda mealedir. Bugn, Allah’n gndr. Artk dara dmeyeceinizi biliniz. Artk yolunuzun yacan biliniz. Artk meclisimizin gl masnda btn kprlerin alacan biliniz. Ve biliniz ki durgunluk bitti. Artk hzl bir dneme geiyoruz. Ve bu dnem btn ktlklerin alaca bir dnemdir. Asla yanlnz olmayacak bunu biliniz. Ve bunu size anlattk ki Allah, souk gnlerin gcnn stn, size yreinize verdi ve stt. Artk sizler grevlerinizi batac olan yceliklerin krslerinden yapmaya balayacaksnz.
Dinleyin beni. nce Allah sonra ses…, Allah dedi ki “anlat,” anlatacam. Analar, olur da birgn sizsiz kalrsak younluunuzun gsz oluundan deil, younluunuzu gsz brakmanzdandr. u anda sizinle, bizimle ve her bir yrekle buras grev tayor. Ve bu grev bedeni hakim olanlarla tanyor. Dalarm, ?evim Allah evidir? diyen her bir deer, beden sahibi olarak bizsiz olmayacak. ok mutluyum bugn! ok!, nk Ruhsal Meclis bugn burasdr ve bu Meclis, Kutsal Grev’in tahditsiz masyla bu almay srdrmektedir. En nemlisi de Levfi Mahfuz’un gl koyuluklar Rahim olarak Teknik Tabiat?a iniyor. Bu ne anlama gelir aklayalm. Doa, artk yenileniyor. yle bir yenilenitir ki bu; krzn btn gl kodlar size iniyor ve sizinle birlikte alyorlar. Buras dnya… yle bir dnem ki dnyada bugn. Btn Kuranlar, btn Kutsal Iklar, btn tabiat kendini yeniliyor. Sizinle, sizin Birliinizle, sizin dilinizle, diriliinizle, Tanrsal Gcnzle…
METNN TAMAMINI OKUMAK N www.insankaynak.org sitesini TIKLAYINIZ.
Sayglarmzla,
__._,_.___
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch format to Traditional
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe
__,_._,___
Tan - Ben Her Bahar Mutsuzum (no rapid)
*Tan - Ben Her Bahar Mutsuzum*
*Eser rzgar datmaz efkarm Ben yarndan umutsuzum Byle biare kalnrm Ben her bahar mutsuzum Geii sitem edip Acy ieceim Kendime frsat verip geeceim Hayallere dalp mutluluk greceim Benim iin mutlu olmak hayal kurmak Ben her bahar Ben her bahar Ben her bahar mutsuzum… Gen kular aldlar baharm Ben yarndan umutsuzum Hasret tketti umutlarm Ben her bahar mutsuzum Geici sitem edip Acy ieceim Kendime frsat verip geeceim Hayallere dalp Mutluluu greceim Benim iin mutlu olmak hayal kurmak…* ** http://uploaded.to/?id=naccav
Benimle gerçekten mutlu musun? :)
Benimle gerçekten mutlu musun? [image: mutluluk seviyeniz] mutluluk seviyeniz
Benimle gerçekten mutlu musun? Parmaklarınıza bağlı birkaç sensör ile ne kadar mutlu olduğunu(zu) görün!! İşte Robometer karşınızda..
Robometer parmaklara bağlanan birkaç sensör ile kişiden bir takım okumalar alıyor. Nasıl mı?
Robometer’in içindeki akselerometre, çalışırken yada herhangi bir aktiviteniz esnasındaki hareketlerinizi ölçüyor. Ses sensörü, tekrarlanan kelimelerinizi ve cümlelerinizi sayıyor. Parmaklara bağlanmış GSR sensör ise galvanik ten tepkinizi (yani ten gerginliğinizi) ölçüyor. Tüm bunlar bluetooth teknolojisi ile bileğinizdeki Robometer’a yollanıyor.
Sonuç, yani mutluluğunuz, Robometer ekranından artan veya azalan farklı renkli çubuklar olarak gösteriliyor, mutlu anlarınızı ses çıkartarak size hatırlatıyor.
“Gerçekten benimle mutlu musun?” gibi soruları takıntı halinde soran çiftler için harika bir icat! Detaylı bilgi için buraya, *buraya*, *buraya*ya da *buraya*bakabilirsiniz.
[image: robometer nasıl çalışıyor] robometer nasıl çalışıyor Gözlerimle görmeden inanmam diyorsanız, video için *buraya*göz atabilirsiniz. * [image: robometer sensörleri] *
zeytinyaðlý kurabiye Filiz Baðlan Dikkatine ANINDA SERVÝS
Bir Zeytinyal Kurabiye Tarifi
*DRT MEVSM KURABYES*
*Malzemeler*
125 gr zeytinya(3/4 su barda ) 2 yumurta (1 ‘nin beyaz zerine) 3/4 bardak eker 200 gr buday niastas 1 ay ka limon suyu 1 paket kabartma tozu ald kadar un (yaklak 2, 5 su barda elenmi un)
*Yapl*
nce hamur yourma kabnzda yumurta ve ekeri kartrn. Srasyla zeytinya, limon suyu ve niastay ekleyin. Unu kabartma tozuyla birlikte eleyerek ve karma yava yava aktararak hamuru yourun. Kulak memesi yumuaklnda , ele yapmayan bir hamur elde edin. Hamurun 1/3 n ayrp 2 yemek ka kakao ekleyerek yourun. Merdane ile yarm cm kalnlnda atnz hamura dilediiniz ekilleri vererek, zerine fra yardmyla yumurta ak srn .Yal kat serdiiniz frn tepsinizde 175 C de piirin.
Haldun Keskin ZEYTNYACINIZ..KARGO LE CRETSZ EVNZE TESLM HALDUN KESKN ZEYTNYAI BUTK RETMDR.MARKETLERDE SATILMAZ www.haldunkeskin.cjb.net & keskinlergenpa@gmail.com 0. 236.414 44 36 Merkez ar. 50. Sokak. No 4 AKHSAR 05322658900 24 SAAT AIKTIR. URARSANIZ, MUTLULUK DUYARIM BU DNYAYA E DOSTU GRMEYE, YEN DOSTLAR LA TANIMAYA GELDM
Kopmalýk Güzin Abla Yazýlarý
** Seni anan Kadir Gecesi dourmu *
**Sevgili Gzin abla ben 17 yanda bir kzm internette kendime yeni bir erkek arkada edindim. Onu ok seviyorum. O da beni seviyormu. Bana seni ailemle tantrcam dedi. Buna ok sevindim. Beni evlerine davet etti. Ailesiyle tantrmak iin. Evlerine gittiimde evde kimse yoktu. Bana birazdan gelirler dedi. Onlar beklerken birer kola ielim dedi. Ben de olur dedim. Odasna getik, kolamz ierken erkek arkadam birden uyumaya balad. Gzin abla sence erkek arkadamn hastal ne ???
GZN ABLANIN CEVABI:
-Kzm seni anan Kadir Gecesi dourmu…..
* zmir’ den M.T. soruyor : *
**Ben 38 yanda, kimya retmeni bir gen bayanm. ay kadar nce ksmetim ald ve iyi niyetli bir genle tantm. Geen hafta da nianlandk. Mutluluktan uuyordum ki dn laboratuarda korkun bir ey kefettim. Nianlmn bana ald yz denemek iin civaya attm ve maalesef yzd. Halbuki saf altnn zgl arl civannkinden fazla, yzn batmas gerekirdi. Demek bana ald yzk saf altn deil, yleyse sevgisi de saf olamaz. imdi ben bu civay nianlmn yemeine koyup bu ii bitirmeyi dnyorum, ne dersiniz?
Sk durun imdi, ite Gzin Abla’ nn cevab:
“Arimet’ in hayatna her ynyle vakf olduunuz anlalyor. Yalnz yzey gerilimini hesaba katmamsnz, civann yzey gerilimi suyunkinden ok daha fazladr, bylece kendinden ar cisimleri de kaldrabilir, nk o cisim batarken ortaya kartaca yzey iin harcamas gereken enerji, kendi potansiyel enerjisinden fazla olabilir. Ayrca civann saf olmama ihtimali de var, o yzden ani kararlar vermeyin derim…”
* How can I go to Sultanahmet? *
**Ablacm ,geen gn yolda giderken uzun boylu, sar sal, mavi gzl hayallerimin erkeine rastladm. Onun da bana kar gizli bir hissi varm ki; “hav ken ay go tu sultanahmet?” dedi. Ben de “Ancak Mslman olup Orhan adn alrsa kendisiyle evlenebileceimi” syledim. Ben Orhan adn ok severim. Ama ocuk snnet olmak istemiyormu. Ablacm, snnet olmadan Mslman olunmaz m, Yaar Nuri Hoca’ ya bir sorar msn?
gibi bir mektuba yle cevap veren gazeteci, sabrl insan (?)
“Sevgili kzm, olan sana Sultanahmet’ e nasl gideceini sormu sadece. Turistlerin eyini filan rahat brak. Kendine Mslman bir ksmet ara. Mevla’ dan umut kesilmez.”
* Kzlar bana bakmyor *
**Ben gitarla akdeniz akamlar alabilen, sa omzunu geen, niversite kantininde yaz k bot giyip, gitarm srtmda gezen gen bir erkeim hem metallica’nn unforgiven parasn da ezbere biliyorum ama yinede kzlar bana bakmyo ne yapmalym?
**”Aman evladm sen o akdeniz aksamlarnn yanna iki romantik para daha ekle burnunu estetik yaptr san kes sonra gel benim kz verelim sana; eti senin kemii benim. En ksa zamanda bekliyorum, sevgiler”*
