inicio mail me! sindicaci;ón

Süper NATO nun Türkiye þubesi Ergenekon





Ergenekon terör yapılanması hakkında herkes ileri geri bir şeyler söyleyip durmaktadır. Bu arada ciddi yazılarda çıkmaktadır ancak onlarda operasyona verilmiş ad zannederek öfkelenmektedirler.
Sayın Atakan Başer adında ki yazar arkadaş da bu konuda

*Sovyet Tarihçisi L. N. Gumilev’in tespitine göre; Ergenekon; ‘dik yamaç’ demek. Burası; günümüzde Rusya, Çin, Moğolistan, Kazakistan gibi ülkelerin sınırlarının birleştiği noktaya denk düşüyor. Türk mitolojisine göre Türkler; burada bir dişi kurttan türemişler ve dünyaya yayılmışlardır.* *Prof. Gumilev; batı Hunlarının kılıçtan geçirilmesi sonrasında yeni Türk gücünün Ergenekon çevresinde şekillendiğini ve 20 yıl gibi kısa sürede (550-570) İstemi Han’ın Asya’dan Doğu Avrupa’ya kadar olan geniş Avrasya topraklarını ele geçirdiğini belirtir. Bunun ayrıntısını Yabancı Kaynaklara Göre TÜRK KİMLİĞİ isimli son kitabımızda ortaya koyduk. Ergenekon ve bozkurt, mitolojide Türklerin varoluşunu ve dünya egemenliğini sembolize etmektedir. Çünkü; Türkler, Avrasya’yı fethederken tuğlarında bozkurt başlı altın bir alem bulunduruyorlardı.*

Dedikten sonra konuyu bu ad üzerinden devam ettirmektedir.
Böyle de bir yaklaşım ile Ergenekon kelimesinin milletimizin gönlünde yer etmiş çok değer verilen bir efsanenin ve o efsane de geçen dağlar arasında gizlenmiş saklı anavatanın, bu değerli adı bir çete soruşturmasına ad olarak veriliyorsa bunda kötü niyet aranmalıdır iması ile bu zannın yaygınlaştırılmak istenmesinde bilmedende olsa katkıda bulunmaktadır.

Öncelikle şunu peşinen belirtelim.
Ergenekon soruşturmasına uğrayan oluşumun bizleri son birkaç asırdır içine düştüğümüz ve içinden çıkamadığımız Ergenekon benzeri durumun içinden çıkarmaya çalışmak ile alakası yoktur.
Bilakis bizlerin bu Ergenekon benzeri sıkıştırıldığımız durumdan çıkmamızı ve kurtulmamamızı engellemek amaçlı kurulmuş bizleri sürekli bir birimizle dövüştürerek çıkış aramamızı engelleyen yabancı ülkelerin meydana getirdiği kuşatma birliğinin adıdır Ergenekon süper NATO ABD örgütü.

Ömrümde bir konuda o konuyu saptırabilmek için tarihi bir efsaneyi tersinden tepe taklak dikerek yapılmış bu derece saçma bir yorumlar okumamıştım onu da bu aralar bolca okumaktayım. Şimdi bu duruma kısaca bir göz atalım.

1) Efsanenin bu şekilde olduğu bir efsane olduğu unutulmamak kaydı ile doğrudur. Ama yinede sadece efsanedir. Efsanelerin içeriğinin tartışılmasına gerek yoktur. Ama efsanenin vermek istediği mesaj ise çok önemlidir. Çünkü zaten efsane olarak anlatılmaktadır ama bizlerin tarihin akışı içinde zaman, zaman içine düştüğümüz psikolojik aşılması imkansız gibi görünen bir takım engel duvarları ile çercili bu yapıdan kurtulmamız için bir motivasyon amacı ile işe de yaramaktadır. Burada bir sorun yok.

2) Bu Ergenekon efsanesinde geçen yerin adı bir operasyona ad olarak verilmiş değildir. Bir örgüt bu ad altında faaliyet gösterdiğinden o örgüte yapılan operasyon olarak bu operasyon adını o örgütten almıştır. Tıpkı Atabeyler çetesi vs çetelerin kendi adlarından alınması gibi. Kısaca söz konusu oluşum yada çetenin kendi adı ile anılan operasyonlardan biridir.

3) Çetenin aslı yasal bir gizli NATO örgütünün Türkiye şubesine verilmiş örgüt üyelerini onore ederek kendi milletlerine halklarına ve ülkelerine karşı kullanmakta benliklerini okşayıcı ve Türk milletine hizmet ettikleri zannı vermekte beyin kodlaması ve mankurtlaştırma da yararlı olsun diye verilmiş ad dır.

4) Bu sistem NATO nun ilgili birimince diğer NATO ülkelerinde de o ülkelerin tarihlerinde hoşlarına giden bölümlerden adlar takılarak yapılandırılmıştır. Sovyetlerin çöküşünden sonra NATO ülkeleri kendi bünyelerindeki bu örgütü sessiz sedasız kaldırabilmişler ancak İtalya’da da bizdeki gibi ülkeleri aleyhine de çalıştıklarından ve Başbakanları Aldo Moro da dâhil pek çok siyasiyi ve önemli kişiyi öldürdüklerinden
(ki ilgili savcılarında bir kısmı dava süresince de öldürülmeye devam etmiştir.) Tasfiyesi bizdeki kadar imkânsız gibi görülecek kadar zor olmasa da, çok zor olmuştur. Adı Gladio dur. Gladio kılıç demektir ve eski savaşçıları olan Gladyatörler den (kılıç ustası silahşorlardan ve kahramanlardan) esinlenerek verilmiş tıpkı bizdeki Ergenekon benzeri bir addır.

5) Peki neden tüm NATO ülkelerinde tasfiye edilen bu örgüt Türkiye de tasfiye edilememiştir.
Çünkü NATO Sovyetlerin çöküşünden sonra varlığını sürdürebilmek ve batılı devletler hesabına dünyaya hâkim olmak için daima bir düşmana ihtiyaç vardır. Bu yüzden batılılarda yeni bir düşman arayışına girmiş ve sonunda kızıl tehlikenin yerine yeşil tehlikeyi bulmuş ve İslam âlemini yeni düşman konseptine yerleştirerek yola devam etmek kararı almıştır. Yani bu yüzden diğerleri için içeriden gelebilecek kominizim tehlikesi artık ortadan kalktığından ve onları İslam ülkelerinin işgali gibi bir tehditte olmadığından sadece sanal tehdit olan bu uyduruk tehlikeye karşı bu örgütün içeriden mücadelesine ihtiyaç kalmamıştır.

6) Türkiye ise tüm vatandaşlarının nerede ise tümü Müslüman olduğundan tamamı NATO düşman konseptine girmektedir. Ordumuz ise bilindiği gibi bir NATO ordusudur. Bu yüzden aslında Türkiye vatandaşlarının tümü NATO düşman tanımlamasına dahildir. O halde Süper Nato da denilen ve bizdeki adı Ergenekon olan bu birimin düşman hedef kitlesi Türk vatandaşlarının tümüdür. İşin kötüsü bu yapılanmanın önemli yasal anlaşmalara dayalıda bir tarafı vardır. Bazı NATO ülkelerinin bazı suçluları Türkiye ye iade ederken şu konularda sorgulamak şartı ve bazı konulardaki sorgulamayı yasaklamalarının sırrı da bundan kaynaklanmaktadır.

7) Buradan Hareket ile PKK - Hizbullah vs. gibi örgütlerin tümünün bu Ergenekon yapılanması içinde yer aldığını anlamak için kâhin olmak gerekmez. Sadece hepsi bu yapının içinde olmak ile birlikte yukarılardaki ortak başkanlara bağlı ama bir birleri ile savaş halinde örgütlerdir. Kısaca kaçanda, kovalayanda, tutuklayanda yargılayanda, yargılananda salıverilende, öldürende öldürülende bilgisi dışında aynı merkeze bağlı hareket etmektedir diyebiliriz. Eşref Bitlis Paşayı ve onu havaya uçuranları, Hüseyin Kıvrıkoğlu paşayı ve ona ateş edip bir albayı şehit eden Özel harpçiyi Ahmet Cem Ersever Binbaşı yı ve onu infaz ettikleri söylenen Veli Küçük paşayı da örnek olarak görebiliriz.1980 öncesinde sağ ve sol çatışmaları aslında NATO nun ve NATO ya bağlı Ergenekon birliklerinin kullanıldığı ve ihtilalin yapıldığı gün bu çatışmaların aynı anda sona ermesinin de bunun delili olduğunu anlamak içinde fazladan bir zekâya gerek yoktur. Aydın cinayetleri ve Sivas olayları hep bu yapılanmanın farklı fraksiyonlarınca yapılmıştır demek İçin ise Yakalandığı halde serbest bırakılan Başbağlar katliamı sanıkları ile Susurlukta ölen Bahçelievler katliamının aranan suçlusu A.Çatlı (Mehmet Özbay sahtekimlik, ehliyet ve silah ruhsatı sahibi) ve sözde solcu Em. Md. Kocadağ’ın ve Bucak aşiret reisi Sedat Bucak ile kimliği açıklanmayan muhtemel bayan ajanın aynı araba da ölümlerini de örneklemek mümkündür.
8) Şu anda Ergenekon davası üzerinden yakalananlar eğer Ergenekon safra atıyorsa. Yani bağırsaklarını boşaltıyor ya da hastalanan uzvunu kesiyorsa aslında bu çok ama gerçekten çok küçük, bir serçe parmağın ilk boğumu bile sayılmayacak kadar küçük bir bölümdür.

9) İtalya da Gladio nun tasfiyesi sırasında bu örgütün merkezi olarak ele geçirilen P2 Mason locasıdır. Ve devletin tüm en yetkili komutan yargıç CB. nı gibi kişilerinin bu locanın üyeleri oldukları anlaşılmıştır. Yasalar ile bağımlı olduklarını da asla hatırlamayan çok etkili bir gruptur.
Bu durumda bizdeki bu Ergenekon davası Özal’ın zehirlendiği kesinleşir ise CB danışmanı olan ve Ergenekon’un emekli komutanı olduğu söylenen bir Orgeneralden o ölüm vakası sırasında muvazzaf olan diğer bir Komutan Orgenerale de daha pek çok askeri, sivil ve tıbbi yerlere, hukukçulara kadar da uzanacaktır sanırım. Çünkü bilindiği gibi CB Özal daha önce de suikast girişimi hafif yaralı atlatılmış saldırgan iki yıl kadar yatıp çıkmış ve dosya kapanmıştır. Arkadaşını bıçakla yaralayan külhani bile bu ceza ile kurtulamazken Özal’ın tetikçisi kurtulmuştur. Şemdinli olayından Diyarbakır Em. Md. Gaffar Okan cinayeti ve o sıradaki bölge komutanlarında uzanacaktır. Hatta AKP yi devirmek için girişilen Danıştay cinayetinden sarıkız ihtilal denemelerine de uzanacaktır. CB. lığı süresince eski Ergenekon tetikçi ve bombacılarını af edip yeniden örgüte militan kazandıran eski CB. Sezer’e de ulaşacak ve onun üzerinden bugün AYM si üyeliğine atadığı (AKP ana yasayı değiştirmez ya da değiştiremezse) AKP yi kapatacağı kesin gözü ile bakılan 9 yargıca da uzanacaktır. Şemdinli savcısını gövden alan yargıçlarında çoğuna ulaşılacaktır.
Yani kısaca bu sanıldığı kadar basit bir konu olmayıp, pek çok yetkili için hayat memat meselesidir ve bu partiyi yasalara uysa da uymasa da kapatmak zorundadırlar. Bilindiği gibi Başörtüsü son anayasa değişikliği ile artık kesin olarak yasak değil iken (Yasanın yargıda olması geçerliliğini engellemez. Zaten AYM si bu konuya sadece usul yönünden bakacaktır)
Başka bir örnekte mason olmadığına ait sahte belge getirerek seçmenlerini dolandırıp kendisini seçtirerek iktidara gelen ve 28 Şubattaki yasaları ve teamülleri bir kenara bırakarak ya da umursamayarak hükümeti kurabilecek olana değil de kurmak hakkı olmayanlara kurduran 9.CB. Demirel’e de uzanabilecektir.
Tabi beklide Demirel’in mensubu olduğu Mason locasına da ulaşılabilecektir.
Yargıçları ayaklarına çağırıp yasalar dışında hüküm vermeyi dikte eden generallere ve o brifing’deki direktiflere uyan yargı mensuplarından ayak takımı olarak kullanılan basit çete militanlarına kadar da ülke içinde pek çok kişi sıkışmış durumdadır. Tek çıkışları AKP den kurtulmak ya da anlaşmaktır.
Bunun da iki yolundan biri ABD ve NATO üzerinden hükümet üzerinde baskı kurup, hükümet üzerinden Ergenekon savcısının da Şemdinli savcısı gibi kellesini koparmaya çalışmak. Ya da davadan vazgeçmezse Ergenekon savcısının uzak bir yere sürgün amaçlı kendilerine verilmesini istemektir. Bir de bu partiyi temelli kapatmak için patrondan (ABD den) izin almaktır. (Hudson Toplantısını unutmayalım eski AYM si başkanı Gülay Tuğcuyu öldürüp ihtilal gerekçesi yapmak gibi)
Görünen o ki bu ABD izini önce baskı ile AKP yi geri adım attırmak atmazlarsa partiyi kapattırmak gibi görünmektedir. Burada ABD ile AB arasında NATO içinde anlaşma sağlanamadığı izlenimine de dikkat çekmek isterim. ABD halen tavşana kaç tazıya tut der gibi ikili oynuyor görünüyor bana.

10) Sonuç olarak bence yapılması en uygun hareket. Hükümet ile bu güçler arasında bir anlaşmaya varmaktır.
a) Hükümet bir af kanunu ile NATO çerçevesinde şimdiye kadar işlenmiş suçların takibatını önleyecek mesela 30 yıllık bir araştırma yasağı getirir.
b) Şu anda yakalananlar ejderha’nın kuyruklarından birisidir zannediyorum. Asıl Süper NATO Ergenekon’u değil, gerçek Ergenekon da yeni bir anayasa yapılması ve gerçek bir demokrasi gerçek bir hukuk devleti ve gerçek bir laiklik uygulamasının yolunu açmalıdır.
11) Baykal devamlı gerçek nedenlere dayanmadan haksız olarak bağırıp çağırmaktadır. Sanırım aslında başka bir şeyden söz etmekte ancak mevcut tartışma kelimeleri ile ifade etmektedir. Bunu Tayip beyin anlayacağını umarak yapmaktadır. Ama Tayip Beyin yetiştiği ortam bu tip bir konuşma tarzına yabancıdır. Aslında bir gizli toplantı ile durumu açık olarak konuşacak talepte bulunursa bu anlaşmaların yolu açılabilir. Ne olmuşsa olmuştur ve ülkemiz yok olana kadar bunu sürdürmek düşmanlarımıza yarayacaktır.
Ama bir yerde haklıdır. Bu anlaşma duyulur diye endişe etmektedir. Uzlaşma sağlanamazsa da büyük bir iç savaş çıkacaktır.
Sebep sanıldığı gibi laikçi ve Müslümanlar arasındaki anlaşmazlık değil aslında bunların piyon olarak kullanılacağı Süper NATO nun Türkiye şubesinde görev almış ve halen çok etkili yerleri ve önemli oranda bürokrasinin askerisi de dahil çok önemli kısmını kontrollerinde tutan Ergenekoncuların (sanırım genç subaylar sözünden kasır da bunlardır yoksa normal subayların çoğu zaten AKP seçmenidir) ve buna bağlı PKK dan Hizbullah’a oradan ulusalcılardan MHP ye ve CHP den rektörlere kadar pek çok kişinin hayatı ile milli iradenin talepleri çatışacak ve milletin laikçi, Kürtçü, Türkçü, Dindar demeden vatandaşlarımızın bürokrat, esnaf, işçi ya da köylü tüm kesimleri bu savaşta piyon olarak kullanılacaktır diye korkuyorum.
En kötü barış en iyi savaş dan daha iyidir diyenler boşa dememişler demek ki. Aksi halde vatan gider dava biter. Bizlerinde ne uğraşabileceğimiz kişi kalır ne de bizde uğraşacak takat.
Allah milletimizi ve vatanımızı muhafaza etsin ve bizleri devletsiz bırakmasın.
A.D.Şimşek