Toplum ve Politika’da gecen ayýn gundemi - 19
Merhaba Toplum ve Politika Enstitusu’nun web sitesi guncellendi… Asagida en guncel yazilarimizdan 9 tanesini goruyorsunuz. Ziyaretiniz ve yorumlarinizi aktarmaniz bizi mutlu edecek. Baslarken: %35’imizin 23 Nisan’ini kutluyoruz!! TBMM’nin %35′ini olusturan partilerin ulusal egemenlik bayramlarini kutluyoruz. Devamini oku… Hilmi Ozkok’e tesekkur ederiz!! Turkiye’de siyasetin normallesme surecine yaptigi katkilardan oturu Hilmi Ozkok’e tesekkur ederiz. Devamini oku… Yazarlarimiz: Rasim Ozan Turkler Turkiye’nin bolunmesini isteyecek!…** Acikca soylemek gerekir ki Turkiye’nin yeni kusaklariyla birlikte karsilikli sevgisizlik, guvensizlik ve etnik ayrisma psikolojisi hizla artiyor. Bu mesele siyasal bir sorun olma durumunu gun gectikce geride birakiyor ve eger bu sorun bir toplumsal mesele haline, bir ayrisma meselesi haline adamakilli gelirse kimse olacaklarin onunde duramaz… Bu ulkenin kent merkezleri catisma sahasi haline gelir ve tum toplum olarak kendimizi bir kan banyosunun ortasinda buluruz. Devamini oku… Ulusalcilik, Turk sol gelenegi ve Izmir Bugun Bati toplumlari “civic education” denilen yontemle bu ortak zemini olusturabilmek icin sivil bir seferberlik halinde calistilar. 45-sonrasi modern Batili devletler/yurttaslar dunyasi biraz boyle kuruldu, istikrari bunun uzerine oturdu. Bizim modern devletimiz/cumhuriyetimiz ise boyle bir yeni ortak-zemin kurmak yonunde, civicization/yurttaslasma yonunde sivil cabalari desteklemek bir yana, surekli bu toplumu birarada tutan baglari da yukardan bir caba ile zayiflatti, hâlâ da zayiflatiyor. Modernlesme/sekulerlesme dinamiklerinin problemlerine yeni bir “civic” zemin insa edilmeye calisilarak onlem alinacagina, felaket atesine odun atan bir devlet zihniyeti var. Devamini oku… Laiklesemeyen Turk Aydininin Turban Korkusu Bizim Tanriya inanmayan Muslumanlarimiz olmadi. Biz adeta bir pseudo-modernlesme yasadik, bunun en vahim sonuclarini da bugun (sozde) sekuler Turk aydininda gormek mumkun. Bu olgunun billurlastigi nokta da turban meselesi… Turk aydini; geleneginden gelen Din olgusuyla cebelleserek, gelgitler yasayarak La-dini bir dunya gorusune sahip olmadi. Varolan seye yokmus gibi davrandi, ve boylece baglarini kestigini, laik oldugunu sandi. Devamini oku… Dogan Gurpinar “Anti-fasistiz ama salak degiliz” Oysa ki; onlarin derdi emekten ve emekciden yana olmaktir. Gericilikten degil ilericilikten yana olmaktir. Ilkeler degil konjonkturler onemlidir. 1970’lerde de cok bahsettikleri “demokrasi”nin AKP’ci, emperyalist tanimiyla degil gercek anlamiyla “halkci” olanini tesis etmek istemektedirler. Demokratik Almanya, Cin Halk Cumhuriyeti, Dogu blokunun halk demokrasileri gibi. Ironik bir sekilde de gunumuzle ilgilenmeyip “12 Eylul’culer yargilansin” diyerek ve 12 Mart nostaljisi yaparak anti-fasizmi tekellerinde tutarak anti-fasist olmaktan hoslanmaktadirlar. Onlara bu davalarinda basarilar dileriz… Devamini oku… Ulusalci Enternasyonelin Son Kahramani Milosevic ** Turkiye’deki Arnavut kokenlilerden bagimsiz olarak Turklugun kurucu degerlerinden biri olan Rumelili Turk olmayan Muslumanlara, ama en fazla da Arnavutlara ozel bir sempati ve yakinlik bagi Kosova’nin bagimsizligi surecinde un ufak olmustur. Oyle ki her Turkun buyuk bir sempatiyle karsilamasi beklenecek (bir nevi bir yuzyillik ruyanin gercek olmasi, Balkan Savaslarinda Sirbistan’a kaybedilen cogunlugu Musluman bir topragin yuz yil sonra yeniden kazanilmasi seklinde algilanmasi beklenebilecek) bu olaya hic bir Turk milliyetcisi dogru durust sevinememistir. Devamini oku… Konuk Yazar Okan Arslan Ucuncu Bir Parti’nin Kacinilmazligi Su bir gercektir ki, bizdeki siyaset, temel olarak Milliyetci ve Devletci reflekslerin, az ya da cok ifadesinden baska bir sey degildir. Nitekim, bugun gerek AKP, gerekse CHP, birbirinden farkli dozlarda olsa da, yeri geldiginde Milliyetci ve/veya Devletci reaksiyonlarini net bir sekilde ortaya koyarak, toplumdaki ve devlet nezdindeki mesruiyetlerini devam ettirmeye calismaktadirlar. Oyle ki, gecmisten bugune sag ve sol dedigimiz partiler, birbirleriyle adeta bir Devletcilik ve Milliyetcilik rekabeti icine girmislerdir. Hicbir siyasetci (sag ya da sol olsun) Milliyetciligi kimseye kaptirmaz. Ayni sekilde tarihsel sebeplerle kutsanan “Devlet” kavrami da siyasetcilerimizin agzindan dusmez. Devamini oku… Yeni Bir Demokrasiye Hazir Misiniz? Cogu eski uygarlikta goruldugu gibi bir kast sisteminin ve koleligin kurumsal olarak varligini surdurdugu Atina Demokrasisi, oy kullanma hakkini 18 yasini doldurmus ve efeb denilen askeri sinifa girmis erkeklerle sinirlamaktaydi. Dolayisiyla, insanligin ilk demokrasi deneyimi, bir manada sinifsal ve oligarsik bir yapi arz etmekteydi. Ote yandan, bugun Dunya’nin en fazla etnisiteyi bunyesinde barindiran, en kalabalik ve yoksullukla demokrasiyi bir arada yurutebilen yegane demokrasisi Hindistan da Dunyanin en eski demokrasilerinden biridir. Devamini oku… Yeni Bir Demokrasiye Hazir Misiniz? - 2 Ulkemizde bu tarz Yeni Demokrasi anlayisini savunan akademisyenler ve dusunce adamlari mevcuttur. Bunlarin basinda ise Etyen Mahcupyan, Ali Bayramoglu, Kursat Bumin, Ferhat Kentel, Fuat Keyman gibi aydinlar gelmektedir. Post-Liberal paradigmayi “Demokrat Zihniyet” seklinde tanimlayan ve yukarida aciklamaya calistigimiz tarzda bir Post-Modern Diyalojik Demokrasi anlayisini oneren ve insanligin gidisatinin da bu yonde oldugunu soyleyen Etyen Mahcupyan, Modernite’nin urunu olarak gordugu (Sosyalizm, Liberalizm, Ulus-devlet vb. ) akim ve kavramlarin artik gecersiz paradigmalar oldugunu ifade ederek, kendi onerdigi Demokrat Zihniyeti ise “Olmez Paradigma” olarak sunmaktadir. Devamini oku… Konuk Yazar Onur Kirboga “Tanrinin Vadisinde” Hollywood yapimcilarinin ABD’nin dunya politikalarini elestiren filmler yaptiklari bir donemdeyiz. ‘Tanrinin Vadisinde’ filmi de bunlardan biri. Her ne kadar bu film ABD’nin Irak’ta bulunus nedenini sorgulamasa da, Amerikan ordusu icinde yasanan yozlasmanin sorgulanmasi ve su yuzune cikarilmasi sebebiyle onem arz ediyor bence. Askerlerin artik duygusuzlasmaya basladigi ciddi bir ahlaki cokuntunun yasandigi konusu acikca ele aliniyor. Devamini oku… www.tpe.org. tr *Toplum ve Politika Enstitusu (TPE), baslica amaci liberal demokrasi idealini gelistirmek ve kitlelere sunmak olan bir dusunce kurulusudur. Bu ideali paylasan, klasik liberalizmi savunan kuruluslar araciligiyla tanisarak bir araya gelmis bir calisma grubu tarafindan uzun sure gayri resmi bicimde surdurulen olusum, ilk defa 19 Ekim 2005 tarihinde istanbul´da, dernek statusunde resmilesmistir. iletisim icin iletisim@tpe.org.tr adresini kullanabilirsiniz.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın