YAZIM KLAVUZU …
*Yazım Kuralları*Sevgili arkadaÅŸlar. ÇoÄŸunuz eÄŸitimli, kültürlü ve deÄŸerli insanlarsınız. Ama çoÄŸunuz da yazılarınızda Türkçe’yi yazım kurallarına uygun ÅŸekilde kullanmıyorsunuz. Bu beni çok üzdüğü için, ara sıra sizleri eleÅŸtiriyorum ve kendimi sevimsiz hale getiriyorum. Bu, daha fazla üzülmeme neden oluyor tabii.
Çok beğendiğim ve yıllardır faydalandığım *http://www.edebiyatturk.com*sitesinden alıntı yaparak, siz değerli arkadaşlarımın faydalanması için buraya aktarıyorum. Lütfen üşenmeyiniz, dikkatlice okuyunuz, mutlaka faydalanacaksınız.
Kendisini bildi bileli yazanlar da, doktor, avukat, gazeteci, dilbilimci olanlar da okusunlar. Saygılarımla.
*TÜRKÇEMİZİ GÜZEL KONUŞUP YAZMAMIZ İÇİN BAZI KURALLAR:* ( http://www.edebiyatturk.comsitesinden alıntıdır. Hiçbir değişiklik yapılmamıştır. Bu faydalı siteyi tüm Blog yazarı arkadaşlara tavsiye ederim.)
*********************
Nasıl yazacağım? Yazmaya başlarken bunu sorarız kendi kendimize. Çok basit kurallar, iyi yazmanızı sağlar. En azından yazdıklarınızın iyi görünmesini, iyi okunmasını sağlar. Bu iyi okunma ve görünme, kuşkusuz içerikle ilgili değil. Burada kastedilen biçimsellik. Yazarken biçimle ilgili uymamız gereken belli başlı bazı kurallar var. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
*BUNLARI YAPIN*
** Mutlaka sık sık paragraf yapın!* Paragrafsız bir yazı upuzun ve ürkütücü bir duvara benzer. Böyle bir duvarı kimse görmek istemez. Yazınızı da kimse okumak istemez.
** Her noktalama işaretinden sonra, (yani virgül, nokta, üst üste iki nokta, soru ve ünlem işaretleri gibi) bir boşluk (yani espas) bırakın.* Bunu yapmazsanız cümleleriniz ve sözcükleriniz karmakarışık bir koyun sürüsüne benzer. Hiç birini diğerinden ayıramazsınız.
** Ne kadar sade yazarsanız o kadar güzel görüneceğinden emin olun!* Yani mümkün olduğu kadar az noktalama işareti kullanın. Gereksiz tırnaklardan, parantezlerden, çizgilerden, şapkalardan kaçının. Noktalama işaretlerini sadece gerektiğinde ve zorunlu olduğunuzda kullanın ki onların da kıymeti bilinsin.
** İmla kurallarına mutlaka uyun. O kurallar dilin birliÄŸini ve düzenini saÄŸlar.* Yazdıklarınızın okuyan herkes tarafından anlaşılmasını saÄŸlar. BilmediÄŸiniz bir imla kuralı olursa diye, yanınızda bir “imla kılavuzu” bulundurmanız sizi küçük düşürmez.
** Kısa cümleler okunma açısından büyük avantaj sağlar.* Tamam, uzun cümleler kurup ne kadar usta yazar olduğunuzu göstermek isteyebilirsiniz. Ama art arda sıralanmış onlarca sözcüğün insan beynine anlamlı bir mesaj göndermesi, birkaç sözcüğün göndermesinden daha zordur.
** Artık çoğumuz bilgisayarlarda, klavyeleri kullanarak yazıyoruz. Yazı büyüklüğünüzün (yani punto) ve yazı karakterinizin (yani font), kullandığınız dile uygun olmasına özen gösterin.* Çok küçük de olmasınlar, çok büyük de. Unutmayın yazınız binlerce bilgisayarda açılacak. Her yerde aynı düzenlilikte görünmesi, sık kullanılan yazı tipleri (font) ve normal ölçülerde bir punto seçmenizle mümkün olabilir. * * Boşluklar çok önemlidir.* Yukarıda her noktalama işaretinden sonra boşluk bırakmanız önerildi. Yazınızın bütününün biçimsel olarak sıcak görünmesi için, yanlardan, alt ve üstten de uygun boşluklar bırakmalısınız. Derli toplu bir görüntü, karmaşa karşısından her zaman avantajlıdır.
Yazıda bazı durumlarda başlık (yani belirleyici, vurgulayıcı sözcük ya da sözcükler) kullanırız. Bunların dikkat çekmesi için yazının bütününden farklı bir font ve punto ile yazılmaları gerekir.
[/size]
*DOĞRU SÖZCÜKLER *
*İmla kurallarına mutlaka uymalısınız.* Türkçe’de bazı sözcükler söyleniÅŸlerindeki kolaylık ve alışkanlığın yazı diline de yansıması sonucu yanlış yazılıyor. Bunları yaparsanız, yazınızı okuyan sizin için “acemi” diye düşünür.
“*Acemi”* bir yazar olarak adlandırılmamak için ÅŸu sözcüklerin yazılışına mutlaka dikkat edin:
*Yanlız* değil *yalnız* yazmalısınız
*Yalnış* değil *yanlış* yazmalısınız
*Çünki* değil *çünkü* yazmalısınız
*Herkez* değil *herkes* yazmalısınız
*Kurdela* değil *kurdele* yazmalısınız
*Meyva* değil *meyve* yazmalısınız
*Makina* değil *makine* yazmalısınız
*Sarımsak* değil *sarmısak* yazmalısınız (Kaynak TDK Türkçe Sözlük)
*Fasulya* değil *fasulye* yazmalısınız
*Ambülans* değil *ambulans* yazmalısınız
*Akedemi* değil *akademi* yazmalısınız
*Deklerasyon* deÄŸil *deklarasyon*
*Papuç* değil *pabuç* yazmalısınız
*Otobos* değil *otobüs* yazmalısınız
*Orjinal* değil *orijinal* yazmalısınız
*Konservatuar* değil *konservatuvar* yazmalısınız
*Alimünyum* ya da *aliminyum* değil alüminyum yazmalısınız
*Sovan* değil *soğan* yazmalısınız
*Kapora* değil *kaparo* yazmalısınız
*Prosedir* değil *prosedür* yazmalısınız
*Traş* ve heykeltraş değil *tıraş* ve heykeltıraş yazmalısınız
*Dokuman* değil *doküman* yazmalısınız
*Labaratuvar* veya *labaratuar* değil *laboratuvar* yazmalısınız
*Acenta* değil *acente* yazmalısınız.
*ESPAS*
İmla kurallarımızın en çok ihlal edilenlerinden ya da yanlış kullanılanlarından biri ayrı yazılması gereken eklerin bir türlü yazılmamasıdır. Dahi (üsteleme) anlamına gelen de’ler, da’lar ve ki’ler kullanıldıkları sözcükten bir boÅŸlukla (espas) ayrılır. Yani “Ben de geleceÄŸim” yazmalısınız. “Bende geleceÄŸim” yazarsanız yanlış olur. “Ben de” deki bu de eki dahi anlamındadır. “Öyle sevdim ki, kimse inanamadı” yazmalısınız. “Öyle sevdimki kimse inanamadı” yazarsanız yanlış olur.
Soru ekleri de baÄŸlı oldukları sözcükten bir boÅŸlukla ayrılır. Bu ekler mi, mı, mu ÅŸeklinde olabilir. Yani şöyle: *”Ben de geleyim mi?”* Burada “mi” bir soru ekidir. Yapayım mı, seveyim mi… Gibi…
*ÜNLÜ VE ÜNSÜZLER*
Türkçe’de bazı harflere ünlü, bazılarına ünsüz denir. Sesli ve sessiz harfler tanımı da kullanılır.
*Sesli harfler a, e, i, ı, o, ö, u, ü’dür*. Sessiz harfler ise kalan 21 harf. Sessiz harfler kendi aralarında “sert” ve “yumuÅŸak sessiz” olarak ayrılırlar. *f, ç, h, p, k, s, ÅŸ, t sert sessiz harflerdir.* Kalan sessizler ise “yumuÅŸak sessiz”. Sert sessizlerle biten sözcüklere bir ek yapılacaksa, bu ek de mutlaka sert sesiz bir harfle baÅŸlamak zorundadır. ÖrneÄŸin “otobüsdeki” sözcüğü yanlıştır. Çünkü otobüs’ün son harfi s sert sessizdir. Bu nedenle de ekinin “te” ÅŸeklinde kullanılması gerekir. Yani doÄŸrusu “otobüsteki”.
*Peki, sert ve yumuÅŸak sessizleri nasıl ayıracağız? KullanabileceÄŸiniz en basit yöntem “FISTIKÇI ÅžAHAP” yöntemidir.* Bu iki sözcükteki sesli harfleri çıkarın. Yani I’ları ve A’ları. Kalan harflerin tümü sert sessizlerdir. EÄŸer ekleyeceÄŸiniz sözcüğün son harfi fıstıkçışahap’ı oluÅŸturan sessizler arasında varsa, ek de sert sessizlerden, yani fıstıkçışahap içindeki harflerden (f. s, t, k, ç, ÅŸ, h , p) biri ile baÅŸlamalıdır.
*ŞAPKA VE ÜNLEM*
Åžapka inceltme ya da uzatma iÅŸaretidir. Bazı sesli harflerin üzerine konur. A, u, i gibi. Amacı, bu harfin uzatılarak ya da iki taneymiÅŸ gibi okunması gerektiÄŸini göstermektir. Yani ÅŸapkalı bir a harfi gördüğünüzde bunu aa gibi okursunuz. Türkçe’ye özellikle Arapça ve Farsça dillerinden giren sözcüklerdeki anlam karışıklığını önlemek amacıyla uzatma iÅŸareti kullanmak gerekiyor. Hala yazdığınızda bu sözcüğün babanın kız kardeÅŸini kastettiÄŸi anlaşılır. Ama hâlâ yazarsanız bu devam eden, süregelen, devam etmekte olan anlamındadır. Aynı ÅŸekilde kar yazarsanız, meteorolojik bir olay anlaşılır. Kazanmak, çoÄŸaltmak, artırmak anlamına gelen kâr’ı kastediyorsanız kâr yazmalısınız. Uçurum anlamındaki yar ile sevgili anlamındaki yâr’i de bir ÅŸapka ayırır. Genel kural olarak ÅŸapka bu üç sözcükte kullanılır. Çünkü hala ile hâlâ’yı, kar ile kâr’ı, yar ile yâr’i birbirinden ayırmak gerekir. Ama örneÄŸin reklam yazarken ÅŸapkalı da yazsanız, ÅŸapkasız da o sözcüğün reklam olduÄŸu anlaşılır. Yazının sade olması bakımından gereksiz ve sık ÅŸapka kullanılmaması yerindedir. Yazıyı illa “süslemek” istiyorsanız kullanın.
Yine yazının sadeliği, kolay okunması bakımından sık sık ünlem işareti (!) ve soru işareti (?) kullanmak da gereksizdir. Kurduğunuz cümle zaten bir vurgu içermiyorsa siz sonuna istediğiniz kadar ünlem işareti koyun istediğiniz etkiyi sağlayamazsınız. Ama yeterli vurgu varsa, ünlem işareti koymaya bile gerek kalmaz.
*ÅžU HAİN EKLER * [/size] Özellikle yabancı sözcükler ve kısaltmalara yapılan eklerde hatalı kullanım çok yaygın. ÖrneÄŸin IMF kısaltmasına den, ye, nin benzeri ekler yapıldığında bu kısaltmanın orijinal okunuÅŸuna göre mi, yoksa Türkçe okunuÅŸuna göre mi ek yapılacağı kestirilemiyor. DoÄŸrusu eki Türkçe okunuÅŸuna göre yapmak. Yani IMF kısaltmasının son harfi “f” olduÄŸuna göre yapılacak ekin de bu yumuÅŸak sessiz harfe uygun olması gerekir. IMF’e (okunuÅŸ ÅŸekli orijinal ef’ten) yazılışı ya da söyleniÅŸi yanlıştır. DoÄŸrusu IMF’ye (okunuÅŸ ÅŸekli Türkçe fe) olmalı.
*NE ZAMAN AYRI NE ZAMAN BİRLEŞİK?*
Türkçe’de 1980 döneminde baÅŸlayan ayrı mı yazmalı, birleÅŸik mi yazmalı konusundaki kaos hâlâ sürüyor. ÖrneÄŸin “karabahtım” mı yazılmalı, “kara bahtım” mı yazılmalı gibi. Bu tartışmanın temelinde sözünü ettiÄŸimiz dönemde ülkemizdeki dilbilimciler arasında ortaya çıkan “öztürkçe”, “canlı ya da yaÅŸayan Türkçe” bölünmesi yatıyor. Öztürkçe’yi savunanlar genellikle birleÅŸik, “yaÅŸayan Türkçe”yi savunanlar ise ayrı yazımdan yanadır. Genel kural olarak, eÄŸer iki ayrı sözcük birleÅŸip yeni ve bambaÅŸka anlamlı bir sözcük oluÅŸturuyorsa birleÅŸik yazılmalıdır. ÖrneÄŸin, sivrisinek, anamuhalefet, karabasan, kardelen, tümdengelim, ortaokul, altyapı, üstgeçit, karadelik gibi…
*GELİYİM Mİ, GELEYİM Mİ?*
Sık yapılan yanlışlardan biri de bu. Yani soru eklerindeki ilgeçlerin (edatların) yanlış kullanımı. Geliyim mi, söyliyeyim mi, aÄŸlıyayım mı, baÅŸlıyayım mı, yatırıyım mı demek ya da yazmak yanlıştır. DoÄŸrusu geleyim mi, söyleyeyim mi, aÄŸlayayım mı, baÅŸlayayım mı, yatırayım mı olmalı…
*ŞİİR VE NOKTALAMA İŞARETLERİ*
Sık yapılan bir baÅŸka hata ÅŸiirlerde dize sonlarında virgül kullanılması. Yapısı gereÄŸi ÅŸiirde bir dize ya bir cümledir ya da alt dizelerde tamamlanacak olan bir cümlenin parçasıdır. Bir cümle olması halinde dize sonuna virgül deÄŸil nokta konulur. Ki bu da ÅŸiirin görselliÄŸi, estetiÄŸi ve anlatım kaygısı bakımından illa gerekmez. Ustaların noktalama iÅŸareti kullanmadan yazdığı pek çok güzel ÅŸiir olduÄŸunu hatırlayın. Bir cümlenin parçası olması halinde ise her dizenin sonuna virgül koymak, bir yandan anlamı karmaşıklaÅŸtırır, söylemi zayıflatır, bir yandan da görselliÄŸi içinden çıkılmaz hale getirir. EÄŸer ÅŸiirde bölünmüş bir cümleden oluÅŸan birden çok dize varsa, anlamı zayıflatmamak, söylem kaybının önüne geçmek amacıyla virgül kullanılabilir. Ama “bu dize bitti, cümle bitmedi, alt dize ya da dizelerde sürüyor” mantığıyla her dize sonuna virgül koyarsanız estetikten, içerikten ve okuma kolaylığından ödün vermiÅŸ olursunuz.
*BOL NOKTA BOL HATA*
*Türkçe imla kılavuzunda “yan yana iki nokta” ÅŸeklinde bir noktalama iÅŸareti yok.*
*Ama “yan yana üç nokta” Türkçe imlasında yer alan bir noktalama iÅŸaretidir. Bunu unutmayın! *
Milli edebiyat akımının ilk dönemlerinde Latin alfabesine geçiÅŸin karmaÅŸası içinde kimi yazarların kullandığı “yan yana iki nokta” yanlışı kısa sürede düzeltildi. ÇoÄŸu zaman düzyazıda, özellikle ÅŸiirde yapılan bir baÅŸka nokta hatası “yan yana üçten çok nokta” ya da “sıralı nokta” koymak. “Sıralı noktalar”, kural olarak, bir metinde “bilerek ya da eksik bilgilenme nedeniyle” atlanan veya çıkarılan bölümleri belirtmekte kullanılır. Ya da bir yazının içine herhangi bir metinden bir bölüm alındığında, alınan bölüm metnin başından deÄŸil baÅŸka bir yerinden baÅŸlıyorsa, bunu belirtmek için “sıralı nokta” kullanılır. Siz, ÅŸiir ya da düzyazınızdaki cümlelerin sonuna “anlamı ve söylemi güçlendirme” kaygısıyla “üçten fazla” noktayı sıralarsanız, ortaya çıkan anlam budur: Yani kastınızdan çok uzak ve tümüyle yanlış bir anlam.
*NİDÂ’YI NÂDİM ETMEYİN*
Nidâ, bildiğiniz gibi, ünlem işareti. Bu tür düşünce, duygu ve fikirleri içeren cümlerin sonlarında korku, şaşkınlık, hayret, üzüntü benzeri güçlü duyguları belirtmek için konulur. Bağırma, haykırma, isyan etme, zafer düzeyindeki bir sevinci belirtme gibi güçlü duguysallık ve şiddet içeriği bulunan cümleler de ünlem işaretiyle bitirilir. Bilinmeyen, belirlenemeyen, anlam verilemeyen durumların ifade edildiği cümlelerin sonuna bunu vurgulamak amacıyla yine ünlem işareti konulur.
Sık yapılan bir hata, ya da yanlış anlama nedeniyle baÅŸvurulan bir yöntem, bu tür cümlelerde güya anlamı güçlendirmek, vurguyu artırmak amacıyla art arda ünlem iÅŸaretinin kullanılması. Oysa art arda iki ya da üç ya da dört ya da daha fazla ünlem iÅŸareti Türkçe’nin noktalama iÅŸaretleri arasında yer almaz. Ünlem iÅŸareti bir kez kullanılır ve istenilen vurguyu yapar. EÄŸer cümleniz zaten doÄŸuÅŸtan vurgusuzsa sizin art arda ünlem iÅŸareti koymanız onu ne güçlendirir ne de kurtarır. Olsa olsa zayıflığını iyice ortaya çıkarır. Bir yandan da bu kadar kalabalık “nidâ” bir “nidâ”yı “nâdim” eder. Yani üzer.
Aşırı mail trafiÄŸini kontrol edememekteyim.Bir çok grup’ta mail alımım kapalıdır… Attığınız yorumları göremeyip , cevaplayamayabilirim. Gruplarınız eklenecek adresim : eposta.mazi@gmail.com
http://www.youtube.com/user/brsmazi http://hi5mazi.hi5.com http://mustafamumcu.com/forum/index.php SüperTeklif’e üye ol, sen de kazan! E-Mail : eposta.mazi@gmail.com Msn : msnmazi@hotmail.com Tel : +90 000 000 00 00 )) Sevgiler. Mazi…
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın